|
|||||||
Komik... Kategorisinde ve Komik şeyler Forumunda Bulunan Dev Fıkra ARşivim +16 larda olabilir : Konusunu Görüntülemektesiniz => Sarhosun biri üst bas daginik bir halde karakola gelir, araba anahtarini göstererek komisere söyle der: - Komiserim su elimde gördügünüz ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 |
|
Forum Onursal Üyesi
![]() ![]() Giriş Tarihi: 23-05-2005
Yer: artık afyon üniversitesiii
Mesajlar: 9,765
Rep Puanı: 543878837
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Sarhosun biri üst bas daginik bir halde karakola gelir, araba
anahtarini göstererek komisere söyle der: - Komiserim su elimde gördügünüz anahtar var ya, onun üstünde az önce benim arabam vardi, simdi yok. Arabami çalmislar. Komiser sarhosa söyle bir bakar,-sen önce kendine bir çeki düzen ver bakiyim su haline bak. Devletin komiseri önünde böyle fermuari açik durmaya utanmiyor musun? Sarhoş pantolonunun önünde açik fermuara bakar, bakar ve söyle der: - Aha, kariyi da çalmislar. --------------------------------------------------------------------- Bir matematikçi, bir borsacı ve birde muhasebeci bir TV programında kıran kırana yarışıyorlar. İlk soru çok kolaymış ve matematik dalındaymış. Matematikçiye sormuşlar: İki kere iki kaç eder? Matematikçi - '4 eder' demiş. Sonra borsacıya sormuşlar, borsacı da: - '4 de edebilir 5 te edebilir. Hatta bazen 3 olduğu bile görülmüştür' demiş. Sıra son olarak muhasebeciye gelmiş ama muhasebeci yanıt vermemiş. Kameraların kendine bakmadığına emin olduğu bir an yavaşça sunucunun yanına yaklaşarak ellerini ovuşturmuş ve kısıkça bir sesle şöyle demiş: - 'Kaç etsin abi?' -------------------------------------------------------------------- Temel koskoca çölde yapayalnız kalmış, acil olarak biriyle yatmak istiyor ama etrafta kimse yok ! Ilerler, ilerler.. En sonunda bir inek ahırına rastlar hemen içeri dalar ve üzerinde bir deliğin bulunduğu bir makina görür başlar işini görmeye. Derken zaman geçer ve işi biter fakat makina onu bırakmaz. Temel çekilmek ister ama çekilemez. Daha sonra makinanın üzerinde yazan yazı gözüne çarpar: '30 LİTRE SAĞMADAN BIRAKMAZ' -------------------------------------------------------------------- Temel omzuna papaganini almıs eczaneden aspirin almaya gitmis. Eczanenin kapisindan girip tam aspirin isteyecek papagani Temel'den önce davranip: - "bir kutu aspirin, bir kutu aspirin" demis. Eczacı saskinlik içinde aspirini Temel'e uzatmis Temel tam fiyatini soracak papagan yine erken davranmiş; - "kac para,kac para" demis. Saskınlıgı iyice artan eczacı aspirinin fiyatini soyler Temel odemeyi yapar eczaneden cıkmak uzere arkasını doner ve kapiya yonelir. Eczacı dayanamaz Temel'e seslenir: - "bir dakika bakar mısın?" Temel omzundaki papaganla eczacıya döner, eczacı sorar - "Nereden buldun bunu?" Papagan yine once davranır; "Karadenizin Dogusundan, Karadenizin Dogusundan" -------------------------------------------------------------------- 3 mühendislik ögrencisi aralarinda konusuyorlardi. Yaratanin mühendis olmasi konusunda hemfikirdiler fakat anlasamadiklari uzmanlik daliydi. - "Mutlaka makina mühendisi olmali dedi birisi, tum eklemlerimize baksaniza." Ikincisi kesinlikle elektronikçi dedi, - "sinir sistemimizdeki elektriksel baglantilara bakin." Üçüncüsü saçmalamayin diye lafa basladi, - "zevk merkezinin tam ortasindan pis su atik tesisatini geçirebilmeyi insaat mühendisi haricinde kimse akil edemez!!! ------------------------------------------------------------------- Çok büyük bir çiftligi olan çiftçi hayvan pazarına horoz almaya gider ve bir horozu begenir. Fiyatını sorduğunda ise diğer horozların tam 10 katı fiyatına satıldığını öğrenir. Bir horozun diğerlerinden ne farkı olabileceğini anlamayan çiftçi satıcıya sorar: - "Bu horoz niye o kadar pahalı?" -"Abi sen bunu al çiftliğin yavruyla dolup taşar, bana duacı olursun" cevabını alan çiftçi horozu alıp çiftliğine geri döner. Çiftlige gelince horozu kümese bırakmasıyla gıdaklama sesleri içinde tüyler havada uçuşmaya başlar. Çiftçi önce horozun bu hızına çok sevinir. Ancak 1 hafta, 2 hafta geçmesine rağmen horoz hızını alamaz. Artık koyunlara eşşeklere atlara sulanmaya başlar. Çiftçi de içinden "bu böyle devam ederse ölür" der. Çiftçi bir sabah kalktıgında horozu kanatları açık, dili dışarıda, gözleri kapalı bir şekilde kümesin önünde sırtüstü yatıyor görür. Çiftçi hemen feryadı koparır: - "Ben bir daha senin gibi hızlı horozu nereden bulurum, ne yapar, ne ederim" Bu esnada horoz tek gözünü açar ve çiftçiye kanadıyla yukarıyı işaret ederek şu anlama gelen işaretleri yapar: - "ŞŞŞTT, AKBABA UÇUYOR, AKBABA İNECEK, YANIMA GELECEK, BEN, CÖRT !!!" --------------------------------------------------------------------- Çok iyi giyimli bir iş adamı Vatikan'a gelir papayla görüşmek istediğini söyler. Kendisini bir Kardinal'e götürürler. Adam ısrar eder. - Sizinle değil, doğrudan Papa ile ve yalnız görüşmek istiyorum. Sonunda adamı Papa'nın huzuruna çıkarırlar. Ama adamın ne istediğini merak eden Kardinaller kapının dışında kulak kesilmiş içeriyi dinlemektedirler. İçeride sesler yükselmiştir. Adam : - 1 milyar dolar Papa : -Olmaz -2 milyar dolar. -Hayır. -5 milyar dolar. - Hayır. Adam kapıyı çarpar, hışımla uzaklaşırken Kardinaller içeri koşuşur. - Sayın Papa hazretleri, 5 milyar dolar muazzam bir para. Düşünün bu para ile kaç katedral, kaç kilise yapılır, dünya üzerine kaç misyoner gönderilirdi. Parayı niçin kabul etmediniz? - Ne yani ? Her duadan sonra Amin yerine Coca Cola mı deseydik ? -------------------------------------------------------------------- Yasli bir nine sex shop'a girer ve tezgahtara yaklasir: - oglum sizde şu boyda bir vibrator var mi ? - evet var - peki ayni anda şu kalinlikta olanlarindan var mi ? - evet şu tarafta olacak - peki bunlarin siyah renkte olanlari var mi - evet onlardan da bir kac tane kaldi, şu tarafta olmasi lazim - oglum peki soyler misin nasil kapatiliyor bunlar -------------------------------------------------------------------- Adam evinin merdivenlerinden çikarken düsüp, bacagini dört yerinden kirmisti. Hemen hastaneye kaldirmislar, doktor bacagi boydan alçiya almis ve : - Beyefendi bundan sonra daha dikkatli olun, en azindan alçiniz çikana kadar merdivenlerden inmek çikmak yok, demisti. Üç ay sonra kiriklar kaynamis, alçi çikarilmisti. Adam bu arada doktora : - Doktor bey artik merdivenlerden inip çikabilir miyim?" diye sormus, doktorda, - Tabi, ancak yine de bir süre daha dikkatli olmalisiniz, demisti. Adam doktorun bu cevabi üzerine sevinçle bagirmis, - Oh be sükürler olsun, üç aydir eve su borusundan tirmanarak girip çikmaktan anam aglamisti. BUZDOLABI… Ahirette sorgu sırasını bekleyen iki adam birbirleriyle konuşmaya başlar. "Sen nasıl öldün?" diye sorar birinci adam ötekine. "Donarak öldüm.." "Kötü bir ölüm olsa gerek..." der birinci adam "Donarak ölmek nasıl bir şey?" "Şey, başlangıçta çok rahatsız edici.." diye anlatmaya başlar ikinci adam. "titremeye başlıyorsun, bütün el ve ayak parmakların ağrımaya başlıyor. Ama sonrası, ölmek için çok sakin bir yol. Vücudun uyuşuyor, adeta boşluğa sürükleniyorsun, tipki uykuya dalmak gibi.. "Peki ya sen? sen nasıl öldün bakalım?" "Kalp krizi geçirdim" der birinci adam. "Karımın beni aldattığından emindim. Bir gün beklenmedik bir saatte eve döndüm, yatak odasına koştum.. Karımı orada yapayalnız örgü örerken buldum. Sonra bodruma koştum ama kimseyi bulamadım. Ikinci katta da kimse yoktu. Sonra hızla çatı katına vardığımda kalp krizi beni buldu..Oracığa yığıldım ve öldüm.. Aynen böyle.." Ikinci adam başını sallar "Berbat birşey bu..." der. "Sadece bir an mutfakta durup buzdolabına bakmayı akıl edebilseydin şimdi ikimiz de hayatta olacaktık.” __________________ UÇAKTA… Okyanus üzerinde gece uçan bir uçak... İki fısıltı... Biri kadın, diğeri erkek... - "Herkes uyudu hadi gidelim..!" (Ayak sesleri...) - "Bu tuvalet boş. Buna girelim. Kimse bakmıyor. Hadi çabuk." - "Biraz heyecanlyıym. Ben oturabilir miyim? Prezervatifin var değil mi? Hadi tak!" (Derin nefes sesleri...) - "Ah parfüm de var. Her şeyi de düşünürsün. Oooh! Harika" (Uzun sessizlik) Birden uçağın hoparlörlerinden sert ve dinamik bir ses: - "Dikkat dikkat! Kaptanınız konuşuyor!... Arka tuvaletteki iki kişi size sesleniyorum! Ne yaptığınızı biliyoruz... Bu yaptığınız uçuş kurallarına aykırıdır. Şimdi lütfen sigaralarınızı söndürün ve duman alarmından prezervatifi çıkarın! __________________ CİVCİV… Adam çarşiya çikip bir civciv alir eve dönerken sinemaya gitmek ister. Ama civcivi sinemaya almiyacaklarini düşünerek civcivi pantolonun içine saklar ve biletini alip koltuğa oturur. Hayvan boğulmasin diye fermuari açip dişari çikarir. Bu sirada yan koltukta oturan yaşlica bayan kocasina dönerek ; - kocaciğim yanimdaki adamin fermuarini açti içinden firlayana bak . Adam gayet tepkisiz ; - aman be kariciğim hiç mi görmedin sanki ? - ama bu çok farkli , benim patlamiş misirlarimi yiyor . __________________ BİR SAAT İLERİ… Matrak bir adam bara girer. Barda çok çekici bir kadinin oturdugunu gördügü gibi kadinin yanina gider ve oturur. Merakli bir sekilde sürekli olarak kol saatine bakmaya baslar. Yaninda oturan kadin bir süre sonra dayanamaz ve: - Randevunuza gelecek arkadasiniz geç mi kaldi? diye sorar. Adam: - Hayir. Sadece günümüzün en modern ürünü olan bu saati yeni satin aldim. Test ediyorum... - En modern saat mi? Ne farki var bu saatin? - Benimle beyin dalgalarini kullanarak iletisim kurabiliyor. - Simdi ne diyor? - Sizin iç çamasiri giymediginizi söylüyor. Kadin kikirdayarak; - Öyleyse saat arizali olmali. Çünkü benim iç çamasirim var... Adam mütebessim : - hay Allah bu cihaz yine birsaat ileriyi gösteriyor... __________________ HIZLI İNEK… Adamın biri otomobiliyle şehirler arası yolda gidiyormuş yol kenarında bir köylünün otostop yaptığını görmüş, yanında bir inek olan köylü geçen araçlara durmaları için el ediyormuş. Durumu merak eden adam köylünün yanında durmuş; -Hayırdır hemşerim, ne tarafa gideceksin? -İlerdeki kasabaya kadar beyim, -İyi ama bu inek ne olacak? -O önemli değil beyim arka tampona bağlarız o gelir. Bu duruma pek aklı yatmayan adam köylünün durumuna acıyarak onu arabaya almış. İneği ise köylünün dediği gibi arka tampona bağlamışlar. Araba yavaş yavaş ilerlemiş. Adamın hızlanmaya çekindiğini anlayan köylü; -Sen yürü beyim o gelir. demiş Bunun üzerine adam hızlanmaya başlamış. 20,30,40 bakmış inek gerçekten geliyor. Adam şaşırmış, 50, 60, 70 bakmış hala geliyor ve inekde hiçbir yorgunluk belirtisi yok. Artık şaşkınlığı iyice artmış ve sinirlenmeye de başlamış. Öyle ya sonuçta bir inek ne kadar hızlı koşabilir ki. Derken adam iyice hızlanmış. Kilometre 120 yi gösteriyor. Dikiz aynasından ineğe bir bakmış ve gülümseyerek köylüye dönüp; -Senin inek yoruldu herhalde baksana dili dışarda. -Ne tarafa çıkarmış dilini. Buna dikkat etmeyen adam tekrar bakar ve sol tarafa der. Bunun üzerine köylü kendinden emin bir tavırla; -O yorgunluktan değil, seni sollayacak da sinyal veriyor... __________________ KIYAFET BALOSU… Kel ve tahta bacakli bir adam, kiyafet balosuna davet edilir. Kel kafasından ve tahta bacagından utandıgi için ne yapacagini bilemez ve kiyafet balosu icin kiyafetler satan bir firmaya mektup yazip sorununu anlatir. Bir sure sonra firmadan bir paket ve yaninda bir mektup gelir: "Sayın Bayim, Lutfen ekteki pakette bulunan korsan kostumunu kontrol ediniz. Bandana, kelliginizi saklayacak, kıyafeti giyince de tahta bacaginizla, tam bir korsana benzeyeceksiniz." Adam gozlerine inanamaz. Firma, takma bacagini iyice vurgulamıstır bu kiyafetle. Hemen kaleme kagida sarilir ve oldukca agir bir mektup yazar ve kiyafeti de geri gönderir. Birkac gün sonra, firmadan baska bir paket ve mektup alir: "Sayin Bayim, onceki hatamiz icin ozur dileriz. Lutfen ekteki pakette bulunan kesis kostumunu kontrol ediniz. Uzun cuppe, takma bacaginizi saklayacak ve kel kafanizla, tam bir rahibe benzeyeceksiniz. Adam kopurur. Bu sefer de kafasini iyice ortaya cikarmislardir.. Oturup hakaret dolu bir mektup yazar ve kıyafeti de tekrar geri gönderir. Birkac gun sonra firmadan tekrar bir mektup ve yanında cok kucuk bir paket gelir: "Sayin Bayim, onceki hatalarimiz icin uzgunuz. Lutfen size ekte gonderdigimiz visne receli kavanozunu kontrol ediniz. receli kel kafaniza dokun, saglam bacaginizi kiciniza sokun, ve baloya elma sekeri kiliginda gidin." __________________ POLİS… Sürücü dikiz aynasında kendisini izleyen polisi görünce kaçabileceğini düşünüp basmış gaza. Ancak polisi atlatamayacağını anlayınca, pes edip çekmiş kenara. Polis arabasından inmiş. Bezgin, kızgın ve de küskün bir sesle: "Bana bak, çok yorgunum, üstelik keyfim de kaçık. Mantıklı bir özür söyle yoksa yaktım çıranı!" Kısa bir ara ve sürücü: "Karım geçen ay bir polisle kaçtı. Aynada sizin aracınızı görünce kaçtığı polis, onu bana geri getiriyor sandım... BİRGÜN ÖLECEĞİZ... Yolcular uçağın yanında otobüsten inmişler.. Bavullarını gösteriyorlar. Bir bakmışlar uçak şirketinin minibüsü yanlarında durmuş. İçinden kaptan pilotla, yardımcı pilot inmişler. Yolcular fena halde şaşırmışlar.. Nasıl şaşırmasınlar.. Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda üç noktalı bant.. Yardımcı pilotun elinde bir köpek tasması.. Tasmanin ucunda bir köpek.. Sağa sola çarparak öylece ilerliyorlar uçağa.. Günlerden 1 Nisan değil ama, "şaka herhalde" demiş yolcular, doluşmuşlar uçağa..Uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış. Yolcuların gözleri camda. Uçak hızlanmış.. Yolcular endişelenmeye başlamışlar.. Ucak daha hızlanmış. Pistin sonu hızla yaklaşmaya başlamış.. Uçak iyice hızlanmış.. Bazı yolcular paniklemiş, dua etmeye başlamışlar. Uçak son hıza ulaşmış. Bu arada pistin sonuna da ulaşmış. 100 metre sonra betonun bitip çimlerin başladığını gören yolcular dehşet içinde çığlığı basmışlar.. Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş... Uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmiş, havalanmış. Kaptan pilot arkasına yaslanmış derin bir nefes almış ve yardımcı pilota dönmüş: - Biliyor musun? Bir gün çığlık atmakta gecikecekler ve hep birlikte geberip gideceğiz!..." __________________ CENAZE Amerika'da ölen bir kadın için kilisede cenaze töreni düzenlenmişti. Tören sonunda cenaze görevlileri tabutu taşırken, tabutun ön bölümünü yanlışlıkla kilisedeki sütunlardan birine çarptılar. Bu olaydan sonra tabuttan bir inilti sesi duyuldu. Tabut açıldı ve öldüğü sanılan kadının yaşadığı anlaşıldı. Bir süre hastanede tedavi edilen kadın iyileşti ve 10 yıl daha yaşadı. 10 yıl sonra öldüğünde ise cenaze töreni yine ayni kilisedeyapıldı. Tören sonrası görevliler tabutu taşırken, kilisedeki aynı sütunun önüne geldiklerinde, ölen kadının kocasının, arkalardan sesi duyuldu; "Lütfen sütuna dikkat ediniz..." __________________ FİDYE Ekonomik kriz yüzünden büyük para problemi olan Temel, çocuk kaçırıp fidye istemeye karar vermiş. Şehrin büyük bir parkında çocuğun birini gözüne kestirmiş. Önce bir not yazmış : "Çocuğunu kaçırdım.Bunu yaptığım için üzgünüm ama kusura bakma çünkü gerçekten paraya ihtiyacım var. Yarın sabah saat 7'de falanca parktaki filanca ağacın altına bir siyah çantada 5 milyar getir. İmza: Laz." Çocuğun yanına gitmiş, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söylemiş. Ertesi sabah parka geldiğinde söylediği ağacın altında, söylediği renkteki çantada içinde 5 milyar olan emaneti bulmuş. Paraların yanında bir de not varmış : "Paran purada ama bir Laz hemşehrisine nasıl peyle bir şey yapar inanamayrum." __________________ NE YAPARSIN?... Güney Amerikalı bir subayla bir er konuşuyorlar: - "Savaşta bir düşmana rastlarsan ne yaparsın?" - "Vururum." - "Doğru, peki bir düşman bölüğüne rastlarsan ne yaparsın?" - "Vururum" - "Olmadı. Koşup karargaha haber verirsin. Peki savaş meydanında bir inek görürsen ne yaparsın?" - "Vururum." - "Olmadı." - "Koşup karargaha haber veririm." - "Yine olmadı. Boynuzlarından tutup karargaha sürüklersin. Şimdi beni görürsen ne yapacağını söyle.." - "Vururum." - "Olur mu canım. Ben senin komutanınım." - "Döner karargaha haber veririm." - "Yahu ben düşman bölüğü değilim ki." - "Hah tamam. Boynuzlarından tutup karargaha sürüklerim..." __________________ Yasli nine : Teksasta haydutluk egitimi gören bir ögrenciyi azili haydutlarin yanina staja verirler. Ilk ders olarak bir posta arabasi soyulacaktir. Araba durdurulur; Sef haydut: - "Herkesi indirin arabadan" der. Bu sirada stajer arabada yasli bir ninenin oturmakta oldugunu farkeder ve - "Nine otursun bari" der. Haydutlar hep bir agizdan - "Sen karisma, sef ne derse o olur" derler. Bu sefer sef; - "Bütün paralarini alin" der. Stajer yine atlar: - "Yasli nineninkileri de mi?" diye sorar. Haydutlar yine hep bir agizdan - "Sen sus, sef ne derse o olur" derler. Bütün paralar alinmistir. Sef atina biner adamlarina döner ve - "Bütün kadinlara tecavüz edin" der. Tam stajer konusacakken nine atilir: - "Sen sus, sef ne derse o olur. -------------------------------------- Tercih : Iki mühendislik ögrencisi kampus içerisinde yürürken biri digerine sorar, "Bu muhtesem bisikleti de nereden buldun ?" Digeri cevap verir, "Dün tek basima dolasirken bir yandan da okulu bitirince ne is yapacagimi düsünüyordum. Birden bu bisikletin üzerinde nefis bir kiz geldi ve yanimda durdu. Bisikleti çimenlerin üzerine birakti ve üzerindeki bütün giysileri çikartti. Sonra da bana "Hangisini istiyorsan al" dedi." Diger ögrenci arkadasini dogrularcasina basini sallayarak, "Iyi seçim yapmissin, elbiseler belki sana uymayabilirdi". ----------------------------- FELSEFE : Renkli ki$iligiyle ün yapmi$ bir felsefe hocasi, yilin son sinavini yapmak uzere sinifa girmi$.. butun ogrenciler cok heyecanli, hepsi merakla sorulari bekliyolar, felsefe hocasi sinifa $oyle bi bakmi$, derken sandalyesini kaptigi gibi kürsünün uzerine koymu$.. "I$TE 100 PUANLIK TEK SORU" demi$.. "BANA BU SANDALYENIN VAROLMADIGINI ISPAT EDIN" Herkes bir giri$mi$ yazmaya efendim hizli hizli yazanlar haril haril du$unenler derken, aralarindan biri kagida tek bi cumle yazmi$ sonra kalkmi$ hocasina vermi$, ve sinavi bitirip cikmi$.... Sonuclar aciklandigi zaman bir bakmi$lar koca sinifta 100 uzerinden 100 alan tek ki$i var, o da sinavi 2 dakkada bitirip cikan cocuk..!!! Peki acaba cocuga 100 puan getiren o tek cumle neymi$???? "HANGİ SANDALYE" ----------------------------- HASTANEDE TESTLER KARISIR ve ... Adamin biri karisinin test sonuclarini almak uzere doktora gitmis. Recepsiyondaki hemsire: - Kusura bakmayin beyefendi, ama ufak bir problemimiz var. Karinizin testlerini lab'a gonderdigimizde ayni isimli bir baska bayan da teste gitmis ve hangisi karinizin hangisi diger bayanin emin olamiyoruz malesef, demis. Acik olmak gerekirse sonuclardan biri kotu digeri ise dahada kotu! Adam: - "Ne demek istiyorsunuz yani?" Hemsire: - "Testlerden biri AIDS digeri ise Alzheimer cikti ve hangisi karinizinki birsey soyleyemiyoruz." Adam: - "Korkunc birsey, peki simdi ne yapmaliyim?" Hemsire: - "Bence, karinizi sehrin gobeginde en kalabalik noktaya birakin ve eger evin yolunu bulabilirse de birdaha da onunla yatmayin..." KULAKLAR Bir hanımefendi, yıllık kontrol için doktora gitmiş. "Doktor..." demiş. "Ben son derece sağlıklı bir kadınım. Bir tek kusurum var. Gaz kaçırıyorum. Durmadan gaz kaçırıyorum. Evde, işte, otobüste, asansörde, süper markette. Durmadan kaçırıyorum. Ama fazla da şikayetim yok. Kendime hiç sorun yapmıyorum bunu. Çünkü benim kaçırdığım gazın ne kokusu var, ne de sesi çıkıyor." Doktor, bir hap yazmış kadının reçetesine. "Bu haplardan günde üç tane al, haftaya gel, gene beni gör." demiş. Kadın, ertesi hafta hışımla girmiş doktorun muayenehanesine. "Doktor..." demiş. "Hey doktor... Geçen hafta verdiğin haplardan sonra, kaçırdığım gazlar leş gibi kokmaya başladı..." Doktor, "Güzel..." demiş. "Çok güzel... Sinüslerinizi tedavi ettik demek. Şimdi sıra geldi, kulâklarınız üzerinde çalışmaya..." --------------------------------- "T" İLE Konuşma özürlü çocuk yeni taşındığı mahallesinde okula gitmek için otobüs bekliyormuş.. Otobüs karşıdan görününce el sallayıp bağırmaya başlamış, "Toför bey, Toför bey Thur!" diye.. Şoför durağa gelince durmayıp devam etmiş.. Son derece canı sıkılmış çocuğun ve onu evin penceresinden seyreden annesinin.. Ertesi gün aynı saatte otobüs görününce annesinin eline verdiği bir bez parçasını sallayarak "Toför bey, Tofoför bey.. Thur.Thur..!" demiş.. Yine durmadan geçmiş şoför.. Üçüncü gün artık yolun ortasında durup ellerini kollarını sallayıp "Toför. Töför.. Thur. Thur..!" demiş. Hızla yaklaşan otobüs kırılmadık kemiğini bırakmaksızın çarpmış çocuğa.. Olay yerine gelen polis çocukcağızı ambulansa yerleştirmiş ve şoföre sormuş, "Zavallı çocuğu gördüğün halde neden vurdun?" diye.. "Tayanamatım petemenke..!" demiş şoför, "Tünlertir penle talka getiyor ettoluettek..!" |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Onursal Üyesi
![]() ![]() Giriş Tarihi: 23-05-2005
Yer: artık afyon üniversitesiii
Mesajlar: 9,765
Rep Puanı: 543878837
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
> > > 1)Ankara'da, cok sicak bir gunde, dolmustaki bir
> > > > > kokona yelpazesiyle > > > > > "şöfeer bey klimayi acar misiniz cok sicak olduu" > > > > > demisti. pala > > > > > biyikli > > > > > şöfer amca teyzeyi bi sure suzdukten sonra, kapiyi > > > > > acip acip kapatmaya > > > > > basladi, ki ondan sonra dolmusca yarildik zaten. > > > > > > > > > > 3)yolcu: mükemmel bir yerde inebilir miyim? ( > > > > > yolcunun kafası karşık > > > > > sanırım, kendisi de dolmuştakilerle güler > > > > > söylediine) şöför indirirken > > > > > kadını: şoför: buyrun size layık değil ama! > > > > > > > > > > 4)yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer; > > > > > yolcu : musait bi yerde iner misiniz > > > > > sofor : niye sen mi kullancan > > > > > > > > > > 5)rumeli - hisarüstü otobüsüyle taksim e dogru > > > > > gidiyoruz. adamin biri > > > > > besiktas dolaylarinda gayet aceleci bir tavirla > > > > > -kaptan orta kapiyi > > > > > rica edebilir miyim??. bizim soför olaya hakim: > > > > > -tabi abi ayip ettin. > > > > > al götür. senden kiymetli mi? > > > > > > > > > > 1) Birgün marketin birinde meyve reyonunda > > > > > meyvelerden tadiyordum. Iste > > > > > > > > > > kiraz, seftali vs vs... Görevli de bana bakiyor ama > > > > > ben hiç aldirmadan > > > > > > > > > > yemeye devam ediyorum. Sonun da görevli yavasça > > > > > yanima yaklasti ve: "Abla > > > > > > > > > > karpuz da keselim mi?" dedi... > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > 2) Bankada staj yaparkene kredi karti basvurularini > > > > > inceliyordum. Hepsi > > > > > > > > > > iyi hos güzeldi ama bir formu okumaya basladiktan > > > > > kisa bir süre sonra > > > > > > > > > > gülmekten koptum. Hatunun biri cinsiyet bölümünde > > > > > bulunan ( )kadin ( )erkek > > > > > > > > > > seçeneklerine bir de ( )kiz seçenegini eklemis ve > > > > > onu isaretlemis. Bunu > > > > > > > > > > yapan kizimiz da bu arada 43 yasinda... > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > 3) Bandirma'da bir restoranin cami: "23 saat açigiz" > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > 4) Eski isimde, Hindistan'in koyu müslüman > > > > > kesiminden bir firmayla > > > > > > > > > > çalisiyorduk. Bir gün telefon etmem gerekti, adama > > > > > "how are you?" > > > > > > > > > > dedigimde aldigim cevap tüyler ürperticiydi: fine > > > > > elhamdullillah! yetmezmis > > > > > gibi > > > > > > > > > > bir istegimi ilettikten sonra gelen tepki ise: okey > > > > > insallah! > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > 5) Bu olay Trabzon Farabi tip fakültesinde aynen > > > > > yasanmis bir olaydir. > > > > > > > > > > Acil kapisinin önüne kornalar çalarak 2-3 araç > > > > > geliyor. içinden insanlar > > > > > > > > > > firlayarak klasik "doktorlar nerde sedye getirin" > > > > > seklinde bagirmalar > > > > > > > > > > oluyor. Öndeki arabadan çikan bir kisi arkadaki > > > > > arabaya hastayi arabadan > > > > > > > > > > çikarmasini söylüyor. Ve arkadakinin yaniti: > > > > > > > > > > "SIZIN ARABADA DEGIL MIYDI?" > > > > > > > > > > Yani vatandaslar hastayi Rizede birakip diger > > > > > arabada oldugunu sanarak > > > > > > > > > > Rize'den yani 1 saatlik yoldan son sürat > > > > > gelmisler... > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > 6) "ER RYAN'I KURTARMAK" filminin, muhabbetleri > > > > > vahset ve hüzne > > > > > > > > > > çevirdigi dönemlerdi. Ben de dayanamadim gidiyim > > > > > dedim su filme. Gittim, abi > > > > > film > > > > > > > > > > acayip manyak basladı tüm salonu uçurdu zaten ilk 10 > > > > > dk.'da. Neyse > > > > > > > > > > izleyenler bilirler bir karakter vardi "upham" miydi > > > > > neydi?. Adam tirsak > > > > > > > > > > bir tipti öyle savasma falan gibi becerileri yoktu. > > > > > Heyecanin tavana vurdugu > > > > > > > > > > dk.'lardi. Filmin ortalari felan bu bizim "UPHAM" > > > > > korkudan arkadasina > > > > > > > > > > cephane tasiyamadi ve o herif öldü. Herkes kendi > > > > > çapinda bu senaryoya > > > > > > > > > > üzülürken arkadan bir ses beni ve tüm salonu > > > > > dumurdan kirdi. geçirdi: > > > > > > > > > > "ULAN ALLAH BELANI VERSIN. SENI BU FILME ALANIN > > AGZINA SI..YIM." > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > 7) Geçenlerde Eminönü'nden Aksaray'a giden treni > > > > > kaçrmamak için > > > > > > > > > > altgeçide girdim. Bilirsiniz; altgeçitte, sagli > > > > > sollu dükkanlar ve seyyar > > > > > saticilar > > > > > > > > > > vardi. Bunlardan oyuncak satan bir seyyar saticida > > > > > gördügüm bir oyuncak > > > > > > > > > > beni dumurdan dumura soktu: ActionMan'leri > > > > > biliyorsunuz... Amcalar onun > > > > > > > > > > yerlisini üretmisler. "Macera Adam". Yalniz beni > > > > > daha da sasirtan, Macera Adam > > > > > > > > > > (yani ActionMan) tam bir Türk: Sakalli, Maltepe > > > > > paketi var cebinde, bir adet > > > > > > > > > > Kirikkale silahi var, bir adet Kuran-i Kerim (küçük > > > > > yesil kitap yani), > > > > > > > > > > biçak, yesil renk bandana ve tesbihi var! > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > 8) 2 sene önce Sevgililer gününde dolmusla Kadiköy'e > > > > > gidiyordum. Ön > > > > > > > > > > koltukta oturuyorum, çalan radyoda dj öyle bi anons > > > > > yapti "bu güzel > > > > > > > > > > sevgililer gününde simdi yaninizdaki o güzel insana > > > > > dönüp elini tutun ve > > > > > > > > > > seni seviyorum deyin" Arkadakilere bi göz attim, > > > > > oturan çiftler > > > > > > > > > > birbirlerinin elini tutup seni seviyorum dediler. > > > > > Önüme dönerken soföre > > > > > > > > > > gözüm takildi ve soför bana aynen sunu dedi: "Sakin > > > > > aklina bile getirme" > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > 9) Bir çift bogazda arabayla gezerken kizin çocugu > > > > > öptügünü gören > > > > > > > > > > polisin anonsu abartisiz öyleydi: "yiyisme saga > > > > > çek!" > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > 10) Bir gün çok güzel ve bakimli bayanin biri yolda > > > > > kenarda oturan adamin > > > > > > > > > > ayagina basti. Kadin gayet üzgün adama dogru "kusura > > > > > bakmayin beyfendi, > > > > > > > > > > çok özür dilerim" dedi. Adam da ona "Tamam da bacim > > > > > ayakkabinin ***na koydun" > > > > > > > > > > dediginde biz zaten olay yerinde yerlerde > > > > > sürünüyoduk. > > > > > > > > > > > > > > > 12) Bir gün üniversitenin kantininde sirada > > > > > bekliyorum. Önümde kantinin > > > > > > > > > > sürekli müdavimlerinden bir kiz da çay aliyor. > > > > > Sasirtici bir sekilde kiz > > > > > > > > > > çayina 5 tane seker koydu, bir kaç tane de eline > > > > > aldi. Bunu gören > > > > > > > > > > kantinci eleman kiza bakip, suratinda yayik bir > > > > > siritma ile "Bir kaç tane daha > > > > > al, > > > > > > > > > > agda yaparsin." dedi. Kantinciye helal olsun > > > > > gibisinden baktigimi > > > > > > > > > > hatirlarim. > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > 13) Arkadas evde bangir bangir müzik dinliyormus. > > > > > Annesi de çikarmis > > > > > > > > > > elektrik süpürgesini bütün evi süpürüyormus. Tabi > > > > > gürültüden aletin sesini > > > > > > > > > > duymuyor... Müzigi kapatinca farketmisler ki kadin > > > > > çalismayan süpürgeyle > > > > > > > > > > bütün evi dolasiyormus yarim saattir!!!!! İlk Türk uzay adamı (artık astronot mu denir, kozmonot mu denir, uzay fatihi mi denir bilinmez) uzaya çıktığında atılacak olası gazete manşetleri - Kendimizi aştık... - Bekle ay geliyoruz... - Galaksi galaksi duy sesimizi, işte bu Türklerin ayak sesleri!.. - Uzaya kapak attık... - Artık biz de uzaylıyız - Türkler uzayda - Türk'üz doğruyuz uzaylıyız... - Bu bizim için büyük, insanlık için küçük bir adım! Gaza gelmiş bazı gazete başlıkları - Alemin kralı geliyor.. - Bekle bizi İngiltere.. - Uzay tamam sıra güneş'te! - Bekle bizi samanyolu - Marslılarla Türkler arasında genetik bağ bulundu! Star - Açın mekiklerimizin önünü! durduramazsınız... Hürriyet - Uzanlara rağmen... Milliyet - İstikbale eriştik (yanda üzerinde oynanmış bir Atatürk resmi, yanında mekik) Sabah - İlk biz duyurmuştuk.. Zaman - Ve mümin uzayda Türkiye - Allah'a şükür.. Vatan - İşte Hezarfenin torunları. Bulvar - Uzaya da girdik yada milli olduk Star - Uzayın ulen Hürriyet - Aydın doğandan Türk astronotlara jest Akit - Uzayda duyulan ezan sesi Sabah - Aydın doğandan büyük şantaj Şamdan - Marslı erkeğimin geyşası olurum Bulvar - Ay fena oluyorum Star - Güneş ufuktan şimdi doğar yürüyoruz uzayaaaa Star - Welcome to space Spor sayfasının manşeti.. Hürriyet - Fenerbahçe rüya takımı kurdu.. Fanatik - Uzaylılar da Fenerbahçeli mi? Fotomaç - Bir gün her uzaylı fenerli olacak Milliyet - Uzay Fener'e dar gelecek.. Sabah - Galatasaray zor durumda ? Köşe yazarı başlıkları.. Oktay Ekşi - Marslılara savaş açalım.. Ertuğrul Özkök - En pahalı mars şarabını içtim.. Erman Toroğlu - N'aber hıncal bak gönderdik çocuğu uzaya.. Nihat Genç - Uzaylı olmanın topluma negatif etkisi.. Hıncal Uluç - TK00XV2 plakalı uzay aracı'nın sorumsuz astronotu..O ne dönüş öyle kardeşim ? Emin Çölaşan - Uzay mekiğinin yapımı için neden iki firmadan teklif alınmadı ? Bekir Coşkun - Bindik bir alamete gidiyoz kıyamete.. Ahmet Altan - Astronotları çıldırtan kadınların öğleden sonraları ten kokusu ne ola ki ? Ayşe Arman - Yine evleniyorum.. Turgay Şeren - Ben geçen haftaki yazımda belirtmiştim.. Haydar Dümen - Aktif seks uzayda olmaz. Haşmet Baboğlu - Uzayda mı olmak, dünyada mı olmamak konusuna dikkat etmek lazım.. Yabancı basından başlıklar.. Washington Post : Insanlı ilk Türk uzay aracı astronotu almadan uzaya çıktı.. Le Figaro : Astonotlar arasında hiç Kürt yok.... Die Zeitung : Verhaugen : 'Büyük başarı, eğer mekiği sağ salim indirirlerse, 2034'de müzakerelere başlarız' dedi.. Die Welt : Aya gitmesi gerekirken mars'a yönelen insanlı ilk Türk uzay aracı İstanbul üssünün yardımıyla Jüpiter'e indi.. Corierra Della Serra : Incedibile..Berlusconi, Türk Astronot'un çocuğunun sünnetinde kirve olacak.... Elefteros Rimos : Yunan hükümetinin büyük hezimeti.... Sıfırdan Bir kadınla en çok kimin birlikte olabileceği konusunda bir yarışma yapılıyormuş, dayanırsa kadın dayanamazsa yarışmacı büyük ödülü alacakmış. Nam-ı Kemal de oradaymış. Her postadan sonra da duvara çarpı atılıyormuş. Alman başlamış 1,2,3.. tıkanmış. İngiliz başlamış 3,5,7.. o da tıkanmış. Fransız 15,20.. derken o da kalmış. Bizim Nam-ı Kemal başlamış 70,80,90 derken durmak bilmiyor. Bakmış kadın iş kötü, Nam-ı Kemal'in duracağı yok, 95.yi yaparken "yok efendim bu 94." diye tutturmuş. Nam-ı Kemal, "Olur mu hanfendi 95 oldu, burada boşuna mı çarpı atıyoruz, sayıyoruz" dese de kadın dinlemiyor, "hayır bu daha 94." diyormuş. En sonunda bizimki zıvanadan çıkmış: - "Başlarım şimdi çarpına da sana da, sil hepsini sıfırdan başlıyoruz." Başçavuş Albayı tutuklayacakmış Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış. Hakemler Bizde Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış: -"Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?" -"Boşuna oynamayalım, biz kazanırız", demiş şeytan. -"Olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde..." Şeytan şeytanca gülümsemiş: -"Ama bütün hakemler de bizde..." Allah şimdi ne yapıyor? Bir gün yolda yaya giden bir bektaşinin önüne bir atlı çıktı: - "Baba" dedi, "bir müşkülüm var. Beni aydınlatır mısın?" Bektaşi yanıt verdi: - Elimden gelen bir şeyse, hay hay oğlum. - Şunu öğrenmek istiyorum: Şu anda Allah ne yapıyor? Sualin münasebetsizliğine içerleyen derviş, hiç belli etmemiş: - Yanıt veririm ama bir şartla, sen o attan in, ben bineyim. - Neden? - Böyle yüksek bir suale yüksekten yanıt vermek gerekir de ondan! Adam attan inmiş, Bektaşi binmiş. Adam: - "Hadi" demiş "söyle bakalım. Allah şimdi ne yapiyor?" Bektaşi: - "Ne yapacak" demiş, "atı senin gibi bir budalanın elinden alıp, benim gibi bir akıllıya veriyor". Ve çalakamçı uzaklaşmış. NOT: Bu bir fıkradır kimse alınmasın Kurusun Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!" Teyzesiyim Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole götürür. Bebeğe bakan doktor: - "Bu çocuk iyi gıda almıyor", der ve kadına dönerek: - "Lütfen soyununuz", diye rica eder. Soyunan kadının göğüslerini iyice kontrol eden doktor: - "Düşündüğüm gibiymiş hanımefendi" der, "sizin hiç sütünüz yok." Kadın: - "Tabi olmaz doktor bey", der. "Ben çocuğun teyzesiyim..." Eczacı baba Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. Çocuk kız arkadaşının evine gitmeden önce bir eczaneye uğrar. Eczacıya: - "Bana prezervatif verir misiniz?", der; eczacı da ne yapacağını sorar. Çocuk da kız arkadaşının evine gideceğini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını söyler. Akşam yemek yemek için masaya otururlar. Yemekten önce dua edilir herkes yemeğe başlar ama çocuk hala dua ediyordur. Kız çocuğa, "ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum", der. Çocuk da kıza: - "Ben de senin babanın eczacı olduğunu bilmiyordum!!!" |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
|
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Vize İşlemi | Haberler | Okul Arkadaşım Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir. |