ForumTR Sunar: EFES Online. Çok Kullanıcılı Çevrimiçi Dev Oyun. Tamamen Ücretsiz Olan EFES'e hemen üye olun.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Komik... > Komik şeyler
Üye Ol Bloglar Arama Sosyal Gruplar Forumları Okundu Yap
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com

DİĞer GÜnler Ne PaylaŞacam Bİlmİyorum :) Bu Kadar Fikra Bİr Arada GÖrmedİnİz !!!!

Komik... Kategorisinde ve Komik şeyler Forumunda Bulunan DİĞer GÜnler Ne PaylaŞacam Bİlmİyorum :) Bu Kadar Fikra Bİr Arada GÖrmedİnİz !!!! Konusunu Görüntülemektesiniz => Bir asansörde yapabileceğiniz şeyler.. Birisi asansöre girip çıkarken araba sesi çıkarın. Burnunuzu kağıt mendile sümkürdükten sonra mendili sağınız solunuzdakilere gösterin. ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 14-02-06, 00:30   #1
Onursal Üye
 
Giriş Tarihi: 25-11-2005
Yer: de ve gökte sensın
Mesajlar: 1,738
Rep Puanı: 3178775
barboros82 Rütbe: Artı 1barboros82 Rütbe: Artı 1barboros82 Rütbe: Artı 1barboros82 Rütbe: Artı 1barboros82 Rütbe: Artı 1barboros82 Rütbe: Artı 1barboros82 Rütbe: Artı 1barboros82 Rütbe: Artı 1barboros82 Rütbe: Artı 1barboros82 Rütbe: Artı 1barboros82 Rütbe: Artı 1
Rep Gücü: 31856
13 DİĞer GÜnler Ne PaylaŞacam Bİlmİyorum :) Bu Kadar Fikra Bİr Arada GÖrmedİnİz !!!!


Bir asansörde yapabileceğiniz şeyler..

Birisi asansöre girip çıkarken araba sesi çıkarın.
Burnunuzu kağıt mendile sümkürdükten sonra mendili sağınız solunuzdakilere gösterin.
‘ Şimdi okullu olduk’ şarkısını ıslıkla soyleyin.
Traş olun.
Çantanızı veya cüzdanınızı açıp ‘Burada yeterince oksijen var mı?’ diye söylenin.
Köşede arkanız dönük öylece durun ve asansör durduğunda da inmeyin.
Birisinin üzerine eğilerek ‘Kimlik kontrolu’ deyin.
Tai Chi egzersizleri yapın.
Kendi katınıza geldiğinizde kapı neden açılmıyor diye sinirlenip bağırın. Otomatik olarak açıldığında utanmış gibi yapın.
Yeni binenlerin suratına pişmiş kelle gibi sırıtarak ‘Çoraplarımı yeni değiştirdim’ deyin.
Binenlere vaaz verin.
Belirli aralıklarla miyavlayın.
‘Akasyalar açarken’ şarkısını mütemadiyen sözleri değiştirmeksizin söyleyin.
Biri asansörden inerken alkışlayın.
Binenlerle dilinizi burnunuza değdirebileceğinize dair iddiaya girin.
Geğirin ve sonrasında ‘Mmmm, çok lezzetliydi.’ deyin.
Midenizi tutun ve ‘Ögg, beni asansör tutar da’ deyin.
Binen her kişiye inmek istediğiniz katı söyleyin.
Yüzünüze maske takıp binin ve insanlarla o şekilde konuşun.
Asansör her katta duruşunda ‘Ding!’ sesi çıkarın.
Düğmelerin bulunduğu panelin önünde durun.
Yanınızda sandalyenizi de getirin.
Ağız armonikası çalın.
Steteskopla asansörün duvarlarını dinleyin.
Haydi hep birlikte şarkı söyleyelim deyin.
Sandviçinizden bir ısırık aldıktan sonra yanınızdakine ‘Biroz da sen almoz musun, mmm’ deyin.
Yanınıza akciğer rontgen filminizi alın ve kısa aralıklarla öksürüp durun.
Veya rontgen gözlukleri takarak etrafınızdakileri şüpheli gözlerle inceleyin.
Başpartmağınıza bakarak ‘Hımm, her geçen gün büyüyor’ deyin.
Yere tebeşirle bir kare çizin ve diğerlerine burasının size özel olduğunu söyleyin.
Bir battaniye alıp sıkıca sarılın.
Birisi bir düğmeye bastığında patlama sesi çıkarın.
Asansör tümüyle sessizken yanınızdakine döüp ‘Çalan sizin cep telefonunuz muydu?’ diye sorun
Diğerlerine bir yaranızı gösrerip, enfeksiyon olup olmadığı konusunda görüşlerini sorun.
Bu ne işe yarıyor acaba diyerek, alarm düğmesine basın.
Şeytani bir ses tonuyla ‘Bugün kendime daha uygun bir vücut bulmalıyım’ deyin.
Elinizdeki kutuyu kapının ortasına koyun.
Çevrenize bakınıp ‘Acaba kim osurdu?’ deyin.
Asansöre binen herkesin elini sıkıca sıkarak ‘Hoşgeldiniz’ deyin.
İnerlerken de sarılıp öperek ‘Güle güle’ deyin.
Binen her yolcuya onlar için istedikleri dügmeye basabileceginizi söyleyin.
Gölge boksu yapın.
Ağzınızdaki sakızı alıp elinizle uzatıp durun.
Yolculardan birisine gözünüzü dikip bir süre baktıktan sonra ‘ Sen, sen de onlardan birisin’ diye bağırarak asansörün uzak noktasına kaçın.
Cımbızınızı çıkarıp aynaya bakarak kaşlarınızı alın.
Gene aynaya bakarak sivilcelerinizi sıkın.
Asansör her kattan ayrılışında ‘Yuppi! Atta gidiyoruz’ diye bagırın.
Asansör kapısı önünde durun ve kapı kapandığında ‘Eyvah, organım kapıya sıkıştı diye bağırın’
Asansördekilere asansörde sıkışıp kalan veya asansörün aşağıya düşmesi sonucu ölen tanıdıklarınıza dair hikayeler anlatın.
Ağda yapın

Hazır cevaplar

Öğrenci;
-Hocam,diye sormuş.İnsan,maymunun gelişmiş şeklidir''diyorlar.Ne dersiniz? Seyid Ahmet Arvasi cevap vermiş.
-O mantığa göre çınar ağacı da maydanozun gelişmiş şeklidir.


Yahya Kemal'a "Ankara'nın en çok hangi tarafını seviyorsunuz" diye sorduklarında şu cevabı vermiş:

-İstanbul'a dönüşünü.


Lokman Hekim'e:
-Hastalarımıza ne yedirelim?diye sorduklarında,şu cevabı vermiş:
-Acı söz yedirmeyin de,ne yedirirseniz olur.


Sokrat ölüme mahkum edildiğinde esi:
-Haksiz yere öldürülüyorsun diye ağlamaya başlayınca,
Sokrat:
-Ne yani, bir de hakli yere mi öldürülseydim?.


Bir filozofa sormuşlar:
-Sansa inanır misiniz?
-Evet, yoksa sevmediğim insanların basarisini neyle açıklardım.

Bir toplantıda bir genç M.Akif'i küçük düşürmek için:
-Affedersiniz, siz veteriner misiniz?
M.Akif hiç istifini bozmadan cevaplamış:
-Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?


Dünya nimetlerine önem vermeyen yasayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karsılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek olanaksızdır. Mağrur zengin, filozofa:
-Ben bir serserinin önünde kenara çekilmem.
Bunun üzerine Diyojen kenara çekilerek,gayet sakin su karşılığı verir:
-Ben çekilirim.


Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile'ye hasımlarından biri:
-Efendim,kulaklarınız bir insan için büyük değil mi?
Galile cevaplamış:
-Doğru,benim kulaklarım bir insan için büyük ama,seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mi?


Bir Fransız yazar,Mehmet Akif'e:
-Kadınlarınızı evden çıkartmadığınız doğru mu?diye sorduğunda Akif:
-Daha önceleri öyleydi,karşılığını vermiş. Fakat şimdi dışarı çıkarttık ve bir türlü içeri sokamıyoruz.


Komedyen Eddie Cortar'a,
-Hastalanınca ne yapmak gerekir?diye sorulduğunda:
-Mutlaka doktora gidin demiş. Zira doktorun yaşaması gerek.Verdiği ilacıda alın, çünkü eczanecinin de yaşaması gerek. Fakat ilaçları sakın içmeye kalkmayın, zira sizinde yaşamanız gerek..


Öğretmen, Biyoloji dersinde, öğrencisine:

-Söyle bakalım, demiş. En son hangi dişler çıkar?

Çocuk, düşünmeden cevap vermiş:

-Takma dişler öğretmenim.


Zengin bir adam, İslam büyüklerinden birine:

-Bin altınım var, size versem ne dersiniz? diye sorduğunda, şu cevabı almış:

-Verirsen, senin için iyi olur. Vermezsen de benim için.




Atasözlerindeki Tezat..

1. 'damlaya damlaya göl olur' / 'taşıma suyla değirmen dönmez'
2.. 'iyi insan lafın üstüne gelir' / 'iti an çomağı hazırla'
3.. 'bir elin nesi var iki elin sesi var' / 'nerde çokluk orda bokluk'
4.. 'fazla mal göz çıkarmaz' / 'azıcık aşım ağrısız başım'
5.. ' kervan yolda düzelir' / ' balık baştan kokar'
6.. 'söz gümüşse,sükut altındır' / 'sükut ikrardan gelir'
7.. 'harama uçkur çözülmez' / 'güzele bakmak sevaptır'
8.. 'iki gönül bir olunca samanlık seyran olur' / 'iki çıplak bir hamama yakışır'
9.. 'bülbülün çektiği dili belası' / 'bilmemek ayıp değil sormamak ayıp'
10.. 'eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir' / 'ye kürküm ye'
11.. 'eğri otur doğru söyle' / 'doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar'
12.. 'düşenin dostu olmaz' / 'dost kara günde belli olur'
13.. 'ava giden avlanır' / 'atın ölümü arpadan olsun'
14.. 'erken kalkan yol alır ' / 'acele işe şeytan karışır'
15.. 'birlikten kuvvet doğar' / 'körler sağırlar, birbirlerini ağırlar'
16.. 'tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır' / 'lafla peynir gemisi yürümez'
17.. 'gün ola harman ola' / 'perşembenin gelişi çarşambadan bellidir"
18.. 'ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol' / 'hocanın dediğini yap, yaptığını yapma"
19.. 'iyilik yap denize at' / 'merhametten maraz doğar"
20.. 'zararın neresinden dönülse kardır' / 'gelen gideni aratır"
21.. 'yüzü güzel olanın huyu da güzel olur' / 'yüzü güzel olanı değil huyu güzel olanı sev"
22.. 'akıl akıldan üstündür' / 'aklın yolu birdir"
23.. 'el elden üstündür' / 'alet işler el övünür"
24.. 'acı patlıcanı kırağı çalmaz' / 'yaşın yanında kuru da yanar"
25.. 'zorla güzellik olmaz' / 'zora dağlar dayanmaz"
26.. 'öfke baldan tatlıdır' / 'öfke ile kalkan zararla oturur"
27.. 'işleyen demir ışıldar' / 'insan yedisinde neyse yetmişinde de odur"
28.. 'fazla mal göz çıkarmaz' / 'azı karar çoğu zarar"
29.. 'insan kıymetini insan bilir' / 'insanoğlu çiğ süt emmiş"
30.. 'anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al' / 'beş parmağın beşi birbirine Benzemez"
31.. 'olmaz olmaz deme, olmaz olmaz' / 'iş olacağına varır"
32.. 'eski dost düşman olmaz' / 'güvenme dostuna saman doldurur postuna"
33.. 'harama el uzatilmaz' / 'üzümü ye bağını sorma"



Amerikalılara Uyarılar

Bunlar, cesitli urunlerin uzerindeki kullanma talimatlarindan alinmis cumleler ve espri olsun diye degil, ciddi ciddi yazilmis.
Saç kurutma makinesinin uzerindeki talimat: "Uyurken kullanmayin"..
Kizarmis patates torbasinin üzerinde: "Kazanan siz olabilirsiniz.. Üstelik, satin almaniz da sart degil..
Ayrintili bilgi torbanin içinde".. Dial sabunlarinin kutusunda:
"Kullanim sekli: Normal sabun gibi"..
DonmuŞ yemek kutusunda:
"Öneri: Buzunu çözün"..
Otellerde verilen dus basliginin kutusunda "Icine bir tek baş sığar."
Marks/ Spencer'e ait bir puding kutusunda:
"Atesin üzerine koyarsaniz isinir."
Bir uyku ilacinin uzerinde..
"Uyuklamaya sebep olabilir."
Roventa ütü kutusunda:
"Giysilerinizi uzerinizde utulemeyin"..
Ingiltere'nin unlu eczane zinciri Boots'un cocuklar icin hazirladigi oksuruk surubu kutusunda:
"Icince Araba kullanmayin"..
Çin mali Noel agaci ışıklı süslemelerinde:
"Sadece iceride ve disarida kullanilabilir"..
Japon mali mutfak robotunun uzerinde:
"Baska amacla kullanilmaz."
Findik paketinin uzerinde:
"Dikkat: Icinde findik var."
American Airlines Sirketi'ne ait fistik paketinin uzerinde:
"Talimat: Paketi acin, fistiklari yiyin.."
Bir elektrikli testerenin üzerinde:
"Çalışırken elinizle durdurmaya tesebbüs etmeyin

Yabancı Gözüyle Ülkemizde Olup Bitenler

Bükreşli; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 32; İl: Yurtdışı

Yıllardır çalıştığım şirkette satış müfettişi olan Alex`i ev sahibi evden kovduğu için geçici olarak yanıma tasındı. Tek kelime Türkçe bilmeyen ve Türkiye`yi Avrupa sanan arkadaşımın ilk gün gözlemleri:



1) Kabloda tek Türk kanalı Show TV olduğundan haberleri (Reha Amcamı daha doğrusu)seyrediyorduk. (Tek kelime Türkçe bilmediğini yukarda yazmıştım.) Bana donup, bu kanalın haber müdürünün çok salak olduğunu söyledi. Nedenini sorduğumda, "Çok agresif ve konuşmayı bilmeyen çirkin birini spiker yaptığı için" dedi. "Haber müdürü o zaten" dediğimde yanıtı, "O zaman TV'nin sahibi salak" oldu.



2) Kemal Derviş`i Başbakan sanarak,Ne kadar akilli bir başbakanınız var dedi. "O ekonomiden sorumlu bakan" dediğimde, "Neden 15 dakika onu gösterdiler o zaman" diye sordu. "Ülkemde kriz var. Millet ekmek bulamıyor" dediğimde ise, "O zaman neden milletin perişan durumunu göstermiyor da bakanın tenis maçını gösteriyor" dedi.



3) Ecevit basın açıklaması yaparken (bu Aziz Nesin`lik) bana donup başbakanımızın ne aptal olduğunu söyledi. Nedenini sorduğumda, "Bak ne yürüyebiliyor, ne konuşabiliyor, ne okuyabiliyor, ne görebiliyor bu adam. 80 yaşındaki birini basın sözcüsü yapmış sizin başbakan" deyince patladım "Salak, o bizim başbakan" deyince, yüzde kaç oy aldığını sordu. "Ne bileyim, yüzde 30 almıştır" dedim. "O zaman Türk halkının yüzde 30`u salak" dedi.



4) Televole`lerde gösterilen mankenleri çingene sandı. Onlar manken dediğimde, "Benim çıtır bunların hepsinden güzel" dedi. Adam Ebru Şallı`yi bile beğenmedi.



5) Alex`e Türkiye`ye tatile gelmesi teklifinde bulundum. Yanıtı, "Yok, Türkiye TV` deki gibiyse ben almayayım. Sen git" oldu.


Kullanım Talimatları

Bunlar çeşitli ürünlerin üzerindeki kullanma talimatlarından alınıp cümleler ve espri olsun diye değil, ciddi ciddi yazılmış..

* Sac kurutma makinesinin uzerindeki talimat: "Uyurken kullanmayin"..
* Kizarmis patates torbasinin uzerinde: "Kazanan siz olabilirsiniz.. Üstelik, satin almaniz da sart degil.. Ayrintili bilgi torbanin icinde"..
* Dial sabunlarinin kutusunda: "Kullanim sekli: Normal sabun gibi"..
* Donmus yemek kutusunda: "Öneri: Buzunu çözün...
* Otellerde verilen dus basliginin kutusunda "Icine bir tek bas sigar."
* Hazir Tirami su tatlisinin kutusunda: "Altust etmeyin.." (Uyari kutunun dibinde, tatlinin altinda yazili)
* Marks & Spencer'e ait bir puding kutusunda: "Atesin uzerine koyarsaniz isinir."
* Bir uyku ilacinin uzerinde.. "Uyuklamaya sebep olabilir."
* Roventa utu kutusunda: "Giysilerinizi uzerinizde utulemeyin"..
* Ingiltere'nin unlu eczane zinciri Boots'un cocuklar icin hazirladigi oksuruk surubu kutusunda: "Icince Araba kullanmayin"..
* Çin mali Noel agaci isikli suslemelerinde: "Sadece iceride ve disarida kullanilabilir"..
* Japon mali mutfak robotunun uzerinde:"Baska amacla kullanilmaz."
* Findik paketinin uzerinde: "Dikkat: Icinde findik var."
* American Airlines Sirketi'ne ait fistik paketinin uzerinde: "Talimat: Paketi acin, fistiklari yiyin.."
* Bir elektrikli testerenin uzerinde: "Calisirken elinizle durdurmaya tesebbus etmeyin."Altı nokta körler derneği, üstü virgül sağırlar derneği



Türk Yalanları:

Kalsaydınız bişeyler yerdik...

Vallaha sarıda geçtim memur bey...

Kazanmak önemli diil mühim olan yarışmaya katılmaktı...

Dünya ahiret bacımsın...

Şuan 65 milyon bizi izliyor...

Bu son sigaram...

Bütün kadınlar güzeldir...

İki saat kapıda bekledim, açan olmadı...

Seni düşünmekten bütün gece gözüme uyku girmedi...

Sen bi de beni gençliğimde görecektin...

Ağlamıyorum... Gözüme bişey kaçtı...

Yemezsen arkandan ağlar...

Seni leylekler getirdi yavrum...

Akşama erken gelicem...

Bu aldığım en güzel hediye...

Bi oturuşta iki büyük devirirm...

Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için...

Ağzıma sigara sürmedim...

Ben almiyim rejimdeyim...

Eee ne zaman gidiyoruz içmeye?...

Kadınlar en çok kel erkeklerden hoşlanır...

İşim bitsin ben seni ararım...

Bir kez olsun yüzüm gülmedi...

Hayatımda hiç ilaç almadım...

İhraç fazlası bunlar...

O elinizdeki tek kaldı, başka yok...

Bi`tanem...

Seni Seviyorum...

Beni seçerseniz size...

Ben de tam seni arayacaktım...

Bi şey olmaz...

Ben eski yüzücülerdenim...

Bizi davet ettiler ama gitmedik...

Valla bu size çok yakıştı...

Senin annen bir melekti yavrum...

Bana yan bakan daha anasının karnından doğmadı...

Merak etme hayatım sekreterimi görsen çok çirkin....

Büyük ikramiyeyi kazanmak istemiyorum önemli olan alın teri...

Merhaba karıcım, mesai yeni bitti de...

Üzülme sevgilim evlenince anneni yanımıza alırız...

Evi boşaltın! Almanya`dan oğlum geliyor...

İki gözüm önüme aksın ki...

Kilolarımla barışığım ben böyle mutluyum!

Formu doldurun biz sizi ararız

Bu sene üniversite soruları çok basitti, keşke sınava girseydim...

Ben her bahar aşık olurum...

Gerçek aşkı sende buldum...

2 saat bekledim...Gelmedin!

Üşüyosan ceketimi alabilirsiniz...

Seni anlıyorum.

Hatırası var, bunu sana veremem...

Arkasından değil, burda olsa yüzüne de söylerim

Her bedene uyar bu...

Gol atmayı sevmiyorum.Asist yapmak daha çok hoşuma gidiyor.

Senin eline kimse su dökemez..

Öğretmenin vurduğu yerde gül biter

Şöyle bir arabam olsun milyarlarca borcum olsun...

Benim için önemli olan ruh güzelliği

Hediye olmasa inan verirdim.

Bi arkadaşa bakıp çıkıcam, istersen kimlik bırakayım...

Mektup gelmedi mi? Ama ben kendi elimle postaya attım...

Belki biraz sıktı ama hiç merak etmeyin kullandıkça açılır...

Kitaplarıma bir daha bakayım ama kitabı sana verdiğimden eminim...

Onun için bişeyler yapmayı çok isterdim... Ama malesef... Elimden bişey gelmez...

Sensizlik canıma tak etti...

Ben hiç yalan söylemem

Akşam elektrikler kesildi, dersimi yapamadım...

Bunun garantisi biziz abi...

Telefon şehirlerarasına kapalı

Ben zaten böyle olacağını biliyordum...

Bi kereden bişey olmaz.

Biz sadece arkadaşız.

Kuran çarpsın bu son sigaram

Son biletler bunlar

Hiç acıtmayacak.

Daha önce hiç kimseyi böylesine sevmemiştim.

Sizin mutluluğunuz bizim mutluluğumuz...

Sayısaldan para çıksa, önce kimsesiz çocuklara sonra da yaşlılara bağışlarım...

Haaa bi de okul yaptırırım...

Abi kızı görücen bi içim su...

Adem Bey şu an toplantıda... Kim arıyodu?

Sizden iyi olmasın bi arkadaşım vardı...

Kuru ekmek bana yeter... Yeter ki huzurum yerinde olsun...

Dış transferleri 15 gün içinde bitiricez....

Aradım... Çaldı çaldı açan olmadı...

Dünyanın en mutlu çifti olucaz...

Devletimiz güçlüdür..........

Failleri en kısa zamanda yakalanacak......

Enflasyon düşecek.......

Bu kış komünizm gelecek.......

Memuru enflasyona ezdirmeyeceğiz......

Bu konuda elimizden geleni yapıyoruz......

Benim işçim, benim köylüm, benim memurum...




Yeşilçam'ın Dövüş Teknikleri

Kavga sahnelerinde, eğer ortalıkta bir havuz görünüyorsa, grup ne kadar kalabalık olursa olsun, kavga bütün kötü adamlar havuza atılana kadar sürer...
Havuzun gerçekten de kötü adamlar üzerinde nihai bir etkisi vardır. Havuz yakınında kalabalık bir dövüş cereyan ettiğinde, kötü adamlar kahramanımız tarafından defalarca yere serilseler bile kalkıp yeniden saldırırlar. Ancak havuza atılan asla havuzdan çıkıp tekrar saldırmaz.
Tabancalı çatışmalarda; kurtulmak için fotr şapka giymek yeterlidir. Bu kesin bir tabudur: Fotr şapka takan birinin, şapkası vurulur...
Ormanda dövüş sahnelerinde, polis tam iyi adam kötü adamların hepsini alt eder etmez gelir. Kahramanımız son yumruğu atınca, birden bire orman yolunun ortasında arka arkaya dizili iki ya da üç trafik polisi arabası belirir.
Polis baskınlarında, kaç polis arabası olursa olsun, hepsinin kapıları aynı anda açılır. Öndeki arabadan iki tane pardösülü ve fotr şapkalı sivil polisle iki tane üniformalı polis, arkadaki araba ya da arabalardan da dörder tane üniformalı polis çıkar...
Silahlı çatışma sahnelerinde, en kötü yer tavandır. Tavanlarda kötü adamlar durur ve hepsi tek tek vurulup aşağıya düşer.
Tavandaki adamın yapabileceği en kötü şey, arkası donuk olan kahramanımıza nişan almaktır. Çünkü tam o anda, kahramanımızın arkadaşı tarafından vurulur...
Eğer başta kötü adamın elinde bıçak varsa korkuya gerek yoktur. Çünkü bu durumda, kahramanımız kötü adamın kolunu bükerek bıçağı elinden düşürür. Ancak elinde bıçak görünmeyen adamlar tehlikelidir, çünkü son anda çıkarıp esas kız ya da esas oğlanın karnına saplayabilir...
Kahramanımız eğer dayak yiyor ise yerde kum olamasa da ne yapar eder bir avuç kumu kötü adamın gözüne atar ve o sahneden itibaren kötü adamı dövmeye başlar.
Kalabalık kavgalarda filmin kahramanını yenmenin en pratik yolu, kafasına bir çuval geçirip, çuvalın etrafını iple sarıp, dört bir yandan sopayla vurmaktır...
Kötü adamlar kahramanımızın üzerine kurşunları boşalttıkları halde, kurşunların hiçbiri isabet etmez. Ama kahramanımız bir kurşun ile iki hatta üç kötü adamı öldürebilme yeteneğine sahiptir.
Kahramanımız intikam yeminleri edip baş kötü adamın bulunduğu binaya gittiğinde binanın ilk üç katı kötü adamlarla doludur fakat baş kötü adamın bulunduğu dördüncü katta tek bir kötü adamın izine rastlanmamaktadır.
Yine kahramanımız intikam yeminleri etmekte ve baş kötü adamımız korku içinde bulunması gerektiği binanın dördüncü katında beklemektedir. Madem baş kötü adamımız korku içinde hazin sonun kendisine doğru geldiğini hissedip bütün adamlarını bina içinde toplamaktadır, neden başka bir binada kahramanımızın ölümünü beklememektedir. Acaba o kadar zenginlik içinde başka binası mı yoktur?
Bütün kavgaların sonunda polis gelir. Sanki bütün filmi televizyondan izlemiş ve kimin haklı kimin haksız olduğuna karar vermiş gibi kötü adamları tutuklar ve kahramanımıza teşekkür ederek olay yerinden ayrılır. Yerde dayaktan pestili çıkmış adamların iyi adamlar olmadıklarını polis şip şak anlamaktadır





Türk İcatları

Türk'lerin şüphesiz ki Dünya tarihini etkileyen sayısız buluşları var. İşte sizin için bu icatları araştırdık...


Bitmeyen piknik tüpü
Sigara cepli çorap
Topuğu basık ayakkabı
Köpüklü su musluğu ve şampuan konulan şofben
Elektrik sayacı durduracağı
Döner pişiren mikrodalga
Laf atan korna
Minibüs arkasından para uzatmak için şoförün yanına kadar uzanan demir
Çok amaçlı anne terliği
Kurban kesme makinesi
Basamakta durana çarpmayan otomatik kapı
Otobüste yan koltukta oturan kişinin gazetesini rahat bir şekilde okuma imkanı veren zoom'lu gözlük
Düğmesine basıldığında 'dü-lüü' sesi veren akbil taklidi
Ağza takılan ve dişlerle şişe kapağı açmayı kolaylaştıracak açacak
Polis kontrolünden 300 metre önce kendiliğinden takılan emniyet kemeri
Radarı 1 km geriden algılayabilen cep telefonu
Kapkaççılar için tasarlanmış elektirikli çanta

Şimdilik bu kadar ama arştırmaya devam ediyoruz...






Olumsuzluk kuraları

Ne zaman bir şey yapmaya kalkarsanız, başka bir şeylerin daha önce yapılmış olması gerektiğini görürsünüz
Her şey düşünüldüğünden daha fazla zaman alır
Eğer birkaç şeyin ters gitme olasılığı varsa, en fazla zarar verebilecek olan ters gidecektir
Bir işte ters gidebilecek dört yol görüyorsanız ve bunları başarıyla atlatırsanız, o zaman beşinci bir ters yol olduğunu göreceksiniz
Her çözüm yeni sorunlar doğurur.
Gülümse, yarın daha kötü olacak.
İşler iyi gidiyorsa bir şeyler ters gidecektir.
Doğa ananın kimin anası olduğu pek belli değildir.
Bir şey değeriyle doğru orantılı olarak zarara uğrar.
Her hangi bir şeyin olma olasılığı arzu edilirliğiyle ters orantılıdır.
Eğer bir deney başarılı olmuşsa, bir şeyler ters gitmiş demektir.
Her zaman daha kolay yapmanın yolu vardır.
Eğer kendini kötü hissediyorsan, üzülme! Bunu da atlatırsın.
Birisi bir işe kalkıştığında, birilerinin varlığının (canlı yada cansız) bilinçsiz müdahalesi işleri karıştıracaktır. Yine de bazı işler tamamlanır,çünkü müdahale edenin kendiside bir işe kalkışır ve elbette birileri de onun işine müdahale eder.
Birden fazla kısımdan oluşan her şey, er yada geç parçalanır.
Kolay gözüküyorsa belalıdır. Belalı gözüküyorsa , kahrolası şey olanaksızdır.
Herkesin işlemeyen bir planı vardır.
Ancak bir kapağı açmak için üzerindeki vidanın sonuncusunu çıkardıktan sonra yanlış kapağı açtığınızı fark edersiniz.
Bir kapak vidayla iyice sıkıştırıldıktan sonra contaların takılmadığı fark edilir.
Bir alet toparlanıp kapağı kapatıldıktan sonra dışarıda bir parça kaldığı fark edilir.
Eğer bir şeyi atmışsanız, artık ona kesinlikle ulaşamayacağınız anda ona gereksinim duyacaksınız.
Yolun diğer şeridindeki trafik daima hızlı akar.
Aradığınız şeyi, baktığınız son yerde bulursunuz.
Bütün büyük buluşlar yanlışlıkla yapılmıştır.
Başarılı bir deneyi asla yinelemeyin.
İki tür insan vardır: İnsanları iki türe ayıranlar ve ayırmayanlar.
Yalnızca Tanrı rast gele bir seçim yapabilir.
Bir saati olan insan saatin kaç olduğunu bilir, iki saati olan insan asla emin olamaz.
İçinden geçene kadar bir çamurun ne kadar derin olduğunu bilemezsin.
Zamanın çoğunda bütün insanları aldatabilirsin, hatta ileride bütün insanları aldatabilirsin Ama anneni, asla!!!
Güzellik yalnızca yüzeyseldir Çirkinlik ise kemikleri ortaya çıkarır.
Bir gezegendeki zekanın toplamı daima sabittir, ama nüfus devamlı artmaktadır.
Dostlar gelir gider,ama düşmanlar birikir.
Doğada mükemmel olmayan tek şey insanoğludur.
Bütün olasılıkları deneyip becerememişseniz, ortada çok basit ve açık, herkesin görebileceği bir çözüm vardır.
Ekmeğin, yağ sürülmüş tarafı üstüne düşme olasılığı, halının değeriyle doğru orantılıdır.
Eğer fişe takarsanız daha iyi çalışır.
Eğer sıkışmışsa zorlayın. Kırılırsa değiştirilmesi gerekiyormuş demektir.
Hiç bir şey daha kötü olmayacak kadar kötü olamaz.
Ters giden ne olursa olsun, birileri bunu her zaman önceden söylemiştir.
Tahtaya vurmanız gerektiğinde, bütün dünyanın beton ve plastik kaplı olduğunu görürsünüz.
Başka hiç bir şeye benzemeyen şeyler birbirlerine benzerler.
Aradığınız şeyi daima son bıraktığınız yerde bulursunuz.
Aramadığın şeyi her zaman bulursun.
Nerede olduğuna aldırmıyorsan,o şeyi hiç kaybetmezsin.
Bir iyimser, olası dünyaların en iyisinde yaşadığımıza inanır. Bir kötümser ise bunun doğru olmasından korkar.
Yarışta ne kadar erken geride kalırsan, öndekilere yetişecek o kadar zamanın olur.
Yaptığın işler hep önemsiz,yapmadıkların hep önemlidir.
Olaylar kendi haline bırakıldığında kötüden daha kötüye doğru gider.
Problemlere getirilen Çözümler yeni problemler yaratır.
Aptallar en basit şeyleri bozma konusunda son derece yaratıcıdırlar.
Doğa, hata ve eksikten yanadır.
Bir öğretmen, öğrencilerin öğretilen dersten başka yapacak işleri olmadığını varsayar
Tecrübe, ihtiyacınız geçtikten sonra edinilir.
Tecrübe, yenilen kazıkların bileşkesidir.
Son olarak sizin de bahsettiğiniz bir kuralın genişletilmiş hali : "Herhangi bir cisim kendisine en çok zarar verecek biçimde yere düşecektir". Bu yasayı tamamlayıcı eklerle açıklayalım:
a- Üzerine yağ sürülmüş bir ekmek diliminin yağlı yüzünün üstüne düşme olasılığı alttaki halının değeri ile doğru orantılıdır,
b- Yere düşecek ilk, belki de tek parça en pahalı parça olacaktır,
c- Eşyalar yere her zaman dik açıyla düşerler,
d- Düşürülen her parça avadanlık, atölyenin en ulaşılmaz köşesine dek yuvarlanacaktır,
e- ve siz onu ararken ayağınıza ilk çarpan şey de o alacaktır,
f- Tezgahtan düşen küçük parçaların bulunma olasılığı parçanın büyüklüğü ile doğru orantılı, sizin işi tamamlama süreniz ile ters orantılıdır.




Özlü Sözler

Ölü helvasıyla pasta savaşı yapmak,ölüye saygısızlıktır.
Tek katlı eve asansör yapmak israftır.
Ön tekerleği dönmeyen bisikletin,arka tekerleği dönüyor mu diye bakmaya gerek yoktur.
Tüp bebek yapacak kadın aşeriyorsa,canı dayak istiyordur.
Hapşıran düşmana çok yaşa denmez.
Gezici kütüphane otobüsünde hamilelere yer verilmez.
Arabaların kelebek camlarına,önceden tırtıl camdın denirse arabaya saygısızlık olur.
Su tabancasını şeytan doldurmaz.
At nalı uğur getirseydi eşekler yük taşımazdı...
Saatli bombaya rolex takılmaz.
Yanlış tabela günde bir kere bile doğru göstermez.
Evine Güneş giren doktorun diploması sahtedir.
İyi bir insan nuoğoğuouoooğ diye gülmez.
Her üçüncü Murat ile beşinci Murat arasında, bir dördüncü Murat vardır.
Sağırla yatan kepçe kalkar.
4X4 teleferik olmaz. Hele rallisi hiç olmaz.
Sağ ayağı 42 numara olanın, sol ayağı 38 numara olmaz.
Yanağın içini traş etmekle sakalların kökü kazınmaz.
Horlayan köpek ısırmaz. Havlayan tavşan da ısırmaz.
Yürüyen merdivende basamak sayılmaz.
Görünen köy kılavuz istemez olur mu hiç..(Turist rehberi Osman)




Seçmece mazeretler

İşte size işte veya okulda kullanabileceğiniz bir kaç küçük bahane
(herşey çok güzel olacak gibin oldu çaktırmayın..
Eğer o gün işe gelmediyseniz ve neden diye sorulursa şöyle diin;

-Arabamın pili bitti ve yakında sarj aleti olan kimse bulamadım(?!)

-Köpeğim ayakkabılarımı yuttu. Çıplak ayakla işe gelmek kolay olmasa gerek?Di mi?..(Bunu kışın kullanın

-Sabah evden çıkıp kapıyı kilitlerken anahtar, anahtar deliğinde kırıldı. Sabah sabah çilingirci bulamadım.Onun için de öğleye kadar beklemek zorunda kaldım.

-içimden bi ses bugün ise geç kalmamı söyledi.

-Kedim depresyon geçiriyodu.Onu yalnız bırakamadım.

-Evimin önündeki yol kazıdan dolayı kapanmıştı.Yürümeye üsendim.

-Dün akşam salata yapıyım derken parmağımı kestim.

Eğer işe geç kaldıysanız ve neden diye sorulursa o zamanda şöyle diin;

-Çalar saatimin pili bitmiş.

-Fantazi kuruyodum, uyanamamıştım.

-Dün aksam 3 saat mesai yaptığım yetmedi mi? Bu gün de geç geliim!

-Karımla tartıştım. Sonuç: iki patlak göz bi kırık kol.

-Geçici sağır oldum. Saati duymamışım.

Ve son olarak da bir işi bıraktıktan sonra niye bıraktınız diye sorulursa şöyle diin;

-Sana ne güdük! ister bırakırım,ister birakmam. Babamın işi mi!

-Teröristler evimi basıp herşeyi kırıp döktüler. Büyük hasar var. Bu işten fazla para alamamıyordum. Bıraktım getti.

-En genç emekli olan kişi olarak Guinnes Rekorlar Kitabına geççem.

-Ararımm...Ararımmm...Ararımm seni heryerdeeee... Sorarııımm...Sorarım haddiniii...Zammmmııımmmm nerde????

-Bankaya benzer yüreğimmmm ee doğal olarak daaa para isterim... Ee onuda vermezsen beaaa ah eğer... Bende giderim güselim...


1- Saatim durmuş !!
2- Bugun hic keyfim yoktu gelip seninde canini sikmak istemedim
3- Amcamin karisinin kucuk kuzeni olmuş cenazesine gittim
4- Dolmuş şoforu paramin ustunu vermedi bende onunla kavga ettim olay cikti
butun gece karakoldaydim.
5- Deprem oldu farketmedin mi?? Sana helikopterden bagirdim ama duymadin beni..
6- Hadi be asil sen gelmedin beni ektin aşagilik ayu..
7- Seni ektim ama iyi niyetliyim..
8- Peşimde gizli servis casuslari var seni suc ortagim zannedebilirlerdi
9- Evet seni ekmiş olabilirim ama bu sayede arkadaşligimiz yeni bir boyut kazandi
10- Gece ruyamda sende beni ektin ama
11- Sen ekilmiicek adam misin ki?
12- Bak bu sana yeni bi tecrube oldu..
13- Kahve falinda seni ekersem beni beklerken hayatinin insaniyla tanişacagin cikti
14- Eger ben gelseydim orada buluşsaydik elimize ne gecicekti ki yine ayni şeyleri yapacaktik
15- Benim dedigim Kadikoy iskelesi Kadikoy'de olandi salak !!
16- Buluşucaz dedigimde ciddi oldugumu mu zannettin??
17- Seni taniyor muyum??!
18- Benim seni ekmemem mutlu olmamiz icin yeterli degildi
19- Iyi de şimdi seninle buluşucam da noolucak butun gun bayicaktin beni oof off... Iyi ki ekmişim
20- Arabanin frenleri tutmuyodu kopruden uctum..
21- Tam sana geliyodum ki.. aa sen dunku maci seyrettin mi???
22- Ya bak bahane dedin de bi kere Edi bana "Sana kola getirmemek icin 250 bahane sayabilirim" demişti sonra da saymişti sana onlari okudum mu ben?
23- Sen buluşmayi boşver sana gelirken seninkini eski sevgilisiyle elele gordum ne diyon bu işe?
24- Bugun Dunya Arkadaşlarinizi Ekme Gunu kultur zavallisi gudik..
25- Ama biz paralel bi boyutta belki hani.. buluşmuşuzdur neden bu kadar sorun ediyorsun anlamiyorum.
26- Param yoktu senin parani mi yeseydim yani?
27- Annem dişari cikmama izin vermedi sana da haber veremedim.
28- Bana bir suru yalan soyletecegine şimdi sussan ve bir daha hic konuşmasan?
29- Sen olsan benimle mi buluşurdun yoksa yeni bilgisayarinla mi ugraşirdin?
30- Kes uzatma cekil git tepemi attirma benim ****** dangalak.. Işim gucum yok bi de seninle mi buluşucam?


İş ilanları..

İş İlanlarının Anlamları
TERCİHEN İNGİLİZCE BİLEN
Yapacağınız işle bir ilgisi yok ama, bu sıra herkes ingilizce bilen eleman arıyor. Bir bildikleri olmalı.
ARAŞTIRMACI, ÖĞRENMEYE AÇIK
O kadar işin arasında sizi eğitecek ne paramız, ne de zamanımız var. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri iş saatleri dışında kendiniz araştırıp öğrenmek zorundasınız.
İNİSİYATİF SAHİBİ
Üstlerinden habersiz iş yapabilecek, ancak başarısız olursa canına okunmasına katlanabilecek..
SİSTEM OLUŞTURABİLEN
ISO çalışmalarına başladık. Yazılacak 78 adet prosedür var.
SORUMLULUK ALABİLEN
Vergi, sigorta müfettişleri bir usülsüzlüğü yakaladığında ? valla üstlerimin bu işlemlerden hiç haberi yoktu, onlara danışmadan kendim yaptım..." diyebilecek saflıkta olan.
ERKEK ADAYLARIN ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ OLMASI
Bayansanız askerlik yapmış olmanız gerekmiyor yaani.( ne yaa, israil mi burası .)
BİLGİSAYAR KULLANABİLEN
Valla geçen gün arkadaşın aklına uyup bir bilgisayar aldık ama.
KARİYER OLANAKLARI SUNAN ŞİRKETİMİZ
Başlangıç ücreti olarak piyasanın altında veriyoruz, ama burada gece yarılarına kadar çalışıp yöneticilerin de gözüne girerseniz sizi terfi ettirebiliriz.
SEYAHAT ENGELİ OLMAYAN
Altınıza bir araba vericez, o şehir senin, bu kasaba benim deli dana gibi dolaşacaksınız. Evliyseniz sorun olabilir, isterseniz eşinize bir danışın.Ya da hiç danışmayın, bu sizin için iyi bir fırsat olabilir. Artık ona siz karar verin.
İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI
Şirketimizde herkes birbiriyle kavgalı, kimse kimseyle geçinemiyor. Bir de sizle uğraşmayalım. Üst yönetimin hoşuna gidebilecek şeyleri yapabilen, yalakalık becerileri gelişmiş.
İKNA KABİLİYETİ OLAN
Müşterileri kalitesiz ürünleri daha pahalıya almaya razı edebilecek.
ANALİTİK DÜŞÜNEBİLEN
Ne bütçeyi tuturabiliyoruz, ne de muhasebe hesaplarını. Herşey arap saçına döndü. Biri bizi bu durumdan kurtarsın.
TERCİHEN YÜKSEK LİSANS MEZUNU, İNGİLİZCEYİ ANA DİLİ GİBİ KONUŞABİLEN, KONUSUNDA EN AZ ON YIL DENEYİMLİ, ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ, 30 YAŞINI AŞMAMIŞ."
Oha demeyin, aslında ne istediğimizi biz de tam bilmiyoruz, bu özelliklere sahip aday bulabilirmiyiz onu da bilmiyoruz. Ama patron yazalım diyor, ilan havalı oluyormuş.
B SINIFI SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP
Size araba vericez ama şoför vermicez. Uzun yola alışıksınızdır umarız.
TERCİHEN MUHASEBE VE / VEYA İNGİLİZCE BİLEN ( Valla gerçek !)
Şimdi sizi tam olarak nerede kullanacağımızı bilmiyoruz. Ne kadar çok vasfınız olursa o kadar iyi... Hele bir siz işe başlayın.Gerisini sonra düşünürüz.



Kötü Haber Vermenin En Akıllı Yolu

Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis:
-"Baba, meraba. Ben Lale...."
-"Ooooo. Güzel kizim benim. N'abersin bakalim?..."
-"Hiç sorma babacigim. Hiç keyfim yok valla..."
-"Hayirdir? Bi sorun mu var?...
Kiz aglamaya baslar; babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir:
-"N'ooldu kizim? Anlatsana..."
-"Murat evi terketti. Bosanmak istiyormus..."
-"Ne evi lan? Ne bosanmasi? Sen ne zaman evlendin de bosaniyorsun?..."
-"Hani senin hiç hoslanmadigin esrarkes çocuk vardi ya. Ben onunla evlendim."
-"Iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey yok. Versin mahkemeye, hemen bosanin..."
-"Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi zamanlarimizda çektigi çiplak fotograflarimi Internetten herkese yollayacakmis...."
-"Püüh. Rezil... Çiplak fotograf çektirdin, öyle mi?"
-"Ama babacigim. O benim kocamdi. Ne biliyim böyle bir pustluk yapacagini."
-"Peki. Olan olmus artik. Yarin havale ederim parayi...Ögleden sonra Bankaya gidip çekersin; sonra da alip yakarsin o kahrolasi fotograflari..."
-"Sagol baba. Eeee. Sey...Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacim var..."
Adam artik iyice fenalasir. Boguk bir sesle konusur:
-"Kürtaj mi? Bi de hamile mi kaldin o çocuktan sen?..."
-"Aslinda ondan degil... Zenci bi çocuk vardi...Zaten o yüzden ayriliyoruz ya...."
Adam bayilmak üzeredir. Nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inleyerek konusmaktadir:
-" Biz seni oraya okumaya yollamistik. Sen ne haltlar çevirmissin. Allahim. Nedir bu basimiza gelenler...Okulu bititir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kirarim bacaklarini..."
-"Istersen hemen dönebilirim babacigim. Ben geçen yil okuldan atildim çünkü..."
Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu sekilde konusmasini sürdürebilir:
-"Okuldan mi atildin? Hani birlikte avukatlik yapacaktik, zilli?...Eh ulan? Sen hele bi gel buraya. Ben sana yapacagimi bilirim. Evden disariya adim attirmiycam sana. Ilk isteyenle de evlendiricem...."
-"O is zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden saglik raporu istiyorlar... Pek iyi bi rapor sunacagimi zannetmiyorum ben..."
-"Allahim, çildiracagim... Bir de cinsel hastaliklar haaa.....Kesin o zencidendir..."
-"Çok pis arkadaslari vardi. Bilmem artik hangisinden kapmisimdir..."
Güm diye bir ses duyulur. Adam kisa bir süre için kendinden geçmistir; ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonu alir.
-"Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya. Seni alip gelecek. Adresini ver bakiyim..."
-" Mahmutpasa Karakolu'ndayim... Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yaninda..."
-"Karakol mu?...Bi de karakola mi düstün layyynnn? Ne yaptin?...."
-"Dün kafam çok bozuktu, çok içmisim. Araba kiralayip dolasmaya çiktim. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanina girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralik araba firmasina biraz para vermek gerekir sanirim..."
Adam artik iyice fenalasmistir. Hatta fenalasmak ne kelime; adeta kahrolmustur. Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar konusmaya baslar:
-"Babacigim. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir sakaydi. Ben sadece sinifta kaldigimi söylemek için aramistim..."
Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykirir:
-"Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr. Okul da neymis? Hiç mühim degil, tatli canin sagolsun senin...."




Meftaların Son Sözleri

Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim.
- Teker teker gelin layn...
- Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı?
- Korkma, bu tünelden yıllardr tren geçmiyor...
- Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi...
- Geeel, geeel, sağ yap gel.
- Abi çok seri bi araba bu yaaa...
- Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo.
- O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
- Burası Fener tribünü değil mi?
- Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
- Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.
- Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah...
- Kim bekler lan yeşilin yanmasını?!
- Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam.
- Hala karlı gösteriyor mu hanım?
- Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.
- Gel abi burası boyu geçmiyo.
- Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
- Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
- Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?
- Baba... Ben hamileyim.
- Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur.
- Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu?
- Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor.
- Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül..
- Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle...
- Doktora neyim gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
- Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun...
- Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli!
- Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum.
- Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma...
- Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
- Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
- Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık?
- Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
- Amma keskin virajmış yav!!
- Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel)
- Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
- Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
- Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi.
- Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak...



Mezar Taşları

Delil Yetersizliğinden beraat etti
Kalp yetersizliğinden gitti

Karnında fazla su vardı,
adalelerinde kireçlenme,
böbrekleinde kum,
kanında da demir fazlalığı.
Beton gibiydi, ama öldü

Artık karısı geçeleri nerede olduğunu biliyor
[Çapkın bir adamın mezartaşı]

Allah taksitlerini affetsin
[Memurun mezartaşı]

Insanlar ölünce en son kalbi durur,
Rahmetlinin dili durdu
[Politikacının mezartaşı]

Sevgili doktorum
seni ikinci yaşamda
dört gözle bekliyorum
[Doktorun hatasından ölen hastanın mezartaşı]

Bu onun ikinci ölümü
birincisi onun evlendiği gündü
[Mutsuz bir kocanın mezartaşı]

Burada yatan tosun
ziyaretçiyi öpsün
[Bir grafiticinin mezartaşı]

Hiç istemediği
bir deplasmana gitti
[Futbolcunun mezartaşı]

Kişi başına düşen milli gelir
artsın diye yaşamına son verdi
[Vatansever bir vatandaşın mezartaşı]

****

Kim demiş kırmızı ışıkta
geçilmez diye? rahmetli geçerdi

Hayatımı kaybettim, hükümsüzdür

Rahmetli kayıkçıydı
Son yolculuğunu imamın kayığıyla yaptı
Yaşam tehlikeli bir şey
Sonu ölmekle bitiyor

Düşünüyordu...
O halde yok edilmeliydi

"Atın ölümü arpadan olsun" derdi
Bira içerken öldü

Olmaz ki ...
Böyle de yatılmaz ki ...

Kansız herifin biriydi
Kan kaybından gitti

Kendine ait bir toprağı
olsun isterdi,
Sonunda muradına erdi




Hatalar

• Eğer bir berber bir hata yaparsa, bu yeni bir tarzdır...
• Eğer bir şoför bir hata yaparsa, bu bir kazadır...
• Eğer bir doktor bir hata yaparsa, bu bir müdahaledir...
• Eğer bir mühendis bir hata yaparsa, bu yeni bir atılımdır...
• Eğer ebeveynler bir hata yaparsa, bu yeni bir kuşaktır...
• Eğer bir politikacı bir hata yaparsa, bu yeni bir hukuk kuralıdır...
• Eğer bir bilim adamı bir hata yaparsa, bu yeni bir keşiftir...
• Eğer bir terzi bir hata yaparsa, bu yeni bir modadır...
• Eğer bir öğretmen bir hata yaparsa, bu yeni bir teoridir...
• Eğer bir patron bir hata yaparsa, bu bizim hatamızdır...
• Eğer bir personel bir hata yaparsa, bu bir "HATA" dır





İlginç Ölümler

Bir işçi 600 tonluk press makinesinin, arasından emeklemek suretiyle geçerek, ucundaki 2450 santigratlık fırında sigarasını yakmaya çalıştı. Mekanı Cennet olsun...
Kurtarmaya gelen ambulans yerde yatan yaralının suratına park etti. Yaralının toprağı bol olsun...
Berberin "rahatlatma" amacıyla müşterisinin boynunu aniden sağa sola çevirmesi sonucunda, müşteri boyun kırılması ile bayağ bir rahatladı.. Allah rahmet eylesin...
Kafasında mermer kırdırmaya çalışan medyatik bir karateci travma sonucu öldü.
Midesine kaçan sineği öldürmek amacıyla ağzına sinek ilacı sıktı... Allah kalanlara akıl fikir versin...
Bir arabaya 11 kişi binip viyaduğe uçmak süretiyle 11 kişi Allah'ın rahmetine kavuştu...
Katda olmayan asansöre binmeye çalışan adam boşluğa düştü. Başımız sağolsun...
Balkona 50 kişi çıktılar ve sonuçta balkon çöktü. Böylece toplu ölüm gerçekleşti...
Ormanda zehirli mantarları mangalda bir güzel közleyip afiyetle yiyen aile bir daha evine dönemedi.
Yatağındaki tahtakurusu ve bilumum haşaratı öldürmek için yatağını ilaçladı ve aradan iki, üç dakika geçmeden aynı yatakta derin bir uykuya daldı. Sabahı getiremedi...
Elektrik direğine yaslanıp ayakkabısına kaçan taşı çıkartmak için ayağını silkeleyen adam, o sırada yoldan geçmekte olan yardımsever bir laz vatandaşın elektrik çarptığını sanması üzerine, kafasına kürek, kalas vb sert cisimlerle vurularak vefat etti.
Adam, yolda mutlu mesut yürürken kafasına balkon düştü. Toprağı bol olsun, iyi adamdı...
Adam, para çekmek amacıyla girdiği bankamatik gişesinde elektrik çarpması sonucu öldü..
Trafik kazasından yaralı olan adam, kurtarıldı. Gayet sağlıklı bir şekilde olayı atlatan adam ambulanscı amcanın "yav sen bin hele film falan çekelim" demesi üzerine hastaneye gitmeye ikna edildi. Adam yolda ambulansın kaza yapması sonucu öldü. (Ambulanscı amca hala sağ)
Adam çok sıkışmıştı. İhtiyacını bir yerde gidermesi gerekiyordu. Müsait bir yerde pozisyon aldı ve icraata başladı. Nereden bilebilirdi ki işediği yerde elektirik tellerinin olduğunu...
Nüfus sayımı nedeniyle bom boş olan otoyolda bir sayım görevlisi bariyerlere çarptı ve vefat etti...
Aynı işyerinde biri gündüz bir gece vardiyasında olmak üzere çalışmakta olan baba, oğuldan; biri mobylette motor ile işe gitmekte diğeri ise bir başka mobilette ile eve dönmekte iken, yol üzerindeki sert bir virajda karşılaştılar ve birbirlerine selam vermek isterken çarpışıp beraberce Hakk'ın rahmetine kavuştular...
Sarhoş bir şekilde tem otoyolunda seyreden bir araçtaki beş kişi; radyoda çalmaya başlayan oynak bir şarkı üzerine aracı sağa çekdiler ve tem'de göbek atmaya başladılar. Sonucuna katlandılar tabii. İşin ilginç yanı ise bu 5 kişiden 5'ininde ölmesi ve beşine de ayrı ayrı araçların çarpmış olması...
Giriş katın bir kat altında olan ve Üstü ahır olarak kullanılan köy kahvesinde okey oynayanlar, üstlerine, katın çökmesi sonucu inek,öküz vb. büyükbaş hayvanların düşmesi ile köy mezarlığındaki anahtar teslim çukurlarına yerleştiler...
Eskiden anlatılan bir lunapark vakası: Parkın 2 kafadar gece bekçisi, park kapandıktan sonra, dönen salıncaklara binmeye karar vermişler. Yönetici kabinine girmişler aleti çalıştırmışlar. Makinenin ısınması için 1 dakika kadar süre gerekiyor tabii. Salıncaklara bir güzel kurulmuşlar. 1 dakikalık süre geçmiş alet çalışmaya başlamış. Ama 2 kafadar seans süresini ayarlamayı unutunca, bütün gece kusarak Hakk'ın rahmetine kavuşmuşlar...




Cem Yılmazdan Seçmeler

** Sık sık ameliyat olun, içiniz açılır!

** Oğlumun adını mafya koydum, artık ben de mafya babasıyım...

** Yazılıdan sıfır aldım, ama öneli olan katılmaktı...

** 1959'da içilen kahvelerin hatrı doldu, duyurulur.

** Yasamaya ayrı, yürütmeye ayrı zaman mı? Ben darbe kullanıyorum. Yıkıyorum, çıkıyorum.

** Sizde bit şampuanı var mı? Kirlendi hayvancıklar...

** Bende şeytan tüyü yok. Epilasyonla aldırdım.

** Size yapılmasını istemediğiniz şeyi başkasına yapın. Çok zevkli oluyor.

** Abi, beni niye anlamıyon... Sende idrak yolları enfeksiyonu mu var?

** Şiddete karşı savaş açın. Şiddet yanlılarını kurşunlayın!

** Beşbinkere söyledim; abartmayı bırak!

** Eğer turist sezonundaysak, neden onları avlamıyoruz?

** Son gülen sen olacaksın. Çünkü geç anlıyorsun...

** Ey yükselen yeni nesil... İn ulan aşağı!

** Gençliğim acı veriyordu, ameliyatla aldırdım.

** Ege bir Yunan gölü deeldir. Ege, bir Türk gölü de deeldir. Biaenaleyh Ege bir göl deeldir.

** Adamın biri birgün eczaneye sinek ilacı almaya gitmiş. Eczacı ona, 'Sineğinizin neyi var acaba?' demiş.

** Temel Fransa'ya gitmiş. Tabelada Fransa yazıyoruş. O da, 'Aaaa... Burayı da mı Sabancı aldı?..' demiş.

** Çocuğun biri, birgün kafasını ıslatmadan şampuanlamaya başlamış. Annesi de, 'Oğlum hiç saç ıslatılmadan şampuanlanır mı?' deyince, çocuk: 'Ama anne, bu şampuanda kuru saçlar için yazıyor...'

** Bir fil elektrik direğinden daha yükseğe zıplayabilir mi? Elektrik direği zıplayamaz ki!

** Yes abicim. Türkçe eğitime benden de okey!




Değişik tipler

APTALLAR
Belki abartiyorum ama düsünceli bir halin var.
Eger söyledigim bir seye darildiysan bileyim. Sonra yine söylerim.
Demek benimle tartismak istiyorsun. Beynimi aldirip geleyim. Sartlarimiz esit olur.
Öbür dünyaya giderken yaninda sadece sigara götür; atese ihityacin olmayacak.
Eger bir gün yolun düser de benim evin ordan gecersen lütfen gecip git !
Ne söylesen inanir. Böylece düsünme zahmetinden kurtulmus olur.
Aklina iyi bir fikir gelmis, acemi sansi.
Baba demesini 6 yasinda ögrenmis, babsinin aslinda halasi oldugunu ögrendiginde 9 yasindaymis.
Her dogum günü bilim dünyasinda olay oluyor. Bilim adamlari bir insanin beyni olmadan kac yil yasayabilecegini merak ediyorlar.
Beyin nakli için bir maymun beyni araniyormus. Daha önce takilan maymun beyni onu reddetmis.
Ilkokul diplomasini alacagi gün o kadar heyecanlandi ki, tras olurken yüzünü kesti.
Söylediginiz her sey, bir kulagindan girip öteki kulagindan cikar. Arada trafigi engelleyecek bir sey yok.
Odun kafali oldugu muhakkak. Sacini eliyle düzeltse eline kiymik batiyor.
Fazla kilolarini aldiracakmis...Kafayi kestirecek !
AYILAR
Sigarayi haliya attiktan sonra yangin cikmasin diye üzerine icki dökmeyi kibarlik sayiyor.
CIRKINLER
Cok carpici bir yüzü var. Kimbilir nerde carpmis.
Estetik tedavi icin basvurdu. Bizim yapabilecegimiz bir sey yok deyip kaportaciya yolladilar.
O kadar kisa boylu ki gaz birakti mi yerden toz kalkiyor.
Sag gözünden akan yas, sol yanagindan yuvarlaniyor.

DALGINLAR
Alacagi seyleri unutmamak icin alis-veris listesi yapar ve listeyi evde unutur.
Yumurtayi elinde tutar, saati 3 dakika kaynatir.

GICIKLAR
Bir sey söylemeden önce düsünür. Bu ona daha boktan bir sey söyleme sansi verir.

GÜVENILMEZLER
Öyle sahtekar ki, takma disinde bile cürük var.
Sirtinizi sivazliyorsa dikkatli olun ! Bicagi saplayacagi yeri bulmaya calisiyor demektir.
Sigaranin zararlariyla ilgili bir sey okumussa, gelir sigarasinin dumanini yüzünüze üfler.
Alis-veris yaptigi magazadan "borcunuz bir yillik oldu" diye bir mektup aldi. Hemen oturup cevap yazdi."Nice yillara"...
Bogulmak üzere olan bir adama halatin her iki ucunu birden firlatir.

KAYBEDENLER
Ayni yanlisi iki kere yapmaz. Her zaman yapacak yeni bir yanlis bulur.

IYIMSERLER
Yetmis yasinda evlendi, ilkokula yakin ev ariyor.
Önce bir milyarin vergisini hesaplar sonra piyango bileti alir.

KÖTÜ KADINLAR
Arkadasi "benim karim bir melek" deyince adamcagiz "ne kadar sanslisin, benimki hala yasiyor" demis.

KÖTÜ KOCALAR
Bir keresinde banyodan ciktiktan sonra karisinin saclarini oksamis. Banyoda havlu yokmus...

POLITIKACILAR
Secilmeden önce yaptigi vaatleri asla unutmaz. Bir sonraki secimde yine ayni vaatlerde bulunur.

TALK SHOW'CULAR
Memleket meseleleri hakkinda konusmayi seviyor. Hep kendinden bahsetmesi bu yüzden.
Beyni kabiz, cenesi ishal.

TEMBELLER
Ne zaman calisma arzusu duysa, divana uzanir ve gecmesini b



İlk Türk Uzaya Çıkınca

İlk Türk uzay adamı (artık astronot mu denir, kozmonot mu denir,
uzay fatihi mi denir bilinmez) uzaya çıktığında atılacak olası gazete
manşetleri

- Kendimizi aştık...
- Bekle ay geliyoruz...
- Galaksi galaksi duy sesimizi, işte bu Türklerin ayak sesleri!..
- Uzaya kapak attık...
- Artık biz de uzaylıyız
- Türkler uzayda
- Türk'üz doğruyuz uzaylıyız...
- Bu bizim için büyük, insanlık için küçük bir adım!

Gaza gelmiş bazı gazete başlıkları

- Alemin kralı geliyor..
- Bekle bizi İngiltere..
- Uzay tamam sıra güneş'te!
- Bekle bizi samanyolu
- Marslılarla Türkler arasında genetik bağ bulundu!

Star - Açın mekiklerimizin önünü! durduramazsınız...
Hürriyet - Uzanlara rağmen...
Milliyet - İstikbale eriştik (yanda üzerinde oynanmış bir Atatürk
resmi, yanında mekik)
Sabah - İlk biz duyurmuştuk..
Zaman - Ve mümin uzayda
Türkiye - Allah'a şükür..
Vatan - İşte Hezarfenin torunları.
Bulvar - Uzaya da girdik yada milli olduk
Star - Uzayın ulen
Hürriyet - Aydın doğandan Türk astronotlara jest
Akit - Uzayda duyulan ezan sesi
Sabah - Aydın doğandan büyük şantaj
Şamdan - Marslı erkeğimin geyşası olurum
Bulvar - Ay fena oluyorum
Star - Güneş ufuktan şimdi doğar yürüyoruz uzayaaaa
Star - Welcome to space

Spor sayfasının manşeti..

Hürriyet - Fenerbahçe rüya takımı kurdu..
Fanatik - Uzaylılar da Fenerbahçeli mi?
Fotomaç - Bir gün her uzaylı fenerli olacak
Milliyet - Uzay Fener'e dar gelecek..

Köşe yazarı başlıkları..

Oktay Ekşi - Marslılara savaş açalım..
Ertuğrul Özkök - En pahalı mars şarabını içtim..
Erman Toroğlu - N'aber hıncal bak gönderdik çocuğu uzaya..
Nihat Genç - Uzaylı olmanın topluma negatif etkisi..
Hıncal Uluç - TK00XV2 plakalı uzay aracı'nın sorumsuz astronotu..O
ne dönüş öyle kardeşim ?
Emin Çölaşan - Uzay mekiğinin yapımı için neden iki firmadan teklif
alınmadı ?
Bekir Coşkun - Bindik bir alamete gidiyoz kıyamete..
Ahmet Altan - Astronotları çıldırtan kadınların öğleden sonraları
ten kokusu ne ola ki ?
Ayşe Arman - Yine evleniyorum..
Turgay Şeren - Ben geçen haftaki yazımda belirtmiştim..
Haydar Dümen - Aktif seks uzayda olmaz.
Haşmet Baboğlu - Uzayda mı olmak, dünyada mı olmamak konusuna dikkat
etmek lazım..

Yabancı basından başlıklar..

Washington Post : Insanlı ilk Türk uzay aracı astronotu almadan
uzaya çıktı..
Le Figaro : Astonotlar arasında hiç Kürt yok....
Die Zeitung : Verhaugen : 'Büyük başarı, eğer mekiği sağ salim
indirirlerse, 2034'de müzakerelere başlarız' dedi..
Die Welt : Aya gitmesi gerekirken mars'a yönelen insanlı ilk Türk
uzay aracı İstanbul üssünün yardımıyla Jüpiter'e indi..
Corierra Della Serra : Incedibile..Berlusconi, Türk Astronot'un
çocuğunun sünnetinde kirve olacak....
Elefteros Rimos : Yunan hükümetinin büyük hezimeti....
İşyeri Kuralları

Bu işyerinde patron daima haklıdır. (Çünkü maaşlarınız onun kasasında saklıdır)
Bu işyerinde hertürlü hastalık mazeret kabul edilmez. Getireceğiniz rapor kanıt sayılmaz. (Doktora kadar gidilebilenin işede gelebileceği varsayılır.)
Patron hertürlü amelliyata çok kızar. O, sizi tüm organlarınızla işe almıştır. Amelliyatla alınan her organ için maaşınızdan %10 kesilir. (Özellikle de diş ve tırnaklarınıza mukayet olunuz.)
Birinci dercede dahil akraba ölümü işten kaytarmak için mazeret kabul edilmez. Ölen sizseniz, bu geçerli bir mazeret sayılabilir. Ancak iş ahlakına uygun olması bakımından bu durumu 15 gün önceden haber vermelisiniz. (Böylece iş aksamadan yerinize biri geçirilir.)
Bu işyerinde patronun odasına kendi fiikirilerinizle girebilirsiniz. (Ancak patronun fikirleriyle çıkmak zorundasınız.)
Bu işyerinde kitap zaten, gazete okumaksa katiyyen yasaktır.
Bu işyerinde uyumak kesinlikle affedilmez. Şekerleme yapanlar ise uyarılmaksızın maaş kesimine uğratılır. (Patron uyumaz, gözlerini dinlendirir.)
Patron, çalışanların akşam eve gitmesini para ve zaman kaybı sayar. Sabah zaten işyerine dönüleceğinden eve gitmek özel izne bağlanmıştır. (Bütün masalarda çekyat olma özelliği vardır.)
Mesai saatlerinde tuvaleti kullanmanız yasaktır.

Tavsiyeler
Zam aylarında çok sefil bir tavır alın. Yani olduğunuz gibi görünün. Ne demişler ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol...
Patrona sakın bulaşmayın. O size bulaşırsa kötü olur.
İyi bir eleman olmanın ilk şartı : "Bugün patron için ne yaptım" sorusunu her mesai sonunda kendinize sormak ve iyi şeyler yaptıysanız patrona bu durumu rapor halinde iletmektir.
Patron geleceğinizin garantisidir... Patronun haksız olduğu durumlarda işyeri kuralları 1. madde geçerlidir.


İşyerinde Çalışıyor Gibi Görünmek

Ülkemizde de ilgiyle izlenen Seinfeld dizisinde George Costanza`yı canlandıran Jason Alexander, iş yerinde "çok çalışıyor" görünmek isteyenlerin yapması gerekenleri sıraladı.
İnternet kullanıcıları arasında dolaşan kurallar listesinin ilk maddesi ;
"Her zaman ellerinde dökümanla yürü". Alexander`a göre, ellerinde çeşitli döküman bulunan insanlar, özellikle işverenlerin gözünde kolayca çok çalışıyor imajı çizebiliyorlar.
Jason Alexander`a göre "Çalışıyor Gözükmenin 10 Kuralı" şöyle :

Her zaman ellerinde dökümanla yürü.
Bilgisayarı meşgulmüş gibi kullan! Tabii iş yapıyorum diye e-postalarını kontrol edebilir, sohbet edebilir, hatta sevdiğin bir arabanın özelliklerini takip edebilirsin. Eğer patron yakalarsa, "Yeni bir yazılım deniyorum" mazereti genellikle çalışır.
Masanı kalabalık tut. Çalışma masası üzerinde ne kadar çok malzeme varsa o masanın sahibi, iş verenlere, o kadar çok çalışkan gözükür. Bu sebeple masanızda ilgili ilgisiz her zaman bir sürü şey bulundurun.
Sesli mesaj sistemi kullan. Gün boyu seni sürekli birileri arayarak onlar için bir şeyler yapmanı isteyecektir. En önemlisi de senin internet' te sörf ile geçebilecek zamanını çalacaklar. Bu sebeple eğer mümkünse sesli mesaj sistemi kullanmak akıllıca bir çözüm olur. Hatta cihaza "Yoğun işlerim sebebiyle şu an yanıtlayamıyorum, lütfen adınızı ve telefonunuzu bırakın, daha sonra size döneyim" mesajı yerleştirmek akıllıca bir davranış olur.
Sabırsız ve huzursuz davran. Eğer işverenlerin gözü önündeyken aceleci ve huzursuz davranırsan, patron sizin çok çalışmaktan gerilmiş olabileceğini düşünecektir.
Ofisi geç terk et. Her zaman çalıştığın yeri geç terk et. Özellikle patron oradaysa ondan önce asla çıkma. Masanda bazı magazin dergilerini ya da gazeteleri oku ama sakın erken çıkma.
Etkileyici iç geçir. Aynı ortamda birileri varken yüksek sesle iç geçirmek, evrendekilere son derece yoğun ve baskı altında olduğun mesajını verir. Patronlar buna bayılır.
Yığın stratejisini iyi uygula. Odanın kalabalık ve sürekli çalışılır bir yer olduğu mesajını vermek için sadece masanı değil, yerleri de bir şeylerle doldur. Kalın bilgisayar kitapları olabilir. Özellikle patron odaya geldiğinde üzerinde kitapların bulunduğu bir koltukta kendisine yer açmanız patronun size minnetle bakmasını sağlayacaktır.
Kendi sözlüğünü kendin yarat. Bazı teknik terimleri öğren ve bunları özellikle toplantı zamanlarında bol bol kullan. Kimse ne söylediğini anlamayabilir ama öğreneceğin bu kelimeler patronunun gözünde minnettarlık olarak sana geri dönecektir.
Patrona göndereceğin yazılara dikkat et. Örneğin burada anlattığım taktikleri arkadaşlarına gönderirken sakın patrona da gönderme!

Kendime yalan söyler miyim?

Kendinize karşı da yalan söyleyip söylemediğinize doğrudan karar vermektense, yalan söylemenin size cazip gelip gelmediğini, saptamanız daha iyi değil mi? Aşağıdaki cümlelerden kaçı sizin de ağzınızdan çıktı?
Yarın rejime başlıyorum
Ben hiç değişmedim ama akranlarım ne kadar yaşlanmış!
Sigarayı istesem hemen bırakabilirim ama istemiyorum.
Seks her şey demek değildir.
Birazcık geç gitsem kimse farkına bile varmaz.
Şu kadarcık yemekte ne kalori olacak ki!
Benden başka herkes yapıyor.
Davet edilmedim ama ben zaten o partiye gitmek istemiyordum ki!
Seninle evlenmek istediğimi kim söyledi?
Doğum günümü bilerek unutmadıklarından eminim.



Değerlendirme;
Her "doğru" cevabı için kendinize bir puan verin.


0 puan: Sadece kendinize değil bu teste karşıda yalan söylüyorsunuz. Bu sizi hiç endişelendirmiyor mu?
1-3 puan: Kendinizi kandırma diyarına doğru yavaş yavaş gidiyorsunuz.
4-6 puan: Dönüşü olmayan noktayı geçmek üzeresiniz.
7-9 puan: Ailenizin sizi artık reddettigini düşünüyorsunuz, üstelik haklı olduklarını da biliyorsunuz.
10 puan: Derhal Amerika'daki intiharcı doktor Kevorkyan'a başvurun çünkü yaşamanız hiçbir neden kalmamış!
Mutlu Son

İki sevgili varmış Hani insanın içini kıpır kıpır ettiren umut dolu bir sevgiymiş onlarınki. Evlenmeyi düşünüyorlarmış. Derken bir gün delikanlının yurt dışıina gitme mecburiyeti doğmuş. Kız gözyaşları içinde kalmış. Onsuz nasıl yaşayacağını bilemiyormuş. O zaman delikanlı cebinden bir yüzük çıkartmış ve demiş ki 'Ben iki yıl sonra döneceğim. Eğer döndüğüm güne kadar parmağından bu yüzüğü hiç çıkartmazsan beni gerçekten sevdiğini anlayacağım ve hemen evlenecegiz.' Genç kız çaresiz kabul etmiş. Çocuk gitmiş.

Kız yüzüğü hiç ama hiç çıkartmamış. Taa ki... Taa ki sevgilisini karşılamaya gittiği güne kadar. O gün rıhtımda durmuş kendisine nişanlısını getiren geminin kıyıya yanaşmasını izliyormuş heyecanla. Birden güvertede delikanlıyı görmüş. Yüreği ağzına gelmiş. Sevinç içinde kendisini göstermeye çalışmış.

Elini cebinden çıkartıp sallayayım derken "şıp" diye bir sesle irkilmiş. Yüzük parmağından düşmüs, denizin derinliklerinde kaybolup gitmiş! Ne yaptıysa, ne söylediyse delikanlıyı ikna edememiş. Çocuk kızı terk etmiş. Zaman geçmiş.

Kız bir gün hep nişanlısıyla birlikte gittikleri balıkçıya uğramış. Birde bakmış ki delikanlı orada! Hemen yanına yaklaşıp olanları anlatmaya çalışmış. Delikanlı ilk başlarda biraz soğuk davrandıysa da sonunda yelkenleri suya indirmiş. Uzun ayrılığın getirdiği özlemle birbirlerine sarılmışlar. Mutluluk yüzlerinde okunuyormuş adeta. Bu olayın şerefine hemen yemek sipariş etmişler. Bir kaç dakika sonra bir tabakta balıkları gelmiş. İştahla çatal bıçağa davranmışlar.

Balığı kestiklerinde içinden ne çıkmış dersiniz?

Yüzük dediniz değil mi?

Bilemediniz.

Kılçık!

Siz çok fazla Türk filmi seyretmişsiniz...
Ne idüğü belirsiz şeyler

Bu yazıda U.F.O. fenomeninin ne olduğunu inceleyeceğiz. Önce U.F.O. ne demektir ona bakalım. U.F.O. gavurca "Undefined Fucking Objects" kelimelerinin baş harflerinden meydana gelmiştir. Türkçe anlamı ise "Koduğumun Uçan Şeyleri". Türkçesini kısaltırsak "K.U.Ş." Ama Türküede K.U.Ş. bildiğimiz kuş anlamına geldiğinden ve moda olmadığından biz gavurcasını, yani U.F.O.'yu kullanacağız. UFO adından da anlaşıldığı gibi ne idüğü belirsiz uçan şeyler demektir. Yani bişeyin UFO olabilmesi için once ucması ve ne idüğü belirsiz olması şarttır. Mesela uçaklar UFO değildir, çünkü ne oldukları bellidir. Bülent Ersoy da UFO değildir. Ne idüğü belirsiz olmasına rağmen uçamadığından UFO olamaz. Yani illaki ucacak ve ne olduğu belli olmayacak! Dünyada yapılan UFO ihbarlarının %95'nin kuş sürüsü, balon, uçak, bulut v.s. gibi normal şeylerdir. %5'lik kısım ise muammalarla doludur. Bizi de ilgilendiren iste bu %5lik kısımdır.

TANRILARIN ARABALARI:
UFOcuların kutsal kitaplarından biri. Erik Von Daniken adında bir uyanık tarafından yazılmıştır. Bu kitapta Erik Von Daniken (ona kısaca Erik diyebiliriz) çok eski zamanlardan beri uzaylıların dünyaya geldiğini arkeolojik buluntularla ispat etmeye çalışmaktadır. Mesela Mısırdaki piramitleri uzaylılar yapmıştır. Sadece piramitler değil Cin Seddi, Maya ve Inka şehirleri, And dağlarının tepesindeki devasa resimler, İngilteredeki Stonehenge (Peri Bacaları, Pamukkaledeki Travestiler (bazıları traventen de der), v.s. v.s. Bunların hepsini uzaylılar yapmışlardır. Uzaylıların başka işi gücü olmadığından dünyaya gelip taştan topraktan şeyler yapmaktadırlar. Şimdi Eriğin iddialarını ayrıntılı biçimde inceleyelim:

Piramitlerden Örnekler
Eriğin İddiası: Mısır piramitleri milyonlarca taş bloğun üst üste konmasıyla yapılmışlardır. Bu kadar taşı düzgünce kesip piramit yapmak insanların işi olamaz. Uzaylılar bu taşları laserle kesmişler ve üstüste dizmişlerdir.
Doğrusu: Eğer piramitleri Eriğin iddia ettiği gibi uzaylılar yapmış olsaydı, piramitin inşaati birkaç hafta ancak sürerdi, fakat ortalama 30 yıl sürmıştür. Demek ki uzaylılar çalışmak yerine dötlerini devirip yatmışlardır. Oysa bu taşları binlerce amele çok uzaklarındaki taşocaklarından anaları ağlayarak çıkarmış, yontmuş, taşımış ve üstüste koymuşlardır.

Eriğin İddiası: Piramitlerin taban alanının yüksekliğiyle toplamının 120.000.000'la çarpımı dünyanın güneşle olan uzaklığını vermektedir. Bunu o zamanın adamları nereden bilecek? Bunu ancak uzaylılar bilir.
Doğrusu: Ulaşmak istediğiniz bir sayıya çeşitli denklemler kullanarak ulaşabilirsiniz. Mesela Bülent Mersoyun'un dötünün yarıçapının karesinin memelerinin yüksekliğine bölümünün 100.000.000'la çarpımı da dünyayla güneş arasındaki mesafeyi verir. Bülent'in dötünü de mi uzaylılar yapti?

Eriğin Iddiası: Maya, Aztek, İnka gibi eski Amerikan medeniyetlerini uzaylılar kurmuşlardır. Onların da binaları piramit şeklindedir. Sirius yıldızını da biliyorlardı. Bunlar çok mükemmel takvimler yapmışlardı. Ve muazzam bir medeniyet kurmuşlardı. Uzaylılar yardım etmese NAH yaparlardı.
Doğrusu: Uzaylılarda piramit saplantısı var herhalde. O piramitlerde rahipleri tanrılara binlerce insanı kurban ediyolardı. Sirius yıldızını tabii biliyorlardi, çünkü göğe bakan herkes bilebilir (Sirius nedense UFOcuların en sevdiği yıldizdır, nerden öğrendilerse). Tarım toplumu olduklarından iyi bir takvim geliştirmişlerdi. Eski Amerikan medeniyetleri çok gelişmiş oldukları halde tekerleği bilmiyorladı. Demek ki uzaylılar da bilmiyordu. Ama uzay gemileri tekerlek şeklinde. Allah Allah!

Erigin İddiasi: And dağlarının tepesinde bulunan Nazka'daki devasa kertenkele, kuş, yılan resimleri uzaylıların yollarını bulabilmeleri için yapılmış şekillerdir. Bunlar yerden bakıldığında hiçbir anlamı yoktur. Bunların tadına varmak için havadan bakmak lazımdır. İnsanlar böyle şeyleri niye yapsınlar ki, böyle salak şeyleri ancak uzaylılar yapar.
Dogrusu: Uzaylıların radarı falan yok herhalde. Koskoca uzayda nasıl dolaşıyorlar da, dünyada kayboluyorlar. Bu resimlerin niye yapıldığını arkeologlar hala araştırıyorlar. Bulana bizden bir adet kesmeşeker.

Eriğin İddiası: Mağaralardaki ve tapınaklardaki astronot ve uzay gemisi resimleri ilkel insanların uzaylıları gördüğünün en kesin kanıtıdır.
Dogrusu: Bu resimler her anlama gelebilecek resimlerdir. Mesela mağara duvarındaki kocakafalı adam resmi astrontu temsil etmektedir. Buna sebep çizenin beceriksizliği degil uzaylılarin dünyaya gelmeleridir. Yine tapınaklardaki kargacık-burgacık adam resimleri de uzay gemisine binmiş uzaylı resimleridir. Resimlere dikkatli bakınca adamın uzay gemisine değil tombul bir hatuna binmiş olduğu gorülür.

Eriğin İddiasi: İnsanları uzaylılar imal etmişlerdir. Uzaylılar maymunları genetik işlemlerden geçirerek insan haline getirmişlerdir. İnsanlar aslında uzaydan gelenlerin torunlarıdır. İnsanlar gerizekalı yaratıklarken onların genlerini değiştirerek evrimlerini hızlandırmış ve modern insanı yaratmışlardır.İnsanlar uzaylılar gelmeden önce kendi kendilerine evrim geçirip bu hale gelmişlerdir. Cennet uzayda bir gezegendir. Adem ve Havva aslında uzaylıdır. Sirius yıldızının bir gezegeninde yaşayan atalarımız bu gezegenin yok olmasi üzerine bu dünyaya gelmişler ve kendilerini dünyanın şartlarına uydurmuşlardır.
Dogrusu: Erik, bu mevzuuda tam anlamıyla sıçmıştır. Yukarıda görülen ve birbiriyle anormal şekilde çelişen bu fikirlerin hepsi Eriğin iddialarıdır. Uzaylılar insan yaratmak için maymun yerine sığırları seçselerdi acaba neye benzeyecektik. Niye elin gezegeninde insanı yaratıyorlar? Başka işleri mi yok? insanların nasıl yaşadığından onlara ne? Madem geliyolar o zaman neden piramit gibi hiç bir işe yaramayan şeyler yapıyorlar? Nil taşınca bir sürü insan ölüyor. Piramit yapacağına, o taşlarla set, baraj falan yapsalar ya. Böyle şeyler yapmazlar, niye? Çünkü evrensel kanunlara (?!) göre gezegenlerdeki medeniyete müdahale etmek yasak. Madem yasak ne diye gelip piramit, kuş resmi, heykel falan yapıyorlar? Neden insanların genleriyle oynuyorlar? Hade ulen!!!
Niye ALO Deriz?

Telefonda hemen hemen hergün kimbilir kaç kez kullandığımız "Alo" sözcüğü, gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır. Sevgilinin tam adı Allessandra Lolita Oswaldo'dur. Bu sevimli genç kız, telefonu icat eden, A.Graham Bell'in sevgilisiydi. Graham Bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti. Atölyesinde telefon çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo'dan başkası olamayacağını bildiğinden Graham Bell, telefonu açar açmaz "Allessandra Lolita Oswaldo" diyordu. Bell, zamanla sevgilisine, adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açışında onu "Ale Lolos" diye karşıladı. Çalışmaları uzadıkça Graham Bell, sevgilisinin adını daha da kısalttı ve öne iki heceli bir ad buldu. Bu kısa ad "Alo" idi. Allessandra Lolita Oswaldo, geliştirip, tüm kente yaymaya çalıştığı telefondan başka birşey düşünmeyen sevgilisinin bitmek tükenmek bilmeyen deneylerinden rahatsız olmaya başlayınca Graham Bell'i telefonuyla başbaşa bırakıp onu terketti.Yaşlı Bell, sevgilisinin birgün onu arayacağı umuduyla telefonun başından ayrılmadı. Kentte çekilen telefon hatlarının sayısı da giderek artmaya başlamıştı. Graham Bell'i artık başka kişiler de arıyordu. Fakat o, telefonun her çalışında kendisini sevgilisinin aradığını sanarak telefonunu "Alo" diyerek açıyor ve artık herkes "Alo" diyordu. O günlerde hemen herkes telefonu açtıklarında Alexander Graham Bell'in anısına saygı olarak "Alo" demeye başladı. Bugün tümümüzün kullandığı "Alo" sözcüğü işte o günlerden günümüze uzanmaktadır.
Osman Efendi'nin Ağrıları

Osman Efendi bir sabah müthiş bir başağrısıyla uyanır. İlaç alır geçmez. Bir iki gün bekler, ağrı devam eder. Doktor çağrılır.Doktor muayene eder, ağrı kesiciler verir, gider. Lakin Osman Efendi'nin başağrısı artarak sürer. Üstüne üstlük başağrısı yanısıra gözleri de yaşarmaya başlar. Baska doktorlar çağrılır... Osman Efendi Uşak'ın ileri gelenlerindendir, ağrıyı kesene servet vaat eder. Doktorların hiçbiri ağrıyıdurduramadığı gibi sebebini de bulamaz. Ev halkı birbirine karışır, başağrısından geceleri uyuyamayan Osman Efendi'yi İstanbul'a götürmeye karar verirler. İstanbul'da en iyi doktorlar seferber olur. Röntgenler, beyin tomografileri çekilir, testler yapılır...

Görünüşe bakılırsa Osman Efendi turp gibidir. Oysa dayanması gittikçe zorlaşan başağrısı ve gözyaşlari hayatı çekilmez hale getirmiştir. Ağrı kesici iğnelerle zor ayakta duran Osman Efendi bu defa da apar topar yurtdışına götürülür. O devirde Amerika değil İsvicre moda, Zürih'e gidilir.Haftalarca hastanede kalınır, onlarca profesör konsültasyon yapar, testler tekrarlanır. Sonuç: Efendi'ye teshis konulamaz.

Artık yerinden kalkamayan Osman Efendi'ye ağrı kesici iğneler verilir, altmışlarını süren adamın ülkesine dönüp "dinlenmesi", daha doğrusu son günlerini evinde-geçirmesi tavsiye edilir. Osman Efendi bitkin, aile perişan. "Kader" denilir, Uşak'a dönülür.

Osman Efendi yayla evinde bir odaya yatırılır ve ağrı kesici iğnelerle ölümü beklemeye başlar. Bir gün, hastanın keyfi gelsin diye, Osman Efendi'nin eski berberi "Berber Mehmet" cağrılır Berber yataktan kalkamayan Osman Efendi'yi tıraş ederken, adamcağız derdini anlatır ve ölümü beklediğini söyler. Berber Mehmet bir an düşünür. "Beyim" der,"Sakın sizin burnunuzda kıl dönmüş olmasın?" Bir bakar, "Hah işte" der "Kıl dönmüş. "Osman Efendi'nin şaşkın bakışlarına aldırmaksızın çantasından cımbızı kaptığı gibi kılı çeker. Ev halkı Osman Efendi'nin köyü ayağa kaldıran çığlığıyla odaya koşar. Berber Mehmet, Osman Efendi'nin elinden zor alınır ve cımbızın ucunda tuttuğu yirmi santimlik kılla kapı dışarı edilir. Osman Efendi'nin kanayan burnuna pansumanlar yapılır, kolonyalar koklatılır ve yaşlı adam tekrar yatağına yatırılır.Ertesi sabah Osman Efendi aylardır ilk defa rahat bir uykudan uyanır. Gözlerinin yaşarması geçmiştir.Başağrısından ise eser kalmamıştır. Dönen kılın sinire yürüyüp gittikçe uzayarak dayanılmaz ızdıraplara yol açtığını doktorlar ancak o zaman keşfeder. Çözümün bu kadar basit olabilecegi kimsenin aklına gelmemiştir. Sapasağlam ayağa kalkan Osman Efendi, Berber Mehmet'i çağırtır ve ona bir servet bağışlar.

Şimdi bu gerçek hikayeyi niye anlattık?

1. Vergiden turizme, sosyal güvenlikten adalet reformuna kadar Berber Mehmet efendilerin fikirleri var, dinlemek gerek.....
2. Bazen büyük sorunların cok basit çözümleri olur.
3. Burnundan kıl aldırtmayanların başı çok ağrıyabilir.


Öğrenci Evinin Anatomisi

Her öğrenci evinde muhakkak 'nöbetçi sistemi' uygulanır ve günün nöbetçisi, resmi köle statüsünde kullanılır. Yemek sırasında en az elli kere mutfağa gönderilir.
Evdekilerin temel gıda maddeleri yumurta ve patatestir. Bu ikisinin birleşiminden 12 çeşit yemek yapılabilir. Çay yemekten sonra değil, yemekle birlikte içilir.
Her gece kesinlikle saçma sapan bir tartışma konusu açılır. (Düşünmüyorum o halde yok muyum yani? Dünya döndüğü için mi güzel? Attan inip eşşeğe binilir mi?)
Her evin muhakkak suyu, çayı deviren bir sakarı vardır. Ha bi de işlerden kaytaran tembeli bulunmaktadır.
Yemek yapmaya karar verilir ve yemek yapmaya başlandığında eksikler ortaya çıkar, zamanla yarışarak yemek tamamlanır.
Kesinlikle ama kesinlikle temiz çatal, kaşık, tava kalmayıncaya kadar bulaşıklar yıkanmaz.
Her sabah derse geç kalınır ve öğle kalkıp okula yemek yemeğe gidilir. (Okulun yemeği ucuz olduğu için...)
Sınav dönemlerinin favori cümlesi "bu gece yatmıycam ders çalışcam"dır. Gece yatılmaz ama ders de çalışılmaz.
Evin duvarları vize-final tarihleri, ilginç sözler, nöbetçi listesi, harcama listesi gibi yazılı belgelerle süslüdür.
Öğrenci evinin, öğrenci misafirleri de eksik olmaz ve gelen misafire önce "bi kola al da içelim"diye başlanılan ısmarlatma olayına,iyice sövüşleninceye kadar devam edilir.
Ev genelde bodrum ve giriş katta olduğundan, pencereden girilebilir özelliktedir. (Her ihtimale karşı bi pencere muhakkak içeriden kilitlenmeyerek açık bırakılır.) Dış kapı ise zaten kilitlenmez.
Ev fertlerinin tamamı leyla gibidir, yani aşk trafiği yoğundur. Kimininki platoniktir, kafayı yer ve yedirtir, kimi romantik takılır, şiirler ezberlenir, kimi ise akşam ansızın nişanlı olarak eve dönebilir.



Teknoloji hayatımıza hükmediyor! İşte 15 işaret.

(Joe Mullich, AmericanWay Magazine, 11/15/94)

1. Boşluk doldurmali bir form dolduracaksiniz. Daktiloyla yazilmasi
gerekiyor ama evde laser printer ve bilgisayardan baska bir alet yok. Bu yüzden formu bilgisayara aynen geçiriyorsaniz, sonra da arkadaslarinizi arayip isterlerse onlara formu diskette verebileceginizi söylüyorsaniz,

2. Kendi sigorta sicil numaranizi bilmiyorken Bill Gates'in E-mail
adresini biliyorsaniz,

3. Tebrik kartlarini imzalarken imzanin sonuna :-) isareti koyuyorsaniz.

4. Telefonla konusurken kagida :-) gibi sekiller çizip hangisi daha iyi
diye düsünüyorsaniz,

5. Verilerinizi hergün yedekliyorsaniz, hatta nüfus cüzdani, ehliyet
gibi belgelerin fotokopilerini sakliyorsaniz,

6. CD denildiginde akliniza müzik en son geliyorsa,

7. Tatildeyken veya tuvaletteyken elektronik aletlerinizin kullanim
klavuzlarini okuyorsaniz,

8. Ekmek kizartma makineniz veya oturma odasi takiminiz yokken eve fotokopi makinesi aldiysaniz,

9. Ekran koruyucunuzu saç seklinizden daha çok degistiriyorsaniz,

10. Kapiniza gelen ansiklopedi saticilarini kovarken E-Mail ile gelen ya da teletext izlerken araya giren reklamlari ilgiyle izliyorsaniz,

11. Internet'deki büyük tartisma gruplarina bayram mesaji atarken
babaniza telefon etmeyi unutuyorsaniz,

12. Bilgisayarciya gittiginizde müsterilerle konusurken yanlis birsey
söyleyen saticiyi düzeltip önünüzdeki yirmi dakikayi diger müsterilerin sorularina cevap vermekle geçiriyorsaniz,

13. Form doldururken adres kismina E-Mail adresi yaziyorsaniz,

14. Bu esprilerin tamamini anliyorsaniz,

15. Bu esprileri tanidiginiz insanlara E-Mail, telefon veya faks ile
ulastiriyorsaniz: Teknoloji, hayatinizi kontrol altina almistir. Çabuk
bir Afrika safarisine çıkın ve yanınıza İsviçre çakisindan baska birsey
almayin!


Ünlülerden anılar

Kandemir Konuk'un kitabından alınıp kendi ağzıyla anlattığı anılar!!

AYDEMİR AKBAŞ

" Gülriz Sururi - Engin Cezzar Tiyatrosunda Haldun Taner'in "Zilli Zarife" adlı oyununu oynuyorduk. Ben rol gereği salonun arkasından gelip sahneye çıkıyordum...

Bir gece Bakırköy Akıl Hastanesi hastalarına oynarken yine arka kapıdan salona girdim. İçerisi tıklım tıklım akıl hastalarıyla doluydu.

Sıram gelince yine her zamanki gibi salondan sahneye çıkmak için yürüdüm. Yürüdüm diyorum ama, yürüyemedim. Yolun kenarındaki koltukta oturan bir hasta ceketime yapışmış bırakmıyordu.

Asıldım, zorlandım, imkansız... Bir türlü kurtaramıyorum. Sonunda eğildim:

- Bırak beni, bırak sahneye çıkıcam, dedim.

Akıl hastası büsbütün belime sarılıp bağırdı:

- Olmaaaz... Buradan seyret! Hemşire Hanım tembih etti, sahneye çıkmak yook!..

O beni deli sanmış bırakmıyor ben de deli gibi kendi kendime gülüyordum.. "


HALİT AKÇATEPE

" Tiyatrocu arkadaşlarla Ankara Gençlik Parkındaki bir çay bahçesinde oturuyorduk. Bir yere telefon etmem gerektiği için ikide bir kalkıp karşıdaki genel telefona gidiyor fakat, telefondan ses gelmediği için tekrar gelip yerime oturuyordum... Gide gele iyice yorulmuş ve sinirlenmiştim... Sonunda garsona seslendim:

- Kardeşim bir de sen baksana, şu telefondan bir ses geliyor mu ?

- Peki Halit Ağabey, gidip bakayım.

Garson koştu telefonun yanına gitti, ahizeyi kaldırmadan, evet, hiç elini bile sürmeden telefona kulağını dayadı dinledi, dinledi, sonra oradan bana bağırdı:

- Yoo, hiç ses gelmiyor ! "

MUSTAFA ALABORA

" Müjdat ( Gezen ) ve ben eşlerimizden ayrılmıştık. Müjdat yalnız yaşıyordu. Ben de bir müddet onun evinde kaldım. İşte bu dönemde bir akşam ben mutfakta çoban salatası yaparken telefon çaldı. Müjdat açtı, kısa bir konuşma yapıp kapattı ve yanıma geldi.

- Mustafa, salataya sakın soğan koyma!..

- Niye?..

- Şimdi tanımadığım bir kadın telefon etti, yanında bir kadın daha varmış, bize oturmaya gelmek istiyorlarmış...

İkimiz de bekardık ve iki tane tanımadığımız kadın kendilerinden coşmuş, gelmek istiyorlardı... Eee, Müjdat haklıydı tabi, salataya soğan koymamak gerekirdi...

Neyse, kısa bir süre geçti. Ben diğer yemeklerle ilgileniyorum. Birden kapı çaldı. Ben mutfakta olduğum için Müjdat kapıya gitti... Ve kapıyı açar açmaz, bana ordan seslendi:

- Mustafaa...

- Efendim?..

- Salataya soğan koyabilirsin!..

Haklıydı Müjdat, çünkü gelen kadınlar çok çirkindi!... "



SADRİ ALIŞIK

" Çok eski seneler, fazla çalışılan, peşpeşe film çevrilen günler... Birisi hayli zamandır beni arayıp, mutlaka bir randevu istiyormuş... Ne konuda görüşeceğini de söylemiyormuş. Bayağı merak ettim. Sonunda buluştuk... Orta yaşın üstünde efendiden bir adam. Çay kahve içildi hemen konuya geçildi:

- Sadri Bey, dedi adam, beni sizi çok severim.

- Sağ olun, teşekkür ederim.

- Siz hayatı bilen olgun bir sanatçısınız.

- Eksik olmayın efendim.

- Sizin yardımsever bir insan olduğunuzu da duydum noolr bana yardım edin.

- Nasıl bir yardım istiyorsunuz?

Adam şöyle derin bir soluk alıp anlatmaya başladı :

- Sadri Bey, benim bir oğlum var, 17-18 yaşlarında... Bu çocuğu ancak siz kurtarırsınız.

Ben tabii afallayıp sordum:

- Nerden kurtarıcam nasıl kurtarıcam oğlunuzu ?

Adam yine bir soluk alıp devam etti:

- Sadri Bey, bu benim oğlan ilkokulu zar zor bitirdi. Ortaokuldan belge aldı. Ben de bunu meslek öğrensin diye kunduracının yanına verdim. Bir ay sonra kavga edip ordan ayrıldı. Sonra ben bunu elektrikçinin yanına verdim, orda da durmadı. Kahvede çalıştı, derken içkiye sigaraya başladı. Kahveciyi dövüp işten ayrıldı. Kısacası bir baltaya sap olamadı. Bari artist olsun diye size geldim Sadri Bey... "

ŞEVKET ALTUĞ

(1) " Yıllar önce bir Karadeniz kasabasında turnedeydik. Oyunun ertesi günü otelden çıkıp biraz hava almak istedim. Eşim Jale de 'Gelirken bana bir naneli ciklet al' dedi...

Bakkala girdim.

- Bir naneli ciklet istiyorum, dedim.

Bakkal, şekerli-çikolatalı acaip bir şeker verdi.

- Naneli yok mu diye sordum. Bakkal şöyle dik dik yüzüme baktı. Sonra da ağır ağır konuştu:

- Ha buni naneli niyetine çiğne daa!

Ben de Karadenizli olduğum için kızamadım tabii. Otele kadar kendi kendime güldüm..."

(2) " 60'lı yıllarda tiyatro ile Anadolu'da geziyoruz. Bir gün bir otele gittik. Ben, gösterilen odaya çıktım. Yastığa baktım, yatılacak gibi değil. Daha önce bir başkasının yattığı belliydi. Yastıkta, çarşafta saçlar kıllar vardı.

Sinirlendim, hemen aşağıya indim.

- Lütfen o yatağın yastığını, çarşafını değiştirin, çünkü benden önce başkası yatmış, dedim.

Otelci şöyle yanıtladı beni:

- Yahu kardeşim, senden önce yatan da Müslüman, ne olacak yani!... "

CÜNEYT ARKIN

" Filmlerdeki tehlikeli sahneleri, özellikle tarihi filmlerdeki sahneleri, bir Kazak sirkinde çalışırken öğrendim. Bu yüzden, filmlerimde düblor kullanmadım. Fakat atlı sahnelerde ordan burdan bulduğumuz araba atlarıyla çekimlerde bir hayli kaza atlattığım için, artık yarıştırılmayan bir İngiliz yarış atı satın aldım.

Polenez köy'de rahmetli Süreyya Duru ile Malkoçoğlu'nu çekiyoruz. Atın bir huyu vardı, ne kadar eğitilse de boş kaldığı anda ahıra doğru koşuyordu.

Süreyya Beye rica ettim ahırın aksi yönüne doğru koşturayım diye, ama görüntünün önemini kastederek ahır istikametine koşmamı istedi. Çekim başladı benim at deliler gibi koşuyor. Dizginlere asılmama rağmen fırtına gibi gidiyor. Kamera açısından çıktığımız halde ben atı durduramıyorum. 120 ile giden bir araba gibi gidiyoruz. Çekim durdu ama, bizim durmamız mümkün değil. Derken tam kavşağı dönüyorduk, baktım karşı istikametten bir araba hızla üzerimize geliyor. Araba da çok süratli biz de. Bir an şöför mahalinde oturan yaşlı adamın dehşetle açılmış gözlerini gördüm. Vee. biz o sıçrayışla arabanın üzerinden aştık. Araba bizim altımızdan geçti. Altımdaki yarış atı olduğu için kolaylıkla engel aşan bir at. Tam anlamıyla filmlerdeki gibi bir sahne! At hızını kesemeden doğru ahıra gitti. Ve telaşla aynı yere geri dönüyoruz. Ben merak içindeyim acaba bir kaza oldu mu diye, ne oldu diye. Olay yerine geldik, baktım araba durmuş içinden yaşlıca bir bey ve hanımı inmişler yol kenarında oturuyorlar. Adam bembeyaz olmuş tirtir titriyor. Ve söyleniyor :

- Bundan sonra bir daha içki içmiycem! Artık hayal görmeye başladım! "

Ünlü besteci Beeth
oven'in son bestesini, sagir olarak yaptigini... ??

Insan vücudunun her 7 yilda -ölen hücrelerin yerine yenisi gelerek- tamamen yenilendigini... ??

Hapsirmayi engellemeye çalisirsan, basindaki veya boynundaki damarlardan birinin yirtilabilecegini ve ölebilecegini ??

Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan için benzersiz olduðunu??

Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.

Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır.

Kıta isimlerinin hepsi aynı harfle başlayıp aynı harfle biter.

Norvec'in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer.

İnciler sirkede erir.

Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir.

Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı.

insanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu sayı 206 ya düşüyor.


Bir saat

Bir saatte gözlerinizi tam tamına 500 kere açıp kapatırsınız.Ayrıca kalbiniz tam 2 ton kan pompalamış olur ve bir litre suyu kaynatabilecek kadar ısı üretmiş olursunuz.Tırnaklarınız ise iki yüzde bir milimetre uzar.Bunların dışında daha bir çok şey olur.12.000 bebek dünyaya gelir.Dünya Güneş in çevresindeki turunun 106.000 km'sini tamamlamış olur.Bütün bunların bir saatte olduğuna inanmak güç değil mi?



Bunları biliyor musunuz?

• kendi dirsegini yalamanin imkansiz oldugunu ?
• ordegin vakvaklamasinin yanki yaratmadigini ve bunu kimsenin aciklayamadigini?
• dunyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arizalarin %23 unun, makinenin ustune oturup kendi popolarinin fotokopisini cekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldigini?
• yasamin boyunca uyku sirasinda yaklasik 70 bocek ve 10 orumcek yiyecegini?( Mmmmh!!
• idrarin zifiri karanlikta parladigini?
• eger cok siddetli hapsirirsan, kaburgalarindan birini kirabilecegini?
• hapsirmayi engellemeye calisirsan,basindaki veya boynundaki damarlardan birinin yirtilabilecegini ve olebilecegini?
• hapsirdigin sirada gozlerini acik tutmaya calisirsan, yerlerinden firlayabileceklerini?
• domuzlarin vucut yapilarindan dolayi hicbir zaman baslarini yukari kaldirip gokyuzune bakamadiklarini?
• dunya nufusunun %50 sinin hic telefonla konusmadigini?
• farelerin ve atlarin kusamadiklarini?
• 1 saat sureyle kulaklikla birsey dinlemenin kulaktaki bakteri sayisini %700 arttirdigini?
• cakmagin kibritten once bulundugunu?
• parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan icin benzersiz oldugunu?
• bu yaziyi okuyan insanlarin %75 inden fazlasinin, dirseklerini yalamaya calisacaklarini
gercekten olmuyor di mi


Zararsız bilgiler

Hindistan`da oyun kagitlari yuvarlaktir.

Cocuklar baharda daha fazla buyuyor.

Odemeli telefon konusmalarinin cogu babalar gununde ediliyor.

Ortalama bir pire, kendi buyuklugunun 150 katiyukseklige ziplayabiliyor.

Bu orani tutturmak icin bir insanin yaklasik 30 metre ziplamasi gerekli.

Eger barbie gercekten yasasaydi vucut olculeri 97-72 82 cm olacakti.

Insanlar vucutlarinda 300 adet kemikle doguyorlar ama yetiskin olduklarinda bu sayi 206 ya dusuyor.

Her dort amerikalidan biri mutlaka televizyonda gorunuyor.

Uyurken, televizyon seyrederken yaktigimizdan daha fazla kalori harciyoruz.

Kelebekler ayaklariyla tat alirlar.

Sarisinlarin esmerlere gore daha fazla saci vardir.

Yillara gore ortalama alindiginda , her sene esekler tarafindan oldurulen insan sayisi ucak kazalarinda olenlerin sayisindan dahafazla.

Kadinlar erkeklere oranla iki kat fazla goz kirpar.

Insan vucudundaki en guclu kas dildir.

Gozleri acik tutarak hapsirmak imkansizdir.

Insanlar beyinlerinin sadece %10`unu kullanirlar.

Filler ziplayamayan tek memelidir.

Elektrikli sandalye bir disci tarafindan icat edilmistir.

Bir karincanin koku alma yetenegi en az bir kopeginki kadar gelismistir.

Amerikan havayollari, ucuslarda yolculara sundugu kahvaltilarda her

tepsiden bir zeytini kaldirarak 1987 yilinda 40 bin dolar kar etmistir.

Yetiskin bir ayi, bir at kadar hizli kosabilir.

Atlarin insanlardan 18 tane fazla kemigi vardir.

Fareler kusamaz.

Hapsirdiginiz zaman, kalbiniz de dahil olmak uzere butun vucut fonksiyonlariniz bir an icin durur.

Tom sawyer daktiloda yazilan ilk romandir.

Hamambocekleri yaklasik olarak 250 milyon yildir yasadiklari halde hicbir degisime ugramamislardir.

Gozlerimiz hicbir zaman buyumez. Ama burnumuz ve kulaklarimizin buyumesi asla sona ermez.

Kediler ultrason seslerini duyarlar.

Zurafalarin ses telleri yoktur.

Sadece insanlar ve yunuslar zevk icin cinsel iliskide bulunurlar.

Bir hamambocegi kafasi koptuktan sonra acliktan olmeden dokuz gun yasayabiliyor.

Ingiltere`deki butun kugular kralicenin malidir.

Kutup ayilari solaktir.

Amerika`da satisa sunulan ilk cd, bruce springsteen`in "born in theusa" albumudur.

Bir karinca kendi agirliginin elli kati agirligi kaldirabilir.

Timsahlar dillerini disari cikaramazlar.

Zurafa 35 cm uzunlukta siyah bir dile sahiptir.

Yunuslar bir gozleri acik uyurlar.Kangurular geri geri yuruyemezler.

Zebralar beyaz uzerine siyah cizgilidir.

Dunyanin bir numarali domuz ureticisi ve tuketicisi cinliler.

Mexico city her sene 25 cm kadar batiyor.

Buckingham sarayi`nda 602 oda bulunuyor.

Yeni zelanda, dunyadaki her turlu iklimin yasandigi tek ulke.

Peru `da hic umumi tuvalet yoktur.

Hitler ve napolyon`un tek testisleri vardi.

Newton, yer cekimi kanununu fark ettigi zaman 23 yasindaydi.

Dunyada insan basina dusen karinca sayisi bir milyon.

Sag elini kullanan insanlar sol elini kullananlara gore ortalama dokuzyil daha fazla yasiyorlar.

Bir big mac hamburgerin ekmeginde ortalama 178 adet susam bulunuyor.

Bir insan yasami boyunca iki yuzme havuzunu dolduracak kadar tukuruk salgilar.Bugune kadar bilinen en agir bobrek tasi 1.36 kg.

Dunyanin en hizli buyuyen bitkisi bambu, bir gunde 90 cm kadar uzuyor=.

18 subat 1979 yilinda sahra colune kar yagmisti.

İnsanlar yasamlari boyunca alti filin agirligina esit miktarda yiyecek tuketiyorlar.

Dunyanin en buyuk seker ihracatcisi kuba`dir.

Eskimo dilinde kar yagislarinin farklarini tarif etmek icin kullanilan yirmiden fazla sozcuk vardir.

En yakin olduklari noktada, rusya ve amerika`nin birbirlerine uzakliklari dort km `den daha azdir.

Central park`ta yuzmek yasalara aykiridir.

Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir.

Pablo picasso, parasizlik cektigi genclik gunlerinde yaptigi resimleri yakarak isinirdi.

Suudi arabistan`da hic irmak yoktur.

Monakonun ulusal orkestrasi ordusundan daha genis bir kadroya sahiptir.

Zurafalar yuzemez.

Sperm insan vucudundaki en kucuk hucredir.

Ortalama olarak, amerika`da gunde uc adet cinsiyet degistirme operasyonu gerceklesmektedir.

insan beyninin % 80`i sudur.

Victoria zamaninda, kadinlar goguslerini buyutmek icin cilek banyosu yaparlardi

Amerika`da her saat 40 kisi kanserden hayatini kaybediyor.

Bir kromozom bir genden daha buyuktur.

Ileri dogru bir adim atildiginda, insan vucudundaki 54 kas calisir.

Insan beyninin ortalama agirligi 1.3kg`dir.

Birinin yuzunu hatirlamak icin beynin sag tarafi kullanilir.

Yetiskin bir insan gunde ortalama olarak 23 bin kez nefes alir.

Kaslari yukari kaldirmak icin 30 kasi harekete gecirmek gerekiyor.

Erkekler kadinlara gore on kat daha fazla renk koru oluyorlar.

Dollenmeden doguma kadar bir bebegin agirligi bes milyon kat artiyor

Sadece bir tane kovboy filmi kadin yonetmen tarafindan cekilmistir



Penguen yuzebilen ama ucamayan tek kustur.

Yunuslar bir gozleri acik uyurlar.

Kangurular geri geri yuruyemezler.

Sineklerin bes gozu vardir.Baykus mavi rengi gorebilen tek kustur

Bir insan yasami boyunca iki yuzme havuzunu dolduracak kadar tukuruk salgilar.

Bugune kadar bilinen en agir bobrek tasi 1.36 kg.

Ortalama bir insan hayati boyunca iki yilini telefonda konusarak harciyor.

Dunyanin en hizli buyuyen bitkisi bambu, bir gunde 90 cm kadar uzuyor.

Ortalama bir buzdaginin agirligi 20 milyon ton.

New york bir zamanlar amsterdam`di.

Virginia woolf kitaplarinin cogunu ayakta yazmistir.

Pablo picasso, parasizlik cektigi genclik gunlerinde yaptigi resimler yakarak isinirdi.

Sığırların dort tane midesi vardir.

Zurafalar yuzemez.Yüzse bile kesin boğulur

Dollenmeden doguma kadar bir bebegin agirligi bes, milyon kat artlyor.

Sadece bir tane kovboy filmi kadin yonetmen tarafindan çekilmiştir.


Bunları da öğrenin

Sümüklü böceklerin 4 tane burnu vardır
-------------------------------------------
"Kafayı kuma gömme" deyimine esin kaynağı olan devekuşunun gözü, beyninden daha büyüktür.
-------------------------------------------
Bir timsahın iki gözünün arasında kalan mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.
-------------------------------------------
Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir.
-------------------------------------------
Ayı inlerinin girişi her zaman kuzeye bakar
-------------------------------------------
Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan ibarettir.
-------------------------------------------
Denge ustası kedilerin beyninde toplam 32 tane kas vardır. (Beyin jimnastiği lafı geldi aklıma
------------------------------
Bir insanın yataktan düşerek ölme olasılığı 2 milyonda birdir. (Sanırım 2 milyon insanı yataklarından sırayla itmişler, sadece birisi boynunu kırıp ölmüş ???)
-------------------------------------------
Bukalemunların dilleri vücutlarından iki kat daha uzundur.
-------------------------------------------
Meşe ağaçları 50 yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler.
-------------------------------------------
İnsan elinde en yavaş uzayan tırnak baş parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise ORTA PARMAĞINKİDİR.

Lüzumlu bilgiler

8 yıl 7 ay 6 gun boyunca çığlık atmakla oluşacak ses enerjisiyle, bir bardak nescafélik su isitilabilir... (buna deger mi o ayri konu tabii

6 yil 9 ay boyunca "PIRT" yapildiginda cikacak gazla, bir atom bombasi uretilebilir. (tabi bunun icin kac tabak kurufasulye tuketmek gerektigini hesaba katmamislar)

Domuzlarin orgazmi 30 dakika surer. (No comment!..)

Basinizi 1 saat boyunca duvara vurarak 150 kalori yakarsiniz (buna motive olmaniz icin domuzlarla aramizdaki farki dusunmenizi oneririm

Insanlar ve yunuslar sex'i zevk amacli yapan tek canlilardir.(Flipper bunun icin mi surekli gulumsuyor? Ve daha onemlisi, domuzlari neden saymamislar acaba?????)

Insanlarin cogu olumden korktuklarindan fazla orumceklerden korkuyor

Vucudumuzdaki en guclu kas dilimizdir. (Tabi ne oranda kullandigimiza bagli olarak)

Bir timsah dilini disari cikartamaz. (Aslinda agzini iceri sokabilse belki yapabilirdi.)

Bir karinca kendi agirliginin 50 katini tasiyabilir ve 30 katini cekerek surukleyebilir. (Naim'in soyu ordan mi geliyor ki?)

Kutup ayilari solaktir..(Ne yaparken tespit ettiler acep?)

Bir kurbaga kendi uzunlugunun 350 kati kadar oteye scrayabilir. Bu bizim bir futbol sahasinin bir ucundan bir ucuna atlayabilmemiz gibi bisey..

Bazi aslanlar gunde 50 kereden fazla ciftlesebilir (yine de domuz olmak daha avantajli galiba..ne de olsa quality is over quantity )

Kelebekler ayaklariyla tad alirlar.(Bu is de ayaga dustu desenize.)

Hayvanlar aleminde yanlizca FILLER ziplayamaz.(Pek ikna olmadim, yilanlar nasi ziplar acaba?)
Denizyildizlarinin beyni yoktur.. (N'olmus bazi insanlarin da!)

Ve son olarak: unutmayin ki biri sizi kizdirdiginda yuzunuzu asmak icin vucudunuzdan 42 kasinizi kullanirsiniz... o sersemin suratina bir tane gecirmek icin ise sadece 4 kasinizi..


Gereksiz icatlar

Eskimolar için buzdolabı
Güneş enerjisiyle çalışan hesap makineleri için AA adaptörü.
Pille çalışan pil şarj makineleri.
Braille alfabesiyle yazılmış ileri sürücülük el kitabı
Braille alfabesiyle yazılmış tv rehberi.
Hava delikleri bulunan uzay elbisesi.
Ekose boya.
Kel başa şimşir tarak.
Pilli saatler için kurma kolu
İki yüzlü oyun kağıtları.
Elektrikli muz düzelticisi.
Elektrikli köpek cilalayıcısı.
Sürtünmesiz zımpara kağıdı.
Politikacılar için yalan detektörü.
Motosikletler için emniyet kemeri.
Düşük kalorili su
Walkmanlar için uzaktan kumanda.
Şekerle kaplı insülin.
Motosiklet tekerlekleri için zincir.
Batmayan denizaltı.
Su geçirmez sünger.
Su geçirmez tuvalet kağıdı.
Helikoptere fırlatma koltuğu.
Yanmayan Çakmak .
Çiğnenmeyen sakız.
Yere düşünce açılan paraşüt.
İnsanlar için köpek şampuanı.
Kıllık.
Su fışkırtmayan su tabancası.
Gürültüsüz hoperlör.
Diş çürüten diş fırçası
Günümüz Bedduaları

Bilgi İşlem Bedduaları
Mouse'un kırıla.
Tıklayamayasıca...
Hatların kopa da hiç bir yere bağlanamayasın.
Disk'lerin "crash" ola...
File'larına virüs bulaşa...
Networklerden atılasın.
Database'in patlaya...
Security key'lerin deşifre ola.
Back-upların bozulsun da geçmişe dönemeyesen.
Kartuşun bite

Ekonomik Beddualar
Repo'da açığa düşesen, faiz sana zarar yaza.
İMKB 100 endeksin 1600 direncini kıramaya.
Uygun kur bulmaya, pozisyon açığına düşesen
Reuters'in arızalana, rate'leri izleyemeyesen.
Paran aracı kurumda kala, iç edile; Dövize endeksli kredi alasan.
"Zede"lenesen Merkez Bankası para piyasalarına müdahale ede.
O sırada sen de orada olasan, halden anlamayan bireysel danışmana denk düşesen
Sabah seansında endeks hızla düşe sen panik olup kağıt çıkarasın, ikinci seansta endeks kendini toplaya ama iş işten geçmiş ola.
İMF'nin gazabına gelesen...
Aldığın dolarlar sahte çıka..

Diğer Beddualar
Araba kullanırken cep telefonuyla konuşasan sonrada trafik polisine yakalanasan
Ucuza aldım diye sevindiğin araban çalıntı çıka.
Marti'yi okuyup ruhi bunalıma giresen.
Silikonların patlaya inşallah...
Hem fikir, hem zikir suçlusu olasan.
Ne yersen ye asit yapa ağzında, bir "falım" çiklet bulamayasın.
Kapsama alanı dışında kalasan.
Susurluk Skandalı'na adın karışa.
Medyalara gelesin inşallah Talk showlara, reality showlara çıkasan imajin sarsıla.
Tam otomatik çamaşır makinen kireçlene, bir gram Calgonit bulamayasın.
Önce Reha Muhtar'la İtiraf'a sonrada Karar Anı'na çıkasın...
Televolelere çıkasın, özel hayatın kalmaya...
Dağın başında araban bozula, kontörün bite
Hazır Kart'ın Özgür kızı gibi bi karıya düşesen...
BBG'ye katılasın, sonuncu olasın..
barboros82 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-02-06, 00:34   #2
İzmiR Aşığı...
 
Giriş Tarihi: 09-10-2005
Yer: 35 İZMİR 35
Mesajlar: 13,261
Blog Mesajları: 16
Rep Puanı: 625434975
CENK Rütbe: Artı 9CENK Rütbe: Artı 9CENK Rütbe: Artı 9CENK Rütbe: Artı 9CENK Rütbe: Artı 9CENK Rütbe: Artı 9CENK Rütbe: Artı 9CENK Rütbe: Artı 9CENK Rütbe: Artı 9CENK Rütbe: Artı 9CENK Rütbe: Artı 9
Rep Gücü: 6254534
Varsayılan Cvp: DİĞer GÜnler Ne PaylaŞacam Bİlmİyorum :) Bu Kadar Fikra Bİr Arada GÖrmedİnİz !!!!


paylaşımın için teşekkürler
CENK çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-02-06, 01:01   #3
Ahir Zaman
 
Giriş Tarihi: 19-12-2005
Yer: ANkara
Mesajlar: 4,320
Rep Puanı: 2127444
neveke_06 Rütbe: Artı 1neveke_06 Rütbe: Artı 1neveke_06 Rütbe: Artı 1neveke_06 Rütbe: Artı 1neveke_06 Rütbe: Artı 1neveke_06 Rütbe: Artı 1neveke_06 Rütbe: Artı 1neveke_06 Rütbe: Artı 1neveke_06 Rütbe: Artı 1neveke_06 Rütbe: Artı 1neveke_06 Rütbe: Artı 1
Rep Gücü: 21368
Varsayılan Cvp: DİĞer GÜnler Ne PaylaŞacam Bİlmİyorum :) Bu Kadar Fikra Bİr Arada GÖrmedİnİz !!!!


sağol dostum ..
neveke_06 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-02-06, 02:52   #4
I ღ You BeŞiKTaŞ
 
Giriş Tarihi: 15-11-2005
Mesajlar: 1,961
Rep Puanı: 303647
brktpl Rütbe: Sıfırbrktpl Rütbe: Sıfırbrktpl Rütbe: Sıfırbrktpl Rütbe: Sıfırbrktpl Rütbe: Sıfırbrktpl Rütbe: Sıfırbrktpl Rütbe: Sıfırbrktpl Rütbe: Sıfırbrktpl Rütbe: Sıfırbrktpl Rütbe: Sıfırbrktpl Rütbe: Sıfır
Rep Gücü: 3107
Varsayılan Cvp: DİĞer GÜnler Ne PaylaŞacam Bİlmİyorum :) Bu Kadar Fikra Bİr Arada GÖrmedİnİz !!!!


saolasın dostum
brktpl çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-02-06, 03:17   #5
Geçerken Uğradım
 
Giriş Tarihi: 17-09-2005
Mesajlar: 80
Rep Puanı: 5081
qrshat88 Rütbe: Sıfırqrshat88 Rütbe: Sıfırqrshat88 Rütbe: Sıfırqrshat88 Rütbe: Sıfırqrshat88 Rütbe: Sıfırqrshat88 Rütbe: Sıfırqrshat88 Rütbe: Sıfırqrshat88 Rütbe: Sıfırqrshat88 Rütbe: Sıfırqrshat88 Rütbe: Sıfırqrshat88 Rütbe: Sıfır
Rep Gücü: 104
Varsayılan Cvp: DİĞer GÜnler Ne PaylaŞacam Bİlmİyorum :) Bu Kadar Fikra Bİr Arada GÖrmedİnİz !!!!

helal olsun valla kardes saol
qrshat88 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 02:05
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


(*) www.firmaniz.com Domain, Alan adı tescili sadece 11,95 TL!
Bir başkası almadan hemen alan adınızı tescil ettirin...
(*) SiteBAZ ile Web tasarımı sadece 5,95 TL!
Birkaç dakikada web sitenizi kurup, hemen yeni müşteriler kazanın!
www.ihs.com.tr

ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC

Vize İşlemi | Haberler | Okul Arkadaşım

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz.
Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562