|
|||||||
İslam ve İnsan Bölümleri Kategorisinde ve İslam ve İnsan Forumunda Bulunan Hz. Hizir Aleyhİsselam... Konusunu Görüntülemektesiniz => HIZIR (AS)......... (ARKADAŞLAR EKSİK VEYA YANLIŞ YAZILANLAR OLABİLİR ŞİMDİDEN HAKKINIZI HELAL EDİN) GEÇENLERDE BİR ABİMİZ ANLATTI. BİRGÜN YAĞ CAMİİNDE ÖĞLEN ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 |
|
ROSE İN LOWE...
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 02-06-2005
Yer: SİLİFKEEE
Yaş: 25
Mesajlar: 2,623
Rep Puanı: 34090647
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
HIZIR (AS).........
(ARKADAŞLAR EKSİK VEYA YANLIŞ YAZILANLAR OLABİLİR ŞİMDİDEN HAKKINIZI HELAL EDİN) GEÇENLERDE BİR ABİMİZ ANLATTI. BİRGÜN YAĞ CAMİİNDE ÖĞLEN NAMAZINI KILACAKMIŞ VAKİTTE GEÇ OLMUŞ AMA. CAMİNİN AVLUSUNDA NAMAZINI KILMAYA YANAŞMIŞ. YANIN DA DA NUR YÜZLÜ BİRİ OTURMAKTAYMIŞ. NEYSE ABİMİZ NAMAZINI KILIYOR. AMA O NURLU ADAM BU ABİMİZİN ÇOK HOŞUNA GİDİYOR, ABİMİZ ONUNLA KONUŞMAYA KARAR WERİR. NAMAZINI BİTİRİR. O NURLU ADAM DA KALKMAKTADIR. O ESNADA ABİMİZE BİRİ Sİ SESLENİR HAMZAA DER. HAMZA ABİMİZDE DÖNER BAKAR SELAM VERİR ARKADAŞINA. ARADAN 1-2 SANİYE GECMİŞTİR FAKAT O NUR YÜZLÜ İHTİYAR BİR ANDA KAYBOLUVERİR. HAMZA ABİMİZ ÇOK ŞAŞIRIR. HAMZA ABİMİZ ERTESİ GÜN TRENLE BİR İLE GİDECEKTİR. TREN GARINA WARIR. BİRDE BAKAR Kİ KARŞISINDA YİNE O ŞAHIS. KENDİ KENDİNE ABİMİZ HAKLI OLARAK ŞAŞIRIR. ARKASINDAN GİDER AMA YİNE KAYBEDER. NETSE GİDECEĞİ İLE VARIR BİR CAMİYE GİRER NAMAZINI EDA EDER. ÇIKARKEN YİNE AYNI NURLU YÜZÜ GÖRÜR. BU SEFER ÇOK DİKKAT EDER KACIRMAMAK İCİN. AMA BU ŞAHSIN HIZIR (AS) OLDUGUNA KANAAT GETİRİR. AMA NE HİKMETSE YİNE KAÇIRIR ADAMI.Bİ HAYLİ HAYIFLANIR KENDİ KENDİNE. NEYSE İŞLERİNİ BİTİRİR ABİMİZ. TEKRAR TREN GARINA GİDER. BİDE BAKARKİ O ŞAHIS BANKLARDA OTURUYOR. AMA BU KEZ KAÇIRMAMALIYDI ONU. YAWAŞCA YAKLAŞIR YANINA OTURUR. VE SORAR: YAĞ CAMİİNDE KARŞIMA ÇIKTIN KAYBOLDUN, TREN GARINDA KARŞIMA ÇIKTIN KAYBOLDUN, YİNE FARKLI BİR İLDE Kİ CAMİİ DE KARŞIMA ÇIKTIN KAYBOLDUN, AMA EN NİHAYETİNDE SENİ YAKALADIM DER. ARALARINDA HOŞ BİR SOHBET BAŞLAR.(HAMZA ABİ İNCE AYRINTILARINI ANLAATMADI). BU ARADADA HAMZA ABİ DE ÇOK DERİN BİRİDİR. BİR ALLAH DOSTUNUN TERBİYESİNİ ALMIŞ BİRİDİR. EPEY KONUŞURLAR, DAHA SONRADA AYRILIRLAR. TEKRAR HAMZA ABİ BİZE ŞÖYLE DEDİ: EGER BİR ALLAH DOSTUNA BAĞLIYSANIZ HIZIRIN (AS) IN ARKASINA TAKILMAYIN DEDİ. VE O ŞEKİLDE HOŞ BİR SOHPETLERİ OLMUŞ. ŞİMDİDE HIZIR ALEYHİSSELAMDAN BAHSEDELİM BİRAZDA... Hz. HIZIR (a.s) -------------------------------------------------------------------------------- Hz. Mûsâ döneminde yasamis ve peygamber olmasi kuvvetle muhtemel, hikmet ve ilim sahibi bir sahsiyet. Kur'ân-i Kerîm'de, Hizir (a.s.)'in isminden açikça bahsedilmez. Ancak Kehf Sûresi'nin 60-82. âyetlerinde yer alan Hz. Mûsâ ile ilgili kissadan "Katimizdan kendisine bir rahmet verdigimiz ve kendisine ilim ögrettigimiz kullarimizdan bir kul..." (18/65) diye sözü edilen sahsin Hizir (a.s.) oldugu anlasilmaktadir. Çünkü bizzat Peygamber Efendimizden gelen sahîh hadislerde bu sahsin Hizir oldugu açikça belirtilmistir (bk. Buhârî, ilm 16, 44, Tefsîru'l-Kur'ân, Tefsîru Sûrati'l-Kehf 2-4; Müslim, Fedâil 170-174). Bu rivayetlere göre bir gün Hz. Mûsâ isrâil ogullari arasinda vaaz ederken ona kendisinden daha hikmet ve ilim sahibi kimsenin olup olmadigi sorulmustu. Hz. Musâ: "Hayir, yoktur!" diye cevap verince Cenâb-i Hak bir vahiyle Hz. Mûsâ'yâ Mecme'u'l-Bahreyn'de (iki denizin kavusum yerinde) kullarindan salih bir kul olan el-Hadir (Hizir)'in kendisinden daha âlim oldugunu bildirdi. Bunun üzerine Hz. Mûsâ hizmetinde bulunan genç bir delikanli ile Hizir'i bulmak üzere uzun bir yolculuga çikti. ikisi, iki denizin birlestigi yere ulasinca, yolculukta yemek üzere azik olarak yanlarina aldiklari baliklarini unutmuslardi ve balik bir delikten kayip denizi boylamisti. Hz. Mûsâ oradan bir süre uzaklastiktan sonra yemek için delikanlidan baligi çikarmasini istedigi zaman baligin denize dalip kayboldugunu fârkettiler. Hz. Mûsâ'nin Hizir'i bulmasinin alâmeti, bu baligin kaybolmasi oldugundan derhal oraya geri döndüler ve orada Hizir (a.s.)'i buldular. Bundan sonra Hz. Mûsâ'nin Hizir ile, Kehf Sûresi 66-82. âyetlerinde anlatilan yolculugu basladi. Hz. Mûsâ'nin yolculugunda azik olarak tasidigi baligin Mecme'u'l-Bahreyn'de denize dalip kaybolmasi, bazi rivayetlerde ve çesitli islâm milletlerinin folklorunda, bu arada Türk folklorunda da bu suyun âb-i hayat oldugu, ölüleri bile canlandiran, içenleri ölümsüzlestiren bir hayat iksiri oldugu seklinde izah olunmus, burada baligin canlanip denize dalmasi meselesinde bir peygamberin hayatinin ve Cenâb-i Hakk'in kudretinin söz konusu oldugu unutulmustur. Buna bagli olarak, Mecme'u'l-Bahreyn bölgesinde yasayan birisi olarak Hizir (a.s.)'a da ölümsüzlük isnâd edilmis ve kendisine beser üstü güçler ve yetkiler verilmistir. Hizir aleyhisselâma verilen ilmin mahiyetini anlayabilmek için Musa (a.s.) ile olan yolculugunu Kur'ân-i Kerîm kisaca söyle anlatir: Hizir (a.s.), yolculukta karsilasacaklari olaylara Musa peygamberin sabredemeyecegini kendisine hatirlatmis ve O'ndan sabir için söz almistir (el-Kehf,18/66-70). Önce deniz sahilinde, yolculuk için bir gemiye binmislerdi. Hizir (a.s.) bir balta ile gemiyi delince kaptan tamir için geri dönmek zorunda kalmistir. Musa (a.s.) sabredemeyip söyle demistir: "Gemiyi, yolcularini bogmak için mi deldin? Dogrusu çok kötü bir is yaptin" (el-Kehf; 18/71). Yolculugun sonunda, ilk bakista görünmeyen ve perde arkasi bilgi niteligindeki sebebi Hizir (a.s.) söyle belirtir: "O, deldigim gemi, denizde çalisan birkaç yoksulundu. Onu kusurlu yapmak istedim. Çünkü gemi yolculuga devam ederse, ileride her saglam gemiye el koyan bir kral (deniz korsanlari) vardir" (el-Kehf, 18/79). Yolculuk sirasinda, diger çocuklarla oynamakta olan bir çocugu öldürdü. Musa (a.s.): "Kisas olmadan, masum bir cana nasil kiyarsin? Dogrusu çok kötü bir is yaptim, dedi" (el-Kehf,18/74). Küçük çocugun bu erken yasta vefat ettirilme sebebi Hizir (a.s.) tarafindan söyle açiklandi: "Öldürdügüm erkek çocuga gelince; onun anne ve babasi mü'min kimselerdi. ileride onlari isyan ve inkâra sürüklemesinden korktuk istedik ki, Rableri bu ölen çocuk yerine kendilerine ondan daha temiz ve daha merhametli birini versin" (el-Kehf, 18/80,81). Burada Cenâbi Hak'kin, anne-babanin hayirli kimseler olmasi sebebiyle, ileride kendilerini üzecek, büyük sikintilara sokacak bir çocugu erken yasta vefat ettirip, onun yerine daha hayirli bir evladin verilmesinin, gerçekte o aile için " hayir" olduguna isaret ediliyor. Yolculugun üçüncü merhalesi Kur'an'da söyle anlatilir: "Musa ve salih kul yollarina devam ettiler. Sonunda bir köye varip, halkindan yiyecek istediler. Halk ise onlari misafir etmek istemedi. Musa ve salih kul, orada yikilmak üzere olan bir duvar gördüler, Salih kul hemen onu dogrultuverdi. Bunun üzerine Musa: "isteseydin buna karsilik bir ücret alirdin, dedi. Salih kul söyle dedi: iste bu seninle benim aramizin ayrilmasi demektir. Sabredemedigin seylerin içyüzünü sana anlatacagim" (el-Kehf, 18/77,78). Evi, ücretsiz tamir etmesini salih kul (hizir) söyle açiklar: "Bu ev, sehirde iki yetim çocugun idi. Duvarin altinda kendilerine ait bir hazine vardi. Bunlarin babalari salih bir kimseydi. Rabbin, onlarin rüstlerine erip, hazinelerini bizzat kendilerinin çikarmalarini istedi. Bu Rabbinden bir rahmettir. Ben bunlari kendiligimden degil, Allâh'in emriyle yaptim. iste, sabredemedigin seylerin içyüzü budur" (Kehf 18/82). Bu hikmetlerle dolu yolculuktan, insanlarin günlük hayatta karsilastiklari bir takim olaylarin, bazan büyük felaketlerin bir görünen yüzünün bir de asil perde arkasinin bulundugu anlasilmaktadir. Bazan ser olarak görülen olaylarin arkasindan büyük hayirlarin ortaya çiktigi görülmektedir. Âyet-i Kerîmelerde söyle buyurulur: "Hosumuza gitmedigi halde, savasmak size farz kilindi. Belki de hosumuza gitmeyen bir sey sizin için daha hayirlidir. belki hosunuza giden bir sey de sizin için daha kötüdür. Allah bilir siz ise bilmezsiniz (el Bakara, 2/216). "... Eger karilarinizdan hoslanmiyorsaniz. olabilir ki, hosunuza gitmeyen bir seyde Allah, sizin için çok hayir takdir etmistir. " (en-Nîsâ, 4/19). Rasûlullah (s.a.s.), Hizir (a.s.)'in ilmiyle ilgili olarak, gemi yolculugu sirasindaki bir konusmayi söyle nakleder: "Bir serçe, denizden gagasiyla su alip, gemiye konmustu. Hizir (a.s.) bunu Hz. Musa'ya göstererek söyle dedi: Allâh'in ilmi yaninda, benim ve senin ilmin, su serçenin denizden eksilttigi su kadar bir seydir" (Buhârî, ilm, 44, (el-Enbiyâ, 27, Tefsîru Sûre 18/2; Müslim, Fezâil, 180; Ahmet b. Hanbel, Müsned, II, 311, V, 118; bilgi için bk. Ibn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm, istanbul 1985, V,172-185). |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Aşığız Biz Bu Renklere..!
![]() Giriş Tarihi: 19-11-2005
Yer: YeniBosna/İstanbul
Mesajlar: 9,442
Rep Puanı: 1290446
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Allah razı olsun kardeşim...
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Numaralı Trübün (;
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 19-10-2005
Mesajlar: 2,831
Rep Puanı: 1308689
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
saol paylastıgın için.Allah(cc)razı olsun.
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Banlandı
![]() Giriş Tarihi: 19-08-2005
Mesajlar: 1,909
Rep Puanı: 700282
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Hızır (a.s.) bir gün bir camiye girer.Ezan vaktini beklemeye başlar.Yanında da bir adam gözleri kapalı bir şekilde oturmaktadır.Adam uyuklamak üzeredir.Hızır (a.s.) şimdi bu uyuyacak,abdesti bozulacak diyerek adamı dürtükler.Adamdan ses çıkmaz.Böyle devam ederken adam derki:"Bak böyle yapma yoksa senin hızır olduğunu söylerim,millet galeyana gelir,herkes salından bir kıl koparmak ister,zor durumda kalırsın."Hızır (a.s.) şaşırır.Yarabbi der.Bu adam kimdir? Benim defterimde ismi yazılı değil.Nasıl beni tanıdı?Allahu teala şöyle buyurur."Ey hızır senin defterinde beni sevenlerin ismi var.Bu ise benim sevdiklerimden."
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Meraklı
![]() Giriş Tarihi: 08-12-2004
Yaş: 30
Mesajlar: 267
Rep Puanı: 524374
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
devrin birinde bir padişah hızır aleyhisselamı kendisine getirecek adamı abad edeceğini ilan eder fakir bir adam onu getireceğini söyler karşılığında ailesine sınırsız yiyecek içecek sağlanmasını talep eder padişah kabul eder bir zaman sonra fakir çıkagelir tek başına ve padişaha bunu ailesinin geçimini sağlamak için yaptığını söyler tabi padişah gazaplanır 1. vezire hüküm vermesini söyler vezir adamın parçalanıp derisinin yüzülmesini söyler o sırada kalabalığın arasından biri "külli şeyin yerciu ila aslihi" der 2. vezir bu adamın derisini yüzüp içine saman dolduralım der o adam yine aynı şeyi söyler 3. vezir bu adam fakir fakirliğinden böyle bir suç işlemiş size bağışlamak yaraşır der o adam yine aynı şeyi söyleyince padişah oadama ne demek istediğini sorar o adam derki "padişahım 1. vezirin babası kasaptı onun için bu adamın parçalanmasını diledi 2. vezirin babası yorgancıydı onun için bu adamın derisini yüzüp saman doldurun dedi 3. vezirin babası kendisi gibi adil bir vezir benim dediğim anlamı herşey aslına çeker demektir sana son sözüm (3. veziri göstererek) vezir istersen işte vezir (kendini göstererek) hızır istersen işte hızır" deyip kaybolmuş
|
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
|
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Vize İşlemi | Haberler | Okul Arkadaşım Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir. |