En Komik ve Eğlenceli Videolar...   *   FrmTR Facebook App   *   FrmTR Android App
Forum TR
Go Back   Forum TR > Genel Kültür > Kültür
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: reklam@frmtr.com

"Cahit Külebi komünist öğrenci kovalardı"

Genel Kültür Kategorisinde ve Kültür Forumunda Bulunan "Cahit Külebi komünist öğrenci kovalardı" Konusunu Görüntülemektesiniz => "Cahit Külebi komünist öğrenci kovalardı" Kitabı okurken hem suikasta kurban giden Abdi İpekçi ’nin gençlik yıllarındaki “muzır” yüzüne, hem de ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 30-01-12, 09:14   #1
 
Giriş Tarihi: 15-11-2010
Yer: ║o1║
Mesajlar: 8,934
Arrow "Cahit Külebi komünist öğrenci kovalardı"


"Cahit Külebi komünist öğrenci kovalardı"





Kitabı okurken hem suikasta kurban giden Abdi İpekçi’nin gençlik yıllarındaki “muzır” yüzüne, hem de şair Cahit Külebi’nin bilinmeyen bir yönüne “öğrenci hafiyeliğine” tanıklık edeceksiniz.

HT GAZETE/ Ümran AVCI-ÖZEL RÖPORTAJ

** “Tır Kamyonları” sizin anılarınızla can bulmuş bir öykü kitabı aslında. Anı yazmak, eski, siyah beyaz fotoğraflara bakmak gibidir. Hüzünlü bir yanı vardır. Siz ne dersiniz? Siz nasıl bir ruh haliyle yazıyorsunuz anılarınızı?
Yaşadıklarımın üstünden o kadar çok zaman geçti ki, yazdıklarımın ne kadarı gerçek, ne kadarı düşsel bilemez oldum. Gerçeklerden düşler yarattım, düşlerimi gerçek sanmaya başladım. “Tır Kamyonları”ndaki öykülerin (hepsinde değil ama) birçoğunda gerçek çekirdekleri var. Bir romanda, bir öyküde anlatılanın ne kadarı yaşanmış, ne kadarı düş ürünüdür? Bence bunun hiç önemi yoktur. Önemli olan iyi anlatılmış olması ve inandırıcı olmasıdır.

** Bir yandan da anılarınızı yazdığınızı biliyorum. Nasıl bir ruh hali yaratıyor sizde anıları kaleme almak?
Anılarım, üç ayrı kitap halinde yayınlanacak. Anı yazmak, bana kendini tasnif etmek, kendini temize çekmek, kendini ciltlemek gibi geliyor. Yalnız bu kadar da değil. Eskiden ince, ıslak kabukları altında, sulu, etliyken, yıllar içinde posalaşmış kocaman bir üzüm salkımını, belleğin değirmeninde eze eze, elde ettiğimiz damlalardan, bordo renkli yarım bardak şarap çıkartmak, dalgın, özlemsel, kendi tadını yudumlamak, kendi tadıyla sarhoş olmak gibi bir şey. Kocaman bir ömür bağından, zorlana zorlana, yarım bardak şarap çıkartmak...


**
Abdi İpekçi
arkadaşınız, hatta dostunuzdu. Vurulduğu günle ilgili bir anınızı paylaşıyorsunuz okurla. Bunu bir de sizden dinleyelim mi?
Evim,
Abdi İpekçi’nin vurulduğu köşeye çok yakın. Griptim. Evdeydim. Silah sesini duydum. Pek aldırış etmedim. Birkaç dakika sonra Mehmet Okur
telefon etti. “Abdi’yi vurdular” dedi. “Hangi Abdi’yi?” diyebildim. “Kaç Abdi vardı?” dedi. Telefonu kapattım. Hep düşünmüşümdür: Vurulduktan sonra, bilinci birkaç saniye açık kaldıysa, ertesi günkü Milliyet’in manşetini yazmıştır, diye. Hayatı sadece mesleği olan insanlar için bu bana doğal geliyor.


**
Abdi İpekçi
’nin gençlik yıllarına da tanıklık ediyoruz. Galatasaray Lisesi’nde öğrenciyken yetişemeyeceği bir kovboy filmi için bir oyun hazırlıyor... Ki bu anıyla İpekçi’nin muzır yönüyle de tanışıyoruz... İsmet İnönü’lü o anıyı anlatır mısınız?
Bu olayı ben
Abdi İpekçi
’nin kendisinden dinlemiştim. Bir cumartesi günü, arkadaşlarıyla evde otururken Atlas Sineması’na gitmek akıllarına gelir. Ama film beş, on dakika sonra başlayacak, yetişmeleri olası değil. Çareyi Abdi bulur. Atlas Sineması’nın müdüriyetine telefon eder. “Burası İstanbul Vilayeti. Ben özel kalem müdürü. Biliyorsunuz, Cumhurbaşkanımız İstanbul’da. Filmi görmek istiyor. Ama vilayetten Beyoğlu’na kadar yarım saatten önce gelemez. Filmi Sayın Cumhurbaşkanımız gelinceye kadar bekletir misiniz?” Atlas Sineması’nın müdürü durumu telaş içinde sahipleri İhsan İpekçi ile Osman İpekçi’ye haber verir. Bunlar lacivert takımlarını giyip apar topar sinemaya koşarlar. Girişin mermer tabanı arap sabunuyla yıkanıp paspaslanır.
İki loca temizletilir. İpekçi kardeşler demir dökme kapının önünde beklemeye başlarlar. Çeyrek dakika, yarım saat, kırk beş dakika, gelen giden yok! İhsan İpekçi pirelenir. “Acaba bir suikast mı oldu?” Osman İpekçi sinirlenir. “Şom ağızlılığı bırak da, vilayete telefon et.” Bu arada
Abdi İpekçi
ve arkadaşları yetişip salondaki yerlerini almışlardır.
O arada İhsan İpekçi’yle İstanbul Vilayeti Özel Kalem Müdürü arasında bir sağır diyaloğu geçer. Sonunda özel kalem müdürü kestirmeden gider. “Siz Cumhurbaşkanımızı sinemaya bekliyorsunuz, değil mi?” “Evet efendim.” “Beklemeyin, çünkü Cumhurbaşkanımız bu sabah saat sekizde Ankara’ya hareket etti.”


"ABUS BİR PEHLİVANA BENZİYORDU"

**”Öğrenci Hafiyesi” adlı öykünüzde -ki bu da aslında yaşadığınız bir olay- Cumhuriyet döneminin ünlü şairlerinden birinin öğrenci müfettişi olarak Bern’e atandığını yazıyorsunuz. Bu müfettişin bir görevi de komünist öğrencileri mimlemek... Öncelikle kim bu şair diye sormak istiyorum.
Öyküdeki şair Cahit Külebi’dir. Öğrenci müfettişi olarak Bern’e atanmıştı. Asli görevi üniversiteye devam etmeyenleri ve komünistleri mimleyip, dövizlerini kestirip yurda dönmeye zorlamaktı. İtalya ve Fransa da ona bağlıydı. Ama kolu oralara ulaşamıyordu. İsviçre’de komünist öğrenci kovalamaya başlamıştı. Varlık Dergisi’nde, rastlantı sonucu iki kez, Cahit Külebi’nin bir şiiriyle, benim bir şiirim aynı sayfada çıkmıştı. Bern’e atandığını duyunca sevindim. Hemen bir mektup yazıp kutladım. Amacım, öğrenci müfettişiyle aramda bir yakınlık sağlamaktı. Ama ters tepti. Soğuk üsluplu, resmi bir yanıt aldım. Müfettiş, fakülteye muntazaman devam ettiğimi belirtir belgelerle, derhal Bern’e gelmemi emrediyordu. Üniversitenin genel sekreterliğinden, kayıt tarihimi, kaçıncı sınıfta olduğumu, fakültenin sürekli öğrencisi olduğumu belirten bir yazı aldım. Doğru Bern. Daha önce Cahit Külebi’yi görmemiştim. Abus bir pehlivana benziyordu. Belgelerle ilgili bir sürü soru sordu. Türkiye’den geldiği için Külebi hiçbir şeye itimat etmiyordu. Türk insanına güvensizliği miydi acaba bu?


[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]


Maria Puder çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm saatler GMT +2. Şuan saat: 06:25
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


FrmTR Facebook | FrmTR Twitter | Vidyotup | YorumTR | Haberler | Okul Arkadaşım | Kıbrıs | Kısa Link | Domain
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Search Engine Optimization by vBSEO