|
|||||||
Komik... Kategorisinde ve Komik şeyler Forumunda Bulunan İstemediğiniz Kadar Fıkra Konusunu Görüntülemektesiniz => Küçük bir balıkçı köyünde Temel tembel olduğu için esi Fadime balığa çıkmak zorunda kalırmış. Sabah erkenden balıkçılar tekneleri ile denize ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 |
|
Üye
![]() Giriş Tarihi: 13-10-2005
Mesajlar: 117
Rep Puanı: 2132985
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Küçük bir balıkçı köyünde Temel tembel olduğu için esi Fadime balığa çıkmak zorunda kalırmış. Sabah erkenden balıkçılar tekneleri ile denize açıldıklarında erkekler hep aynı yöne gitmelerine rağmen eşinin yerine balığa çıkan Fadime kendine göre bir yöne gidermiş. Akşam balıktan dönüldüğünde erkeklerin çok az balık yakalamış olmalarına rağmen Fadimenin kayığı balık dolu olurmuş. Bu duruma dayanamayan erkek balıkçılar Fadimeye işin sırrını sormuşlar. O da : -"Biliyorsunuz kocam uykucudur dolayısı ile onun yerine ben balığa çıkıyorum. Ancak balıkçılıkta pek tecrübem olmadığı için sabah esimin pijamasını açıp şeyine bakıyorum. Eşiminki ne tarafa doğru yatmış ise o yöne gidiyorum demiş." Erkek balıkçılar"Peki bacı sağa, sola, yukarı ve aşağı olur ise anladık ama ya dimdik durursa ne tarafa gidiyorsun ?" diye sorduklarında Fadime:"Canım, o gün hiç balığa çıkılır mı?"
Kadın 50. katın penceresinden bakarken aşağı düşer, kırkıncı katta bir adam belinden yakalar: "Bu akşam benimle olursan, seni kurtarırım!" "Ben bildiğin kadınlardan değilim!" "O halde güle güle!" Kadını otuzuncu,yirminci katta da yakalarlar, aynı teklifi yaparlar,kadının cevabı değişmez: "Ben bildiğiniz kadınlardan değilim!" Onuncu kata yaklaşırken kadın başına gelecekleri anlar ve inadından vazgeçer, onuncu katta yakalayan Temele kendisi teklif eder: "Beni kurtarırsan bu gece seninle kalırım!" "Geber pis ******!" İki bayan manava sessiz bir şekilde fısıldar. Lütfen iki muz verir misiniz ?" Manav muzları tartar ve 3 tane vereyim bir kilo olsun der. Bayanlardan biri heyecanla atılır. -"Olsun napalım birini de yeriz.!!!" Yeni evli bi çiftin aralarında iletişim sorunu varmış. Sex yapacaklarını birbirlerine söyleyemiyorlarmış. Önce kadın: -"Kocacım bu böyle olmayacak seninle bir anlaşma yapalım. Eve geldiğinde saçlarıma bak,eğer ben saçlarımı tamamen toplamışsam o gece seninle asla yatmam, eğer saçlarımı yarım topladıysam seninle birlikte olsam da olur olmasam da, ama eğer saçlarımı tamamen salmışsam o gece azdığım gecedir"demiş. Adam da bunun üstüne : -"Peki o zaman ben de sana söyleyim , Eğer ben akşam 1 bardak rakı içersem seninle asla yatmam, 2 bardak rakı içersem yatsam da olur yatmasam da olur,amaaa 3 bardak içersem saçına başına bakmam Pinokyo' ya 31 çekmesini öğretmişler, alev almış. II. Dünya Savaşı sırasında Rus orduları geri çekiliyormuş... Ve Rus generali durumu kurtarmak için askerleri teşvik etmeye karar vermiş. Getirilen her ölü Nazi için 10 ruble vaad etmiş. Çatışmalardan sonra kimi 1, kimi 3 ceset getirmiş ve paralarını nakit olarak almışlar. Bir ara bir Yahudi asker, bir vagonu sürükleyerek getirmiş. Vagonun kapısını açmış, içerisi ceset doluymuş. General bunu görünce şaşırmış ve askeri kenara çekerek şöyle demiş: - "Asker, anlarsın ya bütçemiz zayıf, haydi ben sana ceset başı 7.50 ruble vereyim. Asker: - "Olmaz,Zaten bana geliş fiyatı 8.30 ruble." Rus savaş gemisi denizde yol alırken karşılarına bir düşman gemisi çıkar ve torpili rus savaş gemisine sallar. İsabet kesindir. Geminin amirali ne yapacağını şaşırır, yanındaki askere durumu anlatır. Ve askere: -"Aşağıdaki askerlerin yanına git, bir şeyler yap onları güldür. Hiç olmazsa gülerek ölsünler." der. Adam aşağı iner ve askerlere söyle der: -"Ben simdi fermuarımı açıp, malı çıkarıp masaya vurarak gemiyi ikiye bölsem ne yaparsınız" der. Bütün grup katıla katıla güler. O anda asker fermuarını indirir. Malı çıkarıp masaya vurur. O sırada güüüümm!!! diye bir ses çıkar. Gemi ikiye bölünüp batar. Bütün askerler ölür. Sadece amiral ve o asker su yüzüne canlı olarak çıkar. Bir ara amiral askere dönüp: -"Ne yaptın askerleri güldürebildin mi?" diye sorar. Asker yaptıklarını bir bir anlatır. Amiral ise söyle der: -"Bundan sonra daha dikkatli ol, TORPiL ISKALADI..." Osmanlı donanmasıyla Venedik donanması arasında savaş çıkmış. Venedik donanmasının komutanı Andrea Doria imiş. Gözcü Osmanlı donanmasının yaklaştığını fark edince hemen Andrea Doria`ya haber vermiş: - Osmanlı yaklaşıyor. Andrea Doria sormuş: - Kaç gemi var? Gözcü: - 10-20 kadar.Komutan hemen emir erini çağırmış: -Oğlum bana hemen kırmızı gömleğimi getir. Emir eri şaşırmış: - Niçin komutanım? Andrea Doria: - Savaşırken yaralanacağız. Kan izi belli olmasın ve de askerlerin cesareti kırılmasın diye. Bu arada gözcüden yine ses gelmiş: - Efendim 50 kadar oldular. Andrea Doria heyecanlanmış ve emir erine tekrar seslenmiş: - Gömleği boş ver. Sen bana "kahverengi" pantolonumu getir !!!!.. Adamın biri fırına gidip 99,5 ekmek istemiş. Fırıncıda şaşırıp abi gel şunu 100 yapalım deyince adamda -"Ya o kadar ekmeği kim yiyecek" Amerikada -22 nolu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu takip ederken, bir araba görmüş. Bu aracı radarla incelemiş ve minimum 50 km. ile gidilmesi gereken yolda bu aracın tam 22 km./saat'le gittiğini farketmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş. Ve aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. Ve aracın peşinden gidip aracı durdurmuş, birde ne görsün. Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Ve aracın arkasındaki koltuklarda da çok korkmuş 3 tane yaşlı teyze daha var. Polisi görünce yaşlı sürücü: Polis bey çok mu hızlı gidiyordum? diye endişe ile sormuş. Polis demiş ki; hanımefendi, hızlı değil, aksine çok yavaş gidiyorsunuz ve bütün otoyol trafiğini etkiliyor! Radardan gördüğüm kadarıyla 22 km. hızla gidiyorsunuz. Yaşlı teyze: Ama, otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve bende bu hızla uymak istedim! Polis: teyzeciğim demiş, o 22 otoyolun numarası. Bu yolda minimum 50 km hızla gitmelisiniz. Kadın tamam, bundan sonra hızlanacağım demiş. Polis tam kendi arabasına giderken, gözü yine arkada oturan, hiç konuşmayan ve çok korkmuş 3 yaşlı teyzeye kaymış. Ve sormaya karar vermiş sürücüye. Teyzeciğim bir şey sorabilirmiyim? Bu ardada oturan kişilerin nesi var? Çok korkmuş gözüküyorlar, sanki dillerini yutmuşlar gibi!Kadın şöyle cevap vermiş: Valla bende anlamadım, 180 nolu karayolundan çıktıktan beri böyleler. İki tane dönme dağ başında yapayalnız kalmışlar. İkisinin de canı sevişmek istiyormuş.-"Sen beni yap" -"hayır sen beni yap",derken biri -"ben bir soru sorayım bilirsen sen beni bilemezsen ben seni yapacağım" demiş. Diğeride kabul etmiş. Birincisi sormuş -"Damdan dama gezer miyav miyav der" demiş. Arkadaşı -"Bildim , timsah" demiş. Soruyu soran -"Ay nerden bildin çapkın geç arkama!" 40 yaslarındaki kadın kalp krizi nedeniyle hastaneye yatırılmıştı. Kendinden geçmiş durumdaydı. Doktorlar kurtarmak için çılgınlar gibi uğraşıyordu. Tam bu sırada Tanrı kadına göründü. -"Yanına geliyorum Tanrım," diye inledi kadın. "Hayır," diye cevap geldi yücelerden,"daha önünde 35 yıl, 2 ay, 8 gün var."Kadın nihayet kendine gelmişti. Doktorlar mutluydu. Kadın daha da mutluydu. Biraz iyileşince kesenin ağzını açtı. Yüzünü gerdirdi. Liposuction yaptırdı. Göğüslerini silikonla dikleştirdi. Kadının ısrarlarına dayanamayan hastane yönetimi bir kuaförün gelip saçlarını platine boyamasına izin vermişti. Artık bomba gibiydi kadın. Kendini çok iyi hissediyordu. Hayatinin kalan bölümünü mutlu bir biçimde geçirmeye hazırdı. Nihayet taburcu oldu. Dışarıya çıkıp temiz havayı içine çekti. Taksiye binmek üzere caddenin karşısına geçerken bir ambulans çarptı kadına.Vahimdi durumu. Derin karanlığa doğru kayarken sordu:-"Ulu Tanrım, sen her şeyi daha iyi bilirsin, ama hani önümde daha 35 yıl vardı?"Tanrı'nın cevabi söyle oldu: -"Tanıyamadım." Bir ülke varmış, ülkenin insanı padişah ne yaparsa yapsın gıklarını çıkarmıyorlarmış. Hepsi koyun gibilermiş. Padişah bu duruma çok bozulurmuş. "Bir kulum çıksada şikayet etse" diye Padişah etrafındaki vezirleri bir araya toplamış ve durumu anlatmış ve bir çözüm bulmalarını istemiş. Vezirin biri ülkenin iki yakası arasına bir köprü yapmayı önermiş Bu öneri kabul görmüş ve köprünün inşaasına başlanılmış. Nihayet köprü bitmiş. Köprünün bir ucuna askerleri koymuş her geçenden para alınıyormuş. Lakin millette hala gık yok. Bunun üzerine köprünün diğer ucuna da askerler konmuş, diğer tarafdan da geçenlerden para alınmaya başlanmış. Kimsede itiraz etmezmiş. Padişah bir karar vermiş -"Köprünün ortasına bir zebani koyacaksınız, geleni de geceni de yapacak" demiş.Gel zaman git zaman kimse yine de gıkını çıkaramıyor. Derken bir gün padişah tüm ahaliyi bir meydana toplatmış.-"Ey ülkemin insanları, koyun gibisiniz, ne yaptıysam sesiniz çıkmadı. Şikayeti olan biri çıksın karşıma." demiş.Cılız bir ses kalabalığın arasından yükselmiş Padişah-"Hah iste biri çıktı nihayet, söyle bakalım ne diyecen" demiş. -"Padişahım, söylediklerimi bir şikayet olarak algılamayın ama hani su köprünün ortasındaki zebani var ya, çok uzun bir kuyruk oluyor mümkünse bir kaç zebani daha oraya koyamaz mısınız!..." Uluslararası şirketlerden biri en başarılı olacak üst düzey yöneticiyi nasıl seçelim diye insan kaynakları bölümüne bir test hazırlatmış. Psikologlar filan üç ay çalışıp ilk denemeyi bir alt şirkete müracaat eden 3 aday üzerinde yapmışlar. İlk aday olan bir Almanı bir odaya atmışlar. Odaya fıstık bir karı, bir yatak, bir ütü masası, ütü ve 20 tane de yeni yıkanmış gömlek koymuşlar. -45 dakika vaktin var, sonra seni alıp komisyonda görüşeceğiz, demişler. 45 dakika sonra kapıyı açıp içeri bakmışlar. 20 gömlekte ütülü duvarda. Kadın mütebessim köşede oturmuş herifin perişan halini seyrediyor. -Ne yaptın lan? demişler. Herif : -Ben Almanım, bizde iş herşeyden önce gelir, 45 dakikada ancak 20 gömleği ütüleyebildim, demiş. İkinci aday bir Fransızmış. Herifi aynı odanın içine atmışlar. 45 dakika sonra bakmışlar, kadın odada saçını, başını düzeltiyor, adamda kravatını bağlıyor, gömlekler ise ütüsüz duruyor. -Sen ne yaptın, niye yaptın?, demişler. Herif : -Ben Fransızım, bizde aşk herşeyden önce gelir. İşi doğru öncelik sırasında yapan en muvaffak olacak adamdır, demiş. Üçüncü aday bir Türkmüş, onu da aynı odaya kapatmışlar. 45 dakika sonra bir bakmışlar, kadın perişan vaziyette giyinmeye çalışıyor. Gömleklerin 20si de duvarda ütülü halde asılı. -Sen ne yaptin lan?, demişler. Herif : -Ben Türk'üm, biz adamı çalıştırmayı da biliriz, çalışanı da evvel allah bu hale getiririz, demiş. Plajda güneşlenmekte olan Temel in yanına koşarak gelen genç kız : - Abi demin burada bi jet-ski ci vardı, gördün mü ? Temel sağına bakar, soluna bakar , doğru düzgün bir adam göremez; - Su an nerede olduğunu bilmiyorum ama istersen ben yavas yavas yaparım Adamın biri evlenmeye karar vermiş ama yası 75. Kız da 22 lik fıstık gibi hatun. Çocukları, torunları evlenmesin diye durmadan ikna etmeye çalışıyorlarmış; "Babacım bak yasin ilerledi. Kalbin dayanmaz." diye. Neyse, adam kimseyi dinlememiş ve kızla evlenmişler. Gerdek gecesi olmuş, sabah olmuş, oğlu kapıda bekliyor, yeni evliler hala içeride. Aradan birkaç saat geçtikten sonra kız bitkin bir vaziyette dışarıya çıkmış ve yaşlı adamın oğlu hemen endişe ile sormuş : - Neler oldu? Babam iyi mi? Kız : Evet çok iyi idi. Ben yoruldum. biraz mola verdik... Çocuk : allah allah!.. 75 yaşında adam, nasıl oluyor da bu kadar aktif? Kız : Eee... Kocam bunak. Yapıyo unutuyo, yapıyo unutuyo. Çocuk Bir gün babasına sorar. Baba POLITIKA nedir? - Yavrum der, anlatacaklarımı iyi dinle, sonra söylediğim kelimeleri ezberle der. Simdi ben para kazandığım için KAPITALIZMIM, Annen harcamaları yapıp evi idare ettiği için HÜKÜMET. Dadı ev islerini yaptığı için İŞÇİ. Sen HALK. Kardeşin VATANDAŞ der. Yarin sabah açıklayacağını söyler. Gece çocuk tuvalete kalkar ve kardeşinin ağladığını duyar. Dadısının odasına gider görür ki babası dadısıyla yataktadır. Annesine seslenir horul horul uyumaktadır duymaz. Sabah kahvaltıda sorar, oğlum akşam anlattıklarımı hatırlıyormusun? der. Babacığım ben politikanın ne demek olduğunu anladım der. KAPITALIZM, ISÇIYI götürüyor. HÜKÜMET uyuyor. HALKI duyan yok . VATANDASI bok götürüyor." Adamın biri ölmüş ve öbür tarafa gitmiş. Adama cehennemi gezdirirlerken odanın birine girmişler, adam bakmış ki insanlar sırayla oturmuş kendi cinsel organlarını emiyorlar. Bunun üzerine, adam yanındakilere sormuş; - Bunlar ne yapıyorlar. - Bunlar dünyada iken sigara içerlerdi, demişler. Sonra başka bir odaya girmişler, adam bakmış ki burada da insanlar sıra ile oturmuşlar, karşılarında yine sıra ile insanlar diğerlerinin cinsel organlarını emiyorlar. Adam tekrar sormuş; - peki bunlar ne yaptılar diye - İlk sıradakiler dünyada sigara içerlerdi, karşılarındakiler ise dünyada otlakçılardı. Çingenenin birine piyangodan büyük para çıkar. Tabiki hiç arası olmayan çingen parayı bulunca ne yapacağını şaşırır. artık eve de uğramaz olur . neyse karısı eve gelince kocasına -a bey parayı buldun bizi unuttun. der. kocası - abe karı yap gönlümü ne istersen alayım sana. karısı o akşam gönlünü hoş eder sonra kocası yokken eve baldızı gelir bakar ki ablasının elinde bilezikler ,incikler boncuklar hemen sorar - abe ne onlar öyle. ablası - eniştene para çıktı aksam yaptım gönlünü aldı bana incik boncuk işte. kardeşi hemen atılır - abe abla bana da alırmı - bilmem eniştene sor, biraz sonra gelecek der. baldız apartmanda aşağıya iner bekler. eniştesi geldiğini görünce hemen yanına gider - abe enişte ablama almışsın incik boncuk bana da alsana - baldız der yapasın gönlümü alayım sanada - nasıl yapayım be enişte eniştesi merdiven boşluna çeker baldızı hemen der - al bakayım baldız ağzına .. baldızda hemen başlar saksoya ağzına alır almaz hemen çeker kendini - abe enişte bu bok kokar - kokar tabi baldız, az önce kayınçoya motor aldık Ufaklık, sokakta oynarken bir kutu Viagra bulur. Bir zamane çocuğu olarak bunun ona neler kazandıracağını şıp diye anlar ve kutuyu cebine atar ! Akşam babasının yanına gider, "Bak sokakta ne buldum ! Bir on milyonluk verirsen senin olur ne dersin ?" Şaşıran baba cevap verir, "Aslında fena teklif değil ama neyse ki benim onlara ihtiyacım yok. Git dedene bir sor belki o alır." Ufaklık derhal dedesine gider ve hapları 10 milyona satmayı teklif eder. Dedesi sorar, "Sağol oğlum ama bunların iş göreceğinden nasıl emin olacağım ?" "Öfff nerden bileyim dede ! ama televizyonda işe yaradığını söylüyorlardı." "Peki" der dedesi, "Bu gece bir deneyeyim. Eğer işe yararsa yarın paranı alırsın tamam mı ?" Ufaklık teklifi kabul eder ve ertesi sabah dedesini ziyaret eder. Gülümseyen dede torununun eline 50 milyon sıkıştırır. Çocuk şaşırır, "Dede ! seninle 10 milyona anlaştığımızı sanıyordum ?" "Tamamdır oğlum hepsi senin. 40 milyonu büyükannenden !" Bir rahibe günah çıkartmak için rahibin yanına gidiyor. Rahibe: -"Benim hayatımda bir erkek var, ama o çocuğunun teki" diyor. Rahip soruyor: -"Neden ona o..... çocuğu diyorsun?" -"Çünkü o benim yanağımı okşayıp, beni öpüyor."Rahip, rahibenin yanağını okşamış ve öpmüş sonra sormuş: -"Böyle mi?" -"Evet!" -"Bu ona o..... çocuğu demeni gerektirmez kızım! -"Ama o benim elbiselerimi çıkartıp vücudumu da okşayıp öpüyor." Rahip rahibenin elbiselerini çıkartmış ve bir süre sevişmişler. Sonra rahip yeniden sormuş: -"Böyle mi?" -"Evet!" -"Ama bu da ona o çocuğu demeni gerektirmez." İyi de peder, sonra bir güzel beceriyor beni." Rahip bunun üstüne rahibeyi beceriyor ve tabii ki soruyor; -"Böyle mi?" -"Evet" diyor yeniden rahibe. Rahip: -"Bu da ona o..... çocuğu demen için yeterli sebep değil." Rahibe bu sefer bağırıyor: -"Ama o AİDS' liymiş." -"Vay o..... çocuğu!" Adamın biri, seks hayatındaki sorununa çare bulmak için doktora gider ve şikayetlerini anlatır: Doktor bey, bana bir şeyler oluyor. Sevişirken bir sıcak basıyor, terliyorum, bir soğuk basıyor, üşüyorum. Yapılan tahlillerde hiçbir şey çıkmaması üzerine, doktor kütüphanesindeki tüm tıp kitaplarına bakar ve benzer bir olguya rastlayamaz. Adama hitaben: - Beyefendi, bir de eşinizi çağırıp onunla konuşalım. Ertesi gün, adamın eşi gelince doktor durumu kadına anlatır: - Sevişirken eşiniz bir terliyormuş, bir üşüyormuş. Kadın: - Aman körolasıca herif, bir Ağustosta sevişir, bir de Ocakta. Yeni evli bir çift bir otel odasında balayındalar. Kadın hep aynı şekilde birleşmekten bıktım ilginç fikrim var şimdi sen çıplak halde kapının önünde dur bende aynı şekilde pencerenin önünde. Koşalım ve bu şeklide birleşelim. Adam kabul eder.1-2 kez denerler ama birleşemezler. Adam 3 de bir hışımla koşar ve hızını alamayıp otelin havuzuna çıplak halde düşer. Garsona seslenir bana bir havlu bulsana garson çık ya kim görecek seni adam ya durumumu bilmiyorsun bir havlu bul ne olur" garson çık ya kimse yok, kimse görmez seni der. Adam kızmaya başlar anlamıyorsun, ben çıplağım ve odama gitmek istiyorum Garson sende beni anlamıyorsun, 15. katta karının bir tanesinin malına kapı tokmağı girmiş herkes onun başında Temel ile Dursun bir gün para kazanmak için Amerika'ya gitmeye karar verirler. Uçaktan indiklerinde Temel: -"Ayrılalım 2 sene sonra yine burada buluşacağız" der. Dursun da -"Tamam" der. Aradan 2 sene geçer. Temel bir taksiye atlar, buluşma yerine erkenden gelir. Aradan 5 dakika geçer bir de ne görsün bir limuzin gelir ve içinden Dursun çıkar. Temel hemen sorar -"Nasıl aldın bunu?" Dursun da: -"Bir alet icat ettim penisini sokuyorsun, 5 dolar atıyorsun orgazm oluyorsun". Temel: -"Tamam 2 sene sonra yine buluşalım" der. Aradan 2 sene daha geçer. Dursun buluşma yerine yine limuzini ile gelir, aradan bir iki dakika geçer ve helikopter sesleri polis sirenleri bir sürü eskort etrafa doluşur .Bir helikopter iner ve içinden Temel çıkar, Dursun şaşırmıştır hemen Temele sorar -"Nasıl yaptın bunu?".Temel de -"Bir alet icat ettim penisini sokuyorsun 5 dolar atıyorsun, 50 dolar atmadan geri bırakmıyor" demiş. Kadının biri alışveriş yapıp kasiyere 20.000.000 T. L. uzatmış. Kasiyer paraya bakıp hanımefendi bu para sahte demiş. Kadında eyvah tecavüze uğradım. Kocanızın da doğumda bulunmasını istermisiniz Kadın: - Bir kocam yok malesef.." - Peki erkek arkadaşınız.? - Erkek arkadaşımda yok. - Eee peki bu işe ortak olan şahıs.? - Üzgünüm kimseye bağlı değilim ve yanlız olacağım.Doğum gerçekleşir ve ebe kadının yanına gelir. - Tebrik ederim çok sağlıklı bir kızınız oldu. - Oh ne kadar mutluyum onu görebilirmiyim. - Elbette ama görmeden önce bilmeniz gereken bir şey var. - Nedir lütfen söyleyin.? - Eeee bebeğinizin teni biraz koyu açıkçası bebeğiniz bir zenci.? - Ahh evet eşim ve işim yoktu. Üstelik gidecek yerim de yoktu, çok kötü durumdaydım o yüzden bir porno filmde oynamayı kabul etmek zorunda kaldım. Başroldeki erkek zenciydi. - Ah anlıyorum tabii beni ilgilendirmez. Lütfen kusura bakmayın. Bir nokta daha var. - Evet lütfen söyleyin başka birşey mi..? - Şeyy. Bebeğin çok güzel lepiska gibi sarışın sacları da var. - Bakın gerçekten çok zor günlerdi. Filmde tek erkek yoktu. Bir tane de İsveçli erkek vardı. - Pardon pardon. Gerçekten özür dilerim ben bilmek istersiniz diye düşünmüştüm. Bu soruları sormak istemezdim. Neyse ama. - Başka ne var lütfen açık konuşun çekinmeyin - Pekala. Siz istediniz. Bebeğin gözleri de çekik. - Hayat bana hiç acımadı. Film deki diğer erkek de Çinliydi." "Ne yapabilirdim ki.? - Umarım beni bağışlarsınız üstüme vazife olmayan şeylere karışıyorum. İsterseniz artık bebeği görebilirsiniz. Beraber bebeğin yanına giderler. Kadın mışıl mışıl uyumakta olan bebeğin poposuna bir şaplak indirir. Bebek ağlamaya başlar. - Neden vurdunuz.? - Ohhhh! neyseki normal ağlıyor. Havlayacak diye ödüm koptu.!! İki kırkayak evlenmişler ve gerdeğe girmişler. Dışarıda bekleyen baba kırkayak bir saat bekler çıt yok iki saat bekler çıt yok üç saat bekler yine çıt yok en sonunda dayanamaz içeri girer ve oğluna kızarak : -Ne yaptın yahu üç saattir bir şey yokmu, der. Oğul kırkayak köpürerek : -Eşşoğlunun kızı hangi bacağının arasında olduğunu söylemiyor. Bir bayan cafede dondurma yiyormuş. Adamın teki yanına gelmiş şöyle demiş; - Afedersiniz size bir şey soracağım. Ama yanlış anlamayın. Kadın; - Buyrun sorun...- Bir kere yalayabilir miyim? Kadın dondurmayı uzatmış...Bunun üzerine adam söylenmiş. - Bakın! Yanlış anladınız... Hollywood' da bir parti veriliyor, güzel bir evde. Partinin sahibi partiye heyecan ve değişim katmak için mikrofonu eline alıp başlıyor: Arkadaşlar akvaryumdaki iki pirana' yı bu havuza atacağım. Havuza atlayıp karşıya çıkan arkadaş şu gördüğünüz sarışınla sabaha kadar eğlenebilir. Kimsede ses seda yok. Bu esmeri de sunuyoruz. Yine kimsede ses yok. Bu kumral bayanı da hediye ediyoruz. Yine ses yok. Bu ibneyi de veriyoruz. Slaaaaash¦... Adamın biri suda hızla yüzüyor ve karşıya geçiyor. Tekrar koşup havuzun öbür kenarına geliyor: Nerede o ibne; Beyefendi o havuzun karşısında; Adam şaşkın şaşkın: O değil, Beni havuza iten ibne nerede...... Baba trilyoner, oğlu salak mı salak baba oğlana ne iş kursam diye düşünürken sosis fabrikası kurmaya karar veriyor. .Neyse fabrikayı kurup oğluna gezdirmeye başlıyor. "Bak oğlum, bu sosis yapma makinası sığırı buradan koyuyorsun aşağıdan sosis olarak çıkıyor" Oğlan bakıyor. "Peki baba sosisi buradan koysak da aşağıdan sığır çıksa"maalesef oğlum" diyor babası."o teknoloji sadece anan da var" Jinekologun biri lanet olsun der ve doktorluğu bırakır. Niyeti araba tamircisi olmaktır. Gider ve sendikanın sınavına girer. Sonuçta 100 üzerinden 150 alıp geçer. Bunun üzerine bir soruşturma açılır. Müfettişler hocaya sorarlar bu iş nasıl oldu diye. Hoca; - "Valla, yağı değiştir dedim değiştirdi. Filtreyi değiştir dedim değiştirdi. Bujileri temizle dedim temizledi. Müfettiş: - "İyi de neden 100 değil de 150 verdin?" Hoca: - "Bunların hepsini egzozdan yaptı Sarışının birisi erkek arkadaşıyla seks yaparken sorar: - "Sende AIDS yok değil mi?" Adam "hayır" der ve devam ederler. Biraz sonra tekrar sorar: - "Gerçekten sende AIDS yoktu değil mi?" - "Hayır dedim ya. Hem niçin durmadan soruyorsun?" Sarışın cevaplar: - "İkinci kez yakalanmak istemiyorum da..." Adamın biri akşam işten eve geldiğinde papağanının bir kutu viagrasını yuttuğunu görür. Bu duruma çok sinirlenen adam papağanı ceza olsun diye buzluğa atar. Aradan 2-3 saat geçince adam merak edip papağana bakmaya gider. Papağanın ölmüş olacağını düşünürken birde ne görsün! papağan kan ter içinde kalmıştır. Buna şaşıran adam papağana sorar; " ben seni buzluğa koydum sen ter içinde kalmışsın, nasıl oluyor bu ?" Papağanda adama dönerek; " lan ibne donmuş tavukların bacaklarını ayırmak kolaymı sanıyorsun sen" der. Yaşlı kadının biri titreyerek ve zıplayarak sexshopa girmiş. Sizde vibratör varmı demiş. Adamda var demiş. Kadında nerden kapatılıyor biliyormusun. Temel bir gün istanbula gitmiş ama 6 ay haber gelmemiş Temelden. Köy ahalisi toplanmış en iyisi Dursunu gönderelim bir haber alsın. Dursun İstanbula gelip Temeli bulmuş. Bir hafta sonra Dursun köye dönmüş. Köy ahalisi toplanmış. Dursun demişki ey köy ahalisi Temeli buldum ama size bir iyi birde kötü haberim var demiş. Köylülerde önce kötü haberi söyle demişler. Dursunda Temel kötü yola düşmüş ibne olmuş. Peki iyi haber ne bi muamelesi var. Çoğunluğunu lazların teşkil ettiği komando bölüğü 10 gündür ormanda,çamurda, aç susuz pislik içinde eğitim yapmaktadir.11.nci gün komutan çavuş Dursun' u çağırır: -Çavuş,10 gündür bölük gayet iyi bir performans gösterdi bizde onları ödüllendirelim, bugün çamaşır değiştirebilirler artık. Dursun:-Baş üstüne Komutanım. Dursun çavuş bir heves koşarak bölüğü toplar: -Sizlere çok sevineceğiniz bir haber getirdim. Komutan izin verdi bugün erat çamaşır değiştirecek, sıraya geçin değiştirin. Temel sen İdrisle. İsmail sen Kemalle. Sadık sen Cemalle Nasa uzay araştırma merkezi, günlerden bir gün Mars a gidebilecek bir mekik yapar. Bu mekiğe üç ayrı ülkeden üç astronot binecektir. Bunlar bir Fransız, bir Alman ve Türkiye den Temel dir. Bunlara orada uzun süre kalacaklarını ve bu yüzden yanlarına en çok sevdikleri şeyi almalarını söylerler. Alman: "Ben içki içmeden yapamam bana içki verin der." Fransız: "Ben karım olmadan yapamam onuda götüreyim der." Temel: "Ben da sigarasız edemem," der ve sigara ister. Aradan yıllar geçer artık mekiğin döneceği gün gelmiştir. Onlar için büyük bir tören düzenlenir. Önce Fransız iner mekikten yanında karısı ve iki küçük çocuğu vardır. Sonra Alman, gözleri kan çanağı gibi, sendeleyerek iner mekikten. En son Temel fırlar ve elinde bir sigara, bağırır: "Uyy hemşerum! Ateşi olan var mi? İlkokul 5. sınıfta resim dersinde öğretmen "çocuklar konu serbest, hayvan resimleri çizin bakayım"dedi. 10 dakika sonra küçük Ahmet el kaldırdı. Öğretmen yanına geldi. Resim kağıdının üzerinde bir sinek duruyordu. Çocuğun bu sinekten şikayetçi olduğunu zanneden öğretmen eliyle sineği kovaladı ama hayvan hiç hareket etmedi. Biraz daha dikkatli bakınca da sineğin gerçek olmadığını fark etti. Bu bir sinek resmiydi. Öğretmen şaşkınlıkla sordu: -Senmi yaptın oğlum bu resmi? -Evet öğretmenim. -Peki bir de at resmi yap bakayım. Küçük Ahmet öyle bir at resmi çizdi ki, at, sanki kağıttan fırlayıp çıkacak. O kadar canlı. Şaşıran öğretmen: -Yavrum beni hemen babana götür. Sen müthiş bir yeteneksin. Burada harcanmaman gerekir. Derhal güzel sanatlara transfer olman lazım. Babanla konuşmalıyım, dedi. Son dersten sonra Ahmetle beraber yola koyuldular. Dar bir patikadan bir gecekonduya geldiler. İçerde, yatakta, dizlerini karnına çekmiş, üzerinde yorganı bir adam yatıyordu. öğretmen konuşmaya başladı: -Geçmiş olsun efendim. -Teşekkürler. -Ben oğlunuzun... -Allah kahretsin oğlumu. -Aman böyle söylemeyin, yaptığı resimler... -Onun yaptığı resimler yerin dibine batsın. -Ama beyefendi böyle yetenekli bir çocuğun... -Yeteneğine başlatmayın simdi. -Peki ne oldu,niçin böyle kızgınsınız oğlunuza? -Neden olacak, dün gece eve biraz çakırkeyif geldim. Bu eşşoğlu sobanın üzerine çıplak kadın resmi çiziktirmiş. Temel kendini mastürbasyona kaptırınca babası onu evlendirmiş. Bir gün temel' in evine gitmişler. Kapıyı karısı açmış. Temel' in evde olup olmadığını sormuş. Evdeymiş,merdiven altındaymış. Babası gitmiş ki ne görsün,Temel mastürbasyon yapıyor. -Evlendin, yine mi kendi kendine yapaysun oni, diye sormuş babası. –Temelde Fadime'nin kolu yorulmuştu da ,demiş. Yeni evlenen bir çift ilk gecelerini geçirmek için bir otele gitmişler. Adam kadına : sen hazırlan ben geliyorum demiş. Adam banyoya girmiş ve kahkaha atmaya başlamış. Kadın şaşırmış : Bu daha ilk gece, en iyisi şimdi sormayayım daha sonra sorarım demiş. Aradan yıllar geçmiş, çift ellinci yıl dönümlerini kutlamak için ilk gecelerini geçirdikleri otele gitmeye karar vermişler. Adam yine banyoya girmiş ve yine kahkaha atmaya başlamış. Kadın bu sefer soracağım demiş. Sen ilk gecemizde de böyle gülmüştün, ne oluyor içerde. Adamda elli yıl önce kravatıma işemiştim, şimdide paçama işedim. Yeni evli çift balayına Havaiye gider. Yerleştikleri otel müdürü gece otelin kulübünde en önde yer ayırır. Gösteri başlar bir yerli yere 5-6 ceviz koyar sonra penisini çıkarıp "tak tak" cevizleri kırar. Gösteri çiftte oldukça etki bırakır. 30. evlilik yıldönümlerinde aynı otele giderler. Gece yine aynı kulübe giderler. Aynı yerli çıkar bu kez 5-6 Hindistan cevizi dizer, penisini çıkarır ve yine "Tak Tak" Hindistan cevizlerini kırar. Bizimki hayretler içinde sorar "Beyefendi 30 yıl önce ceviz şimdi Hindistan Cevizi bunun sırrı nedir?" Yerli cevap verir. "Artık yakını net göremiyorum onun için Hindistan Cevizi". İki esrarkeş tövbe etmek için ab dest almaya hamama giderler. Locada soyunurlarken birisinin cebinden sigaralık çıkar. -Ben bunu içeceğim. -Hayır hani tövbe edecektin. -Para verdim. Güzelce sarar. Bir nefes,iki nefes derken dünya döner. Tam bu sırada locanın kapısı açılır ve muhafızlar içeri girer. -Burası kralın boşaltın. Esrar içen Alem buysa kral benim. Kral gelir.Aksilik buya ayağı takılır düşer ve ölür. Muhafızlar krala benzeyen esrarkeşi tutup saraya götürürler. Önüne 3 tane ip getirirler ve derlerki: -Birinci ipi çek sarışınlar gelsin,ikinci ipi çek esmerler gelsin,acıktınmı üçüncü ipi çek. Bir süre sonra 1. ip.Öfff alem. Bir süre sonra 2.ip.Öfff alem. Karnı acıkır 3. ip. Altın taslar içinde yemekler. Yer içer sonunda sıkışır. Arar tarar fakat tuvaleti bulamaz. Tutar yemek yediği altın tasların birisinin içine sıçar. Tam o anda kafasında küt diye patlar. Hamam tellağı: -Ulan bir otuzbir çektin anladık,ikinciyede okey hamam tasına sıçmanın alemi neydi. temel, dursun ve cemal bir kasabada görevlendirilmiş. temel vali. dursun emniyet müdürü, cemalde sağlık müdürüymüş. bu kasabanın başlıca sorunu bir tane çukur olmasıymış. nedense bu çukura düşen çok fena yaralanıyormuş. bizim temel, dursun, cemalde bu çukura bir çare arıyorlarmış. temel:ben bu çukura çareyi buldum demiş. tabi öbürleri sormuş ne diye temel:biz bu çukurun yanına bir ambulans koyalım demiş .yaralananları hemen hastaneye götürsün zaman kaybetmeyelim diye. dursun demiş ki bende buldum bir çaresini dursun:bence biz bu çukurun yanına hastane kuralım hastayı buraya getiririz. Cemal de demiş ki en iyi çare benimki dur diye. ne diye sormuşlar. cemal demiş ki bu çukurun yanına hastane kurmak çok uzun iş bence biz bu çukuru hastanenin yanına kazalım demiş Adamın biri nerede eğilmiş bi kadın görse arkadan dalarmış. Bu böyle sürüp gitmiş. Bir gün adam tam iş başındayken melekler onu yanına çağırmış bir daha yaparsan seni cehenneme göndeririz demişler. Adam tövbe etmiş bir süre. Bir gün adam otobüse binmiş önündeki kadın parayı düşürmüş almak için eğilmiş ve adam dayanamamış. İş bitince puf diye cehenneme gitmiş. Kadın hamile kalmış ve çocukta aynı babası gibiymiş. Bir gün melekler onu da yanına çağırmış ve bir daha yaparsan seni de baban gibi cehenneme göndeririz demişler. Çocuk tövbe etmiş ama üç beş gün sonra dayanamamış ve puf diye cehenneme gitmiş. Çocuk bir bakmış cehennem buz gibi herkes donuyor. Zebanilerin yanına yaklaşmış demiş ki ya cehennem dediğin yanar kazanlar kaynar burası neden böyle? zebani cevap vermiş: Baban izin vermiyor ki eğilekde iki odun atak! Kazanovalığı ile ünlü bir adam bir partiye davet edilmiş. Ev sahibesi konukları ile gayet iyi bir şekilde ilgileniyormuş. Tam eğlencenin en güzel anında elektrikler kesilmiş. Hemen hizmetkarlar mumları yakmışlar. Ancak müzik olmadığından tüm konuklar sıkılmaya başlamışlar. Bizim kazanova bir öneride bulunmuş. Sıra ile her davetli bir soru soracak, soruyu bilen sorandan 100 $ alacak. İlk soruyu sormuş kazanova: - Elim cebimde cebim delik elimde ne var? Ev sahibesi hemen arkasını dönüp uşağa seslenmiş: - Sebastian beyefendinin paltosunu getir! Adam hemen atılmış - Bir dakika lütfen beni yanlış anladınız. Elini cebinden çıkarmış, avcunun içinde bir bozuk para durmakta imiş. Ev sahibesi adamdan özür dilemiş, tüm konuklar çok eğlenmişler bu durumdan. Sıra diğer konuğa gelmiş. Tüm konuklar birer soru sorduktan sonra sıra yine bizim kazanovaya gelince aynı soruyu tekrarlamış: - Elim cebimde, cebi delik, elimde ne var? Tüm konuklar başlamışlar saymaya: - Bozuk para, top, kumaş, kalem, vs. Adam her defasında hayır cevabını veriyormuş. Merak içindeki insanlar daha fazla dayanamamışlar ve yalvarmaya başlamışlar cevabı öğrenmek için. Adam arkasını dönmüş ve uşağa seslenmiş:- Sebastian paltomu getir! Teksaslı üç cerrah golf oynarken yaptıkları başarılı operasyonlardan bahsediyorlarmış. Birincisi başlamış:Teksas'taki en iyi cerrah benim. Hastam olan konser piyanisti bir kazada yedi parmağını kaybetmişti, ben ameliyatla yeniden diktim, sekiz ay sonra İngiltere kraliçesine özel konser verdi. Diğeri atlamış: - O da birşey mi? Genç bir adam kazada her iki bacağını ve kolunu kaybetmişti, ben yeniden monte ettim, iki yıl sonra olimpiyatlarda atletizmde altın madalya kazandı. Üçüncüsü başlamış: - Beyler, sizler daha amatörsünüz. Birkaç yıl önce kokain ve alkol ile kafayı çekmiş bir kovboy atını saatte 120 km hızla giden trenin üzerine sürmüştü. Kazadan çalışmam için arta kalanlar sadece atın götü ve kovboyun şapkası idi. - Eeeee Hocam...Peki şimdi ne oldu ? - Şimdi kendisi ABD başkanı. Bilim adamları, bir gün mağarada bir insan fosili bulur, bu fosili istihbarat teşkilatlarını sınamak amacıyla kullanma kararı alırlar. Önce Japon istihbaratı mağaraya girer ve 15 dk sonra dışarı çıkıp derler ki; - Bu fosilin yaşı 1.400.000 ila 1.600.000 arasında. Daha sonra CIA girer ve 12 saat sonra baya bi havalı şekilde çıkarlar; - Bu fosilin yaşı 1.500.000 ila 1.600.000 arasında. Hemen ardından KGB girer ve sırf Amerikalılara inat içerde 2 gün kalırlar. 49. saatte çıkar derler ki; - Bu fosilin yaşı yaklaşık olarak 1.550.000 ila 1.600.000 arasında. En son olarak bizim MİT girer. Aradan 1 hafta geçer mağaradan ses yok, 1 ay olur ses yok, 1.5 ay olur ses yok. Mağaranın dışında bekleşen gazeteciler daha fazla beklemeyip içeri girerken bizimkilerden biri çıkar dışarıya. Yaka paça dağılmış gömleğin yarısı dışarıda. Sigarası için bir ateş ister, sigarasını yakar, o sırada gazeteciler heyecanla; - İçeride çalışmalar nasıl efendim ? Fosilin yaşını bulabildiniz mi ? Bizimki sigaradan bir fırt çeker ve; - Fosilin yaşı tam olarak 1.582.903, der. Bunu duyan gazeteciler şaşkınlıkla sorarlar: - Nasıl başardınız bunu, fosilin yaşını tam olarak nasıl tahmin ettiniz ? Bizimki sigaradan derin bir nefes çeker ve derki; - Zor oldu ama "Konuşturduk pezevengi" Temel istanbula gelmiş, yürüyormuş. Bu arada 5 dakikada bir top atışları duyulmaktaymış. Merak edip sormuş. "Hemşerim bu top atışları neyin nesi?" diye. Kraliçe Elizabeth in gelmesi sebebiyle top atisi yapıldığı anlatılmış.Aradan yarım saat geçmiş ve top atışları halen sürmekteymiş. Temel yine sormuş bir başkasına "Bu top atışları neden?" diye. Ayni cevabi alınca söylenmiş: "Ulan, yarim saattir bir kariyi vuramadılar, be!" |
|
|
|
|
|
#2 |
![]() ![]() Giriş Tarihi: 09-08-2005
Yer: İnönü Üniversitesi
Yaş: 20
Mesajlar: 17,856
Rep Puanı: 35994473
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Emeğine sağlık.....
|
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
|
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Vize İşlemi | Haberler | Okul Arkadaşım Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir. |