Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Genel Kültür > Kültür
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]

Divan Şairleri ve Şiirleri

Genel Kültür Kategorisinde ve Kültür Forumunda Bulunan Divan Şairleri ve Şiirleri Konusunu Görüntülemektesiniz => Bu konumuzda da , Divan Şairlerini ve Şiirlerini paylaşalım TÜRKÜ Zülfündedir benim baht-ı siyahım Sende kaldı gece gündüz nigâhım İncitirmiş ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 28-11-05, 22:01   #1

Alarm Divan Şairleri ve Şiirleri


Bu konumuzda da , Divan Şairlerini ve Şiirlerini paylaşalım

TÜRKÜ

Zülfündedir benim baht-ı siyahım
Sende kaldı gece gündüz nigâhım
İncitirmiş meğer ki seni âhım
Seni sevdim odur benim günahım

Aşkını saklarım gönlümde nihan
Gizlice gizlice ağlarım heman
El gibi cefadan söylemem figan
Seni sevdim odur benim günahım

Müptelayım senin ahu gözüne
Bakıp bakıp ah ederim yüzüne
Anladım uymuşsun eller sözüne
Seni sevdim odur benim günahım

Keçecizâde İzzet Molla
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-05, 22:02   #2

Varsayılan Cvp: Divan Şairleri ve Şiirleri


AHMED PAŞA

Doğum yeri Edirne. Ama doğum tarihi bilinmiyor. Ciddi bir öğrenim gördü. Bursa’da müderrislik, Edirne’de kadılık yaptı. Fatih Sultan Mehmet’in hocası ve sohbet arkadaşı oldu. Vezirlik rütbesine yükseltildi. Fakat bir kabahati yüzünden Fatih’in emriyle hapsedildi. Ancak yazdığı "kerem" redifli kasidesini Fatih çok beğendi ve kendisini affetti. Bazı sancak beyliklerinde bulundu. İkinci Beyazıt zamanında Bursa sancak beyliğine atandı. 1497’de Bursa’da öldü. XV. yüzyılın en büyük divan ozanıdır. Kendi çağında "şairlerin sultanı" diye anıldığı biliniyor. Gazel ve kasideleriyle dikkat çeker. Şarkı ve murabbada da olgun örneklerini verdi. Dizeleri divan şiirinin söz ve anlam özellikleriyle örülüdür. Farsça ve Arapça’yı ustaca kullanır. Ünü Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırlarını aştı. Kendisinden sonraki divan şairleri Ahmed Paşa’nın birçok şiirine benzetiler yazdı.

GAZEL

Eyâ peri nicesin hoş musun safâca mısın
Gele beri nicesin hoş musun safâca mısın

Şeker dudaklı kamer yüzlü serv boyluların
Semen-beri nicesin hoş musun safâca mısın

Bahâr-ı hüsn ü behada belalı bülbülünün
Gül-i teri nicesin hoş musun safâca mısın

Bizimle bir nefes insanlık eyle soruşalım
Gel ey peri nicesin hoş musun safâca mısın

Sefer kılıp gelir Ahmet ki deye şehrimizin
Güzelleri nicesin hoş musun safâca mısın?

AHMED PAŞA
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-05, 22:04   #3

Varsayılan Cvp: Divan Şairleri ve Şiirleri


BAKÎ

1526'da İstanbul’da doğdu. 1600'de İstanbul'da öldü. Osmanlı Divan Edebiyatı'nda şiire biçim ve içerik açısından birçok yenilik getiren ve yaşarken "Sultanü'ş Şuârâ" (şairler sultanı) unvanını alan şairi. Asıl adı Mahmud Abdülbaki. Fatih Camii müezzinlerinden Mehmed Efendi'nin oğlu. Çocukluğunda bir süre esnaf yanında çıraklık yaptı. Güçlü okuma isteği sonucu medreseye girdi. Zamanının ünlü müderrislerinden Karamanlı Ahmed ve Mehmed efendilerden ders aldı. Birçok ünlü edebiyatçı ile tanıştı. Hocası Mehmed Efendi için yazdığı "Sümbül Kasidesi" ününü artırdı. Dönemin ünlü şairlerinden Zâtî’nin dikkatini çekti. 18-19 yaşlarında ünlü bir şair oldu. Süleymaniye Medresesi'nde Ahmed Şemseddin Efendi'nin derslerine devam etti. 1955'te Nahçıvan seferinden dönen Kanuni Sultan Süleyman'a sunduğu kasideyle saray çevrelerine girmeyi başardı. Kadılık göreviyle Halep'e gönderilen hocası Ahmed Şemseddin Efendi ile Halep'e gitti. 1560'ta İstanbul'a dönüşünde Şeyhülislam Ebussuud Efendi ile tanıştı. Kanuni Sultan Süleyman'ın ölümü üzerine düyduğu üzüntüyü "Kanuni Mersiyesi" ile dile getirdi. 2'nci Selim döneminde Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa'nın korumasına girdi. Saray toplantılarına çağrılmaya başlandı. 3'üncü Murad döneminde de yerini korudu. Süleymaniye Müderrisi oldu. Düşmanlarının bir oyunu ile bir süre gözden düştü. Edirne'ye sürüldü. Medine ve Mekke kadılıkları yaptı. 1581'de İstanbul'a döndü. 1584'te İstanbul Kadısı oldu. 1591'de Rumeli Kazaskerliği görevine getirildi. Şeyhülislam olmak istiyordu ama bu görevi elde edemeden yaşamını yitirdi. Zevke ve eğlenceye düşkün, neşeli, hoş sohbet ve hırslı bir kişiliği vardı. Nükteci ve dedikoducu yapısı yüzünden zaman zaman döneminin önde gelenlerini darıltıp zor durumlara da düştü. Hicviyeleri ile ünlüdür. Özel yaşamındaki özgürlüğüne ve sınırsızlığına rağmen kadılık görevlerinde adalete düşkünlüğü ile dikkat çekti. Mesnevi yazmadı. Başarılı kasideleri de olmasına rağmen gazel şairi olarak tanınır. Dünyanın geçiciliğinden yakınan, okurları aşk ve şarabın tadını çıkarmaya çağıran gazelleriyle ünlendi. Şiirlerinde tasavvufi değil, dünyevi aşka önem verdi. Mersiye, methiye ve fahriyelerinde içten ve abartısız bir anlatım kullandı. Edebiyatta geleneklere bağlı kaldı ama şiir diline yeni bir düzen ve akıcılık getirdi. Nazım tekniğini geliştirdi, birçok büyük şairin "kaçınılmaz" olarak gördüğü nazım kusurlarından kurtulmayı bildi. Çağdaşı şairlere göre daha sade ve anlaşılır bir dil seçti. Biçim açısından kusursuz şiirleri, duygu ve anlam bakımından Fuzûlî'ninkiler kadar derin, Nevî'ninkiler kadar içten bulunmaz. Eserleri, 16'ncı Yüzyıl Osmanlı toplumunun beğenisine uygun, sanat incelikleri ve hayal güzellikleri ile doludur. Duru ve temiz bir İstanbul lehçesinin yanısıra şiirlerinde halk deyimleri ve söyleyişleri de kullandı. Divanı Kanuni Sultan Süleyman döneminde hazırlandı. Ama bu divan bütün şiirlerini kapsamaz. Başında manacaat ve na't bulunmayan divanında 27 kaside, 2 terkib-i bend, 1 terci-i bend, 7 tahmis, 619 gazel, 24 kıta, bir tarih ve 38 müfred yer alır. Çevirileri ve dinsel konularda eserleri de var.

GAZEL

Nedür bu handeler bu işveler bu nâz u istiğnâ
Nedür bu cilveler bu şîveler bu kâmet-i bâlâ

Nedür bu pîç pîç ü çîn çîn ü hâm-be-hâm kâkül
Nedür bu turralar bu halka halka zülf-i müşg-âsâ

Nedür bu ârız u hadd ü nedür bu çeşm ü ebrûlar
Nedür bu hâl-i Hindûlar nedür bu habbetü’s-sevdâ

Miyânun rişte-i cân mı gümiş âyine mi sînen
Binâgûşunla mengûşun gül ile jâledür gûyâ

Vefâ ummaz cefâdan yüz çevürmez Bâki âşıkdur
Niyâz itmek ana cânâ yaraşur sana istiğnâ

BAKÎ
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-05, 22:05   #4

Varsayılan Cvp: Divan Şairleri ve Şiirleri


BAĞDADLI RUHÎ

Doğum tarihi bilinmiyor. Bağdat’ta doğduğu için bu isimle anıldığı sanılıyor. Asıl adı Osman. Babası Bağdat Beylerbeyi Ayas Paşa’nın adamlarından. Babasının Bağdat’ta evlendiği ve Ruhi’nin orada dünyaya geldiği sanılıyor. Şair, gezgin bir derviş değil, Osmanlı Ordusu’nda bir sipahidir. Bağdat Valisi Süleyman paşa, Osman ve Hasan paşaların emrinde çeşitli savaşlara katılmıştır. Divan edebiyatının toplumsal sorun ve olaylarla ilgilenen güçlü bir şairidir. 1605’de Şam’da öldü. Eserleri arasında 17 bendlik hicivli terkib-i bend’i çok ünlüdür.

KASÎDE
(ilk 11 beyit)


Devrden peymne-i mihr ü vefâ eksilmede
Kalb-i ehl-i hâlden zevk u safâ eksilmede

Dem-be-dem yüz tutmada meclis perişân olmağa
Encümenden bâde-i behcet-fezâ eksilmede

Sâz ü söze kalmadı evvelki gibi meylimiz
Ya’ni dilden ârzû başdan hevâ eksilmede

Tab’ı kılmakda gubâr-âlûde cevr-i rûzgâr
Safvet-i âyîne-i âlem-nümâ eksilmede

Çeşm-i pür-nemde safâdan gayrısı urmakda mevc
Gönlümüzde derd ü gamdan mâ-adâ eksilmede

Geçmede vakt-ı şebâb ü gelmede eyyâm-ı şîb
Gitmeden dilden safâ gözden cilâ eksilmede

İyş ü nûşa şevkımiz gitdikçe noksân bulmada
Bezmimizden gün-begün ol meh-likaa eksilmede

Bâdedir gerçi devâ-yı derd ü gam ammâ ne sûd
Devrimizde ehl-i derd artub devâ eksilmede

Ey dirîngaa ekserî halkın cefâ üstündedir
Bu vefâsız dehrden ehl-i vefâ eksilmede

Olmada mihr ü muhabbetden müberrâ hass ü âm
Cem’olub ağyâr ü yâr-ı zî-vefâ eksilmede

Bir gönül eğlencesi yâr isteriz girmez ele
Gam hücum etmekde yâr-ı gam-zedâ eksilmede

BAĞDADLI RUHÎ
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-05, 22:07   #5

Varsayılan Cvp: Divan Şairleri ve Şiirleri

DEHHÂNÎ

XIII. yüzyılda yaşadı. Divan edebiyatının Anadolu’daki ilk temsilcisi olarak kabul edilir. Selçuklu sultanları Birinci ya da Üçüncü Alaattin Keykubat döneminde yaşadığı sanılıyor. Horasan’dan Anadolu’ya geldi. Selçuklu Sarayı’nda uzun yıllar görev yaptı. Selçuklu sultanı Alaattin Keykubat’ın isteğiyle 20 bin beyitlik bir Selçuk Şehnamesi yazdı. Farsça bu eserinin yanısıra ustaca söylenmiş Türkçe gazel ve kasideleri de vardır. Zaten bilinen eserlerinin çoğu gazel ve kaside türündedir. Eserlerinde daha çok dindışı konuları seçti. Yazım tekniği zayıf ama dil bakımından zengin kabul edilir. İlk olarak 1926’da ünlü edebiyatçı Fuad Köprülü Dehhânî ve eserlerini tanıttı. Mecdut Mansuroğlu da 1947’de Dehhânî’nin on şiirini yayımladı.

GAZEL

Acep bu derdümün dermânı yok mu
Yâ bu sabr itmegün oranı yok mu

Yanaram mumlayın başdan ayaga
Nedür bu yanmagun pâyânı yok mu

Güler düşmen benüm agladuguma
Aceb şol kâfirün imânı yok mu

Delipdür cigerümü gamzen oku
Ara yürekde gör peykânı yok mu

Su gibi kanumu topraga kardun
Ne sanursın garîbün kanı yok mu

Cemal-hüsnüne mağrûr olursun
Kemâl-i hüsnünün noksânı yok mu

Begüm Dehhânî’ye ölmezden öndin
Topuna irmegün imkânı yok mu

DEHHÂNÎ
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat