|
|||||||
Komik... Kategorisinde ve Komik şeyler Forumunda Bulunan Birkaç Fıkrada Benden Konusunu Görüntülemektesiniz => Üç Yahudi kardeş annelerinin yaş gününde ona aldıkları hediyeleri birbirilerine anlatarak böbürleniyorlarmış. Birincisi demiş ki: "Ben anneme kocaman bir ev ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 |
|
Banlandı
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Üç Yahudi kardeş annelerinin yaş gününde ona aldıkları hediyeleri
birbirilerine anlatarak böbürleniyorlarmış. Birincisi demiş ki: "Ben anneme kocaman bir ev aldım." İkincisi: "Ben bir Mercedes limuzin aldım ve bir de şoför tuttum." Üçüncüsü: "Benim hediyem hepinizinkinden güzel. Annemin Tevrat'ı okumayı ne kadar sevdiğini ve gözleri iyi görmediği için artık eskisi gibi okuyamadığını biliyorsunuz. Ona bütün Tevrat'ı ezbere bilen büyük kahverengi bir papağan gönderdim. Onu eğitmek için 12 haham 12 yıl boyunca uğraşmış. Tevrat'ı ezberletmişler. Bu papağan için havraya 20 yıl boyunca her yıl 1 milyon dolar bağışlayacağım, ama buna değer. Annem sadece bölümün adını söyleyecek ve papağan ona ezbere okuyacak." Öbür kardeşler, biz niye bunu düşünemedik diyerek hayıflanmışlar ve kıskanmışlarsa da bir şey dememişler. Kısa bir süre sonra anneleri üçüne de birer teşekkür mektubu yazmış. Birinciye: "Abraham, bu ev bana çok büyük geliyor. Tek bir odası yetiyor ama hepsini temizlemek zorunda kalıyorum." İkinciye: "Mişon, yolculuk etmek için çok yaşlıyım, arabayı hiç kullanmıyorum ve şoför çok kaba." Üçüncüye: "Canım Salomon'um, annesini mutlu etmeyi bilen tek evladım sensin. Her şeyin büyük maddi hediyeler olmadığını gösterdin. Gönderdiğin tavuk çok lezzetliydi, teşekkür ederim !" ----------------------------------------------- Uyanığın biri hiç bir şart koşmadan kredi veren ......bank'ı duymuş ve hemen bankaya gitmiş. Banka müdürüne 'ben kredi almak istiyorum' demiş. Banka Müdürü de 'hayhay efendim ne kadar kredi istiyorsunuz?' diye sormuş. uyanık hazır beleş parayı bulmuş, '500 milyar yeter demiş'. Banka müdürü de kasadan parayı çıkarıp torbaya koymuş, uyanık tam torbayı alırken banka müdürü 'fakat' diye seslenmiş. 'Bu parayı alabilmeniz için bir tek şartımız var' demiş. Uyanık 'hani hiç birşey istemiyordunuz?' demiş. bankacı 'evet kefil, senet, ipotek,vs. bunları istemiyoruz. Sadece banka prensibimiz gereğince sizden 2 adet yakın çekim göz resmi, 2 adet de yakın çekim çıplak g.t resmi istiyoruz' demiş. Uyanık şaşırmış bu işe ama para bu ya hemen gitmiş resimleri çektirmiş, banka müdürüne vermiş. Müdür resimleri alıp baktıktan sonra uyanığa dönerek: 'Kusura bakmayın beyefendi, size kredi veremeyiz' demiş. Uyanık şaşırmış, 'neden?' demiş. Banka müdürü : 'Efendim, resimlerde gözüküyor ki sizde bu parayı alacak göz var ama ödeyecek g.t yok!' ----------------------------------------------- Adamın karısı gece yarısı doğum yapmıştı. Sabah ilk iş hastaneye telefon edip durumları sormak oldu. - Alo orası doğum servisi mi? - Evet efendim. - Servis şefi ile görüşebilirmiyim? Tam o sırada hatlarda bir karışıklık olur ve müşterisiyle konuşan bir otomobil tamircisi hatta girer. Cazır cuzurt Parazit sesleri ve hat düzeliyor. - Alo.... alo sesim geliyormu ? - Evet devam edin. - Sesim şimdi daha iyi herhalde, sizinkide öyle. - Merak edilecek bir şey yok, burada herşey yolunda, onu iki gün içinde evinize yollarız. - Demek her şey normal...? - Aslında ne kadar zorluk çektiğimizi bilemezsiniz. Her tarafını elden geçirdik. İşe yaramaz hale gelen yerlerini değiştirdik. İki gün sonra da yeniden kullanmaya başlayabilirsiniz. - Nasıl yeniden kullanabilirim anlamadım? - Hiç merak etmeyin, sonuçtan memnun kalacaksınız. Giriş deliğini daralttık, çok fazla genişlemişti. Her halde çok zorluluyordunuz? - Fakat !!!! - Yooo hayır itiraz etmeyin, zorlandığınız belli.. Sık sık yağlasanız iyi olur. Bu arada çıkış deliğini de açtık. Biraz tıkanmıştı da. - Çıkış deliği mı ?.... - Hani gaz çıkan deliği. O kadar iyi açıldı ki şimdi gaz çıkarırken sesini dinlemek bir zevk. - Ne dediniz ? - Dediğim gibi herşey yolunda...Emin olmak için dün akşam bizzat kendim denedim. Herşey o kadar iyiydi ki zevkten mesut oldum. Bu sabah yedi kişi birden çıktık üstüne bana mısın demedi. Artık öyle hızlı ki hiç sormayın çok memnun kalacaksınız... ----------------------------------------------- Temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı..Pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı.. Bir gün karısına "Paraları mezara götürecek halimiz yok. Kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim" dedi.."Bizim oradaki hemşerilerle konuştum... Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya'ya gideceğiz. Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar..."Temel, neyi var, neyin yok sattı. Paralarını dolara çevirdi. Bir milyon doları olmuştu. Karısını yanına aldı. Uçağa bindi.. Los Angeles'e uçtular birgün... Uçsuz bucaksız Nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi. Las Vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar. Uçak şirketi görevlileri" Buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız. Yalnız bu kentin Las Vegas olduğunu unutmayın. Kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza.." derler.. "Kumar mı" dedi, Temel, karısına.."Kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı... Allah göstermesin.." Ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı. Arkası çorap söküğü gibi geldi.Temel herşeyini rulet masasında biraktı. Rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti. Hızla tuvalete koştu. Tuvalet kapıları otomatikti. 25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu. Oysa Temel'de metelik kalmamıştı. Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı.. Bu konularda deneyimliydi. Temelin başına gelenleri anlamıştı. Temel"çok iyi bir insansınız. Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım. Bana lütfen kartınızı verin. Bu borcumu da size ödeyeceğim" dedi. Kartı aldı, cebine attı.. Tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu. İçeri girdi, rahatladı..Çıktı..Elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, Tek Kollu Canavar çıktı.Parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ...Alet boşaldı adeta.. Temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı. Bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü..Gerisi peri masalı.. İki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu. İki ay sonra yeni Kalifornıyalı Temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti. Elinden gelen tek iş pastacılıktı.Parası da vardı. Bir pastane açtı. Pastaları öylesine tutuldu ki, önce Los Angele'e, sonra Kaliforniya'ya, sonrada tüm Amerika'ya yayıldı,Temel Pastaneleri... Bir kaç yıl sonra, Temel, Amerika'nın en zengin adamları arasına girdi. Temel Pastaneleri'nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi. Şirketin en gözde elemanları ile, ünlü konuklar bir araya geldiler. Temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı.. Tüm başına gelenleri anlattı.. "Bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse Amerika'daki her taşın altına bakacağım.." Şirketin genel müdürü sordu: "Ama Temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz... Adı, adresi sizde olmalı zaten.." "Bana 25 sent veren umurumda değil" dedi temel.. "Ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!.." ----------------------------------------------- rafik memurlari bir gün, trafik kontrolü yapiyorlarmis. Karsidan gelen Temel ile Fadime’yi gören komiser hemen arabayi durdurmus. Ikisini de emniyetkemeri takilmis görünce, - Ya beyefendi bu gün yaptigimiz kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden size 500 milyon ödül veriyoruz der. "Ama merak ettik bu parayla ne yapacaksiniz. Temel sevinçle - "Ne yapacagim hemen gidip kendime bir ehliyet alacagum der. Komiser saskin saskin - "Ne ehliyetiniz yok mu der, Fadime olayi toparlamak için, kusura bakmayin memur bey temel içince ne dedigini bilmez” der. Komiser daha da saskinlikla - "Ne bir de içkili misiniz diye haykirir. Arkadan yasli adam öne atilir ve - "Ben demis idum çalinti arabayla yola çikmayalum basumuza bi is gelir diye. Komiser neye ugradigini sasirmisken, bagajdan atlayan Idruste kosa kosa gelerek - "Ne oldi geçtuk mi siniri"der. ----------------------------------------------- 3 astranot uzaya gidecek.Bunlardan biri alman biri ingiliz biride bizim temel.Bunlar yıllarca gelmiyecekleri için en önemli ihtiyaclarını sorarlar.Alman bana sarışın,esmer,kumral hatun der.İngiliz bana bol bol içki der.Bizim temel baaa bol bol cigara der.Neyse istekler temin edilip uzaya fırlatılıyorlar.3 astronot aradan yıllar geçiyor geri dönüyorlar.Tabi aileler merakla bekliyor.Önce alman iniyor dalyan gibi alman olmuş iğne iplik.Sonra ingiliz iniyor adam zil zorna sarhoş.Tabiki sıra temele geliyor.Temel kapıda görünür görünmez bi fırlıyor agzında cigarayla: -"Allahını seven baaa ateş versuuun" ----------------------------------------------- Bir gün temel askere gidecekmiş ve bir kedisi varmış. Temel bu kediyi çok ama çok seviyomuş. Giderken dursun a demiş ki "ben askerdeyken bu kediye ne olursa bana mektup yaz" demiş. Temel askere gitmiş aradan bir hafta geçmiş, mektupta şöyle diyor: "temel kedin dama çıktı, damdan ayağı kaydı, düştü, ve öldü" Temel'in cevabı: "ula şerefsuz insan alıştıra alıştıra söyle çok üzüldüm, bidaha böyle bişey olursa alıştıra alıştıra yaz" Bir hafta sonra dursun'dan yine mektup gelir; "Temel, anan dama çıktı!" ----------------------------------------------- Bizim Temel, bir tv kanalinda yarismaya katilir. Kazandigi parayi eksik verirler. Temel sebebini sorar. E, oyle vergi kesiyoruz" cevabini alir. Bunun uzerine Temel, avukata basvurur. Avakut ona Televizyonu mahkemeye ver der. Aradan zaman gecer avukat yolda Temeli gorur, ona sorar. Ula televizyonu mahkemeye verdin mi ? Temel cevaplar. Verdim ama ertesi cün keri ketirdim oni... Insan yine de televizyonsuz yapamayi! sonradan geri aldımm onu ----------------------------------------------- Renkli kişiliği ve düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe öğretmeni, sınav yapacağı gün öğrencilere, önce kâğıt ve kalemlerini hazırlamalarını söyledi, sonra da sandalyesini kaldırıp masanın üzerine koydu. Sonra: "Sınav sorumu soruyorum" dedi. "Bu sandalyenin var olmadığını kanıtlayınız." Sıfırcı felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okuduktan sonra, bu konudaki ününe gölge düşüreceğini bilmesine rağmen, hayatında ilk kez bir öğrencisine yüz üzerinden yüz vermek zorunda kaldı. Öğrencinin sınav kâğıdında yalnızca şu iki sözcük yer alıyordu: - Hangi sandalyenin? ----------------------------------------------- Bir keresinde, Hoca Aksehir'de ki mahkemeye kadi tayin edilir. Bir gun bir adam kosarak mahkemeye gelir ve Hoca'ya: -Farzedelim iki inek mera da dovustu ve biri oldu, Hoca Efendi. Oldurenin sahibi sorumlu tutulacakmidir? Adamin hilekar gozlerini farkeden Hoca dikkatliydi. -Yerine gore, der, hukum vermeden. -Karar vermene yardimci olabilir, Hoca Efendi. Senin inek benimkini oldurdu!. -Bu halde, genel olarak bilindigi gibi inekler hayvandir. Hayvanlara sebep baglanmadigindan dolayi, kesinlikle sorumsuzlardir. Bu yuzden de, sahibi sorumlu tutulamaz! -Ozur dilerim, Hoca Efendi, dilim surctu. Benim inek seninkini oldurdu demek istemistim! Bu haber uzerine, Hoca'nin kani beynine sicrar. Sakalini ceker, kalkar ve yeniden oturur. -Bu ilk dusundugumden daha karmasik bir durum, der. Memurlugunun tum agirbasliligiyla katibine doner ve ekler "yaninda ki rafta duran kara kapli kitabi ver bakayim!" ----------------------------------------------- Sınıfta öğretmen uyuklayan öğrencisine sormuş, "Roma'yı kim yaktı oğlum?" Çocuk "Hocam ben yakmadım diye ağlamaya başlamış. Öğretmen sinirlenip sınıftan hızla çıkmış. Karşısına edebiyat öğretmeni çıkmış:"Ne oldu Hocam neye sinirlendin demiş." "Bir çocuğa Roma'yı kim yaktı dedim, ben yakmadım diye ağlamaya başladı." Edebiyat Öğretmeni: "Boş ver hocam bunlar yaparlar yaparlar yapmadım derler." Öğretmen iyice sinirlenmiş.Bu sefer karşısında Müdürü bulmuş. Hocam ne oldu." Hiç sorma hocam sınıfta çocuğun birine sordum Roma'yı kim yaktı diye, çocuk ben yakmadım diye başladı ağlamaya" "Tamam hocam niye sinirleniyorsun ben şimdi bir kağıt yazıp kimin yaktığını bulurum zararı da tahsil ettiririm." ----------------------------------------------- Hoca aksamleyin eve dogru yururken, baklava seven bir koyluyle karsilasir. -Hoca, kisa bir sure once bir adam buyuk bir tepsi baklava goturuyordu... -Beni ilgilendirmez! -Fakat adam tepsiyi sizin eve goturuyordu. -O zaman seni ilgilendirmez! ----------------------------------------------- Bir gün padişah Nasreddin Hoca' ya sormuş. Hocam ben ölünce cennete mi gideceğim yoksa cehenneme mi, söyle bakayım? demiş. Hoca padişahtan korkmadan : -Cehenneme gidersiniz padişahım? demiş. Padişahın sinirden sakalları titremiş. Bu durumu gören Hoca : -Kızmayın padişahım ben aslında size cennete gidersiniz diyecektim fakat sizin cellatlarınızın kılıçlarıyla ölen suçsuz kişilerden cennet dolup taşmış.Bu yüzden cennete sığmazsınız diye cehenneme gidersiniz dedim, demiş. ----------------------------------------------- Bir gün Temel balığa çıkar.İyi bir avdan sonra bir tekne balık tutar.Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar. Temel dua etmeye başlar.Tanrım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere dağıtacağım der içinden. Hava bir zaman sonra düzelir.Temel evine dönmeye başlar.Bir tarafdanda balıklara bakar ve içinden bu balıklar fazla yarısını dağıtsam olur der.Biraz daha sonra balıklara tekrar bakar ve bu balıkların yarısıda çok fazla, ben bunların çeyreğini dağıtsam olur der. Biraz daha zaman geçer Temel tekrar balıklara bakar.Tam o sırada hava tekrar bozulur.Temel kafasını gökyüzüne diker ve şöyle der: -Haçen sende şakadan heç anlamiyesun... ----------------------------------------------- Bölük komutani Ali okulu nu denetliyordu. Hasan'a sordu: - Oglum, dünya kac parcadir? - Bes parcadir komutanim. - Say bakalim. - Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya. - Sen nerelisin? - Kayseriliyim, komutanim. - Su haritada Kayseri'yi göster bakalim. Hasan Kastamonu'yu isaret edince: - Oglum, orasi Kastamonu. - Kayseri'nin bir mahallesi sayilir, komutanim. ----------------------------------------------- bir gün bir adam,elinde bir mektup, Der ki hocayı tutup "Hocam zahmet ya sana, Şu mektubu bir okusana Açar bakarki hoca Mektup baştan sona arapça Şöyle bir iki evirir çevirir Söktüremez çaresiz geri verir Der ki başkasına okut bunu sen Adam şaşırır: neden "Türkçe değil bu mektup okuyamam Yine anlamaz adam Hocanın okuması yok zanneder "Ayıp hoca!ayıp."der. "Benden utanmıyorsan şundan utan Şu başındaki koca kavuğundan!" Hoca,kavuğunu çıkarıp uzatır Sonra,"mademki der,iş kavuktadır; Haydi benim düdüğüm ,giyde şunu; Kendin oku bakalım mektubunu." ----------------------------------------- Küçük Kayseriliye hocasi sormus : - Alti kere alti? - Otuz dokuz. - Otur, sifir. Arkadasi sorar : - Bildigin halde neden otuz dokuz dedin? - Pazarlik edecektim, anlamadi... -------------------------------------------------------------------------- Bir Amerikali ile Japon safari'ye çıkmışlar. Her ikisi de son teknolojik silahlarıda birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış. Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş : -Ne o, aslandan hizlı mı koşacaksın ? -Yoo, senden hızlı koşsam yeter. -------------------------------------------------------------------------- Cocuk dedesine sormus: - Dede, nenem ile kac yildir evlisiniz? - 40 yildir evlat.demis dede. - Peki ama dede, ben sizi hic kavga ederken gormedim bunun sirri nedir? - Otur evlat anlatayim. Evlat biz ninen ile evlendigimizde elde avucta bir sey yok, kimsemde yoktu. Ben neneni bizden oldukca uzaktaki koyden aldim, nikahimiz kiyildi, benim at arabasina nenenin uc bes esyasini attik ve bizim koyun yolunu tuttuk. Yolda benim atin ayagi surctu ve tokezledi. Ben "Bu bir" dedim. Devam ederken bir daha tokezledi, ben yine "Bu iki" dedim. Koye de daha epey yolumuz vardi, bizim atin ayagi bir daha tokezleyince "Bu uc" dedim ve cektim belimden pistovu, ati orada vurdum. Ben ati vurunca nenen basladi bana soylenmeye. "Biz simdi nasil gidicez, niye durup dururken ati vurdun. Sende hic akil yok mu. Bu esyalari nasil goturucegiz" Ben de dondum nenene "bu bir" dedim. O gun bugundur, gul gibi gecinip gidiyoruz. --------------------------------------- Adamın biri yeni aldığı arabasıyla otobana çıkmış, arabasını deniyor. Yol boyunca tabelalar görüyor. "YAVAŞLA 50 km" Hızını 50 km/s'ye düşürüyor. "YAVAŞLA 40 km" Hızını 40 km/s'ye düşürüyor. "YAVAŞLA 30 km" Hızını 30 km/s'ye düşürüyor. "YAVAŞLA 20 km" Hızını 20 km/s'ye düşürüyor. "YAVAŞLA 10 km" Hızını 10 km/s'ye düşürüyor. Ardından bir tabela daha "YAVAŞLA'ya HOŞ GELDİNİZ --------------------------------------- Adamın biri paraşüt almak için bir dükkana girer ve satıcıyla konuşmaya başlar: "Efendim, paraşüt açılmazsa ne olacak?" Satıcı: "Olur mu beyefendi yedeği var onu açarsınız" Müşteri: "Peki ya o da açılmazsa?" Satıcı: "Ürünlerimiz garantilidir, getirin değiştiririz" --------------------------------------- 3 HAFTA Adamın biri son durumunu sormak için doktoruna gider. Doktor dosyaları inceler ve kötü haberi verir: "Efendim, sizin 3 haftalık ömrünüz kalmış, vee" Hasta: "Evet devam edin" Doktor: "3 haftadır da sizi arıyoruz" ÖPÜCÜKLE ÖDEME Anne ile kızı bir tuhafiyeye giderler. Birkaç ürün aldıktan sonra hesabı ödemek için kasaya giderler. Kasadaki adam kızdan çok hoşlanır ve "Borcumuz ne kadar" diyen kıza "İki öpücük" der. Kız da "Anne bir zahmet borcumuzu ödeyiver" der. FARKLI TEDAVİ Genç bir bayan annesiyle birlikte doktora gitmiş ve hastalık belirtilerini anlatmış. Doktor: "Soyunun da bir bakalım" demiş. Genç bayan ise: "Hasta olan ben değilim, annem" demiş. Doktor ise: "Ha öylemi o halde şu ilaçları kullansın geçer" demiş. LASTİK DEĞİŞİMİ Adamın biri yolda ilerlerken bir bayanı arabasının lastiği patlamış bir şekilde görür ve yardım etmek için durur. Uğraşır uğraşır ama bijonları bir türlü sökemez. Sonra kadın bijon anahtarını alır ve hepsini takır takır söker. Adam ise şaşkınlıkla: "Aaa nasıl yaptınız?" der. Kadın ise kalın bir sesle: "Ayy beni Merter E5'te bulabilirsin" der. --------------------------------------- Temel'in mahkemede kimlik tespiti yapılmaktadır... - Nerede oturuyorsunuz? - Kardeşimle birlikte... - Kardeşin nerede oturuyor? - Babamla birlikte... Yargıç öfkelenir... - Be adam, peki baban nerede oturuyor? Temel çaresizlikten ellerini açar: - Sayın yargıç, lafımı anlatamadım galiba: Biz hep birlikte oturuyoruz!... -------------------------------------------------------------------------- Adam, karısının kedisinden nefret etmektedir. kadın evde yokken, arabaya attığı gibi uzak bir mahalleye bırakır hayvanı eve geri gelir bakar bizimki kanepenin üzerinde mışıl mışıl uyuyor.. ertesi hafta daha uzağa bırakır. geri gelir bizimki gene kanepenin üzerinde!.. en sonunda alır hayvanı gider,gider,gider.. akşam evde telefon çalar..karısı telefonu açar. karşısında kocası. -Alo? Necla kedi evde mi? -Evdeee.. -Versene şunu bana... kayboldum bana yolu tarif etsin.. ---------------------------- Bir mecliste konuşulurken, Amerikalı : -biz mars'a gideceğiz, demiş. Alman : -biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş. Fransız : -atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş. Bizim karadenizli de onlardan geri kalmamak için : -biz de güneşe gideceğiz, demiş. -güneşe gidemezsiniz, demişler. güneş yakar. Karadenizli gülümsemiş : -o kadar da enayi değiliz, tabi, demiş. akşam serinliğinde gideceğiz -------------------------------------------------------------------------- İki rahibe varmış, biri matematikçi, biri mantıklı... Bunlar bir akşam karanlıkta kiliseye dönerlerken matematikçi rahibe, mantıklı olanına dönerek, “yaklaşık 20 dakikadır bir adam bizi takip ediyor ve gittikçe yaklaşıyor şu anda aradaki mesafe 50 metre” der. Bunun üzerine mantıklı rahibe bunun tek mantıklı açıklaması olabileceğini ve adamın kendilerine tecavüz edeceğini ve daha hızlı yürümeleri gerektiğini belirtir. Rahibeler daha hızlı yürümeye başlarlar. 2 dakika sonra matematikçi rahibe: “Adam da hızlandı ve aradaki mesafeyi kapatıyor, şu anda 30 metre arkamızda... O zaman mantık olarak koşmamız gerekir.” Rahibeler koşmaya başlar ve 3 dakika sonra matematikçi rahibe: “O da koşuyor ve arayı kapatıyor. Şu anda mesafe 10 metre... O zaman mantık olarak bizi yakalayacak. Birimiz sağa, diğerimiz sola saparak kiliseye ulaşmaya çalışalım. En az birimiz kurtulur.” Ve matematikçi sağa doğru, mantıklı sola doğru koşmaya başlar. Matematikçi 20 dakika sonra kiliseye ulaşır ve telaş içinde beklemeye başlar. Aradan 40 dakika geçtikten sonra mantıklı rahibe gelir. “Matematikçi sorar; Ne oldu ne yaptın?” “Adam beni takip etti. Artık mesafe üç-beş adıma kadar azalmıştı, mantık olarak daha fazla koşmanın anlamı yoktu...” “Eeee?” “Mantık olarak ben durdum, adam da durdu.” “Sonra...” “Mantık olarak ben eteğimi kaldırdım, o da pantolonunu indirdi.” “Peki daha sonra?” “Daha sonra ne olacak. Eteğini kaldırmış bir rahibe, pantolonunu indirmiş bir adamdan DAHA HIZLI KOŞAR!” Beyler Eğer Beğendiyseniz Replerinizi Eksik Etmeyiniz
|
|
|
|
|
|
#2 |
![]() ![]() Giriş Tarihi: 28-05-2005
Mesajlar: 78,659
Rep Puanı: 1682102036
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
teşekkürler, duyduğum fıkralar
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Onursal Üye
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 23-05-2006
Yer: le BiR OLdU HaYaLLeRiM
Mesajlar: 1,803
Rep Puanı: 21529378
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
sağol paylaşım için.
|
|
|
|
|
|
#4 |
![]() ![]() Giriş Tarihi: 22-08-2005
Yer: Güzel Denizli'm.. (:
Mesajlar: 24,862
Rep Puanı: 98887022
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
güsel fıkralar..saolasın!!
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Geçerken Uğradım
![]() ![]() Giriş Tarihi: 20-09-2006
Yer: li Plâka
Yaş: 24
Mesajlar: 70
Rep Puanı: 4583
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
sağol paylaşım için
|
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
|
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Vize İşlemi | Haberler | Okul Arkadaşım Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir. |