ForumTR Sunar: EFES Online. Çok Kullanıcılı Çevrimiçi Dev Oyun. Tamamen Ücretsiz Olan EFES'e hemen üye olun.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Genel Kültür > Kültür
Üye Ol Bloglar Arama Sosyal Gruplar Forumları Okundu Yap
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com

Antik Yunan Tiyatrosu

Genel Kültür Kategorisinde ve Kültür Forumunda Bulunan Antik Yunan Tiyatrosu Konusunu Görüntülemektesiniz => Antik Yunan Tiyatrosu Siyasal ve Toplumsal Ortam - ( İ.Ö. VII.yy.) Aiskhylos’un doğmasından yüz yıl kadar önce Atina’nın soylu aileleri ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 02-03-06, 10:23   #1
Bağımsız ultrAslan
 
Giriş Tarihi: 01-09-2005
Yer: imiz yurdumuz ForumTR Ortam: O biçim... Takım:Galatasaray
Mesajlar: 39,713
Blog Mesajları: 20
Rep Puanı: 576170788
eFsAh Rütbe: Artı 9eFsAh Rütbe: Artı 9eFsAh Rütbe: Artı 9eFsAh Rütbe: Artı 9eFsAh Rütbe: Artı 9eFsAh Rütbe: Artı 9eFsAh Rütbe: Artı 9eFsAh Rütbe: Artı 9eFsAh Rütbe: Artı 9eFsAh Rütbe: Artı 9eFsAh Rütbe: Artı 9
Rep Gücü: 5762159
Arrow Antik Yunan Tiyatrosu


Antik Yunan Tiyatrosu

Siyasal ve Toplumsal Ortam

- ( İ.Ö. VII.yy.) Aiskhylos’un doğmasından yüz yıl kadar önce Atina’nın soylu aileleri içinden bir kaçı (belki de Tanrı’dan geldiklerine gerçekten inandıklarından) siyasal gücü yalnız kendi ellerinde tutmak istiyorlardı. Ama yapamadılar; günün birinde, iki tekerlekli savaş arabalarından kılıç sallayan bu soyluları, iyi silahlanmış çiftçiler alaşağı edince egemenliklerini yitiriverdiler.
- Kent devletlerinin yönetimlerinin sürekli olmamasına bir neden; devleti yönetmekte kendini en yetkili sayan kişilerin durmadan birbirini devirip tiran olmalarıydı. Bir tiran genellikle, alt sınıfların içinde bulundukları duruma olan hoşnutsuzluk duygularını kullanıp onların yardımıyla yönetimi ele geçirdikten sonra en önce onları ezmekte gecikmeyen, aç gözlü bir soylu olurdu. Tiran, yanında para ile tuttuğu askerleri ona bağlı kaldıkları sürece mutlak gücü olan bir kimseydi. O kent devletinin yasasıyla başa geçtiği halde , başa geçtikten sonra kendini o yasanın üstünde sayardı. Bunun için de birisi ondan kendi adına hesap soruncaya kadar istediğini yapardı.
- İ.Ö. 560 yılında başa geçen Peisistratos, sosyal adalet duygusu olan, zorbalığı sevmeyen biriydi. İki kez sürgüne gönderildi.,yeniden geldi,çevresinde iyi bir askeri güç toplayarak ülkeyi on yıl yönetti. Soylu,tüccar ve köylü sınıflarını ekonomik yönden birbirine daha yakın duruma getirebilmek için köylüye toprak dağıttı. Ticareti destekledi ve devlet ekonomisini düzeltti.
v Dionysos’a olan tapınmayı bütün gücüyle destekleyerek kültür yaşamının halk arasında yaygınlaşmasına çalıştı.
v Büyük Dionysos şenliği ile büyük tragedyaların yazılmasına yol açmış oldu.
v İ.Ö. 527 yılında Aiskhylos’un doğumundan iki yıl önce öldü.
v Ardından yönetime oğlu Hippias geçti. Babasının tersine ülkeyi alışılmış bir tiran olarak yönetti.
v İ.Ö. V.yy. ortalarında Atina’nın yönetimi yine düzeldi. 0 yıldan fazla Atina’yı yöneten Perikles aranan bir demokratik düzen kurdu. Bu düzenin bir sonucu olarak yöneticiler halk arasından seçilmeye başlandı ve halk kendi içinden seçtiği yöneticilerini daha iyi denetleme yoluna gitti.
v Sophokles’in bugün elimizde kalan yedi oyunundan dördü, Euripides’in iki ya da üç oyunu bu sıralarda yazılmıştır.

Atina devleti sınıflı bir toplumdu:
* En üstte; Kentin siyasal yaşamına katılma hakkı olan vatandaşlar ( bu doğuştan kazanılan bir haktı)
* Ortada; Metekler ( yani o kentte oturan ve ticaret yapan yabancılar)
* En altta; Köleler ( köleler savaş esirleri olup daha çok Lavrium’daki gümüş madenlerinde çalıştırılırlardı.)
* Demokrasi olmasına karşın kölelik...
( Bu, o dönemde herkese, hatta kölelerin kendilerine bile doğal gelen bir durumdu.)
* Aristoteles bile insanların değer yargılarını; erkek,kadın,köle olarak saptıyordu.
* İ.Ö.V.yy. bitiminde halk daha bilinçli duruma geldi. Tanrılar, kurbanlar,kahramanlar,öçler ve heyecan verici olağanüstü olayların yerini tiyatro yapıtlarında daha gerçekçi durumlar aldı.


ATİNA’DA DİONYSOS ŞENLİKLERİ

Hem dinsel kaynaklarıyla hem de kent gelenekleri bakımından, tiyatro Atinalıların yaşamında önemli bir yer tutuyor. Ama gündelik bir iş değil, her yıl belli günlerde oynanıyor.
Dionysos adına yapılan şenliklerden biri:
* Buna Lenaea deniyor. Ocak sonuyla Şubat başında yapılıyor. Daha eski olan bu şenlikte önceleri trajediler oynanırmış, sonradan yalnızca komediler oynanmaya başlanmış.
* İkinci şenlik Mart sonu Nisan başında yapılıyor. Buna Büyük Dionysia ya da Kent Dionysia’sı deniliyor. Aiskhylos ile teki ünlü Yunan yazarları bu ikinci şenliğe katılırlardı.
* Başlangıçta tiyatro oyunlarını seyretmek isteyenlerden para alınmıyordu. Sonraları az bir para alınmaya başlandıysa da o parayı ödeyemeyecek kadar yoksul olanlara bedava bilet dağıtılırdı.
* Oyuncuların ücretlerini devlet verirdi.
* Her oyunun sahneye konması, oynanması için gereken masrafları zengin vatandaşlardan biri üstüne alırdı. Buna CHOREGUS denirdi.
* Kent Dionysia’sı 5 ya da 6 gün sürüyordu.
- Birinci gün; kayık biçimi arabası içinde Dionysos rahibinin önderlik ettiği bir olay düzenleniyor tanrının heykeli tapınaktan alınıp tiyatro alanına götürülüyor, kurbanlar kesiliyor. Alay sona erince sporcuların yarışları,oyunlar,çeşitli eğlenceler başlıyordu.
- İkinci, kimi zaman da üçüncü günleri Dithyrambos yarışları doldururdu.
- Son üç gün, yıllık armağanlara aday gösterilen tiyatro oyunlarınındı. İ.Ö. V. Yüzyılda bu 3 günün her biri bir yazarın yapıtına ayrılırdı. Üç trajedi bir satir oyunu.
- Aiskhylos çoğu zaman teatralogy ( birbirine bağlı dört oyun) ya da trilogy (birbirine bağlı
üç oyun)
- Sophokles ile Euripides ise her yıl dört değişik konuyu işlemekten hoşlanırlardı.
- Her yıl yarışmaya katılacak üç oyun yazarını ARCHON denilen bir yüksek memur seçerdi. Yarışmalardan sonra eleştiri başlar. Seçimle kurulmuş olan büyük yargıçlar kurulundan kura yoluyla küçük bir yargıçlar kurulu ayrılır,yıllık armağanları o kurul verirdi.
- İlk trajedi yarışmalarından sonra Atina kentinde komedi yarışmaları düzenlenmeye başlandı. Önceleri bu işe bir gün ayrılırdı. Çeşitli yazarların beş komedisi birbiri ardına oynanırdı. Sonraları her gün trajedilerin arkasından bir de komedi oynamak yoluna gidilirdi.
- Bu iki şenliğin yanı sıra üçüncü bir şenlik daha vardı. Her yıl Aralık ayında Atina’ya bağlı illerde yapılan bu şenliğe KIR DİONYSİA’sı deniyordu. Bu şenlikte yeni yazarlar denenir. Atina kenti içindeki Dionysos törenlerinde armağan kazanmış oyunlar tekrarlanırdı.


İLK DRAMATİK YARIŞMALAR
- İ.Ö. 534 yılında Peisistratos Atina’da ilk tragedya yarışmasını düzenledi.
- Bu yarışmada İkarya’lı Thespis birinci oldu.
* Bu yarışmaya getirdiği yenilik; o zaman kadar alışagelinmiş koroyla söylenen ezgilere bir de solist eklemiş oluyordu.
* Thespis, kendisi korodan ayrı olarak ezgisini söylüyordu ve böylece ilk kez konuşma, tiyatronun ilk oyuncusu doğmuş oldu.
- İlk kadın maskelerini oyuna getiren Koerilios’tu.
* Yarışmalardaki başarısını daha çok satir oyunlarında kazandığı söyleniyordu.
* İyi bir üslubu olduğu söyleniyordu.
* Thespis’ten sonra bu yarışmayı on üç kez kazandığı söyleniyor. Ancak elimize hiçbir oyunu geçmemiştir.
- Satir oyunu türünü bulan; Pratinas’tı. Yazdığı 50 oyundan 32’si satir oyunuydu.
- Bir kadın karakteri ilk kez Frinikos oyuna soktu.
* Kendi döneminde çok saygı duyulan bir yazardı.
* Aristophanes şiirlerini övmüş ama oyun kişilerini ortaya çıkarışını alaya almıştı oyunlarında.
* Kadın karakterler erkek oyuncular tarafından oynanıyordu.


BİR TANRIYA ÜÇ ÇEŞİT OYUN
Yunan tiyatrosunda üç çeşit oyun vardı: Dionysos adına düzenlenen dramatik yarışmalara 3 çeşit oyunla katılırdı yazarlar.
- Yüceltilmiş kahramanlık öyküleri anlatan, kişilerin arasına tanrıları da alabilen trajediler.
- Kahramanlık öykülerini gülünçleştiren , açık saçık hareketlere düşkün bir satir korosu olan satir oyunları (tragedya ile yakından ilintiliydi.)
- Baş karakterleri tanrılar korosu da; teke ayaklı satirlerdi.
- Konularını günlük yaşamdan alan komediler.
Yunan trajedilerinin, satir oyunlarının , komedilerinin hem şarap hem de bereket tanrılarıyla ilgili yanları pek çoktur. Bu üç çeşit oyunda belli zamanlarda yapılan, bütün kenti ilgilendiren dinsel törenler de oynanırdı.
* Her üçünde de sahneleri birbirine bağlayan, sırasında sahneye giren bir koro vardı.
* Üçü de ölçüyle şiir olarak yazılırdı.
* Üçünde de maske kullanılırdı.
* Üçünün de bereket,bolluk,çoğalma düşünceleriyle ilintisi olduğu gerçekti.
Dionysos törenlerinde oyun yerinin ortasında Dionysos heykelinin durduğu biliniyor. Dionysos öyküsünün her yıl ölüp yeşeren doğanın öyküsü, bolluğun, bereketin, doğurganlığın öyküsü olduğu ilk komedilerdeki oyuncuların taktıkları phallusların (erkeklik organı) doğadaki çoğalma gücüyle ilgili olduğu açık.


TRAGEDYA
Yunanca tragoidia’dan gelir.Tragos(keçi) ve oidie(türkü) sözcüklerinin birleşmesiyle “ keçilerin türküsü” anlamında kullanılır. Tragedya türü, tragosların şarkılarından doğdu. Antik Yunan tiyatrosunun tanımını ilk kez İ.Ö. 300 yıllarında Poetika adlı eseriyle Aristoteles yapmıştır. Ona göre; tragedya ahlaki yönden ağırbaşlı,başı ve sonu olan, belli bir uzunluğu bulunan bir hareketin taklidi idi. Tragedyanın ödevi, seyirciye acıma ve korku duyguları aşılayarak “ruhu tutkulardan arıtmaktı”.
Tragedyanın konu kaynağı efsanelerdi. Efsaneler geleneksel bir süsleme sanatı gibi tekrarlanmanın batağına tam düşecekken , dram sanatı bu efsanelere yeni bir soluk getirdi ve geniş bir ufuk açtı, çünkü efsanelerde idealize edilerek ya da süslenerek anlatılan olaylar ve bu olaylar içindeki kahramanlar, dram sanatı yoluyla Atina halkının özelliği ve tavrı oluverdi. Efsaneler yoluyla önemli gerçekler üzerinde duruldu. Grek tragedyasının özellik gösteren düşünce düzeylerinden birisi, bugün bize yabancı kalan, gururlanma günahı ve bu günahın kaçınılmaz cezasıydı. Grekler bu cezayı tanrıça Nemesis’e bağlarlardı. Nemesis, başarıları ve zenginlikleri yüzünden tanrıları unutan insanların kırbacı, onları cezalandıran bir yüce güçtü. Grek seyircisi için hiç bir şey, gurur kadar kahramanın kötü bir duruma düşmesindeki acıya gölge düşüremezdi. Grek tragedya yazarları, oyunlarında tekrar tekrar günah-ceza kavramlarım üzerinde dururlardı. Antik tragedyadaki günah kavramı bugünkünden değişikti, bazen günah hafif olur,unutulurdu; bazen de günahı işleyen cezaya çarptırılan değil, onun babası ya da atası olurdu. Tragedya kahramanları günahlarından dolayı vicdan azabı çekmezlerdi.


GREK TRAGEDYASININ YAPISI
Konuşmalı ve şarkılı bölümlerle kuruludur. Konuşmalı bölümler üçe ayrılır:
* Prolog, yani başlangıç. Koronun ortaya çıkmasından önce söylenen bölümdü. Oyun üzerinde bazı açıklamaların yapıldığı yerdi. Bu bölüm yalnız bir kişi tarafından seyirciye doğru söylenirdi. Bir çeşit anlatıcının bölümü. Bu başlangıç bitince koro oyun alanına girer ve oyun bitinceye kadar kalırdı.
* Epeisodion’lar: Bunlar koronun şarkıları arasındaki bölümlerdi. İ.Ö. V. YY. dan itibaren her oyunda üç epeisodion’un olması bir kural durumuna gelmiştir.
* Eksodos: Tragedyanın bitişiydi. İlk dönemlerde koronun dışarı çıkması sırasında söylenen lirik bir şarkıydı. Bu bölümlerde tragedyanın başı, ortası ve sonu, yani bugünkü terimlerle ,serim bölümü,gelişim
( çatışam,düğüm) bölümü ve çözüm bölümü ortaya çıktı.
Koronun söylediği lirik parçalar iki çeşitti:
Parados: Koronun içeri girerken söylediği şarkılar
Stasima: Epeisodionlar arasında söylenen lirik parçalardı.
Grek tragedyası dinsel bir tören niteliği taşıyordu. Ayrıca bir tiyatro oyunundan çok operaya ya da müzikli oyuna yakındı. Tragedyalardaki dinsel hava seyirciyi etkilerdi.
Antik tragedya ile iki düzeyde gelişirdi seyirci; oyun kişileriyle kişisel duyguya yönelirdi, koro ise bu kişisel duyguyu genelleştirir ve dinsel bir hava içine sokardı. Grek tragedyasının anahtarı, seyircide kişisel duygunun dinsel bir duyguya doğru gelişmesiydi.

ESKİ KOMEDYA
Bu tür İ.Ö. 486 yılında Dionysos adına düzenlenen şenliklerde filizlendi. Yunancada komodia,komos şarkısı anlamına gelir. Komos ise curcuna cümbüştür. Bir çok yerlerde,bağ bozumu şenliklerinde kaba güldürüler oynanırdı. Ayrıca sepetler içinde Dionysos’a adanacak kurbanlar taşınır ve üremeyi, bolluğu simgeleyen heykel büyüklüğünde bir phallus geçit töreninde yer alırdı.
* Komedya, Dionysos’a düzenlenen eğlence ve kutlama törenlerinden doğmuştur.
* Sicilya’da Aiskhylos’un çağdaşı olan Epikarmos ilk komedyaları yazmıştır.
* 2 kişi arasındaki konuşmalara dayanan “mimos ”güldürü türü Sicilya’da ortaya çıktı.
* Komedya insanların coşkun ve gülünç yanlarını dile getirirdi. Komedyada herşey bir karikatür anlayışı içinde ele alınır. Toplumsal , siyasal her türlü olaylar karikatürün çizgilerindeki ekonomi içinde verilirdi.
* Komedya yazarı, herkesi ve herşeyi olaya alacak özgürlüğe sahipti. Taşlanması gerektiğine inandığı herşey onun hedefi olurdu.
* Atina’da devlet, bu özgürlüğü kısıtlamak şöyle dursun bu oyunların oynanması için ödenek ayırırdı. Bunun için de eski komedya türü, Atina demokrasisinin parlak dönemlerinde olgunlaşmış, demokrasi düzeninin gerilemesi ile birlikte o da gerilemiştir.


KOMEDYALARIN YAPISI
* Prologos: Oyunun genel görüntüsünü özetleyen bir sahne vardı, iki oyuncu arasında geçerdi;oyuncular burada oyun başlamadan önceki durumu ve olayların geçeceği çevreyi seyirciye tanıtırlardı.
* Parodos: Giriş şarkısını söyleyen koro oyun alanına çıkardı. Bu koro 24 kişiydi ve tiyatroya her iki yandan on ikişer kişiyle girerlerdi. Tragedya korosundan çok değişikti; giyinişleri abartılmış, gülünç ve hareketleri olağanüstü ayrıca gürültülüydü. Koro oyun biten kadar sahnede kalırdı.
* Agon: Bu sahnede, düşünceleri birbirine karşıt iki oyuncu birbiriyle tartışmaya girer, çatışırlardı. Bu bölümün sonunda tartışmayı yürüten oyunculardan biri üstün çıkardı.
* Parabasis: Oyuncular çıktıktan sonra koro seyircilere doğru ilerler ve onlarla konuşurdu. Bu bölümde yazar koro yoluyla seyirciler arasında oturan kişilerle atışırdı.
* Eksodos: Komedyanın bitiş bölümüydü. Koro şarkısını söyler ve çekilirdi.

ORTA KOMEDYA
Grek komedyasının birinci evresi (eski komedya) ile ikinci evresini (orta komedya) birbirinden kesinlikle ayıran bir sınır yoktur. İ.Ö. 425 ile 330 tarihleri arasındaki süre içinde varolan orta komedya eserlerinde kişisel ve siyasal taşlama hemen hemen yok gibidir. Doğal olarak bu komedya türünde parabasis bölümü bulunmaz. Bu evredeki oyunlarda koro önemini yitirmiştir. Çünkü devlet bu oyunlara artık koroyu besleyecek ödeneği ayıramayacak duruma gelmiştir. Bu dönemde töre komedyasına doğru bir yöneliş başlamıştır. Orta komedyanın en önemli yazarı Antifanes’tir. Kaba çizgili aşk konusunu komedyaya getirmiş olmakla tanınır. Diğer bir önemli yazarı da Aleksis’tir.

YENİ KOMEDYA VE MENANDROS
Yeni Komedya; Büyük İskender zamanında ,aşağı yukarı İ.Ö. 330 tarihlerinde ortaya çıktı ve Makedonyalıların Yunanistan üzerindeki egemenliği boyunca sürdü.
* Bu komedya ile eski komedyada görülen grotesk giysiler kayboldu.
* Eski komedyanın karikatür tipleri ve mitolojik kişileri de yok oldu.
* O dönemde kullanılan günlük giysiler oyunlarda kullanıldı.
* Çok seyrek olarak bazı maskeler kullanıldı, ancak genellikle maskeler de gerçekçi bir görünüş aldı.
* Atina’nın siyasi durumu oyun yazarlarını ortalama vatandaşın günlük sorunlarına, kişisel dertleşmelerine itti. Yöneticileri taşlamak, siyasal alanda herhangi bir düşünceyi ileri sürmek olanaksızdı. Para ve aşk başlıca temalar oluverdi. Aile yaşamı yazarların üzerlerinde durdukları bir konu durumuna geldi.
* Yeni Komedyanın yazarları içinde en belli başlıcaları Filemon,Difilos,Poseidippos, Apollodoros ve özellikle Menandros’tu.

MENANDROS – İ.Ö. 342-292
* Gözlemi ve oyun kişilerini yaratmadaki ustalığı ile övülen Menandros yüzün üzerinde oyun yazmış, sekiz oyunuyla komedyada büyük ödülü kazanmıştır.
* Toplum hayatı ve kültür konularıyla ilgilenmiştir. Yaşadığı şehrin insanları onu çekiyordu, bu insanları o, büyük bir dikkatle inceledi ve oyunlarına getirdi.
* Komedyaları gerçekçi idi.
* Mizahı burjuva seyircisinin gülümsemesi içindi.
* Euripides’ten etkilenmişti. İki önemli noktada onun etkisinde kaldı. Bunlardan biri, koronun geri düzeye atılıp kişileştirmeye verilen önemdi, böylece insan ve insan ilişkileri üzerinde düşünceyi getiren etkili bir tartışma ortamı yaratabiliyordu. İkincisi, Euripides’in insan üstü kahramanlar yerine gerçek insanı; olağanüstü ve ülkücü düşünceler yerine olağan ve yararlı düşünceleri, aşırı duygulu tragedyalar yerine, düşünceyi ön plana lana dramı seçmesi, ondan sonra bir çok yazarı etkilemiştir.
* Menandros oyunlarını, Aristophanes’le karşılaştırdığımızda 4 önemli fark ortaya çıkar.
1. Eski komedyada izlenen parabasis bölümü tamamen ortadan kalktı.
2. Koronun görevi hemen hemen yok oldu.
3. Konuşma örgüsü yine manzum olmakla beraber araya curcunabazların şarkıları ve dansları eklendi.
4. Euripides’in başlattığı prologs ( ön oyun) ya ilk başa ya da 1. sahneden sonra kullanılmak üzere komedyaya sokuldu.
* Herşeyden çok kadın ile erkek arasındaki aşk temasını işledi.
* Oyunlarında, para ve saygıdeğerlilik mutlu son için yeterli şartlardı.
* Yeni komedyanın ahlakçı olduğu söylenemez.
ESERLERİNDEN BAZILARI: Kahraman,Adamcıl, Samoslu Kız Kırık Saçlı Kız, Yargı.
TİYATRO TEKNİĞİ

Koro ve Oyuncu:

* Koro ile oyuncunun gelişimi birbirine paraleldir. Dionysos şenliklerinde Dithyrambos okuyan korolar ellişer kişiydi. İ.Ö. 487 yılında koro on iki kişiye indi. Bunun bir nedeni, bir gösteride dört oyun ( 1 tragedya 1 satir) birden oynanma geleneği olabilir. Ayrıca 50 kişilik bir koro çok masraflı olduğu kadar, kalabalık bir koroyu çalıştırmak da çok zordu.
* Koronun bütün temsil boyunca oyun yerinde kalması gerekiyordu, bu yazarlar için önemli bir sorundu. Koronun sürekli oyunda kalması , seyirciyi inandırıcı bir duruma gelmesi gerekiyordu.
* İlk dönemlerde koronun çeşitli görevleri vardı. Koro, oyundaki acı olaylara ayna tutan, onları yorumlayan bir araçtı. Bir de oyunu 5 bölüme ayırıyordu.
* Oyuncuların usta olmaları ve seslerini çeşitli rollere göre değiştirip ona göre hareket etmeleri gerekiyordu, çünkü bir oyuncu maske takarak çok sayıda oyun kişisini, bu arada kadını da canlandırıyordu.
* Oyuncuların çok güzel şarkı söylemeleri ve gerektiğinde dans edebilmeleri önemliydi.
* Yüzlerindeki ifadeleri değişmeyen maskelerle ifade esnekliğini, inandırıcı hareketleri getirmesi gerekiyordu oyuncunun. Halk, oyuncuları Dionysos’un hizmetkarları sayıyordu. Bu sanatçılar askere alınmazlardı. Ayrı bir yerleri vardı toplumda. Hatta sırasında elçilik göreviyle önemli bir yere gönderilirlerdi.
Kostüm ve Maske:
Tiyatroda kullanılan esas kostüm KİTON’du ; boyundan ayak bileklerine kadar dökülüyordu. Günlük yaşamda giyilen bir kostümdü; ancak tiyatrodaki bu kostüm diğerlerinden birkaç noktada ayrılıyordu.
* Grekler kadınsı görünüşte olabilir korkusuyla kolsuz kiton giyiyorlardı, oysa tiyatrodaki kostümün bileklere kadar uzanan kolları vardı.
* Günlük giyinişte, bele bir kemer konuyordu. Oysa tiyatroda göğsü altından bir kuşak sarılıyordu.
* Günlük yaşamdaki kiton, beyaz ya da düz renkliyken, tiyatro kostümünün üstüne biçimsel süsler ya da hayvan resimleri yapılıyordu, bu süsler de renk renkti.
* Kiton’un üzerine bir pelerin atılırdı,uzunsa HİMATİON, kısaysa KLAMOS adını alırdı. Bunlar da parlak renklerle süslenirdi.
* Renkler simgesel olarak kullanılıyordu.
Koyu renkler acıyı, açık renkler sevinci simgeliyordu. Kraliçeler mor rengin egemen olduğu kostümler giyiyorlardı. Böylece daha ilk başta renklerle oyun kişilerinin karakterleri de ortaya konmuş oluyordu.
* Oyuncular, boylarını yükseltmek için ayaklarına KOTHORNOS adı verilen yüksek tahta nalınlar giyerdi. Bunlara bazı yerlerde embates ya da okribas denirdi. Bu nalınların yüksekliği oyun kişisinin önemine göre alçak olurdu.
* Oyuncunun görünüşünü abartmak için ONKOS denilen maskenin üzerine giyilen bir çeşit peruka ya da baş süsü kullanılırdı. Böylece oyuncunun boyu iki metrenin üstüne çıkardı. İnce uzun olmasınlar diye oyuncular yastıkla genişletilirdi. Bu kostüme KOLPOMA adı verilirdi.
* Tek bir oyuncu maske değiştirerek çeşitli rolleri oynayabiliyordu.
* Maske, oyuncunun yüzünden büyük olduğu için, onbeş –yirmibin kişilik tiyatronun arka sıralarından da görünmeyi sağlıyordu.
* Maskelerin büyük, açık ağzı oyuncunun sesini büyütebileceği bir megafon biçiminde yapılıyordu. Maske ifade kadar sesi de büyütüyordu.
* Maskelerin yapıldığı malzeme,bez, tahta mantardı.
* Tragedyada 30 çeşide varan maske vardı. Orta,yaşlı ve ihtiyar adam maskeleri altı, delikanlı ve genç erkek maskeleri sekiz, uşak maskeleri üç ve kadın maskeleri on bir çeşitti.
* Bunlardan ayrı olarak; tragedya ile komedya da efsane kişilerini göstermek için yapılan özel maskeler kullanılırdı. Boynuzlu Acteon, Kör Fineus,Çok gözlü Argus gibi. Irmakları,saatleri,musikiyi ve öç duygusunu gösteren maskeler de yapılırdı.
* Somation:Komedyada kostümlerin altını doldurup gülünç görüntü vermek.
* Komedya oyuncularının kostümü kısaydı ve arkadan ,önden de doldurulunca yusyuvarlak bir görünüm alırdı. Bacaklarını saran, daracık ( bazen ten renginde ,bazen süslü) bir triko giyerlerdi. Bir de abartılmış phallus takarlardı. Komedya oyuncuları onkos kullanmazlar ama çeşitli maskeler takarlardı. Maskeler komedyada belirli tipleri ortaya çıkarmış ve bu tipler önce Roma komedyasına daha sonra Rönesans’ta, halk tuluat tiyatrolarına kadar etki etmiştir.
SOPHOKLES ( İ.Ö. 497-406) Kolonos köyünde doğdu.
* On altı yaşlarında Pers zaferini kutlayan bir törenin çocuk korosunda şarkı söyleyerek ve arb çalarak sahneye ilk kez adımını attı.
* 28 yaşında, orta yaşlara gelmiş Aiskhilos’un karşısına yarışmacı olarak çıktı ve kazandı.
* Atina devletinin siyasal yaşamında önemli roller oynadı, iki kez devletin en yüksek makamı olan generalliğe atandı.
* Grek tragedya yazarlarının içinde, gerçeği değil, ideali yani olanı değil, olması gerekeni gösteren bir ozan olarak özellik kazanan Sophokles tragedyaya üç oyuncuyu soktu.
* Koroyu on iki kişiden on beş kişiye çıkardı.
* Tragedyaya getirdiği en ilgi çekici yenilik üçleme ve dörtlemelerde oyunların konuları arasındaki bağı kaldırmış olmasıydı.
* Boyalı dekor panoları geliştirdi ve tragedyaya Frigyalıların musikisini getirdi.
* Sophokles ile tragedya olgun sanat biçimini aldı.
* Sophokles geleneksel hikayeleri olduğu gibi uygular, bunları değerler ya da ne kadar gerçekçi oldukları üzerinde durmadan oyunlarına konu yapardı.
* Oyun kişilerini birer karakter yapısı içinde veren ilk yazardı. ( Oyun karakterlerinde izlenen davranışlar, o karakterin kendi karmaşık kişiliklerinden ileri geldiği kadar çevrenin etkisiyle de biçimlenirdi.)
* Sophokles’in korosu:Oyunun dramatik bölümlerini destekleyecek biçimdeydi. Oyunun organik bir parçası olmuştu. Koro kahramanın trajik yolunu daha da yoğunlaştırır ve anlamlandırır biçimde kurulmuştur.
* Ancak artık koro 2. deredeydi. Gerçekçi değildi ama insani en iyi anladığı için inandırıcı anıtlar yarattı.
ESERLERİNDEN BAZILARI: Oidipus Kolonos’ta,Filoktetes Aias,Antigone,Kral Oidipus
AİSKHYLOS ( İ.Ö. 525-456)Eleusis’te doğdu.
* Oyun yazarı olarak iki oyuncuyu getirdi. ( Ancak Aiskhilos’tan önce Mısır’da birden fazla oyuncu kullanmıştır. Grek yazarları bu işi, Mısır’da daha önce yapıldığını bilmeden ortaya çıkarıyorlardı.
* 2. oyuncu ile koronun görevi azaltılarak oyuna bir esneklik sağlanmış oldu.
* Persler, Tebai önünde Yedi Komutan ve zincirine vurulmuş Prometheus’ta 2. oyuncuyu getirmiştir.
* Persler oyununda Darius’un hayali o dönemde bir yenilikti. Tiyatroda ilk hayalet bu oyunda ortaya çıktı ve Aiskhylos’tan sonra gelen yazarlar tarafından sık sık kullanıldı.
* Aiskhylos’un dili ağdalıydı, düşünceleri zor anlaşılabilirdi. Çağdaşları bile onu zor bulurlardı.
* Onun önemi dinsel törenleri dram sanatına yöneltmesiyle ortaya çıkıyordu.
* Din ve Ahlak sorunlarını vurgulayan Aiskhylos’un oyun kişileri kalıplaşmış özelliklerin temsilcileriydi.
( Nefret,Gurur, Kızgınlık gibi...)
* Aiskhylos trajik bir yazardır ama insan yaşamını trajik bulmaz; iyimserdir ve sonunda tanrıların herşeyi düzelteceğine inanır.
* Oyunlarının tümünde dinsel bir tören havası vardır.
* Ele aldığı konulara dolantılar sokmaz.
* Oyun kişileri karakter değil, duyguların ve düşüncelerin temsilcileridir.
ESERLERİNDEN BAZILARI: Yalvaran Kızlar,Persler, Tebai Önünde Yedi Komutan, Zincire Vurulmuş Prometheus, Oresteio dörtlemesi bu dörtlemede bir oyun kayıptır diğerleri ( Aqamemnon,Adak Taşıyanlar, Omenidler)

EURİPİDES ( İ.Ö. 485-406)
* Zamanında çok garip karşılanan büyük bir kütüphaneye, böylece dünyanın ilk tiyatro koleksiyonuna sahipti.
* Felsefe,şiir ve tiyatroya,çok meraklıydı.
* Bireyci eğilimle gelişen kuşkuculuk onda yaratıcı yola yönelmişti.
* Euripides’in çoğu oyunları tragi komedyalardır. Bu yönden onun, insan yaşamını Aiskhylos ve Sophokles’ten daha doğru ve gerçekçi açıdan gördüğü anlaşılır.
* Euripides antik Yunan geleneklerinden yeni gerçekler çıkarmıştır. O zaman kadar olan alışkanlıkları ve töreleri soruşturmaya başlamış, Atina halkının geleneğindeki insanlık dışı düşüncelere karşı durmuştur.
* Geleneğe karşı çıktığı noktalardan biri; Atina devleti içinde kadına verilen değerdi.
* Akılcıdır, mantık yoluyla tartışmalara girer. Bu tartışmaları da doğrudan doğruya seyirciye yöneltir. Mecazi anlamları sevmez.
* Dram sanatına bugünkü anlamında prolog ve epilog bölümlerini getirmiştir.
* Onun düşünce aşamasına oyun yazarları ilk kez Rönesans’ta ulaşmıştır.

ESERLERİNDEN BAZILARI: Herakles’in Çocukları, Hippolitos Hekuba, Andromak, Herakles’in Deliliği, Yalvaran Kızlar ( Oyunun adı Aiskhylos’un oyunu ile aynı ama konusu değil ) , Troyalı Kadınlar, Elektra, Medea



KAYNAKÇA

THOMSON GEORGE, Tragedyanın Kökeni, Çev: Mehmet Hakkı DOĞAN
NUTKU ÖZDEMİR, Dünya Tiyatrosu Tarihi Cilt I
ŞENER SEVDA, Yaşamın Kırılma Noktasında Dram Sanatı
eFsAh çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-03-06, 10:30   #2
Eski Üye
 
Giriş Tarihi: 07-11-2005
Yer: Ankara
Mesajlar: 919
Rep Puanı: 182593
elenorbaiker Rütbe: Sıfırelenorbaiker Rütbe: Sıfırelenorbaiker Rütbe: Sıfırelenorbaiker Rütbe: Sıfırelenorbaiker Rütbe: Sıfırelenorbaiker Rütbe: Sıfırelenorbaiker Rütbe: Sıfırelenorbaiker Rütbe: Sıfırelenorbaiker Rütbe: Sıfırelenorbaiker Rütbe: Sıfırelenorbaiker Rütbe: Sıfır
Rep Gücü: 1886
Varsayılan Cvp: Antik Yunan Tiyatrosu


Bilgilendirdigin için sagol.
elenorbaiker çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-03-06, 10:51   #3
Hızlı Üye
 
Giriş Tarihi: 01-09-2005
Yer: **PAYEMED CEMAATİ**
Yaş: 25
Mesajlar: 1,182
Rep Puanı: 195266
hakan şen Rütbe: Sıfırhakan şen Rütbe: Sıfırhakan şen Rütbe: Sıfırhakan şen Rütbe: Sıfırhakan şen Rütbe: Sıfırhakan şen Rütbe: Sıfırhakan şen Rütbe: Sıfırhakan şen Rütbe: Sıfırhakan şen Rütbe: Sıfırhakan şen Rütbe: Sıfırhakan şen Rütbe: Sıfır
Rep Gücü: 2018
Varsayılan Cvp: Antik Yunan Tiyatrosu


saol eline sağlık
hakan şen çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-03-06, 11:03   #4
Saru mo ki kara ochiru/ İyiniyet Elçisi
 
Giriş Tarihi: 28-05-2005
Mesajlar: 78,659
Rep Puanı: 1682102036
мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10
Rep Gücü: 16821864
Varsayılan Cvp: Antik Yunan Tiyatrosu


bilgiler için teşekkürler ortam
мαηкєη çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-03-06, 14:35   #5
Forum Kıdemlisi
 
Giriş Tarihi: 27-09-2005
Yer: Yalnızlığın Kenarı......
Yaş: 29
Mesajlar: 4,768
Rep Puanı: 46591
ayşe nur Rütbe: Sıfırayşe nur Rütbe: Sıfırayşe nur Rütbe: Sıfırayşe nur Rütbe: Sıfırayşe nur Rütbe: Sıfırayşe nur Rütbe: Sıfırayşe nur Rütbe: Sıfırayşe nur Rütbe: Sıfırayşe nur Rütbe: Sıfırayşe nur Rütbe: Sıfırayşe nur Rütbe: Sıfır
Rep Gücü: 566
Varsayılan Cvp: Antik Yunan Tiyatrosu

paylaşımın için sağol arkadaşım....
ayşe nur çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 23:37
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


(*) www.firmaniz.com Domain, Alan adı tescili sadece 11,95 TL!
Bir başkası almadan hemen alan adınızı tescil ettirin...
(*) SiteBAZ ile Web tasarımı sadece 5,95 TL!
Birkaç dakikada web sitenizi kurup, hemen yeni müşteriler kazanın!
www.ihs.com.tr

ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC

Vize İşlemi | Haberler | Okul Arkadaşım

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz.
Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562