Reklamsız Forum İçin Tıklayınız. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde. * FrmTR'nin resim sitesi Resimci.Org yayında
Forum TR
Go Back   Forum TR > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 24-11-06, 13:01   #1
Astronom2005

66 Bir Öğretmene Göre Okulun Görevleri.......!


Yeni eğitim-öğretim yılı başlıyor. Temel soru şu:Okullar öğrencilerine neleri kazandırmalıdır? Okulların amaçları ne olmalıdır? Bu konuda öğretmenler, uzmanlar, ilim ve fikir adamları, siyasiler çoğu zaman görüş bildirmişler, kendilerine göre değerlendirmeler yapmışlardır. Milletler eğitim sistemlerini bu beklentilerine göre oluşturmuşlardır.

Biz burada bu konulara kafa yormuş, hayatını eğitime adamış, yazdığı eserlerle yaşadığı dönemin eğitimine yön vermeye çalışmış aynı zamanda iyi bir öğretmen olan Muallim Vahyi (1878- 1957)’nin okulun görevleriyle ilgili görüşlerine yer vermeye çalışacağız; zira bu görüşlerin günümüz eğitim planlamacılarına yol gösterici nitelikte olduğuna inanıyoruz.

Muallim Vahyi Edirne Harbiyesinde "Kitabet ve Mantık" müderrisi olarak vazifeye başlamış, yaklaşık on yıl muallimlik yaptıktan sonra İstanbul Kuleli Askerî Lisesine gelmiştir. Kuleli idadisinde Arapça, Farsça ve İmalat-ı harbiye; usta mektebinde ise Edebiyat ve Ahlak okutmuş, Osmanlıca baş muallimliği yapmıştır. Emekliye ayrıldıktan sonra (1930) Yüce Ülkü Lisesi, Heybeli Ada Ruhban Okulu, Saint Benoit Lisesi, Üsküdar Amerikan Kız Lisesi gibi çeşitli özel okullarda edebiyat öğretmenliği yapmıştır. Fikirlerini çeşitli dergi ve gazetelerde ve yazdığı eserlerde sergilemeye çalışan Vahyi’nin eğitimle ilgili görüşleri, Zamanî ve Fennî , Millî ve Dînî Tedrisata Dair ile Talim ve Terbiyede Muhassala isimli eserlerinde yer almıştır.

Muallim Vahyi, okulların hakiki manada görevlerini yerine getirmelerinin öğrencilerine üç vasfı (bilimsel zihniyet, milli heyecan ve dini ruh) kazandırmakla mümkün olacağını belirtir:

1) Bilimsel Zihniyet

Bir okulun öğrencilerine kazandıracağı en önemli vasıflardan biri “İlmî ve Fennî Bir Anlayış (Zihniyet-i ilmiye)” yani bilimsel bir zihniyettir. Bunun oluşması için yapılacak eğitim-öğretim öğrencilere şunu kazandıracaktır. "Dün de, bugün de, yarın da bir insanı insan eden, bir milleti millet yapan, hasılı insanoğlunu hayat mücadelesinde başarıya ulaştıran en büyük kuvvet ve kudret, vasıta ve sebep, ancak bilim ve bilgidir; bilim ve bilgiye dayanan gayret ve çalışmadır..."

İlimsiz maddi ve manevi terakkinin olamayacağını belirten Muallim Vahyi "bunun için mekteplerimizde öncelikle tabi bilimlerden başlanmalı, yaş ve sınıflarına göre fizik, kimya, biyoloji, sosyal bilgiler ve ahlâk göstermek gerekir. Ve çocuk öyle okutulmalı ki, bilgisinin artması ölçüsünde gündelik hayatındaki uygulamalarda hiç olmazsa bir kolaylık görsün, başarı elde etsin."

Vahyi, fenni ilimlerin de pratik faydalar sağlayacak şekilde öğretilmesi, bu bilgilerin günlük hayatta kullanılması gerektiğini belirttikten sonra şöyle devam eder:" Evet, ilim ilim içindir; nitekim sanat da sanat içindir; Fakat bunların hepsi yaşamak ve yaşatmak içindir." Bu gün hayatîlik ilkesi dediğimiz bu fikir öğrencilere öğrendiklerinin hayatta lüzümlu olduğunu, hiç birinin anlamsız olmadığını gösterecektir.

2) Milli Heyecan :

Öğrencinin okuldan öğreneceği ikinci önemli husus “Milli ve Vatanî Vicdan (Hissiyat-ı milliye )”dir. Öğrenci vatanını ve milletini tarih içinde geçirmiş olduğu bütün evreleri iyi öğrenmelidir.

O’na göre vatan coğrafyası, millet tarihi ile ilgili dersler ilk dönemlerden başlayıp gitgide yakın dönemlere doğru gelinerek liselerin son sınıfına kadar devam etmeli, fakat bu derslerden de, tıpkı din derslerinde olduğu gibi, beklenen gayenin öğretim olmaktan çok eğitim olduğu hiçbir zaman dikkatlerden uzak tutulmamalıdır.

Okullarda sekiz on sene tarih coğrafya okunduğu halde öğrencilerin kendi tarihlerini ve vatan coğrafyasını tam olarak öğrenemediklerini anlatan Vahyi :" böyle bir ders anlatma tarzının ne öğretim, ne de eğitim açısından hiçbir kıymeti yoktur. Öyle bir vatan coğrafyası, bir millet tarihi gösterilmelidir ki öğrencilerce bütün vatan toprağı ve milletin yüzü, önlerinde apaçık parıldamalıdır. Böyle bir ders anlatma tarzı ile vatan ve millet hissi , aşkı günden güne büyüyecek; çocuklar vatanın güzellikleri, milletin büyüklükleri karşısında coşkun duygular hissedecek, bu güzelliğin muhafazası, bu büyüklüğün yaşatılması uğrunda yüce bir peygamberin, büyük bir velinin şehit ve kurban oluş aşkını duyacak"....

Muallim Vahyi'ye göre öğrenciye kendi vatanından daha güzel bir vatanın bulunmadığı, kendi milletinden daha büyük bir milletin olmadığı anlatılarak bu vatan ve millete hizmet etmenin dini ve milli bir vazife olduğu öğretilmelidir.

Bunun için coğrafya ve tarih kitaplarının gözden geçirilmesi ve bu duyguları taşıyan kimseler tarafından kaleme alınmasını isteyen Vahyi şöyle diyor :" Bizim gibi bilimde geri kalmış bir millet, kendini yeni bulmuş bir toplum için yazılacak okul ve tarih kitapları ancak ecdadının büyüklüğü karşısında samîmi, adeta dini bir kendinden geçiş duygusuna kapılmış tatlı bir kalem tarafından meydana getirilmelidir. Yoksa dini ve vicdani, insanî ve vatanî hiçbir iman ve kanaat taşımayan; kendi gemisini yüzdürmekten başka düşüncesi olmayan; her yandan, her rüzgar ve akımdan çıkar sağlamayı kendisine prensip edinen imansız, inançsızlar tarafından değil !.."

Öğrencilere önce kendi vatanı tanıtılmalı, kendi tarihi öğretilmelidir. Kendi vatan coğrafyasını bilmeden başka ülkeleri öğrenmenin anlamı olmadığını, kendi tarihi büyüklerini tanımadan başka devletlerin her türlü insanlarının boş yere ezberletildiğini anlatan Vahyi bunu şöyle dile getirir: "İlkçağ Çin padişahlarını sıra ile bellemiş bir öğrenci kendi ecdadının bu Çin padişahlarıyla çağdaş büyüklerinden tamamıyla habersizdir..." Coğrafya açısından da durum aynıdır. Afrika'daki bir kabilenin idare merkezini bilirken, kendi bulunduğu şehirden, ülkeden habersiz öğrenciler mevcuttur. Okullarda okutulan milli tarih ve milli coğrafya çok yetersizdir. Öğrencilerin kafaları tarihi ve coğrafi açıdan pek lazım olmayacak, gereksiz bilgilerle doldurulmamalıdır.

3) Dini Ruh

Muallim Vahyi'ye göre okullar öğrencilerine “Dinî ve İslâmî Bir İman (İslâmî Ruh”) kazandırmalı, onların inançlarını güçlendirerek bilgilerini arttırmalı ve sağlam bir imana sahip kılmalıdır. Çünkü "böyle bir iman ve akîde olmadan hiçbir zaman esaslı ve istikrarlı bir ahlâki sistem, kutsal bir mefkûre kurulamaz. Hepimiz biliriz ki ahlakın müeyyideleri, zabıtaları içinde en umûmisi, en kuvvetlisi dindir. Ruhun bekasına, ahiretin, ceza ve mükâfat gününün varlığına inanmayan bir cemiyet veya millet, ekseriyeti itibarıyla, manen ve ruhen serseridir; polis gücü şirazesinden koptuğu, hatta biraz gevşediği gün bireylerinin pençeleri birbirinin gırtlağındadır." Diyerek dinin öneminden bahseder.

O dinin, fert ve toplum hayatındaki önemini vurgularken millet olarak geçirmiş olduğumuz sıkıntılı dönemleri bile bu iman sayesinde atlattığımızı ve dinden asla uzak kalınamayacağını belirterek şöyle der: "dinden uzaklaşıp sıyrılmakla beşeriyette bir düzen ve millette istikrarlı ve ebedi bir kutsallık fikri bir yana azıcık bir birliğin ortaya çıkması bile mümkün değildir; toplumların deneyimleri bunu göstermektedir. Bundan dolayı vatan ve millete bahşedilecek kutsallık da kaynağını yine ancak dinden alır."

Özetle sunmaya çalıştığımız üç temel özellik “İlmî ve Fennî Bir Anlayış (Zihniyet-i ilmiye)”, “Milli ve Vatanî Vicdan (Hissiyat-ı milliye), “Dinî ve İslâmî Bir İman (İslâmî Ruh”) okulun öğrenciye kazandıracağı ana görevlerindendir. Bununla birlikte Vahyi, sosyal gelişim, beden eğitimi, sanat faaliyetleri vb. gibi daha bir çok aktiviteyi de okulun programları içersine koyar.

Muallim Vahyi, yukarda izaha çalıştığımız üç maddeyi eğitimin amacı gibi gösterir ve bu özelliklerin öğrenciye ancak riyadan uzak, inançlı ve bilgili, yumuşak huylu öğretmenler, eğiticiler tarafından kazandırılabileceğini, şayet bu gayeler gerçekleştirilemezse yapılan tüm çabaların yok olacağını belirtir: "Ülkemizin çocukları okullarımızda bu üç nitelik ile donatılmadıkça, bunlar dairesinde ileri uzmanlık, fikri meleke ve iradî ihtisas sahibi olmadıkça bütün emekler boşa gitmiş olacaktır!.."
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-11-06, 16:35   #2
garip13

Varsayılan C: Bir Öğretmene Göre Okulun Görevleri.......!


İYİ YAZMIŞSINDA,NERDE BÖYLE EĞİTİM.TEŞK
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-11-06, 20:47   #3
Lecay

Varsayılan C: Bir Öğretmene Göre Okulun Görevleri.......!


Eyvallah Kardeşim Allah ( Azze ve Celle ) Razı Olsun
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat