FrmTR Oyun'da En Popüler Oyunları Ücretsiz Oynayın.   *   FrmTR Facebook App   *   FrmTR Android App
Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Kitap Özetleri
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: reklam@frmtr.com

Kestane Kıranında Kadınlar - Tahir Musa Ceylan

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Kitap Özetleri Forumunda Bulunan Kestane Kıranında Kadınlar - Tahir Musa Ceylan Konusunu Görüntülemektesiniz => “Zarifoğlular bir madende ya da sanki bir mahzendeydiler. İçlerinde herkes iyi ve çalışkan olmasına rağmen, üzerlerinde bir kasvet, bir yanlışlık ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 27-01-11, 15:21   #1
.
 
Giriş Tarihi: 22-12-2010
Mesajlar: 11,922
Varsayılan Kestane Kıranında Kadınlar - Tahir Musa Ceylan



“Zarifoğlular bir madende ya da sanki bir mahzendeydiler. İçlerinde herkes iyi ve çalışkan olmasına rağmen, üzerlerinde bir kasvet, bir yanlışlık ya da bir lanet vardı. Her şeyin tam yapıldığı bir eksiklik vardı üzerlerinde. Tuhafiye açılması gereken yere diyelim, dürüst çalışan bir bakkaliye açmışlardı, silah sıkılması gereken yerde mesela, bütün inceliğiyle bıçak kullanmışlardı, daha ölümün sonlanmadığı yerde, bunlar duaya başlamıştı; yani tatlı bir su, yıllardır doğrusu bilinmeyen yanlış bir yataktan akmaktaydı.”

Zeliha Zarifoğlu, kocası Mehmet’in öldürülmesiyle, beş çocuğunu tek başına büyütmek zorunda kalır. Ahmet, Ali, Fatma, Emin ve Mustafa’nın yaşamöykülerini okuduğumuz panoramik romanın arka planında da Osmanlı’nın son dönemi, Mütareke yılları ve I. Dünya Savaşını izleriz. Farklı patikalarda ilerleyen bu beş çocuğun yolları hep anneleri Zeliha’ya ve köyleri Mavruz’a çıkacaktır...

“Fikri Bey’le Degustasyon’da yemek yerken, karşı masaya uzun kâkülü ve düşünceli bir yüzü olan, gözleri aniden açılan aniden uyuyan, upuzun bacakları bağlı bulunduğu eklemden, yağmursuz günde taşınan şemsiye gibi serbestçe sallanan bir kızla genç bir adam oturmuştu. Emin Zarifoğlu yemek sırasında bakışını kızdan, avcısıyla göz göze gelen, kasları kilitli bir av gibi ayıramamıştı. Modern bir giyinişi vardı kızın; o gün ten rengi çorap, atkılı ayakkabı, dizin hemen altına kadar inen kısa etekle üstten cepli yandan ilikli bir ceket giymiş, yakasına Paris usulü bir broşla boynuna küçük taneli bir inci kolye takmıştı. ‘Bu kadar güzel olunabilir mi, şu medeni kanun çıkmasaydı bu kızı zevce diye alır, köydekine dönüp bakmazdım,’ dedi ve dedikleri asla olmazmış gibi iç geçirdi. Garsona salma yolla pişmiş sarımsaklı dane piliç söyledikten sonra Fikri Bey, ‘Genç zevce azgın olur, piston kolu gibi sabah akşam adamın kasığına oturur, nasıl başa çıkacaksın,’ dedi.”
Adenozin çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
adenozin

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm saatler GMT +2. Şuan saat: 02:03
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


FrmTR Facebook | FrmTR Twitter | Vidyotup | YorumTR | Haberler | Okul Arkadaşım | Kıbrıs | Kısa Link | Domain
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Search Engine Optimization by vBSEO