|
|||||||
İslam ve İnsan Bölümleri Kategorisinde ve İslam ve İnsan Forumunda Bulunan Hoştur Bana Senden Gelen Konusunu Görüntülemektesiniz => HOŞTUR BANA SENDEN GELEN Hadid suresinde, "Ne arzda, ne de nefislerinizde hiçbir musibet isabet etmez ki herhalde bir kitapta yazılmış ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 |
|
Eski Üye
![]() Giriş Tarihi: 15-03-2006
Yaş: 38
Mesajlar: 958
Rep Puanı: 9706493
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
HOŞTUR BANA SENDEN GELEN
Hadid suresinde, "Ne arzda, ne de nefislerinizde hiçbir musibet isabet etmez ki herhalde bir kitapta yazılmış olmasın." (Ayet:22) buyuruluyor. Arzda musibet, arzda herhangi bir zarar ve harabeye sebep olan afetler, ziyanlardır. Kuraklık, kıtlık, sel, deprem, salgınlar v.s. gibi her türlü zarara şamil olur. Nefislerdeki musibet de ölüm, hastalık, yara, bere, işkence, açlık, susuzluk, züğürtlük v.s. gibi acı ve ızdıraplardır. Bütün bunlar Cenab-ı Hakk’ın ilmi ezelisinde veya levh-i mahfuzda yazılmış bir takdirdir. Öyle ki bunlar, yer ve nefisler ve o musibetler yaratılmadan evvel yazılmıştır. Bu, Allah’a kolaydır. Zira o madde ve zamandan müstağnidir. O yazılmış ise sahibini bulur, gelir çatar. Surenin devamında: "O yazı şu hikmet içindir ki, kaybettiğiniz dünya nimetlerine gam yemeyesiniz, yerinmeyesiniz." - Allah’ın takdiri böyle imiş diye müteselli olup, metanet ve sabrınızı koruyasınız. "Size verdiği ile de güven içinde mağrurlanmayısınız." (Ayet/23) Sonunu düşünesiniz, zira hepsinin mukadder yazılı olduğuna inanan, kalpleri Allah’ın zikrine yumuşayan kimseler, acı tatlı kaderin tecelliyatı karşısında insanlık icabı üzülüp, mütehassıs olsa da şaşırmaz, ne gammın ızdırabına, ne de sevincin gurur ve heyecanına kendini kaptırır. Hepsinin Hak’tan indiğini ve nice gizli hikmetlerin bulunduğunu bilerek her halükarda gönlünü Allah’ın mağfiret ve hoşnutluğu neşesine bağlayıp huşu ve rıza hisleriyle vazifesine bakar. (Elmalı Tefsiri, Hadid, 22-23) "O ki takdir etti de hidayet buyurdu." (A’la/3) "Yarattığı her şeye gereğince, ilmi iradesiyle bir kader tayin eyledi. Cinslerinde, fertlerinde, sıfatlarında, fiillerinde, ecellerinde bir ölçü, had, miktar tayin etti. Her şey yaratılış gayesine göre biçimlendirildi. Kainattaki eşya, hayvanat ve insanda akıllara hayret veren büyük bir kudretin, idare ve hidayet tecellilerine göre muntazam bir tasarım ve nizam içinde hükmettiği görülür. Akıl ve din hidayeti ise bütün bu tanzimatın fevkinde, kat kat üstündedir. (Elmalılı Tefsiri, A’la/3) "Her şeye yaratılışının gereğini bahşedip, hidayet etti. Yolunu gösterdi." (Taha/50) Zerreden kürreye, kimya, fizik, astronomi, biyoloji, jeoloji v.s. tüm ilimlerin kanunlarında gördüğümüz mükemmel tasarım ve yaratılış hadiseleri hep bu hidayet cümlesindendir. Bütün mahlukatın hususiyetlerine göre, takdir olunduklarını beyandır. A’layı illiyyinden esfel-i safiline kadar bütün eşya ve alemler bu takdire mahal olmuştur. Allah, yarattığı her şeye in’am ve ihsanda bulunmuş, her şeye onun faydasına ve maslahatına uygun şekil, suret bahşetmiştir. (F. Razi, Tefsir-i Kebir, c. 15, s. 530, Akçağ yay.) Şu halde inanan mı, kainattaki olayları doğru okur, hadiseleri beyin ve kalbine itminan verecek şekilde yorumlar, inanmayan mı? Kadere, ilm-i ezeliye inanmayan için her şey bilinmezlik karanlığında başlar, çözülmezlik ve kaos ortamında yürür, meçhul ve korkunç bir istikbale sürüklenir. İnanmayan için, başına gelen felaketlere ve kaybettiklerine ne teselli verecektir? Onun kaybettiklerine karşı içindeki ızdırabı, yakıcı vaveylaları ne dindirecektir? O kaybettiklerinden daha acı bir surette tatminsizlik, boşluk ve huzursuzluk içini yiyip bitirmeyecek midir? Hadisat karşısındaki onun bu ezikliği, ümitsizliği korkularını artırmaktan başka ne kazandıracaktır. O aslında inansaydı kaybettiklerinden çok daha kıymetli şeyi -doğruya yönelmeyi, huzuru- kaybettiğinin farkında mıdır! Yahut ilm-i ezelinin tezahürü gereği takdir tecellilerine inanmayanın eline çok bol nimet ve imkanlar geçtiğinde, yaratılış amacı dışına çıkıvermekte en kolay bir yola sevk olmaktan onu ne men edecektir? Ona göre talih kuşu bir sefer konmuştur, bırak yapsın, bırak yaşasın! Peki ya bu talihe kavuşamayanlar ne olsun? Altta kalanın canı çıksın! Bana dokunmayan yılan bin yaşasın! Yahut “Allah dileseydi onlara da verirdi, biz ne yapalım?” diye teselliye sığınır. İnanan için ise; “Hoştur bana senden gelen Ya gonca gül, yahut diken Ya hıl’at-u, yahut kefen Lütfun da hoş, kahrın da.” Tesellisi hayatı başından sonsuza anlamlandıran ve kaostan kurtaran bir duygudur. İnanan için başına ne gelirse gelsin her şey bitmiş değildir. Cenabı Hak, nice sıkıntı ve belaların ardında hayırlı sonuçlar saklar. Zaten sabır ve teslimiyet başlı başına hayırdır. Allah, hükümlerini değiştirmeye, sabit kılmaya, ayırmaya kadirdir. Kulun duası vesile olur da hükmünü dilediği gibi değiştirir. Cenab-ı Hak, ömrü uzatılanları veya azaltılanları da bir kitapta tespit ettiğine (Fatır/11) göre, mü’min muammalarla dolu kaderin kolları arasından çıkamayacağını bilmenin rahatlığı huzuru içinde yalnız hüsn-ü akıbet endişesi saikiyle gayret eder yalvarır, sığınır, her tecelli gönül iklimine çeşit çeşit mevsimleri resmeder. İbretler bahşeder, ahirete bir pencere daha açar |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Aşığız Biz Bu Renklere..!
![]() Giriş Tarihi: 19-11-2005
Yer: YeniBosna/İstanbul
Mesajlar: 9,443
Rep Puanı: 1290446
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
sağol abi...yine güzel paylaşımlara devam...
|
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
|
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Vize İşlemi | Haberler | Okul Arkadaşım | Kıbrıs Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir. |