Reklamsız Forum İçin Tıklayınız. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde. * FrmTR'nin resim sitesi Resimci.Org yayında
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 09-02-07, 21:54   #1
hazardouspunch

Arrow Atom ve Yapısı


ATOMUN YAPISI

Atom bir elementin bütün özelliklerini taşıyan, kimyasal yollarla bölünemeyen en küçük parçasıdır.
Atom, çekirdek ve elektron olmak üzere iki temel parçacıktan meydana gelmiştir. Çekirdekte ise proton ve nötron vardır.

Elektronların yörüngelere yerleştirilmesi

Elektronlar çekirdek etrafında belirli yörüngelerde büyük süratle dönerler. Elektronlar bu yörüngelere belirli bir kurala göre yerleştirilirler.

Elektronlar yörüngelere yerleştirilirken;
-2n2 formülüne uyarlar. (n : yörünge sayısı,1,2,3....... gibi tamsayılar)
- Son yörüngede maksimum 8 elektron bulunur.

Buna göre, her yörüngedeki elektron sayısı :
1. yörünge : 2.12 = 2 elektron
2. yörünge : 2.22 = 8 elektron
3. yörünge : 2.32 = 18 elektron
4. yörünge : 2.42 = 32 elektron alır.


ATOM NUMARASI


Bir elementin çekirdeğinde bulunan toplam proton sayısıdır.
Protonlar (+) yüklü taneciklerdir. Atom numarası, pozitif yük sayısı ya da çekirdek yükü olarak da tanımlanabilir.

Nötr bir atom için; Atom numarası = proton sayısı = elektron sayısı

İyon için; Atom numarası = proton sayısı ¹ elektron sayısı


Nötr Ca atomunun çekirdeğinde 20 tane protonu olduğu için atom numarası ve elektron sayısı 20 dir. Ca+2 iyonu için atom numarası ve proton sayısı 20 iken elektron sayısı 18 dir.

Nötr Cl atomunun çekirdeğinde 17 tane protonu olduğu için atom numarası ve elektron sayısı 17 dir. Cl- iyonu için atom numarası ve proton sayısı 17 iken elektron sayısı 18 dir.

KÜTLE NUMARASI

Çekirdekte bulunan proton ve nötron sayılarının toplamı kütle numarasıdır.

Kütle numarası = proton sayısı + nötron sayısı

Al atomunun çekirdeğinde 13 proton ve 14 nötron bulunduğundan kütle numarası 27 dir. Al atomundaki proton, nötron, elektron, kütle numarası ve yükün simge üzerinde gösterilişi aşağıda verilmiştir.

Kütle numarası 27 Al 0 Yük
Atom numarası 13 13 Elektron sayısı

İYON

(-) ya da (+) yüklü atom ya da atom gruplarına iyon denir.

Nötr bir atom;
Elektron verirse (+) yüklü iyon (KATYON)
Elektron alırsa (-) yüklü iyon (ANYON) oluşur.


Katyon oluşumuna örnek
Potasyum atomunun elektron dağılımı 19K 2 8 8 1 şeklindedir.
K atomu son yörüngesindeki 1 elektronu vererek K+ iyonunu oluşturur ve soy gaz kararlığına ulaşır.
K+ iyonunun elektron dağılımı ise 19K+ 2 8 8 şeklindedir.

Anyon oluşumuna örnek
Klor atomunun elektron dağılımı 17Cl 2 8 7 şeklindedir.
Cl atomu son yörüngesine 1 elektronu alarak Cl- iyonunu oluşturur ve soy gaz kararlığına ulaşır.
Cl- iyonunun elektron dağılımı ise Cl- 2 8 8 şeklindedir.




BİLEŞİK YAZMA

Anyon ve katyonların yükleri çaprazlanır. Birincinin yükü ikincinin altına indis olarak, ikincinin yükü birincinin altına indis olarak yazılır.


Örnek olarak 13AI ve 16S atomları arasında oluşacak bileşiği yazalım.
Atomların elektron dağılımları yapılırsa;

13AI 2 8 3
16S 2 8 6

şeklinde olur. Al atomu son yörüngesindeki 3 elektronu vererek Al+3 iyonu, S atomu son yörüngesine 2 elektron alarak S-2 iyonunu oluşturur. Bu iki iyonun Yükleri çaprazlanırsa

+3 +2
Al S AI2S3 bileşiğinin oluştuğu görülür



İZOTOP

Atom numaraları aynı kütle numaraları farklı olan atomlar birbiriyle izotoptur.
İzotop atomların proton sayıları aynı nötron sayıları farklıdır.
İzotop atomların kimyasal özellikleri aynıdır.
Fiziksel özellikleri farklıdır.


1 H 2 D 3 T Hidrojenin izotoplarıdır
1 1 1


35 Cl 37 Cl klorun izotoplarıdır.
17 17




İzotop iyonlarda ise, elektron sayısının farklı olması ile kimyasal özellikleri de farklı olur.

35 Cl- iyonu ile 37 Cl atomu izotop olup kimyasal özellikleri farklıdır.
17 17


ALLOTROP

Fiziksel özellikleri ve kristallerinin uzayda dizilişleri birbirinden farklı olan aynı cins atomlar birbirinin allotropudur.

Elmas ve grafit birbirinin allotropudur. Her ikisi de C atomunun değişik dizilişinden oluşmuştur. Bazı kimyasal özellikleri aynıdır.
Oksijen ve ozon birbirinin allotropudur. Her ikisi de O atomunun değişik dizilişinden oluşmuştur, kimyasal özellikleri farklıdır.

Elmas ve grafit'in bazı fiziksel özellikleri aşağıda verilmiştir.

Elmas Grafit
Erime noktası Yüksek Düşük
Molekül şekli Düzgün dörtyüzlü Düzgün altıkenarlı
Sertlik Sert Yumuşak
Işık geçirgenlik Geçirir Geçirmez

PERİYODİK TABLO

Elementlerin atom numaralarına göre belirli bir kurala uyarak sıralanması ile periyodik cetvel oluşur.

Periyodik cetvelde yatay sıralara periyot, düşey sıralara grup denir. Periyodik cetvelde 7 tane periyot, 8 tane A grubu, 8 tane B grubu vardır. 8B grubu 3 tane dir. Her periyot kendine ait olan 1A grubu ile başlayıp 8A grubu ile sona erer.
1. periyotta 2, 2. ve 3. periyotta 8, 4. ve 5. periyotta 18, 6. periyotta 32 element vardır. 7. periyot daha tamamlanmıştır.
Periyodik cetvelde aynı grupta bulunan elemetlerin değerlik elektron sayıları aynı olduğundan benzer kimyasal özellik gösterirler.
Atomların son yörüngesine (son enerji düzeyde) valans tabakası, bu tabakada bulunan elektronlara da valans elektronları (değerlik elektronları) denir.

Periyodik cetvelde A grubu elementlerinin özel isimleri vardır. 1A GRUBU : ALKALİ METALLER

1Agrubunda H, Li, Na, K, Rb, Cs, Fr, elementleri vardır.
Bileşiklerinde + 1 değerlik alırlar.
Aktif metallerdir. Tabiatta serbest olarak bulunmayıp bileşikleri halinde bulunurlar.
Havanın oksijeni ile oksitini oluştururlar.
Atom numarası arttıkça sertliği azalır, erime ve kaynama noktaları düşer.
Bütün bileşikleri suda çok çözünürler.

2A GRUBU : TOPRAK ALKALİLER

Be, Mg, Ca, Sr, Ba, Ra elementleri bulunmaktadır.
Bileşiklerinde +2 değerlik alırlar
Aktif metallerdir.
Tabiatta serbest olarak bulunmayıp bileşikleri halinde bulunurlar.
Erime ve kaynama noktaları aynı periyottaki 1A grubu elementlerinden daha yüksektir ve daha serttir.

7A GRUBU : HALOJENLER

F, Cl, Br, l, At elementleri vardır.
Son yörüngelerinde 7 elektron vardır.
En kararlı bileşiklerinde (-1) değerlik alırlar. Değişik bileşiklerinde ise bazı halojenler -1, +1, +3, +5, +7 değerlerini de alabilirler.
Tabiatta hepsi diatomik yapılı olarak bulunurlar.
Oda şartlarında Flor, klor gaz, Brom sıvı, iyot ve astatin katı fazdadır.
Ametalik aktiftirler, kolay elektron alırlar.
Hidrojenli bileşiklerinin sulu çözeltileri asit özelliğindedir.

7A GRUBU : SOYGAZLAR

He, Ne, Ar, Kr, Xe, Rn elementleri vardır.
Atom numaraları sırasıyla 2, 10, 18, 36, 54, 86 dır.
Son yörüngelerinde 8 elektron vardır.
Kimyasal reaksiyona girme istekleri minimumdur

PERİYODİK CETVELDE PERİYOT VE GRUP BULMA

Periyodik cetvelde bir elementin periyot ve grubunu bulmak için o elementin elektronlarının yörüngedeki dağılımı yapılır. Son yörüngesi periyodunu, son yörüngedeki elektron sayısı grubunu belirtir.

Örnek olarak atom numarası 11 olan Na elementinin periyot ve grubunu bulalım.

Önce elektronlarını yörüngelere yerleştirelim.
11Na 2 8 1
1 2 3
Yukarıda görüldüğü gibi Na elementinin 3 yörüngesi olduğundan 3. periyotta ve son yörüngede 1 elektron olduğundan 1A grubundadır.Bun göre sodyum 3. periyot 1A grubundadır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-02-07, 00:24   #2
|Sεfα|

Varsayılan C: Atom ve Yapısı


Ellerine Sağlık.Paylaşımın için saoL..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-11-11, 15:19   #3
elifgumus33

Question C: Atom ve Yapısı


bence süper ama bir soru sorcam. atom hücreden küçük müdür?
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-11-11, 15:29   #4
elifgumus33

13 C: Atom ve Yapısı


hücre canlının en küçük yapı taşıdır.3 ana bölümden oluşur.
-çekirdek
-hücre zarı
-stoplazma
Vücudumuzun her noktasında küçük, ama küçük olduğu kadar da karmaşık bir hayat hüküm sürer. İnsanın herhangi bir organının derinliklerini mikroskop altında incelediğimizde, orada o organı oluşturmak üzere biraraya gelmiş ve her an faaliyet içinde olan milyonlarca minik canlının yaşadığını görürüz. Yalnızca insan değil, bütün canlılar hücre denilen bu mikroskobik canlıların biraraya gelmesinden oluşurlar.

Hücreler çekirdeksiz (prokaryot) ve çekirdekli (ökaryot) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Bakteriler çekirdeksiz tek hücreli canlılardır. İnsan ve hayvan hücreleri ile bitki hücreleri çekirdekli hücrelerden oluşur ancak yapı olarak birbirlerinden farklıdırlar. Bitki hücreleri içerdikleri kloroplastlar sayesinde güneş ışığını kullanarak insanlar ve hayvanlar için besin ve oksijen üretirler. Bu broşürde genel olarak insan hücreleri üzerinde durulmuş aynı zamanda yer yer bitki hücrelerine de değinilmiştir.

İnsan vücudunda 100 trilyondan fazla hücre bulunur. Bu hücrelerden bazıları o kadar küçüktür ki bunların bir milyon tanesi biraraya gelse ancak bir iğne ucu kadar yer kaplar. Ancak, bu küçüklüğüne rağmen hücre, bilim dünyasının ortak kanaatiyle, insanoğlunun bugüne kadar karşılaştığı en kompleks yapı ünvanını korumaktadır. Halen keşfedilmemiş pek çok sırrı içinde barındırmayı sürdüren hücre, evrim teorisinin de en büyük açmazlarından birini oluşturur. Nitekim ünlü Rus evrimcisi A. I. Oparin gözardı edilemeyen bu gerçeği şöyle ifade eder: "Maalesef hücrenin meydana gelişi evrim teorisinin bütününü içine alan en karanlık noktayı teşkil etmektedir."1

Bu konudaki diğer bir itiraf ise, Johannes Gutenburg Üniversitesi Biyokimye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Klaus Dose'ye aittir. Dose, canlı hücrenin oluşumu ile ilgili; "Yoğun çabalara rağmen son 30 yıldan bu yana canlı hücrelerin oluşumunu açıklayabilecek herhangi bir buluş yapılamadı."2 diyerek, evrimin canlılığın kökenine bir açıklama getiremediğini itiraf etmektedir.

Bu itiraftan, evrimin önünün daha ilk aşamada tıkandığı ve daha fazla ileri gitme şansının kalmadığı rahatlıkla anlaşılmaktadır. Zira, bilindiği gibi canlı vücudunun başlıca yapıtaşı hücredir. Dolayısıyla, henüz hücrenin hatta hücreyi meydana getiren proteinler ve proteinleri meydana getiren amino asitlerin meydana gelişini bile açıklayamayan bir teorinin, dünya üzerindeki canlıların ortaya çıkışı hakkında bir açıklama getirmesi mümkün değildir.


Ortada bulunan çekirdek ve hücre içinde bulunan organeller
Aksine, hücre, insanın "yaratılmış" olduğunun en göz kamaştırıcı delillerinden birini oluşturmaktadır.

Hücrenin yaşamını sürdürebilmesi için, hayati işlevlere sahip bütün temel parçacıklarının birarada bulunmaları gereklidir. Yani hücrenin sözde evrimsel bir süreç sonucu meydana geldiğini iddia eden bir kişi, aslında hücrenin milyonlarca parçasının aynı anda ve aynı yerde tesadüfen var olduğunu iddia ediyor demektir. Üstelik tüm bu parçaları yine aynı anda belli bir düzen ve plan içinde biraraya gelmiş olmaları gerekmektedir. Böyle bir olayın tesadüfen gerçekleşebilmesi ise kuşkusuz imkansızdır. Dolayısıyla hücre gibi bir yapının varlığı, "yaratılış"ın apaçık bir delilidir.

Bir benzetme yaparsak, hücrenin, evrimin iddia ettiği gibi rastlantılar sonucu meydana gelebilmesi, basım evindeki bir patlamayla şans eseri bir ansiklopedinin basılıvermiş olmasından daha düşük bir ihtimale sahiptir. Başka bir deyişle, canlılığın tesadüfen meydana gelmiş olması ihtimal dışıdır.

Buna rağmen evrimciler, hala, ilkel dünya şartları gibi, olabilecek en kontrolsüz ortamda canlılığın rastlantılarla ortaya çıktığını iddia edebilmektedirler. Oysa bu, hiçbir zaman bilimsel verilerle uyuşmayan bir iddiadır. Ayrıca en basit ihtimal hesapları bile, değil canlı bir hücrenin, o hücredeki milyonlarca proteinden tek bir tanesinin bile tesadüfen oluşamayacağını matematiksel olarak kanıtlamıştır. Bu da evrim teorisinin akıl ve mantıktan çok hayal, fantazi ve yakıştırmalar üzerine kurulu bir senaryolar yığını olduğunu göstermektedir.

Tek bir hücrenin varlığı kadar, hücreler arasında mükemmel bir uyum ve işbirliğinin var olması da hayret vericidir. İnsan vücudundaki bütün hücreler başlangıçta tek bir hücrenin bölünerek çoğalmasıyla meydana gelmiştir. Ve, daha en başından, vücudumuzun şu anki yapısı, şekli, tasarımı ve tüm özellikleriyle ilgili her türlü bilgi bu ilk hücrenin çekirdeğindeki kromozomlarda mevcuttur.

Bütün hücreler genel özellikleri bakımından birbirlerine benzerler. Ancak her organ, yapısına ve görevine göre özelleşmiş şekiller ve kabiliyetlerle donatılmış, diğer organlardakinden farklı hücrelere sahiptir.

Tek başına bir hücre, bütün çalışma sistemleri, haberleşmesi, ulaşımı ve yönetimiyle büyük bir şehirle benzer bir karmaşıklık derecesine sahiptir: Hücrenin sarf ettiği enerjiyi üreten santraller; yaşam için zorunlu olan enzim ve hormonları üreten fabrikalar; üretilecek bütün ürünlerle ilgili bilgilerin kayıtlı bulunduğu bir bilgi bankası; bir bölgeden diğerine hammaddeleri ve ürünleri nakleden kompleks taşıma sistemleri, boru hatları; dışardan gelen hammaddeleri işe yarayacak parçalara ayrıştıran gelişmiş laboratuar ve rafineriler; hücrenin içine alınacak veya dışına gönderilecek malzemelerin giriş-çıkış kontrollerini yapan uzmanlaşmış hücre zarı proteinleri bu karmaşık yapının yalnızca bir bölümünü oluştururlar.


Hayvan hücresinin genelleştirilmiş şeması
İnsanın hayatının devamlılığı, kendisini meydana getiren bu hücrelerin hem kendi içlerinde hem de birbirleri arasında uyum içinde çalışmaları sayesinde olur. Hücre, diğer hücrelerle uyum içinde çalışırken, kendi yaşamını da büyük bir düzen ve hassas bir denge içerisinde sürdürür. Bu düzenini devam ettirmek, iç dengesini korumak için ihtiyacı olan birçok maddeyi, enerjisi de dahil olmak üzere bizzat kendisi tesbit eder ve üretir. Kendi karşılayamadığı ihtiyaçlarını ise dışardan büyük bir titizlikle seçip alır. Öyle seçicidir ki, dış ortamda başıboş dolaşan maddelerden bir tanesi bile hücrenin izni olmadan şans eseri onun kapılarından içeri giremez. Hücrenin içinde lüzumsuz, amaçsız tek bir molekül bile bulunmaz. Hücre dışına çıkışlar da aynı şekilde hassas kontroller, sıkı denetimler sonucunda gerçekleşir.

Tüm bunlarla birlikte hücre, her türlü dış tehdit ve saldırıya karşı kendini koruyacak bir savunma sistemine de sahiptir. Dahası, içerdiği bunca yapı ve sisteme, içinde süregiden sayısız faaliyete rağmen, ortalama bir hücrenin büyüklüğü modern bir şehir gibi kilometrelerce kare değil, yalnızca milimetrenin 100'de biri kadardır.

İşte bu dünyadaki en küçük canlının burada kısaca birkaçını saydığımız işlevlerinden herbiri, kitabın devamında da inceleyeceğimiz gibi, başlıbaşına, inanılması güç birer mucize niteliğindedir.


Protein üreten ribozomları, enerji üreten mitokondrileri, merkezi bilgi bankası olan DNA, ulaştırma yapan golgi cisimciği, giriş ve çıkışı denetleyen hücre zarı, bütün tepkimelerde görev alan enzimler ve daha sayısız planlı bir çok faaliyet ile hücre kusursuz bir fabrika gibi çalışır. Unutulmaması gereken bir fabrikadan trilyonlarca kere daha küçük olan hücre bildiğimiz bir et parçasıdır.


DÜNYANIN EN GELİŞMİŞ FABRİKASI

Hücredeki üretim sistemini, dünyada henüz benzeri tesis edilememiş, son derece ileri teknolojiyle çalışan hayali bir fabrikaya benzetebiliriz. Bu hayali fabrika, çok sayıda gelişmiş birimlerden oluşan ve her birimde farklı teknolojik ürünler üreten dev bir tesistir. Ürünlerinin bir kısmını kendi iç yapısında kullanır, bir kısmını birbirine monte edip yeni üretim makineleri yapar. Ürettiği ürünlerin bir çoğunu da hammadde ve makina olarak dışarıya gönderir. Üretimde en az sarfiyatı yapıp, en yüksek verimi elde eder. Yeryüzünde hiçbir fabrikanın olamayacağı kadar çevrecidir. Atıklarını kendisi yok edip çevreyi hemen hemen hiç kirletmez.

Fabrikadaki üretim ve işletim sistemleri mükemmel olarak dizayn edilmiştir. Yöneticiler, mühendisler, işçiler, kısacası bütün personel, görevlerini en mükemmel şekilde yerine getiren üstün nitelikli robot ve bilgisayarlardan oluşmuştur. Bu bilgisayar ve robotlar ise, benzerlerine ancak bilimkurgu filmlerinde rastlayabileceğimiz düzeyde gelişmişlerdir.
İşte hücredeki üretim de aynı bu hayali fabrikadaki gibi gerçekleşir. Fabrikadaki robotların ve makinaların yerini hücrede, "enzim" adı verilen, özel işlemler için uzmanlaşmış karmaşık yapılı protein molekülleri tutar. Fabrikadaki, bilgileri depolayan ve yönetimi sağlayan bilgisayarlara karşılık hücredeki bilgi ve yönetim, bu konuda uzmanlaşmış, çok sayıda atomların birleşmesinden meydana gelmiş, büyükçe, sarmal şeklinde bir molekül tarafından yapılır: "DNA" molekülü.
Şimdi bu mucize molekülün akıllara durgunluk veren yapısını ve başardığı inanılmaz işleri görelim.


  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-11-11, 15:32   #5
elifgumus33

Varsayılan C: Atom ve Yapısı

hayır hücre atomdan küçüktür.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat