En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 26-08-06, 20:44   #1
ultraaslan

Alarm Süreler ve Açıklamaları


1. Fatiha Suresi

Mekke'de Hz. Muhammed'in peygamberlik görevinin başlangıcında inmiştir. 7 ayettir. Tam olarak inen ilk suredir. Kuran-ı Kerim'in başlangıcı olduğundan "bir yeri ya da bir şeyi açan, başlatan" anlamına Fatiha adı verilmiştir. Ayrıca 20 kadar ismi de vardır. Mesela, namazda okunması vacip (şart) olduğundan Suretu's-Salat; Allah'ın arşının altındaki hazineden indirilip ulvi anlamların hazinesi olduğundan Kenz; başlı başına yeterli olduğundan Vafiye, Kafiye; bütün surelerin aslı, kökü, tohumu durumunda olduğundan Ummu'l-Kitab isimleri arasındadır. Bu özlü sure, Kuran'ın feyizli ve bereketli bir özeti ve İslam ibadetinin esasıdır. Kuran'ın ana amaçları şunlardır:
1. Tevhid, yani Allah'ın birliği
2. Nübüvvet (peygamberlik)
3. Ahiret
4. İbadet, istikamet ve adalet
Fatiha suresi bu esaslara açıkça işaret eder. Fatiha suresinin okunması tamamlanınca "öyle osun, kabul eyle!" anlamına gelen "Amin" denilmesi sünnettir.

2. Bakara Suresi

Medine döneminde Hicret'ten hemen sonra inmeye başlamış ve yaklaşık 10 yıla yayılan vahiy parçaları halinde devam etmiştir. Kuran'ın en uzun suresi olup 286 ayettir. Hacim olarak Kuran'ın 1/12'sini oluşturur. Kuran'ın ayrıntılı bir özeti durumundadır. Surenin adı, 67-71 ayetlerinde yer alan Bakara olayından alınmıştır. Bakara, erkek veya dişi sığır, bir deve ya da bir tosun ya da bir manda olabilir. Bir ineği kesmek gibi küçük bir olayın ayrıntılı olarak anlatılması, hatta bu uzun sureye adının verilmesi tuhaf gelebilir. Ancak Kuran, temel bir kanun ve prensibin ortaya çıkmasının ifade eden küçük olayları bazan ayrıntılı olarak anlatarak o genel prensibi zihinlere yerleştirmek ister. Kuran, Hz. Musa'nın peygamberliğiyle, İsrailoğullarının huy edindikleri sığıra tapınma fikrini kesip öldürdüğünü, bu olay ile anlatmaktadır.

Sure, bir giriş, dört ana amaç ve bir sonuçtan oluşur. Girişte Kuran'ın şanını, görevini anlatır ve ondaki hidayetin, temiz kalp taşıyanlarca aşikar olduğunu, kalbi hasta ve bozuk olanların ondan yüzçevireceklerini bildirir. Surenin ilk dört ayeti müminlerin, devam eden üç ayeti kafirlerin, gelecek 8. ayetten itibaren 13 ayet ise münafıkların (ikiyüzlü) açık sıfatlarını anlatır. Birinci amaç: Bütün insanları İslam'a davet eder. İkinci amaç: Özellikle Ehl-i Kitab'ın (Allah'ın gönderdiği kitaplara inananlar) yanlışlarını düzeltip Kuran'ı tasdik etmeye çağrır. Üçüncü amaç: Bu dinin hüküm ve kurallarını ayrıntılı olarak bildirir. Dördüncü amaç: Bu hükümlerin yerine getirilmesini sağlayacak yaptırımlara ve teşvik edici noktalara yer verir. Sonuç: Adı geçen amaçları içeren daveti kabul edenleri tanıtır; onların dünya ve ahiretteki durumlarını açıklar.

Surenin son iki ayeti, bu uzun surenin son bölümüdür. Kuran'a iman edenlerin oluştuğunu ve Rabblerinin onlara karşı davranışını bildirir. Hz. Peygamber'in, "Amener rasulü" ile başlayan bu iki ayetin faziletine dikkat çeken hadisleri vardır: 1. "Her kim geceleyin, Bakara suresinden bu iki ayeti okursa ona yeter." 2. "Allah Teala, Bakara suresini iki ayetle sona erdirdi ki, bunları bana, Arş'ın altındaki bir hazineden verdi. Bunları öğreniniz, kadınlarınıza, oğullarınıza öğretiniz. Çünkü bunlar hem salattır (namazdır) hem duadır, hem Kuran'dır."

Bakara suresinin 255. ayetine Ayetü'l-Kürsi denilir. Bu ayet, Allah'ın hükümranlığının son derece açık ve özet bir anlatımını içerir. Fazilet ve sevabına dair hadisler vardır. Örneğin: "Kuran'da en büyük ayet, Ayetü'l-Kürsi'dir. Bunu kim okursa, Allah o saat bir melek gönderir, ertesi güne kadar iyiliklerini yazar ve günahlarını siler. İçinde okunduğu evi şeytan 30 gün terkeder. O eve 40 gün sihir ve sihirbaz giremez. Ey Ali! Bunu evledına, ailene ve komşularına öğret."


3. Al-i İmran Suresi

Medine'de indirilmiş olup, 200 ayettir. 32. ayetinde geçen Al-i İmran, sureye adını vermiştir. İmran, Hz. Meryem'in babasının adıdır. Surenin konusunu, İmran ailesinin temsil ettiği nübüvvet (peygamberlik), Hz. İsa ve Hıristiyanlık oluşturur. Tevrat, İncil ve Kuran'ın aynı ilahi kaynaktan geldiği, bu kitaplarda müteşabih ayetler (Birden fazla anlamı olma ihtimali olduğundan, anlaşılması için başka delile ihtiyaç hissettiren, anlamı hakkında kesin bir hüküm verilemeyen ayetler) de bulunduğu, fakat bunların din esaslarına zarar vermeyecek tarzda yorumlanması gerektiği vurgulanır. Özellikle Hıristiyanlığın, bazı anlamı kapalı, mecazi kelimelerin yanlış yorumlanmasına dayandığına dikkat çekilir. Nübüvvetin (Peygamberliğin) esasının tevhid (Allah'ın birliği) olduğu, bu esas üzere dinlerin şirk (Allah'a ortak koşma) unsurlarından temizlenmesi gerektiği bildirilir. Ehl-i Kitap (Kitap Ehli, Allah'ın gönderdiği kitaplara inananlar. Kuran'da özellikle Yahudi ve Hıristiyanlar kastedilir.) diyaloğa ve hakka davet edilir. Daha sonra cihattan ve Uhut savaşından bahsedilerek böylece inananlara ebedi prensipler gösterilir. Hakkı tebliğin, başarılı olmasının sebepleri hatırlatılarak sure sona erer.


4. Nisa Suresi

Medine'de yaklaşık olarak Hicri 6. yılda inmiş olup 176 ayettir. Kadınlar hakkında birçok hüküm bulunduğundan, Cahiliye döneminde mahrum oldukları yeni hakları kadınlara verdiğinden dolayı bu sureye "kadınlar" anlamına gelen Nisa suresi adı verilmiştir. Uzunluk bakımından Bakara suresinden sonra Kuran'ın en uzun ikinci suresidir. Kuran'da "Ey İnsanlar" hitabı ile başlayan iki sureden biridir. Bu hitapla başlayan ikinci sure Hac suresidir. Nisa'daki bu hitap, insanlığın başlangıcına, insanların kardeşliğine; Hac'daki ayet ise ahirete dikkat çeker. Nisa suresi, Allah'ın hakları, bütün insanların kardeşliği, çocuklara, kadınlara, yetimlere şefkat gösterilip haklarının verilmesi, mallarının korunması, evlenme, miras, temizlik, namaz, cihat, nizama uyma, toplumda hoşgörü, dayanışma, emanete riayet, adalet, Kitap Ehli ile ilişkiler, Hıristiyanlığın Hz. İsa hakkındaki batıl iddialarını konu edinir.


5. Maide Suresi

Medine'de inmiş olup 120 ayettir. Hicri 6. yılda Hz. Peygamber'in Mekkelilerle yaptığı Hudeybiye antlaşmasından sonra inmeye başlamıştır. Kapsadığı birçok konudan biri olan ve "yemek sofrası" anlamına gelen Maide, sureye isim olmuştur. Bu sure, sözleşmelere uymayı farz olarak emrederek başlar. Sonra haccın eda edilmesi, bazı yiyecekler, bazı sosyal ilişkiler, dürüstlük gibi insanlığı yücelten faziletleri anlatır. Yahudi ve hıristiyanların ahitlerini ve dinlerini bozmaları, bununla beraber bazı mütevazi papazların müslümanlara sempati duymasıyla ilgili ayetlerle devam eden surede ayrıca Yahudilerin taassubu ve münafıkların davranışları anlatılır. Sure, hac ibadetinin yerine getirilmesi ile ilgili bazı hükümleri tekrar ederek devam eder. Maide suresi toplam 18 farzı kapsar. Ahitlerini yerine getireceklerin, kıyamet günü alacakları ödül bildirilerek surenin başlangıcı ile sonu uyum içinde bitirilir.


6. En'am Suresi

Mekke'de inmiş olup 165 ayettir. Adını, 136-138. ayetlerde geçen En'am
kelimesinden almıştır. En'am, keçi, koyun, deve, inek gibi hayvanların genel adıdır. Bu nedenle surenin iniş amacının bu hayvanlarla ilgili hurafeleri ortadan kaldırmak olduğu tahmin edilmektedir. Sure Allah'ın birliği, nübüvvet (peygamberlik) ve ahiret konularının esaslarını açıklar.

7. A'raf Suresi

Mekke'de inmiş olup 206 ayettir. 48. surede geçen kelime sureye adını
vermiştir. A'raf, cennet ile cehennem arasında çekilen sur anlamına gelir.
Tek Allah inancının tarihi bir özetini veren sure, konuyu, Hz. Adem'den
başlayarak Nuh, Hud, Salih, Lut, Şuayb, Musa peygamberlerin dönemlerini anlatarak ele alır. Ayrıca kıyamet ve ahiretle ilgili durumlara yer verilir. Son kısımda, dine inanmanın ve tevhid (tek Allah inancı) inancının, vahyin doğruluğunun insan fıtratında ne kadar kök saldığı, şirk (Allah'a ortak koşma) çeşitlerinin, sahte tanrıların insanlığı asla tatmin edemeyeceği, insanlığın Kuran'ı dinleyip Allah'a dönmeleri gerektiği vurgulanır.

8. Enfal Suresi

Hicri 2. yılda yapılan Bedir savaşından sonra Medine'de inmiştir. 75
ayettir. Adını, ilk ayetinde geçen ve ganimetler anlamına gelen Enfal
kelimesinden almıştır. Sure, Bedir savaşında meydana gelen olayları
açıklayıp bu savaştan alınacak dersleri özetler. İman, hicret, dayanışma,
cihat, savaş, savaş hukuku, antlaşmalar, ganimeti, sabır ve sebat, ciddiyet, disiplin, tevekkül gibi konular üzerinde bilgiler verilerek müslümanların bunlardan ders çıkarması istenir.

9. Tevbe Suresi

Hicri 9. yılda Medine'de inmiş olup 129 ayettir. Tevbe adı, surenin
kapsadığı konulardan birinden gelir. Surenin meşhur olan ikinci ismi Bera'e ise, surenin ilk kelimesidir. "Ültimatom, ilişiği kesmek" anlamına gelir. Tevbe suresi, konu bakımından bir önceki surenin devamı gibidir. Başında besmele yazılı olmayan tek suredir. Bunun nedeni, Hz. Peygamber'in böyle yapmış olmasıdır. Sure başlarındaki besmelenin hükmü konusunda beş farklı görüşe sahip olan müslümanların, yalnız bu surede besmelenin yazılamayacağında görüş birliğine varmaları, Kuran'ın en ufak bir değişikliğe uğramadığının delillerinden biridir.

Bu surenin en önemli konularını, müşrikler (Allah'tan başkasına ibadet
edenler) ve Kitap Ehline (Ehl-i Kitap: Allah'ın gönderdiği kitaplara
inananlara) uygulanacak hükümler ile Hz. Peygamber'in Bizans ordusuna karşı çıktığı Tebük seferi sırasında müslümanların ruh durumları oluşturur. Surenin sonunda, müminlerin sahip olmaları gereken bazı vasıflar, cihada teşvik, Allah'ın peygamber göndererek insanlara gösterdiği lütuf anlatılır.

10. Yunus Suresi

Mekke'de nazil olmuştur. 109 ayettir. Surenin 98. ayetinde Yunus
peygamberden ve kavminden bahsedilmesi nedeni ile bu ad verilmiştir. Oysa surede Hz. Nuh ve Hz. Musa daha ayrıntılı olarak anlatılır. İmanın esasları üzerinde fazlaca duran sure özellikle, Kuran'ın Allah'ın kitabı olduğunu ispata yönelir. Bunu yaparken;

1. Kafirlerin Kuran hakkındaki şüphelerini iptal eder.
2. Kuran'la onlara
meydan okuyup, güçleri yeterse benzer bir eser ortaya koymalarını ister.
3. Özendirme ve korkutma yöntemiyle Kuran'ı tasdik etmeye çağırır. Allah'ın tarihteki adetine işaret ve müminleri teselli için Nuh, Musa ve Yunus kıssalarına yer verilir. Onların sabır ve sebatla Allah'ın hükmünü
beklemeleri emredilir.

11. Hud Suresi

Mekke'de inmiş olup 123 ayettir. Bu surede başka peygamberler ve konular anlatılmakla beraber, Hud peygamberin adı sureye verilmiştir. Bunun nedeni Hz. Hud'un, dini yaymadaki gayretlerini ebedileştirmektir. Bir önceki surede olduğu gibi bu sure de, tevhid (Allah'ın birliğine inanmak), peygamberlik ve ölümden sonra diriliş gibi iman esaslarını, özellikle Kuran'ın Allah'ın kelamı olduğu gerçeğini vurgular. Surede Hz. Peygamber ile müminleri teselli etmek için, daha önceki kardeşleri olan Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. Salih, Hz. Şuayb, Hz. Musa ve Hz. Harun'un tebliğlerine ayrıntılı olarak yer verilir. Sure, kıssaları anlatmanın hikmetini bildirir ve tevhid inancını vurgulayarak sona erer.

12. Yusuf Suresi

Mekke'de inmiş olup 111 ayettir. Adını, surenin neredeyse esas konusu olan Hz. Yusuf'un kıssasından alır. Aslında bu kıssa ile çok sayıda dini prensip zihinlere yerleştirilir. Bu surenin, Hz. Peygamber'in iki büyük desteği olan eşi Hz. Hatice ve amcası Ebu Talip'i kaybettiği için üzüntülü olduğu dönemde gelmesi, onun için teselli olmuştur. Diğer peygamber kıssaları farklı üsluplarda ve farklı surelerde ele alındığı halde Yusuf kıssasıKuran'ın en ayrıntılı kıssasıdır. Kıssa, ahiretin ebedi olduğunu anlattıktan sonra tevhid ve tebliğde yöntem dersi vererek sona erer.

13. Ra'd Suresi

Medine'de indirilmiş olup 43 ayettir. Adını, 13. surede geçen ve "gök
gürlemesi" anlamına gelen Ra'd kelimesinden almıştır. Allah'ın varlığı,
birliği, vahiy, nübüvvet ve ahiret gibi iman esaslarını konu edinir. Bu
gerçekleri söz ve hikayelerle somutlaştırarak anlatır.

14. İbrahim Suresi

Mekke'de inmiş olup 52 ayettir. Sure, Kuran'ın gerçekliğine dair bir
girişten sonra Hz. Musa'nın tebliğine yer verir. Daha sonra Hud, Ad, Semud halklarını, genel olarak inkarcıların tutumlarını ve onlara dünyada ve ahirette verilen cezaları bildirir.

15. Hicr Suresi

Mekke'de inmiş olup 99 ayettir. Adını, 80. ayette bahsedilen Hicr
ahalisinden almıştır. Hicr halkı, Hz. Salih'in kavmi olan Semud halkıdır.
Sure, Kuran'ın Allah'ın sözü olduğunu vurgulamaktadır. Bu sure,
peygamberlerin tebliğleri karşısında bir grup inanmayanın (Kuran'da "kafir" olarak geçiyor) her zaman diretmiş olduğunu hatırlatır. Allah'ın varlığının ve birliğinin bazı delillerini ortaya koyduktan sonra insanlığın en büyük kıssası olan Hz. Adem ile İblis'in kıssasını anlatır. Büyük Kuran nimetine dikkat çekilerek sure sona erdirilir.

16. Nahl Suresi

Mekke döneminin sonlarında inmiştir. 128 ayettir. "Bal arısı" anlamına gelen Nahl, 68. ayette geçer. Allah'ın yaratıcılığı ve ilhamı bal arısının bal
yapması açıkça meydanda olduğundan Allah bu ilhamla dikkatimizi çekmektedir. Hz. Muhammed'in peygamberliğine, imanın ve küfrün sonuçlarına değinildikten sonra Allah'ın birliğine dair delillere geçilir. Küfür ve nankörlüğün, şükürsüzlüğün sonuçları bildirilir. Sure, esas amaç olan, insanları hak dine uygun usul ile çağırma üzerinde durarak sona erer.

17. İsra Suresi

Mekke'de inmiş olup 111 ayettir. İlk ayetinde İsra (mirac) olayından
bahsettiğinden bu ismi almıştır. Hicretten bir-bir buçuk yıl önce
indirildiği tahmin edilmektedir. Mekke'de inen diğer sureler gibi bu sure de tevhid (tek Allah inancı), nübüvvet (peygamberlik), ahiret inançlarına yer verir. Ayrıca namaz ve nafaka emirlerini, ana-babaya itaati, zina yasağını ve birçok ahlaki prensipleri de içerir. 60. ayetten itibaren birkaç ayette İsranın (miracın) hikmetleri bildirilir. Daha sonra Hz. Adem ile İblis
kıssası yeniden ele alınır. Kuran'ın faziletlerine dair açıklamalar yapılır.
İnanmayanların mucize istekleri cevaplandırılır. Hz. Musa'ya buna benzer
dokuz mucize verildiği halde, muhataplarının iman etmedikleri bildirilir.
Tevhidi ilan eden ayetlerle sure sona erdirilir.

18. Kehf Suresi

Mekke'de inmiş olup 110 ayettir. Sure, içerdiği konulardan biri olan Ashab-ı Kehf kıssası nedeniyle Kehf (mağara) suresi diye adlandırılmıştır. Bu sure ayrıca Hz. Musa ile Hz. Hızır ve Hz. Zulkarneyn kıssalarından da bahseder. Hz. Adem ile İblis kıssası ve bazı özlü hikayelerin de yer aldığı sure esas olarak, imanı temellendirerek, iman edenleri gayretlendirir; onları bekleyen zafer ve ödülü haber verir. İnanmayanları ise kendilerini bekleyen feci akıbeti bildirmek suretiyle uyarır.

19. Meryem Suresi

99 ayet olup Mekke'de inmiştir. Hz. Meryem'in bakire olarak Hz. İsa'yı
dünyaya getirmesini ayrıntılı olarak anlatan kıssa ile başlar. Kehf
suresindeki bazı peygamber kıssalarından sonra Zekeriya, Yahya, İsa,
İbrahim, Musa, İsmail, İdris peygamberlerden bahseder. Peygamberlerin
yolundan sapanlara dikkat çeker. Hz. İsa'nın adı etrafında türeyen çeşitli
batıl inançları reddeder. Hz. İsa hakkında gerçek inancı açıkça bildiren bu
sureyi Habeşistan'a hicret eden müminler burada okumaktan çekinmemişlerdir.
Bu, Necaşi lakaplı Habeş Meliki ve yakınları üzerinde olumlu bir etki
uyandırmıştır. Hz. İbrahim'den bahsedilmesi göç edenler için büyük bir
teselli olmuştur. Çünkü o da hicret etmiş ve sonunda iyi bir akıbete
kavuşmuştur. Surenin son bölümünde müminlerin, müşriklerin (Allah'tan
başkasına ibadet edenlerin) aleyhteki çabalarına rağmen refaha erecekleri
müjdelenir.

20. Ta Ha Suresi

135 ayet olup Mekke'de inmiştir. Hz. Muhammed'i teselli ile başlar ve
peygamberliğinin/elçiliğinin kesinlikle başarılı olacağını müjdeler. Musa
kıssası ayrıntılı olarak bildirilerek, tavsiye edilen sabır ve zaferin en
önemli örneklerinden biri verilir. Daha sonra Hz. Peygamber'in uğradığı
muhalefet ve bu karşı koymanın akıbeti ele alınır. Bu surenin, Meryem suresi ile aynı sıralarda indiği ve bunun da Hz. Muhammed'e peygamberlik görevinin verilişinin 6. yılında olduğu tahmin edilmektedir. Hz. Peygamber'i teselli ettikten sonra hemen Hz. Musa kıssasına geçilmesinde, Kuran yorumcuları, şu gizli ve güzel bağlantının olduğunu açıklar:

Hicaz Arapları Hz. Musa adlı bir peygamberin varlığını duymuşlardı. İşte
Allah, Hz. Musa'yı nasıl hiç beklemediği halde peygamber yapmışsa ve bu kişi nasıl Firavun'un saltanatını sarsmışsa, bu peygamber de (Hz. Muhammed) benzer tebliğlerde bulunup başarılı olacaktır.

Sure daha sonra Hz. Adem'in şahsında, insanoğlunu bekleyen şeytan
tehlikesine karşı uyarır ve mahşer manzaralarını göstererek bütün insanlığı uyarır. Bu surenin İslam tebliğ tarihinde, Hz. Ömer'in İslam'a girişine sebep olmasından dolayı önemli bir yeri vardır: Hz. Peygamber'i öldürmek üzere yola çıkan Ömer, kızkardeşi Fatıma ile eniştesi Said'in müslüman olduğunu yolda öğrenince önce onları öldürmek ister. Ancak evlerine geldiklerinde onlar Ta Ha suresini okumaktadırlar ve Ömer'i görünce ayetleri saklarlar. Ömer'in zorlaması üzerine Kuran sayfalarını çıkarırlar. Ömer ikisine de saldırır. Ancak Fatıma, müslüman olduklarını ve bundan kesinlikle dönmeyeceklerini söyler. Bunun üzerine Ömer, Ta Ha suresini okuyup düşünür ve evden müslüman olarak çıkar. Hz. Peygamber'in yanına giderek ona bağlılığını bildirir.

21. Enbiya Suresi

112 ayet olup Mekke döneminin sonlarında inmiştir. Bir önceki Ta Ha
suresinin sonlarında geçen "doğru yol"u geniş bir biçimde anlatır. Mekke
müşriklerinin (Allah'tan başkasına ibadet edenlerin) imanın esaslarına
yaptıkları itirazlara cevaplar verilir. İnsanlara tarihin çeşitli
dönemlerinde doğru yolu gösterip fazilet mücadelesi yapan nebilerin (Surenin adı olan Enbiya, "Nebi" nin çoğuludur ve "peygamberler" anlamına gelir) özellikle de Hz. İbrahim'in tevhid mücadelesi ve fazileti ayrıntılı olarak anlatılır. (Diğer enbiya: Musa, Harun, Lut, İshak, Yakup, Nuh, Davud, Süleyman, İsmail, İdris, Zülküfl, Yunus, Zekeriyya, Yahya, Meryam ve İsa). Sure, peygamberler kıssalarının amacının İslam'ın tek din olduğunu belirterek ve Hz. Muhammed teselli edilerek sonra erer.

22. Hac Suresi

78 ayet olup çoğu din bilginlerince Medine'de indiği kabul edilir. Mekke'de başlayıp Medine'de indiğini kabul edenler 19-24 kısmının Medine döneminde indiğini kabul ederler. Sure önce kıyamet hallerini bildirir sonunda ise müşriklerle savaşma izni verir. Hac suresi, şu üç topluluğa hitap eder:

1. Mekkeli müşriklerin (Allah'tan başkasına ibadet edenlerin) inançlarındaki
çelişkiler belirtilerek, şirkte (Allah'a ortak koşmada) ısrar etmeleri
halinde feci bir akıbetin kendilerini beklediği bildirilir.

2. Tevhide (Allah'ın tek olduğuna) inanmış fakat tehlikeye girmek istemeyen
kararsız müminler eleştirilmiş; Allah rızasını ve cenneti kazanmanın ucuz
olmadığı anlatılmıştır.

3. Müminlere cihad izni verilmiş ve hakimiyet elde etmeleri halinde sahip
olmaları gereken vasıflar bildirilmiştir.

23. Mü'minun Suresi

119 ayet olup Mekke döneminin sonunda inmiştir. Bir önceki Hac suresi,
müminlerin dünya ve ahirette saadete ereceğini bildirmişti. Peşinden gelen bu sure, saadete ermenin hangi şartlara ve vasıflara bağlı olduğunu bildirir. Daha sonraki uzun bölümde (23-73 ayetler) bu şartlara sahip olan peygamberlerin fazilet mücadeleleri örnek verilir. Sonra ahiret hayatına geçilir. Öldükten sonra dirilmeyi akıllarına sığdıramayan kafirlere Allah'ın muazzam kudretinin delilleri anlatılır. Sure, iman ve inkar edenlerin ahiretteki durumlarını bildirerek devam eder. Bu surenin ilk on ayeti indiği sırada Hz. Muhammed'in yanında bulunan Hz. Ömer'den nakledildiğine göre, Hz. Muhammed, bu on ayeti yerine getirenlerin cennete gireceğini söylemiştir. İlk on ayet, namazı saygıyla ve vaktinde kılmayı, boş şeylerden uzak durmayı, zekat vermeyi, mahrem yerleri günahtan korumayı, yalnız eşler ve
cariyelerle ilişki kurmayı, emaneti gözetip verilen sözlere uymayı emreder.

24. Nur Suresi

64 ayet olup Medine'de indiği kabul edilir. Hicretin 6. yılında ve Ahzab
suresinden birkaç ay sonra inmiştir. Adını, Nur ayeti adı verilen 35.
ayetten alır. Bu sure, toplum özellikle de aile ilgili prensipler getirmiştir. Zinanın haram olduğu, bu haramı işleyenlerin cezası, iffetli kadın ve erkekleri zina ile suçlamanın cezası, kendi eşini zina ile suçlayanların hükmü, Hz. Aişe'ye edilen iftiranın asılsız olduğu, evlere girerken izin isteme, kadın-erkek ilişkileri, kadınların örtünmeleri, mahremler, evliliğe teşvik, Allah'ın hidayeti, bazı tevhid (Allah'ın birliği) delilleri, ev içinde aile fertleri ile ilgili adap, bütün toplumu ilgilendiren durumlarda müminlerin sorumlulukları....bu konuların başlıcalarını oluşturur. 55. ayet, İslam'ın evrensel bir din olup dünyanın her tarafına yayılacağını belirtir.

25. Furkan Suresi

77 ayet olup Mekke'de inmiştir. İyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı farkedip
ayıran anlamına gelen Furkan kelimesi, Kuran-ı Kerim'in diğer adıdır. Bu
surenin dışında birçok ayette de geçer. Bu surede, vahiy ve nübüvvet
konusunda (peygamberlik) müşriklerin (Allah'tan başkasına ibadet edenler) itirazları çürütülür. Hak ile batılı ayırt eden bu Furkan'ın, bu dini
benimseyenleri dinen ve fikren yükselteceğine, hayatlarında önemli
değişiklikler yapacağına işaret edilir ve iyiyi de kötüyü de açıkça ortaya
koyup tercihi muhataba bırakır. Surenin son kısmında bu dini benimseyenlerin özellikleri ve onları bekleyen güzellikler anlatılır.

26. Şuara Suresi

227 ayettir. Son dört ayeti Medine'de diğerleri Mekke'de inmiştir. 224. ayet şairlerden bahseder. Bu sure, Kuran'ın bir şair eseri olduğunu iddia
edenleri reddeder ancak şairlerin makbul yönlerinin bulunduğu da belirtilir. Bu nedenle sureye Şuara adı verilmiştir. Hz. Muhammed'i takviye için Hz. Musa, Hz. İbrahim, Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. Salih, Hz. Lut, Hz. Şuayb gibi peygamberlerin tebliğleri nakledilir. Bunlar A'raf suresinde daha ayrıntılı geçen kıssalardır. Ancak orada tarihi sıraya göre anılırlarken burada hikmet ve ibret icabı sıra değiştirilir. Böylece Kuran'ın, bazan kasden tarihi gaye değil, dini gaye gözettiğine dikkat çekmiş olur.

27. Neml Suresi

93 ayet olup Mekke'de inmiştir. Adını 18. ayetinde geçen ve "Karıncalar
Vadisi" anlamına gelen neml kelimesinden almıştır. Kuran'ın önemini anlatır ve Hz. Salih, Hz. Lut gibi nebilerin tebliğlerine yer vererek bunu
pekiştirir. Özellikle Hz. Süleyman'a fazla yer vererek Hz. Muhammed'in
istikbalinin parlak olduğunu işaret eder. Surenin sonuna doğru müminlerin kurtuluşuna, ahiret hayatına ve İslam'ın başıçeken muhaliflerinin helak edileceklerine değinir.

28. Kasas Suresi

Mekke'de inmiş olup 88 ayettir. Hz. Musa'nın kıssasının Kuran'da en
ayrıntılı anlatıldığı sure olması nedeniyle el-Kasas adını almıştır. Hz.
Musa'nın doğumu, Mısır'dan çıkmaya mecbur kalması, Medyen'e hicreti, orada evlenmesi, kendisine ve kardeşi Harun'a risalet (elçilik-peygamberlik) verilmesi, Firavun'a gidip ona tebliğde bulunmaları, Firavun'un sihirbazları toplaması, onların yarışta mağlup olup Hz. Musa'yı tasdik etmeleri, Karun kıssası, Hz. Musa'nın İsrailoğulları'nı kurtarıp Mısır'dan çıkarması, onları takip eden Firavun ve ordusunun denizde boğulmaları anlatılır. Kuran, Hz. Peygamber'i Hz. Musa'ya benzetir. Hz. Musa'ya inanmanın, Hz. Peygamber'e de imanı gerektirdiğini vurgular.Sure, son kısmında Hz. Muhammed'in tebliğinin muzaffer olacağını açıkça haber verir


Devamını araştırıyorum
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-08-06, 12:21   #2
sed191

Varsayılan Cvp: Süreler ve Açıklamaları


bu çok değerli bilgi için tşkler....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat