Forum TR
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Go Back   Forum TR > Paylaşımlarım > Kişisel Sayfam

αƒяσ∂ιzуαк // Kişisel Sayfam // ●๋:

Paylaşımlarım Kategorisinde ve Kişisel Sayfam Forumunda Bulunan αƒяσ∂ιzуαк // Kişisel Sayfam // ●๋: Konusunu Görüntülemektesiniz => ●๋: Osmanlı'dan Günümüze Rakı ●๋: Alıntı: Rakının ilk kez nerede kimler tarafında üretildiği kesin olarak belgelerle belirlenememiştir. Ancak rakının ilk ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 08-01-08, 04:17   #1 (permalink)
Sevimsiz insan..
 
Giriş Tarihi: 01-12-2006
Yer: уαℓσνα
Yaş: 22
Mesajlar: 13,400
Rep Puanı: 63816305
αƒяσ∂ιzуαк Rütbe: Artı 11αƒяσ∂ιzуαк Rütbe: Artı 11αƒяσ∂ιzуαк Rütbe: Artı 11αƒяσ∂ιzуαк Rütbe: Artı 11αƒяσ∂ιzуαк Rütbe: Artı 11αƒяσ∂ιzуαк Rütbe: Artı 11αƒяσ∂ιzуαк Rütbe: Artı 11αƒяσ∂ιzуαк Rütbe: Artı 11αƒяσ∂ιzуαк Rütbe: Artı 11αƒяσ∂ιzуαк Rütbe: Artı 11αƒяσ∂ιzуαк Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 638320

Varsayılan αƒяσ∂ιzуαк // Kişisel Sayfam // ●๋:




●๋: Osmanlı'dan Günümüze Rakı ●๋:
Alıntı:
Rakının ilk kez nerede kimler tarafında üretildiği kesin olarak belgelerle belirlenememiştir. Ancak rakının ilk kez Osmanlı topraklarında üretildiği neredeyse tüm dünya ülkelerince kabul edilmektedir.

Hemen hemen tüm ansiklopedilerde rakının bir Türk içkisi olduğu belirtilir. Türk rakısı zamanla Osmanlı topraklarında yaşayan insanlarının da damak zevki ile bugünkü karakteristik özelliklerine ulaştırılmış ve üretimi tekelleştirilmiştir. Türk rakısının bugünkü özellikleri ne Yunan rakısı Uzo ne de uzak Doğu içkisi olan arakta bulunabilir. Ayrıca sakız rakısı Mastika’nın ilk kez ülkemizde üretilmiş olduğu tarihi bir gerçektir. Yunan içkisi “Tsipouro”(üzüm posası) geleneksel aile işletmelerinde, bölgeye göre farklı adlarla üretilmektedir. Tsipour, Grappa,raki gibi..Tsipouro önceleri üzüm posası için kullanılmış daha sonra destilatı için kullanılmıştır. Grappa üzüm salkımı anlamına gelen Latince bir kelimeden gelir. Bazilarina göre ilk raki Balkanlar ve Ege adalarinda erikten yapilan ‘Ouzo’dur. Tadi Türk rakisina benzeyen bu içkide anason bulunmaz. Bazilari ise Japonlarin pirinçten ürettikleri ‘Sake’nin rakinin babasi oldugu görüsünü savunsalar da rakinin Anadolu’daki öyküsü 300 yil öncesine dayaniyor.Raki Yunanlıların Osmanlı egemenliği altındayken aldığı bir kelimedir, Türkçe’den gelir. Yunan ansiklopedilerinde Yunanlıların geleneksel içkisi Uzo ‘nun mucidi Kirios Stavrakis adlı bir Osmanlı Doktoru olarak gösterilmiştir.


Aslında geleneksel, en eski Türk içkisi kımızdır. Türklerin ulusal içkisi kımızdır. Rakı ise bizim geleneksel içkimiz. Bunu adını koymuşuz zaten, rakımıza yalnız biz değil, tüm dünya ülkelerinin hemen hepsi Türk rakısı diyor.(Vefa Zat a.r.v.ç.s. S.134)

Anadolu’da hálá üretilen ve ‘‘Bogma raki’’ denilen ev yapimi rakinin, Türkiye’nin milli içkisinin atasi oldugu kabul ediliyor. Ancak bogma rakinin içindeki alkol oraninin ölçülememesi körlükten ölüme kadar gidebilen saglik sorunlarina neden olabiliyor. Bu nedenle geçmiste saglik açisindan son derece sakincali ve bilgisizce yapilan Türk rakisinin üretimi 1.6.1926 tarihinde yürürlüge giren 790 sayili yasa ile devlet tekeline alinmis durumda.

Bugün Türkiye’de üretilen 74,3 milyon litre rakidan 1.5 milyon litresi ihraç ediliyor. Artik tüm dünyada taninan raki Avrupa Konseyi Ispirtolu Içkiler Komitesi tarafindan kabul edilen Iskoç viskisi, Rus votkasi, Fransiz konyagi gibi milli içkiler arasinda da yerini aliyor.


Biz Türkler rakısız yapamayız… Sevinince üzülünce kızınca hep ona sarılırız. Peki bu rakı ne zaman girmiş resmi olarak hayatımıza…İlk rakı fabrikası 1880 li senelerde Umurca’da Abdülhamit’in başmabeyncisi Sarıcazade Ragıp paşa tarafından kurulmuş. Halk rakıyı anında bağrına basmış ta ki Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar.. 1920-1926 yılları arasında altı yıl boyunca her tür alkollü içkinin alımı satımı içilmesi yönetim tarafından yasaklanmış… Ama rakıya olan sevdanın önüne hiç bir şey geçememiş evlerde imbikler kurup hurma dut incir üzüm ve erikten boğma rakılar yapılmış..
Umurca’dan sonra İzmir’de Bomonti Nektar Şirketi kurulmuş. Alem Rakıları üretilmiş. Sonrası birbiri ardına açılan rakı imalathanelerinde yüzlerce üretilmiş. Akşamcılar kese ve damağına uygun olanı bu markalar arasından seçmiş. 1930 yılında Gaziantep rakı fabrikası kurulup “Alüyülala Gaziayıntap”ı üretmiş. Bir sene sonra İnhisarlar yani tekel kurulmuş. Bu fabrikayı Diyarbakır Tekirdağ ve Nevşehir rakı fabrikaları izlemiş. Alçakgönüllü bir içkidir rakı. En zengininin evinede en fakirin evinede girer. “Rakı şişesinde balık olmak” isteyen akşamcıların dostudur.



-----------------------------------------------------------------------------

Osmanlı'nın " Kızlı " Rakısı



Osmanlı’nın “kızlı” rakısına geçmeden önce, eski İstanbul meyhanelerinin kısa geçmişine bir göz atmamız gerekiyor. Sanırım böylesi daha iyi olacak

Fatih Sultan Mehmet’in saltanat döneminden beri İstanbul’da meyhanelerin bulunduğu ve bunların Bizans döneminden kalmış oldukları çeşitli kaynaklarda yer almaktadır. Bu kaynaklardan bazıları, o dönemde İstanbul meyhanelerinin dünyaca ünlü olduklarını yazar.

Bizans döneminde en yaygın, hatta tek denilebilecek içki, çeşitli şarap türleridir. Bizans kaynaklarında ekmek ve şarabın beslenmenin başlıca iki unsuru olduğu belirtilir. Bazı manastırlarda şarabın sabah kahvaltısına dahil olduğu, keşişlerin günlük şarap istihkakları bulunduğu, şarapsızlığın bir çeşit ceza veya belli günlerde tutulan orucun bir parçası sayıldığı bilinir.

Kostantinopolis’te bağcılık ve şarapçılık özellikle manastırların çevresinde yaygın olmakla birlikte, kentin ihtiyacı olan şarap büyük miktarlarda Taşoz, Girit ve Sakız adalarından gelirdi. Bazı manastırlar, örneğin Büyükada ve Heybeliada’dakiler özel şaraplarıyla ünlüydü. Şehrin içinde perakende şarap satan Kapelos’ların “Orgasterion” denilen dükkanlarında şarapla birlikte yemek servisi de yapılırdı. Bunlardan başka, “Leskhe” denilen kervansarayların bünyelerinde meyhane, hatta daha ziyade (çalgılı) taverna tarzında işletilen bölümler de vardı. Bu mekanlarda baştan çıkarıcı güzellikte Bizans dilberleri görev alır, kervansarayın amaca uygun olarak döşenmiş odaları günün her saatinde harıl harıl çalışırdı. Çok amaçlı olarak işletilen bu mekanların zamanla her türlü taşkınlığın yapıldığı yerlere dönüştüğü ve çeşitli düzenlemeler, hatta yasaklarla hizaya sokulmaya çalışıldığı bazı kaynaklarda belirtilir.

Bizans sarayında da başlıca içki türünün şarap olduğu, bunların bir bölümünün günümüzdeki vermutlara benzer şekilde kokulu nebatlarla hazırlandığı bilinmektedir. Öte yandan üzümün dışında kayısı, erik, hurma, incir gibi meyveler de fermente edilerek meyve şarapları yapılmaktaydı.

Osmanlı orduları İstanbul’u muhasara altına aldıkları günlerde Bizans askerlerini zinde tutup, yüreklenmelerini arttırmak için sur diplerine salaş meyhaneler kurulmuştu. Ayrıca, muhasara süresince Ceneviz tekneleri Yunan adalarından İstanbul’a sürekli olarak şarap taşımışlardı. Kısaca söylemek gerekirse, İstanbul daha Bizans döneminde, özellikle Galata bölgesindeki meyhaneleriyle ünlüydü. Osmanlı döneminde de içki denilince akla gelen önce şaraptı, giderek rakı ağır basmaya başladı.

Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında, daha doğrusu Tanzimat dönemi ile birlikte toplumsal yaşamın sosyal yönlerinde büyük değişimler yaşanmaya başlandı. Değişimler en çok da gece hayatında hissedildi. O yıllara dek gece eğlence hayatına egemen olan geleneksel meyhane türlerimize alternatif olarak batı tarzı işletilen ve şu veya bu görevde hanımların çalıştığı mekanlar açıldı. Bu da gece eğlence hayatında kadınla erkeğin buluşması, birlikte eğlenmesi anlamına geliyordu. Yani, hanımların dayanılmaz cazibesi, içki sofralarına renk katmaya, hayat vermeye başlamıştı artık.

Bilindiği gibi o dönemde geleneksel meyhane kültüründe kadının yeri yoktu. Hatta o günlere dek oturak alemlerinden esinlenilerek oluşturulan çalgılı meyhanelerin dışında meyhanede kadına rastlanmazdı pek. Rakıya modern haberleşme ağıyla ulaşılmaya başlandığı yıllarda, yani ondokuzuncu yüzyılın sonlarında, Beyoğlu’nda Kafe Şantan (Cafe Chantant) adı verilen alafranga eğlence yerleri gece eğlence hayatına girdi. Daha çok yabancıların gittiği bu mekanlar, atraksiyon, revü, skeç ve pantomim gösterilerinin yapıldığı içkili yerlerdi. Kabare benzeri bu eğlence yerleri, o dönemde farklı bir hizmet vermiş olmalarına rağmen, İstanbul barlarının ilkleri olarak kabul edilir. Bunlardan bazıları Kabare (Cabaret de Nuit), bazıları Kafe Konser (Cafe Consert), bazıları da Fransız tarzı kahvehane, yani kafeşantan olarak işletiliyordu. Ancak, halk arasında ayrım yapılmadan bunların hepsi kafeşantan olarak anılıyordu. Hatta bu eğlence yerlerinin bazılarında Paris’in ünlü gece kulübü “Folies Berger”ayarında sahne gösterileri bile yapılıyordu.

O dönemin Beyoğlu’su, daha doğrusu Pera’sı, lüks otelleri, kafeşantanları, kabareleri ve görkemli birahaneleriyle adeta küçük bir Paris durumuna gelmişti. Ayrıca, Kurtuluş’taki seçkin gazinolarda gece eğlenceleri bütün renkliliği ile sürerken, gece alemlerinin en hızlıları Galata’da bulunan balozlarda yaşanmaktaydı. Pera’da gece eğlence hayatı bununla da kalmaz, özellikle karnavallarda, karnaval süresince görkemli balolar da düzenlenirdi.

Balolar, balolardan esinlenilerek açılmış olan balozlar, kafeşantanlar, kabareler, birahaneler, içkili gazinolar ve bütün bu mekanlarda şu veya bu görevde çalışan hanımlar… Böylesine hareketli içkili eğlence tarzı, Osmanlı Türklerinin pek alışık olmadığı, pek yaşamadığı bir eğlence tarzıydı. Daha önce hiçbir dönemde böylesine bir eğlence tarzı yaşanmamıştı. Osmanlı Türkleri o döneme dek sadece meyhaneyi bilirdi ve meyhane geleneğinde de kadının yeri yoktu. Oysa ki Pera’da, özellikle Beyoğlu’nda tam bir eğlence fırtınası yaşanmaktaydı. Üstüne üstlük bir de “aksesuvarcı” tabir edilen hafifmeşrep hanımlar, “zevk-ü sefa aracısı” adı altında bir takım iş bitirici insanlar devredeydi. İşte böylesine hareketli, batılaşmanın kendisini böylesine yoğun olarak hissettirdiği günlerde, Sultan Abdülhamid’in baş mabeyincisi ve maliye bakanlarından Sarıcazade Ragıp Paşa, Tekirdağ yolu üzerindeki Umurca Çiftliği’ni, daha sonra da bu çiftlikte Umurca Rakı Fabrikası’nı kurmuştu.

Batılılaşma rüzgarlarının etkisiyle saray görevlilerinin bile rakı ürettiği bir dönemde, piyasada kaliteli rakı olarak Umurca rakısının yanı sıra Deniz Kızı rakısı da bulunuyordu. Deniz Kızı rakısının asıl adı Bozcaada rakısıydı. Ama, etiketinde gül yüzlü bir denizkızı resminin bulunması nedeniyle İstanbullular bu rakıya Deniz Kızı adını takmışlardı. Ancak, dönemin belki de en gözde rakısı Üzüm Kızı rakısıydı. Düz rakıydı Üzüm Kızı, anasonsuzdu. Bu enfes rakının tanıtım programları çerçevesinde şaşırtıcı güzellikte bir grafik çalışması yapılmıştı. Grafikte batı tarzı, dekolte giyimli zarif bir hanım yer alırken, olgun bir üzüm salkımındaki her üzüm tanesini çekici ve ay gibi parlak bir kız yüzü süslüyordu. Hasılı, Üzüm Kızı rakısıyla birlikte rakı sofralarında rengarenk çiçekler açmış, hemdem sofralarına bambaşka bir hayat gelmişti artık.


●๋: Rakı Çeşitleri ●๋:


Alıntı:

●๋: Rakı Nasıl İçilir ? ●๋:


Alıntı:
Eskiden rakı kadehlerde sek olarak içilir ve üzerine bir yudum su alınırdı. Günümüzde ise rakıyı rakı bardağı dediğimiz aslında limonata bardağı olan bardakta sek olarak değil de su ile karıştırarak içiyoruz. Rakı içmenin en büyük püf noktası soğutulmuş rakı, bardak ve soğuk sudan geçer. Aksi takdirde rakı içiminden hiçbir zevk alınmaz.

Çoğu insan rakıyı kendine özgü bir tarzda içer. Kimisi sulandırarak, kimisi sek içerek, kimisi şişesinden içerek keyif almaya çalışır. Büyük çoğunluk ise kendi ağız tatlarına en uygun karışımı hazırlar.

Rakı hazırlanırken dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta da bardağa önce rakı, sonra su, son olarak da buz konulmasıdır. Rakıyı sulandırmadan üzerine buz konulursa rakının aroması kristalleşir ve rakının tadı bozulur. Rakı meze ile birlikte yudum yudum ve yavaş içilir.

Demlenmek rakı içerken kullanılan bir kelimedir. Bunun sebebi çayın rengi ve kokusu suya sinerek içilecek kıvamı almasıdır. Atalarımız da buradan yola çıkarak rakı masasında demlenme sözcüğünü kullanır. Rakı sofrasında demlenmek ve sarhoş olmayı birbirinden ayırtedebilmek gerekir. Bu yüzden rakı içmek özen gerektiren bir iş olduğundan sadece içmesini bilenle içilir. Rakı içen herkes kendi ayarını kesinlikle bilir. Sınırları zorlamaya başladığımızda bu işe dur demeyi bilmeliyiz. Rakıyı bilinçli olarak tadını seviyorsak içmeliyiz. Rakı hiçbir zaman sarhoş olmak için içilecek bir içki değildir. Çünkü bunun sonuçları çok kötü olabilir. Eğer rakı masasında biz ve karşımızdakiler dengeli demlenebiliyorsak ne mutlu bize.

Rakı yalnız başına içilmeyip arkadaşlar veya dostlarla birlikte içilir. Çünkü rakı masaları sohbetlerin yapıldığı, hikayelerin anlatıldığı, hem dinleyici hem konuşmacı olduğumuz bir ortamdır. Bu sanki bir grup terapisine benzer. Ayrıca rakı masasında herkes birbirine saygılı olmak zorundadır.


Özetle, rakı nasıl içilir sorusunun en güzel cevabı şudur: RAKI ADAM GİBİ İÇİLİR !

●๋: Rakı Ne Zaman Ve Nerede İçilir ? ●๋:



Alıntı:
Akşamın karanlığında günün üzerimizde bıraktığı etkiyi azaltmak, rahatlamak ve biraz olsun dertlerimizden uzaklaşmak için içilir.

Aynı zamanda akşam olduğunda herşey görmek zorunda kalmayız. Canımızın istediklerini, kalbimizin hissetdiklerini, kısacası görmek istediklerimizi görürüz.

Rakı içerken mevsimlerin de farklı etkileri oluşur insan üzerinde. Örneğin bir ilkbahar akşamında ırmak kenarında suyun sesini dinlerken...Kışın çatıya vuran yağmurun sesini dinlerken... Sıcak bir yaz akşamında arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde, rüzgarlı bir sonbahar gününde dökülen yaprakları izlerken içilen rakılar damağımızda hep farklı tatlar bırakır.

Bunlardan farklı olarak rakı aile toplantılarında, misafirliklerde, herhangi birşeyi kutlamak için, dostlarla bir araya geldiğimiz zamanlarda içilir.

Türkiye' de rakı başta meyhane olmak üzere, barda, restoranda, piknikte, otellerde ve tabii ki evde içilir. Farklı yerlerde rakı içmenin farklı adapları vardır.

Meyhane, mey (şarap) ve hane kelimelerden türemiştir.Türkiye'ni dört bir yanında İstanbul meyhaneleri kendilerine özgü üslupları ile ünlenmişlerdir. Meyhaneye kesinlikle karın doyurmak için girilmez. Meyhanenede ana yemekler (karın doyurucu) hariç tüm mezeler bulunur.

Buralarda restoranlardaki gibi mezeler mönüden değil görerek seçilir. Meyhane geleneklerine göre sofrayı donatmak deyimi çok kullanılır. Meyhane saygılı bir ortam ve her müşteri bir kraldır. Meyhanelerde insanları rahatsız etmeyecek şekilde Türk Sanat Müziği çalınabilir. Günümüzde meyhanelerde maç ve at yarışları izleyen insanları görmek bizi üzüyor.

Bar ortamları kalabalık, yüksek sesli müzik olduğundan rakı içmek için bir mekan değildir. Barlarda çoğunlukla amerikan bar kullanıldığından bu masalarda da rakı içmek uygun değildir.

Restoranlar meyhanelerle aynı işi yapmalarına rağmen bu gibi yerler kendilerini bir üst düzeyde görüyorlar. Buralarda rakı içmek meyhanelerdeki kadar keyifli olmaz.

Rakı içmek için bir diğer ortamsa doğadır. Pikniğe gittiğimizde ızgara yapılır, peynir ve domates gibi çok güzel mezelerimiz olur yanımızda. Türkiye'de piknik yapmak için genellikle şehir dışına çıkmak zorunda kalırız. Bu gibi yerlere yürüyerek gidilmesi zor olduğundan arabayı giderken biz, dönüşte de rakı yerine kola içen bir arkadaşımızın kullanması iyi olur. Bir de halk arasında açık havada rakı insanı çarpmaz şeklinde bir söylenti vardır. Bu kesinlikle yanlış ve yapılmaması gerekir. Çünkü alkol güneş altında insanı daha fazla etkiler. Eğer alkolden veya rakıdan hoşlanmıyorsak bir tane bira veya bir bardak kırmızı şarap piknikte daha uygun olur.

●๋: Yurdum İnsanından Rakı Lugatı ●๋:


Alıntı:
  • türk kültür gelenek ve görenekleri içinde yer alan önemli bir unsurdur.
  • raki, balik, kavun, cig kofte, tarator ve son olarak inleyen nagmelerin bir araya gelerek olusturduğu bütün.
  • bizon gibi iri hayvan sürüleri gruptaki en yavaş üyenin hızıyla hareket ederlermiş... böylece bir saldırı gerçekleştiğinde grup kaçarken ardında zayıf ve güçsüz olanı saldırganlara bırakarak doğal seleksiyona yardıcı olurmuş... kalanlar doğal olarak en güçlü ve hızlılar olurmuş.insan beyni de tüm hücrelerinin hızının ortalamasında çalıştığından her türlü keyf veren madde; özellikle rakı, beyin hücrelerimizden en yavaş ve güçsüz olanları öldürür... böylece kalanlar daha hızlı ve güçlü çalışır
    yani rakı içen insan zekidir, ahlaklıdır ve çeviktir... hele hele adabıyla içen güzel insandır, yürekten öpülesidir....
  • rakı sanki illa ki bir su kenarında içilmeli. sayfiye bir memleket olmalı. ya antalya'da bir balıkçi, ya çukurova'da bir balkon ya boğaz ya ege...sanki mardin de rakı içilemezmiş orası daha bir şarap yeriymiş gibi. akdeniz kültürüyle ilintili olsa gerek. rakı sanki mutlaka bir patlıcan ezmesi, beyaz peynir, tarator, kavun, güneşli hava, haydari ve söylemeye gerek var mı bilmem ama balık. sevdicekle içileni başka olsa da bazen kadın kadına yahut erkek erkeğe içilmeli rakı. fonda ahmet kaya ya da fikrimin ince gülü. keten beyaz örtülerle bahçeden toplanmış taze nane de olmalı mesela. yıllanmış yalnız yıpratılmamış dost ellerle yapılan servis, bardağı uzatırken kaç buz istediğini söylemeye gerek olmayacak kadar yakın olmanın verdiği güven...
  • malzemeler olmuş olsada masada dostların olması şart olan sofradır..birde sebebiniz varsa dünyanın en iyi kültürünün en güzel örneklerindendir.
  • rakiyi diger alkollü iceceklerden ayiran farki apayri bir kültürünün olmasidir.eskiler rakiyi sek icer üzerine bir yudum su alirlarmis simdi pek görülmüyor böyleleri.bir de rakı sofrasında demlenmek ve sarhos olmak apayri kavramlardir.
  • rakiyi demlenmek adina degil de sarhos olmak adina icerseniz tehlikesi büyüktür.sonuclari agir olabilir.demlenmeyi seven abilerimiz rakinin icilme zamanina aksam günesi batarken diye cevap verdigi gibi karanligin vurdugu saatleri gösteren de olur.yani aksam iyice cökmüstür ve üzerinden günün yükünü atmak istemektedir insan.
  • masa ağlar..rakı ağlar..kadeh ağlar..insan ağlar..kamil olan daha çok ağlar..siz bilmezsiniz insanlık gözyaşlarımda can verdi..bir kent bir kente aşk şiirleri döşerken biz yenilgilerimize güldük...yengilerinize ağladık...valla ben ağlatmadım palyaço ağlattı...
  • şikayetçiyiz efendim bu rakı masalarından dost paylaşımlarından pek bir ağlatıyorlar pek bir iç ses paylaşımına sürüklüyorlar bizi.. ama gene de sen olmasan yaşanmazdı be rakı..

Bilindiği üzere bir süre önce Yeni Rakı Amerikalılara Satıldı..
Doğal olarak Rakı Severlerin tepkisine yol açtı..
İşte bu tepkiden örnekler..










Muhabbetin Amerikan Versiyonu

* Amerikan dizilerinde sıkça rastladığımız "Dur sana bir içki hazırlayayım" repliği artık değişir. "Dur sana bir çilingir sofrası hazırlayayım. Beyaz peynirin yanına kavun da alır mısın?"

* Aslan sütü yerine artık bufalo sütü demek gerekir mi? Yoksa Kızılderililerin dediği gibi ateş suyu mu demeli?

* Kovboy filmlerinde bar tezgahında kayarak gelen viski kadehi yerine rakı bardağı, peşinden kayarak gelen peynir, kavun, haydari tabakları görünce şaşırmaca da yok tabii.

* Rakı masalarında da muhabbet tuhaflaşır elbet: "Ahh abi ah ne olacak bu Amerika'nın hali?!" "Boş ver, anam babam içelim küreselleşelim."

* Piknik meraklısı mangal başı abilerinin vaziyeti de abuk bu durumda. Yok öyle artık kasap köftesi, kuzu pirzolası pişirmek falan. New Yorker Steak pişiren çizgi pijamalı abiler, ellerinde Amerikan rakıları. Tabii yemek sonrası çizgili pijamalarla piknik alanında futbol oynamak da olmaz artık. Kasklar giyilecek, Amerikan Futbolu oynanacak, başka yolu yok.

* Rakı masalarının bir diğer değişmezi 3 büyüklerin son durumları artık yerini NBA muhabbetlerine bırakır. Boston Celtics, Utah Jazz, Sacramento Kings, Chicago Bulls, Milwaukee Bucks muhabbetleri rakı masalarının demirbaşı haline gelir.



Kültürümüze Sahip Cıkmanın zamanı gelmedimi ?



Haydi Abbas, vakit tamam ;
Akşam diyordun, işte oldu akşam
Kur bakalım çilingir soframızı
Dinsin artık bu kalp ağrısı

35 yaş şiiri / Cahit Sıtkı Tarancı


RAKINAME


İçmesinin bilene
Zevk-u sefadır.
İçme'yi bilmeyene
Cevr-ü cefadır rakı.

Bir münasip mikdarı
Muhabbet anahtarı
Kaçırırsan ayarı
Can'a ezadır rakı.

Ne dert kalır, ne keder,
İçeni mes'ut eder.
İçebilirsen Eğer
Ruhu ciladır rakı.

Ham ervahsan yanaşma
Arif'sen ondan şaşma,
İç ama, haddi aşma
Ferahfezadır rakı.

Yarattığı ahengi,
Ne saz verir ne çengi,
Terbiyenin mihengi
Dense sezadır rakı.

Beyaz peynir, domates,
Yanına bir kavun kes,
Çiğ köfteyle ne enfes
Bir iptiladır rakı.

Biraz tuzlu leblebi,
Kadehin billur leb'i,
Dudakları öpmeli,
Yoksa hebadır rakı.

Ehli kemal olana
Zevkle hem'hal olana,
Sohbette tad bulana,
Yar'ı vefadır rakı.
Misten ala kokusu,
Ana sütü gibi su,
Şu ki sözün doğrusu
Müstesna ma'dır rakı.

Dost bezminde sohbette
Neşe-i muhabbette
Her manevi lezzete
Bir vasıtadır rakı.

Nükte, cinas anlayan
Ahengi-i bezm'e uyan,
İçip zırvalamayan,
İşte o'nadır rakı.

Eşek içince zırlar,
Köpek içerse hırlar
Kedi içse tırmalar,
İnsanlar'adır rakı.

Al kadehi eline,
Dokun gönül teline,
Muhabbet alemine,
Bir merhabadır rakı.

Adabı, erkanı var,
Zamanı mekanı var,
Kimin ki iz'anı var,
O na şifadır rakı.

Gönül dargınlarına,
Vefa kırgınlarına,
Hayat yorgunlarına,
Haza devadır rakı.

Mirkelamoğlu der ki:
Had bilmezsen eğer ki,
Öyle rüsva eder ki,
Başa beladır rakı.

Necip Mirkelamoğlu

Paylaştıklarımda benim seslenişim olsun belki bir gün " Rakı Kadehinde Balık Olmayı " öğreniriz (:

●๋:

Mesajı son düzenleyen αƒяσ∂ιzуαк ( 08-01-08 - 04:24 ). Neden: eksik.
αƒяσ∂ιzуαк çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-01-08, 04:21   #2 (permalink)
Jυsтεяιŋι & вяσσкs
 
Giriş Tarihi: 13-06-2006
Yer: Yﻪlօνﻪ
Yaş: 22
Mesajlar: 16,580
Rep Puanı: 25357009
Mσяρнєυѕ Rütbe: Artı 11Mσяρнєυѕ Rütbe: Artı 11Mσяρнєυѕ Rütbe: Artı 11Mσяρнєυѕ Rütbe: Artı 11Mσяρнєυѕ Rütbe: Artı 11Mσяρнєυѕ Rütbe: Artı 11Mσяρнєυѕ Rütbe: Artı 11Mσяρнєυѕ Rütbe: Artı 11Mσяρнєυѕ Rütbe: Artı 11Mσяρнєυѕ Rütbe: Artı 11Mσяρнєυѕ Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 253764

Send a message via MSN to Mσяρнєυѕ
Varsayılan C: αƒяσ∂ιzуαк // Kişisel Sayfam // ●๋:


İşte Budur Ya..Eline Sağlık Güzel Olmuş..
Mσяρнєυѕ çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-01-08, 09:24   #3 (permalink)
One Turk Against The World.
 
Giriş Tarihi: 22-07-2006
Yer: İstanbul
Mesajlar: 56,435
Blog Mesajları: 1
Rep Puanı: 139758475
ALWAYS A CLASSIC Rütbe: Artı 11ALWAYS A CLASSIC Rütbe: Artı 11ALWAYS A CLASSIC Rütbe: Artı 11ALWAYS A CLASSIC Rütbe: Artı 11ALWAYS A CLASSIC Rütbe: Artı 11ALWAYS A CLASSIC Rütbe: Artı 11ALWAYS A CLASSIC Rütbe: Artı 11ALWAYS A CLASSIC Rütbe: Artı 11ALWAYS A CLASSIC Rütbe: Artı 11ALWAYS A CLASSIC Rütbe: Artı 11ALWAYS A CLASSIC Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 1398176

Send a message via MSN to ALWAYS A CLASSIC
Varsayılan C: αƒяσ∂ιzуαк // Kişisel Sayfam // ●๋:


Güzel sayfan için teşekkürlerimi sunuyorum
ALWAYS A CLASSIC çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-01-08, 09:53   #4 (permalink)
Yönetici -
Dünyanın En Büyük Türkçe Forumu
 
Giriş Tarihi: 01-06-2005
Yer: ịż๓ịя
Yaş: 32
Mesajlar: 24,409
Blog Mesajları: 2
Rep Puanı: 78410202
MuяaT Rütbe: Artı 11MuяaT Rütbe: Artı 11MuяaT Rütbe: Artı 11MuяaT Rütbe: Artı 11MuяaT Rütbe: Artı 11MuяaT Rütbe: Artı 11MuяaT Rütbe: Artı 11MuяaT Rütbe: Artı 11MuяaT Rütbe: Artı 11MuяaT Rütbe: Artı 11MuяaT Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 784388

Send a message via ICQ to MuяaT
Varsayılan C: αƒяσ∂ιzуαк // Kişisel Sayfam // ●๋:

Yararlı bilgiler için teşekkürler
içelim güzelleşelim
MuяaT çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-01-08, 11:15   #5 (permalink)
RhasmusS ѕєякαη¢єтιη
 
Giriş Tarihi: 15-09-2006
Yer: Yerim Yok yurdum yok
Yaş: 31
Mesajlar: 4,720
Blog Mesajları: 4
Rep Puanı: 12163178
MadDwarf Rütbe: Artı 11MadDwarf Rütbe: Artı 11MadDwarf Rütbe: Artı 11MadDwarf Rütbe: Artı 11MadDwarf Rütbe: Artı 11MadDwarf Rütbe: Artı 11MadDwarf Rütbe: Artı 11MadDwarf Rütbe: Artı 11MadDwarf Rütbe: Artı 11MadDwarf Rütbe: Artı 11MadDwarf Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 121704

Send a message via MSN to MadDwarf Send a message via Yahoo to MadDwarf Send a message via Skype™ to MadDwarf
Varsayılan C: αƒяσ∂ιzуαк // Kişisel Sayfam // ●๋:

Okudukca insanın kafayı bulası geliyor
eline saglık cok güzel
MadDwarf çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 00:00
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com

Forums Directory

Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512