|
||||
|
|
|||||||
| ForumTR Video Sitesi Yayında. Yavaş Video Sitelerinden Sıkıldıysanız Bir Deneyin. Üyelerimiz Sadece 2 haftada Onbinlerce Video Yükledi... | |||||||
|
|||||||
| Kişisel Sayfam Kişisel Sayfanızı Hazırlayın, Düşüncelerinizi Özgürce İfade Edin. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
....
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 08-09-2006
Yaş: 18
Mesajlar: 4,259
Rep Puanı: 11675730
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
![]() ![]() ------------------------------------------------------------------------- TÜRKÇE RAP ![]() ![]() Türkçe Rap'in Hikayesi 1 90’ların ortasındaki saman alevini andırır Cartel olayını saymazsak, rap müzik Türkiye’de son bir iki yıl hariç, hiçbir zaman büyük kitlelerin karşısına çıkmadı! Ama rap, 90’ lı yılların başından itibaren Türkiye’ye, özellikle Almanya’da yaşayan gurbetçilerin çocukları üzerinden girmeye başlamıştı bile. Bu yazı dizisinde tarihinin büyük bir kısmı yeraltında yazılan Türkçe rap’in hikayesini sizlerle paylaşacağız... Öncelikle herkesin merak ettiği bir soruyla başlayalım. Yasal olarak piyasaya çıkan ilk Türkçe sözlü rap parçası neydi ve kime aitti? Cevap, King Size Terror grubunun 1991 tarihli ‘The Word is Subversion’ albümünde yer alan ‘Bir Yabancının Hayatı’ adlı şarkı. Parça, Almanya’da yaşayan Türklerin sorunlarını anlatıyordu. Zaten ‘The Word is Subversion’ albümünün genelinde yabancı düşmanlığına ve Almanya’da uygulanan politikalara karşı bir tavır vardı. Parçayı Karakan grubundan tanıdığımız Alper A. yazmıştı. King Size Terror adıyla Almanya’nın Nürnberg şehrinde müzik hayatını sürdüren Alper A. başlarda hep İngilizce sözler yazmış, ‘Bir Yabancının Hayatı’ ile Türkçeye geçiş yapmıştı. AKSAK RİTİMLERDEKİ TÜRK MELODİLER Türkçe rap’in temelleri Almanya’da yaşayan Türkler tarafından atıldı. O dönem Berlin’de İngilizce rap yaparak birçok konsere çıkan ve Almanya’daki azınlığın sesi olan Islamic Force, bugünkü Türkçe rap sound’una yakın çalışmalar yapıyordu. 1992 yılında çıkardıkları ‘My Melody’ isimli single’ları ile hálá Alman rap tarihinde bir dönemin başlangıcı olarak görülmekteler. Islamic Force, Boe B, Dj Cut’em T ve Dj Derezon’dan oluşmaktaydı. Grup, 1993 yılında bir de EP yayınladı. Bu çalışmaların hepsi İngilizceydi ve formatı ise Bir Yabancının Hayatı gibi plaktı. 1993 yılında Almanya’nın tanınmış bağımsız müzik şirketi Mzee’den çıkan ‘Alte Schule’ isimli toplamada, Heidelbergli Advenced Chemistry ekibinden Boulevard Bou, sözleri Almanca bir parça ile toplamaya katıldı. Parçanın alt yapısı tamamen Türkçe sample’larla yapılmıştı. Bir yıl sonra Boulevard Bou bu kez Advenced Chemistry’nin ‘Operation Artikel 3’ adlı parçasında Türkçe bir bölüm söyledi. 1994’te Frankfurt’un sayılı underground gruplarından sayılan Asiatic Warriors ‘Told Ya’ isimli ilk albümünü yayınladı. Hem plak, hem CD olarak yayınlanan albümde yer alan ‘Life is a Fight’, Türkçe rap tarihinin önemli parçalarından oldu. Çünkü parçada daha sonra İntikam grubunu kuran MC’lerden Savaş, Türkçe bir bölüm söyledi. Almanya’nın üç farklı noktasından başlayan Türkçe Rap hareketi ileride çok büyüyecek bir türün ilk habercisiydi. Türkçe pop, arabesk ve türkülerden alınan melodi sample’ları bir anda Almanya’da yaşayan Türk gençlerinin gözdesi oldu. 1994 yılında Almanya’nın Wiesbaden şehrinden Micforce adlı grup ‘Britkore’ diye tabir edilen, özellikle Public Enemy’nin yolundan giden İngiliz gruplarının yaptığı türe yakın parçalar piyasaya sürdü. ‘Fuck You Skin’ adlı single şarkıları ile dikkatleri üzerine çeken grup, daha sonra ‘It Ain’t Over’ isimli EP’lerinde yeralan ‘Selam’ ile marş gibi bir işe imza attı. Sözler İngilizce olmasına rağmen aralarda Türkçe kelime ve cümlelerin geçmesi yüzünden Micforce şu anda müzik yapmayı bırakmış olsa da bilinen ve takdir edilen bir grup oldu. TÜRK BAKKALINDA SINGLE SATIŞI 1994’te yine bir ilk gerçekleşti ve tamamı Türkçe olan ilk albüm Frankfurt’ta yayınlandı. Kendi plak şirketleri Looptown’ı kuran Dj Mahmut, Volkan T, Murat G ve Kmr ilk albümleri ‘Looptown presents Turkish Hiphop’ı piyasaya sürdü. Albümdeki 12 parçanın neredeyse hepsi Türkçeydi. Bir Türkçe rap ustası olan DJ Mahmut, tüm parçaların altyapısını hazırladı. Sosyal mesajlar içeren albüm Türkçe rap dünyasının kilometre taşlarındandır. Aynı yıl King Size Terror grubu ‘Ultimatum’ isimli albümünü piyasaya sürdü. ‘Defol Dazlak’ ve ‘Cehenneme Hoşgeldin’ adlarını taşıyan iki Türk parça, ezilen Türk gençlerinin Almanya’ya verdiği mesaj oldu. Bu albümde ilk kez Karakan adıyla da karşılaşıyoruz. Türkçe sözlü rap parçalar ‘King Size Terror Feat. Karakan’ adıyla lanse edilmiştir. Almanya’da Türklerin evlerinin dazlaklar tarafından yakıldığı dönemlerde ‘Defol Dazlak’ Türk gençleri arasında bir marş haline gelmişti. Sadece Türk bakkallarında yapılan single satışı ile iyi bir ticari başarı yakalandı. Bu albüm, King Size Terror albümünden farklı olarak sadece CD olarak basıldı. CARTEL 1 NUMARA TÜRKİYE’NİN YILDIZI 1995 yılında Berlin’de Cartel’in temelleri atıldı. Almanya’nın Kiel kentinden eski bir breakdance grubu olan DCP (Cinayi Şebeke), Nürnberg’den Türkçe rap ustaları Karakan ve Berlin’den Erci E. devrim yaratacak proje için biraraya geldi. Cartel, MTV’de yayınlanan bir haber sayesinde Türkiye’de de duyuldu. Kapüşonlu kızgın bakan ‘kan kardeş’ gençler ilk anda yadırgansa da bir anda medyanın gözdesi haline geldi. Yurtdışında Polygram etiketiyle basılan albümün Türkiye’ye lisanslanmasıyla burada da Cartel çılgınlığı başlamış oldu. Milyona yakın bir satış grafiği çizen Cartel bir anda Türkiye’nin yıldızı oldu. Gazete köşelerine kadar ulaşan yorumlara sebep oldu. 1996’da Türkiye’de yapılmış ilk bandrollü rap albümü çıktı. İşin ilginci bunu Gemlikli bir grubun yapmasıydı. Hedef 12, Ada Müzik’ten ‘Tam İsabet’ isimli albümüyle adını duyurdu. Ardından Almanya’nın Köln şehrinde yaşayan TCA Microphone Mafia da ‘Vendetta’ isimli albümüyle sınırlı bir kitleye seslendi. 1997 yılında Erci E, Cartel’den çıkan ilk solo sanatçı olarak ilk albümü ‘Sohbet’i çıkardı. Kısa bir süre sonra Karakan ‘Al Sana Karakan’ adlı albümünü yayınladı. Albüm, 45 binlik bir satışa ulaştı. Özellikle Erkin Koray sample’lı ‘Yağmur’ parçasına çekilen klip oldukça beğenildi. 1997’de Berlin Kreuzberg’den Islamic Force’un, tamamı Türkçe sözlü ilk albümü ‘Mesaj’ Almanya’da piyasaya sürüldü. Albümde bir de yeni yıldız vardı. Killa Hakan gerek sözleri, gerek stili ile bir anda parladı. Temmuzda Turbo’nun (Statik, S2K) Blue Jean Dergisi için hiphop sayfaları hazırlamaya başlaması, Türkiye’de rap gruplarının bir araya toplanmasına sebep oldu. Blue Jean bir anda Türkiye’de yapılan organizasyonların, konserlerin ve grupların duyurulduğu bir platform haline geldi. 1998 yılında piyasa yavaş yavaş canlanmaya başladı. Hedef 12’den Maho B, yanına Ozzy’i de alarak ‘Rapor 2’ isimli grubu kurdu. Rapor 2 o yıllarda bir ilki gerçekleştirerek albümden ‘Çiz’ isimli parçayı single olarak yayınladı. Radical Noise grubu ile yapılan düet, şu ana kadar yapılmış en iyi Türkçe Rap/Rock crossover’ı olarak tarihe geçti. Frankfurt’tan Dj Mahmut ve Murat G ikinci albümleri ‘Garip Dünya’yı piyasaya çıkardı. Albüm, farklı sound’uyla eleştirmenlerden tam not aldı. Bu albümden sonra Dj Mahmut, Looptown’ı kapatma kararı aldı ve Murat G ile yollarını ayırdı. 1999’da Türkçe rap tarihinde bir kilometre taşı olan ‘Yeraltı Operasyonu’ raflardaki yerini aldı. Türkçe Rap'in Hikayesi 2 Amerika;da yaşayan Sultana, ;Çerkez Kızı; isimli çıkış albümü ile bir anda müzik piyasasında bomba etkisi yarattı. İlk klibi ;Kuşu Kalkmaz; yasaklanan ve medyada en çok konuşulan isim haline gelen Sultana, medyanın ilgisinden sıkılıp, plak şirketi ile de bazı problemler yaşayınca, sessiz sedasız Amerika;ya geri döndü. Blue Jean;in katkılarıyla hazırladığımız dizinin bugünkü bölümünde sadece Sultana;yı değil, Türkçe rap;in dünyadaki etkilerini de bulacaksınız. Takvim yaprakları 1999;u gösterirken Türkiye;de yeraltı partileri yapılmaya devam ediyordu. Bu partilerde sahne alan grupları Turbo bir araya toparladı ve bir toplama albüm için ilk adımı attı. Bu toplama albüm, Türkçe rap tarihinin ilk ve en büyük toplama albümü olarak bir kilometre taşı oldu. İstanbul;dan Statik, Nefret ve Silahsız Kuvvet... İzmir;den Yener ve Susturucu. Almanya-FrankfurtA;tan Ses grubu albüme parçaları ile katıldılar. Kod Müzik;ten çıkan ;Yeraltı Operasyonu; bir anda Türkçe rap severlerin dilinden düşmez oldu. Bu aynı zamanda Türkçe rap piyasasına birçok grubu kazandıran bir çalışmaydı. Albüm sadece kaset ve CD formatında piyasaya sürüldü. 5000;i aşan bir satıştan sonra albüm tekrar basılmadı ve elden ele kopya olarak dağıldı. Aynı yıl Gemlik’ten albüm bombardımanı devam ediyordu. Maho B, askere gitmeden önce Hedef 12 ekibini tekrar bir araya toplayıp ‘Kral Çıplak’ isimli albümlerini piyasaya sürdü. Albüm çıkışının gecikmesi ve Maho B’nin askere gitmesi yüzünden albüm için hiçbir tanıtım yapılamadı. Türkçe rap tarihini anlamak için dinlenmesi gereken albümlerden biri olan ‘Kral Çıplak’ kemik kitle dışındaki insanlara ulaştırılamadı. 1999 yılının sonuna doğru Dj Mahmut, ‘Türkçe Rap Mixtape’i ilk önce Almanya-Frankfurt’ta piyasaya sürdü. ÇERKEZ KIZI BOMBASI 2000 yılında büyük plak şirketleri Türkçe rap’in iş yapacağını anladılar. İlk önce Universal’den Fresh B büyük bir promosyon ile piyasaya sürüldü. ‘Gerçek Kal’ isimli albümüne oldukça güzel bir videoklip de çeken Fresh B, Fransız müzik kanalı MCM’de birçok kez yer aldı. Birçok yerli yabancı toplama albümde parçaları ile de yer alan Fresh B, daha sonra sadece Nefret’in albümünde düet bir şarkı ile konuk oldu ve bir daha herhangi bir parça ya da albüm çıkarmadı. Aynı günlerde Türkçe rap’te underground dışında Türkiye’de hiç alışık olunmayan bir durum gerçekleşti ve Amerika’da yaşayan Sultana, ‘Çerkez Kızı’ isimli çıkış albümü ile bir anda müzik piyasasında bomba etkisi yarattı. Sultana’nın ilk klibi ‘Kuşu Kalkmaz’ yasaklandı ve bir anda medyada en çok konuşulan isim haline geldi. İkinci klibi ‘Filosepet’ ile de beğeni toplayan Sultana, İstanbul’un birçok önemli gece mekanında konserler verdi. Ancak medyanın ilgisinden sıkılıp plak şirketi ile de bazı problemler yaşayınca sessiz sedasız Amerika’ya geri döndü. Bu yıllarda ‘Yeraltı Operasyonu’nun izinden giden birçok kişi toplama albümler çıkardı. En önemlisi MC Kanun’un çıkardığı ‘Altın Vuruş’ oldu ve birçok yeni grubun adını duyurmasını sağladı. YENER’İN ALBÜMÜ ÇIKAMADI Yine bu sıralarda Nefret’in ilk albümü olan ‘Meclis-i Ala İstanbul’ çıktı. Yeraltı Operasyonu’ndaki parçaları ile büyük beğeni toplayan Nefret, Dr. Fuchs ve Ceza’dan oluşuyordu. Daha albümleri çıkmadan Türkiye’nin her yerinde sahne almışlardı. Konserlerde bütün parçaları seyircileri tarafından ezberlenmiş, oldukça büyük bir kitleleri oluşmuştu. İlk albümlerinde Dj Mahmut’tan da destek alan grup oldukça iyi bir çıkış yaptı. Hemen akabinde ise Yeraltı Operasyonu sayesinde sesini duyuran Silahsız Kuvvet, çıkış albümü olan ‘Sözlerim Silahım’ı piyasaya çıkardı. İzmir’den Yener bu yıllarda bir plak şirketi ile anlaşma imzalayıp yeni albümünü plak şirketine teslim etti. Albüm için bir de videoklip çekildi. Kapak tasarımlarına kadar her şeyi hazırlanan albüm, plak şirketinin iç problemleri yüzünden basılmasına rağmen dağıtılmadı. Bu yılın en acı olayı, efsane Türk MC’lerinden Boe B’nin 2000 yılında Berlin’de hayata veda etmesiydi. TÜRKİYE-ALMANYA BİRLİKTE 2001 yılının en önemli olayı, Dj Mahmut tarafından planlanan, Nürnberg ayağının Kan Ve Ter grubu, Berlin ayağının ise Islamic Force tarafından yapıldığı ‘Turkish Hiphop Movement’ isimli konserler serisidir. İlk ayağı 27 Ekim 2001’de Nürnberg’te yapılan büyük konserde Karakan uzun yıllardan sonra ilk kez kardeşi Suikast (Alkım) ile sahne aldı. Bu konserlerin hepsine Türkiye’den sadece Statik katıldı. En büyük katılımın olduğu Nürnberg’te sırasıyla şu gruplar sahne aldı; Gölge, Realite Gurbetçi, Bomba, Digital Karma Crew, Hi-Rocks, Steryo C.E.M feat Volkan Bekar, Dj B-Fun, Fuat feat. Stress Sırtlan, İfade, Statik, De Lee Khan, Kan Ve Ter, Sindikat, Lisanz, Sihir, Suikast ve Karakan. Ayrıca Dj Mahmut, Dj Yesta ve Dj Templer Dj bölümünde plakları çevirenlerdi. 28 Ekim’de Frankfurt ayağı yapılan konserde ise Berlin’den Killa Hakan (Islamic Force), Sırtlan, Azra, Volkan ve Fuat, Köln’den Microphone Mafia, Mc Spawn, Steryo C.E.M, Statik ve Kan Ve Ter sahne aldı. 3 Kasım’da ise Berlin’de yapılan konserde Islamic Force gövde gösterisi yaptı ve mükemmel bir konser verdi. Ayrıca Digital Karma Crew, Steryo C.E.M ve Statik de Berlin’de konser verdi. Dj’lerde ise Mahmut, Yesta, Templer ve De’Bas izleyiciler için mükemmel bir şov hazırladı. Daha önce ‘Hassickdir’ adlı undergrorund albümünü piyasaya süren ve kendi çabası ile dağıtan Fuat 2001 yılında ‘Hassickdir ?II’ isimli ilk yasal albümünü Ypsilon Music’ten çıkardı. AZİZA’YA KÖTÜ TANITIM 2001’de Nefret boş durmayarak ikinci albümleri olan ‘Anahtar’ı piyasaya sürdü. Albümde Sirhot, Erci E, Bektaş ve Fresh B gibi isimler featuring’leri ile katıldılar. Ayrıca Yeraltı Operasyonu serisinin ikincisi Universal’den piyasaya sürüldü. Bu sefer yeni çıkan grupların dışında bu toplama albümün başka bir misyonu daha ortaya çıktı. Yurtdışında tanınan fakat Türkiye’de daha albüm ve parça çıkarmamış grup ya da MC’lerin parçaları da bu toplamada yer aldı. Volkan & Mr. L, Killa Hakan, Sırtlan, Gekko ve Sultan Tunç bu isimlerdendi. Bu albüm sayesinde Türkçe rap piyasası Emir (Speedy Flow), Darağacı, Tatbikat, Karakalp ve Hakan MC gibi sanatçıları tanımış oldu. Aynı yıl Berlinli bayan MC’miz Aziza A’nın Türkiye’deki ilk çıkış albümü ‘Kendi Dünyam’ Doublemoon etiketiyle piyasaya çıktı. Rap sound’una uzak kalan bu çalışma, Türkçe rap dinleyicileri tarafından pek beğenilmedi. Tanıtım konserleri döneminde yağan şiddetli kar yüzünden Aziza’nın birçok konseri iptal edildi ve iyi bir tanıtım yapılamadı. 2002’ye geldiğimizde ise Ceza bombası patlamış RAP TARİHİNDEN KISA KISA * Almanya’nın en eski rap gruplarından olan Fresh Familie, 1994 yılında yayınladıkları ‘Motha Fu*ka’ isimli single’da ilk kez tamamı Türkçe olan ‘Tabiat’ isimli parçayı seslendirdi. * 1996’da Almanya’da başarılı bir çıkış yapan ve ilk albümlerinden sonra dağılan Cribb 199 hiçbir tanıtım yapılmadan ‘No Panic No Stress’ isimli albümlerini Türkiye’de çıkarttı. Albümlerinde Türkçe sözler olsa da çoğunluğu Almanca ve Boşnakçaydı. Cribb 199, Türkiye’de sadece bir konser verdi. * Türkiye’nin 1997’de Orhanca ile tanıdığı Sert Müslümanlar, aslında Almanya Nürnberg’te yıllardır Türkçe rap yapıyordu. Albümleri Türkiye’de 1999’da basıldı. O yıllarda şu anda ‘9 Canlı Canavar’ olarak tanıdığımız Recayi, cezaevinde olduğu için albümlerinin tanıtımını yapamadı. * Granit ilk ve tek single’ı ‘Hayat’ı Almanya’da piyasaya sürdü. Yeraltı Operasyonu’nda ilk kez dinlediğimiz Ses grubu, 1997’de Asiatic Warriors toplaması olan ‘Strength’te yer aldı. Bu albümde H-Run ve Savaş’ın grubu İntikam da bulunuyordu. Albümün müzikleri grubun Türk DJ’leri olan Combat ve A-Bomb tarafından yapıldı. * 1998 yılında New York’ta yaşayan Türk MC’lerden oluşan ‘Ottoman Empire’ 1998 yılında kendi plak şirketlerinden ‘24 Ayar Altın’ isimli albümünü çıkardı. Grup albüm ya da herhangi bir single piyasaya sürmedi. * 1998 yılının en önemli olaylarından birisi de Cartel’in geri dönüş çabası oldu. Peter Maffay’ın projesinde yer alan ekipte, eskilerden sadece Erci E vardı. Bektaş ve Hakan bu projeye katılan yeni MC’lerdendi. * Ankara’dan ilk bandrollü albüm 1998 yılında MC Ender’den geldi. ‘Param Olacak’ isimli albümünü Raks Müzik’ten çıkaran MC Ender bu albüm için iki videoklip çekti. İkinci klip ‘ÖYS-ÖSS’ kanallardan gelen tepkiler yüzünden yeteri kadar yayınlanmadı. Askere giden MC Ender bir daha albüm çıkarmadı. * İlk albümü sadece Almanya’da çıkan Bayan MC’lerimizden Aziza A, ‘Es Ist Zeit’ isimli albümü 1998’de yayınlandı. Türkçe Rap'in Hikayesi 3 2002 yılı toplama albümlerin yılı oldu. ‘Digitalmix Compilation 1;, ;Türk Rap Üssü;, ;Hiphop Menü 2; ve ;Underaposse; isimli albümler yeraltındaki grupların tanıtımında büyük rol oynadı. Yılın en önemli toplama albümü Universal Müzik;ten çıkan ;Yeraltı Operasyonu 2; oldu. 2002 yılında, daha önce iki albümü bulunan Umut Ertek, Master Of Türkrap;ten tanıdığımız Dj Ergün destekli ;Acımasız Dünya; isimli albümünü çıkardı. Önceki çalışmalarına göre daha iyi olan albüm, Ertek;e birçok ilde konser verme fırsatı yarattı. Aynı dönemde İstanbul;da birçok underground partide sahne alan Sözlü Taarruz ve RAK Sabotaj grupları birleşerek Ondaon adlı grubu kurdular. Çıkış albümleri olan ;Nakavt; ise Zihni Müzik tarafından piyasaya sürüldü. Değişim geçiren bir başka oluşum ise artık Sagopa Kajmer adıyla anılacak olan Silahsız Kuvvet;ti. Silahsız Kuvvet internette yayınladığı bol küfürlü parçalarını sansürleyerek aynı isimli Sagopa Kajmer albümünü çıkardı. Askerden dönen Maho B vatani görevini yaparken bile boş durmamış sözler yazmış, yeni parçalar hazırlamıştı. 2002 yılında ilk solo çıkışı olan ;Hedef 12, Rapor 2 ve Şimdi; adlı albümü Zihni Müzikten piyasaya çıktı. Ancak yılın en çok konuşulan albümü, Dr Fuchs’un askere gitmesi ile yanlız kalan Ceza’nın ilk debut’ü ‘Medcezir’ oldu. Albümün aynı adlı çıkış parçasına çekilen videoklip ile Ceza bir anda Türkiye’nin Rap yıldızı haline geldi. Söyleme stili ve hızı, rap müziğe yabancı olan kitlelerin de dikkatini çekince, birçok büyük festival ve yurtdışı konserinde sahne aldı Ceza. Bu durum gelecekte Ceza’nın daha iyi işler yapacağının da göstergesi gibiydi. Hayranlarına artık ‘Medcezir’ albümü yetmemeye başlamıştı. Konserlerinde devamlı yeni parçalar ile çıkan Ceza bir sonraki albümü hakkında da sinyaller vermeye başladı. Yıl sonuna doğru bir başka başarılı rapper Sirhot eski çalışmalarını Narcotic adı altında topladı ve ‘Beyaz Karanlık’ albümünü piyasaya sürdü. ALMANYA PİYASASI DA HAREKETLENDİ Berlin’de rap kariyerini sürdüren Azra daha önce birçok projede yer almıştı. Ama çıkış yaptığı albüm ‘Azrabesk’ adlı EP albüm oldu. Almanya’nın tanınmış underground plak şirketlerinden biri olan Royalbunker’den çıkan albüm bir anda herkesin dikkatini çekti. Almanya’da hareket devam diyordu. Eski Cartel üyesi Çelik Bilek, yeni adıyla İnce Efe’nin ‘UDDY - Uyuşturucuya Dur Diyen Yok!’ adlı projesi, Türkiye, Almanya, İsviçre ve Hollanda’dan birçok grubun katılımıyla hayata geçti. Bu albümde İnce Efe, *****, Fuat, Sırtlan, 5-Karış, H-Run, LisanZ, Ceza, Kan ve Ter, Sindikat, Sirhot, Sihir, Statik, Müfreze, RAK Sabotaj, Peyk, Makale, 2.Nesil, MC Orhan, Maddkave, MC E, KaraMurat ve Vait Seven parçalarıyla yer aldılar ve o zamana kadar bir rap albümüne yapılan en büyük katılımı gerçekleştirdiler. Albümden ‘Anılar’ adlı parçaya videoklip çekildi. Bu videoklip Alman ve Türk televizyonlarında gösterildi. Almanya’dan bu yıl çıkan en önemli albüm Killa Hakan’ın ‘Çakallar’ isimli albümü oldu. Berlin’in meşhur MC’lerinden olan Killa Hakan, sokakları ve hayat üzerine problemlerini kendi gözünden anlatıyordu. Bu albüm Killa Hakan’ın Islamic Force döneminden sonra çıkardığı dönüş albümü olmuştu. Çünkü Killa Hakan ‘Mesaj’ albümünden sonra pek birşey yapmamıştı. Bu albümle geri dönen Killa Hakan bir anda en çok konuşulan MC’ler arasına girdi. Farklı görüşleri ve çıkardığı ‘Hiphop Kültürü’ isimli kitabı ile dikkatleri üzerine çeken Jöntürk’ün Barikat grubu da ilk kez bu yıl yasal olarak piyasada gözüktü. ‘Güneşin Çocukları’ isimli albümleri ile çok büyük bir konser serisine başlayan grup, Türkiye’nin her yerinde sahne aldı. Birçok sosyal etkinliğe de katılıp adlarından sıkça söz ettirdiler. Bakırköy’ün eski MC’lerden Buldozer ‘Asıl Adım Hiphop’ isimli albümünü piyasaya sürdü. Albüm için fazla tanıtım yapılmadı ama Buldozer, gerek stili, gerek tavırları ile büyük bir hayran kitlesine sahip oldu. İsviçre’den daha önce bazı Rap albümü girişimleri olsada Makale grubu yasal çıkış albümleri olan ‘Kingztanbul’ albümü ile piyasaya çıktı. Almanya, Türkiye ve İsvçre’den birçok MC gruba destek verdi. Bunlar arasında Microphone Mafia, Statik, Yener, Murat G, Steryo C.E.M, Dj Mahmut, Şiddet ve RandaGee gibi isimler vardı. İlk klip ‘Kingztanbul’ isimli parçaya çekildi. TOPLAMA ALBÜMLER YILI 2002 yılı toplama albümlerin de yılı oldu. ‘Digitalmix Compilation 1’, ‘Türk Rap Üssü’, ‘Hiphop Menü 2’ ve ‘Underaposse’ isimli albümler yeraltındaki grupların tanıtımında büyük rol oynadı. Kuşkusuz yılın en önemli toplama albümü Universal Müzik’ten çıkan ‘Yeraltı Operasyonu 2’ydi. Kısa bir sürede yaklaşık 8000 adet satılan albümle Türk rap dinleyicisi yeni birçok MC ile tanıştı. Almanya’dan Volkan T, Mr.L, Killa Hakan, Sırtlan, Gekko, Sultan Tunç. Türkiye’den Emir aka Speddy Flow, Hakan MC ve Karakalp en dikkat çeken isimler olarak dinleyicilerin beyinlerine kazındılar. Silahsız Kuvvet ‘İhtiyar Heyeti’ isimli albümünü çıkardı. 2003’ün başında, uzunca bir süre partilerde sahne alan ve konserler veren Lewo, ‘Hani Nerdeler’ adlı albümünü çıkardı. Toplama albümlerde ise Umut Ertek’in projesi olan ‘Hiphopoloji’, Uğur Özer Müzik’ten piyasaya sürüldü. Ağırlıklı olarak İzmir’li grupların yeraldığı toplama, kapağı yüzünden tartışmalar yarattı. Almanya’da aktif müzik hayatını sürdüren Sultan Tunç nihayet Arma Müzik’ten ‘Saygı Değer Şarkılar’ isimli albümünü yayınladı. Albümünden iki parçaya videoklip çeken Sultan Tunç özellikle ‘Hababam’ adlı parçası ile gündeme geldi ve Savaş Ay’ın A-Takımı programında mankenlerle girdiği polemik yüzünden magazin basınında da adını duyurdu. 2003 yılının en ilginç olaylarından birisi de Dj Mahmut’un daha önce Almanya’da çıkardığı Mixtape’ini Türkiye’de bir daha piyasaya sürmesiydi. Hammer müzik ile Ceza ve Fuchs’un vokalleri yüzünden sorun yaşayan Dj Mahmut bu kısımları albümden çıkartıp mixtape’in farklı bir versiyonunu Kod Müzik etiketiyle yayınladı. Ankara ise bu yıl boş durmadı. Mode XL grubu ‘Altın Jak’ isimli albümlerini piyasaya sürdü. Ama albüm için gereken tanıtım yapılmadı ve bu albüm de yeteri kadar sesini duyuramadan ortadan kalktı. Bu esnada Berlin’den Killa Hakan ve Fuat’ın ortak projesi ‘Rapüstad’ Almanya’da piyasaya sürüldü. Türkiye ve Almanya’da müzik hayatlarını sürdüren MC’lerin buluştuğu bir projeydi ‘Rapüstad’. Albümden ‘Yürekten Gelen’ adlı parçaya da bir videoklip çekildi. Albüm beklenen ilgiyi görmedi. Bu dönemde rap gittikçe güncel hayatın içine giriyor ve özellikle reklamlar aracılığı ile büyük kitlelere ulaşıyordu. Aria Extra Card reklamlarında söylediği Rap’lerle bir anda plak şirketlerinin ilgisini çeken Ogeday, ‘Rapturka’ isimli albümünü Ulus Müzik’ten piyasaya sürdü. Çekilen videoklipler oldukça beğenildi ve Ogeday Kral Tv’nin listelerine girdi. Almanya’dan 5 Karış grubu ise ilk çıkışını Türkiye’de gerçekleştirerek ‘Buna Alış’ isimli albümlerini Hammer Müzik’ten piyasaya sürdü. Barikat 2003 yılında da boş durmayarak ‘Hava Toprak Su ve Ateş’ isimli albümlerini EMI’den çıkardı. ‘F Tipi Dünya’ parçalarına çektikleri videoklip ile birçok haber bültenine konuk oldular. Albümde en çok dikkati çeken düetler ise kuşkusuz Şahsenem ve Erol Büyükburç’la yapılanlar olmuştu. Daha sonra grup Şahsenem ile yaptıkları ‘Geceler Günlerimi Gömer’ parçasına da bir videoklip çekti. Dj Mahmut, Camisa One ile birlikte sadece DJ’lerin kullanması için ‘Beatz 2 The Rhyme’ isimli altyapı plağını piyasaya sürdü. Sadece plak olarak basılan albümde ayrıca scratch için kullanılmak üzre Türkçe ses efektleri bulunuyordu. * S.O.S grubu ‘Dayan Bekle’ isimli albümlerinden sonra ‘Self Servis’ isimli ikinci albümlerini Zihni Müzikten piyasaya sürdü. * Berlin’den Killa Hakan ve ekibi ‘Asphalt’ isimli mixtape’i piyasaya sürdü. Bu mixtape sadece Berlin’de satıldı. * Türkçe Rap adına Fransa’dan da hareketler başladı. 2002 yılında Paris’ten Bomba grubu ‘Sokaklar Dünyası’ adlı ilk yasal single’ını piyasaya sürdü. * Almanya’da içerisinde oldukça iyi grup ve MC’lerin olduğu ‘The Best Of Turkish Rap & RnB’ isimli toplama albüm Oriental Media’dan piyasaya sürüldü. Albümü Türkiye’de çıkartmaya çalışan prodüktörleri başarılı olamadılar Türkçe Rap'in Hikayesi 4 Rap-star diye bir kavramın ortaya çıkışı, Ceza;nın pop-starlar ile düet yapmasıyla başladı. Ceza önce Candan Erçetin;in ;Şehir; parçasında başarılı bir performans sergiledi, sonra da Burcu Güneş;in ;Sahilde; parçası ile Kral TV;de boy gösterdi. Böylece Ceza ve rap şarkıcıları, kemikleşmiş rap kitlesi dışındaki dinleyiciler tarafından da fark edildiler. ;in katkılarıyla hazırladığımız Türkiye rap tarihinde, bugün yakın dönem var. 90;ların başından 2004 yılına kadar getirdiğimiz Türk rap tarihinde, Cartel;in saman alevi gibi parlayıp sönen malum çıkışını saymazsak, rap;in kalabalık kitleler tarafından benimsenmesi bu yıl gerçekleşti! Yeraltından seslerini duyurmaya çalışan, büyük medyada kendilerini yıllardır destekleyen Blue Jean dergisi dışında düzenli yer bulamayan Türkçe rap grupları, yavaş yavaş medyanın gündemine gelmeye başladılar. Bunda en büyük pay, kuşkusuz Ceza;nın yıl içinde yayınlanan ;Rapstar; adlı solo albümüydü. Hammer müzik etiketiyle piyasaya sürülen albüm öncesinde Ceza katıldığı festivaller ve Türkiye;nin neredeyse her yerinde verdiği konserlerle adını duyurmuştu. ‘Rapstar’ albümü beklenen çıkışı yakaladı ve 80.000’e yaklaşan bir satışa ulaştı. Albümün tanıtım döneminde verilen konserlerde Fuat ve Ceza’nın kardeşi Ayben’in desteğini de unutmamak gerekir. VE CEZA ASKERE GİTTİ Rapstar’ın bu kadar ses getirmesindeki önemli etkenlerden birisi de Ceza’nın düet yaptığı pop starlar oldu. Candan Erçetin’in ‘Şehir’ adlı parçasında sergilediği başarılı perfonmas, ona Erçetin’in turnesinde yer alma fırsatı yarattı. Burcu Güneş’le yaptığı ‘Sahilde’ parçası ile ise Kral TV’de boy gösterdi Ceza ve kemikleşmiş rap kitlesi dışındaki dinleyiciler tarafından da fark edilmesini sağladı. Türkiye tam Rapstar’ına kavuştu derken, Ceza vatani görevini yapmak için müzik piyasasından çekildi. Askerliğini yapan ve uzun bir dönem piyasada görünmeyen Dr. Fuchs ise aynı günlerde askerden döner dönmez albüm çalışmalarına başladı. Herkes Fuchs askerden gelince Ceza ile birlikte Nefret’in üçüncü albümünü çıkarır diye düşünse de, ‘Rapstar’ın çıkması ve Fuchs’un solo albüm yapmak istemesi yüzünden proje ertelendi. Dr Fuchs ‘Nefret’teki kimliğinden farklı bir çalışma yapmak için ilk önce adının önündeki ‘Dr’ takısını attı. ‘Huzur N Darem’ adlı albümün kaydı ışık hızı ile yapıldı ve albüm Hammer Müzik etiketiyle piyasaya sürüldü. Albüm sonrası Blue Jean dergisine ilk röportajını veren Fuchs albümün aceleye geldiğini söyledi. Albümün dördüncü parçası olan ‘Askerden Mektup’ta ise Ceza’ya vefasızlığından ötürü göndermeler yapıyordu. Fuchs albüme Hammer Müzik’in gereken desteği göstermediğini düşündüğü için, 7-8 ay sonra plak şirketinden ayrıldı. YENER’İN İLGİNÇ HİKAYESİ 2004 yılının en ilginç olayı ise kuşkusuz Yener’in başına gelenlerdir. Yazımızın daha önceki bölümlerinde bu konuya kısa bir şekilde değinmiştik... 2001 yılının başında albümünü bitirip Universal ile anlaşan Yener, albümünün çıkmasını beklemeye başlamıştı. Hatta albüm için ‘Liseli Genç’ parçasına videoklip bile çekilmişti. Universal Müzik’te baş gösteren olaylar yüzünden şirketin tüm faaliyetleri bir anda durdurulunca Yener, şirketten muhatap olacak hiç kimseyi bulamadı. Uzun bir bekleyişten sonra albümden de umut kesti. Tam üç sene sonra 2004 yılında Universal’ın depolarında Yener’in ‘Sus’ isimli albümü şans eseri bulundu. Albüm 2001 yılında basılmıştı. Ama şirketteki durumlar yüzünden piyasaya sürülememişti. Tam üç sene sonra basılan yaklaşık 5000 kopya piyasaya dağıtıldı. 2001 yılında çekilen videoklipten ise bir daha hiçbir haber alınamadı. ALMANYA’NIN GÖZDESİ AZRA Medyanın Türkçe rap’e keşfedilmemiş bir hazine gibi yaklaşması, birçok MC’nin ve grubun tekrar gün yüzüne çıkmasını sağladı. Ayben, Ceza konserlerindeki performansı yüzünden birçok dergide yer aldı. Leman dergisinden Melike Acar bir ilke imza atarak Ceza’nın hayat hikayesini çizgi roman olarak resimledi ve bu hikaye uzun bir süre dergide yayınlandı. Berlin’den Azra, Almanya’nın şu aralar en ünlü rapper’larından Eko Fresh’i yanına alarak ‘Dünya Dönüyor’ isimli albümünü piyasaya sürdü. Albüm Almanya’da iyi bir satışa ulaştı. Daha önce Eko Fresh’in ‘Ich bin jung und brauche das Geld’ isimli albümünde aynı isimli bir parçaya konuk olan Azra, bir anda Almanya’da en çok tanınan MC’ler arasına girdi. Pusula programı için yaptığı parçalarla bir anda dikkatleri üzerine çeken Azra, solo albümünü bitirmek için şu sıralar bütün vaktini stüdyoda geçiriyor. Popstarlarla düet uğurlu geldi ‘Rapstar’ın bu kadar ses getirmesindeki önemli etkenlerden birisi de Ceza’nın düet yaptığı pop starlar oldu. Candan Erçetin’in ‘Şehir’ adlı parçasında sergilediği başarılı perfonmas, ona Erçetin’in turnesinde yer alma fırsatı yarattı. Burcu Güneş’le yaptığı ‘Sahilde’ parçası ile ise Kral TV’de boy gösterdi Ceza ve kemikleşmiş rap kitlesi dışındaki dinleyiciler tarafından da fark edilmesini sağladı. 2005 VE YENİ DÖNEM Ceza’nın ‘Rapstar’ albümünde ‘Buna Dur Dedi General’ adlı parçasının altyapısında imzası olan Anıl Savaş Kılıç, Taşoda adlı bir oluşum bünyesinde Karargah adlı grubun prodüktörlüğünü yapıyor. Grubun albümü yakın zamanda piyasaya sürülmüş olacak. Savaş şu aralar Emir ve Doa’nın albümü için çalışıyor. Lecadro grubundan tanıdığımız Mehmet 2005’te ‘Ülkem’ adlı albümünü piyasaya sürdü. Tüm bunlar olurken yeraltı da oldukça hareketli. Türkiye’nin dört bir tarafından gruplar durmadan üretiyor. Bunlardan 1997 yılından beri faal rap yaşantısını sürdüren Sabotaj, vatani görevleri yüzünden ara verdiği müziğe yeniden döndü. Underground albümler çıkaran grubun hiçbir yasal albümü olmamasına rağmen bilinirliği oldukça yüksek. Sert söylemleri ve tarzları ile oldukça geniş bir hayran kitlesine sahipler. Yine İzmir’den Duman Türkiye’yi dolaşarak Türkçe rap’i tanıtıyor... Cash Flow ekibi ise en çok üretenler arasında. Ankara’dan Basemode ekibinden Salim K (Deli MC) ilk solo albümü olan ‘Keşke’yi bitirdi ve albümünü çıkartmak için şirket arama çalışmalarına başladı. Albümün en önemli özelliği Tanzanya’da kaydedilmiş olması. Ayrıca Salim bu albüm için Tanzanya’da üç parçasına videoklip de çekti. KISA KISA * Fransa Lyon’da yaşamını sürdüren C-IT (Seyit) ‘Tok Tok’ isimli albümünü Fransa’da piyasaya sürdü ve bu albümden iki parçaya videoklip çekti. * Ceza’nın ‘Rapstar’ albümünde yer alan ‘Tamam’ adlı parça aslında 2002 yılında İsveç’te single olarak yayınlandı. Fjarde Varlden isimli İsveçli rap grubuyla yapılan ‘Tamam’ parçası grubun ‘Riktiga Proffs’ adlı single’ında b-side olarak yer aldı. Single hem plak, hem de CD single olarak basıldı. * Ayben yakın zamanda çıkacak olan Aylin Aslım albümüne konuk MC olarak katıldı ve oldukça güzel bir parça seslendirdi. * İstanbul Hiphop Festival: 2004 yılının en büyük hiphop olaylarından biri olan Hiphop Festivali, Maslak Venue’de yapıldı. Festivale Amerika’dan Wu-tang Clan grubunun beyni olan Rza, Silva Ringz ve Salah Edin’le katıldı. Ayrıca Almanya’dan Bektaş, Sırtlan, Dj Mahmut, Sultan Tunç, İstanbul’dan Ceza, Dj Turbo, Dj Toolz ve İzmir’den Yener, Emir, Cash Flow festivalde sahne aldı. Break Dance ve graffiti gösterilerinin de olduğu festivale katılımın az olması yüzünden ikincisi yapılmadı. * Yeraltından birçok yetenekli rapper ve grup da underground albümlerini çıkartmaya devam ediyor. Özellikle İstanbul’dan Olympos bünyesinde çalışan Pit10, Pusat ve KMK oldukça başarılı işlere imza atıyor. İzmir’den Cash Flow (Dj Çağdaş ve Volkan), Sabotaj, Duman, YEC, Göçmen, Tetik ve Suicasteam yeraltında en çok üretenler arasında. * Dj Mahmut Almanya’da mixtape serisinin ikincisini CD olarak piyasaya sürdü. Underground’dan dağıtılan ‘Türkçe Rap Mixtape 2’ oldukça beğenildi. Mixtape sadece Almanya’da Türk ürünleri satılan marketlerde bulunuyor. Türkçe Rap'in Hikayesi 5 Türkçe rap;in popüler olmasıyla birlikte rap müzik yavaş yavaş müzikal alandan çıktı, filmler, reklamlar, soundtrack;ler gibi başka alanlara da girmeye başladı... Blue Jean;in katkılarıyla hazırladığmız Türkçe Rap Tarihi;nin son bölümünde, canlanan ama hep aynı kalan rap ruhu var! Rap;in soundtrack albümlere girmesinin en son ve en bilinen örneği, Sagopa Kajmer;in (Silahsız Kuvvet) G.O.R.A. filminin soundtrack albümüne yaptığı ;Al 1;de Burdan Yak; parçası oldu. Parça, filmin tanıtımı için kullanıldı ve albümün ilk çıkış parçası olarak özel bir videoklip de çekildi. Filmlerdeki Türkçe rap;ler bununla da sınırlı kalmadı. Ferhan Şensoy;un başrolünü oynadığı ;Pardon; adlı filmin soundtrack albümüne Ceza ve Fuat bir parça ile katıldılar. Filmin tanıtımını üstlenen bu parçaya video klip çekildi. Klipte Dj Funky C de yer aldı. ;O Şimdi Mahkum; filminde,;Rapüstad albümünden ;Kırda Hevesler; isimli parçanın Killa Hakan;ın söylediği bölümlerinin kullanılması Türk filmleri ve rap başlığı altında unutulmaması gereken ayrıntılardan. Geçen yıl çok konuşulan filmler arasında olan ‘Duvara Karşı’nın soundtrack albümünde de Sultana’dan parça kullanıldığını, filmde de Aziza A’nın gözüktüğünü hatırlatmak gerekir. REKLAMLARDA RAP Aria’nın Extra Card reklamlarında Hiphop’un tüm elementleri kullanılarak yakalanan başarı bir anda öteki reklamcıların da dikkatini çekti. Bu reklamdan sonra birçok deneme yapıldı ama Türkçe rap’in kullanıldığı ve şu aralar en çok dikkat çeken Reklam Pamela ve Fuat’ın oynadığı World Card reklamları oldu. Reklamın, Fuat’ın kitlesi tarafından garip karşılandığını ek bilgi olarak hemen iletelim. Reklamlarda boy gösteren rapçiler kervanına Ceza’nın rol aldığı yeni Rocco’nun reklam kampanyasıyla önümüzdeki günlerde devam edileceğini de duyuralım. Daha önce Türkçe rap’e sırt çeviren radyo istasyonları da, Sultana, Aziza A, Ogeday, Ceza, Erci E gibi isimlerin çıkışlarından sonra Türkçe rap’e yer verir oldular. Rap ve radyo denilince, uzun bir süredir Türkiye’de tek Radyo programını yapan Dj Ergün’ü unutmamak gerekir. 100.8 frekansında ‘Master Of Türkrap’ adlı programda her cumartesi 20:00’den sonra yeni, eski Türkçe rap parçaları çalan Ergün, Türkçe rap’ın yıldızları programına canlı olarak konuk ediyor. Gelecek günler bize yeni albümleri vaat ediyor. İsviçre’den Makale ‘Tamam’ adlı albümünün kayıtlarını bitirmiş, mastering’i için uğraşıyor. Berlin’den Killa Hakan ikinci solo albümünü bitirip plak şirketine teslim etmiş bile. Fuat Türkiye’de yayınlanacak ilk solo albümünü bitirmek üzere, videoklibi çekilmiş halde bekliyor. GERÇEK RAP RUHU Albüm hazırlıklarını bitirmekte olan rapperlar da şunlar; Sirhot, Ogeday, Derin Darbe, Master Of Türkrap (Toplama) ve Cash Flow. Bu grup ve MC’lerin yanı sıra bir çok underground grup albüm yapıp dağıtmaya devam ediyor. Yeraltından çıkan yaratıcılık, yavaş yavaş kitlelere ulaşıyor ve gün geçtikçe daha da büyüyor. Bu aykırı gençler yıllar süren savaşı kazanmanın verdiği hazla üretiyor, üretiyorlar. Kimi popüler olmak ve daha çok kazanabilmek için bir zamanlar kötüledikleri şeyleri yapsa da, gerçek rap ruhu yaşıyor. Bundan 7-8 yıl önce bu durumu rüya gibi gören MC’ler daha neleri başaracak bilinmez ama iyi işler yapıp Türk müzik endüstrisinde bir devrim yaratacakları kesin. Pop’a karşı tavırları bitmeyecek. Kendi aralarında atışsalar da, gerektiğinde yine bir araya gelecekler. Yazımızı Karakan’ın ‘Defol Dazlak’ından o meşhur sözle bitirmek istiyorum: Birlik olursak, bizi kimse yenemez! ‘O ŞİMDİ MAHKUM’DA KİLLA HAKAN DA VARDI 2005’e gelindiğinde Türkçe rap artık her yerde demek doğru... Reklamlarda, radyolarda, hatta son dönemin en gözde filmlerinde. Abdullah Oğuz imzalı ‘O Şimdi Mahkum’ filminde, Killa Hakan’ın varlığı yadsınamaz....Bu filmde ‘Rapüstad’ albümünden ‘Kırda Hevesler’ isimli parçanın Killa Hakan’ın söylediği bölümlerinin kullanılması Türk filmleri ve rap başlığı altında unutulmaması gereken ayrıntılardan. Yine geçen yıl çok konuşulan filmler arasında olan ‘Duvara Karşı’nın soundtrack albümünde de Sultana’dan parça kullanıldığını, filmde de Aziza A’nın gözüktüğünü hatırlatmak gerekir. Ferhan Şensoy’un başrolünü oynadığı ‘Pardon’ adlı filmin soundtrack albümüne Ceza ve Fuat bir parça ile katıldılar. Filmin tanıtımını üstlenen bu parçaya video klip çekildi. Klipte Dj Funky C de yer aldı. -------------------------------------------------------------------------- TUPAC AMARU SHAKUR ![]() tupac shakur 7 eylül 1996 gecesi death row plak şirketinin sahibi marion knight’la birlikteyken uğradığı silahlı saldırı sonucu 6 gün can çekiştikten sonra hayatını kaybetti. belki su testisi su yolunda kırıldı ama sonuç olarak bir sanatçı mafyanın hain kurşunlarına hedef oldu ve amerikanın zenci mahallelerinde görülmemiş bir yas başladı.ve ardından bir tartışma doğdu.tupac’ın ölümü gangsta diyarının alışılagelmiş suikastlerinden birimiydi? baş kahraman tupac amaru shakur’un hikayesinin başlangıç noktası new york bronx.yaşamını ‘thug life’ (serseri yaşam) üzerine kurmuş bir rapper tupac.1971 yılında newyork’da doğdu. daha sonra ailesi ile baltimore’a taşındı.müzik kariyerine digital underground’da başlayan tupac “same song” adlı eplerine önemli katkıda bulundu.bunlarla yetinmeyip başarılı olduğu rapte kendi yolunu çizmeye karar veren tupac’ın kendi adıyla ilk ciddi çıkışı ise 1991 yılında “2pacalypse now” albümü oldu.albümde ‘brenda’s got a baby’ ve ‘trapped’ kendi çapında hit parçalar oldu ve ikiside rap dünyasında yeni bir soluğun, tupac ekolünün haberciliğini yaptılar.1993 yılındaki “strictly 4 my n.i.g.g.a.z..” albümüyle ise platin plak kazandı.kasım 1994’tede “me against the world” albümünü kaydederken manhattan’da bir stüdyoda silahlı saldırıya uğrayıp 5 yerinden yaralı olarak kurtulan, 1995’in 8 aylık bölümünü ise tecavüz suçundan new york hapiste geçiren tupac sahnelere ancak 6 ocak 1996’da new orleans’ta aids’ten ölen yoldaşı eazy e ‘nin anısına düzenlenen bir trübite konserle dönebildi.hapisten çıkmadan yayınladığı ve tarihte double formatta çıkan ilk rap albümü olma ünvanını alan 4. albümü (hani hapisten çıktığı günlerde fazladan yarım milyon daha satan albüm)”all eyez on me”nin birazda zenci mad max’ini anımsatan süper klibi sayesinde dünya çapında hit olan single’ı “california love” ise billboard listesinde 4 hafta boyunca tepede kalarak tupac’a listelerde kral dairesi keyfini tattırdı. müzik haricinde beyaz perdede görünmekten geri kalmayan tupac 1992’de ernest dickinson’ın “juice”inde, 1993’te de janet jackson’la ünlü “poetic justice”te bir dedektifi canlandırdığı “gang related”da ve 1994’de “above the rim”de 1995 “bullet”,1996 “gridlock’d” ve 1996 “gang related” de oynadı.tüm bu yaptıklarında zenci-beyaz eşitliğinden çok fanatik bir yaklaşımla zenci üstünlüğünü savunan ve haklarına ulaşabilmek için şiddeti savunan ırkçı amerikan hükümetine ve beyazlara karşı savaşılması gerektiği mesajını veren tupac, en sonunda bu yolda can verdi.hem de pisi pisine. Olayın nasıl meydana geldiğini anlatmadan önce geçmişinden biraz bahsetmem gerekiyor.çünkü tupac’ın ölümü aslında ona değil, bağlı olduğu plak şirketi death row’a ve sahibi marion “suge” knight’a yapılmış bir suikastin hedefinin şaşmasından ibaret.yani knight’a niyet tupac’a kısmet.death row plak şirketinin sahibi ve amerika’nın batı kıyılarındaki rap mafyasının babası olan marion “suge” knight, bir süre önce atağa kalktı ve aralarında dr. dre, snoop doggy dogg, tha dogg pound ve o zamanlar rap’in babası sayılan hammer gibi dev isimlerinde bulunduğu bir dolu karanlık rap yıldızıyla anlaştı.böylece california baz olmak üzere amerika’nın tüm batı kıyısında rap imparatorluğu kurmuş oldu.knight’ın rakibi sean “puff daddy” combs ise new york’taki bad boy record’un patronu ve de tahmin edersiniz ki, doğu yakasının babası.yanii evet tam anladığınız gibi rap dünyasını gangsta rapperlarla besleyen bu iki dev şirket,bad boy records (şimdiki adı puff daddy records) ve death row yaklaşık 1 yıldır sıcak savaş halindeler. Savaşın sebebine gelince ...tam 143 kilo çeken 30’luk marion “suge” knight’ın 1995 yılında new york’da düzenlenen bir ödül töreninde sahneye çıkıp pazar payı için zaten kapışmış olduğu sean “puff daddy” combs’a bol küfürlü hakaretler yağdırmasıyla ortalık karıştı.zaten death row’a karşı çokda parlak durumda olmayan combs, çok kısa bir süre içinde üç ayrı kiralık katil grubuyla anlaştı ve işi temizlemesi için silahlara devretti. sanki sean “puff daddy” combs, kendisine yapılan hakaretlerden intikam almak ister gibiydi ama aslında tüm isteği death row’un önüne geçerek bad boy’un yeniden atağa geçmesini sağlamaktı. katliam organizasyonu 2 ay sonra marion knight’ın en yakın çalışma arkadaşı vurularak öldürüldü.cinayetin etkisiyle misilleme olsun marion knight ve gözdesi tupac shakur’da fazla düşünmeden merkezi los angeles’ta bulunan plak şirketlerinin new york’da da bir şubesini açmaya karar verdiler. bu onlar için sınırın geşilmesi ve doğu amerika rap mafyasının alanına girmek demek oluyordu.kanayan yaranın üstüne tuz biber gibi gelen bu olayın üstüne sıcak çatışmalar artık kaçınılmazdı. Konu hakkındaki durum buraya kadar böyle, şimdi bakalım silahların konuştuğu o gecede neler olmuş? olayın gerçekleştiği 7 eylül cumartesi akşamı tupac shakur ve marion knight las vegas’ta mike tyson’ın ünvanını geri aldığı maçı seyretmişlerdi.çıkışta tupac, knight’la beraber siyah bmw’sine bindi.beraber geldikleri diğer dokuz arabada ise hem kendisini hemde patronunu korumakla görevli son derece profesyonel korumalar vardı.tam yola çıktıkları anda bir cadillac konvoyun önünü kesti ve aracın içinden fırlayan 4 kişinin yaylım ateşiyle saatler 23:15’i gösterirken ortalık cehenneme döndü. hayatına son verilmesi için 3 ayrı kiralık katil grubuna kontrat çıkarılmış olan marion “suge” knight, yani asıl hedef, şaşırtıcı bir biçimde olaydan hafif yaralarla kurtulurken, olay yerinden geçen vatandaş kadar masum olmamakla birlikte biraz “talihsiz” diye nitelendirebileceğim tupac shakur ise ağır yaralandı.las vegas’ta university medical center’a kaldırılan ve derhal akciğeri alınan rapper, geçirdiği 2 ameliyata karşın ağır kurşun yaraları ve şiddetli kan kaybı sebebiyle kurtarılamadı. doktorlara göre öldüğünde annesi başucundaymış... sonuçta siyah mafyanın 100 milyon dolarlık pazar için hesaplaşmasında 25 yaşındaki tupac shakur öldü.fakat aranan adam marion “suge” knight ise hala hayatta ve intikam almadan rahat uyku uyumayacağı şimdiden belli.öyle görünüyor ki rap dünyasında bundan böyle geveze çeneler değil, silahlar konuşacak Bu tupacın hayatıydı hepinizin bildiği gibi birçok insan bu ölümün bi palavra olduunu tupacın 2005te geri geleceğini sölüolar. tupacın 7 sayısına we de makaveliye olan hayranlığı çok fazladır o yzdn her yerde 7 we de makaweli geçiyor.. işte bu da 7 day theory 2pacin 7 solo albumü var. - 7 tane filmde rol aldı. - ölum tarihi eylulun 7 si. - ölum zamanı 4:03pm (4+0+3=7) eder. - 25 yasında olduruldu buda 2+5=7 eder. - 7 gun hayatta kalma mucadelesi verdi. - dogum tarihi 16 haziran buda 1+6=7 - 2pac vurulduktan 7 ay sonra all eyez on me cıktı. - r u still downın çıkış tarihi ayın 25'iydi . (2+5=7) - 2pac in gang related filminde rozet numarası 115 buda 1+1+5=7 eder. - geri geliş tarihi 2005.(2+5=7) bunlar da tupacın yaşadaını gözsteren nedenler : -i ain't mad at cha klibi ölümünden bir kaç gün sonra çıktı. bu klipte pac cennetteki bir melek. klipte tupac arkadaşıyla beraber bir tiyatrodan ayrılırken vuruluyor. bu gerçek yaşantısındaki vuruluşuna çok benziyor çünkü pac mike tyson'ın boks maçının çıkışında vuruldu -makaveli adı altında çekilmiş olan "hail mary" klibinde makaveli yazan bir mezar taşı var ama mezar taşı çatlamış ve önünde bir delik var sanki makaveli ölümden kalkmış gibi -vurulmadan önceki röportajlarında tupac rapi bırakmak istediğini ve gangster olup bir kenara çekilmek istediği hep söylüyordu. -tupac nereye giderse gitsin herzaman kurşungeçirmez yelek giyerdi ama o gün tyson kavgası gibi halka açık bir yerde nasıl olur da giymez. -tupac'ın takma adı makaveli. yazılışı farklı olsada, italyan bir filozof olan machiaveli kitaplarında güç kazanmak ve düşmanları atlatmak için ölüm taklidi yapmayı savunan biriydi. pac cezaevinde machiaveli kitapları okurdu. kitapların adları da book one, book twoydu. 2pac'ın all eyez on me cdlerinin adları da book one ve book two'ydu. -tupac'ın all eyez on me kasedi 13 şubat 1996da çıkmıştı. tupac 13 eylülde öldü. tesadüfe bakın aralarında tam 7 ay var -tupac'ın the seven day theory adlı albümüyle aynı anda çıkan richie rich'in "seasoned veteran" albümünde richie ve tupac'ın "niggaz done changed" adlı şarkıda düetleri var. bu şarkı da pac "vuruldum ve öldürüldüm, sana nasıl olduğunu anlatamam ama o zencilerin hakettiklerini alacaklarına inanıyorum" diyor. bu söz tupac'ın richie rich albümü çıktığında ölü olucağını bildiğini,bunu planladığını kanıtlıyor. -bir röportajda abc spikeri suge knight'a "tupac'ı kimin vurduğunu bilseniz söyler miydiniz" diye sordu ve suge da "kesinlikle hayır" dedi. -"i wonder if heaven got a ghetto" klibinde olay "rukahs" diye bir yerde geçiyor. tersten okunduğunda "rukahs" "shakur" oluyor. kızla beraber girdikleri oda numarası ise 7. arka plandaki saat ise 4:03 ü gösteriyor... 2pac'ın resmi olarak öldüğü saat. ölmeden önce çekilmiş bir klipte nasıl olurda öldüğü saat geçebilir? -2pac vurulmadan önce 96 eylülde çekilen scarface'in "smile" adlı şarkısının klibinde 2pac çarmıha geriliyken rap yapıyor. klibin sonunda tupac haçtan düşüyor ve ayağa kalkıyor. bu da tupac'in geri döneceğine bir işaret olabilir. klip 97 mayısda yayınlanmaya başlandı. klibin sonlarına doğru tupac'ın benzerini kullandıkları biraz anlaşılıyor. merak ettiğim şey, eğer tupac öldüyse niye herkesi şüphe içinde bırakıyorlar? haçtaki kişininde alt dişleri tupacınkiler gibi çarpık. -"ain't hard 2 find" şarkısında 2pac, "öldüğüm dedikodularını duydum, soğukkanlı birşekilde öldürüldüğümü. son halimde çekilmiş travma resimlerim, annemin ağladığını biliyorsun, ama o bir yalandı, bir korkak hikayeyi çarptırdı." diyor. 2pac geleceği söylemiş!? --40'ın hall of game adlı kasedinde million dolar spot adlı şarkıda tupac'ın feat'i var. şarkıda pac, "hayranlarım varoş argomu anlayamıyorlar, o yüzden kurtuluyorum ve daha iyi bir hayat planlıyorum." diyor. bir kez daha pac planından bahsediyor -"ambitionz az a ridah" şarkısında 2pac mahalleye rüşvet vermekten bahsediyor. bu mahhalle,las vegasta vurulduğunu bilen mahalle olmasın? belki de pac yaşadığını söylemesinler diye onlara rüşvet vermişti. çünkü las vegasın rüşvetçi mahallesi olduğunu herkes biliyor. -"toss it up" klibinde tupac penny hardaway ayakkabıları giymişti. ama bu ayakkabılar ölümünden önce satılmıyordu. aynı şekilde "to lıve & die in l.a." klibinde de arabaya atlıyor ve ayaklarında ölümünden sonra piyasaya sürülen jordan ayakkabılarından olduğu görülüyor. -scarface'in bir şarkısında 2pac ve master p ile düet yapmış. şarkının başında 2pac'ın sesine benzeyen biri "beni tabuta koydunuz, sizi pis piçler,bütün gün ot içiyorum, ama polis hiçbir zaman bulamayacak." diyor. -god bless the dead şarkısının başında pac "huzur içinde yat, *rospu çocuğu biggie smalls" diyor. ama notorious b.i.g. (diğer adıyla biggie smalls) 2pactan tam 4 ay sonra öldü. -geceleyin new yorkta vurulduğu zaman nasıl oluyo da bir gazeteci pac'ın orta parmağını kaldırırken resmini çekebiliyor da las vegas gibi gece hayatı yoğun olan bir yerde gazeteci veya amotör bir fotoğrafçı pac'ın resmini çekemiyor? ölmeden birkaç saat önce suge'la arabada otururken resimleri çekilmiş ama kimse o en önemli anda çekememiş. tek gördüğümüz arabasının kaldırımda park etmiş resmi. pac'ın vurulmuş anının resmi kaç para ederdi tahmin bile edilemez. -before i wake dvdsinde 96 olayının bir bayan görgü tanığı pacı helikopterle aldıklarını söylüyor! röportajda kadın olay yerinde olduğunu ve pacın helikoptere götürülüşünü gördüğünü söyledi. zaten hastanede, hastane çıkışında hiçbir resminin çekil(e)memiş olması belki de bunu doğruluyor. -better dayz kasedinin outrosu çok ilginç. outro da pac "beni (hz.) isanın geri dönüşünü beklediğiniz gibi bekleyin, gelişimi bekleyin" diyor. -2pac'ın ölümünden sonra birçok yerde görüldüğü söylendi. işte buna bir kanıt, 98 yılına girerken çekilmiş bir resim ve resimde pac veya ona çok benzeyen biri var. Resimi Görmek İçin Tıkla -rap peygamberinin 2pac adıyla çıkardığı son albüm olan all eyez on me'den 9 ay sonra makaveli adıyla çıkardığı makaveli the don killuminati the 7 day theory çıkıyor. aynı bir doğum gibi. 2pac ölüp makaveli doğuyor. -2pac'ın vurulduğu gün 2pac'ın korumaları silah taşıyamıyordu. nevada'da güvenlik görevlilerinin silah taşıması için önceden bir mektup göndermesi gerekiyormuş ve bu yapılmamış. evet o gün korumalar izin belgesi yüzünden silah taşımamışlar. normalde silah taşıyan korumalara o gün silahlarını arabada bırakmaları söylenmiş. 2pacın da böyle bir günde kurşungeçirmez yeleğini giymemesi çok mantıksız. evet sizce öldürüldü mü? bence öldürülmedi neden diyorsanız nedenler yukarda... Not:Alıntıdır Düşmanları Tupac'ın hayatı boyunca birçok dostu ve düşmanı olmuştur. Bunlar Tupac'ın sonunu getirmesinde önemli pay sahibi olanlardır. Bazıları.... Puff Daddy: Tupac'ın yaralanmasıyla sonuçlanan New York soygunu ve vurulmasının ardından Tupac bu olayın arkasında Bad Boy Record firmasının elemanlarının yattığını iddia etmişti. Biggie Smalls: Tupac ve Biggie bir zamanlar iyi dosttular, hatta Biggie'yi şöhret edenin Tupac olduğu söylenirdi. Tupac Biggie'nin New York'ta vurulması olayını önceden bildiğini, ama kendisine haber vermediğini iddia etmişti. Jay-Z: Jay-Z Biggie Smalls'la birlikte "Brooklyn's Finest" diye bir şarkı yapıp da aklınca Tupac'la dalga geçince Tupac'ın düşmanları listesine kaydoldu. Chino XL: Çok önemli bir rap şarkıcısı olmayan bu adam Tupac'ın hapisteyken tecavüze uğradığını söyleyerek gündeme gelmeye çalıştı. Tupac'da ona "Hit 'Em Up"'ta "Chino XL, fuck you too" diyerek onu da sıraya dizmiştir. LL Cool J: Tupac "Me Against The World" albümünün "Old School" şarksında aslında LL Cool J için hoş laflar etmemişti, ama LL'in Moop Deep davasında nedense karşı tarafı tutması üzerine ikilinin araları bozulmuştu. Dr. Dre: Tupac Dre'nin Death Row tayfasından ayrılma biçimini sevmemişti, sonra Dre, Snoop'un mahkemesine tanık olarak katılmayı da reddedince, Tupac bunu hakaret olarak kabul etti ve düşmanlık başladı. Nas: Nas'ın Tupac'ı sürekli bir biçimde taklit edip durduğu, hatta video kliplerinde onun kilerdeki gibi görüntüler kullandığı konusunda ikisi her zaman bir tartışma konusu olarak kaldı. Nas "Hate Me Now" şarksının video klibinde tıpkı Tupac'ın"The 7 Day Theory" albümünün kapağındaki ve "Smile"klibindeki gibi kendini çarmıha germesi bardağı taşıran son damla olmuştu. C. Delores Tucker: Bu siyah kadın rap müziğin genelde pornografik bir rezalet olduğunu iddia ederek ve "All Eyez On Me" albümünün kendisini strese sokarak cinsel yaşamını olumsuz etkilediği iddiasıyla Tupac'a 10 Milyon Dolarlık bir dava açmasıyla gündeme gelmişti. Wendy Williams: Bu da tıpkı Chino XL gibi, Tupac'ın hapisteyken tecavüze uğradığını iddia edince Tupac "Why U Turn On Me ? " diye bir şarkı yazmış ve kadına ağzını geleni söylemişti. Dan Quayle: Kendisi ABD Başkan Yardımcısıyken "2Pacalypse Now" albümü yüzünden Tupac gibilerin Amerikan toplumunda yeri olmadığını söylediğinde Tupac'ın canı müthiş sıkıldı ve bir sonraki albümü "Strictly 4 My N.I.G.G.A.Z." albümünde Quayle"e gereken yanıtı herkese her zaman olmuş olduğu gibi verdi! The Fugees: The Fugees üyeleri ise ortada bilinen hiçbir neden yokken nedense yaptıkları tüm söyleşilerinde Tupac'a ağızlarına geleni söylediler. Muhtemelen onun adını basamak olarak kullanmak ve ünlü olmak istiyorlardı. Fakat Tupac bu oyuna gelmedi ve onlara hiçbir platform da karşılık bile vermedi. -------------------------------------------------------------------------- Ve büyük ilgiyle takipçisi olduğum dizi.... DESPERATE HOUSEWİVES ![]() Desperate Housewives,Cnbc-e vee2'de yayınlanan bir Emmy ve üç Golden Globe ödülü kazanmış,Marc Cherry tarafından yazılan 3 Ekim 2004 yılında ABC ekranlarında gösterilmeye başlanan Amerikan tv dizisidir. Konu Herkesi şaşırtarak, beklenmedik bir anda intiharı seçen Mary Alice Young, “oralardan bir yerden” dört yakın arkadaşının yaşadıklarını anlatıyor. Dört ev kadınının rutin yaşamları ne kadar sıkıcı ve tekdüze görünse de işin gerçeği hiç de öyle değil.Lynette, Tom'un gayri meşru çocuğu ve onun annesiyle başa çıkmaya çalışırken, Susan ise komadaki Mike'ın uyanıp ona dönmesini beklemektedir. Bree yeni tanıştığı Orson ile kötü günleri geride bırakmaya çalışacak, ama Orson'un geçmişi peşlerini bırakmayacak gibi görünüyor. Desperate Housewives Prodüksiyon Marc Cherry | Wisteria Lane Ana Karakterler Susan Mayer | Lynette Scavo | Bree Hodge | Gabrielle Solis | Edie Britt Carlos Solis | Tom Scavo | Julie Mayer | Orson Hodge | Mary Alice Young | Mike Delfino Andrew Van De Kamp | Danielle Van De Kamp | Preston Scavo | Porter Scavo | Parker Scavo Ayrılan Karakterler Betty Applewhite | Rex Van De Kamp | Paul Young | John Rowland | Zach Young | Karl Mayer Matthew Applewhite | Austin McCann | Caleb Applewhite | George Williams Yardımcı Karakterler Ida Greenberg | Ian Hainsworth | Alma Hodge | Gloria Hodge | Martha Huber Kayla Huntington | Nora Huntington | Justin | Victor Lang | Karen McCluskey Travers McLain | Noah Taylor | Felicia Tilman | Xiao-Mei Susan Mayer / Teri Hatcher 17 yaşındaki kızını yalnız başına büyüten yalnız bir kadın. Dört ev kadınının zaman zaman en “umutsuz” görüneni. Çok bilmiş küçük kızı Julie, birçok kez ona akıl veriyor. Hangisi anne, hangisi çocuk bazen karıştığı anlar oluyor. Mike Delfino, Wisteria Lane’e taşındığı ilk günden itibaren gözünü ondan alamayan Susan birçok karışıklığın ardından sonunda emeline ulaşmıştı. Ancak Mike’ın ve Young ailesinin ortak geçmişleri bu ilişkiye sürekli gölge düşürdü. Lynette Scavo / Felicity Huffman Bir iş kadınıydı. İyi bir kariyeri vardı. Sonra dört çocuğu oldu ve toplantı odalarına veda edip “evinin kadını” olmayı seçti. Başedilmesi güç çocuklarının peşinde geçen günlerinin büyük bölümünde, itiraf etse de etmese de eski günlerini yad etti. Kocası onun yüzünden işinden oldu. Sonra rolleri değiştiler; artık Lynette işe giderken kocası çocuklara bakacak. Çalışmanın hayatını düzene sokacağını düşünen Lynette galiba fena halde yanılıyor. Bree Van De Kamp / Marcia Cross Temizlik, yemek, düzen saplantısı yüzünden sürekli bir sinir krizinin eşiğinde... Zaten kocası Rex de bu “deterjan reklamı” gibi hayatı kaldıramamış boşanmaya karar vermişti. Sonra kocası mahallenin fahişesiyle birlikteyken kalp krizi geçirince evlilikte beklediğinin başka şeyler olduğu ortaya çıktı. Rex tedavi gördüğü halde kalbine yenik düştü ve öldü. Kocasının ölümünün yasını tutan Bree bir de kayınvalidesi Phyllis ile uğraşmak zorunda. Artık çocuklarını tek başına yetiştirmek zorunda kalan dul bir anne olan Bree’nin hayatına, bir süre flört ettiği George’un yeniden girmesi beklenmedik gelişmelere yol açtı. George'un, Rex'in ilaçlarını karıştırarak ölümüne neden olduğunu öğrenince, onu intihar girişiminde ölümüne terk etti. İkinci sezonun sonunda akıl hastanesinde tanıştığı Orson ile çok iyi anlaşıyorlar. Üçüncü sezon ikisi için de beklenmedik olaylara sahne olacak gibi. Gabrielle Solis / Eva Longoria ![]() Hayatta istediği her şeye kavuşmuş eski bir model. Zengin bir eş, büyük bir ev, mücevherler ve bolca para... Lüks içinde yaşıyor ve dışarıdan bakıldığında hiçbir sorunu yok gibi. Peki bu kadının 17 yaşındaki bahçıvanla ne işi var? Kocası Carlos işe gittikten sonra Gabrielle için bahçıvanları John ile başka bir gün başlıyordu. Sonra Carlos yolsuzluktan hapishaneye düştü. Bu arada kayınvalide Solis bu gayrimeşru ilişkiyi ortaya çıkardı, ama ne yazık ki bu hayatına mal oldu. Carlos’un cezası ev hapsine döndü. Eve dönen Carlos güvensizliklerle dolu bu evliliğe bir çocuk getirmek amacıyla Gabrielle’in doğum kontrol haplarını değiştirdi. Sonuçta Gabrielle hamile kaldı, ama düşük yaptı. Carlos hapisten çıktıktan sonra birbirlerine iyice bağlanan çift evlat edinmeye karar verdi. Sonunda hizmetçileri Xiao-Mei'den taşıyıcı anne olmasını rica ettiler, ama Carlos bu noktada işi biraz ileri götürdü. Mary Alice Young / Brenda Strong ![]() Dizinin başında tanıştığımız Mary Alice, beklenmedik bir anda intihar edip herkesi şaşırttı; ama gitmedi... “Başka bir yerden” dört yakın arkadaşının yaşamını izleyen Mary Alice, anlatıcı olarak dizideki varlığını sürdürüyor. Ancak diğer kadınlar gibi onun da ortaya çıkmasını istemediği hatta bu uğurda can aldığı bir sırrı var. Oyuncu Listesi Teri Hatcher ... Susan Mayer ( 2004-2007) Felicity Huffman ... Lynette Scavo ( 2004-2007) Marcia Cross ... Bree Van De Kamp / ... ( 2004-2007) Eva Longoria ... Gabrielle Solis (2004-2007) Brenda Strong ... Mary Alice Young ( 2004-2007) Ricardo Chavira ... Carlos Solis (2004-2007) Andrea Bowen ... Julie Mayer ( 2004-2007) James Denton ... Mike Delfino ( 2004-2007) Doug Savant ... Tom Scavo ( 2004-2007) Nicollette Sheridan ... Edie Britt ( 2004-2007) Brent Kinsman ... Preston Scavo / ... (2004-2007) Shane Kinsman ... Porter Scavo / ... ( 2004-2007) Zane Huett ... Parker Scavo (2004-2007) Joy Lauren ... Danielle Van De Kamp / ... ( 2004-2007) Shawn Pyfrom ... Andrew Van De Kamp (, 2004-2007) Cody Kasch ... Zach Young ( 2004-2007) Mark Moses ... Paul Young ( 2004-2007) Richard Burgi ... Karl Mayer (2004-2007) Mesajı son düzenleyen ĢąИģśŢą Ģ!ЯŁ ( 23-06-07 - 00:07 ). |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|