Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Kimya
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Kimya Kimya Bilgileri Paylaşımlarınız Bu Forumdan

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 27-03-08, 20:51   #1 (permalink)
Ebedi Üye
 
Giriş Tarihi: 03-11-2006
Mesajlar: 4,205
Rep Puanı: 27693290
ready2killah Rütbe: Artı 11ready2killah Rütbe: Artı 11ready2killah Rütbe: Artı 11ready2killah Rütbe: Artı 11ready2killah Rütbe: Artı 11ready2killah Rütbe: Artı 11ready2killah Rütbe: Artı 11ready2killah Rütbe: Artı 11ready2killah Rütbe: Artı 11ready2killah Rütbe: Artı 11ready2killah Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 276996
40 Atom ve Atom Teorileri


Kâinatı meydana getiren maddelerin ana çekirdeğini keşfedebilmek için insanlar asırlar boyu uğraşmıştır. Bir maddeyi oluşturan parçacıklar bir başka maddeyi oluşturan parçacıklardan pek farklı değildir. Sadece bu parçacıkların değişik oranlarda bir araya gelmesiyle temel maddelerin (elementlerin) atomları oluşmaktadır. Bu atomlar da farklıoranlarda birleşerek daha kompleks maddeler oluşmaktadır. Nefes aldığımız havadan yediğimiz yiyeceklere, dünyadan güneşe, gözbebeğimizdeki bir zerreden dev yıldızlara kadar her şeyin tuğlasını yine atomlar oluşturmaktadır. Herhangi bir elementten alınan bir numuneyi küçük parçalara bölelim. Bölünen bu küçük parçaları daha küçük parçalara bölmeye devam edelim. Bu bölme işlemi sonsuza kadar sürer mi? Bu elementin istenildiği kadar küçük numunesi elde edilebilir mi? Bu soruların cevabını ilk olarak felsefi temellere dayalı olarak Yunan filozofları Milattan önce beşinci yüzyılda Leucippus ve Democritus maddenin sonsuz küçük parçacıklara ayrılamayacağını öne sürerek cevaplamışlardır.
Onlar, bir madde daha küçük parçalara bölünmeye devam edilirse, en sonunda atom denen bölünemeyen taneciklerin meydana geleceğine inanıyorlardı. Atom sözcüğü Yunanca’ da "bölünemez" anlamına gelen atomos sözcüğünden türetilmiştir1.

Atom yaklaşık 10-8 (0,00000001) cm yarıçapındaki merkezde bir çekirdek ve onun etrafında belirli yörüngelerde hareket eden elektronlardan oluşmuştur. Çekirdek, hacim itibarıyla atomun içerisinde hemen hemen fark edilemeyecek kadar küçük bir hacme sahiptir. Ama atomun hemen hemen bütün kütlesi de bu küçük hacimde toplanmıştır.
Atom çekirdeğinin yarıçapı yaklaşık 10-13 cm kadardır. Çekirdeğin çapı ile atom çapıkarşılaştırıldığında, çekirdek bütün atom çapının ancak yüz binde biri kadardır. Bu boyutta küçülerek atomlar aleminde bir seyahat yapmayıdüşünseydik çok tenha bir dünyada yaşamış olurduk.
1 Mortimer Modern Üniversite Kimyası Kitabı’ndan alınmıştır.
SAMANYOLU EĞİTİM KURUMLARI
SAMANYOLU EĞİTİM KURUMLARI
Atom içerisinde bu kadar büyük boşluklar olmasaydı çok küçük hacimdeki
maddeler çok büyük kütleye sahip olacaklardı. Meselâ, hidrojen atomunun çekirdeğinin (bir proton) hacmi 10-39 cm3 civarında, ağırlığı ise 10-24 gramdır.

Çekirdek ile elektronlar arasında boşlukların olmadığı kabul edilirse:
çekirdeğin yoğunluğu 10-24 / 10-39 = 1015 gram/cm3 ’tür.
Yani 1 cm3 hidrojen 1015 gram ( 1 milyar ton ) olurdu.
Atomların varlığına inanmanın mantıki temellerinin 1800 sıralarında Dalton,
Gay-Lussac ve Avogadro tarafından yapılan çalışmalarla ortaya konulduğunu söylemek yanlış olmaz.
Dalton, elindeki eksik denel verilere dayanarak, bölünemez atomların var olmasıgerektiğini ileri sürdü;Dalton’a göre:
•Kimyasal bir bileşik, iki veya daha çok sayıda elementin basit, sayısal bir oranda birleşmesi sonucunda oluşuyordu.
Biz bugün bu verilerin tam doğru olmadıklarını biliyoruz, fakat onlar kimyasal birleşmenin ilk nicel kanunlarını gerçekleştiriyorlardı. Dalton’un fikirlerinin esas bakımından doğru olduğunu gösteren ilk inandırıcı deneylere yol açan birleşme kanunları, atomik teorinin deneysel temelini oluştururlar. Şimdi bu kanunların her birini, hem atom teorisinin gelişmesindeki rolleri bakımından hem de bugünkü doğruluk dereceleri bakımından inceleyelim:
Kütlenin Korunumu Yasası:
1774 yılında Antoine Lavoisier (1743-1794) bir deney gerçekleştirmiştir. Lavoisier, bir kalay örneği ve bir miktar hava içeren bir balonun ağzını kapatmış ve tartmıştır. Tartım; kalay örneği + hava + balon kütlesidir.
Sonra bu kapalı balonu ısıtmış ve kalayın tebeşir tozuna benzer bir toz verdiğini görmüştür. Kabı yeniden tartmış (balon + beyaz toz + kalan hava) ve kütlenin değişmediğini bulmuştur. Yaptığı daha başka deneylerle de görmüş ki, beyaz tozun (şimdi buna kalay oksit diyoruz.) kütlesi, kalay örneğinin kütlesi ile kullandığı havanın bir miktarının kütlesi toplamına eşittir.

SAMANYOLU EĞİTİM KURUMLARI

SAMANYOLU EĞİTİM KURUMLARI

Bu deney ve benzer başka deneyler sonunda Lavoisier şu ünlü kütlenin korunumu yasasınıbulmuştur:

Tepkimeden çıkan ürünlerin kütleleri toplamı,
Sabit Oranlar Yasası:
Joseph Proust 1799 da yaptığı bir yayında, hep aynı miktar bakırı, sülfürik asit yada nitrik asitte çözüp, sonra soda yada potas ile karbonat şeklinde çöktürdüğünde, daima aynıkütlede ürün elde ettiğini belirtmiştir.2 Bu ve benzer deneylerden çıkan sonuç,sabit oranlar yasasıdır .
SABİT ORANLAR YASASI
. Belli bir bileşiği meydana getiren elementler,bileşiğin kaynağının veya yapılış şeklinin ne olduğuna bakmaksızın, hep aynı ağırlık oranında birleşirler. Bir bileşiğin bütün örnekleri aynı bileşime sahiptir. Yani, bileşenler sabit bir oranda birleşirler.
Sabit oranlar yasasını anlamak için suyu ele alalım. Su, bir oksijen (O) atomu başına iki hidrojen (H) atomu taşır ve H2O şeklinde simgelenir. Bu simgeye kimyasal formül denir. Aşağıda verilen iki örnekte de bu iki elementin kütlece yüzdeleri aynıdır. Sözgelimi, hidrojenin kütlece yüzdesi, örnekteki hidrojen kütlesinin, örneğin kütlesine bölünüp 100 ile çarpılmasıyla elde edilir. Bunu yaparsanız, her iki örnekteki hidrojenin kütlece yüzdesinin
% 11,19 H olduğunu görürsünüz.Mademki her bir elementin atomları belli bir ortalama ağırlıkla belirtilebiliyor, o halde, verilen bir bileşiğin ağırlıkça bileşimi, atom ağırlıkları ve
molekül formülü tarafından saptanmış belli bir değerde olmalıdır.
2 Proust’un yaptığı iş, gerçekte iki bileşiğin birleştirilmesidir. Bunlar bakır karbonat ve bakır hidroksittir. Oluşan bileşiğe bazik bakır karbonat denir. Bazik bakır karbonat da diğer bileşikler gibi belli bir bileşime sahip olduğundan, Proust’un sonuçları doğrudur.

A T O M T E O R İ L E R İ
DALTON ATOM TEORİSİ
Kimyasal birleşmenin yukarıdaki iki yasasından yararlanan John Dalton 1803 - 1808 tarihleri arasında bir atom kuramı geliştirdi.Dalton Kütlenin Korunumu Yasasıve Sabit Oranlar Yasasından yola çıkarak maddeyi oluşturan ve onun bütün özelliklerini gösteren çok küçük parçacıkların olduğu yorumunu yaparak Katlı Oranlar Kanunu’nu ortaya atmıştır:
Katlı Oranlar Kanunu, iki element birden fazla bileşik oluşturuyorsa, birinin belli bir miktarına karşılık, diğerinin değişken miktarları arasında küçük ve tam sayılarla ifade edilen bir oran vardır, şeklinde tanımlanabilir.
Katlı Oranlar Kanunu, kimyasal elementlerin atom adı verilen parçalanamaz parçacıklardan oluştuğunu ve her elementin atomlarının kütlesinin aynı olduğunu gösterir.
Dalton’a göre:
1.
Bir elementin bütün atomlarışekil, büyüklük ve kütle yönüyle aynıdır.

2.
Atomlar içi dolu küreciklerdir.

3.
Bilinen en küçük parçacık atomdur.

4.
Atomlar parçalanamaz, yeniden oluşturulamaz.
5. Atomlar belirli oranlarda birleşerek molekülleri meydana getirir. Elementin bütün atomları aynı olduğu gibi bir bileşiğin de bütün atomları aynıdır.
Dalton teorisinde pek çok yanlışlık ve eksiklik olmasına rağmen çok önemlidir. Kendisinden sonra gelen bilim adamlarına bir kapı aralamış, fikir ortaya atarak tartışılmasını sağlamıştır. Böylece daha doğruya ulaşma imkanı sağlamıştır.
Dalton Atom Teorisindeki Eksiklik ve Hatalar :
1.
Bir elementin bütün atomları aynı değildir. O dönemde nötron tanecikleri tespit edilemediği için izotop atomların farkına varılamadı. Bir elemente ait bütün atomların proton ve elektron sayısı aynı olmak zorundadır. Nötron sayısı farklı olsa da aynı elemente aittir, fakat farklı atomdur.

2.
Atomların içi dolu değildir. Aksine boşluklu yapıya sahiptir.

3.
Bilinen en küçük parçacık atom değildir. Günümüzde atom çekirdeğini oluşturan 70 çeşit parçacığın var olduğu ve bunların bilinen 50 hareketinin olduğu ifade edilmektedir.

4.
Bir elementin bütün atomları aynı olmadığı gibi bir bileşiğin bütün molekülleri de aynı değildir.


THOMSON ATOM MODELİ

Thomson, bu ışınların sapmalarından yararlanarak yük/kütle oranlarınıhesapladı. Bu oran, iyonların ölçülen yük/kütle oranlarına göre çok büyüktü. Bu sonuca göre katot ışını birimleri negatif yüklü, çok küçük kütleli atom içi parçacıklardı. Atomda negatif (-) yüklü parçacıklar olduğuna göre pozitif (+) yüklü parçacıklarda, yani protonlarda olmalıydı.
Bu tespitlerden sonra Thomson atomda (+) ve (-) yüklü parçacıkların var olduğunu ve bunların atomda rasgele dağıldığını ifade etmiştir.Rasgele dağılmayı da üzümlü kek örneğiyle izah etmiştir.Thomson atom teorisine göre:

1.Atom protonlardan oluşmuş küre
şeklindedir.Protonlar (+1) birim yüke,
elektronlar ise (-1) birim yüke sahiptir.
2.Elektronlar atomun içinde homojen olarak
dağılmıştır.
3.Nötr atomda proton sayısı kadar elektron

bulunmaktadır.
4. Elektronların kütlesi protonların kütlesinden çok küçüktür. Bu nedenle ihmal edilebilir.

5. Protonlar ve elektronlar atomda rasgele dağılmıştır.
RUTHERFORD ATOM TEORİSİ
Rutherford çok ince (10-6cm) altın levhaya alfa (.) tanecikleri (Helyum çekirdeği) göndermiştir. Bu taneciklerin çok az bir kısmı aynen yansırken bazıları belli açılarla yansımış fakat büyük bir bölümü aynen geçmiştir.
Yapılan deney sonucuna göre :
1.
Atomdaki pozitif(+) yükler çekirdek denen çok küçük bir bölgededir.

2.
Alfa (.) taneciklerinin sapmasına yol açan yoğun kesim çekirdekte toplanmıştır.

3.
Çekirdekteki yük miktarı, bir elementin bütün atomları için aynı, farklı atomları için farklıdır.

4.
Elektronlar çekirdekten oldukça uzakta yer alırlar. Elektronların bulunduğu hacim,
çekirdeğin bulunduğu hacimden çok büyüktür. Atomun büyük bir kısmı boşluklu yapıya sahiptir.
BOHR ATOM MODELİ
Bohr yaptığı çalışmalarda Rutherford atom modeline göre, elektronların çekirdek etrafında dönmeleri ile enerji yaymalarısonucunda enerjilerinin azalacağını ve çekirdek üzerine düşeceklerini hesapladı, fakat böyle bir elektron düşmesi gerçekleşmediği için Rutherford atom teorisinin bazı yanlışlıklarının olması gerektiğini fark etti ve bu teoriye bazı eklemeler yaptığı yeni bir atom modeli ortaya attı.Rutherford, elektronların çekirdekten oldukça uzakta yer aldığını ifade etmişti. Bohr da elektronların ne kadar uzakta yer aldıklarını, çekirdek etrafındaki hareketlerini ve enerjilerini incelemiştir.
Araştırmaları1H, 2He ve 3Li+ gibi küçük atom ve iyonlar üzerinde olmuştur.
Elde ettiği sonuçlar küçük atomlar için doğru iken büyük atomlar için hatalı olmuştur.
BOHR ATOM TEORİSİNE GÖRE:

1.
Elektronlar çekirdek çevresinde rasgele dairesel bir yörüngede değil, çekirdekten oldukça uzakta sabit bir enerjiye sahip dairesel yörüngelerde hareket ederler.

2.
Elektronlar çekirdek etrafında sabit enerjili dairesel
yörüngelerde (orbitallerde) hareket ederler. Bu yörüngelere Enerji Seviyesi adı verilir.
3. Bohr atom kuramına göre, hidrojen atomunun 1
elektronu en düşük enerji düzeyi olan n=1 de
bulunur. Buna Temel hâl denir. Elektron temel hâl-
den uzaklaştırılırken n=2, n=3, n=4 hâllerinden
birine getirilirse uyarılmış olur. Uyarılmış hâlde
elektronun enerjisi daha fazla olur.
Daha az enerjili (uyarılmış) duruma göre kararsızdır. Elektrona verilen enerji kaldırıldığında düşük enerjili uyarılmamış (kararlı duruma) hâle geçer. Bu sırada iki enerji seviyesi farkı kadar ışın yayınlar. Elektronlar yüksek enerji düzeyinden düşük enerji düzeyine geçerken enerji yayarlar. Düşük enerji düzeyinden yüksek enerji düzeyine geçerken de enerji alırlar.
.Bir atomun elektronları dışardan enerji alarak yüksek enerji düzeyine yükselirse bu atoma "uyarılmış atom" denir. Bu olaya uyarılma denir.Uyarılmış atom yüksek enerji düzeyinden düşük enerji düzeyine geçtiğinde iki enerji düzeyi arasındaki enerji farkına eşit bir ışık (foton) yayınlar.Bu yayınlanan ışınlar her element için karakteristik özellik gösterir.Yayınlanan ışının şiddetine göre cisimlerin bazılarını mikroskop bazılarını ise gözümüzle gözlemleyebiliriz.

Gözümüz yayınlanan bu ışınların sadece dalga boyu( . ) 7.10-5 cm olan kırmızıışık ile 4,5.10-5 cm olan mor ışık arasındaki kısmı görür.Daha kısa dalga boylu ışımaları duyu organlarımızla algılayamayız.
4. Çekirdekten uzaklaştıkça elektronun enerjisi de artar. Elektronlar, bulunduklarıenerji seviyesinin enerjisine sahiptir. Enerji seviyeleri atom çekirdeğine yakınlığına göre n = 1, 2, 3, 4, 5, 6 gibi tamsayılarla veya K, L, M, N, O, P, Q gibi harflerle ifade edilirler.
Yörünge sayısı (n) olmak üzere yörüngenin sahip olduğu enerji;
bağıntısı ile bulunur.
ready2killah çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-03-08, 17:43   #2 (permalink)
Fear of The Dark
 
Giriş Tarihi: 15-03-2008
Yer: siz
Mesajlar: 1,055
Blog Mesajları: 3
Rep Puanı: 2835966
lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 28374
Varsayılan C: Atom ve Atom Teorileri


Teşekkürler eline sağlık
lron_Maiden çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 08:34
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477