|
||||
|
|
|||||||
| ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC | |||||||
|
|||||||
Paylaşımlarım Kategorisinde ve Kişisel Sayfam Forumunda Bulunan кαηкα611 (кιşιѕєℓ ѕαуƒαм).. Konusunu Görüntülemektesiniz => [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir. ForumTR üyesi olmak için tıklayınız] http://img82.imageshack.us/img82/122...signs72ie1.gif TRABZONSPORUN'HALİ Bir yakınımızın mutluluğuna ortak olmak için, Cumartesi ve ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
lApoStyLel
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 21-09-2007
Yer: тяαвzση/ƒαяσz/αяαƒι&
Yaş: 19
Mesajlar: 882
Rep Puanı: 8200911
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
http://img82.imageshack.us/img82/122...signs72ie1.gif TRABZONSPORUN'HALİ Bir yakınımızın mutluluğuna ortak olmak için, Cumartesi ve Pazar günü Ankara da idik! Ankara yaz aylarında yüzde elli oranında boşalmış durumda! Bürokrasinin büyük bölümü izinde, esnaf ve tüccarın bir kısmı tatilde! Ankara, son günlerde ‘su’ ile gündeme gelmişti. Halbu ki Ankara’da çok daha önemli gelişmeler vardı. Cumhurbaşkanlığı seçimi, yeni hükümetin kurulması vs. Melih Gökçek’in, ‘su’ olayı.. Emin Çölaşan’ın Hürriyet’ten ayrılması, Bekir Coşkun’un çıkışı! Ankara’daki önemli gelişmeleri neredeyse ikinci plana itmişti. Zaten itmese bile vatandaşın büyük çoğunluğunun, Cumhurbaşkanlığı seçimi veya hükümetin kurulması gibi bir sorunu olduğuna da inanmıyorum. Neyse, biz Ankara izlenimlerimizi kısa da olsa aktaralım. Ankara’da ilk uğrak yerimiz Kızılay’daki Trabzonlular Derneği idi. Derneğin lokal kısmında birkaç masada oyun oynanıyor. Kapı girişine yerleştirilen büyükçe bir ayna lokalin neredeyse yarısını yansıtıyor. Aynaya baktığımda, sırtı dönük birini CHP eski milletvekili Şevket Arz’a benzettim. İçeri girdim. Yanılmamıştım. Şevket bir yandan oyuna devam ederken diğer yanda ‘hoş geldin’ dedi. Salona bir gez gezdirdim ve oturma odasına girdim. Trabzon Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu’nun Ankara’da bile etrafı sarılmış. Değişik partilerden çok sayıda Trabzonlu Volkan beyi, neredeyse sınava tabi tutmuşlar. Volkan beyin en büyük özelliklerinden biri, ‘kibirli ‘olmaması, başka bir ifade ile hemen herkesle kısa süre içersinde diyalog kurmasıdır. Volkan beyin, etrafındakilerin bir kısmı ‘Volkan bey, bırak Trabzon’u şu Ankara’dan aday olsan, Melih Gökçek’e fark atarsın. Ankara’da Belediye Başkanı görür’ derken, bir başkası Trabzon’un kangren olmuş sorunlarının nasıl çözüleceğini, Belediye Başkanı olarak olaylara nasıl baktığını öğrenmek istiyor. Yaşar Topçu ile sohbet Trabzonlular Derneği’nden erken ayrıldık. Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Fahrettin Kurt’un evine gittik. Ev oldukça kalabalıktı. İstanbul ve İzmir’den gelen akrabalarla hasret giderdikten sonra düğünün yapılacağı otele geçtik. Lobi’de oturduk. Önce, MHP Erzurum milletvekili Prof. Dr. Zeki Ertugay, ardından Bayındırlık ve İskan eski Bakanlarından Yaşar Topçu, bir süre sonra da ANAP eski Rize milletvekili Mustafa Parlak masamıza geldi. Siyasetten, medyaya güzel bir sohbet oldu. AKP’nin seçimde yüzde 50’ye varan oy almasının nedenleri dile getirildi. Yorumlar yapıldı. Seçim sonuçlarının temelinde yine tepkinin yattığı belirtildi. ANAP Rize eski milletvekili Mustafa Parlak, Rize’de yeni bir gazete çıkardıklarını, dört renk bir makine aldıklarını ve hedeflerinin 5 bin baskı yapmak olduğunu söyledi. Parlak’a, Rize’de gazete değil de matbaanın iş yapabileceğini söyledik. Parlak’a çizdiğimiz tablo biraz olumsuzdu! Yaşar Topçu, Karadeniz Duble Yolu’nu ihale eden, ettiren bir bakan. Karadeniz Duble Yolu nedeniyle Yüce Divan’da yargılandı. Sonra aklandı. Karadeniz Sahil Yolu ile ilgili iki kelime söyleyince, Topçu’nun gözleri doluyordu. Bizim Osman Cudi Yılmaz, dünkü yazısında Samsun- Ankara karayolu’ndaki çileyi ve eziyeti anlatıyordu. Osman, yapımı sırasında eleştirdiği Karadeniz Sahil Yolu ile ilgili iki satır yazmamıştı. Bizim de bazı güzergahlarını eleştirdiğimiz Karadeniz Sahil Yolu, Cumhuriyet Hükümetleri’nin Karadeniz bölgesine yaptığı en büyük yatırımdı. Yaşar Topçu; siyasi gelişmelerle ilgili görüşlerini aktardı, detaya girmedi. Ne olacak Trabzonspor’un hali Ankara’da uğradığımız her yerde bize ilk yönetilen soru Trabzonsporla ilgili idi. ‘Ne olacak Trabzonspor’un hali?’ Karşımızdaki insan, Siirtli, Bingöllü, Adanalı, İzmirli, Denizlili! Sordukları soru; Trabzonspor’un durumu! Adana’nın l. Ligde takımı kalmamış, diğer vilayetlerin sporla pek ilgileri yok gibi. Ancak, bize yönettikleri soru; Trabzonspor! Adamlar, Trabzonspor’un tarihini neredeyse çoğumuzdan daha iyi biliyorlar. ‘Bu iş Albayrakla olacak iş değil’, Bir diğeri ‘Atay Aktuğ’da çok yanlış yaptı’, Bir başkası, ‘Maç bitmiş, takım galip, seyirci sahaya giriyor olay çıkartıyor. Bu işin altında bir bit yeniği var’ Bahri Köse’nin önerisi Trabzonspor eski 2. başkanlarından Bahri Köse, Aralık ayında yapılacak olan kongrede güçlü bir yönetimin iş başına gelmesi gerektiğini söyledi. Bahri’ye, ‘Serdar Bali’de aday. Onu destekleyebiliriz’ dedim. -‘Serdar ile ben de konuştum. Trabzonspor başkanlığına gelecek kişi ekonomik olarak biraz güçlü olmalı. Ekibini iyi seçmeli. Uyumlu bir yönetim oluşmalı. Kulübü, borç batağına sürükleyecek icraat yapmamalı. Serdar, aday olduğunu söyledi. Biz, Serdar’a veya bir başka arkadaşımıza karşı değiliz. Bizim amacımız Trabzonspor’un daha güçlü ve başarılı olmasıdır. Bunu kimler yapabilir? Faruk Özak da bizim gibi düşünüyor’ İbrahim Usta’nın sıkıntısı Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Usta ile de uzun uzadıya konuştuk. İstanbul medyasının bilinçli olarak üzerine geldiğini söyleyen Usta, ‘Benim söylediklerim ortada. Medya söylediklerimi çarpıtıyor. Ben, hiçbir kulübümüz haksızlığa kurban edilmemesi gerektiğini söylüyorum’ diyor. Usta’ya, ‘Federasyon toplantısında nasıl bir karar çıkar’ diye soruyorum. -‘Yönetmelikler ortada. Raporları okuduk, görüntüleri izliyoruz. Çok yönlü araştırma yapıyoruz. Trabzonspor’a ibret olsun diye keyfi bir ceza verme olayı yok. Sonuçta Trabzonspor galip, maç bitiyor. Hakem istese maçı bitirebilir. Devam ettirebilir. Ayrıca ettirmeliydi. Hiç birini yapmıyor. Fatura Trabzonspor’a çıkıyor. Bu işte bir yanlışlık var.’ Adil Ali Cinel’ın Hatıraları ve tespitleri CHP eski milletvekili Adil Ali Cinel, gazeteciliğe başladığımız yıllarda yanılmıyorsam il başkanı idi. Adil Ali bey, Trabzon’da 1960’dan sonra meydana gelen olayların büyük çoğunluğunu yaşadı, gördü, izledi. Pazar günü önce Çardak Pide’nin Ankara Şubesi’ne uğradık. Ankara’da; Trabzon’u, Karadeniz’i yaşamak isteyenlerin ilk adresi Çardak Pide! Bir müessesenin ün yapması, marka olması işletmecinin iş anlayışı, kaliteli ürün sunması ile eşdeğerdir. Hamit Yalçın ve İsmail Bostan’ı yıllar öncesinden tanırım. 1980’li yıllarda kağıt üzerinde de olsa bir ortaklığımız olmuştu. Yalçın ve Bostan, çekirdekten yetişme fırıncı ve Pidecidir! Ankara’da her gün yüzlerce insanın bir Pide yemek için Çardak’ın o güzel bahçesine akın etmesinin ilk nedeni marka ve müşteri ilişkisidir. Çardak’tan ayrıldık. Çankaya’ya çıktık. Çankaya Belediyesi, Çankaya’nın zirvesinde çok güzel bir mesire yeri yapmış. Park ta önce bir gezinti yaptık. Kumanyasını alan aile bir ağacın altına kilimini atmış. Çocuklar oynuyor, hanımların kimi çimler üzerinde uyuyor. Kimilerini kendilerinin hazırladığı çayı içiyor. Park’ın uç tarafında, ormanlık alanın üst, tepe bölgesinde restoran ve kafeterya. Boş masa ararken, CHP Trabzon eski milletvekili Adil Ali Cinel ve eşlerini görüyoruz. Adil Ali bey bizi bırakmıyor. Bir masaya oturuyoruz. Adil Ali Cinel, 1980 öncesinde Trabzon’un önde gelen siyasilerinden biri idi. CHP’de yöneticilik, il başkanlığı vs. yapmıştı. Adil Ali bey, o dönemki hatıralarından bir demet sundu. Cinal’in siyasi anekdotları gerçekten ilginç. ‘AKP il Başkanı Ahmet Metin Genç, temiz, düzgün bir kardeşimiz. Üstelik partilimiz. Hakimlik sınavını kazandı. Mehmet Moğultay’ın yanına çıktık. Tayinini yaptırmak istedim. Yapmadılar. Bu çocuk bizim partili, nasıl yapmazsınız? İmam Hatipli diye Ahmet’in tayinini yapmadılar. Ahmet, sonra AKP’ye girmiş. Şimdi biz bu kardeşimize nasıl kızarız. CHP, niçin geriliyor diye soruyorlar. Böyle bir parti nasıl halktan destek alır. Seçimlerden önce, Deniz Baykal ile konuştum. Listeyi yanlış yaptığını söyledim. Şimdi Mustafa Sarıgül ortaya çıktı. Sarıgül’ü kim destekliyor? Cafer’i listeye kim koydurduysa O!’ Adil Ali beye, ‘Kim koydurdu?’ diyorum. ‘Hasan bilmiyormusun. Bana soruyorsun?’ Adil Ali bey isim vermeden Ali Topuz’a gönderme yapıyordu. Mola oteli ve Çimento fabrikası Adil Ali Cinel, Suat Oyman döneminde Usta Otel’in önünde bugün zemin katında Tansa’nun bulunduğu binanın yıkılmasının gündeme geldiğini belirterek, ‘Usta Otel’in sahipleri o zaman 1 milyon falan vermişlerdi. İyi para idi. Oteli yıkılmasını istiyorlardı. Belediye Oteli yıkma kararı aldı. Ancak, otelin zemin katındaki kiracılar partili idi. Onların yüzünden, o oteli yıkamadık. Çimento Fabrikası’nın kurulacağı yer Değirmendere vadisi idi. O zamanlar da çevre kirliliği vs. gündeme getirilmişti. İdeal yer olarak Vadi’de bir alan tespit etmiştik. Tam o sırada, bizim parti içersinde birileri ayağa kalktı. Çimento Fabrikası’nın bugünkü yerde kurulması için baskıya başladılar. Meğer, birilerinin o zaman durumu iyi değilmiş. Fabrikanın yerinde de epey hisseleri varmış. Sonunda, fabrikanın orada kurulmasına karar verildi’ dedi. Adil Ali Cinel, Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak’ın partili partisiz hemen herkesin işini yaptığını kaydederek, ‘Faruk, o konuda çok iyi. Partizanlık yapmıyor. İşini yaptıklarının çoğu belki de O’nun partisinden değil. Faruk, kötü mü yaptı. Bana sorarsın iyi yaptı. Seçimde de mükafatını gördü. Bizim dönemimizde ne sıkıntılarla karşılaşırdık. Milli Eğitim Müdürlüğü’ne birine getireceğiz. TÖBDER ayrı isim, bir başka dernek ayrı, parti ayrı isim bildiriyordu’ diyor. Adil Ali Cinel ile Trabzonspor’u da yakından takip ediyor. ‘Bu takım bizi üzüyor. Buna bir çare bulun. Birlik olun, bir şeyler yapın. Atay iyi yönetti demiyorum. Ancak iyi temsil etti. Atay TV’de göründüğü zaman koltuklarımız kabarıyordu. Şimdi öyle mi?’ Adil Ali Cinel ile sohbetimiz uzun sürdü. Siyasetten spora çok şey konuştuk. Tatil günlerinde Ankara’da olduğumuz için eş- dosta pek uğrayamadık. Koray Aydın, aylar öncesinden, ‘Bekliyorum’ demişti. Gidemedim. Daha onlarca eski dostu telefonla bile arayamadım. Gerçi çoğu Ankara dışında idi. Ancak, yakın bir zaman bir iki günlüğüne değil, üç- beş günlüğüne Ankara’ya yine gideceğiz. Ankara izlenimlerimiz şimdilik bu kadar! BİRAZ RESİM KOYALIM. ![]() http://img491.imageshack.us/img491/2...50av5xu2vp.gif ![]() http://img491.imageshack.us/img491/2...50av5xu2vp.gif ![]() BİRAZDA EĞLENCE YAPALIM... KAMYOCULARIN ARABALARIN ARKASINA YAZDIĞI YAZILAR.... Gas, fren, sanziman... halin duman! Tek rakibim Türk Hava yollari... Rampada gecme beni, düzlükte düzerim seni! V8 i yolda, kizi kolda severim. http://img491.imageshack.us/img491/2...50av5xu2vp.gif DALGIN SÜRÜCÜ ![]() :Çok Gizli Kamera:: ![]() http://img491.imageshack.us/img491/2...50av5xu2vp.gif TERÖRİZMİN YEDİ ÖLÜMCÜL GÜNAHI 2 TEMMUZ 1979 tarihinde Kudüs’te düzenlenen Uluslararası Terörizm Konferansı’nın açılış oturumunda bir bildiri sunan İngiliz yazar ve tarihçi Paul Johnson, terörizmin toplum, barış, siyaset, demokrasi, özgürlükler, moral değerler ve sistem için yedi ölümcül sonuca yol açtığı ifade etti. Paul Johnson’un, ‘Terörizmin Yedi Ölümcül Günahı’ başlıklı bu bildirisini kısaltılmış olarak veriyoruz. Şimdi bu bildiride yer alan terörizmin yedi ölümcül günahını alt alta bir daha sıralayalım: 1 Terörizm şiddeti idealize ederek toplumsal barışı, huzuru ve can güvenliğini yok eder. 2- Moral değerleri reddederek kitlelerin ve toplumların çürümelerine ve çözülmelerine yol açar. 3- Siyaseti devre dışı bırakarak, toplumsal uzlaşma yollarını tıkar. 4- Terörizm, sistemleri hedef alır... Yürürlükteki yasaları, konsensusu, hukuku yıkmaya çalışır. 5- Terörizm özgürlüklere karşıdır ama özgürlükleri sömürerek ve kullanarak ayakta durur. 6- Totaliterizmi yüceltir. Terörizmi totaliter ülkeler desteklediği gibi, terörizmin sonunda totaliterizm rejimi gelir. 1- Şiddetin İdealize Edilmesi: Öncelikle terörizm, şiddetin kasıtlı olarak ve soğukkanlılıkla diğer meşru kamu eylemlerinin önüne geçirilmesidir. Modern teröristler şiddeti, gerekli bir yöntem olarak görmekten çok, doğal/arzulanır bir eylem biçimi olarak kullanıyorlar. Bu anlamda bugünkü terörizm dalgasının belli bir entelektüel temeli vardır. Terörizm, sadece Leninist ve Troçkistlerin şiddeti meşru gören düşüncelerinden ortaya çıkmadı. Nietzsche’den Heidegger’e, Sartre’a uzanan savaş sonrası şiddet filozofisinden kaynaklandı. 1962’de Sartre şöyle diyordu: “Benim için asıl problem, solun, şiddeti şiddetle cevaplamaması gerektiği teorisini reddetmek üzerine düğümleniyor.” Sartre’dan etkilenen Fransz Fanon’un ünlü “Les Damnes de la Terre” adlı çalışması üçüncü dünyaya terörizmin yayılmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Kitapta şiddet, Sartre’ın da ana teması olan “özgürleşme” olarak sunuluyordu: “Bireysel düzeyde şiddet bir arınmadır. Kişiyi aşağılık kompleksi üzerindeki baskılardan, hayal kırıklıklarından ve hareketsizlikten kurtararak özgürleştirir.” Böylelikle terörizmin ilk günahı, cinayetin, sadece hedeflere ulaşmak anlamında değil, kendi başına da meşru bir şey olarak görülmesidir. 2- Moral Değerlerin Reddi: İkincisi insanın moral güdülerine kasıtlı olarak baskı uygulanmasıdır. Terör örgütleri cinayete entelektüel bir meşruluk vermeyi yeterli bulmazlar. Hepimizin içinde bulunan içgüdüsel insani duygular sistematik olarak körleştirilmelidir. 1880’ler Rusyası’ndaki terör grubu Narodnaya Volya “sebepsiz terör” (motiveless terror) deyimini ortaya atmış ve cinayeti “ilerletici eylem” (progressive action) olarak tanımlamıştır. Dostoyevski, büyük anti-terörist romanı “Ecinniler”den (The Possesed), romanın kahramanı şeytani Stovrogin, terörist grubun ancak korku ve moral yıpranmayla bir arada tutulabileceğinden bahseder: “Dört üyeyi bir arada tutmaya ikna etmek ancak beşinciyi öldürmekle mümkündür. Onu muhbir olarak suçlayarak yok eder, böylelikle hepsini kanla birbirine bağlarısınız.” Bu teknik, şüphesiz çeşitli terör gruplarınca da kullanılır. Bu gruplarda, kadın militanlar sürekli iğfal edilirler ve cinsel sapkınlıkta ortak harekete taraf olmaya zorlanırlar. Bunun nedeni, moral refleksleri uyuşturarak onları gelecekteki eylemlerine hazırlamaktır. Teori, kadın ya da erkek olsun, insan kişiliğinin moral unsurlarını uzun süre muhafaza eden kişilerin etkili birer terörist olmayacağı varsayımına dayanır. 3- Siyasetten Feragat: İlk ikisini izleyen üçüncü günah, toplumun sorunlarını normal çözme yöntemi olarak siyasetin red edilmesidir. Hobbes ve Locke gibi ‘sosyal kontrat’ teorilerini benimseyenler, şiddeti, arkaik “doğa durumu”nun karakteristik eylem biçimi olarak siyasetin anti-tezi gibi görürler. Teröristlere göre şiddet nihai noktada kullanılacak siyasi bir silah değildir. Bütün bir siyasi sürecin yerini tutar. Şiddetin, diğer bütün yolları tıkandığında başvurulacak son çare olarak düşünülmesini red ederler. 4- Totaliterizmin Yüceltilmesi: Bununla birlikte terörizm siyasi mücadelede tarafsız değildir. Uzun vadede anarşiye değil totaliterizme meyillidir. Terörizmin dördüncü ölümcül günahı; aktif olarak, sistematik olarak ve sonuç olarak totaliter devletlerin yayılmasına yardım etmektir. Uluslararası terörizmin altyapısına mali destek veren ülkeler (devlet politikası olarak terörist ilticaları kabul eden, eğitim kampları açan, para-silah ve diplomatik destek veren) istisnalar hariç totaliter devletlerdir. Böylelikle terörizmin toplumdaki baskıcı güçlere karşı geliştiği yanlış, tersi doğrudur. 5- Sistemin Yıkılması: Terörizmin totaliter devletlere karşı bir tehdit oluşturmamaktadır. Bu tür devletler ancak illegal cinayetler, önleyici tutuklamalar, mahkumlara ve şüphelilere işkence ve terörist faaliyetleri sansür ederek ayakta kalabilirler. Kanun yoktur. Terörizm, sadece yöneticilerin kanunlarla yetkilerinin belirlendiği demokratik ülkelerde kendisine zemin bulur. Terörizmin beşinci ölümcül günahı, hukuk devletini (sistemini) yıkmayı amaçlamasıdır. 6- Özgürlüğün Sömürülmesi: Terörizmin para, eğitim, silah ve korunma sağlama anlamında temel dayanak noktası totaliter dünyadır. Buna karşılık, bu terör örgütleri sadece liberal-uygar dünyanın özgürlükçü ortamında kendilerine hareket imkanı bulabilirler. Terörizmin altıncı ölümcül günahı, liberal toplumların özgürlükçü yapısını sömürmek ve böylece onu tehlikeye sokmaktır. Terörizm tehdidine karşı özgür toplum kendini silahlandırmak zorundadır. Fakat bu tehlikeye karşı silahlanma süreci, toplumun kendisini sivil kılan temel özgürlük, hoşgörü ve standartları tehdit eder. Terörle mücadele etmek için çıkarılması gereken olağanüstü hal yasaları, liberal toplumda haber alma, seyahat etme vb. gibi bazı özgürlükleri kısıtlar. Böylece, terörizm, özgür bir toplumun tüm koruyucu oluşumlarına direkt ve sürekli bir tehdit haline gelir. 7- Demokrasinin Zayıflatılması: Terörizmin yedinci ölümcül günahı, paradoksal olarak ters yönde ve daha yıkıcı olarak hareket eder. Terörizme karşı otoriter baskı metotlarıyla tepki gösteren özgür (liberal) toplumlar kendilerine de zarar verirler. Liberal toplumlar için ağırlaşan tehlike, otoriteryen aşırılıklardan kaçınma isteğinin, terörizm tehdidinin kollarına düşme korkusuna yol açması; bunun da kanunları uygulama sorumluluğundan vazgeçilmesiyle sonuçlanmasıdır. Teröristler baskıyı provoke ettiklerinde başarılı olurlar. Buna karşılık teröristlere karşı yatıştırma politikası yürütülmesini sağlarlarsa daha da başarılı olmuş olurlar. Sonuçta terörizmin yedinci ve en ölümcül günahı, sivil toplumun kendini savunma iradesini bitirmesidir. Terörizm demokrasiyi zayıflatır. Demokratik kurumları ve anlayışları yıkarak kendi dayatmalarını zorlar. Bu nedenle sivil demokratik toplumları tehdit eder. ETNİK TERÖRE KARŞI MÜCADELE VEREN İNGİLTERE’DEN ALINACAK DERSLER “İngiltere’nin yıllardır mücadele ettiği IRA adlı terör örgütünün başlıca hedefleri, İngiliz askerlerinin K. İrlanda’dan tamamen çekilmesi; önce K. İrlanda’nın tam bağımsızlığının sağlanması, arkasından da Güney ve Kuzey İrlanda’nın birleştirilerek, İrlanda Adası üzerinde, İngiltere’den ayrı ve tam bağımsız bir İrlanda Devletinin kurulmasıdır.” İngiltere IRA terörünü durdurmak ve IRA’yı etkisizleştirmek için yıllardır çeşitli önlemler almış ve kanunlar çıkarmıştır. Şimdi, İngiltere’nin terörü önlemek konusunda almış olduğu tedbirlere biraz bakalım. Sonra da, Türkiye’nin PKK’ya ve diğer yıkıcı-bölücü terör örgütlerine karşı aldığı önlemleri göz önüne olarak; iki ülkenin yaklaşımını karşılaştıralım. İngiltere’nin terörü önleme konusunda aldığı önlemlere ilişkin bilgilerin tamamını, Doç. Dr. Osman Metin ÖZTÜRK’ün “Avrupa ve Ortadoğu Ülkelerinin Terör karşısındaki Konumları” başlıklı yazısından aldım.43 4- İngiltere’nin Terörü Önleme Konusunda Almış Olduğu Tedbirler K. İrlanda sorununun ortaya çıkmasında ve bugünlere gelmesinde iki faktör rol oynamıştır. Bunlardan birincisi etnik farklılık, ikincisi de dini farklılık/mezhep farklılığıdır. Başlangıçta, koloniyal/emperyal girişimlere başkaldırı şeklinde, etnik ve milliyetçi bir çizgide ortaya çıkan sorun; sorunun bu mecrada gündeme getirilmesinin çoğunluktaki Protestanların işine gelecek olması nedeniyle, sonradan dinsel farlılığa-mezhep farlılığına dönüştürülmüştür.44 Bugün için sorun, Katolik-Protestan eksenine oturtulmuştur. K. İrlanda’da nüfus olarak azınlıkta bulunan Katolikler, güneydeki İrlanda Cumhuriyeti ile birleşmek isterken, sayıca çoğunluk durumundaki Protestanlar İngiltere’ye bağlı kalmayı tercih etmektedir. Ancak, son dönemde yapılan kamuoyu araştırmalarından, K. İrlanda’nın İngiltere’ye ait olduğu /İngiltere’nin ayrılmaz bir parçası olduğu yolundaki görüşün değer kaybettiği; İngiliz kamuoyunun çok az bir kısmının bu görüşü desteklediği sonucunun çıktığı ileri sürülmektedir.45 İngiltere, 1970’li yıllarda, yoğun ve yaygın bir şekilde terör eylemlerine sahne olmuştur. Bu dönemde, K. İrlanda işleriyle görevli İngiliz Bakanın, bir şekilde terör eylemlerine karıştığına kanaat getirdiği kişiler hakkında geçici tutuklama kararı alabileceği; bu tutukluluk süresinin 28 güne kadar sürdürülebileceği kabul edilmiştir. Bakanın geçici tutuklama kararı, yine bu bakan tarafından tayin edilmiş bulunan K. İrlanda “Yüksek Komiseri”ne havale edilmekte ve Komiser tutukluluk halinin devam edip etmeyeceğine karar vermektedir. Tutukluluk kararına karşı, yine üyeleri bu bakan tarafından atanmış bulunan “Tutuklu İtiraz Mahkemesi”ne müracaat edilebilmektedir. Bu dönemde, ispat mükellefiyetinin çoğu halde sanığa ait olması, jürisiz yargılama yapılması, sanığın itirafının delil yerine geçmesi, sanıkların sebep gösterilmeksizin veya yanlışlıkla tutuklanmasının mahkemelerce kanunsuz bir işlem olarak sayılmaması gibi, hususları içeren bir yöntem ve yargılama anlayışı hayata geçirilmiştir.46 Bugün ve hemen yakın geçmişe bakıldığında, İngiltere’nin, terör konusunda güvenlik/polisiye, yasal, ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal, yönetsel, uluslar arası bazı tedbirleri aldığı görülmektedir. a. Güvenlik/Polisiye Tedbirler İngiltere, terörle mücadele için özel birlikler oluşturmuştur. “SAS”, bu birliklerinden bir tanesidir. İkinci Dünya Savaşı sırasında, 1941 yılında kurulan bu birlik, 1945 yılında dağıtılmış; 1952 yılında yeniden kurulmuştur. Tamamen asker personelden oluşan bu birlik, özellikle, 1980 yılında Londra’daki İran Büyükelçiliği’nin işgal eden teröristlere karşı düzenlendiği başarılı operasyon ile adını öne çıkarmıştır.47 Kraliyet Ulster Güvenlik Teşkilatı-RUC ve Ulster Savunma Alayı-UDR, İngiltere’nin terörle mücadele konusunda oluşturduğu diğer özel birliklerdir. Bir polis gücü olan RUC, terörle mücadelede asıl sorumlu birlik olup, askeri desteğe de sahiptir. UDR ise, yarı askeri bir birlik olup, asayişin sağlanmasında RUC’a yardımcı olmak üzere oluşturulmuştur. Gerek RUC, gerekse UDR içinde, sayı olarak Protestan İrlandalılara ağırlıklı bir yer verilmiştir.48 b. Yasal Tedbirler İngiltere’de, terörle mücadelede, yönetime, yasalarla bazı özel yetkiler tanınmıştır. Yönetime olağanüstü bazı yetkiler tanınırken, özgürlükçü demokratik sistemin kuralları içinde kalınmasına da özen gösterilmiştir. Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan, yönetimin denetimi konusunun İngiltere’de yerleşmiş olması ile siyasî hukuksal ve kamuoyu denetiminin çok uzun yıllardan beri İngiltere’de etkili bir şekilde işlemekte olmasının, terörle mücadele konusunda yönetime olağanüstü yetkilerin tanınmasını kolaylaştırdığı söylenebilir. İngiltere’de terörle mücadele konusunda iki yasa bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, Terörü Önleme Geçici Yasası (TÖGY); ikincisi de, Kuzey İrlanda Olağanüstü Koşullar Yasası (KİOKY)’dır. TÖGY, ilk olarak 1974 yılında yürürlüğe girmiş; zaman içerisinde ortaya çıkan ihtiyaca bağlı olarak değişikliklere gidilmiştir. Yeni suç düzenlemeleri yasanın kapsamına dahil edilmiştir. Ayrıca, yasanın, Parlamentoda yılda bir kez görüşülmesi de benimsenmiştir. Bu suretle, yasanın getirdiği sınırlayıcı hükümlerin geçici olduğu imajı kamuoyunda canlı tutulmuş ve bu suretle yasaya yöneltilen eleştirilerin kısmen dahi olsa savuşturulması mümkün olabilmiştir. Yasanın içerdiği hususların bazılarını şu şekilde sıralamak mümkündür: İlgili Bakana, terörle ilgili şüpheli kişileri, İngiltere ve K. İrlanda dışına çıkarma veya bunların İngiltere ve K. İrlanda’ya girişlerini engelleme yetkisi verilmiştir. Sonradan, bu yetkinin, üç yıl o bölgede oturmuş İngiliz vatandaşları için kullanılmayacağı kabul edilmiş; ayrıca, dışarı gönderilmeye karşı itiraz hakkı genişletilmiştir. “Terörist eylemlere teşvik ve katkı sağlamak” ve “terörizm ile ilgili bilgiyi saklamak” gibi, iki yeni suç kavramı geliştirilmiştir. - Polislere, terörizm ile ilgili olarak, gözaltı belgesi olmadan, kişileri 48 saat gözaltında tutmak ve ilgili Bakanın izniyle, bu süreyi 5 güne kadar uzatmak imkanı tanınmıştır. - Terörist örgüt üyeleriyle mülakat yapılması ve bunun yayınlanması yasağı getirilmiş ve bu yasak, terör örgütünü destekleyen yan kuruluşları içerecek şekilde genişletilmiştir. - Terör örgütlerine üye olanların, 10 yıla kadar hapsedilmeleri öngörülmüştür. - Umuma açık yerlerde terör örgütlerinin renklerini giyenler, bu örgütlerin işaretlerini gösterenler, bu tür örgütlerin üyesi ve destekçisi oldukları değerlendirmesine neden olanların, 6 aya kadar hapsedilmeleri öngörülmüştür. - Terörizm suçunun kapsamı genişletilerek, terörizmin mali kaynaklarını incelenmesi kolaylaştırılmış; terörün mali kaynaklarını önlemek ve kesmek için Terör örgütlerinin mallarının müsaderesi esası getirilmiştir. - Terör eylemlerini önceden haber almak için, polise, belli durumlar ve esaslar dahilinde, postayı açma ve telefonları dinleme yetkisi verilmiştir. - Limanlardaki inceleme ve alıkoyma ile kontrol alanları, yeniden düzenlenmiştir. - Cezaların infazındaki indirim oranı, K. İrlanda’da düşük tutulmuştur. İngiltere’de indirim oranı ½ iken, bu oran K. İrlanda’da 1/3 olarak kabul edilmiştir.49 K. İrlanda’da uygulanan KİOKY ise, İngiltere’deki genel TÖGY’den ayrı bir yasa olup; bu yasa, idareye TÖGY’den daha fazla yetki vermektedir. KİOKY, polis, şüpheli evlere girmek ve arama yapmak, şüpheli araçları durdurmak, silah taşıdığından kuşku duyulan kişileri aramak, düzeni sağlamak bakımından yargı öncesi bazı yayınları durdurmak, terör örgütü üyesi olduğundan kuşku duyulan kişileri oturma ve seyahat özgürlüklerinden yoksun bırakmak gibi, çok önemli bazı imkanlar tanımaktadır.50 1977 yılında, yasanın suç saydığı eylemler için öngörülen cezaların miktarı artırılmıştır. 1987 yılında ise, polisin tutuklama yetkisinin TÖGY ile uyumlu olması sağlanmış; tutuklanan kişilerin tanıdıklarına haber verme ve yasal yardım alma hakkı tanınmış; sivil paramiliter saldırılara karşı özel güvenlik firmaları kurulmasına izin verilmiş; TÖGY’nde olduğu gibi, getirilen kısıtlamaların geçici olduğu mesajını vermek ve bu konudaki kamuoyu baskısını savuşturmak amacıyla, yasanın yılda bir kez görüşülmesi esası getirilmiştir. KİOTY’nda 1991 yılında yapılan değişiklik ile, TÖGY’dan farklı olarak şu hususlar getirilmiştir: - Terör örgütüne stratejik yön verenler yasanın kapsamına dahil edilmiştir. - “Terörist amaçlar için kullanılabilecek aletlere sahip olma” suçu getirilmiştir. - Polise, terörle mücadelede yararlı olacağını düşündüğü kayıt ve dokümanları inceleme hakkı tanınmıştır. - Orduya, yol açma ve barikat kaldırma gibi amaçlarla, traktör, dozer gibi iş makinelerine el koyma imkanı sağlanmıştır. - İlgili Bakana, polisin ve askerin kullandığı bazı yetkilere, belli durumlar ve esaslar dahilinde, yasa gücü kazandırma yetkisi tanınmıştır. - Terörizm ile ilgili faaliyetlerde bulunan kişilerin mallarına, yargıç kararıyla el koyabilme imkanı getirilmiştir. - K. İrlanda’da, Ordu ile ilgili şikayetleri inceleyen ve Parlamentoya bu konuda yıllık rapor sunan, yeni bir büro kurulmuştur.51 c. Ekonomik ve Sosyal Tedbirler İngiltere K. İrlanda’nın kendine özgü problemlerini çözmek ve bir yandan da terörle mücadelede mesafe alabilmek için, ekonomik ve sosyal alanda da bazı tedbirler almıştır. K. İrlanda, uzunca bir süredir, İngiliz girişimcilere, yatırım açısından cazip gelmemektedir. Çok az kişi bölgeye yatırım yapmakta; bölgedeki kişi başına tüketim oranı giderek düşmektedir. K. İrlanda ekonomisi, bölgedeki işletmelere verilen devlet siparişleri yoluyla, dolaylı bir şekilde İngiltere tarafından desteklenmektedir. İngiltere’de kişi başına düşen devlet yatırımının en yüksek olduğu bölge, K. İrlanda’dır. Ekonomik yardımların dışında, İngiltere’nin bölgedeki askerleri için yaptığı harcamalar, K. İrlanda ekonomisi için oldukça önemlidir. Bölgedeki çalışabilir nüfusun yaklaşık %56’sı, geçimlerini devletten sağlamaktadır. Bu oran, İngiltere’nin diğer bölgelerine göre oldukça yüksektir.52 Son dönemde bütün dünyayı etkisi altına alan özelleştirme ve devletin küçültülmesi olgularının, bu koşullarda K. İrlanda’ya ne şekilde yansıyabileceği, üzerinde durulması gereken bir konu olarak görülebilir. K. İrlanda, kültürel tüketimin oldukça yüksek olduğu bir bölgedir. Bölge, spor, müzik, tiyatro gibi, kültürel etkinlikler yönünden oldukça zengindir. Bu yapısal özellik, eğitim ve kültür alanında yapıcı bazı tedbirlerin alınmasını kolaylaştırmıştır. İngilizce dil eğitimi ve din eğitimi zorunlu kılınmış; okutulacak din dersi kitaplarının, din adamları tarafından hazırlandıktan sonra kamuoyunun tasvibine sunulması ve bundan sonra okullarda ders kitabı olarak okutulması kabul edilmiştir. Eşitsizliğe dayalı sorunları gidermek için, ‘Yoksulluğa Son Verme Programı’ geliştirilmiştir. Bu program kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda, çalışma hayatında dinsel ayrımcılığı yasadışı sayan ve 10 kişiden fazla personelin çalıştığı işyerlerinde, işgücünün dinsel kompozisyonunun incelenmesi; uygun olmayan kompozisyonların düzeltilmesi; Komisyonunun öneri ve kararlarına uymayanlara, hükümet yardımı yapılmaması, kamu ihalelerine katılma izni verilmemesi, kredi verilmemesi gibi, bir dizi yaptırımın uygulanması kabul edilmiştir. Ayrıca, yönetimden bağımsız olarak, İngiltere ve K. İrlanda temsilcilerinin birlikte oluşturduğu, bir Topluluk İlişkileri Konseyi kurulmuştur. Konsey, taraflar için bir görüşme ve tartışma zemini oluşturma görevini üstlenmiştir. Ortak zemin, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlar olduğu için, Konsey öncelikle bu alanlarda mesafe almıştır. Konseyin çabalarıyla, Protestan ve Katolik çocukların ortak/aynı okullarda eğitim görmesi imkanı ortaya çıkmıştır. Birlikte Tatil Yapma Projesi geliştirilmiştir. Bu suretle, tarafların birbirlerini yakından tanımalarına imkan ve fırsat verilmiştir. Bu suretle, taraflar arasında oluşan duvarların ve kuşkuların ortadan kaldırılması; bunları diri tutan eşitsizliklerin ve adaletsizliklerin giderilmesi amaçlanmıştır.53 d. Siyasal-Yönetsel Tedbirler İngiliz yöneticiler, terörle mücadele konusunda, yukarıda değinilen TÖGY ile KİOKY’nın kendilerine tanıdığı olağanüstü yetkilere sahiptirler. İngiltere’nin genelinde geçerli olan bu yetkiler, K. İrlanda’da daha ileri bir noktadadır. Yönetime tanınan en önemli yetki, terörle mücadele konusunda alınmasında yarar görülen yönetsel tedbirlere, kolayca yasa gücü kazandırılabilmesidir. K. İrlanda ile ilgili konuların Parlamentodaki ele alınışlarına özel bir dikkat gösterilmesi; bu konulara ilişkin itiraz imkanının kullanılması şansının, K. İrlanda ile ilgili konuların ve kararların genellikle Parlamentonun gece geç saatlere sarkan oturumlarına bırakılması nedeniyle, çok az olması, pratik siyasal/yönetsel tedbirler olarak görülebilir.54 e. Uluslararası Tedbirler İngiltere, IRA’ya, gerek maddi yardımda bulunan, gerekse silah ve malzeme sağlayan dış kaynaklara da yönelmiştir. İki kutuplu dönemde, IRA’nın, pek çok komünist ülkeden siyasal destek, geçiş hakkı ve sahte belgeler tahmin ettiği; Çekoslavakya’dan ve Libya’dan silah aldığı; militanlarının Cezayir’de eğitim gördüğü; Küba’dan, hem moral destek, hem de diplomatik kolaylıklar sağladığı bilinmektedir.55 Bu dış kaynakların bir kısmı, iki kutuplu dönemin sona ermesi ile birlikte anlamlı olmaktan çıkmıştır. Son dönemde, K. İrlanda konusunda, ABD’de yerleşik “Irish Northern Aid Commitee” ile Libya öne çıkmıştır. İngiltere, ABD ve söz konusu komite nezdindeki girişimleri ile, Komiteyi IRA’ya yardım etmekten alıkoymaya çalışmıştır. Libya’yı da, uluslararası baskı uygulayarak ve uluslararası toplumun Libya’yı dışlamasını sağlayarak, IRA konusunda daha dikkatli olmaya sevketmiştir.56 http://img491.imageshack.us/img491/2...50av5xu2vp.gif OKDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM... |
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 02-06-2006
Yer: Kalbim,aklım onun ayak bastığı,gezdiği,yaşadığı yerdeyken olduğum yer önemli mi?
Mesajlar: 19,139
Blog Mesajları: 102
Rep Puanı: 75558463
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Arkadasım 1 tane konu açıp,o konunu belli aralıklarla güncelliyeceksin.
Devamlı konu açma,daha öncede uyarmıştım.. Burdan devam: http://www.frmtr.com/kisisel-sayfam/...5-611-s-z.html |
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com