|
|||||||
Komik... Kategorisinde ve Komik şeyler Forumunda Bulunan üniversite yıllarından yaşanmış hikayeler, mutlaka okuyun Konusunu Görüntülemektesiniz => *** Hamam fişi *** Kaldığımız yurtta, banyo, hamam usulüydü, 40-45 kişi aynı anda, hamam tasları ve hamam kurnalarından banyo yapardık. ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 |
|
Bağımlı
![]() Giriş Tarihi: 28-07-2005
Yer: SAKARYA
Yaş: 35
Mesajlar: 523
Rep Puanı: 572334
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
*** Hamam fişi ***
Kaldığımız yurtta, banyo, hamam usulüydü, 40-45 kişi aynı anda, hamam tasları ve hamam kurnalarından banyo yapardık. bir de öyle her istediğinde felan diil, sabah 07:00- 07:30 arası, akşam 20:00 - 21:00 arası. yeni gelen bir arkadaş, yer kapmanın heyecanı ile sular gelse diye bekliyor. gittik yanına, "sen hamam fişi aldın mı?" diye sorduk, şaşkın şaşkın, "yooo" dedi, "hemen git müdüre, hamam fişi al, ama yok filan derse, açıktan biraz para ver, rüşvetçidir müdür" diyip elemanı yolladık müdüre, nasıl bir şanssa, akşamın o saatinde yakalamış müdürü, "hamam fişi" diye yapışmış yakasına, müdür "yok oğlum öyle bir şey, kandırmışlar seni" dedikçe, "ya tamam, görecez seni, yarın bi (walla yalan olmasın sene 93, 94 tam hatırlamıyorum, paranın miktarını sallıyorum) 50 lira işler sana" diyor, müdür hepten krizde... biz de yerlere yatıyoruz tabii, sonra uyarı cezası gelince kalktık yerden *** Cinler bastı *** Yurtta, 12 kişi beraber aynı odada kaldığımız, İbrahim isimli bir arkadaşımız vardı, gözlüklerinin camı biraz kalıncaydı, yani kola şişesinin dibiyle kıyas yapmanız mümkün. Çok kalıplı ama bir o kadar korkaktı. Yataklarımız L şeklindeydi, yatarken gözlüklerini çıkarır öyle yatardı, bir akşam saat 23 civarı yattık, ben (artık nerden bulduysam, hatırlamıyorum) bir saat bulup, sabah erken kalkmak için kurmuştum, şu masa üstünde duran, dididididit diye çıldırtırcasına öten iğrenç saatlerden. Işığı kapattığımızda, son bir defa daha kontrol etmek için saati elime aldım, o sırada bir düğmesi olduğunu fark ettim, bastım, ışığı yandı, kaça kurduğumu görüp, ışığı kapadım, saati duvarla ranza arasına sıkıştırdım, o anda titrek bir ses geldi yandan, “paşa, senin yataktan ışık sızıyo yaaa, gördün mü sen de?”, şakayı gökte ararken yerde bulmuştum. Gözlükleri yokken fark edememiş ışığın saatten geldiğini, “ne ışığı ibo, yok ışık mışık, yat uyu” dedim, bir dakika sonra, hain planımı uygulamaya soktum, saatin ışığını tekrar yaktım, ama gözlüklerini takmış olma olasılığını düşünerek, biraz altta tuttum saati. O anda fırladı İbo, “cinler bastı burayıııı, kaçıııııın, aaaaaaaaaa” nidalarıyla fırladı dışarı, lambayı yaktık, diğer arkadaşlara da anlattım kısaca olayı, kimse çaktırmadan gittiler iboyu sakinleştirip tekrar odaya getirdiler. “yatmam abi ben burada, hayatta yatmam, ışık var abi, ışık sızıyo abi yaa” filan diye sayıklıyor bu. Yarım saat filan uğraştık sakinleştirdik, yatmaya ikna ettik. Yattık ama, ben rahat duramadım, 30 saniye sonra tekrar yaktım ışığı, “eşhedü en laaa” diye bir kalkışı vardı yataktan, anlatılmaz yaşanır cinsinden, aşağıya kadar inmiş, tutmuş nöbetçi memurun kolunda yukarı getirmiş, bir yandan anlatıyor, bir yandan titriyor. Memur da uykulu uykulu, “bak oğlum yok bişey, arkadaşların var burada, bi şey olmaz yat uyu” filan diye telkinde bulunuyor, memuru yolladıktan sonra iboyu sakinleştirmek 45 dakika falan aldı, bunun aklı biraz başına gelince, “lan oğlum. Senin başının altından çıkıyor olmasın sakın bu ışık mışık?” şeklinde veciz bir söylemde bulundu bana. “ya saçmalama ibo ne alakası var” dediysem de yatağıma yaptığı ani sortiyi engelleyemedim. Saate yaklaştıkça, ben de kapıya yaklaşıyordum, saati bulduğunda kapının hemen dışındaydım, parmağı ışık düğmesine gittiğinde, depara hazırdım, ışığı yaktı, gerisini göremedim. Bildiğim tek şey gecenin 2 sinde bir dev tarafından kovalandığımdı… *** seni seviyorum TATAR *** çoook uzun bir hikayedir bu size özetle yazmak istiyorum, yaklaşık 3 saat filan sürdü bunu yaşamak… uzun diye es geçmeyin mutlaka okuyun. yurttan çıkıp evde kalan bir arkadaşımın yanına taşınmıştım, sene 1997. bu arkadaşı çok fazla tanımıyordum. Biraz mecburiyetten oldu. Daha ilk haftanın içinde bu elemanın arkadaşları geldi, 6 kişi filan. Sadece birini tanıyorum. Neyse, hoş beş derken, tatar lakaplı arkadaş birden rahatsızlandı, sara nöbeti gibi bir şey, gözlerini dikiyor bi yere, ööööyle sabit, kaskatı kalıyor. Arkadaşları da “ya anne babasının hatırı olmasa çekilmez”, “ilacı nerdeydi, almadınız mı” filan gibi şeyler söylüyorlar. Bende meraklandım tabi. Bu kendine gelir gibi oldu, sonra gene gitti, gözleri bu sefer bana dikti ama. Nasıl bakıyo, yakalasa yiyecek sanki, bir de arada homurdanıyor. “neden bakıyor” dediğimde de “tanımadığı kişilere hep böyle yapıyor hastalanınca, korkma bir şey yapmaz, sen kolonya varsa getirsene” dediler. Aldım kolonyayı götürdüm elemanlara verirken tatar bana bi saldırdı 4 kişi tutamadı. Zor kaçtım. O sabit herif nasıl atladı üstüme anlatamam. Ben doğru dışarı, ayakkabı filan da yok ha, çoraplarla, elinde kolonya şişesi, akşamın saat 10’unda sokakta bir tip. Beni zorla içeri aldılar. “ya korkma bi şey olmaz, biz tutarız” diye, iyi güzel, içeri girdim, baktım kendinde bu tatar. “ya baba, kusura bakma, bir şey yaptım mı sana” filan diyo. Beni de daha önceden örgütledikleri için üzülmesin diye, “yok paşa, kendinden geçtin, uzandın, o kadar” dedim. Neden suratın bembeyaz dese verecek cevabım yok. Hoş beş derken bu gene gitti. “Yav baba naapçaz?” deyince, “odana git, lambayı kapa, oraya gelmez” dediler. Gittim odaya, kapının arkasına oturdum, sesleri dinliyorum, “dur tatar, gitme tatar” “homur homur”, "tatar dur, kendine gel, gitme, tutsanıza yaa", “homur homur”, sesler gitgide yaklaşıyor. 5 arkadaşı bir de benim ev arkadaşım 6 kişi tatarı tutamıyor, tatar da boydan fakirdi ama eni genişti, tam güreşçi tipi. Baktım ki bunlar tatarı tutamayacak, odamdan balkona açılan pencereden dışarı çıktım sessizce. Balkon dediğim de, zamanında evin dibine yapılan başka bir ev tarafından tamamen etrafı kapanan 5 metre uzunluğunda bir balkon, 3 metre ilerde de mutfağa açılan kapı, içerden sürgülü ama. Açmak mümkün değil. Neyse, bunlar topluca odadan içeri girdiler, “dur tatar, yapma tatar” sesleri eşliğinde, ben de balkonda sırtım duvara yapışık, en az görüş alanı vermeye çalışıyorum ama 3 metrekare yerde nasıl olacaksa artık? İçerde sesler bir an kesilince tatar kendine geldi filan diye düşündüm, tam o sırada, tatar kafasını camdan çıkardı, kafasını çevirdi, göz göze geldik, hareketleri aynı zombi gibiydi, ben başladım bağırmaya, “tutsanıza laaaaan, geliyor oğlum, lan tutsanıza”, derken elinde parlayan şeyin ne olduğunu fark ettim, kelebek adı verilen bir tür bıçak, hadi dayağa, darbeye filan razı olacam da bıçak işi bozdu, daha bir kuvvetli bağırmaya başladım, adeta çığlığa dönüştü, “lan elinde bıçak var, tutsanızaaaaaa” ama sanki kimse tutmuyormuşçasına, zombi hareketleriyle, rahatlıkla pencereden balkona girdi, adım adım da yaklaşıyor. Kaçacak hiçbir yer yok, o sırada mutfak kapısının camına vurmaya başladım, “kapıyı açın laaaaaaaaan, açın kapıyıııı”, sonra aklıma tatarın tanımadığı kişilere saldırdığı geldi, bir yandan cama vuruyorum, bir yandan da “tatar, ben seni tanıyorum tatar, sen de beni tanıyorsun tatar, KAPIYI AÇIN LAAAAAAAN, tatar, seni tanıyorum tatar, arkadaşız biz tatar, KAPIYI AÇIIIIIIIIIIIN, seni seviyorum tatar (evet söylemeye utanıyorum ama göht korkusuyla adam ilan-ı aşk bile yaptım), seninle arkadaşız biz tatat, LAN KAPI LAN KAPIIIIIII” … evet ben de sizin gibi sinir olmuştum evdeki diğer tüm elemanlara, ne tutarlar, ne kapıyı açarlar, fırsat buldukça da içimden çok sağlam sövüyordum onlara… aramızdaki mesafe 1,5 metreye indiğinde kapının camını kırıp mutfağa atlamaktan başka çarem kalmamıştı. O sırada ev arkadaşım denen adi insan sırıta sırıta mutfağa girip kapının sürgüsünü açtı hemen içeri kaçtım, montumu alıp çıkış kapısına yöneldim. Ana, o da ne, kapı kilitli, “lan oğlum, kapıyı aç, gidecem” “nereye gitçen bu saatte yaa, saçmalama”, “nasıl saçmalama yaa, adam deşecekti beni az önce”, “yok abi, bi şey olmaz”, “s.ktir git yaa, nası bir şey olmaz, adam dilimleyecekti temin beni, sen hala sırıtıyosun” “yok paşa, sakin ol, içeri oturma odasına git sen, bi şey olmaz yaa” gittim içeri, baktım elemanlardan biri yüzüstü yatmış yatağa, “nooldu la, hasta mısın?” diye sordum, sanki benim derdim bana yetmiyomuş gibi. “gastrit var da, midem ağrıyor biraz” dedi, ve ben o arada bu çocuğa üzülecek kadar bile fırsat bulamadım, çünkü, tatar yeni bir atak başlatmış, peşine taktığı 5 kişiyi sürükleyerek, bana doğru geliyordu. Yatan elemana gelip yardım etmesini söyledim, kalktı, odanın kapısını kapatıp, açamasınlar diye arkadan dayandık. Kapının arkasına geldiler cümleten, kapı bir açıldı ki sanki 6 kişi beraber ittirdiler. Eh ulan ne kuvvet varmış elemanda dedim kendi kendime. Sonra tatarı yaka paça tutup geri götürdüler, bir odaya soktular, sonra herkes durdu ve tatarı bana doğru gelişini seyretti, heralde başa çıkamayacaklarını anladılar, bıraktılar diye düşündüm, o sırada gözlerimin önünde “ahiret yapım gururla sunar: Hayatım” görüntüsü ile bir film şeridi belirdi. Tatar yaklaştı, yaklaştı, ben tam “eşhedü el laaa ilahe illallah” demeden önce sarıldı bana, “kardeş, hakkını helal et, şaka yaptık sana” dedi. Benim ağzımdan çıkan hed hede höde hibibil helhel gibi manasız sözlerle beraber ev halkı makaraları koyverdi…. Bu elemanlar, bu şakayı daha önce onlarca kişiye yapmışlar, merdivenden düşenler, kapıya kolunu sıkıştırıp kolunu kıranlar, gırla. Bizim elemanla, gastriti olan eleman ilk kez oynamışlar. Meğer, ondan sırıtırmış, benim balkona çıktığımda da, o göstermiş pencereyi, o suskunluk da beni ararlarken olmuş, gastrit de hikaye tabi, adamın karnı gülmekten ağrımış, güldüğünü bana belli etmemek için yatmış yüz üstü, dış kapı ben gidersem tadı kalmaz diye kilitlenmiş, oda kapısı da 6 kişi birden yüklendiğinden hort diye açılmış… Bu hikayeler birebir yaşadığım hikayelerdir ve tamamen gerçektir, alıntı ya da Sallama değildir yani… Eğer beğenirseniz, iki kelime de olsa yorum yapın… |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 20-11-2004
Yer: Yemez
Yaş: 25
Mesajlar: 2,684
Rep Puanı: 18293
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
çok iiler
saol
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Yabancı
![]() Giriş Tarihi: 16-08-2005
Yaş: 21
Mesajlar: 18
Rep Puanı: 2403
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
baba manyak anılar atbi gerçekse tatar ha
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Bağımlı
![]() Giriş Tarihi: 28-07-2005
Yer: SAKARYA
Yaş: 35
Mesajlar: 523
Rep Puanı: 572334
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
okuduklarınız tamamen gerçekti, ben yaşadım bunları, kesinlikle, alıntı ya da sallama yok bu anılarda...
aradan sezik yıl da geçse çok iyi hatırlıyorum olanları, böyle şeyler unutulmuyor, hele kelebekle üzerime gelirken gerçekten "buraya kadarmış" dedim, bu nasıl unutulur... |
|
|
|
|
|
#5 |
|
AltaiR(PcGame Editör)
![]() ![]() Giriş Tarihi: 01-03-2005
Yer: Bodrum - Ankara West CoasT
Yaş: 27
Mesajlar: 4,250
Rep Puanı: 53049736
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
zuahah guzelmiş ama o öğrenciye üzüldüm ceza almış
|
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
|
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Vize İşlemi | Haberler | Okul Arkadaşım Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir. |