Forum TR
Go Back   Forum TR > Paylaşımlarım > Kişisel Sayfam
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Kişisel Sayfam Kişisel Sayfanızı Hazırlayın, Düşüncelerinizi Özgürce İfade Edin.

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 29-02-08, 20:57   #1 (permalink)
Hızlı Üye
 
Giriş Tarihi: 26-01-2008
Yer: Ne diim tmm mı diim devam mı diim:D:D
Mesajlar: 1,457
Blog Mesajları: 2
Rep Puanı: 23104771
cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 231068
Varsayılan




<<<Kim bu cetin2034 diyorsan tıkla>>>

Herkese merhabalar...Umarım yapmış olduğum çalışmayı beğenirsiniz.İlk önce memleketim Denizli'den başlamak istedim.Yorumlarınızı ve replerinizi eksik etmeyin



DENİZLİ HARİTASI

[IMG]http://www.pamukkale.gov.tr/oscar/denizli/bb/denizliharitasi.jpg

FİZİKİ YAPI

Denizli, Anadolu yarımadasının güneybatısında, Ege bölgesinin güneydoğusunda, Ege-İç Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri arasında bir geçit teşkil eder.

Çameli, Kale ve Beyağaç ilçeleri Akdeniz; Sarayköy, kısmen Buldan ve Denizli merkez ilçesinin Çürüksu Vadisi Ege, diğer ilçeleri ile İç Anadolu Bölgesi iklimine dahil olmakta, bu durum iklim ve bitki örtüsü üzerine etki yapmaktadır.

Sınır itibariyle doğudan Burdur, Isparta, Afyon ve batıdan Aydın, Manisa, kuzeyden Uşak, güneyden ise Muğla illeri ile komşu bulunmaktadır.

İl topraklarının %47' si dağlar, %28' si ovalar, %23' ü platolar ve %2' si yaylalardan oluşmaktadır.
İl 28 0 30'- 29 0 30' doğu meridyenleri ile 37 0 12'- 38 0 12' kuzey paralelleri arasındadır. Genellikle Akdeniz basıncının tesiri altına girer. 11868 km 2 genişliği olan ilde nüfus yoğunluğu 64' dür. Denizden yüksekliği 428 m' dir. 2000 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 870291'dir.


COĞRAFİ YAPI

Yeryüzü Şekilleri

Denizli ili yüzey şekilleri bakımından dalgalıdır. Alçak ve yüksek ovalar, yaylalar ve dağlar birbirini tamamlar. Arazisi denizden yüksektir. Deniz yüzeyine en yakın yer Sarayköy ilçesi olup, 170 metre rakımındadır. Denizli 428, Buldan 609, Güney 800, Çal ve Çardak 850, Acıpayam ve Tavas 950, Çivril 975, Kale 1000, Çameli ise 1359 metre rakımındadır.

Alçak kısımlar; Böceli, Goncalı, Sarayköy ve Denizli ovaları ile Buldan ilçesinin Büyük Menderes vadisidir. Karcı Dağı’nın kuzey eteklerine düşen Denizli kent merkezi, meğilli bir arazi üzerinde bulunur ve bu arazi hafif tepeler dizisi ile Çürüksu vadisindeki alçak ovalardan ayrılır.


Atatürk Bulvarı


Horoz Anıtı

Honaz Dağı: Yükseltisi 2571 metredir. Denizli’nin 17 km. güneydoğusunda yer alır, yamaçları dik ve meğillidir. İlin en yüksek dağıdır. Koruma altına alınarak “milli park” yapılmıştır. Yılın çoğu zamanında, tepelerinde kar bulunur.



Karcı Dağı, Sazak Dağı, Beşparmak Dağı, Maymun Dağı, Büyük Çökelez Dağı, Kızılhisar Dağı, Burgaz (Bulkaz) Dağı, Eşeler Dağı, Sandıras Dağı, Babadağ, Bozdağ, Akdağ diğer önemli dağlardandır.
________________________________________________

Büyük Menderes: Toplam uzunluğu 529 km.dir. Denizli il sınırları içindeki uzunluğu ise 194 km. dir. Debisi 44.32m3/ sn.dir. Dinar yakınlarından çıkar,Çivril’de Işıklı Barajı’ndan büyük katkı alarak Çivril, Çal ve Baklan ovalarını geçer, Çal ilçesinin doğusundan kuzeye dönerek Güney ilçesinin sınırlarından içeri girer. Çallıların “Dere Alanı” dedikleri 20 Km. uzunluğundaki vadide çok dar bir boğaza girer. Büyük Sarıkaya kısığında 6-7 metre yüksekten şüt yapar. Bekillinin elektrik tesisi burada kurulmuştur. Söke ilçesine bağlı, Balat Köyü Dipburnu mevkiinde Ege Denizine dökülür.



Banaz Çayı, Çürüksu, Akçay (Bozdoğan Çayı), Dalaman (Gireniz) Çayı, Küfi Çayı, Hamam Çayı, Gökpınar Çayı, Yeni Dere, Derbent Çayı diğer önemli nehirlere örnek olarak verilebilir.
________________________________________________

Büyük Menderes ve Sarayköy Ovası: Doğudan Honaz Dağı, kuzey ve kuzeydoğudan Çökelez Dağı, kuzeybatıdan Sazak Dağı, güney ve güneybatıdan Babadağ ile çevrilidir. Ovayı Büyük Menderes akarsuyu sulamaktadır. Yüzölçümü 200 km2, denizden yükseltisi 70-500 metre arasında değişir. Ovada Pamuk,buğday,mısır yetiştirilir,



Çürüksu ve Denizli Ovası, Tavas Ovası, Kaklık Ovası, Hanabat Ovası, Acıpayam Ovası, Çivril ve Baklan Ovaları diğer önemli ovalardandır.
________________________________________________

Yatağan Yaylası: Kasabaya 12 km. uzaklıkta, yolu asfalttır. Çadır kurularak konaklama yapılabilmektedir. Yatağan Bıçakçılık Festivali’nin bir bölümü bu yaylada yapılmaktadır. Suyu bol olup, ormanlarla kaplıdır.



Yukarı-Aşağı Erikli Yaylası, Süleymanlı Yaylası, Lala Bağlar Yaylası, Tasdelen Yaylası, Topuklu Yaylası, Karagöz Yaylası diğer önemli yaylalar arasındadır.
__________________________________________________

Acı Göl (Çardak Gölü): Tektonik oluşumlu bir göldür. Yüzölçümü 41.34 km2 dir. Çardak ilçesi ile Afyon-Dazkırı ilçesi arasındadır. Gölü Söğüt dağlarından inen sular besler. Acı tuz gölü de denilen gölün rakımı 836 metredir. Gölde tuz ile birleşik olarak potasyum, sodyum ve sülfat vardır



Beylerli (Çaltı) Gölü, Karagöl, Işıklı Gölü, Kartal Gölü, Yukarı Dağdere Gölü diğer önemli göllerindendir.

İKLİM

Denizli ili Türkiye coğrafi haritasında, Ege bölgesinde olmasına rağmen, iklim olarak Ege bölgesinin iklimi tamamen görülmez. Kıyı kesiminden iç bölgelere geçit yerinde olduğundan, az da olsa iç bölgelerin karasal iklimi hissedilir. Ege bölgesi ikliminden, sıcaklık olarak biraz düşük farklılıklar görülebilir. Denizli ilinde, dağlar ekseriyetle denize dik olarak uzandığından denizden gelen rüzgarlara açık bulunmaktadır. Kışlar ılık ve yağışlı geçmektedir.

NÜFUS

Denizli nüfusu “1927 Genel Nüfus Sayımı'ndan günümüze kadar geçen 70 yıllık bir zaman periyodu içinde üçe katlanarak 816,572 ‘ ye ulaşmıştır. 1927-1990 yılları arasında ortalama nüfus artış hızı % 1.9 olarak ele alındığında bu oran Dünya ortalaması % 1,7 ve özellikle Avrupa ortalaması % 0,3 rakamının çok üzerindedir. 1990 yılı Genel Nüfus Sayımı kesin sonuçlarına göre yıllık % 2,4 oran 1997 yılı sonuçlarına göre % 2,8 yükselmiş olup 2000 yılı sayımına ait bilgiler aşağıda çıkarılmıştır.

İdari birimler ölçütüne göre Denizli ili kentsel ve kırsal nüfusu bir bütün olarak değerlendirildiğinde 1927-1997 yılları arasında bazı değişmeler olmakla kentsel nüfusun sürekli arttığı kırsal nüfus oranının azaldığı gözlenmiştir. Kentsel nüfusun toplam nüfus içindeki payı 1927 yılında % 16,9 iken 1950 yılına kadar değişmeler göstererek % 18 ‘e yükselmiştir. 1950 yılında ise kentsel nüfus oranı hızlı bir yükseliş göstermiştir. Kentsel nüfus oranı 19602 ‘ ta % 25,1' e , 1970 ‘de %27,6 ya, 1980 ‘de % 34,1, 1990 yılında %45 , 1997 Nüfus sayımına göre kentsel nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise %65,03 olmuştur.

Sanayi faaliyetleri ile nüfus arasında ki ilişkiyi ortaya koyan en önemli olgulardan biriside nüfus hareketleri, göçlerdir. Denizli'nin 1970 ‘li yıllara kadar en önemli özelliği başka illere göç veren bir il olması idi.1970 ‘li yıllardan itibaren dış göç oranı artış hızı yavaşlamış, fakat 1985 yılından itibaren tekrar hızlanmaya başlamıştır. Denizli'nin başka illere verdiği göçlerden çok aldığı göç öneme sahiptir. İlimizin dış göç oranı %52,2 , iç göç aranı % 55,7 ‘dir. Bu rakamlara göre de ilimizin hızla gelişen sanayi faaliyetlerine koşut olarak göç alan bir il durumunda olduğu söylenebilir.

1928 yılında ki harf inkılabında bu yana okur-yazarlık oranı %82,81' e yükselmiş: bu aran erkek nüfusta %90,77, kadın nüfusta %74,74 olarak belirlenmiştir. Sayım yıllarına göre İktisaden faal olan nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 1955 yılından 1970 yılına kadar düşme eğilimi göstermiş olup, 1970 yılından itibaren yaklaşık % 66 düzeyine kadar yükselmiştir. İktisaden faal olan nüfusun azalmasında eğitime devam eden genç nüfusun artışının ve bunu yanında kilitlenen tarım sektöründen sanayi sektörüne geçmesinin önemli olduğu tahmin edilmektedir. Sayım yılları itibariyle tarım sektöründe ki iktisaden faal nüfusun toplam iktisaden faal nüfus içindeki payı düşerken sanayi, hizmetler, inşaat ve ticaret sektöründeki iktisaden faal nüfusun toplam nüfus içindeki payı artmaktadır.

Denizli'de merkez ilçe ile birlikte 19 ilçe, 81 belde ve 369 köy bulunmaktadır.Denizli nüfusu 30 Kasım 1977' de yapılan genel nüfus sayımında ikametgaha göre 816,572, il merkezi nüfusu 230,708' dir. Bu sonuçlara göre Denizli 81 il içinde toplam nüfus itibariyle 20. kent merkezi nüfusu itibariyle de 19. sıradadır.
1960 yılında 80,000 nüfus için hazırlanan 3.600 ha'lık plan, kısım kısım büyümüş ve 1994 yılında 1,000,000 nüfus için 43,000 ha.alanda 1 / 25,000 ‘lik çevre düzeni planı yapılmıştır. Kabına sığamayan Denizli, bu planı da zorlamaya başlamıştır. 1/ 25,000 ölçekli plan şartları gerçekleştiğinde kişi başına 1.18 m2 alan miktarı, kişi başına 43 m2 ‘ye çıkarılacaktır. İmar planına göre su şebekesinin % 40'ı kanalizasyonun % 70'i yapılmış durumdadır.


TARİHÇE



Adı ve Yeri

Denizli ilk defa bugünkü şehrin 6 km. kuzeyinde, Eskihisar Köyü civarında kurulmuştur. Bu şehir M.Ö. (261-245) yılları arasında, Suriye Kralı 11. Antiyoküstheos tarafından kurulmuş ve karısının adına izafeten LAODıCıA adını almıştır.

Türkler Denizli havalisini zaptettikten sonra şehir merkezini suyu bol olduğu için bugünkü Kaleiçi mevkiine nakletmişlerdir.

Denizli adı, tarihi kaynaklarda başka başka isimler şeklindedir. Selçuklu kayıtları ve Denizli mahkemesi şer’iye sicilleri “Ladik” ismini vermektedir. ıbni Batuta’nın seyahatnamesinde “Tonguzlu” denilmektedir. Mesaliküllebsar’da da “Tonguzlu” olarak kaydedilmiştir.

Timurlenk’in zafernamesini yazan, şerafettin Zeydi “Tenguzluğ” ve “Tonguzluğ” gibi iki isimden bahsetmektedir.

“Tengiz” kelimesi eski Türkçe’de “deniz” demektir. “Tengüzlü” ise bugünkü imlâsıyla “Denizli” demektir.

Netice olarak yukarıda ifade ettiğimiz açıklamalarda belirtildiği gibi, kesin bir ad veremiyoruz. Kanaatimizce “Tonguzlu” ve “Tenguzlu” kelimeleri zamanla ağızdan ağıza değişerek “Denizli” şekline gelmiştir.

Turizm açısından önemli bir güzergâhta yer alan ilimiz; “Aphrodisias” antik kentine komşu olup sınırları içinde Colossae, Tripolis, Hierapolis, Laodikya gibi antik şehirleri, beyaz ve kırmızı renkte travertenleri, termal tesisleri ile önemli bir uygarlık beşiğidir. “Kutsal Hac Yolu” olarak bilinen ızmir-Efes yolunun sonunda bulunması; ızmir’i Mezopotamya’ya bağlayan, Anadolu’yu kuzey ve güneyden ayıran fetih ve kervan yollarının üzerinde bulunması, Denizli’ye ayrı bir önem kazandırmaktadır.

Anadolu Yarımadası’nın güneybatısında, Ege Bölgesi’nin güneydoğusunda, Ege, ıç Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri arasında bir geçit teşkil etmektedir. Turizm açısından önemli bir güzergâhta yer alan ilimiz; Hitit, Frig, Lid, ıon, Roma ve Bizans gibi medeniyetleri sinesinde yaşatmıştır. Hierapolis, Laodikya, Tripolis, Herakleia, Attuda ve Colossae gibi 30’a yakın antik şehir, 20’den fazla höyük ve tümülüsleri ile önemli bir uygarlık beşiğidir. Bunlardan başka Selçuklu ve Osmanlı devirlerinden kalma çok sayıda tarihî değerleri ile kültür turizmine hizmet etmektedir.



İlk Fetihler

Denizli ve havalisinde Türkler ilk defa 1070 yılında görüldüler. Afşin Bey bütün Anadolu’yu kat ettikten sonra Laodikya’yı yağmalayıp Honaz’ı zaptetmiştir.

1071 yılından sonra Denizli ve çevresi Kutalmışoğlu Süleyman Bey’in mahiyetindeki beyler tarafından fethedilmiştir.

1097 yılında Bizans ımparatoru Alexis Komnenos, Juannıs Dukas’ı Batı Anadolu’nun fethi için görevlendirdikten sonra bu yöre ve bu yörede yer alan Denizli Bizanslıların eline geçti. Bu sırada Türk Kuvvetleri Orta Anadolu’da bulunuyordu.

Bizanslıların elinde kısa bir süre kalan bu güzel beldemiz, 1102 yılında yeniden Kılınç Arslan tarafından zapt edilmiştir. Bu tarihten sonra Türk kuvvetleri, Alparslan’ın komutasında sık sık Bizans topraklarına akınlar yapmışlardır. 1119 yılında Bizanslılar, büyük bir ordu ile Denizli ve havalisine saldırdılar. Bu sebeple az sayıda kuvvete sahip olan Alp Kara bu yöreyi terk etmek zorunda kalmıştır. Ertesi yıl tekrar gelen Bizanslılar Uluborlu yakınlarına kadar olan toprakları ele geçirdiler.

1147 yılında III. Haçlı Ordusu, Fransız Kralı VII. Louis’in komutasında, Ege Bölgesi’nden güneye doğru hareket ederek, Denizli ve civarını işgal etmiştir. Antalya istikametinden hareket eden haçlı ordusunun öncü birlikleri, Acıpayam Ovası’nı geçtikten sonra, ordusunun ağırlıkları ve artçı birlikleri aynı yolu takip ederek, Kazıkbeli’nden geçmek için hareket etmişlerdir. Fakat orada yapılan çetin gerilla savaşlarında haçlı ordusu çok büyük kayıplar vermiştir.

1176 yılında Bizans ımparatoru Manuel Komnenos, Selçuklu topraklarına yeni bir sefer düzenleyerek Laodikya ve civarını yağma etmiş ve ıstanbul’a dönmüştür. Ertesi yıl Türkler Laodikya’ya gelerek şehri tekrar zaptetmiştir.

Manuel Komnenos 1177 yılında büyük bir ordu ile Laodikya ve Honaz civarını geri almışsa da, Selçuklularla yaptığı savaşta yenilmiştir. II. Kılınç Arslan bundan sonra sınırlarını genişleterek, Bizans topraklarına akınlar düzenlemiştir. Atabey komutasında yapılan bu akınlardan, Selçuklular büyük ganimetler elde ediyorlardı. Bizanslılar Atabey komutasındaki bu orduyu, Sarayköy yakınlarında pusu kurarak mağlup ettiler. Bu savaşta komutan Atabey de şehit oldu.

Bu tarihlerden sonra yavaş yavaş, Denizli ilinin doğu kısımlarına Türkler yerleşmeye başladı. Böylece Türk akıncıları, Küçük Menderes vadisine kadar ilerleme fırsatını buldular.

1190 yılında III. Haçlı Ordusu Laodikya’ ya gelmiştir. Haçlı ordusu komutanı Frederik Barbaros, Bizanslılar tarafından sevinçle karşılanmıştır. Burada yerleşmiş olan Türk boyları, çadırlarını bırakarak dağlara çekilmişler ve sık sık haçlı ordusuna saldırmışlardır.

Denizli ve havalisi, takriben XIII. asrın ilk yıllarında Gıyasettin Keyhüsrev tarafından 4. defa fethedilmiştir. Diğer bir rivayete göre, Laodikyalılar tarafından bir Türk kervanının soyulması üzerine, Selçuklu beylerinden Mehmet ve Server beylerin komutasında bir Selçuklu ordusu, Laodikya ordusunu yenmiş ve haraç olarak bu bölgeyi antlaşma ile almıştır.

Diğer bir rivayet şudur: XII. yy. sonlarında Bizanslıların, Burdur’a kadar ilerlemeleri üzerine Konya Sultanı, Osman ve Hüsamettin Beyleri bu bölgeye göndermiştir. Osman Bey Acıpayam Ovasını, Hüsamettin Bey de Çal taraflarını zaptetmiştir.

Denizli ve havalisinin Selçuklulara bağlı bir beylik halinde teşekkülü, 1207 yılında Selçuklu hükümdarı Gıyasettin Keyhüsrev zamanında olmuştur.

1209 yılında ıznik’i başkent yapan Theodor Laskaris ile Selçukluların arası açılmıştır. Gıyasettin Keyhüsrev, Laskaris’e Alexios’us tahtına iadesini isteyince, ıznik Devleti ile Selçuklular, Denizli’nin batısında Alaşehir ile Antiokhia arasında savaşa tutuştular. ılk karşılaşmada savaşı kazanan Türkler yağmaya dalınca, hücuma geçen Rum askerleri Gıyasettin Keyhüsrev’i şehit ettiler. Böylece savaşın sonunda galip gelen Bizanslılar, Batı Anadolu’ya bir süre daha sahip oldular. Selçuklularla Bizanslılar arasında Denizli ve yöresi sınır olarak kaldı. Bugünkü Denizli şehri bu sıralarda kurulmaya başlamıştır. ılk olarak Denizli kalesi Abdullah oğlu Kara sungur tarafından yaptırılmıştır. Ayrıca bu devrede bir çok cami, han ve çeşme de inşa edilmiştir.

13. yy. başlarında Denizli ve havalisi, yeni göçlerle ‘Uç bölgesi’ olarak önceden gelenlerle

birlikte yoğun bir Türk topluluğu meydana getirdiler. Buradakiler Rum diyarını fetheden Türkmenlerdir. Bunlar muhtemelen Menderes Nehri’nden deniz kıyısına kadar olan yerlerdeki yaşayanları yağma ederek çocuklarını Müslümanlar arasında satmayı adet edinmişlerdi. Bu sırada Toğurlu-Toğuzludağı eteklerinde 200 bin Müslüman çadırı bulunduğu söylenir. Bu Türkmenler uç bölgesinde kona göçe yaşarlar. Ve batı sınırlarını muhafaza ederlerdi.

1257 yılında Denizli’ye gelen Bizans garnizonu, şehirdeki Türklerin çoğunluğu karşısında uzun süre kalamadı. Böylece 1259 yılında Denizli tekrar Türkmenlerin eline geçmiş oldu.

Bu tarihlerde Denizli etrafında kümelenen Türkmenler, Hülagu Han’a müracaat ederek bu bölge için kumandan istediler. Bu konuda ılhanlı Hükümdarı Hülagu bir de ferman çıkararak Kulşar isimli bir zatı bu bölgeye göndermiştir. Bölgenin merkezi “Asi Karaağaç” diye bilinen Acıpayam yöresidir. Bu Türkmenlerin manevi lideri “Yatağanbaba”nın olması muhtemeldir.

1261 yılında bu yöredeki Türkmenler, Selçuklulara baş kaldırınca, Selçuklu Sultanı Rüknettin ile Moğollar anlaşarak, Türkmenleri mağlûp ettiler. Birçoklarını esir aldılar. Bu hareket sırasında birçok Türkmen, Bizans sınırını geçerek yerleşmişlerdir. Konya’daki “Cimri isyanının” bastırılmasından sonra, II. Gıyasettin Keyhüsrev, kendisine yardım etmeyen Karaağaç bölgesi komutanı Ali Bey’i öldürtmüştür. Bundan sonra Denizli, Germiyanoğulları’nın eline geçer. Bir süre sonra Konya’ya karşı harekat yapılınca, Denizli havalisindeki Türkmenler Karaman, Eşref ve Menteşe Türkmenleriyle birlikte isyan çıkardılar. Bunun üzerine ılhanlı Sultanı Keyhaku 31 Ağustos 1291 de Türklerin üzerine yürüdü, Türkmenleri kılıçtan geçirdi. Böylece ılhanlı hakimiyeti bu bölgede başlamış oldu.

Bu tarihlerde Germiyanlılar, Alişiroğlu’nun kumandasında bugün “Buldan” olan “Tripolis’i” zaptettiler. (1306) Böylece Denizli’nin Türkleştirilmesi tamamlanmış oldu.

XIV. yy.’ın ilk yıllarında Denizli arazisinin düzlük kısımlarına ınançoğulları yerleşmişti. Kuzeydoğusundan Germiyan Beyliği, güneydoğusunda Hamit, güneybatısında Tavas Beyliği bulunuyordu. şücaeddin Bey bir ara ıstiklal için harekete geçince, öteden beri Anadolu’da kuvvetli bir birliğin kurulmasını istemeyen ılhanlı Hükümdarı Timurtaş, 1327 yılında Denizli’ye geldi. şücaeddin Bey ona itaat etti.

Denizli 1366’ da bir deprem ile harap olduğu sıralarda, şehir Germiyan hakimiyetine geçmiştir.

1391 yılında Yıldırım Beyazıt, Denizli topraklarını Osmanlı Devletine katmıştır.

1402 yılında Timur, Ankara Savaşını kazandıktan sonra Denizli’ye gelmiş, burada bir süre kaldıktan sonra ızmir yöresini fethe gitmiş. 1403 yılının ilk aylarında tekrar Denizli’ye dönerek çadır kurmuştur. Timur bu bölgeyi Germiyanlılara bırakarak ayrılmıştır.

Bölge 1411’de bir ara Karaman oğullarının eline geçmişse de, 1429 yılında tekrar Osmanlılara bağlanmıştır.

XIV.yy.ın ilk yarısında birbirine akraba olan Türkmenler parçalanmış bir halde bulunuyorlardı.



Türkmenlere Ait Beylikler ve Kapladıkları Sahalar:

1- ınançoğulları Beyliği:

Denizli’nin kurulduğu düzlükte bulunmaktaydı.

2- Germiyanoğulları Beyliği:

Honaz’dan Buldan taraflarına kadar uzanan bir alanda kurulmuştur.

3- Hamitoğulları Beyliği:

Yören Dağı-Bozdağ’ın doğusundaki saha Karaağaç mıntakasına sahiptir.

4- Tavas Beyliği:

Babadağ’ın güneyindeki araziyi, şimdiki Tavas ve Kale ilçelerinin sahalarını kaplamaktadır.

Denizli şehri Osmanlıların hakimiyetine girdikten sonra, yaşantısına sakin bir şekilde devam etmiştir. 1702-1880 yıllarında vuku bulunan depremlerde 12.000 kişi ölmüş, o zamanki Kale civarında bulunan şehir, oturulmayacak hale gelmiştir. Bundan sonra bu şehir daha yukarıya, şimdiki merkezine doğru çekilmiştir.

5- Ladik Beyliği (ınançoğulları):

Laodikya şehrinin sürekli harpler ve depremlerle yıkılması üzerine halk, Laodikya’nın bağ ve bahçelerinin bulunduğu, bugünkü Denizli’ye gelip yerleşmiştir.

Türkler Laodikya adını kısaltarak “Ladik” şekline sokmuşlar, bu şehirde kurulan beyliğin ismini de “Ladik” olarak kullanmışlardır.

Ladik Beyliği’nin kuruluşundan önce Denizli, vali ve komutanlar tarafından idare ediliyordu. Bu vali ve komutanlar arasında, Ladik’te eser bırakmış olan sadece Seyfettin Karasungur’dur. 30 yıllık valilik ve komutanlığı sırasında Denizli Kalesi’ni, Akhan Kervansarayı’nı, birçok çeşme, camii, han ve hamamları yaptırmıştır. Karasungur’un şan kuvvetlerine esir düşmesi üzerine, yerine Ladik ve Honaz Emiri olarak Sahip Ataoğulları’ndan Tacettin Hasan ve Nasreddin Ali gönderilmiştir. Bunların da Cimri Vakası’nda ölmeleri üzerine Ladik emirliğine Ali Bey görevlendirilmiştir. Böylece Sahip Ataoğulları’nın 1277 tarihine kadar, Ladik ve Honaz emirliğinde kaldıkları anlaşılmaktadır. Sahip Ataoğulları’ndan sonra Ladik, Germiyanoğulları’na geçmiştir. Fakat halkın Germiyanoğulları’ndan Ali Bey’i, Gıyaseddin III. Keyhüsrev’e şikayeti üzerine, Ladik tekrar Sahip Ataoğulları’nın yönetimine girmiştir.

Sahip Ata’nın vezirlikten azledilmesi üzerine, (1288) Germiyanoğulları tekrar Ladik’i ele geçirmiş; Ali şir’in kızının oğlu Bedrettin Murad’ı Ladik emirliğine tayin etmişlerdir. Molla’ya sinirlenen Selçuklu Sultanı, Ladik’e kuvvetli bir ordu yollamış, Murat Bey’i esir ederek başını kesmiş ve Konya sarayına göndermiştir. Böylece Ladik Beyliği tekrar Sahip Ata’nın oğullarına verilmiştir. Bu olaylardan sonra Ladik’te, Ali Bey’in oğlu ınanç Bey’i görüyoruz, tarihe şücaeddin ınanç diye geçen bu zat, Ladik’te 50 yıla yakın beylik yapmıştır. Beyliği sırasında adaletli ve iyi idaresi sayesinde halk tarafından sevilmiş, sayılmış; takip ettiği politikayla Ladik Beyliğine huzur ve sükun getirmiştir. Bu yüzden “güven” anlamına gelen “ınanç” unvanı halk tarafından kendisine verilmiştir.

Ölümünden sonra yerine oğlu Murat Aslan Bey geçmiştir. Murat Aslan Bey de babası gibi memleketi çok iyi idare etmiş, zamanında Türkçe “Fatiha Tefsiri” yazılmış, 3 çeşit para basılmıştır. Bu paraların birinin üzerinde Murat Bey’in adı geçmektedir.

Seyyah ıbni Batuta, Murat Bey’i Denizli’ye gelişinde, bugünkü Devlet Hastanesinin bulunduğu tepedeki sarayında ziyaret etmiştir. Seyahatnamesinde bundan bahsetmektedir. Murat Bey’in iktidara geçiş ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmiyor. Hatta Murat Bey’in mezarına bile rastlanamamıştır. şimdiki Devlet hastanesi yakınındaki Muratdede mezarı olarak halk tarafından rivayet edilen mezarın izine rastlanmamaktadır. Bugün Denizli’de Muratdede adıyla bir mahalle bulunduğundan, bazı kaynaklara göre bu mezar Ladik Beyliği ile ilgi derecesi tespit edilemeyen ve Hisar savaşında ölen Murat Bey’e aittir.

Murat Aslan Bey’den sonra oğlu ıshak Bey yerine geçmiş, kendi adına para bastırmış fakat 1402’de Timur Anadolu’yu istila edince Denizli’nin idaresi Germiyanoğlu Yakup Bey’e geri verilmiştir.

Ankara savaşından sonra, bütün Anadolu’yu ele geçiren Timur, bir müddet sonra Kütahya ve Altıntaş’tan geçip, Ladik’e gelmiş, mevsimin sonbahar olması sebebiyle karargâhını Denizli’de kurarak askerlerini kışlaklara göndermiştir.

O vakitler Tonguzlu denen Denizli’de, askerlerin hastalanması sebebiyle Timur karargahını havası ve suyu daha iyi olan, Karcı ve Hisar köyü sırtlarına çekmiş, Menteşeoğlu Mehmet Bey ile ısfendiyar Bey, Timur’u burada ziyaret ederek ona bin at hediye etmişlerdir.

Timur bir süre Denizli’de kaldıktan sonra, Büyük Menderes üzerindeki Timurtaş köprüsünden geçerek Aydın’a doğru gitmiş, Aydın ve ızmir seferinden sonra tekrar Denizli’ye gelerek bir süre daha kaldıktan sonra, Serinhisar yoluyla Denizli’den ayrılmıştır. Timur’un Denizli’deki kalış günlerinde, Germiyanoğlu Yakup Bey kendisini ziyaret etmiş, Kütahya ve Denizli’nin idaresini üzerine almak için onu ikna etmiştir.



Ladik’in Osmanlılara Geçişi:

Ladik, Germiyanoğlu Süleyman şah idaresinde iken, Osmanlı Devleti günden güne kuvvetlenip sınırlarını genişletiyordu. Süleyman şah er geç Osmanlılar tarafından gelecek tehlikeyi sezerek, kendini emniyete almak için kızı Devlet Hatun’u I. Murat’ın oğlu şehzade Beyazıt’a vererek akrabalık kurmuştu.(1381)

Kızına çeyiz olarak verdiği yerler arasında Ladik de vardı. Beyazıt Han Denizli’de hamam ve bahçe satın almıştır. Ladik, Ankara Savaşı’na (1402) kadar Osmanlılarda kalmıştır. Ankara Savaşı’ndan sonra Germiyanoğulları’nın hakimiyetine yeniden giren Ladik, nihayet yerine geçecek kimsesi bulunmayan Germiyan Hükümdarı Yakup tarafından, II. Murat’a bir vasiyetname ve bütün Germiyan ülkesiyle birlikte verilmiştir (1428). Böylece Ladik kesin olarak Osmanlı Devleti’ne bağlanmıştır.

Ünlü gezgin Evliya Çelebi, Denizli’ye uğramış ve 300 yıl öncesinin Denizli’sini şöyle dile getirmiştir.

“şehrin çevresinde pek çok akarsular ve göller bulunduğu için bu isim verilmiştir. Yoksa denizden dört merhale uzaktadır. Kalesi düz yerde dörtgen şeklindedir. Hendeği yoktur, çevresi 470 adımdır, dört kapısı vardır. Kuzeyinde boyacılar, doğusunda semerciler, güneyinde Yeni Camii, batısında bağlar kapısı bulunur. Kalede elli kadar silahlı bekçi vardır ki dükkânları bekler. Asıl şehir kalenin dışında, 44 mahalle ve 3600 evden ibarettir. Büyüklü-küçüklü 57 camii ve mahalle mescidi, 7 çocuk mektebi, 6 hamamı, 17 tekkesi vardır.

Herkes bağlarda oturduğundan ehil ve ayalları birbirinden kaçmaz. Birbirleriyle akraba gibi olmuşlardır. Halkı beyaz ve mavi feraceler giyer. Pamuğu, pamuk ipliği, beyaz ince sade bezli olup, Anadolu’ya sevk edilir. Halkın kazancı beyaz Denizli bezidir.



Kurtuluş Savaşında Denizli

15 Mayıs 1919’da Yunanlılar ızmir’i işgal edince, Denizli’de Müftü Ahmet Hulûsi Efendi’nin önderliğiyle Denizli Reddi ılhak Cemiyeti kurulmuştur.Bu suretle Denizli Kuvay-i Milliye’si kısmen teşekkül etmiştir.

ılk günlerdeki vatanseverler arasında Müftü Ahmet Hulûsi Efendi, Mutasarruf Faik Öztrak, askerlik şubesi Albay Tevfik, 57. topçu alay komutanı Hakkı Bey, Polis Komiseri Hakkı Bey bulunuyordu. Bu kişiler Müdafai Hukuk Cemiyetini kurmuşlardır.

ılk Menderes cephesinin karargâhı Sarayköy’ün Dailli (Yakayurt) köyünde kurulmuştur. Bu cepheye Yörük Ali Efe, Yüzbaşı Ahmet de katılarak cepheyi kuvvetlendirmişlerdir. Daha sonra Demirci Ahmet Efe ve Binbaşı şükrü Bey de katılarak birlikte cepheyi sevk ve idare etmişlerdir. Cephenin iaşesi ve muhafız teşkilatı Denizli’de bulunuyordu.

31 Temmuz 1919’da Nazilli Yunanlılar tarafından işgal edilince cephe Sarayköy ve Menderes’in güneyine çekilmiştir.

12 Temmuz 1919’da Denizli Müdafai Hukuk ve Reddi ılhak Cemiyetleri lağvedilerek Heyet-i Milliye kurulmuştur. Cemiyetin başında Mutasarrıf Faik Beyle Müftü Hulûsi Efendi vardır. Heyet ilk toplantısını 18 Temmuz 1919’da yapmış ve bir beyanname yayınlayarak 1300’den 1310 Hicri doğumlulara kadar olanları silah altına çağırmışlardır.

4 Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresi’ne seçilen temsilciler şunlardı:

Belevili Yusuf Bey, kongrede bulunan diğer temsilciler ise Necip Ali Bey ve Dalamanlızade Mehmet şükrü Bey idi. Kongrede temsilci olarak Mutasarrıf Müfit Bey seçildi. Bundan sonra yazışmalar Anadolu ve Rumeli Müdafai Hukuk Cemiyetiyle yapılmıştır.

24 Haziran 1920’de Aydın Cephesi bozulunca Yunanlılar Buldan’ı işgal etmiştir.

4 Eylül 1922 gecesi düşman, Buldan ve havalisinden Alaşehir istikametine kaçarak gitmiştir.

Denizli’nin Millî Mücadelede gösterdiği kahramanlığın, Cumhuriyetimizin kurulmasında büyük bir hissesi bulunmaktadır. Denizlililer ulu önderimizin yüce eserini korumak hususunda hiçbir fedakârlıktan çekinmeyerek ve Büyük Ata’mızın çizdiği esaslar dahilinde şaşmadan, büyük bir ciddiyet ve feragat ile çalışarak eserlerine lâyık ve sadık Türk evlâtları olduklarını ispat etmişlerdir.


ÖZAY GÖNLÜM

Özay gönlüm, dokumalar diyarı Denizli'nin Kızılcabölük Kasabasında 1940 yılında doğdu. Evli ve iki çocuk babasıydı. 16 yaşında, Yurttan Seslerin kurucu hocası Muzaffer Sarısözen ile tanışmış ve onun daveti ile Ankara Radyosu Yurttan Sesler Programlarına misafir sanatçı olarak katılmıştı.
Tam 34 yıldır TRT ailesinin en sevilen fertlerinden olan Özay Gönlüm, çalıp söylediği Ege Türküleri kadar; taklit yeteneği, şovmenliği, anlattığı Türkü Hikayeleri, Fıkraları, Mahalli Denizli şivesiyle folklorümüzü sunuşu ile de gönlümüzde taht kurmuştur.
Kültür Bakanlığı Hagem'de Repertuar kurulu üyeliği, TRT Türk Halk Müziği Repertuar Kurulu Üyeliği bir çok sınavda Jüri Üyeliği yaptı. Düzenli olarak yayınlanan son televizyon programı TRT 1. kanalda yayınlanan THM istekler programıdır.
Radyo ve televizyonlarda yayınlanan Nineden mektupla tiplemesiyle çok sevilen sanatçı tambura, çöğür, cura sazlarını bir araya getirerek Yaren adında kendine özgü bir çalgının mucidiydi. Şelpe tekniği ile (tezenesiz) saz çalmanın öncülerindendir.
Özay Gönlüm Kütahya ve Denizli yöreleri başta olmak üzere Ege yöresinin pek çok türküsünü derlemiş, kaynak kişiliğini yapmıştır. Bunların önemli bir kısmı TRT Repertuarına girdi. Bazıları şunlardır; Denizli'nin Horozları (Çil Horoz, Çözde Al Mustafa Ali, Asmam Çardaktan, Cemilemin gezdiği Dağlar Meşeli, Osmanımın Mendili, Evlerinin önü bulgur kazanı, Şu dağlar tepe tepe, ...)
Gönlüm, 01.03.2000 tarihinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde vefat etti.


Ve ve ve PAMUKKALE TRAVERTENLERİ





















Pamukkalemizin değerini bilmiyoruz!!!
20'nci yüzyılda Pamukkale'nin güzelliğini kendi gözleriyle görmek isteyen turistlerin akınlarıyla başa çıkabilmek için gitgide daha çok oteller inşa edildi. Bu süreçte travertenlerde çok hasarlar meydana geldi. Bazı otellerin inşa edilebilmesi için antik şehir Hierapolis'in bir kısmı yıkıldı. Pamukkale'nin sıcak kaynak suyu otellerin banyolarına havuzlarına aktarıldı. Suyu kesilen Pamukkale günden güne sararıp renk değiştirmeye başladı.

UNESCO'nun koruma altına almasıyla travertenlerdeki hasar bir miktar telafi edildi.

Mesajı son düzenleyen Ŧlเppєг ( 16-03-08 - 15:11 ).
cetin2034 çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-02-08, 20:59   #2 (permalink)
√∙Рє§īмΐѕТ ¢ї¢εͰ ¿…
 
Giriş Tarihi: 25-11-2007
Yer: υмυĎυη вιттιğι уєя
Mesajlar: 3,628
Blog Mesajları: 25
Rep Puanı: 47246966
_ChiChécK Rütbe: Artı 11_ChiChécK Rütbe: Artı 11_ChiChécK Rütbe: Artı 11_ChiChécK Rütbe: Artı 11_ChiChécK Rütbe: Artı 11_ChiChécK Rütbe: Artı 11_ChiChécK Rütbe: Artı 11_ChiChécK Rütbe: Artı 11_ChiChécK Rütbe: Artı 11_ChiChécK Rütbe: Artı 11_ChiChécK Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 472514
Varsayılan C: ¢єтιη2034 ¤|l Ki$iseL Sayfam l|¤


ilk msj bnden olsun süper olmus
_ChiChécK çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-02-08, 21:13   #3 (permalink)
ForumTR Onursal Gurusu
 
Giriş Tarihi: 05-06-2005
Mesajlar: 16,116
Rep Puanı: 59445452
deadsilence Rütbe: Artı 11deadsilence Rütbe: Artı 11deadsilence Rütbe: Artı 11deadsilence Rütbe: Artı 11deadsilence Rütbe: Artı 11deadsilence Rütbe: Artı 11deadsilence Rütbe: Artı 11deadsilence Rütbe: Artı 11deadsilence Rütbe: Artı 11deadsilence Rütbe: Artı 11deadsilence Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 594654
Varsayılan C: ¢єтιη2034 ¤|l Ki$iseL Sayfam l|¤


Eline Sağlık.
deadsilence çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-02-08, 21:23   #4 (permalink)
Hızlı Üye
 
Giriş Tarihi: 26-01-2008
Yer: Ne diim tmm mı diim devam mı diim:D:D
Mesajlar: 1,457
Blog Mesajları: 2
Rep Puanı: 23104771
cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11cetin2034 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 231068
Varsayılan C: ¢єтιη2034 ¤|l Ki$iseL Sayfam l|¤

yorumlarınız için teşekkür ediyorum
cetin2034 çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-02-08, 22:05   #5 (permalink)
Yol Biter Dert Bitmez :)
 
Giriş Tarihi: 16-11-2005
Yer: єgєηιη ιη¢ιѕι(ιzмιя)
Mesajlar: 21,652
Blog Mesajları: 5
Rep Puanı: 47088462
нค๔єร Rütbe: Artı 11нค๔єร Rütbe: Artı 11нค๔єร Rütbe: Artı 11нค๔єร Rütbe: Artı 11нค๔єร Rütbe: Artı 11нค๔єร Rütbe: Artı 11нค๔єร Rütbe: Artı 11нค๔єร Rütbe: Artı 11нค๔єร Rütbe: Artı 11нค๔єร Rütbe: Artı 11нค๔єร Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 471133
Varsayılan C: ¢єтιη2034 ¤|l Ki$iseL Sayfam l|¤

Güzel sayfa hazırlamışsın Ellerine sağlık
нค๔єร çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 23:41
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464