Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Üniversite Bilgileri > Jeoloji / Jeofizik
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 05-07-07, 15:37   #1 (permalink)
I’m gonna Love you till the heaven stop the rain
 
Giriş Tarihi: 05-04-2007
Yer: izмiя/кαяşıуαкα
Yaş: 25
Mesajlar: 6,484
Rep Puanı: 15680239
gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 156882
Arrow Jeofizik Felsefe İlişkisi




JEOFİZİK VE FELSEFE



Jeofizik, Felsefe ilişkileri araştırılacaksa bu elbette bilim felsefesi yoluyla olmak zorundadır. Bilim felsefesinin amacı kısaca bilimi anlamaktır (Yıldırım, 1991). Bilim felsefesi ile bilimsel felsefeyi de birbirinden ayırmak gerekir. Yukardaki tanımdan yola çıkarak, bir bilim süreci olarak jeofiziği birtakım eylemsel ve düşünsel işlemlerin bir örgüsü sayabiliriz. Gözlem, deney ve ölçme gibi olgu saptama amacı güden işlemler eylemsel grupta; indüktif ve dedüktif çıkarım, kavram ve hipotez kurma gibi işlemler düşünsel grupta yer alır. Jeofiziksel süreci oluşturan bu ve benzeri işlemlerin yapı ve işleyişini, bilim felsefesi, mantıksal çözümleme yoluyla anlamaya çalışır (Daha ayrıntılı bilgi için Yıldırım, 1971; 1981; 1994 ve Ülken, 1983'e bakılabilir). Jeofizik felsefe ilişkisi ilk olarak 1974 yılının Mart ayında yapılan yapılan bir toplantı ile tartışmaya açılır. Tartışılan konu, "19. yüzyıl doğa felsefesinde jeofizik bilimlerinin yeri" dir (Gilmor, 1975).

Jeofiziği bilim kılan özellik nedir? diye en temel sorudan başlıyalım. Ya da jeofiziğin tarihsel gelişimi konusunda bir çok çalışmanın sahibi olan Schröder (1981)'in deyimiyle "Niye "Jeofizik" diye bir sözcüğe gereksinim duyulmuştur?". Jeofizik sözcüğünü ilk olarak 1853'de yayınlanan almanca yazılmış bir eserde "Conversations Lexikon" da görüyoruz (Van Nostrand's Scientific Encyclopedia, 1968). A. Mühry (1863) ve K. Löppritz bu sözcüğün genelde kabulünün sağlanması yönünde çalışmışlardır (Sieberg, 1927; Keil, 1950). Bu sözcük kullanılmadan önce, jeoloji ve coğrafya gibi benzer kökenden gelen sözcükler kullanıyordu. Yukardaki sorunun yanıtı biraz da bilim tarihi ile ilgilidir. İlk çağlarda ya da yazılı tarih öncesi dönemlerde insanların bilerek yada bilmeyerek yaptığı Yerküre'ye ilişkin ilk jeofizik gözlem nedir? Bu konuda çeşitli görüşler olmasına rağmen bana göre büyük olasılıkla insanlar ya yanardağ püskürmelerine ve akan sıcak lavlara bakarak "Yer içi sıcaktır" dediler ya da çeşitli dönemlerde depremlerle sürekli sallanan bir yeryüzü görüp "Yer hareket halindedir ya da değişim halindedir" gibi bir jeofiziksel yargıya ulaştılar (Yer ısısının tarihçesi için Bullard, 1965'e bakılabilir). Ducasse (1976)'nin belirttiği gibi yerçekiminin varlığından haberdardılar fakat bu gözlemin formülize edilmesi için Newton gibi bir fizikçi/jeofizikçinin gelmesi gerekecektir. Bazı taşların birbirini çektiği (özellikle mıknatıstaşı) Demir Çağından beri biliniyor olmalıdır (Tarling, 1984). Bununla birlikte, Yerküre'nin bize sunduğu tüm bu fiziksel verinin o dönemdeki algılanış biçimi "tasviri"dir. Örneğin mıknatıs bazı maddeleri çekiyordu ama bunun nedeni o dönemde taşın büyülü gücüne atfedilmiştir. Ben, Yerküre araştırmalarının bu dönemine "Graphe Dönemi" diyorum. Bu dönem nitel bir dönemdir. Graphe bilindiği gibi tasvir etmek, çizmek anlamına gelen grekçe bir sözcüktür (Öngör, 1975). Yani bu dönemde yapılan geographe'dir yani günümüzdeki coğrafyanın ilkel biçimidir. Nehirler, dağlar, madenler, depremler, yağmur, çamur hepsi bu dönemde tasvir edilir. Bu dönemin en yetkin eseri bir Anadolu coğrafyacısı olan Strabon'un "Geografika" isimli eseridir ki eserin Türkiye ile ilgili kısımları dilimize aktarılmıştır (Bakınız Geografika, Arkeoloji ve Sanat Yayınları). Aristonun "Meteorolgica" isimli eserini de bu dönemin saheserleri arasına katabiliriz. Bu eserde yağmurdan depreme kadar pek çok doğa olayı tasvir edilir nedenleri üzerine akıl yürütülür. Aristonun bilim açısından önemi felsefesidir. Dünya görüşünün ana çizgisi bence, fizik ve metafizik sözcüklerinde gizlidir. Aristo dünyayı fizik (doğa) ve fiziğin dışındakiler (metafizik) olarak ayırır (Tokatlı, 1973). Onun fizikten (doğa) anladığı şey bugün bizim pozitif bilimler diye ayırdığımız şeydir (Fiziğin anlamı konusunda daha ayrıntı için bak Uygur, 1979).

Orta çağların bitmesine yakın yada yeniçağda yeni bir kavram filizlenmeye başlar: Özgür düşünce ya da akıl. Yeryüzü ilgilenen bilim adamlarì için artık "tasvir" yetmemeye başlar. Tasvir edilen doğa olaylarının nedenlerine inilmeye çalışılır. Ben bu döneme "Logos Dönemi" (yani tartışma dönemi) diyorum. (Hemen burada şunu belirtmek gerekir. Günümüzde yaygın bir kanı olarak yanlış bir tanımlamayla logos'un bilimin eşdeğeri olduğu düşünülür. Bence yanlıştır. Logos tartışmadır. Bakınız, "Oria, 1963"). Yerküre üzerindeki bu araştırmalarda nitel (tasviri) yön yanında düşünmenin/sorgulamanın neden olduğu nicel yan da belirmeye başlar ve bu dönemde geo ve logos sözcüklerinin bileşkesi olan jeolojinin ilkel biçimi belirir. Bu türden araştırmalarda nitel yan (taşlar, fosiller, volkanlarìn tasviri) ve nicel yan yani bunların nedeni üzerine düşünme onu matematize etme az da olsa vardır. Pliny'nin "Doğa Tarihi" isimli eseri bu sürecin ilk ipuçlarını verir. Aynı zamanda Lucretius'un dilimize Evrenin Yapısı olarak çevirilen "De Rerum Natura" yani doğa yasaları üzerine eserinde de bu görülebilir. Bu dönemin en önemli eseri Lyell'in "Principle of Geology" ( Jeolojinin İlkeleri) dir. Newton dönemine gelindiğinde ( yada bir başka açıdan Gilbert'in dönemine) nitel yan ve buna eklenen düşünme/tartışma yetmemeye başlar. Newton, "Principa" adlı eserinde doğanın matematiksel ilkelerini araştırır. Diğer taraftan Gilbert, deneyin doğa yasalarını keşfetmedeki önemini "De Magnet" (Mıknatıs Üzerine) isimli eserinde ortaya koyar. Bence bunlar günümüz jeofiziğinin ilk ipuçlarıdır. 1800'lerde, Yerküre üzerine araştırmalarda "Bilim Dönemi" adını vereceğimiz dönem jeofizikteki ilk meyveleriyle ortaya çıkar. Depremleri gözlemek yetmez, onu kaydeden bir alet, Milne tarafından 1880'de yapılır (Bath, 1974). Yani deney işin içine girer. Yerin ortalama yoğunluğu ve kütlesi için ölçüm ve hesaplar yapılır (Clairault (1713-1765). Fiziğin yanında matematik de işin içine girer. Gauss yerin mağnetik alanının kaynağını fiziksel ölçümlere uyguladığı matematik bir yolla araştırır. Gauss'un uzun yıllar çalıştığı Almanya'daki Götingen Üniversitesi, bu yüzyılın hemen başında Jeofizik eğitimine bir enstitü ile başlar. Jeofizikle ilgili verilerin kaydedilmesinde ve bunların yorumlanmasında gelişmeler sağlanır. Odham, Guttenberg ve Mohorovicic gibi jeofizikçiler yerin iç yapısına ait ilk bilimsel verileri kullanırlar ve sonuçlarını elde ederler. 1919'da Uluslararası Jeodezi ve Jeofizik Birliği kurulur. 1920'lerde jeofiziğin ekonomik yönü petrol aramalarına başarıyla uygulanmasıyla ortaya çıkar. Petrol yüzyılın enerji sorunu büyük ölçüde çözer. Bu yüzyılın ikinci yarısında "Uluslararası Jeofizik Yılı", "Uluslararası Jeodinamik Projesi", "Uluslarası Hidroloji On Yılı", gibi etkinlikler jeofiziğin bilim ve insanlık dünyasına sunduğu armağanlardır.

Buraya kadar bir özetleme yaparsak, yeryüzü araştırmalarında üç gelişim fazını görmek mümkün: Graphe Dönemi, Logos Dönemi ve Bilim Dönemi. Şimdi de yerküre araştırmalarında "bilim dönemi"nin ortaya çıkmasına yol açan Jeofizik biliminin sınırlarını ayrıntılı inceleyelim. Berknes (1962; 1964), jeofizik biliminin birliğini sorgular. Neden okyanuslar, üst atmosfer, yerin çekirdeği, yerkabuğu, nehirler gibi birbirleriyle farklılık arzeden bölgeler jeofiziğin ilgi alanına girer? Verdiği yanıt oldukça önemlidir. Çünkü, Yerküre'nin bu bölümleri yalnızca fizik ile birbirine bağlanır. Aralarındaki sınır fizikseldir. Aynı zamanda bu ayrı gibi görünen bölgeler birbirleri ile "fiziksel etkileşim" halindedir. Örneğin üst atmosfer, yerin içinden türeyen mağnetik alandan soyutlanmaz. Bir diğer örnek, okyanuslardaki değişimin atmosfer (meteorolojik) şartları etkilemesidir. Burada K. Bullen'in bir sözünü anmanın tam sırası: "Jeofiziğin hiç bir dalı diğerinden tamamiyle bağımsız değildir. Yerküre'nin fiziksel dinamiği ile ilgili aşağı yukarı aynı anlama gelen Fowler (1990)'in bir sözü var: " Jeofizik, atmosferin, denizlerin ve uzayın da fiziğidir, ancak jeofiziğin kalbi katı Yerküre'dir". Yani insan kalbinin tüm vücudu etkilemesi gibi bu kalp tüm yerküre katmanlarını hatta uzayı da etkiler.

Bu anlamıyla jeofiziğin sınırları ilk olarak, Guttenberg (1929)'in almanca olarak yazılan "Lehrbuch der Geophysik" isimli editörlüğünü yaptığı muhteşem kitapta sistematikleştirilir. Bu kitabın giriş bölümünü Guttenberg biraz genişleterek "Bir Bilim Olarak Jeofizik" isimli bir makele haline sokar ve Geophysics dergisinde yayınlar (Gutenberg, 1937). Bu makaledeki jeofiziğin ilgi alanları sınıflaması bugün bile geçerlidir.

Jeofizik bilindiği gibi grekçe "Gaia" (yerküre tanrıçası) ve Physis (doğa) sözcüklerinden türetilmiştir (Her bir sözcüğün kökeni için Necatigil (1969) ve Heiland (1940)'a bakılabilir). Sheriff (1973)'in jeofizik sözlüğünde, "jeofizik" sözcüğünün çeşitli tanımları vardır. Ben bu tanımların sentezini yaptığımda söyle bir tanım çıkarıyorum. Jeofizik, fiziğin ilkelerini yerküreye uygular ve yerküreye ilişkin nicel fiziksel ölçümler yapar. Nicel fiziksel ölçüm deyince gravite, mağnetik, sismik, elektrik gibi ölçümlerin yerküreye uygulanması akla gelir. Fakat fiziksel ilkeler dendiği vakit, bu kavram biraz daha geniştir. Çünkü çevrenizde (yerkürede) gözünüzle gördüğünüz her şey fizikseldir. Örneğin bir taşın mavi olması yada sertliği/yumuşaklığı onun fiziksel özelliğidir. Aynı şekilde bu kayacın ölçtüğünüz elektrik, sismik gibi özellikleri de fizikseldir. Fiziksel ilkeler gözlüğü ile yerküreye bakacak olursak yukarıda adı geçen dönemlerin (graphe, logos ve bilim) tümü fiziksel ilkelerle elde edilmiştir. Bugün bazı bilimadamlarının gözünde geophysical sciences (yerfiziği bilimleri) ile geosciences (yerbilimleri) aynı anlama geliyorsa, gelmişse fiziksel ilkeler gözlüğü ile yerküreye baktıkları için olsa gerektir.

Jeofizik ile ilgilenen uzmanlara ve mühendislere diğer yerbilimciler tarafından getirilen haksız bir eleştiri de jeofizikçinin fiziksel farklılıkları ölçtüğü ve ölçümlerin bağıl olduğu yönündedir. Buna Telford ve diğ. (1976) klasikleşmiş yapıtları Applied Geophysics (Uygulamalı Jeofizik)'de yanıt vermişlerdir: "Jeofizik fiziksel farklılıkları ölçer doğru, fakat bu doğanın kendisinden kaynaklanan bir şeydir". Doğada herhangi bir iki şeyi bir birinden ayırmak için bilerek ya da bilmeyerek fiziksel ayıracı kullanırız. Kırmızı taş ile sarı taş arasındaki gözle ilk ayırım fiziksel özellikleri (kırmızı ve sarı ışığın yansımaları dalga boyları) nedeniyledir. İki tane sarı taş varsa bu kez bir başka fiziksel özellik devreye girer: sertlik. Ama tüm bunlar nitel fiziksel özelliklerdir. Bunlar yeterli değilse (ki yetersizlikleri kişiseliklerinden dolayıdır, örneğin herkesin sertlik algılaması farklıdır. Hatta sovyet bilim adamları bu tür sınıflamaya tam fiziksel demezler psikofiziksel özellikler derler "Rzhevski ve Novik, 1971").

Böylelikle, Jeofiziği bilim kılan en önemli özelliğin "onun fiziksel yapısı olduğu, iyi bir fiziksel yapı için ise zorunlu olarak fiziğin dili olan güçlü bir matematiğe sahip olması" sonucuna ulaşabiliriz.

Fiziksel ve insanların oluşturduğu dünyada, bugün hala çeşitli doğa olaylarının gizleri çözülememiştir. Bir deprem olduğunda hala insanlar ölmekte, binalar yıkılmaktadır. Bir Sel baskınında da durum bundan farklı değildir. Enerji hala dünyamızın en önemli problemidir. Yeryüzünün enerji kaynaklarından adil bir şekilde yararlanmayı hala beceremedik. Sonuç olarak, iki bilim adamının jeofiziğe olan güvenlerinin bir sonucu olarak söyledikleri sözler ile yazımızı bitirmek istiyorum. A. Wegener der ki

" İnanıyorum ki bu problemlerin çözümü sadece jeofizikten gelecektir"

(Wegener, 1966). Kendisi bir jeolog olan E. Argan ise söyle der:

"Gelecek Jeofiziktedir"

(Aktaran, Şengör, 1983).




Jeofizik ve Felsefe isimli bu yazı aşağıdaki kaynaktan alınmıştır:

Özçep, F., (1996), Jeofizik ve Felsefe, Jeofizik Bülteni, Yıl:8, Sayı:28, Ankara.

gσσ∂ηєѕѕ αηgєℓ çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-08-07, 17:41   #2 (permalink)
ۙۙ ф sтrěěт sтyLě
 
Giriş Tarihi: 08-05-2007
Yer: N/A
Mesajlar: 11,235
Rep Puanı: 20844406
ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11ĩя'ěм₪ Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 208571
Varsayılan C: Jeofizik Felsefe İlişkisi


Emeğin İçin Teşekkürler...
ĩя'ěм₪ çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-08-07, 01:20   #3 (permalink)
Eski Üye
 
Giriş Tarihi: 08-08-2006
Yer: paü/jeoloji müh.
Yaş: 19
Mesajlar: 742
Rep Puanı: 937071
mehmet_89 Rütbe: Artı 11mehmet_89 Rütbe: Artı 11mehmet_89 Rütbe: Artı 11mehmet_89 Rütbe: Artı 11mehmet_89 Rütbe: Artı 11mehmet_89 Rütbe: Artı 11mehmet_89 Rütbe: Artı 11mehmet_89 Rütbe: Artı 11mehmet_89 Rütbe: Artı 11mehmet_89 Rütbe: Artı 11mehmet_89 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 9401
Varsayılan C: Jeofizik Felsefe İlişkisi


paylaşım için saol paü jeolojii kazandım işime yarıyacak bilgiler
mehmet_89 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 09:25
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477