Reklamsız Forum İçin Tıklayınız. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde. * FrmTR'nin resim sitesi Resimci.Org yayında
Forum TR
Go Back   Forum TR > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 08-07-09, 16:12   #1
SÜKUT

Arrow ayanı -sabite


A’YÂN-I SÂBİTE
  • İlmin enerjiye dönüştüğü boyut...
  • Bütün varlıkların aslı-orijini olan ana mânâlar...
  • “Takdir” safhası...
  • Birimin varoluş kademeleri...
  • Birimin tesbit edilmiş geleceği...
  • Beyin cevherinin 120.günde aldığı tesir...
  • Sâbitleşmiş ana program...
  • Birimin Levhi Mahfuzu...
  • Tesbit edilmiş kişilik özellikleri...

AYANI SABİTE
İLMİN ENERJİYE DÖNÜŞTÜĞÜ BOYUTTUR!


Varlıkların aslı-orijini, âyan-ı sâbitedir.
Her şey esmâ boyutundan kaynaklanan esmâ terkibi... Bu esmâların çıkış noktası ayân-ı sâbitedir.
Ayân-ı sâbite bir boyuttur.
Bu boyut, ilmin enerjiye dönüş noktasıdır.
Enerji, başlangıç noktasından doğar. İlim ile enerji, Evren boyutuna dönüşür. İlim boyutu, Evren enerji boyutunda yoğunlaşınca makro kozmosa dönüşür.
Bu olay bizim mikro yapımıza da uygundur.. HİÇLİK noktası, Mutlak Varlıktaki AHADİYETe gelir. Önce HİÇLİK, sonra BEN noktasına gelinir. O nokta yani Vahidiyet noktasında değişik özellikleri hissedersin. Bu nokta, Esma noktasıdır. Sıfatlarında bulduğun kendinde bulduğun özelliklerin kuvveden fiile dönüşmesi, Esma boyutunda olur. Esmalar kuvveden fiile dönüşerek eylemleri meydana getirir.
“Allah, Âdem’i kendi sureti üzere yarattı!”
Bu suret, HİÇLİK noktası Zât, sıfat, esma ve fiillerdir. Zerredeki görüntü, ana yapıdakinin yansımasıdır. Allah’a vuslat, kendi özünde O’nu hissedip yaşamaktır. Bu da Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak denilen olaydır.



AYANI SÂBİTE, BÜTÜN VAROLAN VARLIKLARIN
ASLI-ORİJİNİ OLAN ANA MÂNÂLARDIR


İşte biraz evvel söylediğimiz “Kendi yarattıklarından, kendi varettiklerinden hiçbirine benzememe özelliği”, “Allah’ın Ahadiyeti”nin tabii bir sonucudur!
Çünkü O’nun dışında bir varlık asla mevcud olmamıştır!
Hattâ bunu ifade sadedinde şu cümle söylenmiştir;
Ayan-ı sâbite vücud kokusu almamıştır!”
Ayân-ı sâbite, bütün bu varolan varlıkların aslı-orijini olan ana mânâlar!
İşte, “bütün Kâinat ve içinde varolan herşey, yoktnn varolmuştu denirken, bundan murad; herşeyin Zâti ilâhi’nin ilminde varolması kastedilir.
Ama bu yoktan varolmuş olan herşey, sadece ve sadece Allah’ın ilmiyle vücud bulmuşlardır!.

“AYÂN-I SÂBİTE”,
TAKDİR SAFHASIDIR!


İşte "ALLAH"ın "OL" hükmüyle, yani "MÜRÎD" ismi ile işaret edilen bir biçimde ilmindeki mânâları seyretmeyi murad etmesi; “Evren” ismi altında olan tüm isimlerle işaret edilen varlıkların meydana gelmesini oluşturmuştur!. Bunların "yok"tan varolmasını murad etmesiHüküm”dür!.
Bütün bunların varolmasını murad etmiş, hüküm vermiştir ki, bu hüküm "ALLAH"ın "Kazası"dır!.
"Kaza", işte bu "hüküm"dür!.
Esasen;
"ALLAH MAHLÛKATIN KADERLERİNİ GÖKLERİ VE YERİ YARATMAZDAN ELLİ BİN SENE EVVEL YAZMIŞTIR, TAKDİR ETMİŞTİR."
Şeklindeki Rasûlullah açıklamasında bahsedilmekte olan gerçek işte bu boyuttur.
Bu boyutta, henüz bildiğimiz anlamda varlık sûretleri olmadığı gibi, bu varlık suretlerini meydana getiren esmâ terkipleri -isimler bileşimleri- de yok daha!. Bunların asli vücudu yok!.
Bu yüzdendir ki, "Ayânı Sâbite vücûd kokusu almamıştır" denerek, bu takdir safhasına işaret edilir.


A’YÂN-I SÂBİTEN,
SENİN TESBİT EDİLMİŞ GELECEĞİNDİR!


A’yân-ı Sâbiten, beyninin 120. günde aldığı tesirdir.
120. günde aldığın tesir, senin tesbit edilmiş a’yânındır; Yâni, sabitleşmiş ana programı!
Öyle ki, artık bu ana programda asla bir değişiklik sözkonusu olmaz!
A’yân-ı sâbiten, senin tesbit edilmiş geleceğindir! Sen bu tesbit edilmiş kişiliğe ulaşacaksındır!
‘’Levhi mahfûz’’ denilen hıfzedilmiş, korunmuş, varlığı muhafaza edilerek sürdürülen, yazılmış varlık dedikleri, burçlar ve yıldızlar sistemi etkisiyle senin oluşman kademeleri de a’yân-ı sâbiten ve levhi mahfûzundur.
Beyin, kişinin “Levh-i mahfûzu”dur!
Beyin cevherinin 120. günde almış olduğu tesirler de kişinin, kendindeki “a’yân-ı sâbitesi”!


AY’AN-I SÂBİTEDE
ASLA DEĞİŞİKLİK OLMAZ!


Levhi mahfûzun hükümleri değişebilir; A’yân-ı sâbîte değişmez!
Niçin değişmez?
Çünkü, beyinde meydana getirdiği tesirler sâbitleşmiştir! Sabitleşmiş, tesbit olunmuş artık değişmez hâle gelmiştir.



120. günde alınan tesirlerle ilgili hususlarda ise, yâni kişideki “A’yân-ı sâbite”de ise asla değişiklik olmamaktadır!
Said ana karnında saiddir; şakî ana karnında şakîdir”.
Yâni Cennete gitmesine yol açacak ekstra antiçekim dalgalarını üretme ihsanına beyin daha 120. günde nâil olmuştur. Ya da maâlesef hayır!
Muhakkak ki Allah dilediğini yapmadadır! Ve trilyonlarla güneşin içinde yüzdüğü evreni vareden güce sual sorulmaz yaptığından!
Ahmed Hulûsi.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat