En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 07-11-07, 00:11   #1
yell_require

Varsayılan Afrika Kıtasındaki Hayat...****


Arkadaşlar Bana AFRİKA Kıtasındaki insanların
  • Ölüm oranlarını
  • Geçim kaynaklarını ;
  • Giyim tarzlarını ,
  • Eğitimini
  • Yaşam Tarzıları ,
  • Hastalıklarını ,
  • Müziklerini ;
  • Danslarını ;
  • Afrika Kıtasında daha çok nerede yaşadıklarını
Gösteren Bilgiler Lazım...


Yardım Edenlerin Hakkını Karşılıksız Bırakmam. Şimdiden Sağolun.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-11-07, 21:27   #2
kanter

Varsayılan C: Afrika Kıtasındaki Hayat...****


Yeterli olmasa da yardımcı olabilecek başlıklar



Nüfusu: 850 000 000
Yüzölçümü: 30 244 050 kilometrekare
Ülke sayısı: 53
En kalabalık Afrika ülkesi: Nijerya (135 milyon)
En geniş Afrika ülkesi: Sudan (2,5 milyon kilometrekare)
En fakir Afrika ülkesi (Etiyopya)


Zengin topraklar üzerinde açlıktan ölen insanlar

Afrika zengin yer altı ve yerüstü kaynaklarına rağmen açlığın, fakirliğin ve yokluğun kıskacındadır. Nijer, dünyanın en zengin uranyum yataklarından birine sahip olmasına rağmen dünyanın en fakir ikinci ülkesidir. Etiyopya dünyanın en eski devlet yönetimlerinden birine sahip olmasına rağmen savaşların ve yönetim krizlerinin merkezidir. Ruanda ile Burundi köken olarak aynı etnik grubun mensupları olmalarına rağmen isimleri, etnik ayrımcılık ve en hunhar katliamlarla hatırlanmaktadır. Gambiya ile Senegal yine benzer bir biçimde aynı etnik kökenlere sahip olmalarına rağmen Gambiya, Senegal’in tam ortasında upuzun bir şerit gibi uzanan ayrı bir devlettir. Somali bağımsızlığının ardından dört parçaya ayrılmıştır. Bir kısmı Etiyopya’ya bir kısmı Kenya’ya verilirken, Cibuti isimli yeni bir ülke oluşturulmuştur. Kalan kısım ise bugünkü Somali’dir.

Her on saniyede bir çocuk ölüyor!

Afrika’da her on saniyede bir çocuk, yetersiz beslenme ve önlenebilir hastalıklardan dolayı hayatını kaybediyor. Her yıl sıtmadan kaynaklanan 300 milyon klinik vaka ve bu vakalarda 1,5 ila 2,7 milyon arası ölüm meydana geliyor. Bunların da %90’ını beş yaşın altındaki çocuklar oluşturuyor. Dünyadaki sıtma vakalarının %90’ı Afrika’da görülüyor.

Ortalama insan ömrünün 42 olduğu Nijer’de 40 bin kişiye bir doktor düşüyor ve her dört çocuktan birisi beş yaşını göremeden hayatını kaybediyor. İsviçre’de ortalama olarak kişi başına düşen gelirle Etiyopya’da 400 insan yaşamaya çalışıyor. Afrika insanının yarısı günlük 1 doların altında bir gelirle yaşamak durumunda ve Afrika ülkeleri her gün zengin Batı ülkelerine 100 milyon dolar borç ödemek zorunda.

Ve 700 bin Doğu Afrikalı ölmek üzere!

Afrika’nın doğusunda baş gösteren kuraklık tüm şiddetiyle hüküm sürmeye devam ediyor. Son 50 yılın bu en etkili kuraklığı 11 milyon Doğu Afrikalı’yı etkiliyor. Kıtaya acil yardım ulaştırılmadığı takdirde 700 bin insan, açlık ve susuzluk nedeniyle hayatını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Sınırlı sayıdaki otlaklar ve su kaynakları başında ise kavgalar başlamış durumda. Çiftlik hayvanlarının %70’inin telef olduğu Kenya’da onlarca insan, çıkan bu çatışmalarda hayatını kaybetti. Eğer şiddetli kuraklıkların vurduğu Afrika’nın imdat çağrısına bir an önce kulak verilmezse 10 yıl içerisinde 45 milyon çocuğun hayatını kaybetmesi bekleniyor.

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
---------------------------------------------------------------------------
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız] başlık ve yazarlı konudan alıntılar

Bugün Afrika'nın bir diğer görünen yüzü; doğa ve doğal kaynak zengini olmasına karşın kıtanın adı; çoğunlukla kıtlık, yoksulluk, kuraklık gibi felaketler ve AIDS gibi korkunç salgın hastalıklarla anılır olmasıdır.

AFRİKA'DA YAŞAM SÜRESİ KISALIYOR!

Tüm dünyada daha doğrusu Afrika hariç tüm kıtalarda insanın yaşam süresi uzarken, Afrika'da tersine yaş ortalaması kısalıyor. Günümüzde Afrika yaş ortalaması 48 yıl! BM raporlarına göre Sahra-altı Afrika'da ortalama yaşam süresi 1990'larda 59 iken, bunun 2010'a kadar 45'e düşeceği belirtiliyor.

Afrika'da 300 milyondan fazla insanın ve Sahra-altı Afrika'da ise nüfusun %51'inin sağlıklı suya erişim sorunu var ve bu sorun gittikçe büyüyor. İlginçtir ama "1970'den 1997'ye kadar dünyada gıda üretiminin kişi başına düşen kalori ve protein tedarikinin düştüğü tek bölge yine Sahra-altı Afrika'dır. Zimbabwe, Kenya, Uganda, Zambiya, Malawi de dahil on ülkede protein tedariki % 15'in üzerinde düşmüştür". (Birikim sayı 175,176 yıl 2003, sy 136).

2000 yılı itibariyle dünyadaki açlık problemlerinin %44'ü Afrika'da yaşanıyor, trendin böyle devamı halinde 2015'te bu oran%73'e çıkacak....

Sahra altı Afrika'da 48 ülke/devlet yer alır. Burası dünya nüfusunun %10'nu barındırırken, dünya gelirinin %1'ni dahi elde edemiyor. Fakat dünya nüfusunun bir başka %10'nunu barındıran G-5'ler (ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere) ise dünya gelirinin %60'ını ele geçiriyorlar.

1990'ların ikinci yarısında OECD ülkelerinde kişi başına düşen gelir 16.000 dolardan 20.0000 dolara yükselirken, Sahra-altı Afrika'da kişi başına yapılan yardım 34 dolardan 20 dolara gerilemiştir.

Afrika'nın dünya ticaretindeki payı 1950'de %3 iken 1990'ların ortasında %1,2'ye gerilemiş (Güney Afrika Cumhuriyeti hariç).

Sahra çölünün güneyindeki kriz 600 milyon insanı ilgilendiriyor. Nüfusun yaklaşık yarısı günde 1 dolardan az bir gelirle geçiniyor. Tedbir alınmazsa 2015 yılında yoksulluk sınırı altında yaşayan Afrika'lılara 219 milyon daha eklenecek.

Nijerya'nın IMF, DB başta olmak üzere borçlu olduğu ana para 5 milyar dolar idi. Bugüne kadar ödediği para 16 milyar dolar ve halen 32 milyar dolar borcu bulunuyor! Buna karşılık Afrika'nın tümüne 2000 yılında yapılan insani yardım 2 milyar dolardan az!

Nihayet Afrika kıtasının 2003 yılı itibariyle 350 milyar dolar dış borcu bulunuyor. Her yıl ödediği dış borç miktarı 15 milyar dolar! (a.g.e.)

Sanırım bu ekonomik, sosyal tablo Afrika'daki yaş ortalamasının düşmesini ve yoksulluğu izah ediyor.

AFRİKA VE AIDS...

Afrika kıtasında HIV/AIDS hastalığının nerden, nasıl ortaya çıkıp yayıldığı üzerinde gelecek sayıda duracağız. Burda yine özet rakamlar, tablolar vereceğiz.

Afrika'da 1998 yılında 200 bin insan çatışmalarda öldü, fakat AIDS kat be kat daha fazla can aldı. Salgın başladığından beri 16,3 milyon insan hastalıktan öldü. Açık farkla çoğunluğu Afrika kıtasında. 2001 yılı sonunda 28 milyon yetişkin ve çocuk HIV/AIDS ile yaşıyordu. Sadece 2001 yılında 3,5 milyon yeni vaka görüldü.

Sahra-altı Afrika'da yetişkinler arası yayılma oranı %8,4 iken, dünyada 1,2'dir. Öyle ki Sahra-altı Afrika'da, dünyadaki toplam AIDS ölümlerinin yaklaşık %80'i gerçekleşiyor.

Bugün Zimbamwe'de üretken yaş grubu dediğimiz 15 ile 49 yaş arasındaki nüfusun %33'ten fazlası HIV/AIDS hastası. Bu oran Afrika'da Botsawana'dan sonra en yüksek ikinci oran. ABD yetişkin nüfusun ise %1'den azı HIV/AIDS'e maruz kalıyor.

Şu tespit anlam kazanıyor: "Zimbabwe'de en kalabalık mekanların mezarlıklar olması" tesadüf değilmiş.

Rakamlarla HIV/AIDS

Dünya Rakamları


* HIV/AIDS'li insan sayısı 2001 40 milyon

* Yeni enfeksiyonlar 2001 5 milyon

* 15 yaşın altındaki vaka sayısı 2001 800,000

* HIV/AIDS'e bağlı ölümler 2000 3 milyon

* HIV/AIDS yüzünden ölen kadın sayısı 2001 1,1 milyon

* HIV/AIDS yüzünden ölen 15 yaşın altında çocuk sayısı 2000 580,000

* AIDS yüzünden yetim kalan çocuk sayısı 2000 2,3 milyon

* AIDS'e bağlı, tahmin edilen yetim sayısı 2001 44 milyon

Sahra-altı Afrika Rakamları

* 1999'da, dünyada toplam 16,3 milyon insan HIV/AIDS'den öldü; bunların 13,7 milyonu Sahra-altı Afrika'da yaşıyordu.

* 1999'da yaklaşık 5,6 milyon insana-çoğu Afrikalı- HIV bulaştı.

* Dakikada 10 kişiye HIV bulaşıyor.

* Afrika'da günde 14,400 insana HIV bulaşmaktadır.

* Sahra-altı Afrika'da yaşayan yaklaşık 25 milyon Afrikalı’da HIV/AIDS olduğu tahmin edilmektedir. AIDS, Afrika'da savaşa bağlı ölümleri geride bırakarak bir numaralı ölüm nedeni haline gelmiştir.

* Yakın zamanda yayımlanan bir BM raporuna göre, Sahra-altı Afrika'da ortalama yaşam beklentisi 1990'lardaki 59 yıldan, 2010'a kadar 45 yıla inecektir. Birçok Sahra-altı Afrika ülkesinde yaşam beklentisi daha da kısadır.

* Yaklaşık 6,000 erkek ve kadın bugün AIDS'ten ölecektir. Geride kalan çocuklar için gerçek trajedi daha yeni başlamaktadır.

---------------------------------------------------------------------------
Hastalıklar başlığı için yardımcı olabilecek bir konu
Afrika: Afrika can kaybediyor
Yazar Dr. İbrahim Y. Ebubekir


İlaç ve uygun yaşam koşulları sağlandığı takdirde tedavi edilebilecek olan hastalıklar nedeniyle her yıl milyonlarca Afrikalı hayatını kaybediyor.

afrika2.jpgDünya’nın bir ucunda hastalar için teknolojinin son tedavi imkanları araştırılırken, diğer ucunda, Afrika’da, hala milyonlarca insan önlenebilir hastalıklar nedeniyle ölüme sürükleniyor. Bazı ülkelerde nüfusun yarısından fazlasının 25 yaşın altında olduğu Afrika’da, temel sorunu yetersiz beslenme ve enfeksiyonlar oluşturuyor.

Dünyadaki AIDS’li hastaların %80’ini barındıran Afrika, bebek ve anne ölümlerinin en yoğun görüldüğü, beklenen ortalama yaşam süresinin en az olduğu kıta. İsveç’te ortalama yaşam süresi 80 iken, Sierra Leone’da bu süre 34’e düşüyor. Bunların hiç biri tesadüf değil; Batı’nın sömürgesi olduğu için bütün yerüstü ve bilinen yeraltı kaynakları yıllardır sömürülen, okumuş gençlerini ve enerjisini kaybeden Afrika, bir çıkış arıyor.

Genel olarak Afrika ülkelerinin durumu birbirinden çok da farklı değil. Bazı ülkelerde AIDS en önemli sağlık problemiyken, bazılarında sıtma, nüfusu tehdit eden en ciddi hastalık. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Afrika’da gerçekleşen ölümler arasında ilk sekiz neden arasında bulaşıcı hastalıklar geliyor. Zatürre, sıtma, ishal, kızamık ve tüberküloz gibi ilaç ve uygun yaşam koşulları sağlandığı takdirde tedavi edilebilecek olan hastalıklar nedeniyle her yıl milyonlarca Afrikalı hayatını kaybediyor.

Büyük salgınlar kapıda
İçinde bulunduğumuz dönem itibariyle, bazı Afrika ülkeleri yeni salgın tehditleri ile karşı karşıya. Halihazırda, geniş insan kitleleri sıtma ve menenjit salgınlarından etkilenmekte. Afrika ile özdeşleşmiş hastalıklardan biri olan ve daha çok çocukları mağdur eden sıtma, sivrisinekler yoluyla insanlara geçiyor ve insandan insana bulaşarak yayılıyor. Her yıl dünya üzerinde %90’ını Afrika’da yaşayanların oluşturduğu bir milyon insan sıtma nedeniyle hayatını kaybederken, Afrika’da her 30 saniyede bir çocuk sıtmadan dolayı ölüyor.

Geçtiğimiz yıl, Fildişi Sahili’nde 63 bin çocuk sıtma nedeniyle hayatını kaybetti. Oysaki erken teşhis ve uygun tedavi yöntemlerinin takip edilmesiyle sıtmanın önüne geçilebilir. Sıtma gibi kolay önlenebilir salgın hastalıklar, insani kaybın yanı sıra, ülkelerin sosyo-ekonomik gelişmeleri açısından da olumsuz sonuçlar doğuruyor.

Sağlık kuruluşlarının uyarıda bulunduğu bir diğer hastalık ise menenjit. Uluslararası sağlık kuruluşları yetkilileri, bu yıl menenjit kuşağındaki ülkelerde büyük bir salgının baş gösterebileceği uyarısında bulunuyorlar. Nitekim, 95 ve 97 yılları arasında yaşanan menenjit salgınından 250 bin kişi etkilenmiş; 25 bin kişi bu salgında hayatını kaybetmişti. Şu an Burkina Faso ve Sudan gibi ülkelerde menenjit salgını görülürken, salgının Benin, Fildişi Sahili, Kamerun, Gana, Mali, Nijer, Nijerya, Çad, Togo, Orta Afrika Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Etiyopya gibi ülkelere de yayılacağı uyarısında bulunuluyor.

Siz görürseniz onlar da görecekler
Salgın yolu ile bulaşan hastalıkların yanı sıra, kalıtım yolu ile geçen, tedavi imkanlarının ve yaşam koşullarının iyi olmaması nedeniyle körüklenen hastalıklar da Afrika insanının belini bükmekte. İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Türkiyeli hayırseverlerin gündemine taşıdığı katarakt hastalığı da bu hastalıklardan biri. Gözdeki lensin bulanıklaşması ve gözün ön kısmında görme netliğini engelleyen bir sis perdesinin oluşması ile gerçekleşen katarakt nedeniyle, Afrika genelinde beş milyon kişi görme nimetinden mahrum yaşıyor. Kalıtım, ultraviyole ışınlara maruz kalma, tedavi imkanlarının yetersizliği ve zamanında müdahale edilmemesi gibi nedenler dolayısıyla, Afrika’da yüz binlerce kişi katarakt nedeniyle göremiyor. Yaygın kanaatin aksine, katarakt Afrika’da sadece yaşlılarda değil, kalıtım ve bölge koşullarına bağlı dezavantajlar nedeniyle çocuklarda da görülebiliyor.

Diğer hastalıklarda olduğu gibi, katarakt hastalığı da basit önlemler alındığı takdirde tedavi edilebilir. İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Dayanışma Vakfı ve T.C. Sağlık Bakanlığı’nın katkılarıyla hayata geçirdiği Katarakt Kampanyası kapsamında uzun yıllardır görme nimetinden mahrum yaşayan binlerce insan ışığa kavuşacak.

Projeler hayati önem taşıyor
Zayıf idareler ve elverişsiz politikalar nedeniyle, kronik hastalıklar, açlık, kuraklık ve yetersiz beslenme gibi sorunlarla mücadelede kalıcı çözümlere ulaşılamayan Afrika ülkelerinde, hayata geçirilecek olan projeler kıta insanın geleceği açısından ehemmiyet taşıyor. Nitekim kıtada istismara açık alanlarda faaliyet gösteren kimi kuruluşlar, kıta insanını kalkındıracak projeler yerine onları kendilerine bağımlı kılacak yardım projelerinde bulunuyor.

Afrika can kaybediyor, yardım istiyor, tedavi bekliyor. Hayatları boyunca doktor yüzü görmeyen, 40 bin insana bir doktorun düştüğü ülkelerde yaşayan Afrikalı kardeşlerimize elimizi uzatmanın tam zamanı; yaralarını sarmanın tam vakti.

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

---------------------------------------------------------------------------
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]'dan alınan -Afrika ülkeleri ve nüfusları-
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
---------------------------------------------------------------------------
Geleneksel ve Modern Afrika Müziği Üzerine
Yaradılış Şarkıydı



Afrika müziği üzerine yazmayı basite almışım. Bir arkadaş, Demir, bir gün bu konuya ilgili bir yazı yazmamı istemişti. Üzerinde çok düşünmeden evet demiştim. Ağzımızdan bır kere evet çıktı ya, yazacağız artık. Böylece bana meydan okuyan bu çok zor konuya girmiş oldum.

Afrika müziğine ilişkin, detaylarıyla da birlikte uzun yazmayı düşünmüştüm ama �az da çoktur� dedim kendi kendime. Afrika müziğine ilgisi olan insanlara bu kadarı da yeter.

Afrika müziği üzerine yazmanın zorluğu şurda: Afrika elliden çok ülkesi ve 675 milyondan fazla nüfusuyla; çok çeşitli kültürleri, kabileleri, dilleriyle (ikibinden çok ayrı dil konuşulmakta) bir ülke olmaktan çok, bir kıtadır. Bunların hepsi için ortak bir özellik bulmak pek kolay değil.

Başlığı "Yaradılış şarkıydı" diye seçmemin sebebi avrupalının Afrika müziğini, sığ bakış açılarından hareketle, �tam- tam� olarak görmelerinden ve her Afrikalıyı davul çalar olarak tasavvur etmelerindendir.

Bu sığ görüşe karşın bugünkü modern müziğin mozayiğinin; Rock, Pop, Jazz, Blues, Gospel, Ska, Reggae, Merenge, Salsa, Samba, Calipyso, Kumbia, Rumba ve daha nicelerinin evvelliyatı Afrikadır. Değişik müzik türleri, köleleştirilmiş Afrikalılar aracılığıyla Kuzeye, Güney Amerikaya, Karibik adalarına ( Küba, Jamaıka, Trinidad vb.) taşınmıştır. Buralarda müziğin ne denli değişik tarzlarda olduğu görülebilir. Bir istisna olarak New Orleans�da (Lousiana, ABD), özelliklede Küba, Brezilya, Dominik cumhuriyeti ve Haiti�de, siyahlar, dinlerinin (bunlardan birisi Voodoo�dur); şarkılarının; müziklerinin ve danslarının gücüyle, köklerini, köleliğin başından beri koruyabilmeşlerdir. Bu bende sadece hayranlık yaratmıyor, kendilerini kaybetmeyen bu insanlar her türlü saygıya layıkta oluyorlar böylece.

Afrika�nın bir çok yöresinde müzik ile tanrılarla evrenin birliğinin kurulduğuna inanılmaktadır. Bu anlamda herkesin ortak bildiği kavram Voodoo�dur.

Voodoo Avrupalılar için �kara büyü��dür. Voodoo Afrika�da en yaygın dindir. Tanrı veya ruh anlamına gelir ve Küba�da Santeria, Brazilya�da Unbanbda, Macumba, Candobl ile akrabadır. Haiti�de de ama Voodoo denir. Voodoo Yaruba geleneğine aittir. ABD�de, Afro-Amerika�da söylendiği gibi Gospel�dir. Beyazlarınkinden tamemen değişiktir. Afrika dininin kökleri hıristiyan dini ile karışmıştır. Afro-Amerikanlar böylece afrikadan getirdikleri dinlerini; çalgılarını; danslarını muhafaza edebilmişler ve modern müzik kurulabilmiştir.

Afrikalıların Afrika müziğinde bir ortak yanları vardır. Onlar müziği dinlemez, hissederler. Bu cümleyle, benim açımdan, Afrika müziği üzerine her şey söylenmiş oldu, ama ben yine de devam edeyim. Afrika�da müzik dinleyen insan onunla ruhen bütünleşir, kalp müziğin taktını alır, vücut müziğin ritmini alarak sallanmaya başlar ve hatta transa girilir. Afrika müziğinin gizemi ve büyüsü burdadır. Afrika�da, müzisyenin müzik aletiyle olan ilişkisindeki gibi, müzisyen, müzik, bütün aletler ve seyirci büyüsel bir ilişki içindedir. Şarkı, aletten çıkan sesler, ve dans birbirinden ayrılamaz.

Afrika müziği genel olarak şarkıdan oluşur ve evveliyeti şarkı olduğu gibi her zaman şarkı olarak kalacaktır.
Afrika müziği kabaca iki guruba ayrılır.

1. Etopya'da Amhari ve Tigrigna dillerinde olduğu gibi hırıstiyanlık etkisi altında, kuzey ve kuzeybatı da olduğu gibi, hafif veya daha yoğun olarak islam etkisindedir.

2. geleneksel (eski) Afrika müziği

Dokuz yıl önce gibi olacak, bazı arkadaşlar Ali Farka Toure�yi tanıyıp tanımadığı mı sormuşlardı. Ben de tanımadığımı ama bu isimi daha önce duyduğumu, bu ismin Senegal�de sıkca kullanıldığını söylemiştim. Bir çok Afikalı müzisyeni tanıdığım halde, bu isimi neden tanımadığımdan dolayı kendimi iyi hissetmemiştim. CD�sini alıp dinledikten sonra epey rahatlamıştım. CD cok iyi yapıldığı halde, bana hitap etmedi. Ali Afrka Toure�nin müziği mesela yoğun olarak islamın etkisindedir.
Çocukken Etopya müziğinden pek hoşlanmazdım ama ilk defa Miriam Makeba'nın Pata Pata plağını dinlediğimde adeta büyülenmiştim ve kendime, textini anlamadığım halde, işte müzik demiştim. O zamandan beri hıristiyanlığın ve islamın etkisi altında olmayan afrika müziği dinliyorum.

Afrika müziği statik değil dinamik bir müziktir. Ses düzeni ağırlıkta iki ton sisteminden oluşur: Pentatonik (beş sesten) ve Heptatonik (yedi sesten). Nerdeyse bütün afrika müziğinde yoğun olarak Polyphoni ( çok seslilik) kullanılmaktadır. Etopya�da Pentatonik sadece Tigringi ve Amhari dillerinde kullanılmaktadır. Bu Piyanoda sadece siyah tuşlardır veya do-re-fa-sol-la� dır. Afrika müziğine ilişkin şimdilik bu kadar.

Bazı müzik aletleri*

Balafon: Guinea�da 800 yıldır tanınan, enstromen (Xylophon): Bambus ağacından bir çerçeve üzerine yerleştirilmiş 20 ahaç plakadan oluşur ve ses, içi oyulmuş kabaklar aracılığı ile güçlendirilir. Müzisyenler bu aleti, bateri sopalarını andıran, ucuna lastik geçirilmiş vurma aletleriyle çalarlar.

Cora: Başta Gambia ve Senegal olmak üzere Guinea ve Mali� de de çok sevilen, 21 telli bir harp (Almancada Harfenlaure).

Krar: Deri bir mızrapla veya elle de çalınan, altı telli bir solo enstromenti. Öykülere ve küçük orkestralara eşlik etmek için kullanılır. Krar tahminen dünyanın en eski çalgısıdır.
Djembe: Batı Afrika�da en yaygın kullanılan, ağaçtan bir gövde üzerine geçirilmiş (gerilmiş) keçi derisinden oluşur.

Mbira: Bir rezonans teknesine monte edilmiş ince bir tahta üzerine yerleştirilmiş, ağaç veya metal cubuklardan (ince varak, lam) ses düzeni oluşturulmuş bir Idiophon... Shona dilini konuşanların dinsel seremonileriyle sıkı ilişkilenmiş, Simbabwe� nin ulusal çalgısı.

Talking Drum: Afrika�nın ses tonlarınının taklit edildiği, ya kum saati formunda veya kertikli (çentikli) davul... Kum saati formunda olan davulla, çalınan müziğe, �konuşma� (anlatım) ile refakat edilirken, kertikli davul, değişik köylerin birbirleriyle irtibat (anlaşma) kurmalarına araçlık etmiştir.Basit ama çok komplike olan bu alet beni çok büyülemiştir. Çalması çok basit gibidir, öğrenmesi yıllar alabilir. Talking Drums�la Tonlar, Ritim ve kelimeler, cümleler ilan edilir.

Bazı müzik stilleri

Afrobeat: Fela Anikulapo Kuti tarafından geliştirilen müzik stili. Nıjerya�dan.

Benga-Pob: Ellili yıllarda geleneksel müzikten Kenya�da ortaya çıkmış dans müziği.
Grior: Ghana�da 19. Yüzyılda yaygın dinlenmiş, kökeni Liberya�da olan geleneksel dans. Daha sonra Ghana�da Higlife�ye eşlik etmiştir. Higlife: Ghana müziği.

Kwassa Kwassa: Kanda Bongo Man aracılığıyla seksenli yıllarda tanınmış dans stili: Demokratik Kongo Cumhuriyeti�nden.
Juju-Musik: Nijerya�da Yoruba müzisyenlerinden. Çok sevilen müzisyen King Sunny Ade.

Makossa: Kamerun�dan bir dans-ritminin adı. En çok Manu Dibango aracılığıyla tanındı.

Soukous: Kongo cumhuriyetinden çok tanınmış dans müziği.
Wassoulou: Yoğun arab etkisinde kalmış, Mali�den bir müzik stili.
Bazı müzisyenler

Aquatorialguinea: Kotto, inanılmaz derecede iyi bir müzisyen. Polyphonie ve harika müzik (En çok etkilendiğim CD�si � Hijas del Sol�)

Camerun: Frances Bebey, Manu Dibago, büyük yetenek. Cok değişik müzik stillerine sahip: Makossa, Reggae, Salsa, Afrikanjazz (CD önerim �Wakafrika�).

Cape Verde: Cesarıa Evora.

Ghana: Osibisa, Koo Nimo
Ory Coast: Alpha Blondy
Mali: Salif Keita, Ali Farka ToureOumou Sangare

Nijerya: Kıng Sunny AdeFela Anikulapo Kuti (çok plitik aktif bir insandı ve müziği de öyleydi), Femi Kuti (Fela Anikulapo Kuti�nin oğlu), Sonn Okosun.
Senegal: Afrikando, Ismael Lo, Orchestra Baobab, Toure Kunda (öneririm), YoussouN�Dour (öneririm), Xalam

Güney Afrika: Abdullah Ibrahim (Dolar Brand), Miriam Makeba ( Afrika�nın sesi, bu kadının sesi ve müziği mutlaka dinlenmelidir), Hugh Masekela.

Zaire: Benim görüşüme göre Zaireden cok güzel, genelde dans ağırlıklı afrika müziği. Mbilia Bel, benim en sevdiğim müzisyenlerden bir tanesi. Franco, Kanda Bongo Man, Drç Nıco, Koffi Olimide. Zaiko Langa Lang, 1976�dan kalma bir albüm: Müzik ve ses (şarkı) inanılmaz güzellikte...

Bir çok afrikalı müzisyen, koloniyal sebeplerden; başarı (şöhret) ve para uğruna malesef ingilizce, fransızca ve portekiz dilinde söylemek zorunda kalmışlardır.

Samson Yecunoamlack
Çeviri: Erkan

Çevirmenin notu: Özellikle bu bölümün tercümesinde çok zorlandım. Müzik aletlerine ilişkin bir çok teknik kavramın tükçe sözlükte karşılığını bulamadım. Almanca lugattan da yararlanarak kavramların türkçe karşılığını en iyi şekilde vermeye çalıştım. Daha güzel bir öneri: Google�den müzik enstrumanlarının ismi verilerek resimleri görülebilir.

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]



--------------------------------------
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]("kanga:a shawl, usually made to represent a cultural ideal or proverb, worn as a shawl or kept as an heirloom by many Swahili speaking people."gibi...)

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız](Bazı Afrika ülkeleri kıyafetleri resimleri ve resim hakkında açıklama)

Mesajı son düzenleyen kanter ( 08-11-07 - 23:56 )
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat