Forum TR
ForumTR'nin Diğer Hizmetlerini Gördünüz mü?: - ForumTR Video - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Go Back   Forum TR > Paylaşımlarım > Kişisel Sayfam
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com (istatistik: Günlük 350 Bin Tekil Hit, 1.7 Milyon Sayfa Gösterimi)
Kişisel Sayfam Kişisel Sayfanızı Hazırlayın, Düşüncelerinizi Özgürce İfade Edin.

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 30-04-07, 21:20   #1 (permalink)
єℓяσѕ ѕαℓαяση∂є
 
Giriş Tarihi: 02-12-2006
Yer: İnternet
Yaş: 21
Mesajlar: 4,116
Rep Puanı: 19560701
cemsand Rütbe: Artı 11cemsand Rütbe: Artı 11cemsand Rütbe: Artı 11cemsand Rütbe: Artı 11cemsand Rütbe: Artı 11cemsand Rütbe: Artı 11cemsand Rütbe: Artı 11cemsand Rütbe: Artı 11cemsand Rütbe: Artı 11cemsand Rütbe: Artı 11cemsand Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 195670
5 ==> ‹●• Cemsand •●› Kişisel Sayfası <==


Kayıt Tarihi: 02.12.06
Son Güncelleme Tarihi: 05.05.07

...
HEPİNİZE BEN HAKKINDA
Tatlı Sözlükte Ben
Cemsand'ın Paylaşımları 250 den Fazla
Hey Sen Beni Tanıyormusun ?
Fun Club'ım






[/color]

[IMG]http://img491.imageshack.us/img491/2052/*******************.gif[/IMG]




140 yıllık denizaltı bulundu...

Araştırma çalışmalarını yürüten Şilili sinema sanatçısı Juan Enrique Benitez, dalgıçların 12,5 metre uzunluğundaki 2,5 metre genişliğindeki silindir şeklindeki denizaltının enkazını, başkent Santiago'nun 120 kilometre batısındaki Valparaiso limanı yakınlarında bulduğunu söyledi.

Benitez, denizin 40 metre dibinde bulunan denizaltının 'Flach' olduğundan neredeyse emin olduklarını belirtti.

Bulunan enkazın 140 yıl önce batan Flach'a ait olduğunun kesinleşmesi için dalgıçların enkazı daha yakından incelemesi gerekiyor, ancak henüz bunun için Şilili yetkililerden gerekli izin alınamadı.

3 Mayıs 1866'da Valparaiso yakınlarında kaybolan 'Flach', Şili'de inşa edilen ilk, Latin Amerika'da inşa edilen ikinci, dünyada inşa edilen beşinci denizaltıydı.

Denizaltının batması sonucu, içindeki 11 kişilik mürettebat ölmüştü. Battığında, 'Flach'ın isim babası gemi mühendisi Karl Flach da denizaltıdaydı.

Çin'de 92 milyonluk soyadı...

Resmi Şinhua (Yeni Çin) haber ajansının Kamu Güvenliği Bakanlığına dayanarak bildirdiğine göre, kırk yıllık dost ya da en yakın akraba olunsa dahi doğumda kişiye verilen birinci ismin değil, yalnızca soyadıyla hitap edilen Çin'de Vang (Kral) soyadından 93 milyon nüfus kaydı bulunuyor.

Soyadının esas addan önce yazıldığı Çin'de Vang'ı 92 milyonla ''Li'' takip
ediyor. Li'yi de 88 milyon kişiyle ''Zhang'', yani Türkçe ve özgün telaffuzuyla
''Cang'' izliyor. Nüfusun en büyük bölümünün sadece 100 soyadı kullandığı Çin'de Cang'dan sonra dördüncü ve onu izleyen sıralarda Çen, Zhou (Cou) ve Lin geliyor. Bunları da 20'şer milyon kişi kullanıyor.

Çin'de soyadları, yani kişiler arası her kademede devamlı hitap isimleri,
binlerce yıl geriye, eski ''Göksel İmparatorluk'' hanedanları devirlerine ve daha derinlere gidiyor. ''Guo'' (Aşan) ve Mu veya Ma (Anne) gibi nadide soyadlarına da rastlanmıyor değil.

[IMG]http://img491.imageshack.us/img491/2052/*******************.gif[/IMG]


Merhaba Arkadaslar Cemsand..Manisa da 1987 Yılının Haziranın 12'sinde Saat 18:35 de Dünyaya GeLmişim

Ad: Cem
Soyad: BEKAR
Yas: 19
Yer: Türkiye


-OkuL Hayatı-
Okula başlamadan önce okuma yazmayı kendi kendime öğrenmişim. Okuluma Manisa da başladım. Tabi bizim zamanımızda 94lü yıllarda Bilgisayar yoktu ve Knight Online da yoktu. O yüzden rahat rahat ders çalıştım. OKS sınavında başarılı oldum. TAbi ÖSS de de.


--FrmTR--
FrmTr le tanışmam daha 17gün önce oldu ve hastası oldummmmm. İlk google da forum yazdım bi baktım burası çıktı. Hadi gireyim dedim. Çok önemli şeyler falan vardı. Üye olmam gerekiyordu. Aman allahım bi üye oldum. Hastası oldum ya. Daha ilk günden 150msj gönderdim. Tabi şimdi biraz msj göndermeyi azalttım. Genellikle ben KOnu açıyorum ve Reple , İmzayla uğraşıyorum.

--Hobilerim--
Hobilerm : FRMTR, Knight Online , Futbol , Müzik , Online Oyun (birkaç tane)

-- YEMEKLER --
Genellikle Fastfood severim onun dışında kuru üstü pilav, kurufasulye, ızgara köfte v.b .... şeylerde nadiren yerim. AburCUburlarlada aram iyidir.

---BESLEDİĞİM HAYVANLAR ---
En sevdiğim hayvan türü kuşlardır. Ama evde balık beslerim. Minik 4tane yavru balığım var.

---İNTERNET ---

Genellikle online oyunlar oynarım. Ama asıl hasta olduğum şey ForumTR forumtr siz asla. Knight Online Hayat Offline a eskiden uyuyodum ama son günşerde ilaç kullanarak Knight Online ı bıraktım.

--- TV ---

TV de pek program izlemem. Ama fil izlerim. Yarışma programları ve dizilerden nefret ederim. Ama o filmlerden asla vazgeçmem.

---Müzzik---

Genellikler ROCK dinlerim. Ama ara sıra türkü dinlediğimde olur Biraz fazla radyo dinlerim. Özellikle geceleri çok güzel olur. Bi de FRMTR ye girince. Keyfine dur diyecek yok valla



ARKADAŞLAR PEK UZUN YAZAMADIM İŞTE BEN BUYUM BENİ TANIDINIZ:

Not: Mizah duygum gelişmiştir. Valla ara sır çok komik espiriler yaparım.


[IMG]http://img491.imageshack.us/img491/2052/*******************.gif[/IMG]


Hido'dan 15 sayı

İlk çeyrekte Memphis Grizzlies'a 35-14'lük üstünlük kuran Orlando Magic, karşılaşma boyunca üstünlüğünü sürdürdü ve karşılaşmadan 116-89 galip ayrıldı.

NBA'deki temsilcimiz Hidayet Türkoğlu, 15 sayı ile karşılaşmadan ayrılırken, Dwight Howard, 31 sayı atıp 11 de ribaund aldı.

Howard ayrıca bu karşılaşmanın ardından toplam smaç sayısını 232'ye yükselterek, bu sezon geride kalan maçlarda en fazla smaç yapan oyuncu ünvanını da eline geçirmiş oldu.

Hidayet gibi Grant Hill de 15 sayı kaydederken, onları Trevor Riza 14 sayı, Darko Milicic ise 8 sayı ile takip etti. 8 sayı atan bir başka Orlandolu oyuncu ise J.J. Redick oldu.

Memphis'te, Chucky Atkins 18 sayı ile takımının ek skorer oyuncusu olurken, Hakim Warrick ve Pau Gasol 14'er sayı, Dahntay Jones ise 13 sayı ile karşılaşmayı tamamladı.


Play-off heyecanı başlıyor !

Beko Basketbol Liginde play-off heyecanı cuma günü başlıyor.Program şöyle....
Beko Basketbol Ligi'nde normal sezonun ardından play-off heyecanı 4 Mayıs Cuma günü başlıyor. Play-off çeyrek final serisi kazanılmış 3 maç üzerinden yapılacak.

Normal sezonu lider tamamlayan Fenerbahçe Ülker, play-off çeyrek final serisinde 8. sıradaki Darüşşafaka ile eşleşirken, ligi ikinci bitiren Efes Pilsen, 7. sıradaki Bandırma Banvitspor ile üçüncü bitiren Türk Telekom ise 6. bitiren CASA TED Ankara Kolejliler ile eşleşti.

Normal lig sezonunu 4. sırada tamamlayan Galatasaray Cafe Crown ise 5. sıradaki ezeli rakibi Beşiktaş Cola Turka ile play-off çeyrek final serisinde karşı karşıya gelecek.

SERİDE 3-0 YAPAN TUR ATLAYACAK

Play-off çeyrek final serisi kazanılmış 3 maç üzerinden yapılacak. Fenerbahçe Ülker, Efes Pilsen ve Türk Telekom, play-off çeyrek final serisinde eşleştikleri rakiplerini ligde normal sezonda iki maçta da yendikleri için seriye 1-0 önde başlayacak.

Galatasaray Cafe Crown ile Beşiktaş Cola Turka ligde normal sezonda birbirlerine karşı birer galibiyet aldıkları için bu eşleşmede seri 0-0 başlayacak. İki ezeli rakibin eşleşmesinde ilk iki maç ligi üst sırada bitiren Galatasaray Cafe Crown'un sahasında yapılacak.

PROGRAM

Play-off çeyrek final serileri 4 Mayıs Cuma günü oynanacak Türk Telekom-CASA TED Ankara Kolejliler ve Galatasaray Cafe Crown-Beşiktaş Cola Turka maçlarıyla başlayacak.

Fenerbahçe Ülker-Darüşşafaka ve Efes Pilsen-Bandırma Banvitspor serilerinin ilk maçları da 5 Mayıs Cumartesi günü yapılacak.

Play-off çeyrek final serilerinin programı şöyle:

4 Mayıs Cuma:

19:00 Türk Telekom-CASA TED Ankara Kolejliler(Ankara Atatürk)1-0
20:00 Galatasaray Cafe Crown-Beşiktaş Cola Turka Ahmet Cömert)0-0

5 Mayıs Cumartesi:

14:00 Fenerbahçe Ülker-Darüşşafaka (Abdi İpekçi) 1-0
17:00 Efes Pilsen-Bandırma Banvitspor (Abdi İpekçi) 1-0

6 Mayıs Pazar:

15:00 Galatasaray Cafe Crown-Beşiktaş Cola Turka (Ahmet Cömert)

7 Mayıs Pazartesi:

19:00 CASA TED Ankara Kolejliler-Türk Telekom (Ankara Atatürk)

8 Mayıs Salı:

19:00 Darüşşafaka-Fenerbahçe Ülker (Ayhan Şahenk)
19:00 Bandırma Banvitspor-Efes Pilsen (Banvit Kara Ali Acar)

9 Mayıs Çarşamba:

19:00 Beşiktaş Cola Turka-Galatasaray Cafe Crown (Akatlar)
19:00 CASA TED Ankara Kolejliler-Türk Telekom (Ankara Atatürk) (Gerekirse)

10 Mayıs Perşembe:

19:00 Bandırma Banvitspor-Efes Pilsen (Banvit Kara Ali Acar) (Gerekirse)
19:00 Darüşşafaka-Fenerbahçe Ülker (Ayhan Şahenk) (Gerekirse)

11 Mayıs Cuma:

20:00 Beşiktaş Cola Turka-Galatasaray Cafe Crown (Akatlar) (Gerekirse)

12 Mayıs Cumartesi:

14:00 Türk Telekom-CASA TED Ankara Kolejliler (Ankara Atatürk) (Gerekirse)

13 Mayıs Pazar

14:00 Fenerbahçe Ülker-Darüşşafaka (Abdi İpekçi) (Gerekirse)
16:00 Efes Pilsen-Bandırma Banvitspor (Abdi İpekçi) (Gerekirse)
20:00 Galatasaray Cafe Crown-Beşiktaş Cola Turka (Abdi İpekçi) (Gerekirse)



[IMG]http://img491.imageshack.us/img491/2052/*******************.gif[/IMG]


Fıkralar:


Tıp Bilgisi
Hoca'ya "tıp bilir misin" demişler.
- "Bilirim, hem de şöyle derim: ayağını sıcak tut, başını serin, bir iş bul kendine, düşünme derin."

Adam Olmak
Bir gün Hoca'nın bulunduğu bir sohbette sormuşlar:
- "Hocam, adam olmanın yolu nedir?" Hoca düşünceli düşünceli, başını bir o yana bir bu yana sallayarak
- "Söyleyen olursa dinlemeli, dinleyen olursa söylemeli"

Kasatura
Hoca henüz talebe iken bir kasatura taşıdığını gören subaşı durdurunca. Efendim ben öğrenciyim bunu kitaplardaki yanlışları kazımak için kullanıyorum der. İyi ama der subaşı bu fazla büyük değil mi? Hocada :
- "Bazen yanlışlar o kadar büyük oluyor ki bu bile yetmiyor efendim?"

Dünyanın Dengesi
Hoca'ya bir gün:
- "Sabah olunca insanların kimi o yana ,kimide bu yana gider. Sebebi hikmeti ne ola ki?" diye sorarlar. Hoca da:
- "Bunu bilmeyecek ne var, hepsi aynı yöne gidecek olsa, dünyanın dengesi bozulurda ondan."

Espiriler

Alıntı:
Dün yapılan bir operasyonla Ajda Pekkan'ın alnı sonunda ensesine ulaştı.

Bak Barbie'ciğim,sen daha TOY sun.

Türkiye'de en demokratik olay, trafik kazaları; herkes eziliyor...

Tüh!.. Amortiyi tek rakamla kaçırdım yine...

Oğlum,senin zayıflaman için daha 40 fırın ekmek yemen lazım..

Suçlu ayağa kalk!..Çocuklu bayana yer ver!..

Daha son kullanma tarihine çok var, Yavaş iç şu meyve suyunu...

Ödümü patlattın.. 80 yıla kadar ölürsem sebebi sensin.

Her hakkı saklıymış. Bende de bunca Hakkı nerede diyordum.

Maaş 250 milyon mu? Aaa başlarım böyle işe haa..

Atı alan Üsküdar'ı geçti. Biz takibe devam ediyorum merkez. Tamam!..

Şu çocuğu doğuramadım yaaa!..İçimde kaldı.

Kedi ulaşamadığı ciğere mundar der. Ondan sonra "Konuşan kedi" olarak çok meşhur olur.

Kızımı ne doktorlar, ne mühendisler istedi. Bizde baktık evde kalacak,size verelim dedik, berber bey oğlum!..

Çorbamdan kıl çıktı.. Beni kimle aldatıyosunuz garson bey?..

Beni deniz tutar, Ali tutar, Cem tutae.. Severler beni..

Bayram değil, seyran değil.. Allah Alah!... Bir türlü çıkartamadım sizi..

Hava korsanı uçağı kaçıracaktı,yapamadı.. Çünkü; uçağı kaçırdı...

Çingeneler Amerikayı nasıl okur? ABE DE..

Rüyalar da hormonlu artık, akşam aksakallı nine gördüm...

Avrupadan gelen soğuk hava dalgası, ülkemizi etkisi altına aldı.. Yok abi, Avrupa bizi sevmiyor işte, kabul edelim artık!..

Uzun lafın kısası : U.L.

Oyunu ayakta alkışladım.. Ay yok şekerim, oturacak yer yoktu...

Cinayet masası, idam sehpası, elektrikli sandalye, ölüm döşeği... Bu ev pek tekin değil hanım.. Yürü gidelim...

Zencinin biri denize düşerse ne olur? Tabii ki ıslanır..

Dün kazı kazandan kaz kazandım )

Yumurtanı sahanda mı yersin? Yoksa deplasmanda mı?

Alfabe artık 28 harf, "O" şimdi asker! (Ultra ultra İğrenç)

Ağrı kesicin varda, Erciyes kesicin var mı?

Volkswagen Pass-at , Şahsi oynama !

Oğlum Geldin mi? Hayır, daha gelmedim!

1 , 2 , 3 TIP!.. Hayır!?! 1, 2, 3 Mühendislik !

Hakan Şükür sahada sakatlanmış. Kim taşımış? Hakan Taşıyan...

Sigaraya ayrı, içkiye ayrı paramı veriyorsun. Tütün kolonyası iç...

Seni görünce gözlerim dolar, kulaklarım mark.

Kadın hakkı diye bir şey yokur. Çünkü Hakkı erkek ismidir...

Ağlarsa anam ağlar gerisi playback yapar...

Kendim için bir şey istiyorsam namerdin Allah'ım anneme güzel bir gelin nasip et!! Aminnnnnn...

Yıkanan Ton'a ne denir? Washington!

Geçen gün bir taksi çevirdim, hala dönüyor!

Cin Ali mavi mürekkebe düşerse ne olur? Blue Jean.

Sen kimi kandırıyorsun, bu söylediklerine kim inanir? Kadir İnanır...

Kitabım evde kaldı. Aaa ben kitabını evli sanıyordum!

Mevlana neden çok dönüyormuş? Çift okey gelmişte ondan...

Basamakta durmayın otomatik kapı çarpar, böler, karekökünü alır...

Seven unutmaz, eight unutur...

İyi ki Italya'da doğmamışız! Neden? Çünkü İtalyan'ca bilmiyoruz!

Sizin araba ne malı? Alman malı! Bizimki de klimalı!

Yangın dolabını açarsan ne olur? Yang kızar...

Adamın biri yarın ölücem demış. Yarmışlar hakkaten ölmüş...

İnsanları niye kafasına su dökerek uyandırırlar? Çünkü suyun kaldırma kuvveti vardır.

Köfteyle möfte arasında ne fark vardır? Biri kıymadan yapılır diğeri mıymadan...

Geçen gün kamyonu sürdüm, Leonardo da Vinci...

Fransızların nesi eksiktir? "Fran"ları tabii ki!

Çok iyi göbek atan kazana ne denir? İyi oynayan kazansın!

Tem otoyoluna muz düşerse ne olur? Temmuz...

Yerin kulağı war benim de kulağım war. Ben yer miyim? Hayır yemem...

Bir adam karısını dövüyormuş, kapı calmış karısını dövmeye bırakmış, neden? Eşek sudan gelmiş.

Tomi'nin annesi kimdir? Anatomi


[IMG]http://img491.imageshack.us/img491/2052/*******************.gif[/IMG]


YOUTUBE



FORUMTR 3. YAŞ HEDİYEM!!!




Kamera Şakaları:


Komik Anlar:


Süper Gitar Çalıyor Mutlaka Dinleyin:




[IMG]http://img491.imageshack.us/img491/2052/*******************.gif[/IMG]




Mozart Biyografi:

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük müzik dehalarından biri olarak kabul edilen Wolfgang Amadeus Mozart, 27 Ocak 1756’da Salzburg Başpiskoposu’nun Yardımcı Müzik Direktörlüğü görevini yapan, kemancı ve besteci Leopold Mozart’ın oğlu olarak dünyaya geldi.

Müzikte çok erken bir gelişme göstererek 3 yaşında piyano çalmaya ve 5 yaşında beste yapmaya başladı. Ablası Maria Anna da (1751–1829) başarılı bir yorumcuydu. Leopold yetenekli çocuklarını Avrupa’ya tanıtmaya karar verdi. İlk olarak 1762’de Münih ve Viyana’ya gittiler. bu tarihte ciddi bir eğitim almamasına karşın keman çalmaya da başlamıştı. 1763’ten 1766’ya değin süren ilk uzun turnede Münih, Augsburg, Frankfurt, Cologne, Brüksel, Paris ve Londra’ya gittiler. Paris’te Versailles Sarayı’nda 15. Louis ve Londra’da III. George tarafından kabul edildiler. Londra’da J.C Bach, Abel ve Manzuoli ile çalışma imkânı buldu. Hollanda ve Avusturya ziyaretlerinin ardından, ailesi 1766’da Salzburg’a geri döndü. 1767’de ikinci kez Viyana’ya gitti. 1769’a değin Bastien und Bastienne ve La Finita Semplice adlı iki opera besteledi. 1769’da, babası Mozart’ı İtalya’ya götürdü. Artık Mozart’ın dehası herkes tarafından kabul ediliyordu. Martini, Nardini ve Jomelli ile çalışma imkanı buldu. Allegri’nin Miserere adlı eserini ilk kez dinledikten sonra eksiksiz olarak yazması İtalya’da Mozart’a olan hayranlığı daha da artırdı. Aralık 1770’te Mitiridate, re di Ponto operası Milano’da gösterildi ve büyük başarı kazandı.

1777’de babasının sağlığı el vermediği için, turnelerine annesi ile devam etti. Münih, Augsburg ve Mannheim’in ardından 1778’te Paris’e geldiler. Annesi aynı yılın Temmuz ayında öldü. Paris o dönemde Piccini ile Gluck arasındaki çekişmeye odaklanmış olduğu için, Mozart’a fazla ilgi gösterilmedi.

Mannheim’da bulunduğu sırada 18 yaşındaki Aloysia Weber’e aşık oldu. Aloysia ile İtalya’ya gitmek istedi; ancak reddedildi. Morali bozuk ve sinirli bir şekilde Salzburg’a dönen artık keman çalmayacağını, sadece klavyeli enstrümanlar ve aryalar üzerinde çalışacağını söyler; ancak Sinfonia Concertante isimli keman ve viyola için konçertoyu besteler.

1781 yılında Salzburg Başpiskoposu’nun oyunları sonucu görevden alınır. Buna çok sinirlenen Mozart, hakarete uğradığını ve intikamını alacağını söyler; ama böyle bir durum olmaz. Viyana’ya yerleşen bu kez Weber ailesinin ortanca kızı Constanze’ye aşık olur ve evlenir. Weber ailesi Bohem tarzı yaşamaktadır. Constanze de aynı gibi elinde para tutmayı beceremez. Yine de bu evlilik Mozart’ı babasının baskısından kurtardığı için iyi olmuştur. Evliliğinin ardından verimli bir döneme girer. Her türde şaheser eserler verir. Le Nozze di Figaro (1786), Don Giovanni(1787) ve Cosi fan tutte (1790) operalarını besteler. Bu dönemde iyi gelir elde etmesine rağmen parayı elinde tutmayı bilemez. 9 yılda 11 kez ev değiştirir. Ayrıca mason olur. Müziğinin en güzel örneklerinden biri olan The Magic Flute operasını besteler.

ömrünün son dönemlerinde yine sıkıntılı günler geçiriyordu. Requiem üzerinde çalıştığı sıralarda böbrek yetmezliğinden 5 Aralık 1791’de öldü. Mezarının üzerine herhangi bir yazı yazılmadığı için tam olarak nereye gömülü olduğu bilinmemektedir. Requiem ise, öğrencisi Franz Xavier Sussmayr tarafından tamamlandı.

çok küçük yaşlardan itibaren saraylarda konserler vermiş, normal bir çocukluk yaşayamamıştır. Müzikte çok erken olgunluğa ulaşmasına karşın diğer konular göz önüne alındığında çocuk kalmıştır. Bunda yeteneklerini sömüren babasının da büyük payı vardır. Herkesten daha yetenekli olduğu için, diğer müzisyenler tarafından pek sevilmemiş, ömrünün büyük bölümünü iyi maaşlı bir iş arayarak geçirmiştir. Disiplinden uzak bir şekilde büyüyen Mozart’ın elindeki para da su gibi akıp gitmiştir.

Mozart’ın müziğinde mükemmel bir denge, berraklık ve duygusal yoğunluk vardır. Özellikle sonatlarında başka hiçbir bestecinin eserlerinde bulunmayan düzeyde tema bolluğu görülür.

eşsiz yeteneğiyle bütün müzik formlarında eserler verdi. 41 senfonisi, 27 piyano, 5 keman, 2 flüt, 4 korno, 1 klarinet konçertosu, 20 piyano sonatı vardır. Buna karşın Mozart’ın en başarılı eserleri operalarıdır. Canlı opera kişileri oluşturmakta başarısını ise ondan sonra yalnızca Verdi yakalayabilmiştir.


TOP 10
1 Ferhat Göçer - Yolun Açık Olsun
2 Yalın - Herşey Sensin
3 Fatih Erkoç - Kör Randevu / Collection
4 Kayahan - Biriciğim'e
5 Serdar Ortaç - GoldRemix
6 Sertab Erener - The Best Of / En İyiler
7 İbrahim Tatlıses - Bulamadım
8 Dolapdere - Big Gang Local Strangers
9 Duduk - Sarı Gelin / Sari Gyalin
10 Oğan Aydın - Kollarında


[IMG]http://img491.imageshack.us/img491/2052/*******************.gif[/IMG]



Takım Kadrosu:
1Aly Mondragon
2Stijepan Tomas
4Rigobert Song
5Orhan Ak
7Okan Buruk
9Hakan Şükür
10Necati Ateş
11Hasan Şaş
12Aykut Erçetin
14Mehmet Topal
16Marcelo Adrian Carrusca
17Fevzi Elmas
18Ayhan Akman
19Cihan Haspolatlı
21Emre Aşık
22Sasa Ilic
23Junichi İnamoto
24Mehmet Güven
25Ferhat Öztorun
26Aydın Yılmaz
28Tolga Seyhan
55Sabri Sarıoğlu
58Hasan Kabze
66Arda Turan
67Ergün Penbe
99Ümit Karan



Fikstür

2. Devre Fikstürü


26.01.2007 Galatasaray-Ankaraspor
02.02.2007 Kayserispor-Galatasaray
09.02.2007 Galatasaray-Vestel Manisaspor
16.02.2007 Gaziantepspor-Galatasaray
23.02.2007 Galatasaray-Denizlispor
02.03.2007 Beşiktaş-Galatasaray
09.03.2007 Galatasaray-Trabzonspor
16.03.2007 Konyaspor-Galatasaray
30.03.2007 Ankaragücü-Galatasaray
06.04.2007 Galatasaray-Kayseri Erciyesspor
13.04.2007 Gençlerbirliği-Galatasaray
20.04.2007 Galatasaray-Çaykur Rizespor
27.04.2007 Sakaryaspor-Galatasaray
04.05.2007 Galatasaray-Antalyaspor
11.05.2007 Sivasspor-Galatasaray
18.05.2007 Galatasaray-Fenerbahçe
25.05.2007 Bursaspor-Galatasaray


!!!SEYRANTEPE STADI!!!

Seyrantepe projesi nedir? Yılan hikayesine dönen ve Fenerbahçe Kulübü'nün “Galatasaray kayrılıyor, devlet, malını doğrudan kimseye veremez” diyerek ısrarla muhalefet ettiği G.Saray'ın Seyrantepe projesi hayata geçmek üzere.


Galatasaray'ın parasızlıktan yapamadığı, eskiyen ve UEFA standartlarına uymayan Ali Sami Yen Stadı ve yeni stad için bulunan çözüm ise şöyle;


1- Galatasaray GSGM'ne ait olan Ali Sami Yen'deki 49 yıllık kullanım (kiralama) hakkından vazgeçecek ve orasını devlete bırakacak.



2- Maliye Bakanlığı'nın malı olan ve sadece dernekler, kooperatifler ve sağlık hizmetlerine tahsisi düşünülen Seyrantepe'deki 384 dönümlük arazinin de “irtifak hakkı” Galatasaray'da. G.Saray 384 dönümlük “irtifak hakkı”ndan da vaz geçecek, bu iki “haktan” vaz geçmeye karşılık da devlet Galatasaray'a Seyrantepe'de 120 dönüm arazi üzerine TOKİ vasıtasıyla bir stat yapacak. Yapılan stat da yine 49 yıllığına Galatasaray'a verilecek. Tapusunun verilmesi söz konusu değil.


Ali Sami Yen Stadı ile Galatasaray'ın irtifak hakkından vaz geçtiği 264 dönümlük Seyrantepe arazisinin maddi değeri TOKİ'nin yapacağı stad ile denk olarak öngörülüyor. Hatta bir çokları da bu işten Galatasaray'ın kayıpla çıktığı savını ileri sürüyor. Fenerbahçe de acımasız muhalefetini sürdürüyor ama “yasal engelleme” yapabilecek hiç bir gücü yok! Çünkü Galatasaray da Ali Sami Yen'i vererek bedel ödüyor.

Seyrantepe Stadı projesi için çeşitli görüşler var;


- Üstü kapalı olup, istenirse açılacak.


- Futbol sezonu dışındaki aylarda diğer kültürel ve sosyal etkinlikler için kullanılabilecek. Örneğin; Amsterdam Stadı'ndaki gibi kayak da yapılabilecek.


- Tribünlere perde indirilerek ayrı bir konsept de uygulanabilecek.


- GoCard yarışları yapılabilecek.


- Konserler verilebilecek.


- Fuar alanı olarak kullanılabilecek,


- Düğün, ve geceler yapılabilecek.


Sahanın raylı sistem olup gereğinde dışarı çıkartılması da düşünülmüş ancak bu sistem çok yer kaybına sebep olduğu için ve her seferinde çok masraf gerektirdiğinden vaz geçilmiş. Onun yerine, başka amaçla kullanıldığında her seferinde yeniden çimlendirmek daha ucuza mal oluyormuş. Bedeli de 100 bin euro imiş. Rulo çim kullanılıyor, UEFA suni çime bile izin veriyormuş.

TAKIM HAKKINDA SON HABERLER


"Futbola devam"

Sakarya'nın yerel gazetesi Yeni Sakarya'nın düzenlediği ''Sakarya'nın Değerleri ve Yılın Sporcuları'' ödül töreni yapıldı. Törende, Galatasaraylı milli futbolcu Hakan Şükür, Galatasaraylı defans oyuncusu Orhan Ak, Antalyaspor Genel Direktörü Yılmaz Vural ve (A) Milli Futbol Takımı antrenörü Oğuz Çetin ödül aldılar.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Galatasaraylı milli futbolcu Hakan Şükür, puan farkıyla gerideyken bile kazanma hırslarından bir şey kaybetmediklerini söyledi. Her takımın her takımı yenebilecek düzey olduğunu ifade eden Şükür, şunları söyledi: ''Son 4 maçımızı kazanırsak, şampiyon olacağımızı düşünüyorum. Biz zirvedeki rakibimiz Fenerbahçe'den 6 puan gerideyiz. Kalan 4 maçımızı da kazanırsak şampiyon olacağımızı düşünüyorum. Şampiyonluk son maça kalacak gibi. Sondan bir önceki hafta Fenerbahçe ile oynayacağız. Bu maçı kazandığımız taktirde geriye 3 puan kalacak. Böyle düşündüğümüzde şampiyonluk son maça kalacak. Biz kalan 4 maçımızı kazanarak, rakiplerimizin puan kaybetmesini bekleyeceğiz.''
Hafta sonunda Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında maç yapılacağını anımsatan Hakan Şükür, her iki takım arasında da büyük bir rekabet olduğunu belirterek, şunları söyledi: ''Yaşanmış bir kupa maçı var ortada. Güzel ve zor bir maç olacak. Atmosferi çok yüksek olacak. Geriden gelen bir Beşiktaş vardı, bizimle birlikte. Bu avantajı kaybetmek istemeyecekler. Ama bizim için en iyi skor beraberlik olur.''

-''BU SEZON REKOR KIRMAK İSTİYORUM''-

Eski futbolcu Tanju Çolak'a ait 240 gollük rekoru kırma isteğinde olduğunu kaydeden Hakan Şükür, şunları söyledi: ''Bu sezon rekor kırmak istiyorum. Ancak bazı şeyler istemekle yetmiyor. İlk yarının sondan 6-7 haftasında ağır bir sakatlık geçirdim. Futbola dönüşüm, ilk yarıdan sonraki Ankaraspor maçında oldu. O maçta aynı sakatlığı diğer kaburgamdan yaşadım. Yine 5-6 hafta oynamadım. Bir futbolcunun bir iyileşip, devamlı sezon başı geçirip, tekrar geri dönmesi çok zor. Hazır olmadığım dönemde milli takım araya girdi. Tabii ki ihtiyaç da vardı. Bu inişli çıkışlı dönemde performans düşüklüğü yaşadım. Bu da beni yedeğe attı. Şu anda yedek soyunuyorum. Ama fark etmez. Az dakika da oynasam bu camiayı seviyorum. İnşallah, ben ve arkadaşlarım önce şampiyonluğu yaşarız ve ardından gelen bir rekor olursa da çok memnun olurum. Bu sezon rekor kırmak istiyorum.''

Şükür, futbolu bırakmasıyla ilgili soruyu ise ''Ben kendimi iyi hissediyorum. Oynamak istiyorum. Tabii ki şartlar ne getirir önümüzdeki günlerde göreceğiz'' diye yanıtladı.

-''GALİBİYETLER KENETLENMEMİZDEN KAYNAKLANMAKTA''-

Galatararay'ın defans oyuncusu Orhan Ak da ligde geriye kalan 4 maçı kayıpsız atlatarak, rakiplerinin puan kaybetmelerini bekleyeceklerini söyledi. Son haftaya kadar heyecanın artarak devam etmesini umduğunu belirten Ak, şunları kaydetti:
''Açıkçası daha gerilere baktığımızda çok iyi oynuyorduk. Fakat bunu sonuca yansıtamıyorduk. Özellikle son haftalarda üst üste gelen galibiyetler biraz da kenetlenmemizden kaynaklanmakta.''

-''1-2 HAFTADA YAPILACAK MAÇLAR ŞAMPİYONU BELİRLEYECEK''-

(A) Milli Takım Antrenörü Oğuz Çetin de ilginç bir lig yaşadıklarını belirterek, şunları söyledi: ''Küme düşme potasında olan takımlar olsun, şampiyonluğa giden takımlar olsun, herhalde son haftaya kadar bu mücadele devam edecek. Uzun yıllardan beri bu şekilde bir lig izlememiştik. Özellikle, önümüzdeki hafta oynanacak maçlar tansiyonu daha da artıracak. Son dakikaya kadar bunu izleyeceğiz. Şampiyonluk yarışında Fenerbahçe, Beşiktaş ve onları takip eden Galatasaray var. Matematiksel olarak Fenerbahçe 2 puan önde olduğu için daha avantajlı, ancak önünde zorlu maçlar var. Özellikle, önümüzdeki 1-2 haftada yapılacak maçlar şampiyonu belirleyecek.''
Ödül törenine, Antalyaspor Genel Direktörü Yılmaz Vural, eski teknik direktör Necdet Niş, sanatçı Coşkun Sabah, gazeteci Şansal Büyüka, eski bakanlar Sadettin Tantan, Nevzat Ercan ve Ersin Taranoğlu, AK Parti Sakarya Milletvekili Süleyman Gündüz, Demiryol-İş Sendikası Genel Başkanı Ergun Atalay ve birçok davetli katıldı.


[IMG]http://img491.imageshack.us/img491/2052/*******************.gif[/IMG]
Merakla Beklenen Örümcek Adam 3

Vizyon tarihi: 4 Mayıs 2007
OY: 5.2/10 (77 oy)
Yönetmen: Sam Raimi
Senaryo : Alvin Sargent, Stan Lee(Kitap), Steve Ditko(Kitap)
Müzik: Christopher Young(Kitap)
Görüntü yönetmeni: Bill Pope(Kitap)
Oyuncular: Tobey Maguire , Kirsten Dunst , devamı...
Tür: Aksiyon, Macera, Fantastik, Bilim Kurgu, Çizgi Roman
Yapım: ABD 2007 156 dakika (Renkli)
Dil: İngilizce
Yapımcı Firmalar: Columbia Pictures
Dağıtıcı Firmalar: Warner Bros

Spider Man 3 Filminin Galası, Örümcek Adam'ın Memleketinde Yapıldı


Sinemalarda Cuma günü gösterime girecek "Spider Man 3(Örümcek Adam - 3)" filminin Amerika açılış galası Queens'te yapıldı. Queens'te bugüne kadar yapılan ilk film galasına UA Kaufman Astoria stüdyosu ev sahibi oldu. Filmin yıldızlarını ve katılımcı ünlü simaları görmek için Astoria'daki stüdyonun önüne binlerce hayran toplandı.

Bütün dünyada merakla beklenen Spider Man 3 filminin galası için Astoria'nın seçilmesinin özel bir sebebi var. Seride, Örümcek Adam karakterine dönüşen gazeteci Peter Parker karakteri, doğma büyüme Astorialı.


SÖZÜN BİTTİĞİ YER

Vizyon tarihi: 4 Mayıs 2007
OY: 7.2/10 (4 oy)
Yönetmen: İsmail Güneş
Senaryo : İsmail Güneş, Ömer Faruk Birpınar
Müzik: P. Murat Özdemir
Görüntü yönetmeni: Baybars Tekin, Ahmet Bayar
Oyuncular: Mehmet Özgür , Yasemin Balık ...
Tür: Dram
Yapım: Türkiye 2007 115 dakika (Renkli)
Dil: Türkçe


'Sözün Bittiği Yer'de..

BİR BABANIN DRAMININ ANLATILDIĞI 'SÖZÜN BİTTİĞİ YER' FİLMİNDE, OĞLUNU LÖSEMİDEN KAYBEDEN MEHMET ÖZGÜR BAŞROLDE.

6 yaşındaki lösemi hastası olan oğlunu kurtarmak için palyaçoluk yapan bir babanın dramının anlatıldığı 'Sözün Bittiği Yer' filminde, 3.5 yıl önce oğlunu lösemiden kaybeden Mehmet Özgür başrolde.

İsmail Güneş'in yönetmenliğini üstlendiği, Mehmet Özgür, Yasemin Balık, Volkan Severcan, Elif Sümbül Sert ve Okan Tangücü'nün başrolde olduğu 'Sözün Bittiği Yer', 4 Mayıs'ta vizyona girecek. Kamu-Sen Sendika Birliği, Kültür Bakanlığı ve Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı'nın desteğiyle çekilen film, bir babanın oğlunu yaşatmak uğruna neler yapabileceğini anlatıyor. Ayrıca filmde konuk oyuncu olarak doktor rolünde Ezel Akay, oyuncu rolünde Tardu Flordun, hakim rolünde de Ahmet Özhan rol alıyor. Filmin en önemli özelliği ise, lösemili bir çocuğun babasını canlandıran Mehmet Özgür'ün, gerçek hayatta da oğlunu lösemiden kaybetmiş olması. Senaryodaki mücadelenin aynısını 3.5 yıl önce oğlu için veren Özgür'ün, çoğu sahnenin çekimlerinde gözyaşlarına boğulduğu öğrenildi...

3.5 yıl önce oğlunu lösemiden kaybeden Mehmet Özgür ve minik oyuncu Okan Tangücü'nün başrolü paylaştığı film, lösemi hastası oğlunu kurtarmak için palyaçoluk yapan bir babanın öyküsünü anlatıyor.


[IMG]http://img491.imageshack.us/img491/2052/*******************.gif[/IMG]

SANAT NEDİR?

Alıntı:
Sanat, en kaba anlamıyla, yaratıcılığın ve/veya hayalgücünün ifadesi olarak anlaşılır.

Tarih boyunca neyin sanat olarak adlandırılacağına dair fikirler sürekli değişmiş, bu geniş anlama zaman içinde değişik kısıtlamalar getirilip yeni tanımlar yaratılmıştır. Bugün sanat terimi birçok kişi tarafından çok basit ve net gözüken bir kavram gibi kullanılabildiği gibi akademik çevrelerde sanatın ne şekilde tanımlanabileceği, hatta tanımlanabilir olup olmadığı bile hararetli bir tartışma konusudur. Açık olan nokta ise sanatın insanlığın evrensel bir değeri olduğu, kısıtlı veya değişik şekillerde bile olsa her kültürde görüldüğüdür.

Sanat sözcüğü genelde görsel sanatlar anlamında kullanılır. Sözcüğün bugünkü kullanımı, batı kültürünün etkisiyle, ingilizcedeki 'art' sözcüğüne yakın olsa da halk arasında biraz daha geniş anlamda kullanılır. Gerek İngilizce'deki 'art' ('artificial' = yapay), gerek Almanca'daki 'Kunst' ('künstlich' = yapay) gerekse Türkçe'deki Arapça kökenli 'sanat' ('suni' = yapay) sözcükleri içlerinde yapaylığa dair bir anlam barındırır. Sanat, bu geniş anlamından Rönesans zamanında sıyrılmaya başlamış, ancak yakın zamana kadar zanaat ve sanat sözcükleri dönüşümlü olarak kullanılmaya devam etmiştir. Buna ek olarak Sanayi Devrimi sonrasında tasarım ve sanat arasında da bir ayrım doğmuş, 1950 ve 60'larda popüler kültür ve sanat arasında tartışma kaldıran bir üçüncü çizgi çekilmiştir.


Mona Lisa
Alıntı:
Mona Lisa, (İtalyanca ve İspanyolca: La Gioconda; Fransızca: La Joconde), İtalyan Rönesans sanatçısı Leonardo da Vinci'nin eseridir. Tablodaki kadın, yüzündeki "gizemli gülümseme" ile sanat tarihinin bir parçası haline gelmiştir.

Leonardo, "Mona Lisa" tablosu için çalışmalarına 1503 yılında başladı ve eseri tamamlaması üç - dört yıl sürdü. Eser şu anda Fransa'daki Paris - Louvre Müzesi'nde sergilenmektedir. Ayrıca tablonun güvenliği gelişmiş bir X-ışını sistemiyle sağlanmaktadır.
[center][IMG]http://img491.imageshack.us/img491/2052/*******************.gif[/IMG]


[IMG]http://img491.imageshack.us/img491/2052/*******************.gif[/IMG]
Oyun Bölümü


Nasıl Bilgisayar Oyunu Yapılır??

Bilgisayar oyunları oynarken zorluklardan uzak durmaya çalışıyor olabilirsiniz. Peki, bilgisayar oyunlarını hazırlayanların ne gibi zorluklara göğüs gerdiğini hiç merak ettiniz mi? Oyun nedir? Kurnazlığın, becerikliliğin, rastlantının rol oynadığı, kazananların ve kaybedenlerin bulunduğu, uzlaşmalı kurallara dayanan bir eğlence mi? Eğlenerek zaman öldürmenin bir aracı mı? Ne derseniz deyin, bilgisayar oyunları artık hayatımızın bir parçası! Uzakdoğu, eski Yunan, Mısır ve Roma uygarlıklarından beri, insanoğlu "oyun tutkusu"ndan vazgeçemiyor. Nitekim ilk bilgisayar oyunu, 1962 yılında, değeri milyonlarca dolar eden ve uzay araştırmalarında kullanılmak üzere tasarlanan bir bilgisayarda "gizlice" yazılmıştı!

teknoloji/oyun/1115039005460.jpg1970' lerde, televizyonlara bağlanan oyun konsollarının satışa çıkmasıyla yeni bir sektör doğdu. 1980'lerde yükselişe geçen oyun kon sollan, Commodore 64 ve Amiga bilgisayarlarının yaygınlaşmasını sağladı. Ancak, asıl patlama "kişisel bilgisayar"ların doğuşu ile gerçekleşti. Bugün ise, karşımızda, film ve müzik sektörlerinin toplamından çok daha büyük bir "endüstri" var...

DFC Intelligence şirketinin yaptığı araştırmaya göre, 2003 yılında dünyada oyun sektörünün büyüklüğü 23,5 milyar doları buldu. Bu rakamın 2009 yılında 31,6 milyar dolara ulaşacağı düşünülüyor. Ancak, küçük bir uyarıda bulunalım: Rakamlar işin sadece "yazılım ayağı"nı temsil ediyor. Oyun konsollarının ve joystick, sanal gerçeklik kaskı gibi yan donanımların satışları, bu rakamların birkaç kat daha büyümesine yol açacak!

teknoloji/oyun/1115039005140.jpgŞu sıralarda bilgisayar oyunlarının oynanabildiği birçok farklı platform bulunuyor. Kişisel bilgisayarların dışında; Sony Playstation, Microsoft X-Box, Nintendo Game Cube, Sega Dreamcast gibi oyun konsolları ve Nintendo, Sony PSP, Nokia N-Gage gibi avuçiçi araçlar, birbirleriyle kıyasıya bir rekabet içinde. Tüm bunların dışında, dünya üzerindeki 1,1 milyar cep telefonunun çoğunda da oyun oynanıyor! Bir oyun nasıl üretiliyor? Nasıl çalışıyor? Merak ediyorsanız, bu yazı size renkli bir dünyanın kapılarını aralayacak.

Bir oyunun teknolojik anatomisi
Bilgisayar oyunları, gerekli olan tüm yazılımın her oyun için yeniden yazılması şartını ortadan kaldırmak amacıyla, "oyun motoru" denilen çekirdek yazılımlar temel alınarak geliştiriliyor. Birden fazla oyunun aynı oyun motorunu kullanabilmesi, programlama süresini ve maliyeti önemli oranda düşürebiliyor. Oyun motorları, kullanılacakları oyun türlerine göre çeşitli programlama işlemlerini yapacak alt sistemlerden oluşuyor. Günümüzde, neredeyse tüm popüler oyunlarda kullanılan üç boyutlu görüntü izdüşümleme dışında; üç boyutlu fiziksel simülasyon, kemik animasyon, ses efekti, teknoloji/oyun/1115039096745.jpgmüzik, yapay zeka, ağ bağlantısı gibi ek yapıları da içeren motorlar yaygın.

Unreal, Quake, Half Life gibi, fiyatlan yüz binlerce dolara kadar çıkabilen ticari oyun motorları, genelde oyun yapımına yardımcı ek programlarla birlikte dağıtılıyor. Open Source (Açık Kaynak) özgürlüğünü kullanan ve ücretsiz olan CrystalSpace gibi oyun motorları, nispeten basit aracı programlarla üretilmekle beraber, BIender gibi diğer özgür yazılım ürünleriyle birlikte kullanılarak, ticari yazılımlara gerek olmadan oyun üretebiliyor. Oyun motonınun alt programlarından "Fizik motoru", nesnelerin dış dünya ile etkileşimlerini sağlamaya, örneğin yerçekimi ve çarpışma gibi dış etkenlerin fizik yasalarına uyumlu bir şekilde oyuna taşımnasına yarıyor.

teknoloji/oyun/1115039096927.jpgÜç boyutlu (3D) tasanmın üç ana alt başlığı var: modelleme, kaplama (Texture) ve animasyon. Animasyonun bir alt başlığı ise "Kemik Animasyon Motoru". Inverse Kinemation adı verilen sistemle, eskize ya da fotoğrafa göre tasarlanan modellere, bir iskelet yapı üzerine oturtularak, gerçeğe uygun bir anatomik yapı kazandınlıyor. Böylelikle, modelin tüm kas, doku ve kemik hareketleri, bütünüyle ve gerçeğe uygun bir yapıda tasarlanıyor. Kemik animasyon motorlannın sağladığı gerçekçilik duygusu, oyunlann her geçen gün daha fazla "gerçek dünyaya" yaklaşmasına yol açıyor. Düşmanınızı diz kapağından mı vurdunuz? O artık yürüyemez!

Del Piero'dan "hareket kapmak"
Pires'ten Henry'ye müthiş bir pas! Henry topu alıyor! Ceza sahası içinde bir çalım atıyor! Henry! Henry! Harika çalımlar! Henry gole gidiyor! Ve gooool! Harika bir gol sayın seyirciler; Henry 90'a vurdu! Kaleci Toldo'yu avladı! Arsenal 1-0 önde!" Heyecanlı değil mi? Artık aynı gerçekliği bilgisayar oyunlannda da yaşayabiliyoruz. Örneğin, Electronic Arts'ın futbol oyunu FIFA serilerindeki futbolcular gerçeklerine nasıl bu kadar benzeyebiliyor?

Ronaldinho, Thierry Henry ve Alessandro Del Piero gibi dünyaca ünlü futbolculara uygulanan sihirli bir yöntemle: Motion Capture! Sinema, video ve bilgisayar oyunlan endüstrisinde sıkça kullanılan Motion Capture (Hareket Yakalama) tekniği, bir nesne (çoğunlukla insan) modeli üzerine yerleştirilen alıcıların, daha önceden bilgisayarğa tasarlanmış animasyon çizimiyle etkileşime geçmesini sağlıyor. Böylelikle animasyon çizim, modelin her yaptığı hareketi uygulayabiliyor.

Alessandro Del Piero, Ronaldinho gibi oyuncularla "fahiş fiyatlar karşılığında" birkaç saatliğine anlaşan oyıın firmaları, bu ünlü futbolcuların üzerine alıcılar yerleştirerek, onların özel çalım ve hareketlerini bilgisayar ortamına aktarıyor.

Bir Motion Capture oturumunda, model (bu bir dansçı, böcek ya da at bile olabilir), parlayan etiketlerin yapıştırıldığı mayo benzeri bir giysi giyiyor. Kameralar, modelin üzerindeki her parlayan etiketin pozisyonunu saniye saniye bilgisayara aktararak kayıt işlemini sonlandırıyor. Bu optik sistemden başka, Motion Capture, manyetik sensörler sayesinde, üç boyutlu görüntünün tamamlarımasına yarayan verinin bilgisayara iletilmesiyle de gerçekleştirilebiliyor.

Daha sonra, kaydedilen datalar bilgisayarda ayrıntılarıyla işleniyor ve animasyoncuların kullanabileceği Maya ve 3D Studio Max gibi program formatlarına dönüştürülüyor. Böylelikle animasyoncu, daha önceden hazırlanan kemik animasyonun "harekete geçmesi" sonucu, oyundaki ya da sinemadaki karakterin vücut hareketlerini ayrıntılarıyla çizmek zorunda kalmıyor. Bu da, projeye hem zaman hem de tasarruf kazandırıyor.

Tom Hanks'in modellik yaptığı The Polar Express filmi tamamen bu yöntemle çekildiği için, yeni bir tekniğin, Performance Capture'ın doğmasına sebep oldu. Performance Capture yöntemi, aktörlerin yüzlerindeki ifade ve mimiklerin sayısal olarak kaydedilip, ayrıntılı animasyonlar yaratılmasını sağlıyor. Yüzüklerin Efendisi'ndeki Gollum'u canlandıran aktör Andy Serkis'in ne kadar önemli bir iş başardığını, şimdi daha iyi anlayabiliyoruz.

Tüm bu aşamaları geçtikten sonra, oyunun daha eskiz çalışmalarının yapıldığı sırada tasarlanan karakterleri, mekanları, zeminleri ve nesneleri, oluşan sahnenin içine sokmak gerekiyor. Burada da devreye senaryo motoru giriyor. Bir oyunun beyni sayılabilecek senaryo motoru, kısaca karakterlerin hangi mekanlarda hangi olaylar ile karşılaşacaklarını ve nasıl tepki vereceklerini belirlemeye yarıyor.

Ses efektleri ve müzikler de eklendikten sonra, sıra, oyunun en sancılı süreci olan donanım uyumluluğuna ve beta testlerine geliyor. Bazı oyunlar, test aşamasında yeniden yapılıp değiştirilebiliyor. Bazıları ise, bir daha yüzüne bakılmamak üzere çöpe atılıyor.

Hepsi bitti mi? Neredeyse... Geriye sadece "deveye hendek atlatma" kısmı, yani oyunun pazarlanması kalıyor. İyi bir oyunun kar etmesi için, en az 100.000 adet satması gerekiyor. Peki, bu hikayeden bize ne kalıyor? 'Korsan CD'cilerden kopya oyun satın almak ve ardından "Türkiye'de neden oyun yapılmıyor" diye hayıflanmak! Neyse, gökten üç elma düşmüş, onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine. "Game over..."

Türkiye'de bilgisayar oyunları
Türkiye'de kesin bilgi olmasa da, ilk oyun çalışmalmarının Commodore 64, Sinclair Spectrum ve benzeri platformlarda amatör gruplarca başlatıldığı söyleniyor. 1989'da, ilk olarak Byte Bilgisayar tarafından Commodore 64 uyumlu "Keloğlan" oyunu piyasaya sürüldü.

"Hit" olan ilk yerli oyun, 1995 yılında Compuphiliacs ile SiliconWorx tarafından tasarlanan ve raks tarafından dağıtılan "Lale Savaşçıları"ydı. Bu arada "Lale Savaşçıları"nı yapan ekip, StillPsycho adıyla 2002'de tekrar bir araya geldi. Artık kendilerini, özgür yazılıma dayanan oyunları geliştirmeye adakmış durumdalar.

Önümüzdeki günlerde piyasaya çıkması beklenen önemli yerli oyunlarsa; 3Te Games'in 2.5 yıldır üzerinde çalıştığı "Pusu" ile yurtdışında başarılı işlere imza atmış Mevlüt Dinç ve ekibinin hazırladığı "İstanbul".




!!! REP ÖDÜLLÜ ZEKA SORUSU !!!
NOT: Sorular Her Gün Yenilenecek

Alıntı:
1. Soru sacredmaniac tarfından cevaplandı. +19300 rep haketti.
2. Soru sacredmaniac tarfından cevaplandı. +19300 rep haketti.

3. Soruyu 10 gün boyunca kimse cevaplayamadı.
4. soruyu cevaplandı.
5. soruyu cevaplandı.
6. soruyu cevaplanamadı
7. soruyu cevaplayana +43000

6. Soru:
üç_beş_yedi_dokuz_ondört_ondokuz=?
sıradakı rakam sızce nedır ???

Mesajı son düzenleyen cemsand ( 04-07-07 - 15:37 ).
cemsand çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-04-07, 21:25   #2 (permalink)
Banlandı
 
Giriş Tarihi: 14-02-2006
Mesajlar: 13,430
Rep Puanı: 6702032
seкo Rütbe: Artı 11seкo Rütbe: Artı 11seкo Rütbe: Artı 11seкo Rütbe: Artı 11seкo Rütbe: Artı 11seкo Rütbe: Artı 11seкo Rütbe: Artı 11seкo Rütbe: Artı 11seкo Rütbe: Artı 11seкo Rütbe: Artı 11seкo Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0
Varsayılan C: Cemsand'ın Kişisel Sayfası


Hoş bir sayfa olmuş Emeğine sağlık
seкo çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-04-07, 21:27   #3 (permalink)
Şampiyon Moderatör
 
Giriş Tarihi: 13-12-2005
Yer: le Yeksan Eylerim!!
Yaş: 28
Mesajlar: 37,308
Rep Puanı: 105274720
haberbatur Rütbe: Artı 11haberbatur Rütbe: Artı 11haberbatur Rütbe: Artı 11haberbatur Rütbe: Artı 11haberbatur Rütbe: Artı 11haberbatur Rütbe: Artı 11haberbatur Rütbe: Artı 11haberbatur Rütbe: Artı 11haberbatur Rütbe: Artı 11haberbatur Rütbe: Artı 11haberbatur Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 1053154
Varsayılan C: Cemsand'ın Kişisel Sayfası


emeğine sağlık güzel olmuş
haberbatur çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-04-07, 21:28   #4 (permalink)
*SardeiS ArtemiS PaktoloS*
 
Giriş Tarihi: 14-06-2005
Yer: уαℓσωα
Yaş: 22
Mesajlar: 5,445
Rep Puanı: 13828615
υяαησѕ™ Rütbe: Artı 11υяαησѕ™ Rütbe: Artı 11υяαησѕ™ Rütbe: Artı 11υяαησѕ™ Rütbe: Artı 11υяαησѕ™ Rütbe: Artı 11υяαησѕ™ Rütbe: Artı 11υяαησѕ™ Rütbe: Artı 11υяαησѕ™ Rütbe: Artı 11υяαησѕ™ Rütbe: Artı 11υяαησѕ™ Rütbe: Artı 11υяαησѕ™ Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 138380
Varsayılan C: Cemsand'ın Kişisel Sayfası

Biraz daha sayfa düzenine özen göstersen daa güzel olucak emeğine sağlık .
υяαησѕ™ çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-04-07, 21:31   #5 (permalink)
C☆ jokeR Mod
 
Giriş Tarihi: 01-09-2005
Yer: imiz yurdumuz ForumTR Ortam: O biçim... Takım:Galatasaray
Yaş: 25
Mesajlar: 30,251
Rep Puanı: 46577669
eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11eFsAh Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 466115
Varsayılan C: Cemsand'ın Kişisel Sayfası

Daha güzel olabilirdi.
Teşekkürler
eFsAh çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 04:19
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)