FrmTR Oyun'da En Popüler Oyunları Ücretsiz Oynayın.   *   FrmTR Facebook App   *   FrmTR Android App
Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Kitap Özetleri
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: reklam@frmtr.com

Çalıkuşu ve beyaz gemi kitap Özeti

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Kitap Özetleri Forumunda Bulunan Çalıkuşu ve beyaz gemi kitap Özeti Konusunu Görüntülemektesiniz => çalıkuşu ; ÇALIKUŞU 2,5 yaşındayken annesini kaybetmiş. Annesinin ölümünden sonra ona komşusu Fatma bakmış. Fatma ile çok iyi zamanları geçmiş. ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 19-01-07, 20:12   #1
Sadık Üye
 
Giriş Tarihi: 30-04-2006
Yer: den bitme orc mage :) Konum : Terra incognita.
Mesajlar: 2,599
Varsayılan Çalıkuşu ve beyaz gemi kitap Özeti


çalıkuşu ;



ÇALIKUŞU

2,5 yaşındayken annesini kaybetmiş. Annesinin ölümünden sonra ona komşusu Fatma bakmış. Fatma ile çok iyi zamanları geçmiş. Fatma çocuğunun ölümünden sonra çocuk sevgisini Feride’ de bulmuş. Babasi şehir dişina ara sira gittigi için Feride’ ye Fatma bakmak istemiş. Babasi çiftlige atlara bakmasi için Hüseyin adinda bir süvariye almiş. Hüseyin Feride’ yi çok sevdiği için onu ata bindirir, çiftliği dolaştırırmış. Bir gün çiftliğe kuzenleri gelmiş, kuzenleriyle çok iyi vakit geçirmişler, oyun oynamışlar. Büyük annesi çiftlik de onların ellerinde tutar. Torunlarıyla avunurmuş, mutlu olurmuş. Büyük annesi öldüğünde Feride 9 yasındaymış. Büyük annesinin ölümüne çok üzülmüş. Babası onu teyzesinin yanına göndermeye karar vermiş. Oda kuzenlerinin yanına gideceği için çok sevinmiş. Feride’ yi okula yazdırmak için sör mektebi okuluna gitmişler. Feride şimdiden yaramazlık yapmış ve bir vazo kırmış. Okulun bahçesindeki ağacın başına çıkmış. Öğretmen bu bir çocuk değil adeta bir “Çalı Kuşu” demiş. O günden sonra Feride’ ye çalı kuşu demişler. Bir gün müdür onu odasına çağırmış “nedir bu yaramazlıkların, sen hiç uslanmayacak mısın”demiş. Birde babasinin hasta oldugunu söylemiş. Ferde babasinin hasta olduguna hiç üzülmemiş. Yaz tatilinde Besime teyzesinde kalmiş.
Feride,ondört yaşlarina geldiginde,erkek arkadaş edinme konusunda yaşina göre fazlasiyla ciddi düşünceleri vardi.Fakat kişilik yapisindan kaynaklanan bir şey O’nun bu gibi düşünceleri ertelemesine yol açiyordu.Kamuran ise bu siralarda,Feride’nin okuluna çok sık uğramaya başlamıştı.Feride’yi görmeden fazla uzun süre dayanamıyordu.Feride,bu durumu çok iyi kullanıyor ve abartarak arkadaşlarına anlatıyordu.Bütün arkadaşları doğal olarak Kamuran ile dalga geçiyorlardı.Feride ile Kamuran’ın karışık gibi görünen ilşkileri,ev halkı tarafından değişik yorumlara maruz kalmıştır.Feride’nin Tekirdağ’da oturan bir başka teyzesi daha vardi.Feride,yaz tatillerinden birinde oraya gitmeye karar verdi.çünkü teyzesinin kizi Müjgan ile çok iyi anlaşiyordu.Müjgan,Feride’den Kamuran ile ilgili hikayalari dinleyince,Tekirdağ’a sadece Feride’yi görmek amacıyla gelen Kamuran’a ilk fırsatta bunları açar.Bunun üzerine Kamuran Feride’ye evlenme teklif eder ve nişanlanirlar.Sonra hep beraber,Müjgan ve annesi dahil olmak üzere Istanbul’a dönerler.Feride,kişiligindeki inatçilik ve toplumdaki klasikleşmiş “nişanli kiz”pozlarından hoşlanmadığı için,yaramazlıklarına devem ediyordu,bunun sonucunda da Kamuran ile araları sürekli bozuluyordu.
Tam bu sıralarda,Feride’nin okulu açılmıştı.Ancak,Kamuran’ın bir iş seyahati dolayısıyla Avrupa’ya gitmesi söz konusu olunca,Feride bir yolunu bulur ve köşke gider.Burada Kamuran ile aralarindaki sorunlari çözerler ve Kamuran’ın gelmesiyle düğünün yapılacağı kararı verilerek Kamuran Avrupa seyahatine gider.
Aradan dört sene geçer.Bu sürenin sonunda,Kamuran,Avrupa’dan dönmüş,Feride,okulunu bitirip diplomasini almiş,dügün hazirliklari başlamiştir.Fakat,Feride’nin yaramazlıkları tüm hızıyla devam etmekte ve Kamuran ile sürekli tartişmaktadırlar.Birgün yine bu tartışmalardan birinin sonunda barışmak için bahçe de buluşmak üzere sözleştiler.Feride,önce gider ve Kamuran’I beklerken kendisini arayan bir kadın gelir.Feride,kadını bahçeye davet eder,ve bir bankın üzerine oturup konuşmaya başlarlar.Bu kadın,Feride’ye Kamuran’ın başka bir kadınla ilşkisi olduğunu,bu kadının hasta olduğunu,ve eğer aradan çekilirse kadının hayatının kurtulacağını söyler.Kanıt olarak ta Kamuran’ın el yazısı ile bu kadına yazılmış güzel sözlerle dolu olan mektubu gösterir.Feride bu duyduklarından dolayı çok üzülmüştür.Fakat çok kısa bir zaman sonra bu üzüntüsü,kızgınlığa dönüşür ve ağır laflar içeren bir mektup bırakarak köşkten habersizce ayrılır.Sütninesinin yanına Sahraicedid’e gider.Burada,amacı uğradığı ihaneti unutabilmek,acılarını dindirebilmek ve elindeki diploma ile Anadolu’da öğretmenlik yaparak hayatını kazanmaktı.
Daha sonra Feride,annesinin dadısı,Gülmisal Kalfa’nın yanına Eyüp Sultan’a gider ve orada kaldığı süre içinde Maarif Nezareti’ne başvurarak ögretmrnlik talebinde bulunur.Feride,hemen kabul edimez.Çalişmadigi süre içersinde,bol bol düşünme imkani bulur ve ugradigi ihaneti haketmedigine karar verir.Kamuran’ affetmeyi ise hiç aklından bile geçirmemektedir
Bir süre sonra işe kabul edilen Feride,görevine coğrafya ve resim öğretmeni olarak başlar.Deniz yoluyla işe kabul edildiği yere ulaştıktan sonra bir otala yerleşir.Oteldeki Hacı Kalfa ismindeki şahıs kendisine çok yardımcı olur.
Feride,anılarını işte bu otel odasında yazmaya başlar.Feride’nin şanssizligi devam etmektedir.Işe başladigi ilk gün,yerine başka birinin bir hafta önce getirildigini ögrenir.Yerine gelen kişi,aslinda Feride’den çok daha az kültürlü ve bu işi yapacak yetenege sahip olmadigi halde Feride hakkinda çikardigi asilsiz suçlamalar sebebiyle görevi kendi eline geçirebilmiştir.Fakat,Feride’nin bu işi kaybetmesinde yatan asil etken,aydin bir kişilik olmasi ve gittigi yerdeki insanlarin bilgiden ve yeni şeyler ögrenmekten korkmalariydi.Işte bu tüzden kabul etmediler Feride’yi.
Feride, oradaki görevinden istifasını verir ve Zeyniler Köyü diye bilinen yere gitmeyi kabul ettiğini gösteren imzalı bir mektup yazar ve oraya bir araba ile ulaşır.Fakat,burada dini eğitim bile almamış olan,sadece kulaktan dolma hurafeleri çocuklara öğreten Hatice Hanım vardır.Hatice Hanım ilk zamanlarda,kazancına mani olur düşüncesiyle Feride’yi kabule yanaşmamiştir.Fakat maaşini almaya devam edince,Feride’ye karşi davranişlari birden degişir.Feride bu köyde mutlulugu yakalayabilmişti.Çünkü,ögrencilerini çok seviyor fakat özellikle Munise adli bir kiz çocuguna daha farkli bir ilgisi vardi.Çünkü bu kiz babasi ile üvey annesinin yaninda yaşiyor ve ve bir sürü eziyete maruz kaliyordu.Gerçek annesi ise kötü yola düşmüş olmasindan dolayi,toplum tarafindan dişlanmiş bir insan olarak,kizina hiçbir yardimda bulunamiyordu.Anne_kiz,ancak gizlice görüşebiliyorlardi.Feride,Muhtar ve Hatice Hanim ile görüşerek,Munise’yi evlat edinmek istediğini bildirdi.Munise’ninde bu olayı çok istemesi üzerine babası da razı edildi va artık Munise,Feride’nin kızı olmuştu Feride,Munise’de,kendi çocukluğunu görüyordu.Kendisi de anne_baba sevgisinden uzak büyüdüğü için Munise’nin duygularını çok iyi anlıyordu.
.Bu arada,Feride,Kamuran’dan gelen mektupları hiç okumadan ateşe atıp yakıyordu.Fakat,tesadüfen birini yanmamış kısmıyla okudu.
Köye yakın bir yerde jandarma ile soyguncular arsında çıkan çatışma da yaralanan bir asker köye getirilir.Köy halkı o kadar cahildir ki doktor Hayrullah Bey bile pansumanlar için Feride’yi çağırır,bu esnada tanışırlar.Doktor Feride gibi birinin böyle bir yerde yaşamasına şaşırır ve isterse taininde yardımcı olmayı teklif eder.Bu arada okula müfettişler gelir ve okulu kapatmaya karar verirler.Müfettişlerden biri Feride’ye kendisini görmesini söyler.Bunun üzerine Feride,Munise ile birlikte,Hacı Kalfa’nın oteline yeniden yerleşir ve ve kandisini görmesini söyleyen müfettişi görmeye gider.Fakat müfettiş kendisine kötü davranır.Tam bu sırada içeriye Feride’nin okul arkadaşi girer ve aralarinda Fransizca konuşmaya başlarlar.Bunun üzerine müfettiş,Feride’ye haksızlık yaptığını düşünür ve kendisini Darülmaullimatına vekil tayin eder.Feride buradaki kızlarla çok iyi geçinir.Okulun müzik öğretmeni Hafız Yusuf Efendi de Feride’ye ilgi duymaktadır.Yusuf Efendi,kızkardeşinin ağır hastalığı nedeniyle buraya gelmiş bir öğretmen olmanın dışında aynı zamanda da tanınmış ve çok sevilen bir bestakardır.
İzmir’deki öğretmenlik sınavına giren Feride’ye kazanamadığı söylenir.Bunun üzerine bölgenin ileri gelenlerinden Reşit Bey kendisine özel öğretmenlik yapmayı teklif eder.Özel öğretmenlik kendi prensiplerinin dışında olduğu halde parası bitmek üzere olduğundan kabul eder.Reşit Beyin köşkünde iki kızının yanısıra birde Cemil adında oğlu vardır.Cemil’in yaptığı bir terbiyesizlikten sonra köşkten ayrılmak ister ama hemen ayrılamaz.Bu arada evin kızlarının yanında ve onlarla beraber oturmaya gittiğinde,kızlarının teyzesinin,Kamuran’ın eşi olduğunu öğrenir.Bu arada Kuşadası’na tayini çıkar.Bunu tam köşke söyleyecek iken,köşkün kalfası Feride’ye Reşit Bey’in ona eş olarak uygun oldugunu söyleyerek agzini arar.Bu Feride’nin sınavı neden kazanamadığını açıklıyordu.Bunun üzerine Feride,köşkten ayrılarak Kuşadası’na gitti.
Kuşadasin’da göreve başladiktan kisa bir süre sonra harp başlar.Yaralilar,fazla oldugundan okul kapatilip hastahane olarak kullanilmaya başlanacaktir.Bu sirada hastahane başhekiminin Zeyniler Köyünden tanidigi Hayrullah Bey oldugunu ögrenir.Doktor,Feride’ye hastahane’de çalışmayı teklif eder ve bundan sonra Feride ile Doktor arasında bir baba_kız ilişkisi gelişir.Doktor,Feride’nin evden ayrılış nedeninin bir kısmını öğrenir,her türlü sorununda yardımcı ve destek olmaya çalışır.Feride,hastahane de çalışırken,getirilen bir ağır yaralının İhsan Bey olduğu ortaya çıkar.Doktor’un,Kamuran’I unutamadığını sürekli yüzüne vurması üzerine Feride çok sıkılır ve İhsan Bey’e isterse kendisiyle evlenebileceğini söyler.Fakat İhsan Bey kendi yüzündeki yanık izlerini de düşünerek reddeder çünkü aralarındaki ilişkinin yürüyemeyeceğini önceden görebilmektedir.Bunun üzerine İhsan Bey çıkınca yeni görevine başlar.
Beş yıl sonra okul yeniden faaliyete geçer ve kendinden daha kıdemli kişiler varken Feride müdire hanım olarak göreve başlar.
Bu arada Munise on dört yaşına basmıştır.Doktorun uzakta olduğu bir sırada Munise rahatsızlanır ve doktorun gelmesini beklerken daha da kötüleşir.Doktor Hayrullah ve diğer hekimler çok uğraşırlar fakat Munise’yi kurtaramazlar.Feride,bunun üzerine bir beyin humması geçirir ve kendini bilmedfen on yedi gün uyur.Doktor Hayrullah Feride’yi kendi evine alır ve orada bakar.Feride,kendine geldikten sonra bile sık sık ağlama krizleri geçirir.Bir süre sonra iyileştiğini düşünüp gitmek ister ancak doktorun kızması üzerine bu kararını ertyelemek durumunda kalır.Feride yatarken kızı gömülmüştür ve Hayrullah Bey mezar taşına Feride’nin kızı Munise diye yazdırmıştır.
Doktor Feride’ye bir baba gibi davranmaktadır ve ruhsal durumu iyi oluncaya kadar O’na kendi çiftliğinde çok iyi bakmıştır.Bir süre sonra tekrar gitmt isteğini bildirir fakat ısrar üzerine gitmekten vazgeçer.Bu arada Feride’nin terfisini çekemeyip,hakkında,Doktor’la evlilik dışı ilişki yaşıyor diya dedikodu çıkartanlarda vardı.Doktor isterse Feride’nin kendisi ile evlenip maddi yönden rahat edebileceğini söyler.Feride,İzmir’e ilk geldiği günlerde açlıktan dolayı geçirdiği baygınlık krizini düşününce bu teklifi kabul eder.Feride,buraya kadar başından geçenleri anlatırken defterin son sayfalarına gelmiştir.
Bu sırada Kamuran’ın rahatsızlığı ve eşinin ölümü ardından Ayşe Teyze’nin yanına davet edilir.Enişte Aziz Bey ile Kamuran arasında geçen konuşma da Kamuran,eşi ile sırf hastalığı sebebiyle evlendiğini,Feride’nin arkasından gitmemesinin sebebinin de Onu fazla kızdırmamak olduğunu söyler.Kamuran,Ferdenin öğretmenlik yaptığı yere gidip Onu bulmak ister fakat rahatsızlığı ve duyduğu dedikodulardan etkilenerek vazgeçer.Şu anda ise Feride’nin zengin,yaşli bir doktor ile evli oldugunu ve Kuşadasi’nda bir kimsesiz çocuklar okulu işlettigini söyler.Bütün bu bilgileri maarifteki bir dostundan almiştir.Bütün bunlar Feride’nin İstanbul’u unuttuğunun kanıtıdır der ve eniştenin yanından ayrılarak yalnız yürümeye devam eder.Eve geldiğinde ise bir sürprizle karşılaşır,Feride eve gelmiştir
Feride,işleri için geldiği İstanbul’da gelmişken akrabalarini ziyaret etmek için ugradigini söyler.Kamuran’a da karısından dolayı başsağlığı diler ve çocuğunun çok tatlı olduğumu söyler.
Feride’nin çevredeki arkadaşlari O’nu hiç yalnız bırakmadılar ve dolayısıyla Kamuran ile görüşemediler.Feride gidiş tarihini son anda haber verir dolayısıyla ev halkı ve arkadaşları çok üzülmüştür.
Feride,gitmeden önceki gece,Müjgan’ın odasına gider ve Doktor ile olan ilşkisinin baba_kız ilşkisi olduğunu,evlenme amacını anlatır.Ölmek üzere olan vasiyeti olarak bir paketi Kamuran’a gönderdiğini fakat kendisinin gitmesinden sonra açmasını istedi.Fakat,Müjgan hemen Kamuran’ın yanına gider ve olanları anlatır.Paketi açarlar,içinden bir mektup ve Feride’nin günlüğü çıkar.Mektup ta Feride ile Doktor’un ilişkisinin içerigi ve bazi önemli noktalar anlatilmiştir.Ertesi sabah,gitme vakti geldiginde,ev halki Feride’yi bırakmaz ve Kamuran ile Çalıkuşu evlenirler.






beyaz gemi ;

Refik Özdek Onun iki masalı vardı. Biri kendisinindi ve başka kimse bilmezdi. Ötekini ise dedesi anlalmıştı ona. Sonra ikisi de yok olup gitti. Şimdi biz bunlardan söz edeceğiz. O yıl yedi yaşını doldurmuş, sekizine basıyordu. Ona önce bir çanta aldılar. Kulpunun altında parlak madenden yaylı bir kilidi bulunan; siyah deri taklidi bir çanta. Ivır-zıvır şeyleri koymak için güzel bir üst cebi de vardı. Ahım şahım bir şey değildi ama yine de güzel bir okul çantasıydı işte. Aslında herşey bu çantanın alınmasıyla başladı. Bu çantayı ona dedesi bir gezgin satıcıdan almıştı. Gezgin satıcı maşin-mağaza denilen otomobiliyle, dağlarda sürü besleyenlere öteberi satmak için dolaşır ve bazen San-Taş vadisine kadar gelirdi. Orman korucularının orurduğu San-Taş vadisi, boğazların, yamaçların arasından ormana doğru uzanan bir bölgeydi. San-Taş'ta sadece üç aile otururdu, ama maşin-mağaza bu ormancı ailelere de bir şeyler satmak için ara sıra buralara kadar tırmanırdı. Üç ailenin tek oğlan çocuğu olduğu için satıcının geldiğini ilk gören her zaman o olurdu. Ve, kapıdan kapıya, pencereden pencereye koşarak avaz avaz bağırırdı: -Geliyoor! Maşin-mağaza geliyor! Isık-Göl'ün kıyısından başlayan, taşlarla çukurlarla dolu bir yol, boğazın içinden ve sel yalağından geçip, San-Taş'a kadar çıkardı. Böyle bir yolda araba sürmek hiç de kolay değildi. Yol, Karavul dağının eteğine gelince dar geçitten ayrılır, dağın bir memesine tırmanır . onlari yavrulari gibi büyütecegini söylemis. Çocuklari alip güneylere Isik-Göl kiyilarina gelmis. O iki çocuk büyümüs, Kirgizlar onlarin soyundan yeniden türemis. Ve bu insanlar Boynuzlu Maral Ana’nin çocuklarina hep saygi duymus, onlari avlamamislar. Ta ki, yillar sonra dosta düsmana ne kadar zengin olduklarini göstermek için, ölen babalarina yaptiklari görkemli bir cenaze töreninde, ogullari onun öte dünyada Boynuzlu Maral Ana’nin soyundan oldugunun anlasilmasi için, mezarinin basina büyük bir maral boynuzu dikmeyi düsünene kadar... Bundan sonra ölenlerine saygi ifadesi olarak, mezar baslarina maral boynuzu dikmeye baslamislar. Boynuzlu Maral Ana bu insanlara küsmüs, kalan yavrularini alip oraya veda ederken, bir da ha geri dönmeyecegini söylemis. Bir gün dede sevinçle çocuga marallarin geldiklerini, onlari ormanda gördügünü söyler. Çocugun sevincinin tarifi yoktur. Bir gün Orozkul bu marallardan birini avlayip misafirlerine ikram etmek ister. Tüfek Orozkul’a muhtaç olan Mümin dedenin eline verilir ve maral ona vurdurulur.Çocuk bütün bunlar olup biterken evde hasta yatmaktadir. Disari çiktiginda insanlarin sevinçle et paylastiklarini görür. O gün ilk defa dedesinin içki içtigine sahit olur. Etrafa bakinirken öldürülen maralin boynuzunu görünce, üzüntüsünden ne yapacagini bilemez. Birden içinde bir balik olup babasina gitme istegi dogar. Yakinlardaki çaya kosan çocuk, kendini azgin sulara birakir.
ozgurkurdas çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-11-08, 22:15   #2
Yabancı
 
Giriş Tarihi: 16-05-2008
Mesajlar: 82
Varsayılan C: Çalıkuşu ve beyaz gemi kitap Özeti


teşekkürler
foodline çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-08, 09:33   #3
Meraklı
 
Giriş Tarihi: 12-08-2008
Yer: Ankara
Mesajlar: 248
Varsayılan C: Çalıkuşu ve beyaz gemi kitap Özeti


teşekkürler
ödevimdi burdan yapıcam
xdidox çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-08, 14:03   #4
Banlandı
 
Giriş Tarihi: 29-11-2008
Yer: Ankara
Mesajlar: 586
Varsayılan C: Çalıkuşu ve beyaz gemi kitap Özeti


teşekkürler
Servet-i Fünun çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-01-09, 06:39   #5
Yabancı
 
Giriş Tarihi: 26-11-2008
Yer: Trabzon
Yaş: 20
Mesajlar: 2
Varsayılan C: Çalıkuşu ve beyaz gemi kitap Özeti

saol birader
akups61 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm saatler GMT +2. Şuan saat: 20:35
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


FrmTR Facebook | FrmTR Twitter | Vidyotup | YorumTR | Haberler | Okul Arkadaşım | Kıbrıs | Kısa Link | Domain
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Search Engine Optimization by vBSEO