|
|||||||
Komik... Kategorisinde ve Komik şeyler Forumunda Bulunan ***Komik Şiirler*** Çoook Uzun Sürecek Bir Konu :) 12-08-06 Konusunu Görüntülemektesiniz => Aynı Konu Aşk Doktoru Amatör Aşk Şiirlerinde Var Ama Orası İle Alakası Olmadığı İçin Buraya Yeni Konu Açıyorum. Ayrıca Orada ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 |
|
Orda bir köy var uzakta..
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 17-08-2005
Yer: le bir Karizma'
Yaş: 22
Mesajlar: 1,340
Blog Mesajları: 1
Rep Puanı: 142129670
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Aynı Konu Aşk Doktoru Amatör Aşk Şiirlerinde Var Ama Orası İle Alakası Olmadığı İçin Buraya Yeni Konu Açıyorum. Ayrıca Orada Olanları buraya Eklemiyorum Uzun Bir Konu Olacak .
Diğer Konunun Linki: http://www.frmtr.com/gonul-pinari-sairlerden-siirler/171529-komik-siirler-siz-de-baska-biliyorsaniz-yazin.html Bizi digital ortamlarda vurdular... Bizi dijital ortamlarda vurdular, Orta malı oldu tüm umutlar, Klavye tuşlarından ekrana zıplar, 40 GigaByte'lik ölümsüz aşklar... Yaşananları Ctrl+S ile kaydedip, Ctrl+Z ile geri yaşıyorum. Ben sevdamı download edip masaüstüne alıyorum. En çokta ekranı kapladığın o anı özlüyorum. İtalik yürüyüşlüm, Bold bakışlı sevgilim. Öyle bir halt yedim ki, sakın affetme beni. Simge durumuna küçült, saatlerce beklet beni, Tüm sistemlerimi çökert, Zip'le sıkıştır ve parçala beni, Alt+F4 ile kapat, Shift ile değiştir beni, Manzaralı mousepad'inde saatlerce gezdir beni, Yeni bir pencere açalım ve unutalım herşeyi. Geri Dönüşüm Kutusu'na gönderelim maziyi, Kısayol oluştur, fazla bekletme beni... En çokta Flash animasyonlu o halini özlüyorum. PC görünüşlü, Macintosh duruşlu sevdiceğim, Kalpten kalbe Bağlantım bağlantısı yapılır. Kapanır kapılar, Ağa Oturum açılır. Sevdamız monitöre saniyelerle yazılır. Disconnect olursam beni yine arar mısın? Masaüstü'nde bulamazsan Belgelerim'e bakar mısın? Yokluğunda erişim paketi teselli olmasa da, Değişiklikleri kaydedip, yeniden bağlanır mısın? Bütün programlar bu aşka hata verse de, Kes, Kopyala, Yapıştır ile taşıyorum sevgini, 56K'lik modemim benim, hadi hızlandır beni, Tüm virüslere meydan okur bu sevgi, Pentium III'üm benim, hadi uçur beni, Enter'a ulaştır, Delete'den çek elini, En çokta formatladığım o halini özlüyorum. 40x sürücülü, 700 MHz 'li sevdiceğim benim... Bizi dijital ortamlarda vurdular, Orta malı oldu tüm umutlar, Klavye tuşlarından ekrana zıplar, 40 GigaByte'lik ölümsüz aşklar... Hortumlanan Halk Marşı Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak. O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak, Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak. Çalma kurban olayım hepsini, ey hırslı çakal Gariban halkımada bir pul, bırakacak kadar al Olmaz sana götürdğün paralar sonra helal Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemal Ben ezelden beri aç yaşadım, aç yaşarım Hangi hükümet beni kurtaracakmış? Şaşarım Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım Yırtsam da birtarafımı, hiç görülmez başarım. Bizimkisi serin bir aşk hikayesi Ne güzeldi diil mi yaşadıklarımız, ne güzeldi... Artık ne sen, ne de ben bulamayız o günleri. Bazen düşünüyorum da... Bende de kazmalık vardı galiba, diyorum. İkimiz de kıymetini bilemedik gençliğimizin. Hatırlar mısın, akşam olur pijamalarımızı giyerdik. Sen kokunu sürerdin... Oda mahvolurdu, adeta içinde yüzerdin çünkü. Olmadık şeylere güler, durup-dururken ağlardık. Görenler deli sanırdı, sanırsam. Güzel havalarda sokaklara çıkardık. Ama hep yağmura yakalanır, sıçana dönerdik. Bir de kar yağınca kartopu oynardık seninle. Topların içine hep taş koyardın, atardın. Sen, iskambil kağıtlarından fal bakardın. İstediğin çıkmadığında sövüp kalaylardın, ağzın bozuktu biraz:-)Çok kızardın sigara içtiğime Ve içkime karışırdın, oklavayla karşılardın beni eve sarhoş geldiğimde. Az dayağını yemedim. Arasıra rejim yapardın, ama ihtiyacın vardı. Hükümet gibi karıydın ********im. Komşunun çocukları vardı, bizim oğlanın kafasını yarmışlardı:-) Beraber çocuk bahçesine giderdiniz. Ben televizyonda maça bakardım. Ne işim var çocuk parkında. Arasıra arkadaşlar gelir poker oynardık. Ben hile yapardım, sen yardım ederdin. Benim askerde yediğim dayak hikayeleri... Senin Anderson'dan hikayelerin hiç bitmezdi.. İlk tanıştığımız günü hatırlar, gülerdik. Sen bana, üstümde ne vardı diye sorardın. Ben de, '40 sene geçti, ne bilim ben?' derdim Sen kızınca ben de sallamaya başlardım. Çingene pembesi bi kazak, ördek yeşili bi etek, beyaz çoraplar, mor pabuçların.... Güzel bir bahar akşamı sinemada karşılaşmıştık. İkimiz de önümüze bakmamıştık. Özellikle ben, güneş gözlüklerimin ardından kızları kesiyordum. Çarpıştık önce, sen,'ÇÜŞŞŞ AYI' dedin. Sonra ben 'Güzel olduğunuz kadar küstahsınız da! dedim. Sen hemen yavşadın, göz-göze geldik ve başladık, film gibi yani.. Sonra ayrıldık. İSTİKBAL MARŞI Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yasayacak. O benim milletimin hırsızıdır,yurdu soyacak, Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak. Çalma kurban olayım hepsini, ey hırslı çakal Gariban halkıma da bir pul, bırakacak kadar al Olmaz sonra götürdüğün paralar sana helal Hakkini vermezsen buradaki ortaklarının behemal Ben ezelden beridir aç yaşadım, aç yaşarım Hangi hükümet beni kurtaracakmış? Şaşarım Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne tasarım Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez basarim. Mali krizler, yoluna örmüşse çelik zırhlı duvar, Benim cağız, ceğiz diyen bir hükümetim var Bağırsın korkma, nasıl isimize burnunu sokar IMF denen tek dişi kalmış canavar. Arkadaş, Meclise namusuyla çalışanları uğratma sakin İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın Gelecektir, belanı vereceği günler Hakkin Kim bilir belki yarin, belki yarinden de yakın. Yaktığın yerleri orman diyerek geçme, tanı Çalışanı isten at, doldur kadroya yatanı Gözleri açık yatır seni kurtaran ATANI satılmadık o kaldı, durma satıver gitsin vatanı. Sermaye mutlu olsun, olsa da cevre feda Semizletin Apo'yu, mezarında donsun şüheda Uydurma kanunlarla Meclisten getirin seda On bin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda. Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli? Yediğiniz herzelere başka ne demeli? Oyuverin altını, iyice sallansın temeli Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli.... O zaman durur belki gözümden akan yaşım O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım O zaman boşa gitmez yıllar suren uğraşım HESABINI VERİP DE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDEŞİM... Dalgalanın sizde dolar gibi simdi ey suçlular Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar Hakkidir Garip yasamış vatandaşın da gülmek Hakkidir ezilmiş milletimin aydınlık bir istikbal.... Seni ele sevirem ki... Seni ele sevirem ki... Diyacahsan ki niye ? Ne bilim işde ele ! Seni görende bir hoş olir, ölir, ölir, ölirem... Ahşam olir, davar, nahır, mal gelir, Komlar, ahırlar dolir. Sayiram, sayiram biri esgik. Bi daha sayiram, Bir de bahiram ki tamam. Ama üzülirem; Diyacahsan ki niye? Bennam işde ele! Yassi olir,sekide eymek yiyece am. Civil lavaşi dürüm edir, tam kıtliram, Sen ahlıma gelirsen, bo azimda dügümlenir, yiyemirem. Gene diyirsen ki niye? İşde ele... Anam örtileri serir... Gendi gendimi yiyirem. O da gidir, külli biçare galiram. Gözlerim süzülir, uyuyaca ım uyiyamiram. Gafam garişir, yüregim sıhişir, yatamiram. Gene diyirsen niye..? İşde ele... Guşlu a do ri daliram, Hayal, hülya görirem, sanki yanımdasan. Sevinir, sevinir bir hoş oliram, Bir de ayıliram ki, yastı a sarılmışam. Diyacaksan ki niye? Amaaan, işde ele! Sabah olir, horozlar ötir, gün do ir... Gahiram tavuhlara, culuhlara yem verirem... Culuhlari dutir dutir öpirem. Onlari bile sene benzedirem. Saggın deme niye? Ne bilim işde ele! Gün gibi gelir, ay gibi gidirsen. Beni yiye yiye bitirirsen. Hep ömrümden götirirsen. Seni sevdigimi de coh ey bilirsen. Diyirsen ki niye? Bilirsen işde ele! Babam beni gapiya goymir diyirsen. Ey helt yiyirsen. Gomşulara, emin, bibin, ezen gile gidirsen... Medem ele çıh cama, tırhıca gel! Yüzün görim, bu da bene yeter. Saggın deme niye? İşde ele... Buluşunca Bolvadinlim sohbette ve sözde Sesini duyuruyor ülkemde, oluyor gözde. Kendine özgü ifadeler çıkınca özde, Dinleyin "Bolvadin Ağzını" ne derler bizde. Ağır başlıya hökelek, şaşkına epesek, Kıpır kıpır olana büngüldek derler bizde. Biraz toplucaya dobili, esmere kulli, Kendine hiç bakmayana sifli derler bizde. Çelimsize tırkıl, önemsiz olana zırtıl, Çeşmenin alt bölümüne, hatıl derler bizde. Bu defa'ya buyozkun, şaşkına safın safın, Hemen iş görene "geldi gıfın" derler bizde. Taze mısıra mekke, küçük bakraca helke, Aldatanlara "men dakka dukka" derler bizde. Candan arkadaşa sağdıç, kavurmaya sıygıç, "Karşımda dur"a, annecima geç derler bizde. Parça parçaya bölük, küçük küpe güdülük, Yatak-yorgan dolabına yüklük derler bizde. Yüzü büyüğe tuluk, çalışmayana uluk, Bol suyla yunmaya combuk combuk derler bizde. Başlangıca yom, dengesi bozuğa tirollom, Kalkıp giderken; "gari gidiyom" derler bizde. Kullanılan paraya dodi, köpeğe gudi, Zayıfa, iliz iliz eridi derler bizde. Hurmaya fırma, çok konuşana langırdama, Korkup titreyene, artık zangırdama derler bizde. Küçüklere bittidik, haksızlığa gadirlik, Çırak bahşişlerine şerbetlik derler bizde. Gamsıza üngüdü, parçalamaya yülüdü, Yorulmuşlara "köm köm kösüldü" derler bizde. Sulanır tarlalara harım, "koca"ya erim, İkramda "allasen ye ciğerim" derler bizde. Hanımların örtüsüne çar, sucuğa gumbar, Hatıra eşyalara belgizar derler bizde. Avukata akıbat, merdivene de ganat, Sap atma aletine annat derler bizde. Tülbente çeki, zavallı kızlara eysikli, Alıngana ise esirekli derler bizde. Sancak sallamaya ırlamak, pençeye cıynak, Hükümetin binasına gonak derler bizde. Çok atılan dayağa tepez, avuça hapaz, Namaz kılmayanlara beynamaz derler bizde. Fabrika'ya peflika, elbiseye de urba, Hayrette kalmaya "ha bubam ha" derler bizde. Telaşlanmaya cıvzıklamak, güzele mumak, Gerdek gecesine "güvey guymak" derler bizde. Yatalağa beçel, hareketsizlere küçül, İştahla yemeğe, "cugul cugul" derler bizde. Cücelere çotalak, domatese topalak, Dengesiz, tutarsıza şapıldak derler bizde. Hamur tahtalarına senit, yufkaya şepit, Kaba insanlara, abulabut derler bizde. Sevilmeyen kişilere goz, çekingene yoz, Kendini beğenmişe, zırtaboz derler bizde. "Haşgeşli" böreğe bükme, haşlamaya börtme, Ekmeklere yağ sürmeye, dörtme derler bizde. Buğday haşlamasına gölle, altın'a döğme, "Haşgeşli hamırsız"lara öğme derler bizde. Kurnazlık yapana urubban, tavaya dığan, Hamur kesen bıçağa eysiran derler bizde. Tavana pestek, cilveli kızlara gıridek Çekip asılmalara, sündürmek derler bizde. Kulplu küplere hevik, yarım kileye şinik, Moralsizlere "culduru düşük" derler bizde. "Sinsi"ye ısmık, tadı bozuk yemeğe tapsık Süsü sevenlere gıllı gırık derler bizde. Şakaya horata, kayınpedere kaynata, Epey uğraştırana, hamlatma derler bizde. Yalanlara kıtir, paramparçaya ilistir, Çok kaynar sulara, fişir fişir derler bizde. Boşta gezene ipikırık, beceriksize çoynaşık, Etli ve haşgeşli böreğe, ağzı açık derler bizde. Bol giyinene sücüllü, lafını bilmeyene zöymü, Ölçüsüz kontrolsüz konuşana löm sözlü derler bizde. Doyumsuza gandak delisi, boş gezene deve zelvesi, Beddua ederken; "teneşirde yunası" derler bizde. Kendini bırakana fışkı, boylu bosluya eznabı, Hanım gibi davranana, "garı yapılı" derler bizde. Hanım terliğine edik, ayağın eklemine şemik, Ucuz kahramanlıklara "Gemiş Efelik" derler bizde Fazla olana vığılı, kurnaz kadınlara muğanlı Düşünmeden davranana, "hoşaf akıllı" derler bizde. Ağlayan çocuklara meledi, serseriye zibidi, Soğukta ince giyinene güz yiğidi derler bizde. Hareketsize lök gibi, tencereye kazaneniği, Sevilen insana "ciğerimin bölüğü" derler bizde. Ovale söbülük, çok eskimiş ayakkabıya kelik Konuştuğunu bilmeyene sapısilik derler bizde. Hastalıklıya matçalı, gelin kınasına çatmalı, Göceli yaprak sarmasına da, atçalı derler bizde. Kesinlikle olmaz'a yaah, erken bunamaya etah, Uyanık geçinene "ciğerim carullah" derler bizde. Baştan savmaya yalap-şalap, ihmal edene müsüyep, Çok bastırıp sıkıştırmaya, "iyice dep" derler bizde. Kalleş olanlara gancık, haşgeş sürtme taşına elcik, Gayretli kız'a, "Bulgurlu'ya gelin gitcek" derler bizde. İçi dışı bir'e farfarı, eksik işe berenağrı, Hayasızlara da, çatlamış ar damarı derler bizde. Paylaşarak alınana felfene, dantel'e tentene, Uğurlarken, "arkanı ıratma gel gine" derler bizde. Pişmaniyeye tel halvası, peltek dillere kayısı, Bir işe kızınca da "fan fan fanılayası" derler bizde. Büyük leğenlere teç, edilen beddualara ilenç, Evdeki hazır yemeğe bulgur-bulameç derler bizde. Çay bardağına kupa, çocuk ayakkabısına papba, Lafını söylemeyene "sanı garnında" derler bizde. Lahanaya kelem, olacak galiba'ya ise ellehem, Hoş giyinene "iki çekirdek bir dirhem" derler bizde. Kamış örgüsü sepete çiten, duvar altına çelen, Mutlu ve neşeliye "eni en, şeni şen" derler bizde. Çok dar giyinenlere zodik, hızlıca koşmaya dızık, Oyun bozanlık etmeye, "vıttırı vızzık" derler bizde. Yemek tadına zellet, başkasının yardımına muhannet, Gayrete, "dokuzu on et, imama don et" derler bizde. Daima yapılana zılla, çocuk mamasına dada, Çabuk olan işe "al bunda bas bunda" derler bizde. Ağlayan çocuğa bandıkma, gür akmaya hotulama, Bak sen hele şu vaziyete, "goma goma" derler bizde. Sevimli bebeklere nınış, küçük testilere boduş, Yavaş, sakin görülen işe, çimiş çimiş derler bizde. Demek ki böyle'ye zerene, yalak ve cimriye gede, Tumturaklı edilen lafa; gudde gudde derler bizde. Aptal olana angıt, hesabı bilmeyene tuzugıt, Ölüm isterken "kanın aksın ılgıt, ılgıt" derler bizde. Aylak aylak gezmeye anıtma, yüklenmeye ganırtma, Delilik yapana; "kendine gel yıvıtma" derler bizde. Müşkülpesente mıymıntı, yaramaz çocuğa ınıktı, Fikir kabul etmeyene, yabana attı derler bizde. Neşeli geçen toplantıya cöklü, küsene tüssülü, Yalnız kalan eşlere edi ile büdü derler bizde. Kuvvetlice esen rüzgara dalaz, özenmeye havas Hazırlıksız bulunmaya, palas-pandıras derler bizde. Küçük görülene tıllı, aşırı titize vennalı, Tertipli düzenliye, kıyılı-kırpılı derler bizde. Oyalamaya mezeleme, ayak burkmaya pertikme, Ağır eleştiri yapmaya, yerip-yençme derler bizde. Al yerine me, dalga geçip üzmeye mezake etme Münasebetsiz konuşana lafı yirme derler bizde. Divan Edebiyatımızın Bir Şiiri Azm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana, Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can. * * * Lal-u şarap içurem ve ıslatıp geçirem, Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahsan. * * * Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır? Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan. * * * Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam, Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan. * * * Salınarak giderken arkandan ben sokayım, Ard eteğin beline, olmasın çamur aman. * * * Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam, Sahtiyenden çizmeyi, olasın yola revan. * * * Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç, Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan. * * * Eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim, Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman. * * * Herkese vermektesin, bir de bana versene, Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman. * * * Sen her zaman gelesin, ben Vehbi'ye veresin, Esselamun aleyküm ve aleykümesselam Teknoloji Teknoloji dedim , bilgisayar aldim. O da yetmedi internete baglandim PC Personel Computer demekmis anladim WEB sayfasi hazirlamaya basladim Arkadas dedi chat denen bir sey var Karsinda milyonlarca insan var Arada çiksa da bir kaç davar Bu alemde çok sey var Buldum bir SCRIPT yükledim bilgisayara Isin yoksa kanal kanal kiz ara Yakis1kliyim diye gel de anlat bunlara Fotografda yok ki göndereyim de inansinlar bana Sonunda buldum bir kiz inandi bana Olmusum gözünde bir numara Ben oldum Mecnun o oldu Leyla Bu ask bitmez dedim gitse de mezara Askim için gece gündüz bekledim Belki gün gelir , evleniriz dedim Telefonumu verdim aramasini bekledim Gün geldi GAY oldugunu ögrendim Leyla dedigim çikti Kerem Bundan sonra ben neylerem Utanmadan bir de yollamis resim Bu CHAT ten kaçti hevesim Arkadaslar gülsün dursun, Ben ugruna yedigim BANlara yanarim Zaten olsaydi birazcik sansim Sanal alemde OP (@) olarak dogardim Belki bir Alman, bir de Ingiliz tavlardim Gel zaman, git zaman bir kiz buldum Telefon açtim sesini duydum Resmini görünce havalara uçtum Bu sefer IRCyi gözünden vurdum Yine bir gün CHAT yaparken Gizliden bir HACKER bizi dinlerken Yollamis adima telefonunu Bir gün sonra aldi elimden yavrumu Ihaneti kirdi umudumu Nickini gördükçe bükerim boynumu Halbuyki onun için bozmustum Klavyemin A-S-K-I ve M tusunu Gün geldi OP (@) oldum CHAT isini hayra yordum Kimmis o HACKER onu da buldum Bilgisayarina FORMAT i koydum Terkeden askim döndü geri Gelir gelmez VOICE (+) istedi Meger gözü OP (@) umdaymis Arkadasa söyledim , hemen kickledi Oysaki ne çok sevmistim Askindan WEB sayfalarina düsmüstüm Artalana resmini koymustum Belki inanmazsin ama Hatta ve hatta IP numarani ezberlemistim Bir Değişik Bu Ant Türküm.. Dogruyum.. Fena Halde Doluyum !... Tasam Büyüklerimi Yalamadim.. Devletimi Soyamadim.. Halkimizi Oyamadim.. Araya Dayi Koyamadim.. Dönüp Dönüp Cayamadim.. Soldan Saga Kayamadim.. Koyunu Insan Sayamadim.. Kazik Kakip Bayamadim.. Yalaka Düzene Uyamadim.. Dinozor Gözü Boyamadim.. Dürüst Yoldan Doyamadim.. Kim Namuslu Duyamadim.. Varligim Eksik Gramajli Bir Kuru Somuna ARMAGAN OLSUUUUUN !... Azeri Aşk Şiiri Sen meni sev, men seni sevim Sen menim için yan Men seni severah yanim dutusim Klasik ask neyse onu yasiyah Yada sevme haberin olmasin Men sana sevdalanip dolasim Platonik ask neyse onu yasiyah Sevdada oturah, yiyah içah Elele olah, kan kusah Tombilik ask neyse onu yasiyah Istersen sevdandan kendimi kesim Sagi mi solu mu dogriyim biçim? Psikopatik ask neyse onu yasiyah Dur men Kerem olam sen Asli Sonumuz da eyle bitsin yasli Nostaljik ask neyse onu yasiyah Eyle sevah ki kara sevda olah Araplara benziyeh kapkara olah Gara ask neyse onu yasiyah Yalan söylemiyah, hep dogru diyah Beraber oturah, beraber yiyah Realist ask neyse onu yasiyah Birbirmize türki söyliyah, mizildiyah Elele tarlalarda, bostanlarda gezah Romantik ask neyse onu yasiyah Kediyi, gudigi sen diye sevim Sen de horozi, guligi ben diye sev Sembolik ask neyse onu tasiyah Gel elele tutusip kendimizi elehtriga verah Zangir zangir titriyah, ölmiyah Elektronik ask neyse onu yasiyah Ahirlarda, komlarda bulusah Tezek agalahlarinin dibinde oturah Otantik ask neyse onu yasiyah... [Gudik=Köpek] [Gulik=Hindi] (Anonim) Hıyar er gördüğü güzele, gel motele gidek, der Gel hele yemek yiyek, aşna fişna edek, der Evde karin var, desen, o evdeki yedek, der Ne nasihat kar eder, ne düzeltir uyarı Az gelişmiş ülkenin çok gelişmiş hıyari Viskiye meze yapar acili lahmacunu Elbisesiyle yatar, çikarmaz pabucunu Lavman diye kullanir nargile marpucunu Kabuğuyla ısırır, çiğneyip yutar narı Az gelişmiş ülkenin çok gelişmiş hıyarı Evdekini boşadı, çirkin diye, kart diye Dört tane kari aldi örfümüzde şart diye Armudun iyisini hep ısırır hart diye Leyleği bülbül bilir, öyle orman kibarı Az gelişmiş ülkenin çok gelişmiş hiyarı Kıçta çifte Baretta, elde cep telefonu Kulaklik ağza gelir, ters tutar mikrofonu Sütlac yemez ekmeden üzerine kimyonu Geceleri arşınlar beş külüp sekiz barı Az gelişmiş ülkenin çok gelişmiş hıyarı Makarena yapışı entelliğe jestidir Hem Şopen hayranıdır, hem Mahsun'un mestidir Zort diye burun silmek kibarliğa restidir İnsanlik iflas etmis, dibine ekmiş darı Az gelişmiş ülkenin çok gelişmiş hıyarı Aftosuna giydirir bikini de tanga da Evde ağır rollerde kaldirmaz palanga da Böylesi yetişmedi Cukurbostan - Langa'da Sandalye der oturur görse bilgisayarı Az gelişmiş ülkenin çok gelişmiş hıyarı Doğdum Doğdum,ah ! bir üç aylık olsa dediler Sonra yaşını doldursa dediler Çişini söyleyip bir de konuşsa Başkaca bir derdi yoktur,dediler İlkokula başladım �oku� dediler Bak, herkes beş aldı geri kalma dediler Teşekkür alınca çok bozuldular Hani, nerde, birincilik dediler Ortaokul ,Lise habersiz geçti Sakın oğlanlara bakma dediler Ortaya çıkıp yakanı açma, Ellerler bakarlar almaz dediler. Yaş geldi yirmiye ,Haydi! Dediler Hayırlı kısmetler bulsun dediler Hani �koca � nerde bulun diyince Azıcık süslen de ara dediler. Hem güzel ol hem süslen Kendini satmasını öğren, dediler Fazla açılma ,adın çıkarda, almazlar kalırsın evde, dediler. Evlendim Çabuk çocuk doğur, dediler. Sonra dölsüz kalır çok üzülürsün. İkiyi aşınca Oha! Dediler, Kilit vur kapını kapa, dediler. Açık sözlü ol yalan söyleme, Doğru yoldan sakın şaşma, dediler. Doğru söyleyince, sonra arkamdan, � Patavatsız, ne olacak� dediler Boş durma azıcık maharetli ol, Dünyada her şey lazım, dediler. El atınca ona buna fazlaca, Dilin çok uzadı.sen sus dediler. Asma suratını gülümse biraz, Gülmekten geçiyor inan yaşamak. Kahkaha atınca, inanmayarak �İyidir hoştur ama biraz hafif� dediler. Ben de şöyle bakıp bir etrafıma Hayat benim �Niye uydum, ben sana� Kıs kıs gülüp de ardımdan bana Aaaaaa !Ağzımızı açtık mı dediler. Sevebilme İhtimali -1- Soğuk ve pahalı İnternet Caferlerde vazgeçtim chat yapmaktan Ve arka cebimde beş parasız bir cüzdan kokusuydu babam Ben seninle bir gün ICQ da karsılaşabilme ihtimalini sevdim kare bloğun matematikçi kokan kahverengi sıralarında grafikercilik oynamaya başlamıştık Ben Mouse oluyordum sen klavye Kırmızı boyalarla umut iklimine harfler yazıyorduk Paint te Ve de Microsoft a inat korsan bir yazılımla Bizim Memik YANIK larımız vardı Bir de delphi'de birkaç satırdan oluşan program yazma imkanı İstanbul'a usul usul kükürt dioksit yağıyordu Ve belli bir saatten önce İnternete bağlanmamayı öneriyordu Türk Telekom Oysa ben 20 den önce hiç bağlanmamıştım BBS de tanıştığım bir sevgilim olmadı benim Hacker larin ortasında masum bir İnternet sapığıydım sadece Sana şiirler yazmıştım Times New Roman fontunda Ama sen yoktun... Ben senin benimle sabahlara kadar Web sayfası tasarlama ihtimalini seviyordum Elektrik kesintileri toprağa çekiyordu sinirlerimin çatlamaya hazır gerginliğini Sonra browser oluyordum Kırık dökük çalışmayan linklerin çare bilmez sürgünü ne yana baksam hantal serverlar ve deniz sanıyordum IP havuzunu Yanımdan gecen 56K modemlerle yarışıyordum Yanağım ATX kasanın garantisinde The Microsoft Sound.wav sesini basına koyuyordum şarkılarımın listesinin Sonra çıkıyordum laboratuardan güney kampüsten kuzey kampüse giden ömrümün en uzun ömrümün en kısa ömrümün en lavuk ömrümün en angut yolunu koşuyordum. Çünkü sonunda Soyut Matematik oluyordu Teorem ispat kokuyordum Soğuk ve pahalı İnternet Caferlerde vazgeçtim chat yapmaktan Ve arka cebimde beş parasız bir cüzdan kokusuydu babam Ben senin benimle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği bir İnternet cafede Ben senin benimle herhangi bir kampüsün bilgisayar labaratuarinda Ben senin benimle Beşiktaş'a mistik ve demli bir ay kıvamında bakan Taksim'in herhangi bir İnternet Cafesinde surf yapabilme ihtimalini sevdim Ben senin bana Bir e-mail atabilme ihtimalini sevdim. Ben sizin bana bir yazı gönderebilme ihtimalinizi sevdim.. Sevebilme İhtimali -2- Ben seninle chat yapabilme ihtimalini sevdim Sensiz can sıkıntılı bir ortamda vazcaydım Bilgisayarımı iş için kullanmaktan Ve artık BİLGİSAYARIM'da BAŞLANGIÇ'a İlave edilmişti chat odam Ben seninle bir gün o odada Chat yapabilme ihtimalini sevdim. Sana şiirler biriktiriyordum BELGELERİM klasöründe Ama sen yoktun... Ben senin benimle chat yapabilme ihtimalini sevdim Ne zaman karşısına oturam bilgisayarımın ICQ'da ONLINE olma ihtimalini sevdim PASSWORD'u yazmamla başlayan Ömrümün en uzun Ömrümün en kısa Ömrümün en çocuk Ömrümün en ihtiyar zamanlarını bekliyorum Çünkü sonunda sen orada oluyordun. Connect oluyordun Ben senden E-MAIL olma ihtimalini sevdim Ben seninle bir gün okullara 200 metre bir cafede Ben seninle ofisteki kalabalığımın ortasındaki masamda Ben seninle kimsenin bilmek zorunda olmadığı sessiz odamda,chatte olma ihtimalini sevdim Ben seni hiç sevmedim ki Ben senin benimle chat yapabilme ihtimalini sevdim Ben seni hiç sevmedim ki Yorgun akşamlarda yaptığımız chatleri sevdim Bir çiçek SCRIPT'ini bir gül SCRIPT'ini sevdim Ben yıldızları sevdim Download alanlarından gelip BİLGİSAYARIM'da durdular Ben seni hiç sevmedimki Beni KICK'lediğinde AUTO JOIN olmayı sevdim Taşları sevdim başıma vurduğunda Ağlamayı sevdim DISCONNECT olduğumda Yalnız olduğumu anladığımda Odayı yeniden kurmayı sevdim Ben seni hiç sevmedim ki Kuşlara CAPS LOCK'ı öğretmeni sevdim ACTION'larla konuşmanı İnsana hatırlatmanı Chat'in bir adınında GEYİK olmalığını Ben seni hiç sevmedim ki Düştüğün zaman Düşmeni sevdim SERVER'ı sevdim geldiğin zaman Kalmanı sevmedim Korkuyordum sana alışmaktan Yine de sevdim gülümsemeyi BYE deyip ayrılışının ardından Ben seni hiç sevmedim ki Ben seninle chat yapma ihtimalini sevdim Ben chatlersem ADAM GİBİ chatlerim... ESKİ DOSTUM Hemen kalkacak gibi fiyakalı dursan da, Ebedi bir uykuya dalmışsın eski dostum. Daşşakları koltuğa destek edip kabarsan da Artık güçsüz,takatsiz kalmışsın ESKİ DOSTUM Bir zamanlar başını dik tutardın at gibi Gökdelen binalardaki 150nci kat gibi Durmadan çalışırken rakkaslı saat gibi Şimdi üçün birini almışsın ESKİ DOSTUM Sağlığında, ben,hep senin aklına uyardım Kendim üşüsem de seni sıcak yere koyardım Dantelli külotları senin için soyardım Üzgünüm son düdüğü çalmışsın ESKİ DOSTUM Süt gibi bacakları kaldırırken havaya Şimdi takatin yok oynayıp zıplamaya Haline her bakışta başlarım ağlamaya Meğerse birkaç damla balmışsın ESKİ DOSTUM Okul yüzü görmeden hesap yaptın yıllarca 35lerden 4ü çıkarırdın kolayca Girerdin bir kuku için gırtlağa kadar borca Sanki kuyunun dibini buldun mu ESKİ DOSTUM? Ortası delik sabun kullanırdım banyoda Aynı işi görürdü bir parça tükrük ya da Kah benimle yalnız yatardın, kah sımsıcak bir yuvada Bugün arşive kalkan mal oldun ESKİ DOSTUM Sanki refaha boğdun mirasınla sen beni, Donumda taşıyorum yıllardır cenazeni, Yüz bakire kız gelse artık uyandıramaz seni Sen, bana uğur getirmeyen nal mısın ESKİ DOSTUM? Palavra sıktırırsın seks sohbetlerinde bana Sinsi sinsi gülersin bunlara inananlara, Ne olur son defa kalk, atan-deden hayrına, İtlerin yemediği yal mısın ESKİ DOSTUM? Açtığın bacakların sayısını çoktan unuttum, Kısmetsiz günlerinde seni ellerimle çok avuttum, Bazen keltoş başını okşayarak uyuttum, Tedavülden kalkan pul musun ESKİ DOSTUM? Heykel haşmetiyle dik dururken bir zaman, Pizza kulesi gibi niye yan yattın ulan? Sana bu kalleşliği miras mı bıraktı baban? Bit pazarına düşen çul musun ESKİ DOSTUM? Adem babayla aran nasıldı? söyle bana O da son zamanında dargın mı gitti sana? Senin bu yaptığın ihanettir vatana Yüzüne tükürülecek mal mısın ESKİ DOSTUM? Zevkini sen yaşadın işlenen günahların, Senin yerine hesap verecek olan benim yarın, Hiç cacığı olur mu pörsümüş bir hıyarın? Var mı böyle durmanın bir yararı ESKİ DOSTUM? Kim demiş eski dostlar düşman olmazmış diye? Doğruysa, senin beni böyle mahcup edişin niye? İşemek olmasaydı görürdün,yedirirdim seni kediye, Sen beni kendine hamal mı tuttun ESKİ DOSTUM? Seninle ben bir bedende uzun yıllar yaşadık, Ben hala sağım amma,sen çabuk öldün yazık, Sensiz geçen hayatın içine tüküreyim artık, Bu dünyada tutunduğum dalmışsın ESKİ DOSTUM� KÜLTÜRLÜ AŞK YAŞİYAH Birşey öğrendim Gel değişik sevah Sen beni sev ben seni sevim Sevdayı yaşiyah Sen benim için yan Ben seni severah yanim dutuşim Klasik aşk neyse oni yaşiyah Yada sen sevme haberin olmasın Ben sene sevdalanıp dolaşim Platonik aşk neyse oni yaşiyah Sevdada oturah yiyah içah Ele olah ki kan kusah Tombilik aşk neyse oni yaşiyah İstersen sevdandan kendimi kesim Sağı mi solu mi doğriyim biçim Psikopatik aşk neyse oni yaşiyah Dur ben kerem olim sen aslı Sonumuz ele bitsin yaslı Nostaljik aşk neyse oni yaşiyah Ele sevah ki gara sevda olah Araplara benziyah gapkara olah Gara aşk neyse oni yaşiyah Yalan söylemiyah hep doğru diyah Beraber oturah beraber yiyah Realist aşk neyse oni yaşıyah Birbirimize türkü söyliyah mızıldiyah Elele tarlalarda bostanlarda gezah Romantik aşk neyse oni yaşiyah kediyi gudiği (köpek)sen diye sevim Sende horozi culuği(hindi) ben diye sev Sembolik aşk neyse oni yaşiyah Gel elele tutuşip gendimizi elektiriğe verah Zangır zangır titriyah,ölmiyah Elektronik aşk neyse oni yaşıyah Ahırlarda komlarda buluşah Tezek galahlarının (yığın) dibinde oturah Otantik aşk neyse oni yaşiyah Sen beni sevirsen bilirem, ben de seni Ele puştluklari bırahah hakket sevah Adam gibi sevah sevdayi yaşıyah... Yiyemiyom Dohtur Bey Verdiğin perhize budur gayratım, Bundan başka uyameyom dohtur bey! Üç sepet yumurta sabah kahvaltım, Teker teker sayameyom dohtur bey! İki leğen pilav bir yayık ayran, İster yağlı olsun isterse yavan, Yanına kesiyom beş kilo sovan, Yeyom yeyom doyameyom dohtur bey! Üç tencere bamya yerim bişinci, Yirmi tas su içip biraz koşinci, Her yanım sökülür karnım şişinci, Sağlam göynek giyemeyom dohtur bey! Şinciye acımdan çoktan ölürdüm, Sağolsun komşular gönderir dürüm, Bir guzudan çok yiyemem, var sözüm, Ayıp olur cayameyom dohtur bey! Bazı az geliyo beş kasa hurma, Yedi lahanadan yapıyoz sarma, Onuda mı yedin diye hiç sorma, Utanıyom deyemeyom dohtur bey! Günde iki çuval unum gidiyo, Avradım her sabah ekmek ediyo, Bir gazen fasille gönül ye deyo, Artırmaya gıyameyom dohtur bey! Senede gırk dönüm bostan ekerim, Benden başka kimse yemesin derim, Gavunu, garpuzu gabuklu yerim, Aceleden soyameyom dohtur bey! Bilmem bu işin sonu nere gider, Buyumuş gısmetim, buyumuş gader, Bir günde yediğim işte bu gader, Daha fazla yiyemeyom dohtur bey! Anonim 85 yaş şiiri 85 yasindaki bir amcanin erkekli'gini yitirdikten sonra cinsel organina yazdigi carpici bir cesitleme... hemen kalkacak gibi fiyakali dursan da ebedi bir uykuya dalmissin eski dostum. yastiklari koltuga destek edip kalksan da artik gucsuz , takatsiz kalmissin eski dostum. bir zamanlar basini dik tutardin at gibi gokdelen binalarda 30.uncu kat gibi durmadan calisirken rakkasli saat gibi simdi uc'un biri kalmissin eski dostum. sagliginda , ben , senin hep aklina uyardim kendim ususem bile sicak yere koyardim dantelli kulotlari senin icin soyardim uzgunum, son dudugu calmissin eski dostum. sut gibi bacaklari kaldirirken havaya simdi takat kalmamis ziplayip oynamaya haline her bakista baslarim kahkahaya gozunden malum yaslar gelmiyor eski dostum actigin bacaklarin sayisini unuttum kismetsiz gunlerinde ellerimle avuttum bazen keltos basini oksayarak uyuttum tedavulde kalmayan pulmussun eski dostum. zevkini sen yasadin islenen gunahlarin senin yerine hesap verecek benim yarin hic cacigi olur mu porsumus bir hiyarin boyle sakin durmaktan gayen ne eski dostum. kim demis eski dostlar dusman olmazmis diye dogruysa, senin beni mahcup edisin niye isemek olmasaydi yedirirdim kediye ben sana simdi niye hammalim eski dostum SEN GİTTİN YA BEN SANA KÜSTÜM GÜNEŞ ISITIYORDU İÇİMİZİ BİRLİKTE YAPARDIK ÇİŞİMİZİ LİMON KAMAŞTIRIRDI DİŞİMİZİ SEN GİTTİN YA BEN SANA KÜSTÜM... DUVARLARA SİNMİŞTİ KOKUN KLOZETTEYDİ HALA BOKUN,ELİM BİR TÜRLÜ SİFONA GİTMEDİ,GEL DE GÖĞÜS KILLARIMA DOKUN,SEN GİTTİN YA BEN SANA KÜSTÜM... GÜL DÖKERDİM YOLLARINA,EPİLASYON YAPARDIM KOLLARINA,SELAM SÖYLE AMCAOĞULLARINA,SEN GİTTİN YA BEN SANA KÜSTÜM... SENDEN VAZGEÇEMEM DEDİM ANLAMADIN,SEN BENİM İÇİN 'EVDE DONLA GEZMEK GİBİ' BİRŞEYDİN.GÜLÜM,SON DAKİKA GOLÜM,N'OLUR BİRAZ VOLÜM VOLÜM,BENİ ANCAK ÖLÜM ANLAR ÖLÜM,SEN GİTTİN YA BEN SANA KÜSTÜM... HADİ GEL GENE YAP KAPRİSİNİ,SANA BAĞIŞLASIN BABAM KURBAN DERİSİNİ,GOOGLE'DA ARASAN BULAMAZSIN BEN GİBİSİNİ,SEN GİTTİN YA BEN SANA KÜSTÜM... DAHA SENİNLE KONUŞMAM,ETEĞİNE G-STRİNGİNE BİLE KARIŞMAM,500 KONTÖR HARCASANDA BARIŞMAM,SEN GİTTİN YA BEN SANA KÜSTÜM... HANİ BURNUNLA OYNARDIN O PEMBE GECELERDE,SÜMÜĞÜNÜÇIKARIRDA,ÇAKTIRMADAN KOLTUĞUN ALTINA SİLERDİN.SONRA O ELLERİNLE BENİ OKŞARDIN,İŞTE BEN O ANLARI DÜŞÜNEREK SÜMKÜRÜYORUM YORGANIN ALTINDA,SÜMKÜRDÜĞÜN SELPAKLARI ATMADIM,HEPSİNİ SAKLADIM,KOKLADIM,ATMAK İSTEDİM AMA ATAMADIMMMMMM!YALVARIYORUM RABBİME,BENİ BİR KERE ÇALDIR DİYE.AMA SEN,KAPSAMA ALANIMIN BİLE DIŞINDASIN VEFASIZ.KONTÖRÜN VAR BİLİYORUM,ELLERİ ÇALDIRIYORSUN ULAN SEN...BİR GPRS UYUMLU KAMERALI,HAFİF CEP TELEFONUNA BENİ SATAN SEN...KREDİ KARTIMIN LİMİTİ YETERSİZ DİYE HAYIFLANAN SEN... SEN... AKBİL DOLDURUYORUM DİYE BENDEN İĞRENEN SEN ULAN SEN... SEN GİTTİN YA BEN SANA KÜSTÜM... KÜSTÜM,KÜSTÜM,KÜSTÜM... Ben senin bilgisayarci olabilme ihtimalini sevdim! Kasaların keskin kenarları batıyordu Elimin kesilmeye hazır nazır yerlerine, Sonra kablolar çekiyordum, Kopuıp duran bağlantıların iyice yaval olmalarında; Ne yana baksam etherner Ve orman sanıyordum anakartların yalancı yeşilliğini; Networkler kuruyordum, Workgrouplar yapıyordum; Dosyalar kopyalıyordum bir bilgisayardan, bir iç bilgisayara Harddisk' in sesini başına koyuyordum, sevdiğim şarkıların listesinin; Sonra çıkıyordum Windows' tan Ve MS-DOS' tan UNIX' e giden Ömrümün en hızlı Ömrümün en yavaş Ömrümün en basit Ömrümün en sağlam işletim sistemini çalıştırıyordum, Çünkü sonunda server oluyordum. Master disk kokuyordun sonunda Doğuk ve şehirler arası otobüslerde vazgeçtim bilgisayarcı olmaktan Ve teknik servis çantamda MS-DOS disketleriydi duran Ben seninle bir gün IBM' in Ar-Ge departmanında Ben seninle sadece bilmek zorunda olanların bildiği Bir son kullanıcı bayisinde Ben seninle Ağrı Dağı' nın Van gölü' ne bakan yüzündeki herhangi bir bilgisayar dükkanında Ben seninle bir anakartın, karmaşık coğrafyasında kaybolabilme ihtimalini sevdim Ben senin bilgisayarcı olabilme ihtimalini sevdim... Geçmiş zamanlarda İstanbul�da, saray katiplerinden Çakmakzade Mahmut Efendi ile şehrin zengin ticaret eşrafından Yamanzade Müştak Efendinin zevcesi Sena Hanımefendi arasında alevli bir yasak aşk yaşanmaktadır. Ancak aşıkların her ikisi de evli olduğundan dertlerini ve hasretlerini kimselere anlatamazlar. Mahmut Efendi son derece mahcup ve acemi bir aşıktır, Sena hanımefendi ise, gencecik yaşında bir ihtiyarla evlendirilmiş, ateşli bir tazedir. Mahmut Efendi çekinik tavırlarla oyalanırken, Sena Hanımefendinin ateşini konakta görevli bir seyis söndürüvermiş ve bunun sonucunda Sena Hanımefendi maşukuna şu dizeleri göndermiştir. PEK MUHTEREM MAŞUKUM Ey ehl-i dana Mahmut Efendi; Feryad-ı figanım dağları deldi. Yetmedimi mihr-i mahına ettiğin naz, Çektiğim cevr-i cefaya canlar dayanmaz. Şaştın apış arana ateş düşünce, Derdin neydi bu yaşta, aşkla meşkle. Yüreğim adeta her daim hasta, Senin nefs-i şehvetin müebbet yasta. Eteğim altında cennet bahçesi, Seni bekledi her daim, tutuldu nefesi. Girdiler bahçeye, tar-u mar oldu çehresi Gelmedin dana-yı kebir, çıkmaz artık sesi. Sen fışkıyı meze ederken, Yar meze oldu, seyisler sofrasına. Bakındın aptal aptal, menzil karşında, Kalkmadı tüfengin namlusu, bataryalar sus�ta. Yaaaa işte böyle Mahmut Efendi, Sen sallayıp, gezerken marpuç misali, Sulandı tarla, yeşerdi emvali. Acemiliğin ceremesi abazalıktır, Ferç-i Sena kavağa çıktı, balık timsali. Ben seni hiç sevmedim ki, Yorgun akşamlarda apandisit patlatmayı sevdim sobamızda. Bir güle gülmeni bir büllbüle bülbülmeni sevdim Bir de cücüğünü sevdim soğanın Bizim zamanımızda ultra prima çocuk bezi yoktu Eylül akşamlarında tükürük beziyle bezlemeyi sevdim çocuğun altını. Ben hiç çocuk bzlemedimki.... Beni yola koyduğunda arabanın altında ezilmeyi sevdim. Hamam böceğini sevdim çifte attığında Ağlamayı sevdim beni zopaladığında Bir de saçını çekince cıyaklamanı psikoloji dersinde. Odunu sever gibi sevdim sensizliği Hoşaf gibi özledim temmuz güneşinde stoplazmandaki mitekondrini. Filmin sonunu anlatmayı sevdim sinemada sonra pis pis gülmeyi Ben hiç sinemaya gitmedim ki... ................ bir gece dağdan inme indi kalbine bir gecede inme dedim başlatma şimdi kalbine dinlemedin beni sonra bir torbaya on üç top atılmasını sevdim ve üst üste iki defa kırmızı çekebilme ihtimalini o torbadan. Buğusunda çaydanlığın kokusunda sarmısağın Gittim yolunda sağın Dedim ineği iyi sağın bol bol süt alın inekten..... ................. ben senin heryönünü sevdim en çok da keşişleme yönünü sevdim, ne güzel esiyordun keşişlemeden keşiş gibiydin keşişliyordun. Lakin ben seni hiç sevmedim Ben senin paranı sevdim Ölüp gitmesini zengin ve hasta babanın. Ben senin babanı hiç sevmedimki. İncirin,zeytinin,göbek taşını üstüne, Yattım üstüne oturdum üstüne, Bir adam vardı göbek taşında yatıyordu yüzü koyun üstüne. Meğer görmemişim adamı basmışım üstüne üstüne,üstüne. �basma� dedi adam üstüme dinlemedim bastım adamın üstüne. Birden �napıyom lan ben� dedim geldim kendime. Sonra dayak yemeyi sevdim üstüne çıktığım adamdan,, �ne vuruyon lan� dedim attılar beni hamamdan ,attılar beni hamamdan..... İstiklal Marşı (Versiyon-2) Korkma; bitmez bu hazineleri hep calsak, Sonmeden asgari ucretlideki en son ocak! O benim milletimin krizidir, patlayacak, O benimdir,o benim Rantiyemindir ancak. Catma, kurban olayim, cehreni ey zavalli hilal En kahraman kolelere bir gul! Ne bu siddet, bu celal? Sana olmaz verdigimiz faizler sonra helal Hakkidir, haktan sapan milletime istibdat. Ben ezelden beridir soydum, hep soyarim Hangi cilgin hortumumu kesecekmis? Sasarim Doymayan fil gibiyim, hortumu atar calarim Yirtarim TL`leri, dolara sigmam, tasarim A.B.`nin afakini sarmissa celik zirhli duvar Benim para dolu kasam gibi serhaddim var Ulusun, kacma! Nasil bu krizler seni bogar? "Enflasyon" dedigin otuziki disli canavar! Arkadas! Yabanci sermayeyi kacirma sakin Bonfile et govdenden, icecekleri olsun kanin Dogacaktir sana vaadettigi gunler hakkin Kabirde bekliyor seni ozgur yasamin. Bastigin yerleri "toprak" diyerek gecme, tani Sermayeye satilik her santimini, hem gramini Sen sehit oglusun, incitme yaziktir atani Kim cok verirse ona sat, bu cennet vatani. Kim bu cennet vatanin ugruna olmaz ki feda? Yolsuzluk fiskiracak topragi siksan surada Telekomumu, THY`mi, bankalarimi alsin da Etmesin menfaatimden beni dunyada cuda. Ruhumun senden, ilahi sudur ancak emeli Degmesin cikarlarima bu milletin eli Bu ezanlar-ki milletime ninni gibi gelmeli Ebedi yurdumun ustunde benim hep boyle inlemeli. O zaman repo yuzde yuzbine cikar, varsa-sansim Her kasamdan bosanir para, canlida kalmaz karim Belki yerden fiskiran ruhlari da soyarim O zaman yukselir dolar, arsa deger basim. Dalgalan sen de serbest kur gibi zavalli hilal Olsun artik verdigimiz faizlerin hepsi helal Ebediyyen sana yok, irkima yok istikrar Hakkidir, rantiyenin mandalarin hurriyet Hakkidir, haktan sapan milletime istibdat. Mehmet Hortum ERSOYAN SESSIZ LIRA Artik, bono almak gunu gelmisse hazineden, Mechule giden bir lira cikar cebimizden. Hic kuru yokmus gibi sessizce dalgalanir durur, Liraya guvenenler ise olduklari yerde kudurur! Lirada kalanlar dalgalanmadan elemli, Gunlerce kurlara bakarlar gozleri nemli! Bicare gonuller! Yapilan ne son devaluasyondur bu, Hicranli ulkemizin ne de son soygunudur bu! Guzel ulkemde Liracilar nafile bekler. Bilmezler ki cikan kurlar bir daha inmeyecekler. Bir cok doviz kurunun her biri memnun ki yerinden, Bir cok gunler gecti dusen yok iclerinden! Bilgisayar Duası nasıl olurmuş bakta gör Dear God, Help me log on without fretting guide me as i am interneting bless my downloading and uploading keep my browser from exploding May my website be protected let not my password be rejected keep my line always connected and all my inputs be accepted Please keep all my program alive and to remember to back up my harddrive and protect my computer from crashing drive, from a virus that would make it nesting hive Amen ********************** Muslim version: Haydi bismillah... Crash etmez insaallah... Valla çalisiyor masaallah... Ulan olmadi fe süphanallah! At pencereden haydi yallah. Bilgisayar ruhuna el fatiha! Kim Renkli? Sevgili Beyaz Adam, Doğarım, siyahım Büyürüm, siyahım Güneşlenirim, siyahım Üşürüm, siyahım Korkarım, siyahım Hastalanırım siyahım Ve ölürüm, hala siyahım Ve sen Beyaz Adam, Doğarsın, pembesin Büyürsün, beyazsın Güneşlenirsin, kızarırsın Korkarsın, sararırsın Hastalanırsın, yeşilsin Ve ölürsün, grisin Ve hala utanmadan bana renkli dersin... Şiyir Çamlıcanın bahçelerinde Izgara yaparken sensiz Lüpletirken köfteleri Baharatsız, nanesiz Bir başka olur Çamlıca'nın akşam sefası Sakın içme hamam tasıyla Sıcak tarhana çorbası Hışırdarken yaprakları İncir ağaçlarının Üfürür püfür püfür Pek fena çarpar adamı Rüzgarları Çamlıca'nın Üzüm bağlarında Ararken seni Bir köpek havladı Isırdı beni Kuşlara söyledim Senin şarkılarını Kargalar eşlik etti Deşti kulaklarımı Bir sabahçı kahvesinde Seni düşünürken Sıcak çayımı içerken Şöyle bir höpürdettim Kahveciden dayak yedim Sana doğru koşarken Dağlardan, tepelerden Ayağım takıldı düştüm Yarıldı kafam, gözüm Tam tamına üç yerinden Yağmurlarda seni düşünürken Islandım oldum zatürre Ateşim 49'a fırlarken Geçmiş olsun demedin bir kere Çiçekleri koklarken seni düşünüp Hapşırdım yüzbin kere, defalarca Çiçek alerjisi olduğumu unutup Hapşırırken sen güldün bana vefasızca Al Gitsin Maaşını Bir soğan soyulurken yaşarıyor da gözler Hazine soyulurken aldırmıyor öküzler Hayadan eser yoktur nafile bütün sözler. Beyhude inat etme, salla hemen başını Gerdan kır, belini bük, al gitsin maaşını Bir yolsuzluk görünce köpürme, isyan etme Bir hak için kendine, dikbaşlıdır dedirtme Doğru yolu dostuna göster ama, sen gitme. Ne derlerse huuu... diye salla hemen başını Dilini tut, uslu dur, al gitsin maaşını. Bu güvercin eder mi atmacalarla yarış Öğrenmeden dünyayı gezdim de karış karış Vazgeç hak sevdasından sen de kervana karış, Ne derlerse huuu diye, salla hemen başını Gerdan kır, belini bük, al gitsin maaşını Unutma bu ocağın adı asiyaptır Sen de bir dolap çevir, apartmanlar yaptır. Hakikat nene gerek o memnu bir kitaptır. Sana lazım olan şey, sallayarak başını El öpüp, etek öpüp almaktır maaşını. Devam edecek..... Elllerim Yoruldu )))
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
ForumTr Üyesi
![]() ![]() Giriş Tarihi: 16-05-2005
Yer: 34
Yaş: 31
Mesajlar: 12,508
Rep Puanı: 294847381
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Paylaşımın için teşekkürler...
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Turgut Cansever
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
SESSIZ LIRA güzelmiş. diğerlerinin içinden bir kaç tanesi iyi değil. sebep istiklal marşımızla dalga geçmek.
yine de teşekkürler... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Eski Üye
![]() Giriş Tarihi: 17-06-2006
Yer: ...İzmiR...
Mesajlar: 1,002
Rep Puanı: 376666
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
paylaşım için saol...
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Republic Of Fenerbahçe
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 18-08-2005
Yer: Sevdanın Sokağı
Yaş: 19
Mesajlar: 779
Rep Puanı: 287168
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
walla güzelmiş.yüzümüzde tebessüm yarattırdı...bunları bize gösterdiğin için teşekkürler..
|
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
|
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Vize İşlemi | Haberler | Okul Arkadaşım Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir. |