|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
| Kişisel Sayfam Kişisel Sayfanızı Hazırlayın, Düşüncelerinizi Özgürce İfade Edin. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
уαкışıкℓı üує
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 09-02-2007
Yer: σя∂αуıм , вυя∂αуıм
Mesajlar: 1,096
Rep Puanı: 6357229
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Kişisel Sayfama Hoşgeldiniz.
![]() Şiir Vikipedi- Deneysel Şiir. Şiir Vikipedi, özgür ansiklopedi Git ve: kullan, ara Şiir, dilin anlam, ses ve ritim öğelerini belli düzen içinde kullanarak bir olayı, ya da bir duygusal ve düşünsel deneyimi yoğunlaşmış ve sıradanlıktan uzaklaşmış bir biçimde ifade etme sanatıdır.ama birçok yazar ve şaire göre değişebilir. Yahya Kemal Beyatlı şiiri bildiğimiz musikiden farklı bir musiki" olarak tanımlarken, Cahit Sıtkı Tarancı'ya göre şiir "Kelimelerle güzel şekiller kurma sanatıdır" Ahmet Haşim şiiri "Söz ile musiki arasında olan fakat sözden ziyade musikiye yakın olan bir lisan" olarak tanımlar. Necip Fazıl Kısakürek ise şiir için "Mutlak hakikati arama işidir" Erdi Bilal Yeşildal İmbikten süzülmüş kelimelerin, kelebeklerce kanat çırpışı der. Şiirin belli bir konusu ve üslubu vardır. Kimi aşk, ayrılık konusunu işler, kimi okura bir bilgiyi özlü bir biçimde verir. Bu sınıflandırma ile şiir türleri ortaya çıkmıştır. Bunlar Yunanca adlarıyla anılır. Lirik, epik, didaktik, satirik, pastoral, dramatiktir. Tanzimattan sonra oluşan bu adlandırmalardan önce Türk şiiri nazım şekillerine göre gazel, kaside, rubai, şarkı ve koşma olarak sınıflandırılmaktaydı.Bahara Az Kaldı Döndüm işte geriye Ne elim başkasına değdi Ne dudağım başkasını öptü Başka biriyle göz göze bile gelmedim Ara sokaklarda senden başka kaçamağım olmadı Döndüm işte geriye Ben yine aynı ben Biraz boyum uzadı Çok az kilo aldım Kemanımın telleri kırıldı Akordu bozuldu Şarkı söyleyemedim sen yokken Kimse bana eşlik etmedi Zaten yazdığım şarkıları da senden başkası bilmiyor Sen giderken yazdığım şarkı yarıda kaldı Seni düşünmekten devam bile edemedim Tek düşündüğüm sensizken ben Dedim ya döndüm artık Şarkılarım senden yana Aşkı özledim sensiz Vazgeçilmez alışkanlığım Çok şükür geçti artık Bırakalım her şeyi Unutalım Boş verelim olup biteni Anladım senden başkası yar olmaz bana Düğünümüz olsun bahara Gidelim uzaklara Bir evimiz olsun Bir de küçük bebeğimiz Bahçede de güllerimiz Ben işe gideyim Sen evde beni bekle Hayat sürsün böylece Ne yerimizi bilen olsun Ne sesimizi duyan İkinci bahara az kaldı Yapraklar dökülmeyecek Kuşlar gitmeyecek Geriye döndüm artık Seninleyim Kalbim seninle Acılar hiç dönmeyecek Sevinç çığlıkları yükselecek Bu rüya bitmeyecek Masal sürekli devam edecek Seninleyim artık Kavuştum Allah’a şükür ----------------------------------------------- # Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular, rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın, senin etinden, tırnağından ayrı, senin kokundan uzak. # Şu anda hiç bir şey mümkün değil. Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak ve her şeyden mahrumum ben. Şu anda sadece yalnızlık ve kahır. ßirazda Mordan Bahsedelim.. Mor, mavi ve kırmızı renklerin arasında bulunan, elektromanyetik tayf'da daha çok kırmızıya yakın olan renge verilen isimdir. Mor renginin hex değeri "#660099", RGB değeri "102, 0, 153", ve CMYK değeri "50, 153, 0, 102" dir. Mor eskiden beri ihtişam ve debdebenin son basamağı olarak bilinir. Onun için mor rengi tercih eden kadın, ihtişam ve lükse son derece bağlı demektir. Moru seven kadınlar debdebeyi sever, servet, konfor, şöhret ve mevki elde etmek isterler. Durmadan beğenilip iltifat yağmuruna tutulmadan kendilerini rahat hissetmezler. Mor rengi diğerlerine tercih eden erkekler de hayatın daha pahalı ve lüks cephesini tercih edeler. Gözleri daima yüksektedir. Önlerine gelenle dost olmak bunlar için duyulmamış bir şeydir. Ama bunlar gösteriş düşkünü birer servet avcısı değildir. Sadece aristokrat fikirli olurlar ve demokrasi diye bir şey olduğunu kabul etmezler. Nevrotik duyguları açığa çıkardığından, insanları bilinçaltının korkuttuğu saptanmıştı ßazen Hayata Farklı Renklerle Bakmak Gerekir. ![]() ßirazda Yazarlarımızdan ßahsedelim.. Yahya Kemal Beyatlı ![]() 'te dünyaya gelmiştir. Asıl adı Ahmed Agâh'tır. İlk öğrenimini Üsküp'te gördü. İstanbul Vefa Lisesi mezunudur. Başlangıçta Sultan II. Abdülhamit yönetimine karşı muhaliflerin safında yer alarak Paris'e gitti. Fransa 'da siyasal bilgiler okurken hocası Albert Sorrel'in etkisinde kalarak düşüncelerinde değişmeler oldu. Fransa'da 9 yıl kaldı. Fransız Edebiyatı'nı ve edebiyatçılarını yakından tanıma imkânı buldu. Onlardan etkilendi. Doğu Dilleri Okulu'na devam ederek Arapça ve Farsça 'sını geliştirdi. Divan şiiri üzerinde yoğunlaştı. 1913 yılında İstanbul'a döndü.Darülfünûn'da tarih ve edebiyat dersleri okuttu. Gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Lozan Konferansı'na katıldı. 1923'te Urfa Milletvekili seçildi. Çeşitli ülkelerde diplomatik görevler alarak Türkiye'yi temsil etti. Yozgat, Tekirdağ ve İstanbul Milletvekilliği yaptı. Pakistan Büyükelçiliği görevindeyken emekli oldu (1949) ve yurda döndü. Tedavi için Paris'e gitti. Bir yıl sonra da öldü (1958). Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en büyük temsilcilerinden birisidir. Edebiyata ilk atıldığı vakitler Bakî'nin bir taklitçisi olarak lanse edilmiştir ama onun sanat dehası daha sonra bu çevrede kendisinin çağında kendine özgü bir şair olduğunu kanıtlamıştır. Edebiyat tarihi ve edebiyat tarihçileri "Dört Aruzcular" olarak adlandırılanlar içinde Tevfik Fikret, Mehmet Akif Ersoy ve Ahmet Haşim'in bulunduğu kavram ayırımı içine koymuştur. Şiirlerinde aruz ölçüsünü kullanmış olmasına rağmen tek bir şiiri bu konu da istisna olmuştur: O da, 11'lik hece vezniyle yazdığı Ok şiiridir. Klasik şiirimizin temel özelliklerine bağlı kalarak, kendine özgü bir şair olmuştur. San'atta ve edebiyatta millî ve manevî değerlere bağlı kalmıştır. Şiirlerinde görülen ritim ögesi daima aynı sürer. Kurduğu bu ritimde anlatmak düşünce ya da his yavaş yavaş dizelere yayılmaya başlar ve her anlam ayırımında araya müziği bir perde gibi koyarak ses ve anlam kavramınının her ikisinin de biribiri içinde yitip gitmesini önler. Bunda o kadar başarılıdır ki Süleymaniye'de Bayram Sabahı adlı şiirinde okuyucu tarihi bir iklimin yanı sıra müzikal ve ruhî bir havaya sokar, bu havayı takiben de tarihi dekor ve değinişler okuyucuda manevi bir güç yaratır. Şiirlerinde zaman zaman hayranı olduğu Charles Baudaleire ve Arthur Rimbaud'un etkisi görülmekle beraber Yahya Kemal neticede "Gemiler geçmeyen bir ummanda" kendi şairlik abidesini kurmuştur. Yahya Kemal'in şiirlerinde ne kadar zor bir çalışma verdiğinin bilinmesi gerekir. Hatta bazı şiirilerini 30 yıl gibi bir zamanda yazdığını söylediğinde bu konunun nedenini şiirlerinin vermek istediği anlamı tam vermesinin gerekli olduğunu söylemiştir. Edebiyat dünyasında Tevfik Fikret'le yaptığı kalem kavgası önemli yer tutar. Tevfik Fikret'in gerek İstanbul'a kızdığı ve nefret ettiği için gerekse 20. yüzyıl başlarındaki baskılı ve sıkıntılı dönem yüzünden için İstanbul'u anlattığı ve ağır bir sövgü içeren "Sis" adlı şiirine karşılık Yahya Kemal buna çok sert bir şiiri olan "Siste Söyleniş" adlı şiiri yazarak aydın çevresine ve halka umut vermiştir. Yahya Kemal Beyatlı, ölümünden kısa bir süre önce şu beyiti söylemiştir: Yahya Kemal Beyatlı, şiirde mükemmelliği aradığı için olsa gerek, yaşadığı sürece şiirlerini kitap hâline getirmemiş; ancak ölümünden sonra kurulan Yahya Kemal Enstitüsü'nün yardımı ile şiirleri kitap halinde basılmış; bir çoğu da, başta Münir Nurettin Selçuk ve Osman Nihat Akın olmak üzere ünlü bestekârlar tarafından bestelenmiştir. Endülüs'te Raks, Aziz İstanbul,Geçmiş Yaz,Rindlerin Ölümü, Sessiz Gemi... gibi Eserleri. * Kendi Gök Kubbemiz(1961) * Eski Şiirin Rüzgarıyla(1962) * Rübailer ve Hayyam Rübailer Türkçe Söyleyiş(1963) * Aziz İstanbul(1964) * Eğil Dağlar(1966) * Siyasi Hikayeler(1968) * Siyasi ve Edebi Portreler(1968) * Edebiyata Dair(1971) * Çocukluğum,Gençliğim,Siyasi ve Edebi Hatıralarım(1973) * Tarih Müsahebeleri(1977) * Bitmemiş Şiirler(1976) * Mektuplar-Makaleler(1977) Ahmet Haşim ![]() 1885 yılında Bağdat'ta doğdu. Babası memur olarak başka yerlerde bulunduğundan, çocukluğunu annesinin yanında geçirdi. Sekiz yaşında iken annesini kaybetti. Babası İstanbul'a yanına aldırıp, zayıf Türkçe'sini kuvvetlendirmek için Numune-i Terakki Mektebi'ne (İstanbul Lisesi) verdi. Ertesi yıl, yatılı olarak Galatasaray Sultanisi'ne (Galatasaray Lisesi) yazdırdı. Galatasaray Sultanisi'ni bitirince, Reji İdaresi'nde memur oldu. Mekteb-i Hukuk'a kaydoldu fakat bitiremeden ayrıldı. Ahmet Haşim Fecr-i Ati Edebiyatının en önemli temsilcisidir. Ve bu grup dağıldıktan sonra bile bu edebiyat akımına bağlı olarak yazılarını yazmıştır. 1932 yılında tedavi için Frankfurt'a gitti. "Frankfurt Seyahatnamesi"ni burada yazmaya başladı ve dönüşünde bitirdi. 1933 yılında İstanbul Kadıköy'deki evinde öldü. Eserlerinde hayali ülkeler ve ütopik düşünceleri işlemiştir.Hece ölçüsünü "köylü vezni" olarak görmüş, bu yüzden bütün şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmıştır.Dili ağırdır,şiirin kaynağını bilinçaltında arar.'şiir anlaşılmak için değil,duyulmak içindir'görüşüyle kapalı şiirler yazar. Ayrıca şiirlerinin yanında sade bir dil ile yazdığı; deneme, fıkra ve gezi yazısı gibi nesir alanında da eserler vermiştir. En bilinen şiirleri O Belde ve Merdiven'dir. Sembolizmin Türkiye'deki en önemli temsilcilerinden biridir. Eserleri -Şiir- # Göl Saatleri (1921) # Piyale (1926 -Düzyazı- * Bize göre (1928) * Gurabâhâne-i Laklakan (1928) * Frankfurt Seyahatnamesi (Gezi notları,1933) Necip Fazıl Kısakürek ![]() Necip Fazıl Kısakürek (NFK)yazdığı "Kaldırımlar" adlı şiir çok beğenildiği için ona bu şiirine ithafen "Kaldırımlar Şairi" denmektedir Kayıtlı bir şecereyle, Alaüddevle devrinin Şeyhülislamı Mevlâna Bektut'a dayanan ve Dulkadiroğulları'na bağlı "Kısakürekler" soyuna mensuptur. Necip Fazıl'ın çocukluğu, mahkeme reisliğinden emekli büyük babasının İstanbul Çemberlitaş'taki konağında geçti. İlk ve ortaöğrenimini Amerikan Koleji ve Fransız kolejleri ile Bahriye Mektebi'nde (Askerî Deniz Lisesi) tamamladı. Lisedeki hocaları arasında dönemin ünlülerinden Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi (Akseki), İbrahim Aşkı gibi isimler vardı. Eserleri 12 yaşında şiire başlayan Necip Fazıl'ın ilk şiir kitabı daha 17 yaşında iken yayınlandı ve şiirleri M.E.B'in ders kitaplarında okutuldu. Genç yaşta yazdığı tiyatro eserleri, dönemin tiyatrolarında aylarca kapalı gişe sahnelendi. Paris dönüşü yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta ünlü yaptı. Henüz otuz yaşına basmadan çıkardığı yeni şiir kitabı Ben ve Ötesi (1932) ile takdir toplamayı sürdürdü. Yine M.E.B'in yayınladığı bir Türk şairleri Anatolojisi kitabında, 'N.F. Kısakürek herkes tarafından en iyi şair olarak kabul edilmese bile, Ben ve Ötesi Türk Edebiyatı nın en kuvvetli şiir kitabı olsa gerek, der. Meslektaşları tarafından da çok sevilen şair 'Üstat Necip Fazıl Kısakürek, olarak anılmaya başlandı. Şöhretinin zirvesinde iken felsefi arayışlarını sürdürüp içinde yeni bir dönemin doğum sancısını hisseden Necip Fazıl için 1934 yılı gerçekten de hayatının yeni bir dönemine başlangıç olur. 30'lu yaşlarında Bohem hayatını en koyu rengiyle yaşadığı günlerde Beyoğlu Ağa Camii'nde vaaz vermekte olan Abdülhakim Arvasi ile tanışır ve bir daha ondan kopamaz. Daha sonraları onun için; “Bana, yakan gözlerle, bir kerecik baktınız; Ruhuma, büyük temel çivisini çaktınız!” diyeceği bu büyük insan, onun hayatında yeni bir devrin başlamasına vesile olur ve Üstat, hayatında meydana gelen bu değişikliği şu mısralarla özetler: “Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum; Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...” Bu tanışma onun hayatında dönüm noktası oldu. İslami kimliği ile öne çıkmaya başladıktan sonra ders kitaplarından şiirleri ve fikirleri çıkarıldı. Necip Fazıl'ın hemen tümünde üstün bir ahlak felsefesinin savunulduğu tiyatro eserlerini birbiri ardına edebiyatımıza kazandırması bu döneme rastlar. Tohum, Para, Bir Adam Yaratmak, Nam-ı Diğer Parmaksız Salih gibi piyesleri büyük ilgi görür. Bu eserlerden Bir Adam Yaratmak, Türk tiyatrosunun en güçlü oyunlarındandır. Cinnet Mustatili adlı eserinde hapishane anıları yer alır. Sık sık kapatılan ve çeşitli bahanelerle toplatılan Büyük Doğu'nun çıkmadığı sürelerde günlük fıkra ve çeşitli yazılarını Yeni İstanbul, Son Posta, Babıalide Sabah, Bugün, Milli Gazete, Her Gün ve Tercüman gazetelerinde yayımlandı. Büyük Doğu Hareketi'ni başlattığı Büyük Doğu dergisinde çıkan yazılarıyla İsmet Paşa ve tek parti (CHP) yönetimine şiddetli bir muhalefet sürdürmesi sonucu hakkında açılan çok sayıda davada yüzlerce yıl hapsi istendi. 163. maddeye aykırı bulunan yazıları ile birkaç yılda bir hapse mahkûm oldu. 1980'de Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü'nü, İman ve İslam Atlası adlı eseriyle fikir dalında Millî Kültür Vakfı Armağanı'nı (1981), Türkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü'nü (1982) almıştır. Ayrıca Türk Edebiyatı Vakfı'nca 1980'de verilen beratla 'Sultan-üş Şuara' (Şairlerin Sultanı) unvanını kazanmıştır. Türk devleti tarafından, "bir mısrası Türk milletini ihya etmeye yeter" denilerek övülmüş; Şair Hasan Sami Bolak tarafından da, "Şiirin süzme balı, tadı Necip Fazıl'dır - Fikir, san'at ve çile... Adı Necip Fazıl'dır..." denilerek tanımlanmıştır. Vasiyeti Fikir ve duyguda vasiyete lüzum görmüyorum.Bu bahiste bütün eserlerim, her kelime, cümle, mısra ve topyekün ifade tarzım vasiyettir. Eğer bu kamusluk bütünü tek ve minicik bir daire içinde toplamak gerekirse söylenecek söz "Allah ve Resulü; başka her şey hiç ve batıl" demekten ibarettir.Beni, ayrıca hususi vasiyetimde gösterdiğim gibi, İslami usullerin en incelerine riayetle gömünüz! Burada, umumi vasiyette de belirtilmesi gereken bir noktaya dokunmalıyım.Cenazeme çiçek ve bando muzika gönderecek makam ve şahıslara uzaklığımız ve kimsenin böyle bir zahmete girişmeyeceği malum... Fakat bu hususta bir muziplik zuhur edecek olursa, ne yapılmak gerektiği de beni sevenlerce malum... Çiçekler çamura ve bando yüzgeri koğuşuna."Son günüm olmasın çelengim top arabam Beni alıp götürsün tam dört inanmış adam" çile'de geçen bu satırlar vasiyetini teyit eder niteliktedir Kitapları 1. Hikâyelerim 2. Cinnet mustatili (Yılanlı Kuyudan) 3. Nam-ı Diğer Parmaksız Salih 4. Bir Adam Yaratmak 5. Çile 6. Kafa Kâğıdı 7. O ve Ben 8. Yunus Emre - Kanlı Sarık 9. At'a Senfoni 10. Para - Mukaddes Emanet 11. Sahte Kahramanlar - İman Ve Aksiyon - Özlediğimiz Nesil - İslam Ve Öbürleri 12. Hazret-i Ali 13. Tanrı Kulundan Dinlediklerim 14. İhtilal 15. Moskof 16. Tohum - Künye 17. Aynadaki Yalan 18. Reis Bey - Parmaksız Salih 19. Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu 20. Babıali 21. Sosyalizm Komünizm ve İnsanlık 22. Hitabeler 23. Peygamber Halkası 24. İbrahim Ethem - Abdülhamid Han - Siyah Pelerinli Adam 25. Hesaplaşma - Tarihte Yobaz Ve Yobazlık - Türkiye Ve Komünizm 26. Esselam 27. Dünya Bir İnkılap Bekliyor - Yolumuz, Halimiz, Çaremiz - Ruh Muvazenesi - Her Cephesiyle Komünizm 28. Hac 29. Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar 30. Türkiye'nin Manzarası 31. Çerçeve - 1 32. Nur Harmanı 33. İman ve İslam Atlası 34. Müdafaalarım 35. Veliler Ordusundan 333 (Halkadan Pırıltılar) 36. Benim Gözümde Menderes 37. İdeolocya Örgüsü 38. Mümin Kafir - Vecdimin Penceresinden - Bir Pırıltı Binbir Işık 39. Senaryo Romanlarım: Sen Bana Ölümü Yedirdin - Deprem (Çile) - Katibim - Villa Semer - Vatan Şairi Namık Kemal - Canım İstanbul - Ufuk Çizgisi - Son Tövbe - En Kötü Patron 40. Çöle İnen Nur 41. Son Devrin Din Mazlumları 42. Öfke ve Hiciv 43. Sabır Taşı - Ahşap Konak 44. Ulu Hakan II. Abdülhamid Han 45. Başbuğ Velilerden 33 (Altun Halka) 46. Çerçeve - 2 47. Konuşmalar 48. Rabıta-i Şerife 49. Doğru Yolun Sapık Kolları 50. Başmakalelerim - 1 51. Tasavvuf Bahçeleri 52. Çerçeve - 3 53. Namık Kemal 54. Hücum ve Polemik 55. Rapor - 1 - Rapor - 2 - Rapor - 3 56. Rapor - 4 - Rapor - 5 - Rapor - 6 57. Rapor - 7 - Rapor - 8 - Rapor - 9 58. Rapor - 10 - Rapor - 11 - Rapor - 12 - Rapor - 13 59. Yeniçeri 60. Reşahat 61. Başmakalelerim - 2 62. Mektubat 63. Başmakalelerim - 3 64. Çerçeve - 4 65. Gönül Nimetleri 66. Edebiyat Mahkemeleri - Doğu Edebiyatı - Dil Raporları - 67. Çerçeve - 5 68. Hadiselerin Muhasebesi . 1 Şiirlerinden bazıları. * Utansın * Kaldırımlar * Zindandan Mehmede Mektup * Sakarya Türküsü * Canım İstanbul * Çile * Şarkımız Bizim Mesajı son düzenleyen sercan2264 ( 07-03-08 - 21:39 ). Neden: Sayfayı Genişlettim. |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Ebedi Üye
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 29-08-2007
Yer: KomikLiq yapmaya çaLşma ! ßuqün qüLme Fonksiyonumun piLi biTTi || Farkımı Fark Etmesende Fark etmes.
Yaş: 19
Mesajlar: 3,823
Blog Mesajları: 14
Rep Puanı: 13869027
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
t€$€kkür>l£rRr..
|
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com