En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski 18-12-09, 09:55   #11
Ebu AHMET-MUS'AB

Varsayılan


Bu din hepimize gönderilmiştir. Bu yüzden dininizi nereden öğrendiğinize dikkat edin. Bir mesele ilk önce Kuran dan sonrada Hadislerden çözülmeye çalışılır. Bunlardan sonuç alınamazsa sahabenin söz ve davranışları ve müctehit alimlerin söz ve davranışları meselenin çözümünde başvurulması gereken öncelikli kaynaklardır.

İnsanların zannettiği gibi kasten terk edilen namazların kazası yoktur. Vardır diyenlerin delilleri zayıftır hatta sahih değildir.

Buyrun kaynağı burada :

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

Farz ibadetler içinde en önem arz eden ibadet herkesin bildiği gibi namazdır. Kulun ilk hesaba çekileceği şey namazdır. demiştir peygamber efendimiz s.a.s.

Oruç, namazdan daha az önem arz eden bir farz olduğu halde, Orucun kaza edilmesine dair Ayet varken Namazın kaza edilmesine dair ayetin olmaması, Kasten terk edilen namazın kazasının mümkün olmayışını ıspatlar niteliktedir.

Buna mukabil Sahabelerin " Resulullah bize tuvalet adabına kadar herşeyi öğretti" demesine rağmen, namaz gibi çok önemli bir ibadetin kasten terkedildiğinde kaza edilebileceğine dair Resulullah s.a.s. den bir rivayet bulunmaması da böyle bir ibadetin kabul olunmayacağına delildir.

Nafile namazların farz borcunu tamamlamak üzere kullanıldığını bize Peygamber Efendimiz bildirmiştir. Aklen uygun olan şey. Nafile kılarak geçmiş borçlarımızı kapatmaya çalışmaktır. Kaza namazı gibi delilsiz bir ibadeti yaparak hem vaktimizi hemde amelimizi boşa harcamayalım. Allah müminlere ilim nasip etsin.

Mesajı son düzenleyen FatihTürker ( 18-12-09 - 17:36 )
 
Eski 19-12-09, 17:52   #12
gün_ay

Varsayılan C: Vaktin Sünneti ile Kaza namazı birlikte kılınabilirmi?..


Kafam iyice karıştı...
 
Eski 19-12-09, 21:50   #13
nakkash

Varsayılan C: Vaktin Sünneti ile Kaza namazı birlikte kılınabilirmi?..


Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen Ebu AHMET-MUS'AB Mesajı Göster
Bu din hepimize gönderilmiştir. Bu yüzden dininizi nereden öğrendiğinize dikkat edin. Bir mesele ilk önce Kuran dan sonrada Hadislerden çözülmeye çalışılır. Bunlardan sonuç alınamazsa sahabenin söz ve davranışları ve müctehit alimlerin söz ve davranışları meselenin çözümünde başvurulması gereken öncelikli kaynaklardır.

İnsanların zannettiği gibi kasten terk edilen namazların kazası yoktur. Vardır diyenlerin delilleri zayıftır hatta sahih değildir.

Buyrun kaynağı burada :

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

Farz ibadetler içinde en önem arz eden ibadet herkesin bildiği gibi namazdır. Kulun ilk hesaba çekileceği şey namazdır. demiştir peygamber efendimiz s.a.s.

Oruç, namazdan daha az önem arz eden bir farz olduğu halde, Orucun kaza edilmesine dair Ayet varken Namazın kaza edilmesine dair ayetin olmaması, Kasten terk edilen namazın kazasının mümkün olmayışını ıspatlar niteliktedir.

Buna mukabil Sahabelerin " Resulullah bize tuvalet adabına kadar herşeyi öğretti" demesine rağmen, namaz gibi çok önemli bir ibadetin kasten terkedildiğinde kaza edilebileceğine dair Resulullah s.a.s. den bir rivayet bulunmaması da böyle bir ibadetin kabul olunmayacağına delildir.

Nafile namazların farz borcunu tamamlamak üzere kullanıldığını bize Peygamber Efendimiz bildirmiştir. Aklen uygun olan şey. Nafile kılarak geçmiş borçlarımızı kapatmaya çalışmaktır. Kaza namazı gibi delilsiz bir ibadeti yaparak hem vaktimizi hemde amelimizi boşa harcamayalım. Allah müminlere ilim nasip etsin.
Peygamberimiz kaza namazı kılmıştır. Hendek Savaşı'nda Rasûlüllah (s.a.s)'i, müşrikler dört vakit namazdan alıkoymuşlar, hatta gecenin de bir bölümü geçmişti. Sonunda Allah elçisi, Bilâl-i Habeşi'ye ezan okumasını emir buyurdu. Bilâl ezan okudu, sonra kâmet getirdi ve öğleyi kıldılar. Sonra kâmet getirerek ikindiyi, sonra yine kâmet getirerek akşam namazını, sonra tekrar kâmet getirerek yatsıyı kıldılar.

Ebû Bekir ibnü'l-Arabi'ye göre Rasûlüllah (s.a.s) yolculuklarında, üç defa uyuyarak, sabah namazını ashab-ı kiramla kaza etmiştir. Bunlardan birisi Hayber Gazası dönüşüdür. Ebû Hüreyre'den nakledildiğine göre, Allah'ın Rasûlü konaklama yerinde, uyku basınca istirahate çekilmiş ve Bilâl (r.a)'e kendilerini sabah namaz için uyandırmasını bildirmiştir. Bilâl, nâfile namaz kılmış, sabah yaklaşınca da, hayvanına dayalı olarak uyuya kalmış. Güneş yüzlerine vuruncaya kadar aşırı yorgunluktan ne Rasûlüllah (s.a.s) ve ne de sahabeden hiçbiri uyanmamışlardı. İlk uyanan Rasûlüllah olmuş ve Bilâl'ı uyarmıştır. Kafilenin ilerlemesinden bir müddet sonra Ashab'a abdest almaları emredilmiş, Hz. Peygamber iki rek'at namaz kılmış, sonra Bilâl kamet getirmiş ve sabah namazı cemaatle kaza edilmiştir. Sonra Allah elçisi şöyle buyurmuştur: "Her kim namazını unutursa, onu hatırladığı zaman hemen kılsın. Çünkü, Allah: "Beni anman için namaz kıl" (Tâhâ, 20/ 14) buyurdu" (Müslim, Mesâcid, 309; Ebu Dâvud, Salât, 11; Tirmizi, Tefsîru Sûre, 20; İbn Mâce, Salât, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 47).

Ebu Katâde ve İmran b. Hüsayn'ın ayrı ayrı naklettiği başka bir yolculukta da uyku sebebiyle sabah namazı Rasûlüllah (s.a.s) tarafından güneş doğup beyazlaştıktan sonra kaza olarak kılınmıştır. Burada, olayı rivâyet edenler hangi yolculuk olduğunu belirtmedikleri için, hadisçiler, bunun Hayber, Tebük, Hudeybiye veya Ceyşü'l-Umerâ gazâsına ait olabileceğini ifade etmişlerdir (bk. Buhârî, Teyemmüm, 6; Menâkıb, 25; Müslim, Mesâcid, 311, 312; Sahîh-i Müslim Terceme ve Şerhi, IV, 1955-1963).
 
Eski 19-12-09, 21:58   #14
nakkash

Varsayılan C: Vaktin Sünneti ile Kaza namazı birlikte kılınabilirmi?..


Bilerek ya da bilmeyerek, geçerli veya geçersiz nedenlerle vaktinde eda edilemeyen namazların kazası çok sorulan sorular arasında. Ali Bulaç´ın tabiriyle "medya vaizlerinin" -ki ben buna ´okumuş´ sıfatını ilave etmek isterim- yanı sıra dinî yaşayışlarının göstergesi ile samimiyetlerinden şüphe etmediğimiz bazı ağızların da "kaza namazı yoktur" deyip diğerleri ile aynı çizgide buluşmaları kafaları karıştıran temel faktör. Şahsen bu konu ile alakalı soruların çokluğunu buna bağlıyorum.
Kaza namazı vardır-yoktur müzakeresine girmeden önce, namazın bir Müslüman için ne ifade ettiğinin, aksine ihtimal vermeyecek netlikte zihinlerde ve kalplerde yerleşmesi lazım. Hz . Peygamber (sas ) hassasiyeti bir kenara, bir sahabe, tabiin ya da ulema ve süleha ölçüsünde bunun idrakine varılsa bu türlü soruları gerektirecek yaşantı olmaz hiçbirimizin hayatında. Diyelim ki oldu; bu defa da kaza namazı var mıdır soru ve cevabı ile vakit geçirileceğine, herkes namazlarının kazasını kılmaya durur. O halde mesele kaza namazının varlığı-yokluğundan ziyade, namaz şuurunda, namaz hakikatinin vicdanlarda yer etmesinde düğümleniyor.
Günümüz insanının birçoğu hayatının belli bir dönemine kadar namaz gibi günde beş defa tekrarlanan ve dıştan bakıldığında külfet gibi gözüken bir ibadetten kısmen uzak bir hayat yaşıyor. Cuma, bayram, mübarek gecelerde ancak namaz ile irtibata geçiyor veya cenaze, doğum ve hastalık gibi şükrü veya Rabb `imin yardımına en çok ihtiyaç duyulan beşerî hallerde namazı hatırlıyor. Sonra yaş kemale erip, ecelinin ayak seslerini duyunca, kabir kapısının kendisi için de açıldığını hissedince, başta namaz olmak üzere ibadet hayatını daha derinden yaşamaya başlıyor. Fakat bu defa -şahsa göre değişir- mazide kalan 10-20-30 yıllık kılınmayan namaz gerçeği ile yüz yüze geliyor. İşte `kaza namazı var mıdır` sorusu burada kendini gösteriyor. Yoksa zaten ibadet hayatına devam eden bir insanın uyuma, hastalık, unutma gibi sebeplerle kılamadığı üç-beş vaktin kazasından sanırım kimse bahsetmiyor.
Kur`an`da açık, sarih ve net kaza namazı, onun bir yükümlülük olduğundan bahseden ayet yoktur. Sünnete gelince lihikmetin yani ihtimal ümmetine örnek olması sebebiyle Efendimiz `in iki defa uyuma, bir defa da Hendek Savaşı `nda 4 rekatlık namaz kılacak vakit dahi olsa cepheyi terk edecek bir zaman bulamaması nedeniyle kazaya kalmış namazı vardır. Allah Rasulü (sas ), hepsinde de hemen namazlarının kazasını kılmıştır. Bu delilleri değerlendiren mezhep alimleri ise kaza namazının gerekliliğinden dem vurmuş, müzakerelerini kaza borcu olan nafile kılabilir mi-kılamaz mı sorusu üzerinde yoğunlaştırmışlardır. Dikkat edin, müzakereye konu olan -betahsis tartışma demiyorum- kaza namazının meşruiyeti değil, kaza borcu olanın revatip sünnetler dahil nafile kılıp-kılamayacağı ile alakalıdır.
İbni Teymiyye ve talebesi İ.Kayyim el-Cevziyye `nin "kasten terk edilen namazın kazası yoktur" görüşlerinin, İslam `da kaza namazı yoktur görüşüne delil olarak gösterilmesi yanlış bir yaklaşımdır. Çünkü ne Efendimiz `in (sas ) hayatında ne de sahabede kasten terk edilen bir namaz örneği yoktur. Günümüzde kaza namazı var mıdır sorusunu soranların namazı terki kasdî değil, ihmal, tembellik, namaz alışkanlığı, yanlış yorumladıkları meşguliyet ve başta söylediğimiz namaz şuurunun yokluğu faktörlerine dayalıdır.
İslam `ın cahiliyyeye yani İslam öncesi hayata ait yanlışlıkları, hataları silip süpürmesi, Hak katında sorguya tabi olmaması ile alakalı hadisin kaza namazlarının yokluğuna delil olarak kullanılması da tekellüflü bir tevildir. Bu, doğuştan Müslüman, İslamî bir terbiye almış, belli bir dönem namaz, oruç gibi ibadetleri kesintili de olsa devam ettiren Müslüman`ı, önceki hayatında müşrik, kâfir veya Hıristiyan , Yahudi , Budist başka bir dine mensup insanla eşdeğer tutma demektir. Başka bir ifadeyle, İslam gayrimüslim birisini ibadetle mükellef tutmamakta, içki, kumar, zina dahil İslam `a göre haram amellerinden dolayı hesaba çekmemektedir. Hadiste anlatılan kişiler bunlardır.
Sonuç; kaza namazının varlığından ziyade kaza namazı olan nafile namaz kılmalı mıdır, bunu konuşsak daha isabetli bir iş yapmış oluruz.
Ahmet Kurucan
KAYNAK : Zaman(21.02.2008)
 
Eski 21-12-09, 11:06   #15
Ebu AHMET-MUS'AB

Varsayılan C: Vaktin Sünneti ile Kaza namazı birlikte kılınabilirmi?..

Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen nakkash Mesajı Göster
Peygamberimiz kaza namazı kılmıştır. Hendek Savaşı'nda Rasûlüllah (s.a.s)'i, müşrikler dört vakit namazdan alıkoymuşlar, hatta gecenin de bir bölümü geçmişti. Sonunda Allah elçisi, Bilâl-i Habeşi'ye ezan okumasını emir buyurdu. Bilâl ezan okudu, sonra kâmet getirdi ve öğleyi kıldılar. Sonra kâmet getirerek ikindiyi, sonra yine kâmet getirerek akşam namazını, sonra tekrar kâmet getirerek yatsıyı kıldılar.
Bu söylediğiniz hadisenin delilini sunarmısınız kardeş?

Alıntı:
Ebû Bekir ibnü'l-Arabi'ye göre Rasûlüllah (s.a.s) yolculuklarında, üç defa uyuyarak, sabah namazını ashab-ı kiramla kaza etmiştir. Bunlardan birisi Hayber Gazası dönüşüdür. Ebû Hüreyre'den nakledildiğine göre, Allah'ın Rasûlü konaklama yerinde, uyku basınca istirahate çekilmiş ve Bilâl (r.a)'e kendilerini sabah namaz için uyandırmasını bildirmiştir. Bilâl, nâfile namaz kılmış, sabah yaklaşınca da, hayvanına dayalı olarak uyuya kalmış. Güneş yüzlerine vuruncaya kadar aşırı yorgunluktan ne Rasûlüllah (s.a.s) ve ne de sahabeden hiçbiri uyanmamışlardı. İlk uyanan Rasûlüllah olmuş ve Bilâl'ı uyarmıştır. Kafilenin ilerlemesinden bir müddet sonra Ashab'a abdest almaları emredilmiş, Hz. Peygamber iki rek'at namaz kılmış, sonra Bilâl kamet getirmiş ve sabah namazı cemaatle kaza edilmiştir. Sonra Allah elçisi şöyle buyurmuştur: "Her kim namazını unutursa, onu hatırladığı zaman hemen kılsın. Çünkü, Allah: "Beni anman için namaz kıl" (Tâhâ, 20/ 14) buyurdu" (Müslim, Mesâcid, 309; Ebu Dâvud, Salât, 11; Tirmizi, Tefsîru Sûre, 20; İbn Mâce, Salât, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 47).
Sanırım yukarıda verdiğim linkteki kaza namazının ne şartlarda olduğunu açıklayan yazıyı okumadınız. O yazıda da söylendiği gibi namazın kazası ancak iki şekilde olur denmiştir. (uyuyunca ve unutulunca) Yukarıda verdiğiniz Hadisi Şeriftede Resulullah (S.A.S.) de Her kim namazını unutursa demiştir. Yani burada bir unutma sözkonusudur. Şimdi bile bile namaz kılmayan insanlara siz "onlar namazı unutmuştur" diyebilirmisiniz? Hayır diyemeyiz ama şunu diyebiliriz. "Onlar Allah'ı unutmuşlar"

Sabah namazının kazası konusuna gelince: Sabah namazının kazasının süresi bellidir ve Resulullah S.A.S. bu süre içinde o namazı kaza etmişlerdir. Orada da uyumak sözkonusu olmuştur. Namazın kazaşının iki şartından biri burda da karşımıza çıkmıştır. Günümüzde yıllarca namaz kılmayanlar yıllardır uyuya kalmıyorlar herhalde.

Alıntı:
Ebu Katâde ve İmran b. Hüsayn'ın ayrı ayrı naklettiği başka bir yolculukta da uyku sebebiyle sabah namazı Rasûlüllah (s.a.s) tarafından güneş doğup beyazlaştıktan sonra kaza olarak kılınmıştır. Burada, olayı rivâyet edenler hangi yolculuk olduğunu belirtmedikleri için, hadisçiler, bunun Hayber, Tebük, Hudeybiye veya Ceyşü'l-Umerâ gazâsına ait olabileceğini ifade etmişlerdir (bk. Buhârî, Teyemmüm, 6; Menâkıb, 25; Müslim, Mesâcid, 311, 312; Sahîh-i Müslim Terceme ve Şerhi, IV, 1955-1963).
Yine burda da uyuma söz konusu...

Yani yukarıda bahsedilen şeyler namazın kasten terk edilmesi durumunda kaza edilebileceğine delil değildir. İlk bahsettiğiniz hadisenin aslıda zannettiğiniz gibi değildir. Yalnızca öğle ve ikindiyi birde akşam ve yatsıyı cem ederek kılmıştır Resulullah S.A.S.

Eğer kasten terk edilen namazın kazası mümkün olsaydı Resulullah S.A.S. e Bedir savaşında düşmanla çarpışırken onların 3 te 1 inden daha az bir orduya sahipken, namzı kıldırması emrolunmazdı.

Bakınız Nisa suresi 102 ve 103 üncü ayetlerde Allah C.C. ne buyuruyor.

102- Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

103- O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allah'ı zikredin. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.

Ayet 103 ün sonunda belirtildiği gibi namaz belirli vakitlerde yazılı bir farzdır. O vakit çıktıktan sonra o namaz kılınmamışsa, kılınmamıştır.

Şimdi ne diyo günümüz hocaları: akşam hepsini kaza edersiniz Allah C.C. mü doğru söylüyo yoksa bunlar mı?
 
Kapalı Konu

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat