En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 17-05-09, 13:52   #1
ChastroyeS

Varsayılan Müşahedat-Ahmet Mithat Efendi


0. GİRİŞ
Ahmed Midhat Efendi’nin Müşâhedat adlı romanı 1891 yılında Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tefrika edilmiş, aynı yıl kitap halinde yayımlanmıştır.

1. ROMANIN KONUSU
Roman’ın esas konusu, romanın yazılmasıdır. Kendi yazılma hikayesini anlatan bu romanda, anlatıcı-yazar Ahmed Midhat’ın çalıştığı gazeteye gitmek için bindiği bir vapurda tesadüfen karşılaştığı iki kadının konuşmalarına kulak misafiri olması, onları takip etmesi, gün geçtikçe güvenlerini kazanarak hayatlarına yaklaşması, hikâyelerini dinlemesi ve dinledikleriyle sonrasında tanık olduğu olayları birleştirerek bir roman haline getirmesinin aşamaları konu alınmıştır.

2. ROMANIN ÖZETİ
Ahmet Mithat, çalıştığı gazeteye gitmek için bindiği Şirket-i Hayriye vapurunda, yazmayı tasarladığı roman üzerinde düşünebileceği sakin bir yer bulmak için vapurun erkeklere ayrılmış olan kamarasına girer. Fakat burada ikisi genç biri ihtiyar üç kadınla karşılaşır ve kendilerine kamaranın erkeklere ait olduğunu anlatmaya çalışınca ihtiyar olanıyla küçük bir münakaşaya girer. Sonuçta kadınların kalkmaya niyetli olmadığı anlaşılır. Ahmed Midhat’ın Fransızca bilmesine ihtimal vermeyen iki genç kadın kendi aralarında konuşmaya başlarlar. Ahmed Midhat bu duruma hayıflansa da, kendisini onları dinlemekten men edemez.
Bu konuşmada kadınlardan birine ihanet etmiş, gaddar bir adamdan ve bu adamı kendisine adeta evlat edinmiş bir efendiden bahsedilmektedir. Ahmed Midhat, duydukları karşısında sevincini saklayamaz. Bundan sonra artık bu konunun peşini bırakmayacak ve her ayrıntısını, olayları bizzat yaşamış olan karakterlerin ağzından dinleyebilmek için elinden gelen her şeyi yapacaktır.
Vapurdan indikten sonra, kadınları evlerine kadar takip eder, ardından da kapılarını çalar. Kendini tanıtmak için uşağa kartını verir ve geri çevrilme endişesiyle beklemeye başlar. Fakat korktuğu olmaz; çünkü genç kadınlardan biri olan Siranuş, Ahmed Midhat’ı bir yazar olarak tanımaktadır ve kendisini güler yüzle karşılar, uzun süre sohbet ederler. Bir gün sonra yeniden görüşmek için sözleşirler. İkinci gün, Ahmed Midhat genç kadına sorular sormaya, notlar almaya başlar. Hoş bir sohbetten ve akşam yemeğinden sonra candan iki dost olmaya söz vererek ayrılırlar.
Sonraki gün Ahmed Midhat, Siranuş’un hikâyesinde geçen bir diğer karakteri, Agavni’nin sevgilisi olan Refet’i bulur. Siranuş hakkında bir mektup aldığı yalanını söyleyerek, olayların bildiği kadarını ona da anlatır. Refet duyduklarını tasdik eder ve ertesi gün görüşmek üzere ayrılırlar.
Yeniden görüştüklerinde Refet hikayenin eksik bulduğu kısımlarını da anlattıktan sonra, Ahmed Midhat’a kendisini Siranuş’la tanıştırmayı teklif eder; Ahmed Midhat da bu teklifi mecburen kabul eder. Söylediği yalan üzerine durumunu kurtarabilmek için aklına gelen çare Siranuş’un yardımını, daha doğrusu bu yalanı sürdürmesini istemek olur. Bu vesileyle vapurda gördüğü diğer genç kadını, Agavni’yi de tanıma fırsatı yakalamıştır. Kadınlar uzunca bir konuşmadan sonra ricasını kabul ederler; fakat yine de plan umulduğu gibi yürümez ve Refet daha kendisini kadınlara takdim ettiği sırada Ahmed Midhat yalanını açıklamak zorunda kalır.
Bu günden sonra dördü de yakın dost olurlar. Ahmed Midhat bir yandan kendilerinden dinlediği hikâyeyi yazmakta, bir yandan da yazdıklarını onlara okuyarak görüşlerini almaktadır. Romanın yazılması sürerken yeni olaylar Ahmed Midhat’ın etrafında meydana geldiğinden, hem romanın hem de romanda anlatılan romanın yazarı olan Ahmed Midhat bu olaylara bizzat müdahale etmeye, onlara yön vermeye başlar.
Vapurda tanık olunan ilk konuşmada bahsi geçen gaddar adamın Siranuş’u evlenmek vaadiyle kandırmış ve bu vesileyle patronu ve manevi babası olan Seyit Mehmet Numan’dan yüklü bir miktar para alarak nikâh günü kaçmış olduğu anlaşılır. Bu olaydan sonra Seyit Mehmet Numan, Siranuş’u himayesine alarak, onu Agavni’nin yanına yerleştirmiştir. Ahmed Midhat, aynı zamanda Refet’in de patronu olan Seyit Mehmet Numan’la bizzat görüşür ve sevgisini kazanır. Bu arada Seyit Mehmet Numan’ın kızı Feride’nin Refet’e aşık olduğu ortaya çıkar. Kız kendisine bir Yahudi vasıtasıyla yazılmış bir mektup göndermiştir. Refet başta hiç istemese de, daha sonra Seyit Mehmet Numan’ı üzmemek için bu kızla evlenmeyi kabul eder. Fakat bu kez de Agavni engel olur ve evlilik gerçekleşmez.
Refet’in Seyit Mehmet Numan’ın kızıyla evlenmemesi üzerine, Siranuş ihtiyar adamın kendisini himayeye devam etmeyeceğinden korkmaktadır. Bunun üzerine Ahmed Midhat, Siranuş’a piyano ve Fransızca öğretmenliği yaparak rahatlıkla geçinebileceğini anlatır. Genç kadın teklifi sevinçle kabul eder.
Her şeyin yolunda gittiği günlerde, Feride sevdiği adamın kendisini uğruna reddettiği kadını, Agavni’yi öldürmek için bir plan yapmaktadır. Bir tatil günü Siranuş, Agavni ve Refet, daha sonra Ahmed Midhat’ın da katılacağı bir gezi için Kadıköyü’nün Fenerbahçesi’ne gitmek üzere vapura binerken, daha önce Feride’nin mektubunu getiren Yahudi Agavni’nin üzerine atılır ve onu denize iter. Bu sırada Agavni de adamı tuttuğundan ikisi de düşerek boğulurlar. Bu olay herkesi derinden etkiler. Kısa süre sonra, Feride çektiği vicdan azabına dayanamayarak hastalanır ve ölür. Siranuş’u ve Seyit Mehmet Numan’ı kandırıp paralarını alarak kaçan Karnik de yakalanarak, bu olay ve daha sonra işlediği cinayet sebebiyle idama mahkûm edilir. Böylece olaylar çözülmeye, roman sona doğru yaklaşmaya başlar. Siranuş önce babasının güzel ahlaklı, ağırbaşlı , Tunuslu, müslüman bir binbaşı olduğunu öğrenir, sonra kendisi de kendi isteğiyle Müslüman olur. Bu arada Refet ve Siranuş’un çok uzun zamandan beri birbirine âşık olduğu, fakat ikisinin de Agavni’ye duyduğu sevgi ve yakınlık sebebiyle bunu sakladığı anlaşılır. Böylece Agavni’nin talihsiz ölümü de Siranuş ve Refet için iyi olur ve evlenirler. Yaşlı ve kızının ölümü sebebiyle üzgün olan Seyit Mehmet Numan da malının Medineli fakirlere dağıtılmasını vasiyet ederek, Hacc’da ölür. Ve roman, romanda anlatılan romanın bitmesiyle son bulur.


3. KARAKTERLER

3. 1. SİRANUŞ
Yirmi yaşlarında, esmer, iri siyah gözlüdür. Fransızcası kendisini Fransız zannettirecek kadar iyi, Türkçesi ise hafif Ermeni aksanı dışında kusursuzdur. Mükemmel piyano çalar. Adeta bir müzisyen olan bu genç kadın edebiyatla da ilgilenir; ermeni harfleriyle yazılmış Türkçe eserler okumuştur ve Ahmed Midhat’ı da tanımaktadır. Siranuş, o kadar zeki o kadar çalışkandır ki, küçük bir çocukken başladığı yatılı okulda daha önce hiçbir öğrencinin gösteremediği başarıyı göstermiş, bundan sonra Fransızca ve müzik eğitimi için gönderildiği pansiyonda, hemen ilk günlerden ahlakı, yeteneği ve başarısıyla herkesin dikkatini çekmiştir. Ahmed Midhat’ın teşvikiyle piyano ve Fransızca dersleri vermeye başlamış, kısa sürede bir öğretmen olarak girdiği ailenin de sevgi ve hayranlığını kazanmıştır.
Siranuş’un en fazla dikkati çeken özelliklerinden biri de, olaylar karşısındaki sağlam duruşu, hiçbir zaman kendi kontrolünü kaybetmeyişidir. Sevdiği adamın kendisini aldatıp bütün parasını alarak kaçıp gittiğini anlatırken de, kedere yenilmez. Agavni’nin ölümü üzerine sarsılmış, hasta düşmüştür fakat yine de mantıklı, ağır duruşunu korur.

3. 2. AGAVNİ
Agavni, sarı saçlı, mavi gözlü, beyaz tenli kısacası Siranuş’un büsbütün zıttıdır. Neredeyse Siranuş’la aynı eğitimi görmüş olmasına rağmen onun kadar iyi piyano çalamaz. Bir rahibe okulunda yetişen Agavni’nin gözü Madam C’nin pansiyonuna gelince açılıverir. Babasının vasiyeti gereği hayli varlıklıdır. Kendi yaşıtı ve daha büyük kızlarla dünyanın maddî manevî sefasına, cefasına dair feylesofluklara koyulduktan ve bu pansiyondan çıkarak vur patlasın çal oynasın âlemlerine daldıktan sonra, Refet’in himayesi altına sığınarak bu hayattan kurtulur.
Agavni de Siranuş gibi birçok roman okumuştur; fakat onun bu romanları okuması Siranuş gibi kültürlü ve bilgili olduğunu göstermemektedir.
Refet’in himayesi altına girdikten sonra bambaşka bir insan olan Agavni, artık yaptıklarından pişmandır. Bu yeni Agavni Refet’e tam anlamıyla sadıktır ve onsuz sokağa bile çıkmamaktadır. Refet’e aşık olan Feride tarafından öldürtülür.

3. 3. REFET
Refet yirmi dört, yirmi beş yaşlarında, kumral, orta boylu bir gençtir. Rüştiye’yi bitirmiş, biraz Arapça, Farsça ve Fransızca öğrenmiştir. Güzeldir, zekidir, iyi ahlaklıdır. Üç çocuklu bir ailenin en küçük oğludur. Babasının yüklü bir miras bırakarak ölmesi üzerine, o da ilk gençliğinde Agavni gibi hevese yakasını kaptırmış fakat kısa zamanda akıllanmıştır.
Önce Agavni Refet’e aşık olmuş ve bütün varlığını ona adamış, sonra Feride onun uğruna cinayet işlemeye razı olmuş ve ona kavuşamamanın acısıyla ölmüş, son olarak Siranuş’un da başından beri Refet’i sevdiği anlaşılmıştır, ihtiyar dudu dışında romandaki bütün kadınlar Refet’e aşık olmuştur.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-01-14, 09:47   #2
ddd777

Varsayılan C: Müşahedat-Ahmet Mithat Efendi


kısa ve net teşekkürler.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
müşahedat

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat