Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Lise Bilgi İstekleri
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]

*osmanli Devletİnde Sanayİ SektÖrÜnÜn GelİŞİmİ*

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Lise Bilgi İstekleri Forumunda Bulunan *osmanli Devletİnde Sanayİ SektÖrÜnÜn GelİŞİmİ* Konusunu Görüntülemektesiniz => OSMANLI DEVLETİNDE SANAYİ SEKTÖRÜNÜN GELİŞİMİ Osmanlı Devleti'nin ekonomisi tarıma dayalı bir yapıda olduğu için, sanayi sektörü nisbi olarak ikinci planda ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 11-01-08, 23:08   #1

Thumbs up *osmanli Devletİnde Sanayİ SektÖrÜnÜn GelİŞİmİ*


OSMANLI DEVLETİNDE SANAYİ SEKTÖRÜNÜN GELİŞİMİ

Osmanlı Devleti'nin ekonomisi tarıma dayalı bir yapıda olduğu için, sanayi sektörü nisbi olarak ikinci planda kalmış ve içinde bulunulan şartlarda sana*yileşme çabaları başarıya ulaşamamıştır. Dolayısıyla bugün Türkiye'nin sana*yileşme seviyesinin, Batılı gelişmiş ülkelerin gerisinde kalmasının en önemli sebebini oluşturmuştur. Aslında Batı'da sanayileşme devrimi başlamadan ön*ce 15-18.nci yüzyıllarda Osmanlı imparatorluğu dünyanın en gelişmiş ülkele*rinden biri idi. Lonca örgütlenmesiyle çinicilik, dokumacılık, gemi yapımı alan*larında oldukça ileri bir durumdaydı, İngiltere'de 18.nci yüzyıl ortalarında bu*harın makineye uygulanması sonucunda başlayan "sanayi devriminden" Osmanlılar, gerekli şekilde haberdar olamamışlardır. Bu durum sanayileşme sü*recinin ülkeye gelmesini engellemiştir. Böylece ekonomide makine gücüne da*yanan bir sanayi kurulamamış, geleneksel sisteme dayanan yerli sanayi de hızla gerilemiştir.

Adam Smith'in liberal ekonomi kurallarının, Batı'nın baskısı sonucunda özelikle 1838 Osmanlı İngiliz Ticaret Anlaşması ile Osmanlı Devleti'nde uygulanmaya çalışılması, Osmanlı döneminde sanayiin daha doğmadan ölmesine yol açmıştır. Nitekim bu durumu Ahmet Mithat, 1889 tarihinde aynen şöyle ifade etmiştir:

"Adam Smith'in serbest-i mübadele usulü bugünkü günde umum Avru*pa mekteplerinde ekonominin suret-i ahiresi olmak üzere tedris olunur. Fakat Avrupa Hükümetlerinin hiçbiri nezdinde tatbik için kabul olun*mamıştır. Hürriyet-i mutlaka-i mübadeleyi bugünkü günde Avrupa'da kabul edebilecek ne bir devlet ne bir millet yoktur. Her gün gazetelerde gördüğümüz himay~i sanayi, muhafaza-i ticaret, nahoşnudi-i amele ve*saire mebahisi bunu müeyyiddir. Adam Smith'in ekonomisini mektepler*de tedris etmek kiliselerde "size en büyük fenalık edenleri ezdilü can se*viniz! Bir yanağınıza tokat vuranlara diğer yanağınızı da çeviriniz!" di*ye verilen vazü nasihatlara benzer... Bizim mekâtibi âliyemizde Adam Smith ekonomisinin güya bir kanun, bir düştürül amel suretinde telâkki edilmesi teessüf-ü az'mi muciptir..."

Bu olumsuz gelişmede, özellikle İngiliz ve Fransızlarla imzalanan ticari anlaşmalar sonucunda bu ülkelere sağlanan ayrıcalıkların, koruyucu bir güm*rük sisteminin uygulanmasına imkan tanımamasının da etkisi olmuştur. Sa*nayileşme imkan ve fırsatını kaçıran Osmanlılar, ülkenin, kısa sürede sanayileşerek zenginleşen Batı'nın bir "açık pazarı" olmasına engel olamamışlardır. Aslında Osmanlı aydınları arasında da, ikinci Meşrutiyet'e (1908) kadar, eko*nomik gelişme için sanayileşmenin gerekli olduğuna inanan iktisatçı ve devlet adamı da pek yoktur. Büyük çoğunluk, sanayileşmeyi kaynak israfı olarak gör*müşlerdir. Buna rağmen devletin ve ordunun temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere bazı küçük ölçekli sınai tesisler kurulmuştur. Mesela 1810 yılında devlet sermayesi ile Beykoz Tesisleri (askeri kundura, çizme, palaska, fişeklik imala*tı), 1835'de Feshane Tesisleri (çuha, fes, battaniye üretimi) gibi.

İkinci Meşrutiyet'in 1908'de ilan edilmesiyle, sanayileşme olmadan ülkenin kalkınamayacağını ileri süren fikir ve devlet adamlarının sayısı artmaya baş*lamıştır. Gelişen milliyetçilik akımları, ekonomi alanında da kendini hissettir*miş ve ekonominin korunması ve sanayiin teşvik edilmesinin gerekliliği üze*rinde durulmaya başlanmıştır. Bu ortamda Aralık 1913 tarihinde, iktidarda*ki ittihat ve Terakki Hükümeti sanayileşmeyi teşvik etmek amacıyla Teşviki-i Sanayi Kanunu Muvakkatini (Geçici Sanayi Yasasını) yürürlüğe koymuştur. 1914 yılında Yasanın tüzüğü, 1917'de ise yönetmeliği çıkarılarak kapsamlı bir mevzuat hazırlanmış fakat araya giren I.nci Dünya Savaşı dolayısıyla bu dü*zenlemelerden yeterince yararlanılamamıştır. Bu mevzuat, daha sonra 1927 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nde yeniden düzenlenerek yürürlüğe konmuştur.

Yasa, beş beygir gücü enerji kullanarak ham ve yarı mamul maddelerin şeklini değiştiren, en az bin liralık araç ve gerece sahip olan ve yılda 750 işgü*cü tutarında işçi çalıştıran işyerlerini kapsamıştır. I.nci Dünya Savaşı esnasında, Yasa değiştirilerek, yabancı kuruluşlar teşvik kapsamından çıkarılmış ve ayrıca Batılılara verilen kapitülasyonlar kısmen kaldırılarak gümrük oranları arttırılmıştır. Yasa, vergi muafiyeti, bedava arazi, geçici gümrük muafiyeti, ka*munun öncelikle bu tesislerin ürünlerini satın alma zorunluluğunu getirmiş*tir. Fakat bu ayrıcalıklardan daha çok yabancılar yararlanmışlardır. Yasa, sa*nayi kuruluşlarını finanse edecek bir kredi kuruluşuna yer vermemesi ve mil*li sanayi kesimini dış rekabete karşı koruyacak önlemleri içermemesi açısın*dan eleştirilmiştir. Yayınlanmasından sonra 117 kuruluş, teşviklerden yarar*lanmak için başvurmuştur. Bunların %55'ni oluşturan 65 adedi, İstanbul ve civarında idi.

Osmanlı Devleti'nin son yıllarında sanayiin durumu ve gelişimi konusun*daki bilgiler, 1913 ve 1915 yıllarında Ticaret ve Ziraat Vekaletleri tarafından İstanbul, Bursa, Bandırma, İzmir, Uşak gibi Batı Anadolu’yu kapsayan illerde yapılan sanayi sayımlarına dayanmaktadır. En az 10 işçi çalıştıran ve Teşviki Sanayi Kanunu kapsamına giren kuruluşların sayım sonuçları, 1917 yılında yayınlanmıştır. Buna göre Osmanlı Sanayi, tüketim malları üretmekte, ara ve yatırım malları üreten sanayi dallarına sahip bulunmamaktadır. Sanayinin hammaddesi tarıma dayanmaktadır. Sanayi kuruluşları aşırı derecede Batı Anadolu'da yoğunlaşmıştır. Mesela bunlardan %55'i İstanbul, %22'si İzmir'de toplanmıştır. Sayımlarda yer alan 264 kuruluştan %19'u (50 adet) devlete ve*ya anonim şirketlere, %81'i ise (214 adet) gerçek kişilere aittir. Son grubun %20'si (42 adet) Türk ve Müslümanlara geri kalan %80'i (172 kuruluş) ise Rum, Ermeni, Yahudi ve yabancı olarak gayrimüslimlere aittir.

1915 sayımına göre Osmanlı Sanayiinde Türkler, sermayedar ve işçi olarak %15 oranında yer tutarken, Rumlar sırasıyla %50 ve %60, Ermeniler %20 ve %18 ve Yahudiler de %95 ve %10 oranında bir paya sahiptirler. Büyük sanayi tesisleri, kamu tarafından ordunun ve sanayiin ihtiyaçlarını karşılamak üze*re kurulmuşlardır. Sanayide, yabancı sermayenin payı düşük, çevirici güç ye*tersiz, teknoloji geri idi. 264 sanayi kuruluşunda toplam 20.977 beygir gücün*de çevirici güç kullanılmıştı. Bu gücün %76'sı buhar makinelerinden, %13'ü petrol kullanan içten yanmalı motorlardan ve %6.5'ide elektrik motorlarından sağlanıyordu. Enerji daha çok kol gücüne dayanıyordu. Osmanlı Devleti'nde ilk elektrik enerjisi üretim birimi, 1902'de Adana'da kurulmuş ve 1913 yılında İstanbul'da bir benzeri faaliyete geçmiştir. 1913-1915 sanayi sayımları sonuçla*rına göre, bugünkü Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kalan Osmanlı Devle*ti arazisinde kurulmuş sanayi tesisleri şunlardır:

- Fabrikalar: 2 makarna, l bira, 6 konserve, 7 yünlü dokuma, 2 pamuk ip*
lik ve dokuma, 1 iplik dokuma, 5 çeşitli dokuma, 8 sigara kağıdı, 5 madeni eş*
ya, l kimyasal ürün,

- İmalathaneler: l buz, 3 kireç. 3 tuğla, 7 kutu, 2 yağ, 2 sabun, 2 porselen,

- Diğerleri: 20 un değirmeni, l1 tabakhane, 7 marangoz ve doğrama atöl*yesi, 30 ham ipek atölyesi, 35 matbaa.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat