Forum TR
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Kitap Özetleri

Liderlikte Duygusal Zeka

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Kitap Özetleri Forumunda Bulunan Liderlikte Duygusal Zeka Konusunu Görüntülemektesiniz => KİTABIN ÖZETİ Kitabın yazarları; bugüne kadar iş yaşamında duyguların yok sayılarak, IQ 'ya yani zihinsel süreçlere başarının en önemli koşulu ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 15-02-07, 21:50   #1 (permalink)
Banlandı
 
Giriş Tarihi: 11-09-2006
Yer: Not In The World...
Mesajlar: 1,245
Rep Puanı: 3489006
JoseMar!€s Rütbe: Artı 11JoseMar!€s Rütbe: Artı 11JoseMar!€s Rütbe: Artı 11JoseMar!€s Rütbe: Artı 11JoseMar!€s Rütbe: Artı 11JoseMar!€s Rütbe: Artı 11JoseMar!€s Rütbe: Artı 11JoseMar!€s Rütbe: Artı 11JoseMar!€s Rütbe: Artı 11JoseMar!€s Rütbe: Artı 11JoseMar!€s Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0

Send a message via MSN to JoseMar!€s Send a message via Yahoo to JoseMar!€s
Varsayılan Liderlikte Duygusal Zeka


KİTABIN ÖZETİ
Kitabın yazarları; bugüne kadar iş yaşamında duyguların yok sayılarak, IQ 'ya yani zihinsel süreçlere başarının en önemli koşulu olarak bakıldığını oysa son bulgulara göre IQ 'nun gerçek dünyadaki başarının ancak %4 'ü kadarı ile bağlantılı olduğunu, yaşamda elde edilen başarıların % 90'ından fazlasının muhtemelen zekanın diğer biçimleri ile bağlantılı olduğunu belirtmektedirler.
Pek çok lider ve yönetici çalışanlarıyla ilişkilerine duygularını kattıkları takdirde etkinlik ve otoritelerinin sarsılacağını düşünürler. Copper ve Sawaf'a göre duygular güven, bütünlük, empati, esneklik, güvenilirlik, yaratıcılık, işbirliği ve insiyatifi harekete geçirir. Duygular motive edicidir; duygular gidilecek yönü tayin eder; duygular insanı iş gören makineler olmaktan çıkarıp insan yapar, yapılan işe amaç ve anlam katar; duyguyla inşa edilen her şey kalıcıdır. Yeni IQ başarının bir ayağıysa, EQ onu dengeye getiren sağlamlık ve kalıcılık katan diğer ayaktır.
Duygusal zeka: duyguların gücünü ve hızlı algılayışını, insan enerjisi bilgisini, ilişkilerini ve etkisinin bir kaynağı olarak duyumsama, anlama ve etkin bir biçimde kullanma yeteneğidir.
Kendisiyle barışık, kendisini iyi tanıyan, kendisinin ve başkalarının duygularını anlayabilen, duygularını kontrol edebilen insanlar duygusal zekası yüksek olan insanlardır. Bu insanlar çevreleriyle sağlıklı ilişkiler kurabilirler, iyi arkadaş, iyi patron-eleman, iyi anne-baba olurlar, daha az sağlık problemi yaşarlar, kısaca mutludurlar ve yaşamdan zevk alırlar.
Duygusal zeka, kendimizin ve başkalarının duygularını tanımayı ve değerlendirmeyi, öğrenmemizin yanı sıra duygulara ilişkin bilgileri ve duyguların enerjisini günlük yaşamımıza ve işimize etkin bir biçimde yansıtarak onlara uygun tepkiler vermemizi sağlar.
Duygular düşünce ve eylemin güçlü bir örgütleyicisidirler. Onlar çelişkili görünmekle birlikte, muhakeme yapmak ve makul olabilmek için de şarttır. EQ, ayrıca önemli sorunları çözmek ya da önemli bir karar vermek gerektiği zaman, IQ 'nun yardımına koşar ve bunları daha nitelikli biçimde ve çok daha kısa bir sürede yapılmasını sağlar.
İş hayatındaki konumumuz ya da ünvanımız ne olursa olsun, her birimiz kendi yaşamımız ve işimizin esas yöneticisi olmaktan sorumluyuz. Bu amaçla, her gün, sonuçları hemen yada uzun vadede ortaya çıkabilen kararlar alırız ya da bu kararları almakta başarısız oluruz. Giderek daha çoğumuzdan, işyerlerinde şu ya da bu biçimde bir lider olarak görev yapmamız ve sürekli büyüyen beklentileri karşılamamız istenmektedir.
Yöneticiler yazma, konuşma, dinleme, müzakere etme, strateji oluşturma ve etkileme konusunda da yeterli bir düzeyi yakalamak zorundadırlar. Bunun dışında onlardan, dürüstlük, enerji, güvenilirlik, bütünsellik, sezgi, hayal gücü, esneklik, amaca bağlılık, kararlılık, nüfuz, motivasyon, duyarlılık, anlayış, neşe, cesaret, vicdan ve alçak gönüllülük dahil, liderliğin bilinen ya da olması gerektiği düşünülen hemen her özelliğini göstermeleri de beklenir. Ayrıca, bir organizasyonun bütün kademelerindeki liderlerden, danışman, akıl hocası, müttefik, koruyucu ve arkadaş olmaları ve organizasyonun ihtiyaçlarını ve çalışanların kişisel çıkarlarının her zaman farkında olmaları istenir. Ne yazık ki, sıra bunun nasıl yapılacağına; yani istisnai yöneticiler ve liderler olunması gerektiğine gerektiğinde, ortada hala büyük bir belirsizliğin olduğu görülür. İşte, bu bilmecenin eksik ve en önemli parçalarından biri duygusal zekadır.
Cooper ve Sawaf, kitaplarında işte ve yaşamda duygusal zeka üzerinde yoğunlaşmak ve onu geliştirmeye başlamak için dört köşe taşlı bir model önermektedirler. Birinci köşe taşı, duygusal dürüstlük, enerji, farkında olma, geri bildirim, sezgi, sorumluluk ve ilişki aracılığıyla bir kişisel etkinlik ve güven mekanı inşa eden duyguları öğrenmek. İkinci köşe taşı; içtenlik inanılırlık ve esenliği inşa ederek güven çemberini genişleten, çatışmaları dinlemek ve yönetme yeteneğini artıran duygusal zindelik. Üçüncü köşe taşı; gündelik yaşamevi işi, sahip olunan potansiyel ve amaçlarla uyumlu hale getirmek ve bunu doğruluk, adanmışlık ve sorumlulukla destekleyen duygusal derinlik. Ve dördüncü köşe taşı; sorun ve baskılarla birlikte yaşamak, fırsatları yakalamak, önceden görülemeyen çözüm yöntemlerini ortaya çıkarmak ve yetenekleri kullanmak suretiyle gelecek için rekabet etme gücünü artıran, yaratıcı güdüleri geliştiren duygusal simyadır.
1. Duygusal zekanın dört köşe taşından birincisini "duyguları öğrenmek" oluşturmaktadır.
a. Duygusal dürüstlük-yani beyinden kalbe yönelme, gerçekten inanılan ve hissedilen şeyleri doğru seçilen kelimelerle ifade etmek-arttıkça bireyler kendi iç sesini bulur ve gerçekçi olur.
Sonuç olarak, en başta nezaketen dürüstlüğün çok fazla önem taşıdığı çalışma ortamları yaratmak bize kalmış bir şey.
Duygusal açıdan dürüst olmak, daha gerçekçi ve güvenilir olmaktır. Kendinizi korumak ve kendinize saygı duymak, diğerlerini korumak ve onlara saygı duymanız için şarttır.
b. Duygusal enerji:
Günümüz organizasyonlarında her lider ve ekip üyesi, ulaşılan sonuçların tümünden kişisel olarak sorumludur. Herhangi bir bireyin yetersiz katkısı ulaşılan sonuçlarda ortaya çıkar. Kaçacak yer yoktur. Bu ruhta ve vücutta ciddi bir gerilim yaratır. Bir iş üzerinde durmaksızın çalışmak, çok büyük oranda bir duygusal ve zihinsel enerjiyi alıp götürür. Bu enerjinin yeniden yerine konulması gerekir.

Yorgun insanlar, çok zararlı sonuçlar doğurabilecek hatalar yaparlar. Onlar zaten hem yavaş hem de daha az etkili çalışır. İşleri uzun ve monoton yoldan yaparlar ve verimli kestirmeleri görmezler. Uyanık olmadan, dikkatli olunamaz; dikkatli olunmadan da çalışılamaz. İnsan beyni uyanık ve dikkatli olmazsa, seçim yapma, eğitim ve motivasyon hiçbir işe yaramaz.
c. Duygusal gerilim :
Her duygu bir işarettir. Her duygu dikkati toplayabilmek için bir kalk borusudur. Duyguların bireyi hareketlendiren, soru soran, bazı şeyleri açıklığa kavuşturan, kapasitelerini artıran ve öğrenen, pratiğe geçiren veya tavır aldıran özellikleri olduğu düşünülür.
Örneğin öfke, aslında bir yakıttır. Ortaya çıktığında bir şey yapmak isteriz. Bu durumda konuşmak, araya girmek, koşmak, yüzleşmek veya bir şeyi çözmek isteriz. Ama çoğumuz, öfkeyi boğar, bir yere tıkıştırır, gömer, inkar eder, tedavi eder veya göz ardı ederiz. Ona değer vermek ve onu dinlemek dışında her şeyi yaparız. Öfke, bağıran, yalvaran, zorlayan ve isteyen iç sesimizdir. Sınırlarımızı gösteren bir haritadır. Öfkeye değer verilmeli ve harekete geçirilmeli, aynı zamanda ortadan kaldırılmalı veya şiddetlendirilmeli, düşmanlık haline dönüştürülmemelidir. Kısacası durmayı, duyguyu hissetmeyi, mesajını ve anlamını düşünmeyi, uygun bir enerji ve hareketle ona karşılık vermeyi öğrenmeliyiz. Duygusal değerlendirme, bizi nasıl ve ne zaman hareket etmemiz nereye doğru ve neden hareket etmemiz konusunda yönlendirir.
d. Pratik sezgi : Sezgi, fiziksel duygular dışında gerçekleşen bir algıdır. Duygusal zekayla yakından ilişkilidir ve zekanın özelliklerini taşır. Sezgi ve yaratıcılığı mümkün kılan bir güçtür; örneğin, hiç denenmemiş bir fikrin iş görebileceği sezgisinde olduğu gibi gizli olasılıkları ortaya çıkarır. Sezgi aynı zamanda esinlenmeye de yardım eder; bir sorunun aniden gelen yanıtıdır. Bizi başkalarına yaklaştırır ve neyin en önemli olduğu veya ne olacağımız konusundaki karşılığı ortadan kaldırır.
İlgi duymak ve empati, öncelikle sezginin fısıltılarıyla gerçekleşir. İnsanlara empatiyle yaklaşmak şefkatin kaynağını oluşturur. Empati aracılığıyla, kendi öğrenmemize ve büyümemize yardım ederiz ve başkalarının yargılanma, eleştirilme korkusu duymadan, yaşamlarında gerçekten neler olup bittiğinden bahsedecek kadar güvende hissetmelerine olanak sağlarız.
İnsanlar yüzeyselliği, bir şeyi yapar gibi görünmeyi ve sahte iletişimi bırakırlarsa, kendilerini özgür hisseder, birbirleriyle duygusal düzeyde bağlantı kurabilirler.
Yaratıcı Liderlik Merkezinde yapılan araştırmalar, başkalarına yönelik duyarsızlığın yönetici ve liderlerin başarısızlığının en büyük nedeni olduğunu göstermiştir.

2. Duygusal zekanın ikinci köşe taşını "duygusal zindelik" oluşturmaktadır.
Fiziksel zindelik, nasıl vücutta güç, dayanıklılık ve esenlik oluşturursa, duygusal zindelik de sözü geçen nitelikleri kalp için oluşturur. Güven ve inanılırlığı geliştirerek duyguları tanıma becerisinin pratiğe dönüştürülmesine olanak sağlar. Sınırlarınızı esnetmeyi ve hata yapıldığında, hem kendinizi hem başkalarını daha kolay bağışlamamızı mümkün kılan duygusal zindeliktir. Duygusal zindelik, gayret ve esenliği geliştirir ve zorluklara ve değişikliklere karşı yapıcı bir güç oluşturmanızı sağlayarak dayanıklılığınıza katkıda bulunur. Böylece baskı ve problemlerle duygusal ve zihinsel uyumluluk içinde daha sağlıklı, daha açık ve dürüst yollardan başa çıkmanıza olanak yaratır.
Duygusal zindelik seviyesinde, temel kişilik değerlerimizi ve karakterlerimizi ve onları canlı tutan ve yönlendiren duygularımızı anlamaya başlayabiliriz.
3. Duygusal zekanın üçüncü köşe taşını "duygusal derinlik" oluşturmaktadır.
İş ve özel hayatımızda duygusal açıdan yüzeyde yaşadığımız zaman, her şeye görece kolay ve rahat girmektedir; ancak bu yaşamın hiçbir esası ve dayanağı da yoktur. Bu yüzden de kendimizi şu veya bu biçimde sığ ve kaybolmuş hissederiz. Duygusal zekanın üçüncü köşe taşı olan duygusal derinlik olmadan gelişemez ve güçlenemez.
Kalbinizin derinliklerinde yaşıyorsanız, nasıl konuşuyorsanız öyle ilerleyin, vicdanınızın sesine kulak verin ve bir duruşa sahip olmaktan çekinmeyin. Sesiniz doğru çıkar ve duyulur. Gerekli adımları, duygusal derinlik aracılığıyla, yaşamımızı belirleyen tek potansiyeli keşfederek ve bunun sorumluluğunu üstlenerek çok daha büyük bir amacı uygulamak için atmalıyız.
Hepimizin içinde, kendimizi ve amacımızı ve derinlerde bizim için önemli olan şeyleri bulmamızı ve onlarla hareket etmemizi isteyen bir özlem vardır. Bu öncelikle yeteneklerimizi bilmemizi ve bunları hayatımızın çağrısına adamamızı gerektirir.
4. Duygusal zekanın dördüncü köşe taşını "duygusal simya" oluşturmaktadır.
Simya, "değerinin az olduğu düşünülen basit bir maddeyi, daha değerli bir şey haline dönüştürme gücü veya işlemi" olarak tanımlanır.
Güçlendirilmiş bir farkında olma duygusu ve duygusal zekanın önsezisel uygulamaları aracılığıyla, biz de simyacı oluyoruz. Otomatik olarak uzaklaştırmak veya reddetmektense, kendi içimizde ve başkalarında hissettiğimiz çeşitli duygusal frekansları ve yankılanmaları hissetmenin, ayarlamanın ve yönlendirmenin yollarını öğreniriz. Kendi içimizde ve işyerimizde, kuvvetli hislerimizi, kalbimizde hissettiğimiz arzularımızı, hoşnutsuzluğumuzu ve diğer duygusal enerjimizi değişim ve büyüme için katalizör veya hareketsizlik ve durgunluk olarak kullanmanın yollarını öğreniriz. İşte bu noktada, farklı önsezilerin ve becerilerin, amaçların ve yeteneklerin, insanların ve olasılıkların, beraberce birleşik bütün olarak resmedilmiş hali ve duygusal simyanın önemli sonuçlarından biri olan karışımı yaşamaya başlarız.
JoseMar!€s çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 15:39
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com

Forums Directory

Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512