En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 19-03-06, 00:06   #1
kmm_bn

Varsayılan Sanat Akımları


NEO KLASİK ÜSLUP
(1780 – 1820)

•Fransa’da doğmuştur.

•Fransız Devrimi ile özdeşleşir. (1789) Fransız Devrimi’nin resme yansımasıdır.

•Tarih konulu resimler yapılır. Yanlız bu konuya ağırlık verilmesinin tek nedeni devrim değil yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen bulgulardır. (Eserler ve şehir kalıntıları)

•Pompei ve Herkülaryum’da yapılan kazılarla ortaya çıkan ev mimarisi; hem bu dönem mimarisi hem de antik dönem mimarisi, Neo-Klasik dönemde etkili oluyor.

•Antik döneme dikkat çeken kişi Winckelman’dır. Bir sanatçının ya da insanın; önce doğaya bakması gerektiğini, daha sonra antik döneme eğilmesini önermiştir. Böylece kusursuz eserler yaratılabilir. Doğa kusursuz değildir. Antik dönem mimarisi kusursuzdur.

•Aydınlanma felsefesi temsilcilerinden Diderot ve Voltaire bu dönemde etkili olurlar. İnsanlar din dahil herşeyi bu düşünürler sayesinde sorgulamaya başlar.

•Bilim ve akla inanırlar.

•Deneysel bilgiye inanırlar.

•Hurafeler ve gizli güçler onlar için geçerli değildir.

•Dünyaya akılcı yaklaşırlar.

•Neo-Kalsizm’de bundan etkilenir

•Sade, yalın, çizgisel, pastel renkler kullanılır.

•Antik sanattan etkilenildiğinden heykelsi ve ağır başlı figürler görülür.

•Barok + Rokoko ile Neo-Klasik sanat arasındaki farklılıklar;
Barok’ta duygusal ifade önemliydi. Ama Neo-Klasik’te abartılı ifadeler yoktur. İfadeler daha donuktur.
Barok ve Rokoko soyluların, aristokratların sanatıyken; Neo-Klasik, halka yakınlaşmış ve yalınlaşmış bir sanattır. Halkın sanatı da denebilir. Bunun sebebini devrime bağlayabiliriz.










ROMANTİZM
(1790 – 1840)

•Tarih ve doğa sevgisi sanatçıları etkiler.

•Sanatçı bireyselleşir ve bireyselleştikçe de topluma ters düşer.

•Romantizm’le birlikte bulunduğu toplum ve şartlardan rahatsız olur. Kendinden de rahatsızdır ve kendisiyle barışık değildir.

•Hayal dünyası, tarih ve ortaçağ gibi hayale bağlı düşüncelere kaçarlar.

•Romantizm’in bir kolu da Oryantalizm’dir.

•Sanatçılar Doğu’ya kaçarlar.

•Bireysellik ve duygular, ön plana çıkar.

•Bu nedenle Romantizm’i tanımak zor olur.

İNGİLİZLER

•İngiliz Romantizmi; doğaya yöneliktir. Bu İngiliz manzara resminin gelişimini, daha sonrasında da Empresyonizm’i de etkiler.

J.CONSTABLE

•Manzara resmine yönelir.
•Işık ve renk onun için önemlidir.

W. TURNER

•Doğayı farklı açıdan ele alır.

•Doğanın gücü ile insanoğlunun güçsüzlüğünü ve çaresizliğinin karşıtlığını ele alıp, vurgular. İnsanın doğa olayları karşısındaki güçsüzlüğünü yansıtır.

•Sadece manzara değil, tarihi konulu resimler de yapar.

•Başlangıçta daha dingin ve sade resimler yaparken; sonraları şiddetli ve kargaşalı resimler yapmaya başlar.









ALMANLAR

•İç dünyalarını yansıtmaya çabalarlar.

•Doğaya önem verirler ama buna din duygusu karışır.

•Doğa ve mistizm bağdaşır.


C.D.FRIEDRICH

•Dini duygular, ay ışığı görüntüleri, iskeleti andıran ağaçlar ve günbatımı manzaraları ön plandadır.

•Gökyüzü, resimlerinde büyük yer kaplar.

•Doğanın kutsallığına inanır.

•Doğa ve din duygusunu birlerştirmeye çalışır.

•Bazı dini simgeler kullanır. Haç, kilise ve manastır kalıntıları gibi.

•Zaman zaman sembolik anlamlarda yükler.




FRANSIZLAR

•Devrimden dolayı toplumsal olayları konu alırlar.

•Sanatçılar bireyselleştiği gibi, toplumlar da bireyselleşir.

•Milliyetçilik ve ulusçuluk kavramları gelişir.

•Toplumlar da kendi kişiliklerini ortaya koyarlar.


EUGÉNE DELACROIX

•Günbatımı vb. manzara resimleri yapar.

•Konusu genelde tarihtir.

•Çarpıcı ve karşıt renkleri kullanır.

•Renklerle kendini ifade eder.


•Sonuçta; Romantizmin tanımını yapmak zordur. Birbirinden farklı konular ele alınmıştır. Akıl dışı, duygusal heyecanlara önem veren bir üsluptur. Ayrıca, hem sanatçılarda hem de toplumlarda bireyselleşme söz konusudur.

•O dönemde, sanatçıların duygularını harekete geçirecek herşey Romantizmin konusu olabiliyor. Yaptıkları resimlerde kendi duygularını ortaya koyuyorlar ve insanları da etkilemek istiyorlar. Romantizm; 19.yüzyıl boyunca etkili olmuştur.

•Sanatta adeta yeni bir dönem başlamıştır. İngiltere, Fransa ve Almanya’da etkili olmuştur.

•Herkesin eseri birbirinden farkı olmuştur. Bireysellik Rönesansla başlamış, Romantizmle yerine oturmuştur. Heyecan ve bilinçaltı resme girmiştir. Doğa sevgisi bu sanatçıyı etkilemiştir. Ayrıca tarih de Romantikleri etkilemiştir.

•Sanatçı bireyselleştikçe topluma ters düşmüş ve topluma ters düşen sanatçı kimliğini oluşturmuştur. Bulunduğu toplumdan, şartlardan rahatsız olan, kendiyle barışık olmayan sanatçıalr kaçış yolları aramışlardır. Tarihe ve hayalgücüne kaçıp, ütopik görüşler öne sürmüşlerdir. Doğuya (Oryantalizm) kaçış başlamıştır







ORYANTİLİZM

•Romantizmin bir kolu olarak gelişir.

•Doğuyu konu alan resimler yapılır. Doğu insanının dinini,dilini, geleneklerini, tarihini ele alan araştırmalar ve doğu yaşantısını ele alan resimler yapılır.

•19.yy.da gelişir. 1840-1880 yılları arası oryantalizmin en parlak dönemidir.

•Doğu-batı kavramı ortaya çıkar. 20.yy.da da izlerini görmek mümkündür. Doğunun tam sınırını çizmek zor. Ama Osmanlı İmparatorluğunun yayıldığı alanlar denebilir. (Mısır, Kudüs, K.Filistin, Anadolu, Cezayir, Fas, K.Afrika)

•Doğu dünyası, batı dünyasından farklı bir dünyadır. Batılılara çok zıttır. Bu nedenle de ilgi çeker. Seyahat şartlarının değişmeside bunu destekler. Edebi ürünlerin de bu konuda yardımı olur.

•Rönesanstan itibaren resimlerde doğulu figürlere rastlanır. Özellikle harem ve hamam sahneleri dikkat çeker. Çünkü batılılarda böyle bir kültür bulunmamaktadır. Girmeleri imkansız olduğu için eşlerini gönderip, fotoğraf çektirip anlattıklaından hayal edip, hikayelerle eserler yapıyorlar. İmparator (sultan) kimliği ilginç geliyor. Bunun dışında savaş sahneleri, esir pazarları batılılara ilginç geliyor. İslam mimarisi ile ilgileniyorlar. Camiler, türbeler, mezarlar Oryantalistlerin konusu oluyor.

•Halktan kişiler ve dönemin tanınmış isimleri, hatta batılılar doğulu kıyafetler giyip, resim yaptırmışlar. Resimlerde ibadet sahneleri karşımıza çıkar.

•Batının gelişme gösterdiği, doğunun gelişemediği bir dönem olduğu için, zamanın durduğu bir yaşam olduğunu düşündükleri için ilgileniyorlar. Dinsel (Hıristiyanlık) konularını da az da olsa resmediyorlar.

•Padişah kimliği onlara ilginç geliyor. Gaddar, zalim, acımasız bir padişah izlenimi, böyle bir hayal gücünü de resimlerler.

•Ayrıca savaş sahneleri de görülüyor. Esir, köle pazarları onlara ilginç gelen konulardır.

•Batılılar o dönemde her yönden büyük bir ilerleme kaydederken, doğu bu gelişmeleri yaşayamadığından durağan tarihi bir mekan görüntüsünda olduğundan, doğu batılıları çekiyor.

•Bir yandan Hıristiyanlık konularını az da olsa resimlere yansıtıyorlar. Kutsal yerlere gidip, Hıristiyanlık konularından temalar resmediyorlar.

•Doğunun gittikçe çağdaşlaşmasıyla Oryantalizm önemini yitirmeye başlıyor. Doğunun çağdaşlaşması ve fotoğrafın bulunmasıyla Oryantalizm bitiyor.

•Rönesansta zaman zaman Oryantalizme yönelmeler oluyor.

•Bu dönemde çok sayıda Oryantalist ressam ortaya çıkıyor.(250 ressam) Başta İngiliz olmak üzere; Alman, Fransız, İtalyan, Avustralyalı, Amerikalı, Macar, Rus gibi her bölgede Oryantalistler bulunuyor.

İngilizler:


•Daha çok suluboya tekniğini kullanıyorlar

•Daha küçük ebatlı çalışıyorlar

•Daha ayrıntılı çalışıyorlar

•Daha çok Mısır’ı ele alıyorlar.

•Hamam ve harem sahnelerinde bile nü görülmüyor.

•Savaş sahnesi, vahşet ve şiddet yok.

Fransızlar:

(İngilizlerin tam tersi olarak)

•Daha çok yağlıboya çalışıyorlar

•Daha büyük ebatlı çalışıyorlar

•Daha erotik sahneler var. Nü’ler ön planda

•Daha çok Anadolu’yu konu ediniyorlar.

•Savaş ve şiddet sahneleri yer alıyor.(Napolyo’nun Mısır gezisi, Araplarla savaşlar)




SİR FRANK DICKSEE

•Sanatçı bir aileden gelir.

•Daha çok tarihi, edebi, dini sahneler yapardı.

•Ancak Oryantalist tarzda da çalışmıştır.

LEWIS

1.En önemli Oryantaistlerden.

2.İlk eğitimi gravür ustası olan babasından alıyor.

3.Daha çok suluboya tekniğiyle çalışıyor. Yağlıboya da yapar.

4.Seyahat ediyor. İspanya’ya gidiyor, doğu mimarisi özellikleriyle doğuya olan ilgisi artıyor.

5.Fas’a ve Yunanistan yoluyla İstanbul ve Bursa’ya geliyor. Buradan da Mısır’a geçiyor. Mısır’da 10 yıl yaşıyor. Aynı bir doğulu gibi (sakallı, doğu elbiseli ve bir Müslüman mahallesinde yaşıyor.)

6.Mısır’daki yaşamı resimlerine konu oluyor.

7.Oryantalistler arasında ilginç bir örnek oluşturuyor.

8.Ayrıntıcı bir üslubu var.

9.İngiltere’ye döndükten sonra bu tür resimler yapmayı sürdürüyor.

10.Aynı figürlere farkı kompozisyonlarda yer veriyor.

11.Oryantalist resme talep fazla olduğundan benzer kompozisyonlar yapılıyor.

12.Sokak görünümleri, harem sahneleri, portreler, ibadet sahneleri gibi doğuyu yansıtacak her türlü resim yapıyor.

T.ALLOM

•Kendisi aslında mimardır ancak resimde yapmaktadır.

•O zamanlar, resimleri gezi kitaplarında gravür olarak basılırdı.

•İstanbul’a geldi, Anadolu’da geziler yaptı. İstanbul’da meydanları, sokakları, tarihi mekanları, boğaz ve Haliç manzaraları yaptı.

•Genelde manzara ve mimari görüntüler çalışmıştır.

JEAN – LÉON GÉROME

•Fransız sanatçı doğuya birçok yolculuk yapmış. İlk önce İstanbul’a, Mısır’a ve Kahire’ye gelir. En çok İstanbul ve Kahire’yi resmetmiştir.

•O dönemde ünlü bir resim tacirinin kızıyla evlenmesi, dünya çapında tanınmasını sağlıyor.

•Dünyanın her yerinde genç öğrenciler, sanatçı adayları geliyor.

•Dünya çapında 2000 kadar öğrencisi var. Bunlar arasında Türkler de bulunuyor.

•Oryantalist tarzda çalışan tek Türk ressam; Osman Hamdi Bey’dir ve Gérome’nin atölyesinde yetişmiştir.

•Bursa’ya gelip resimler yapmış, fotoğraflardanda çalışmıştır.










ZONARO

•İtalyan ressam.

•Eşiyle birlikte İstanbul’a gelir. Taksim’e yerleşir. Yaptığı resimlerle padişahın dikkatini çeker. Abdülhamit tarafından ödüllendirilir.

•İstanbul’da önemli bir ressam olur. Eşi fotoğrafçılık eğitimi almıştır. Bu durum Zorano’nun resimleri için kaynak oluşturur


FRANCISCO GOYA

•İspanyol ressam.

•Kendine has bir üslubu var.

•Oryantalizmden önce Romantizm gördük. Romantizmdan sonra Realizm gelir. Romantizmden Realizme geçişte önemli bir isimdir Goya.

•Velazques ve Rembrant’tan etkilenmiştir. Bu ressamların; ışık-gölge ve gerçekçiliğini benimsemiştir.









REALİZM
(1840-1880)

•Oryantalizm, Romantizm’in bir koluydu.

•Realistler ise Romantikleri çok duygusal bulduklarından bu akımı başlattılar.

•Birbirlerine karşı gelişsede bu üsluplar aynı zaman denk gelmektedir.

•Sadece Fransa’da değil İngiltere, A.B.D ve tüm Avrupada etkili olmuş bir akımdır.

•Ressamlar eserlerinde gerçekçi olmaya çalışıyorlar.

•Çevrelerini gözlemleyip, çevrelerindeki akraba ve tanıdıklarını model olarak alıyorlar.

•Buna bağlı olarak gündelik yaşam sahneleri ön planda olur.

•Tarihi konular azalır.

•Köylüler, köy hayatı; işçiler konu olarak alınır.

•Daha önce Rönesans’ta bu konular ele alınmıştır. Ancak Realizm’de emek ön plana geçer.

•Değişen sosyal ve ekonomik duruma göre yaşamak için verilen uğraş ön plana gelmiş olur. Buna Sosyalizmin başlangıcı da denebilir.

•Tam olarak Sosyalizm ön planda değil ama buna zemin hazırlanır.

•Realizm’de resimlere bakıldığında duygular, yüz ifadeleri ve karakterler önemli değildir. Bireylerin sadece bir sınıfı temsil ediyor olmaları önemlidir.

•Daumier orta halli bir aileden, Millet’de köylü, az gelirli bir aileden gelir ve resimlerine bunu yansıtır.

RESSAMLAR

H.DAUMIER

•Şehirde yaşayanları ele alır.

•Yöneticileri alaylı bir şekilde ele alıp, büst olarak işler. Topraktan pişmiş olarak.

•Resme yönelir.

•Mitoloji ve dini konulu resimler yapar.

•Dönemin yaşamını ya da etkilendiği konuları alaya alır.






G.COURBET

•Taşrada yaşayanları ya da burjuvaları resmeder.

•Manzara ve nü fügürlü resimler yapar.

•Realizm’in önemli temsilcilerindendir.

•“Melek resmi yapamam, çünkü hiç melek görmedim.” Diyerek, görmediği şeyi yapamayacağını belirtmiştir.

•Etrafı gözlemleyerek, çevresindekileri resme sokar.




J.F.MİLLET

•Köylüleri ele alır. Bu kendi yetiştiği ortamla ilgilidir.

•Tarlalarda çalışanları ele alır.

•Bu kişiler bedensel bir güç harcayarak ekmeklerini kazandıkları için; ellerine ve kollarına önem verir.

•Aldığı din eğitimide onun bu tip konuları almasına neden olur. Kazanılan ekmeğe şükran duygusu eserlerini yönlendirir.




ÖN RAPHAELLOCULAR (PRE-RAPHAELİTE KARDEŞLİĞİ)

•İngilizlerin Realizmi temsil eden grubudur.

•1848’de 3 kişi tarafından kurulur. (Hunt, Millaris ve Rossetti)

•Uzun ömürlü değildir. 10 yıl içinde dağılır. Ressamlar bireysel olarak sanat hayatlarına devam ederler.

•Raphaello; Yüksek Rönesans ressamıdır. Raphaello öncesi sanatı benimserler. Raphaello ile sanatın bozulduğunu düşünürler.

•Benimsenen sanat Orta Çağ’a kadar iner.

•Orta Çağ’daki ressamları pek bilmiyorduk. Çünkü eserlerde imza olmazdı. Anonimdi. Bunlarda P.R.B. olarak eserlerini imzalamışlardır.

•Ancak üslup farklılığından bizler resimlerini ayırt ederiz.

•Dini, tarihi ve edebi konuları ele almışlardır.

•Ele aldıkları konu ne olursa olsun, gerçekçi olarak yansıtırlar.

•Tarihi bir resim yapacaklarsa, konuyu en ince ayrıntısına kadar inceler ve bu şekilde yaparlar.

•Resimlerinde, çevrelerindeki kişilerden yararlanırlar.

•Sergi açıp, dergi yayınlarlar.

GABRIEL ROSETTI

•Aynı zamanda şairdir.

•Ailesi ve kardeşleri de sanatçıdır.

•Kişiliği oldukça ilginçtir.

•Elizabeth Siddal 10 sene sevgilisi olur, evlenirler. Fırtınalı bir ilişki yaşarlar ancak Elizabeth verem olur ve ölü çocuk doğurur. İntihar eder ve ressam da bundan çok etkilenir.

•Yazdığı tüm şiirleri karısıyla birlikte gömer.

•Seneler sonra şiirlerini arkadaşlarının ısrarı ile gömdüğü yerden çıkarır, ancak ruhi dengesi bozulmuştur. Uyuşturucu kullanmaya başlar ve gün geçtikçe intihara meyilli hale gelir, sonunda da ölür.

•Dini, mitolojik ve edebi konuları ele alır.

•Model olarak da özellikle Elizabeth’i kullan





ASTARTE SYRIACA

•Mitolojiden esinlenilmiştir.

•Asur-Babil mitlerinden yararlanılır.

•Tanrıça İştar betimlenmiştir. Bu tanrıça aşk ve güzelliğin temsilcisidir. (Yunan mitolojisindeki Venüs gibi) Venüs’ün Suriye’deki karşılığı tanrıça İştar’dır.

•Model yine Elizabeth’dir. Tam cepheden, neredyse tam boy olarak izleyiciye doğru bakar.

•Daha heykelsi bir görünüm sergiler.

•Arka planda iki figür daha yer alır. Tam olarak ne oldukları bilinmez. Büyük bir ihtimalle iki melek tasvir edilmiş olmalı.

•Ne konuda resim yapılırsa yapısın, modeller mutlaka gerçek hayattan olurdu.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-03-06, 00:13   #2
tomastr

Varsayılan Cvp: Sanat Akımları


emeğin için teşekürler.......
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-03-06, 03:43   #3
kmm_bn

Varsayılan Cvp: Sanat Akımları


ben teşekkür ederim..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-03-06, 18:40   #4
tasarimca

Varsayılan Cvp: Sanat Akımları


Paylaşım için teşekkürler arkadaşım
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-03-06, 14:19   #5
7 seconds

Varsayılan Cvp: Sanat Akımları

çok ii paylaşım saoll
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat