Forum TR
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Kitap Özetleri

Ölüm Ve Sürgün

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Kitap Özetleri Forumunda Bulunan Ölüm Ve Sürgün Konusunu Görüntülemektesiniz => KİTABIN ADI : Ölüm Ve Sürgün KİTABIN YAZARI : Justin McCarthy / Çeviren : Bilge Umar YAYINEVİ VE ADRESİ : ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 01-10-07, 21:39   #1 (permalink)
ll ÖSS Mod ll
 
Giriş Tarihi: 14-08-2005
Yer: ¤¤« ƒσяυмтя »¤¤ Takım:Galatasaray
Mesajlar: 15,093
Blog Mesajları: 5
Rep Puanı: 32686821
тнє_∂яα¢υℓα Rütbe: Artı 11тнє_∂яα¢υℓα Rütbe: Artı 11тнє_∂яα¢υℓα Rütbe: Artı 11тнє_∂яα¢υℓα Rütbe: Artı 11тнє_∂яα¢υℓα Rütbe: Artı 11тнє_∂яα¢υℓα Rütbe: Artı 11тнє_∂яα¢υℓα Rütbe: Artı 11тнє_∂яα¢υℓα Rütbe: Artı 11тнє_∂яα¢υℓα Rütbe: Artı 11тнє_∂яα¢υℓα Rütbe: Artı 11тнє_∂яα¢υℓα Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 327057

Send a message via MSN to тнє_∂яα¢υℓα
Varsayılan Ölüm Ve Sürgün


KİTABIN ADI : Ölüm Ve Sürgün
KİTABIN YAZARI : Justin McCarthy / Çeviren : Bilge Umar
YAYINEVİ VE ADRESİ : Darwin Press. Inc. Princeton/New Jersey İnkılap Yayı evi
BASIM TARİHİ : 1998

KİTABIN YAYIM MAKSADI

Osmanlı Müslümanlarına karşı yürütülen ulus olarak temizleme işlemiyle ilgili gerçekleri açığa çıkarmak

KİTABIN ÖZETİ

1800’de Anadolu’da, Balkanlarda ve Güney Rusya’da geniş bir Müslüman ülkesi bulunmaktaydı. Bu ülke Kırım ile Art bölgelerini, Kafkasya yöresinin çoğu bölümünü, Anadolu’nun hem doğusunu hem batısını ve Arnavutluk ile Bosna’dan Karadeniz’e kadar uzanıp hemen hemen tümü Osmanlı İmparatorluğu içinde bulunan Güneydoğu Avrupa’yı kapsıyordu. 1923’de ise Müslüman ülkesi durumunda kalan yalnızca Anadolu, Doğu Trakya ve Güneydoğu Kafkasya’nın bir kesiminden ibaretti. Balkanlardaki Müslümanların çoğu gitmişti. Ya ölmüşler ya da göçe zorlanmışlardı.

Türklerin tarihinde, Müslüman nüfusun uğradığı kayıp, önemli bir bölüm oluşturur. Milliyetçilikle emperyalizmin sonuçlarından çok acı duyanlar onlardı. Osmanlı İmparatorluğu, kendini yenilemek ve çağdaş bir devlet kimliğiyle varlığını sürdürmek için çabaladığı bir dönemde, önce, sınırlı kaynaklarını, kendi halkına, düşmanlarınca kıyımdan geçirilmemesi için korunması uğruna akıtmak; sonra da, bu düşmanlar üstün geldiğinde, imparatorluk ülkesine akın akın gelen göçmenlerin gereksinimlerini karşılamak için uğraşmak zorunda bırakıldı. Osmanlı İmparatorluğunun Birinci Dünya Savaşında yıkılmasından sonra, bu günkü Türkiye’yi oluşturan ülkenin Türkleri aynı sorunlarla yüz yüze geldiler. İstilalar, göç etmeler ve ölüp gitmeler. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin halkı Ermenistan’dan, Gürcistan’dan, Rusya’dan, Ukrayna’dan ve başka yerlerden gelme bir göçmenler topluluğundan oluşuyordu. Kendinden önceki Osmanlı İmparatorluğu gibi, Türkiye Cumhuriyeti de göçmenlerden oluşan bir nüfusu birleştirmenin ve bir yandan da çağdaşlaşıp yaşamını sürdürme çabasını harcarken, savaş zamanında uğranılmış korkunç yıkımın üstesinden gelmenin tüm zorluklarıyla karşı karşıya kalmıştı. İşte bu savaşımın kapışmaları Türkiye Cumhuriyeti’nin karakterini yapılandırmıştır.

Tarihsel süreç içerisinde Türklerin maruz bırakıldığı zulümler iki coğrafi bölgede ele alınabilir.

1. Doğu Anadolu ve Güney Kafkasya

2. Balkanlar ve Batı Anadolu

DOĞU ANADOLU VE KAFKASYA

Rus fetihlerinin nispeten erken bir döneminde, Gürcülerle Ermeniler, Rus yayılmasından onların doğal bağlaşıkları olarak görüldüler. Güney – Orta Kafkasya’nın Ortodoks Hıristiyan bir halkı olan Gürciler, İran ya da Osmanlı İmparatorluğu’nun kendileri üzerinde egemenlik kurmasından çekiniyorlardı. Bu korku ve Hıristiyan Ortodoks Ruslarla doğal dinsel yakınlıkları Gürci yöneticileri, çarın önce bağlaşıkları sonra uyrukları olmaya götürdü. Ermenilerin durumu farklıydı: Güney Kafkasya’yla Doğu Anadolu’nun her yanına dağılmış bulunuyorlardı. Ve 1800 dolaylarında hiçbir geniş bölgede belirgin bir çoğunluk oluşturmuyorlardı. Ermeniler Müslümanlarla aynı bölgede yaşıyorlar ve aynı ülkeyi tıpkı Müslümanlar gibi kendi ülkeleri sayıyorlardı. Bu gerçek onları Ruslarla bağlaşık olmaya götürdü. Çünkü Rus desteği olmadan bir Ermeni vatanı yaratılması amacına ulaşamazdı.

Ermenilerle Müslümanların arasındaki düşmanlığın temelinde Rusya’nın Kafkasya’daki yayılması vardır. 1877-78 Rus-Türk Savaşı’ndan hemen önce ve savaş boyunca Rusya’dan on binlerce Müslüman, Osmanlı İmparatorluğu’na geçti. Karadan sınırı geçenlerin bir çoğu Kürt idi. Savaştan önce ve sonra Osmanlı Ülkesinden Rus Ülkesine Yapılmış Ermeni göçü, Ermenilerin, Osmanlı Hükümeti’nden ya da yerli Türklerden korkması nedeniyle değil, Kürtlerden korkulması nedeniyle gerçekleşmiştir. Rusların savaşı kazanması Ermeni ayaklanmalarını körükleyen önemli bir faktör olmuştur.

1895’de Anadolu’da ve 1905 yılında Kafkasya’da toplumlar arası çatışma patlak verdi. Müslümanlarla Ermeniler, köylerinde, kentlerinde, birbirlerini öldürmeye koyuldular. Bu savaş orduların değil halkların yürüttüğü bir savaştı.

1827-29 savaşlarından Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar Türklerle Ermeniler pek çok kez karşı karşıya geldiler. Karşılıklı göçler, ölüm olayları yaşandı. Kafkasya’daki ve Doğu Anadolu’daki savaşlarının sayılarının ölülerini hiç kimse sayamadı. Onların sayılarını hesaplamak için yapılabilecek olan, ancak doğuda savaşlardan önceki nüfus ile savaş sonrasındaki nüfus arasındaki farkı belirtmekten ibarettir. Gerçek anlamda savaşın daha az ölçüde yaşandığı Kafkasya bölgesindeki Müslüman kayıpları, Doğu Anadolu’dakiler kadar büyük değildi. Güney Kafkasya Müslümanlarının %15’i ölmüştü. Bazı bölgelerde özellikle Kars, Erivan, Bakü kenti ve Batı Azerbaycan’da ölüm telefatı çok daha az oranda gerçekleşmiştir.

BALKANLAR VE BATI ANADOLU

Bir Bulgar devletinin yaratılmasıyla ve Bulgaristan Müslümanlarından çoğunluğunun ölümü ya da yurdundan sürülmesiyle sonuçlanan Bulgar ayaklanmacı hareketi, Osmanlı Hükümetine karşı birbiriyle bağlantısız tek tük eylemler başladı. Küçük Bulgar grupları Sırp ve Yunan Ayaklanmalarında Osmanlıya karşı çarpıştılar. Ruslar 1806,1811 ve 1829’da Balkanları istila ettiklerinde, Bulgar gönüllüleri Ruslara katıldılar ve Kırım Savaşında da Rusların yanında çarpıştılar. 19. yy’da çeşitli zamanlarda Bulgaristan’da Osmanlı egemenliğine karşı küçük ayaklanmalar patlak verdi. Ne var ki, ayaklanmacıların Ruslar sayesinde Bulgar bağımsızlığını elde etmeyi başarmaları ancak 1877-78 Rus-Türk Savaşı’ndan sonra gerçekleşebilmiştir.

1877-78 Savaşının aslında Bulgaristan Müslümanlarının kıyımdan geçirilmesine girişilmesiyle kendini gösteren, “Bulgaristan’da yaşanan dehşet olayları” üzerine başladığı söylenebilir.

Savaşların çoğunda yanlardan birinin kısa sürede yengi kazanması sivil halkın başına gelen ölüm olaylarının olabildiğince düşük düzeyde kalması anlamına gelir. 1877-78 Rus-Türk Savaşı’nda böyle olmadı. Bulgaristan’ı ele geçiren Rus fetihlerinin amaçları Müslüman ahalinin yığınsal kayıplara uğramasını kaçınılmaz kıldı. Bulgaristan Müslümanlarının ölümleri dört bölümde sınıflandırılabilir: çatışmalardaki ölümler ; Bulgarlarla Rus birlikleri tarafından öldürülenler; yaşam için zorunlu gereksinimlerin engellenmesiyle açlıktan ve hastalıktan ölümlerin ortaya çıkması, birde Bulgaristan Müslümanlarının sığıntı durumunda sürdürdükleri yaşamdan kaynaklanan ölümler.

Türklerle Yunanlılar arasındaki 1919-1922 Anadolu Savaşı Yunanlılar tarafından kendilerinin bağımsızlık savaşından başlatılan Türk’ten arınma sürecinin doruk noktasına çıkışı idi. Kullanılan yöntemler, daha önceki savaşlarda özellikle de Balkan Savaşlarında, Müslümanları öldürmek ya da sürmek için kullanılanların aynısı idi. Balkan Savaşlarında ve Bulgaristan’daki 1877-78 Rus-Türk Savaşı’nda, ibretlik kıyımlar, talanlar ve Müslümanların mallarının, mülklerinin yakılıp yıkılması, yüz binlerce Müslüman’ı özellikle de Türkleri düşman Hıristiyan ordularının işgal ettiği bölgelerden kaçmaya zorlamıştır.

Anadolu’daki Yunan ordusunun amacı, 1912’de Balkanlı bağlaşıkların amacı ne idiyse onun aynıydı: Daha önce etnik ve dinsel açıdan karma bir nüfusun bulunduğu ülkede, bir Hıristiyan vatanı yaratmak. Bu amaca ulaşmak için Müslümanların ülkeden sürülüp atılması gerekiyordu. Savaşın sonunda, Yunanlıların çekilişi sırasında bir çok bilgi kaynağı onların vahşet eylemlerine tanık oldu. Pek çok cinayet, ırza geçme, talanların yaşandığı görüldü.

Müslümanların verdiği ölüm telefatının ve Osmanlı İmparatorluğu batı illerinden zorla sürülüp göç ettirilmelerinin uzun yıllar boyunca süre gitmiş tarihi içinde, Batı Anadolu’daki savaş bir doruk noktasını oluşturuyordu. Daha önce More Yarımadasında 1877-78 Rus-Türk Savaşı’nın Bulgaristan’da geçen bölümünde ve Balkan Savaşları’nda kullanılmış olan ulusal ve dinsel kökten kazımanın bütün yöntemleri, Anadolu’da bir kez daha kendilerini gösterdi. Aradaki fark şu idi ki, Anadolu’da Türklerin sırtı artık duvara deymekteydi. Daha geriye gidemezlerdi. Şimdiye kadar onları ve yurtlarını, evlerini korusun diye Osmanlı İmparatorluğu’na güvenmişler ama her şeylerini yitirmişlerdi. Artık kendi kendilerini, Altı yüz yıldır kendilerini yönetmiş olan sultan başlarında olmaksızın, savundular ve canlı kalabildiler.

GENEL SONUÇ

Savaşlar dizisi sona erdiğinde, Batı Avrupa’ya eşit büyüklükte bir alanda Müslüman toplulukları ya pek küçültülmüş ya da yok edilmişti. Balkanlardaki kalabalık Türk toplumları eskiden ulaştıkları sayının küçük bir yüzdesine indirgenmişlerdi. Kafkasya’da Çerkezler, Lazlar, Abazalar, Türkler ve daha küçük Müslüman gruplarından bir çoğu yurtlarından çıkarılmışlardı. Türklerin yengi kazandıkları tek yer olan Anadolu tümüyle değişmişti, Hıristiyan azınlıkları gitmiş, Batı ve Doğu Anadolu neredeyse tümüyle yıkıntıya dönmüştü. Bu gerçeğin altında, Rusların Hıristiyan Ortodoks halkları kışkırtarak bölgede egemenlik kurmak ve yüzyıllardır Akdeniz’e inerek sıcak denizlere ulaşmak isteği yatmaktadır.

Osmanlı Hükümetinin Politikaları : Tarih kitaplarının çoğunda, sadece Osmanlının Ermenileri zorunlu göçe çıkarmasından söz edilir. Tarihsel gelişmeler geçmişten soyutlanarak ele alınınca, Osmanlıların Ermenileri zorunlu göçe çıkarma kararı akla aykırı sadece bir azınlık toplumuna karşı duyulan nefretten kaynaklanmış gibi görünür. Aslında Kafkasya’da ve Balkanlarda onların tarihçesinden, Osmanlılar, Doğu Anadolu’da ulusçu ayaklanmadan ve Rus istilasından neler beklemek gerektiğini öğrenmişlerdir. Bulgaristan’da, Yunanistan’da ve Makedonya’da aynı süreçler Türklerin kıyımdan geçirilmesiyle sonuçlanmıştır. Yüz yıldan beri Ruslar Müslümanları yurtlarından zorla uzaklaştırarak yayılmış durmuşlardır. Kırım Tatarlarının ve Çerkezleri göçe zorlamışlardır. Güney Kafkasya’da, Türkleri uzaklaştırıp ülkeye Ermenileri yerleştirmişlerdir. Osmanlı Hükümeti, Osmanlı tarihinin öğrettiği dersleri bilmezlikten gelemezdi. tarihsel gelişmeler bütünü içinde, Osmanlı Ermenilerinin zorla göçe çıkarılması akla uygundu. Türklerin ve diğer Müslümanların uğradığı zorla göç ettirilmelerinin ve ölüm telefatlarının tarihçesi incelendiğinde tarihsel süreç içinde bir bölüm olarak Ermenilerin zorla göç ettirilmelerinin açıklaması yapılabilir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Politikaları : Türkiye Cumhuriyetinin dış p0olitikasında temel ilke barışsever yansızlıktır. Atatürk ile onun izleyicileri Türklerden büyük bir bölümünün Balkanlardan sürülüp atılmış olduğunu asla aklından çıkaramazlardı. Gerçekten, Anadolu savaşının hemen sonrasındaki dönemde sınırlar dışında kalmış soydaşları kurtarma ateşini yelpazeleyip alevlendirmek ve “haydi Selaniğe yürüyelim” diye avaz edenlere kulak asmak kolay olurdu. Böyle yapmak, eskiden kalma, asker devleti ideolojisinin canlılığını sürdürmesine yol açardı. Bu Türkiye’nin genişlemesine belki yol açar, belki açmazdı, ama hiç kuşkusuz gözü dışarıda yayılmacı bir devleti ortaya çıkartırdı; yoksa, Atatürk’ün amaçladığı, kendi iç işlerini düzeltip içte devrimler yapmak isteyen bir devleti değil. Sınır dışında kalmış soydaşları kurtarma anlamında bir lafı hiç ağzına almadan, Atatürk, devletin yurttaşlarının ve hükümetin tüm gücünü, devrimler için seferber etti. Diğer bir değişle, göçmen gelişlerinin ve ölüm telefatının tarihçesi, Türk Hükümetini, sakin bir dış politikaya yönlendirdi. Başka bir çeşit politikanın izlenmesi, ekonomik ve toplumsal düzende pek gereksinme duyulan devrimlerin yapılmaması gibi bir felakete yol açardı. Bu hal Türk dış politikası için böyle bir yol seçen önderlerin bilgece davranmasındaki erdemi asla küçültmez. Az insan, toplumu yeniden yapılandırmak gibi çok güç bir işi üstlenip de şan şeref kazanma çabasına girmekten uzak durma seçimini yapardı . Ve işte o seçimi yapmış olan insan, büyük insandır.
тнє_∂яα¢υℓα çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 02:40
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com

Forums Directory

Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511