Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 30-11-06, 15:23   #1
stroom

Varsayılan aydınlatma


AYDINLATMA
İşyerlerinde her türlü işin kusursuz yapılabilmesi ve en önemlisi de iş görenlerin göz sağlığının korunması iyi bir aydınlatma tekniğini gerektirir. Aydınlatma öncelikle, yapılan iş ve işlemlerde kalite standartlarının gerektirdiği tüm detayın görülebilmesi için gereklidir. Çalışanların, optimal aydınlatma koşullarında çalıştırılması da onların göz sağlığı ve görme netliğini koruduğu için aynı amaca hizmet eder.
İnsanın enformasyon algılamasında en önemli algılayıcı gözdür. Bütün algılamanın %80 ile 90’I göz kanalıyla gerçekleşir. İş koşullarının doğurduğu yorgunluğun büyük bir kısmının göz zorlanmasından ileri geldiği tahmin edilebilir. Göz zorlanması ve yorgunluk üzerine etkisi ile birlikte aydınlatma tekniği problemlerini anlayabilmek için bu tekniğin bazı temel kavramlarının bilinmesi gerekir. Aydınlatma şiddetinin ölçü birimi lükstür(lx). Bu değer birim alana düşen ışık akışıdır. Aydınlatma şiddeti bulutsuz bir yaz gününde 100.000 lx’ü bulur. Kapalı bir kış gününde bu değer ancak 3000 lx’e ulaşır. Aşağıdaki tabloda bazı değerleri görmek mümkündür.
İşlemler Önerilen Lüks
Montaj ve Kalite Kontrol
-kaba işler
-vasat incelikte işler
-ince işler
-çok ince işler
200
400
900
2000
Dokuma (pamuklu ve Yünlü)
-Hafif dokumalar
-Koyu renkli kumaşlar
-Dokumada kalite kontrol
400
900
1300
Metal levha işleri
Plastik şekil verme ve Levha işleri 400
400
Ağaç işleri
-Kaba doğrama
-Rende ve tezgahta ince makine işleri
-ince tezgah işleri, makine ve cilalama işleri
200
400
600

Bir iş ortamında aydınlatma gereksinimi, yapılan işlerin özelliklerine, işin özellikleri nedeniyle detay algılama gibi kriterlere bağlıdır. Çeşitli el işleri ve okuma yazma gibi işlerde en düşük aydınlatma gereksinimi 10 lüks olarak bilinmektedir.
Bir iş ortamında ve çeşitli iş istasyonlarının gerektirdiği aydınlatma düzeyleri önemli bir husustur. Aslında , en yüksek aydınlatmanın en optimal yaklaşım olmadığı bilinmektedir. Temel olan, amaca uygun aydınlatmadır.
Işık yoğunluğu L=ışık şiddeti /yüzey= mum /m.m
İyi bir aydınlatma projesinin tasarımında, çalışanların göz sağlığı, yüksek düzeyde iş becerisi, optimal verimlilik ve çalışanların kendilerini rahat hissettikleri aydınlatma düzeyinin sağlanması gibi bir kriter kullanılabilir. Bir işyerinde büyük ölçüde kaba işlemler yapıldığı için, aydınlatma düzeyi açısından önemli bir sorun olmadığı halde, iş görenlerin kendilerini rahat ve ışıklı ortamda bulmaları ve daha hevesli çalışabilmeleri için de yeterli ve tatmin edici bir aydınlatma düzeyi tercih edilmelidir.
İyi bir aydınlatma düzeninin özellikleri:
• • Bir aydınlatma düzeninin niteliğini belirleyen faktörler:.
• Aydınlatma şiddeti
• Eşdüzeyde aydınlatma
• Işık yönü ile gölge etkisi
• Işık dağılımı
• Işıktan yararlanma
• Göz kamaşmasının sınırlandırılması
• Işığın rengi ve renksel yansıma
İşyeri aydınlatılmasında alınması gereken tedbirler ve yapılması gerekenler şöyledir:
Doğrudan yapılan iç yada çevre aydınlatması
Her işyerinde iş görenler, yaptıkları işlere, içinde bulundukları ortam ve genel çevrelerine ve işyerindeki çeşitli yerlere bakmak zorunluluğunda kalabilirler. İnsanlar çevrelerine bakınırken, onların dikkatini en çok, parlak ve renkli bölgeler çeker. Bu sebeple, iş görenin kendi yaptığı iş kendi açısından en iyi aydınlatılmış yer olmalıdır. Ortam, aydınlığı, üzerinde uğraş verilen makin, malzeme, araç ve gereçte yeterli detay algılamasını sağlamıyorsa, iş istasyonunun özel gereksinimi dikkate alınarak özel aydınlatma yoluna gidilmelidir.
İş istasyonunun aydınlatılmasında kontrast esası üzerinden aydınlatma önemlidir. İşlemlerin yapıldığı tezgah üzerindeki hakim renkler ile iş görenin esas işleme tabi tuttuğu malzeme arasında renk farkı yüksek, orta yada zayıf olduğuna göre, aydınlatma düzeyi de değişir.
Ayrıca yapılan işin ve incelikli görme gerekli yüzey ve malzemelerin parlama özellikleri de dikkate alınmalıdır. İş görenlerin yaptıkları incelikli işleri kolayca görebilmesi için çalışma yüzeylerinin aydınlatılması sağlandıktan sonra genel çevre aydınlatılması standartlarının saptanması öngörülür.
Parlamanın önlenmesi
Üzerinde işlem yapılan cisim ve yüzeylerin parlaması , esas yapılan işin görülmesini güçleştirdiği gibi, göz uyumunu da zorlar. Parlama; aydınlatılmış yüzeylerden bir bölümünün diğerlerine bakarak daha fazla ışık yansıtması, aşırı ışıklı görünmesi yada kaynaktan yansıyan ışığın doğrudan göze yansıtması olarak açıklanabilir. Işık kaynağının yada çalışma yüzeyinin parlaması, iş görenin bakış açısına ve çevrede parlama ve yansımalara elverişli malzemenin bulunmasına bağlıdır. İş ortamının gereğinden fazla aydınlatılmış olması ve çok yüksek düzeyde yansıtma özelliği olan; tavan, duvar, malzeme ve döşeme düzeninin bulunması çoğunlukla operatörün görüşünü etkilemeyebilir fakat, uzun dönemde rahatsız edicidir. Böyle bir durumda, aydınlatılmış çevrede yansıtıcı yüzeylerin renk özellikleri ile, yansıma faktörü azaltılabilir.
Yapılan iş ve çevresinin aydınlatılmasında , başvurulan her türlü önlem, yeterli rahatlık sağlamıyorsa ve çalışma yüzeylerinin parlaması ve ışık yansıtması önlenemiyorsa, ışık kaynağının yerini değiştirmek gerekebilir.
Işık titreşimlerinin önlenmesi
Deşarj lambaları (sodyum buharı, cıva buharı yada flüoresan) alternatif akımla çalışırlar ve akım yönü değişikliğinde de yanıp sönerek çalışırlar. Elli Hertz frekanslı akım kullanan lambalar saniyede bunun iki misli yanma ve sönme yaptığı için, bu titreşimler gözle farkedilemezler. Ancak, böyle bir ışık altında çalışan makine operatörleri bir algı yanılması sonucu, makine devirlerinin yavaşladığını yada durakladığı gibi yanıltıcı algılamalar yapabilirler. ‘ Stroskobik etki’ olarak bilinen bu soruna çözüm bulmak için; iş ortamı aydınlatılmasında kullanılan lambaların yanısıra, farklı bir yanma sönme devri ile çalışan özel ışık kullanılabilir. Kesin bir çözüm de ortam aydınlatmasının trifaze bir akım kaynağından ve farklı fazlarda monte edilmesidir. Yüksek düzeyde aydınlatma gereken yerlerde genellikle trifaze akım kullanılır.
Gölgeleme
Bir malzemenin üzerine düşen ışığın geliş doğrultusunu değiştirerek, bazı kısımların daha kesin hatları ile görünmesini sağlamak yada bazı kısımların göz alıcı, keskin görüntüsünü matlaştırmak mümkündür. Gölgeleme olarak bilinen böyle bir işlem, endüstrilerde ve özellikle kalite kontrol hizmetlerinde detayların görünmesini kolaylaştıran bir yaklaşımdır. Normal koşullarda çok iyi görülemeyen yüzeylerin daha iyi aydınlatılarak ve ortam ışığında parlayan yüzeylerin gölgelendirilerek, netlikle görünmesi ve incelenmesi sağlanmalıdır.
Renkler ve ışıklandırma
Renkli bir yüzeyin iyi görülebilmesi , o yüzeyden yansıyan ışınların yeterli yeğinlikte olmasına bağlıdır. Ayrıca, ortam aydınlatmasının yapay olduğu hallerde çeşitli renkler, günışığı altındaki görüntülerinden, bir ölçüde de olsa farklı görünebilirler. Renk görmenin önemli olduğu kalite kontrol gibi hizmetlerde, doğal renk algılamasını sağlayabilecek bir aydınlatma önemlidir. Gün ışığının doğal renkleri algılamada en güvenilir aydınlatma olduğu bilinmesine rağmen, günışığı ile aydınlığın şiddetinde devamlı iniş ve çıkışlar nedeni ile, renk ayrımı ve kalite kontrol gibi işlemlerde yapay ışık tercih edilir. Yapay ışığın değişmeyen düzeyi, günışığına bakarak daha standart bir değerlendirmeyi sağlayabilmektedir.


Gözlerin dinlendirilmesi
Uzun süreli ince işlerle uğraşan iş görenlerde ve özellikle kalite kontrol elemanlarında, göz yorgunluğunun önlenmesi için dinlenme araları vermek gerekir. Dinlenme aralarında iş görenler, uzak mesafelere bakmalı( örneğin, pencereden dışarı bakmak gibi) ve genellikle fazla parlamayan uzak cisimlere bakmayı tercih etmelidirler. Güneş ışınlarının içeri girdiği bir pencereden dışarı bakmak yada parlak ışık ile aydınlatılmış uzaktaki cisim ve yüzeylere bakmak, gözlerin bu parlaklığa uyumunu zorladığı gibi, böyle bir uyumdan sonra iş görenin kendi işine döndüğünde gözler yeni bir uyum döneminden geçerler. Böyle bir uyum çabası, dinlenme etkisini azaltır ve gözleri zorlayabilir.
Duruş ve oturuş zorlukları
Bir işyerinde aydınlatma düzeyinin düşük olmasına karşılık , incelikli iş görme ve detay algılama zorunluluğu varsa, iş görenler işlerini yakından görebilmek için öne eğilmek ve uzun süre bu duruşta çalışmak zorunda kalabilirler. Yetersiz ışık göz yorgunluğuna neden olurken, öne eğilmiş duruş ve statik kas çalışmaları sonucu çeşitli kaslarda da yorgunluklar oluşur. Böle bir durum iş hevesi kayıplarına ve gereksiz ağrılarına neden olur. Yeterli düzeyde bir aydınlatma bu sakıncaları ortadan kaldırır.
AYDINLATMA TASARIMINDA PRATİK ÖNLEMLER
Günışığı ile aydınlatma
Endüstri de çeşitli iş şekilleri ve imalat işlemlerinde, pencerelerden yada çatıdan aydınlatma tekniği yeterli aydınlatma sağlayabilir. Böyle bir aydınlatma tercih edildiği zaman, ışığın yönü ve yeğinliği dikkate alınarak iş istasyonları , makine ve tezgahların yeri iyi seçilmelidir. Gün ışığının çalışma yüzeylerinde parlamalar yapmaması, iş görenlerin gözlerine doğrudan ve yeğin ışık gelmemesi ve aydınlatma gereksinimine göre makine ve işlemlerin yerinin iyi seçilmiş olması gibi temel yaklaşımlar özenle ele alınmalıdır.
Endüstride gün ışığı kullanılırken temel yaklaşım, bu ışığın tüm işlem alanlarına, olabildiği ölçülerde eşit bir şekilde dağılımını planlamaktır. Bunun için en uygun aydınlatma yaklaşımının çatıdan aydınlatma olduğu bilinmektedir. Öte yandan pencerelerden gelen ışığın da, zaman zaman dışarı bakan iş görenlerin gözlerini dinlendirdiği ve dış dünya ile ilişkilerini devam ettirerek bir açıdan yararlı etkisinin olduğu anımsanmalıdır. Çatıdan aydınlatmalarda, testere tipi çatılarda olduğu gibi , gün ışığının tek bir yöne gün ışığı faktörü öngörülür. Bu da en az 250 Lüks düzeyinde bir aydınlatmanın karşılığıdır. Bu aydınlatma düzeyinin yıl boyu ve mesai saatleri içinde en az %85 düzeyinde sağlanabilmesi öngörülür. Bu ölçülerde günışığı etkisinin sağlanabilmesi için, güneş ışığının dolaylı olarak girebildiği pencerelerin tüm alanının, işyeri yüzölçümünün onda biri ile yarısı ölçülerinde olması gerekli görülebilir. Günışığı ile aydınlatmada, ışığın fabrikanın her yerine aynı düzeyde dağılmayacağı gözönünde tutularak, gün ışığı faktörünün mümkünse en kuytu yerler için asgari ölçülere getirilmesi öngörülmelidir.
Yapay aydınlatma
Yapay aydınlatma projelerinde her iş postasının olduğu kadar , genelde tüm işyerinin ne ölçüde aydınlatma gereksinimi olduğu dikkate alınır. Bu arada gelişim projelerinin de dikkate alınarak aydınlatma sistemlerinin kurulması da düşünülebilir. Yapay aydınlatma için ışık kaynakları fabrikanın her yerine iyi dağıtılırken özel aydınlatma gerektiren yerlerde de bu gereksinime cevap verecek özel ışık kaynakları kullanılır.
Masalar, tezgah yüzeyleri, montaj masaları ve benzeri iş koşullarında çalışan iş görenlerin büyük bir kısmı oturarak çalışırlar. Bu gibi yerlerde oturma yüksekliklerinin de optimizasyonu gereklidir. Nitekim oturma yüksekliği ayarlanamayan bir sandalyede oturan ve ayakları yere değmeyen yada bacakları masa altına sığışmayan insanların veriminin yüksek olması söz konusu değildir. Oturma yüksekliğinin ayarlanması kadar, bacakların kolayca sığabileceği hacimlerin de düşünülmesi zorunludur.
Pratikte, masaların ve tezgahların yüksekliklerinin sabit tutulması benimsendiğinden, bu yüksekliklerin en alt ve en üst değerlerini saptayan araştırmacılar, daha imalat ve montaj aşamasında bu değerlerin kullanılmasını önermektedirler.
Masa ve iş görme yüzeyinin yüksekliğini saptamakta en önemli diğer bir ölçü de oturma yüzeyi ile çalışma yüzeyi arasındaki farktır. Aşağıdaki şekilde oturma yeri boyutları bu açıdan incelenmiştir.
Ayakta çalışmalar için, rahat çalışma yüzeylerinin boyutları araştırmalarında, çeşitli yüksekliklerdeki masa ve tezgahlar üzerinde becerili ve kolay iş görme yaklaşımı kullanılmıştır. Bu amaçla yapılan araştırmalar, masa yüksekliğinin 105 cm. Olduğu hallerde, ayakta çalışmadan yeterli verim alınabildiği ve bu yüksekliğin 92 cm.ye kadar düşürülmesinin de kabul edilebilir bir yükseklik düzenlemesi olduğunu göstermiştir. Araştırmacılar, masanın üst seviyesinin işgören dirseğinden 5-10 cm daha aşağıda bulunmasının en verimli bir tasarım olduğunu belirtmişlerdir.

İyi Bir Aydınlatma Düzeninin Özellikleri
İyi bir aydınlatma için, aydınlatmanın yeterli yeğinlikte olması tek koşul değildir. Bunun yanında, bir işyerinin aydınlatma düzeni başka koşulları da içermelidir. Bu koşullar şöyle sıralanabilir:
1. Kullanılan ışığın niteliği uygun olmalıdır : Uzmanlar, en iyi ışığın beyaz ışık (gün ışığı) olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle beyaz ışıktan, olanaklar elverdiğince yararlanmak gerekir. Gün ışığının yetersiz kaldığı durumlarda ve gece çalışmasında, gün ışığına benzeyen ışıklardan yararlanılmalıdır.
2. Aydınlatma tekdüze olmalıdır : Çalışılan yüzeyin her yanındaki aydınlatma düzeyi eşit olmalıdır. Tek düzelik sağlanmazsa, göz değişik aydınlatma düzeylerine kendini uyumlamak için çaba harcayacağından çabuk yorulacaktır. Tek düzeliği sağlamak için yaygın ışınlar veren ışık kaynaklan kullanmak ve bunları birbirine yakın yerleştirmek gerekir.
3. Aydınlatma durağan olmalıdır : Aydınlatmanın diğer bir koşulu durağan, yani sabit olmasıdır. Işık kaynağı titreşim yapmamalıdır. Titreşime, ışık kaynağının parlaklığındaki hızlı değişme sebep olduğundan, göz bu hızlı değişikliklere uyabilmek için aşırı çaba harcar ve çabuk yorulur. Akkor telli lambalar titreşim yapmazlar. Floresan lambaların ışınlarıysa, titreşim yaparlar. Bu titreşmeyi ikili veya üçlü bağlantılarla yok etmek mümkündür.
4. Aydınlatma göz kamaşmasına neden olmamalıdır: Işık kaynağının, göz kamaşmasına neden olmaması için, görme alanı içine düşen ışık kaynaklarının maskelenmesi gerekir. Bu maskelenmenin, lambayı tamamen kaplayacak biçimde olmasına özen gösterilmelidir.
Göz yorgunluğuna ve başarının düşmesine neden olan göz kamaşması maskelenmemiş, yüksek güçlü ışıkların yanlış yerleştirilmesinden kaynaklanır. Özellikle duyarlı görmenin gerektiği ince işlerde, göz kamaşması ciddi yakınmalara neden olur. Bir ışık kaynağının göz kamaşmasına yol açıp açmadığını anlamak için basit bir test uygulanır : Çalışma pozisyonundaki bakış doğrultusuna yerleştirilmiş bir eşyaya bakılır ve ışık kaynağı bir kartonla maskelenir. Eğer, bu durumda bakılan eşyanın ayrıntıları daha iyi seçiliyorsa ışık kaynağı göz kamaşması yapmıyor demektir.
Göz kamaşması, dolaylı ve dolaysız göz kamaşması olarak ikiye ayrılır. Dolaylı göz kamaşması, ışık kaynağından gelen ışınların parlak bir yüzeye çarparak yansıması ve bu yansıyan ışınların göze gelmesiyle oluşan kamaşmadır. Bunu önlemek için, ışık kaynaklarını tavana çok yakın yerleştirmemek, yaygın ışık veren ışık kaynakları kullanmak ve eşyaları mat renklere boyamak gerekir. Dolaysız göz kamaşması, doğrudan doğruya ışık kaynağından gelen ışınların gözde neden oldukları kamaşmadır. Örneğin, karşıdan gelen bir otomobilin farlarının yaydığı ışınların neden olduğu göz kamaşması,vb. gibi... Bu tür göz kamaşmasından sakınmak için ışık kaynağını, bakış çizgisinin 60° üstüne yerleştirmek gerekir. Ayrıca yaygın ışık veren ışık kaynaklan kullanmak ve bunları maskelemek yararlı olur.
5. Çalışılan yüzeye gölge düşmemelidir : Çalışılan yüzeyde görmeyi güçleştirecek aşırı gölgelerin oluşmaması için ışık kaynaklarının doğru yerleştirilmesi, ayrıca ışık kaynaklarının ışığın bir kısmını tavana ve duvarların üst bölgelerine dağıtacak türde lambalıkların içine konması gerekir.
Göz Kamaşmasını Saptamaya Yarayan Basit Bir Test
Bir malzemenin üzerine düşen ışığın geliş doğrultusunu değiştirerek, bazı kısımların daha kesin hatları ile görünmesini sağlamak ya da bazı kısımların göz alıcı, keskin görüntüsünü matlaştırmak mümkündür. Gölgeleme olarak bilinen bu işlem, endüstride ve özellikle kalite kontrol hizmetlerinde detayların görülmesini kolaylaştıran bir yaklaşımdır. Burada amaç, normal koşullarda çok iyi görülemeyen yüzeylerin daha iyi aydınlatılması ve ortam ışığında parlayan yüzeylerin gölgelendirilerek, netlikle görülmesini ve incelenmesini sağlamaktır .
Yöresel aydınlatma amacıyla, masa ve tezgahların aydınlatılmasında kullanılan ışıklıklarda, gerekli olan tüm elektriksel güvenlik önlemlerinin alınması gerekir.
Parlamaların önlenmesi Üzerinde işlem yapılan cisim ve yüzeylerin parlaması, esas yapılan ışın görülmesini güçleştireceği gibi, göz uyumunu da zorlar. Parlama; ay¬dınlatılmış yüzeylerden bir bölümünün diğerlerine bakarak daha fazla ışık yansıtması, aşırı ışıklı görünmesi ya da kaynaktan yansıyan ışığın doğru¬dan göze yansıtması olarak açıklanabilir. Işık kaynağının parlaması ya da çalışma yüzeylerinin parlaması, işgörenin bakış açısına ve çevrede parlama ve yansımalara elverişli malzemenin bulunmasına bağlıdır, îş ortamının gereğinden fazla aydınlatılmış olması ve çok yüksek düzeyde yansıtma özelliği olan; tavan, duvar, malzeme ve döşeme düzeninin bulunması ço¬ğunca, operatörün görüşünü etkilemeyebilir fakat, uzun dönemde rahatsız edicidir. Böyle bir durumda, aydınlatılmış çevrede yansıtıcı yüzeylerin renk özellikleri ile, yansıma faktörü azaltılabilir . Özel aydınlatma gereksinimi olan iş şekillerinde, ortam aydınlatması¬nın düzeyi ile özel aydınlatma düzeyi arasında büyük bir fark oluşturulma¬malıdır. Bunun için üzerinde devamlı ve incelikli işlemler yapılan tezgâh yüzeylerinin açık renkli olması önerilir. Ancak, tezgâh üstü çok cilalı ve parlak olursa, ışık kaynağından bu yüzeye düşen ışık, büyük ölçüde yansıtılacağı için incelikli görüşü zorlaştırır. Bu nedenle de parlak ve cilalı yüzeyler yerine matlaştırılmış açık renkli yüzeyler tercih edilir. Yapılan iş ve çevresinin aydınlatılmasında, başvurulan her türlü ön¬lem, yeterli rahatlık sağlayamıyorsa ve çalışma yüzeylerinin parlaması ve ışık yansıtması önlenemiyorsa, ışık kaynağının yerini değiştirmek gereke¬bilir. Böylece, ışığın parlayan yüzeylere geliş açısı değiştiğinden, doğru¬dan göze yansımalar önlenir. Işık şiddetinin giderek artırılması ve işyeri¬nin geniş pencere ve gün ışığı aydınlatma sistemleri ile donatılması, bir yandan belli avantajlar sağlarken, işlem istasyonlarında yansıma ve parla malara neden olursa, tüm avantajları gölgeleyen bir etki oluşur. Bu yakla¬şımlar dikkate alınarak, aydınlatma tekniğinde işlem yüzeylerinin aydınla¬tılmasında «Kabul edilebilir parlama düzeyi» olarak tanımlanan bir kavram geliştirilmiştir. Bunun için işyeri aydınlatılmasında kullanılan tüm sayısal değerler, aydınlatılan hacimler, işlem yüzeylerinin parlaklık in¬deksleri ve topyekün aydınlatma düzeyi gibi değerler kullanılarak bir «Parlama indeks» değeri elde edilmiştir. Aydınlatma Mühendisleri Cemi-
yetinin yayınladığı elkitabında Parlama indeksi değerlerine göre sınıflan¬mış işyerlerindeki aydınlatma gereksinimi, yapılan iş ve işlemlere göre be¬lirtilmiştir. Genelde üç sınıf Parlama İndeksi dikkati çekmektedir:
(1) Hiçbir şekilde parlama kabul etmeyen iş şekilleri: Parlama indek¬si sının 10,
(2) Parlamanın en az düzeyde tutulması gerekli işler: Parlama indeksi sının 13,
(3) Parlamanın belli bir düzeyde bulunabileceği işler: Parlama indek¬si sınırı 16-28 arası .
Aydınlatma düzeyi ve Parlama indeksi tabloları birlikte incelendiğin¬de tercihlerin aynı grafik değişiklikleri göstermediği ortaya çıkmaktadır. Nitekim, bazı hallerde oldukça yüksek düzeyde aydınlatma istendiği halde, parlama indeks değerinin düşük olması tercih edilmektedir. Benzer bir ör¬nek olarak; ameliyathanelerde, çok yüksek bir düzeyde aydınlatma öngö¬rüldüğü halde, hemen hemen hiç parlama olmaması öngörülür (Parlama indeksi 10). Aynı şekilde, aydınlatma düzeyinin oldukça yüksek olması is¬tenen, hasta bakım ünitelerinde ise belli ölçüde bir parlama kabul edilebilir ve bu gibi yerlerdeki Parlama indeksi 13 olarak verilmiştir.
Parlama indeksi yaklaşımının pratiğe uygulanması genelde kabul edil¬miş aydınlatma standartlarını pek değiştirmediği halde, aydınlatma sorunu¬na bir bakıma rahatlık kriteri getirmektedir.
3. Işık titreşimlerinin önlenmesi
Deşarj lambaları (sodyum buharı, civa buharı ya da floresan) alternatif akımla çalışırlar ve her akım yönü değişikliğinde de yanıp sönerek çalışır¬lar. Elli Hertz frekanslı bir akım kullanan lambalar saniyede bunun iki mis¬li yanma ve sönme yaptığı için, bu titreşimler gözle farkedilemezler. An¬cak, böyle bir ışık altında çalışan makine operatörleri bir algı yanılması sonucu, makine devirlerinin yavaşladığı ya da durakladığı gibi yanıltıcı algıla¬malar yapabilirler «Stroboskopik Etki» olarak bilinen bu soruna çözüm bulmak için; iş ortamı aydınlatılmasında kullanılan lambaların yanısıra, farklı bir yanma - sönme devri ile çalışan özel ışık kullanılabilir. Kesin bir çözüm de ortam aydınlatmasının trifaze bir akım kaynağından ve farklı fazlarda monte edilmesidir. Yüksek düzeyde aydınlatma gereken yerlerde genellikle trifaze akım kullanılır Floresan lambalarda titreşimler daha çok uç kısımlarda görülür. Bu nedenle, ışıklı tüplerin uç kısımlarının görünmemesi için bir kılıf içine alınması önerilir. Böylece, ışık titreşimleri doğrudan algılanamayacaktır.
Yapılan gözlemlere göre, bazı işgörenler, titreşimlere daha duyarlı olabil¬mektedir.
4. Gölgeleme (Modelleme)
Bir malzemenin üzerine düşen ışığın geliş doğrultusunu değiştjrerek, bazı kısımların daha kesin hatları ile görünmesini sağlamak ya da bazı kı¬sımların göz alıcı, keskin görüntüsünü matlaştırmak mümkündür. «Modelleme» olarak bilinen böyle bir işlem, endüstride ve özellikle kalite kontrol hizmetlerinde detayların görülmesini kolaylaştıran bir yaklaşımdır. Modelleme için genel ortam aydınlatmasına ek olarak, özel bir modelleme ışık düzeninin projelendirilmesi gerekir. Amaç, normal koşullarda çok iyi görülemeyen yüzeylerin daha iyi aydınlatılması ve ortam ışığında parlayan yüzeylerin gölgelendirilerek, netlikle görülmesi ve incelenmesini sağla¬maktır.
5. Aydınlatmada Renklerin Uyumu
Kullanılan renklerin çalışanların hoşuna gitmesi ve bu renkler arasında kendilerini rahat hissetmeleri gerekir. Canlı renkler ilk başta hoşa gitmekle beraber, çekiciliklerini kaybeder ve zamanla sıkıntı verebilir. Öte yandan, tüm iş yerlerinin aynı renkle boyanması da göze hoş görünmez. Aralarında uyum olan birkaç renk seçip bunlarla işyerlerinin boyanması uygun olur. Tüm renkler, genelde benzer etkileri olan fakat bireylerin performansı üzerinde farklı etkiler gösteren psikolojik özelliklere sahiptir. Bunların en önemlileri, uzaklık hayalleri, sıcaklık hayalleri ve duygular üzerindeki etkilerdir. Genelde, koyu renkler can sıkıntısı verir ve kirliliğe yardım eder. Mat renkler parlaktır ve neşe saçar, daha fazla ışık yayarlar ve daha mükemmel, daha sürekli temizlik için teşvik edicidirler.
Bir oda için renk düzeni tasarlanırken, önce amaçlar analiz edilmeli ve renk düzeni fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlara uydurulmalıdır. Endüstride, bireysel (özel) iş yerleri için renk düzeni yukarıda belirtildiği şekilde tayin edilmelidir. Renk düzeni o odada yapılan işin türüne uygun olmalıdır. Monoton işte, bir sütun, bir kapı veya bir duvar gibi birkaç parçayı birbirinden ayırmak için, uyarıcı renkler kullanılmalıdır. Geniş yüzeyler parlak renklere boyanmamalıdır. Eğer iş fazla dikkat gerektiriyorsa, renk düzeni, dalgınlığı önlemek için ılımlı olmalıdır. Bu nedenle, duvarlar, tavanlar ve diğer kısımlar mat pastel renk tonlarıyla boyanmalıdır. Daha güçlü renkler, sadece holler, koridorlar ve umumi helalar gibi az kullanılan yerler için kullanılabilir .
Renklerin İnsanın Ruhsal Durumuna Etkileri

Renk
Etkiler ( uzaklık )
Etkiler ( sıcaklık )
Psişik Durum

Mavi
Uzak
Soğuk
Yatıştırıcı

Yeşil
Uzak
Çok soğuktan nötre kadar
Çok yatıştırıcı

Kırmızı
Yakın
Sıcak
Çok tahrik edici, korku verici,tehlike bildirici

Turuncu
Çok yakın
Çok sıcak
Tahrik edici

San
Yakın
Çok sıcak
Tahrik edici

Kahverengi
Çok yakın
Nötr
Tahrik edici

Menekşe
Çok yakın
Soğuk
Saldırgan, huzursuzluk verici, cesaret kinci


Aydınlatma Düzeyi İle İlgili Standartlar
Yapılan işin türü, o iş için gerekli olan aydınlatma düzeyini belirlemektedir. Küçük parçalar üzerinde, çok dikkat gerektiren çalışma yapılan bölümdeki aydınlatma düzeyi ile büyük parçaların işlendiği bir bölümdeki aydınlatma düzeyinin farklı olacağı açıktır. Çünkü, daha hassas işlerin yapıldığı yerlerin diğer yerlere göre daha yüksek düzeyde aydınlatılması gereklidir. Koridor, antre, vestiyer gibi görme ile ilgili işlerin çok sık yapılmadığı, kişilerin az bir süre için kaldıkları yerlerin aydınlatılması o kadar önemli olmamakla birlikte, bu tür yerlerin dekorasyonunda aydınlatma bazen ön plana çıkabilmektedir.
Yapılan işin türüne göre gerekli olan aydınlatma şiddetleri, çeşitli ülkelerdeki ilgili uzmanlarca, pek çok sayıda yapılan araştırmalar sonucu belirlenmiştir. Bu tür araştırmalar içinde en çok bilineni, 1949 yılında H.C. Weston tarafından, İngiltere'de yapılan çalışmalardır. Weston bu çalışmalarında, üzerinde çalışılan işin boyutlarına ve kontrastlığa bağlı olarak, iş için gerekli aydınlatma şiddetlerini belirlemiştir. Aşağıdaki Tablo da, Weston tarafından önerilen aydınlatma şiddetleri görülmektedir. Tablodan da görüleceği üzere, Weston, işin boyutlarına ve zayıf, orta ve yüksek olmak üzere üç ayrı kontrastlığa göre, çeşitli aydınlatma şiddetleri önermiştir.

Tablo İşin Boyutlarına ve Kontrastlığa Göre Gerekli Aydınlık Yeğinlikleri
Cismin Büyüklüğü
Aydınlık Yeğinliği ( lüks )

Yüksek Kontrast
Orta Kontrast
Zayıf Kontrast

Pek çok Küçük
3000-2000
10000-7000
30000-20000

Çok Küçük
1500-1000
4500-3000
15000-10000

Küçük
700 - 500
2000-1500
7000 – 5000

Küçükçe
300 - 200
1000-700
3000 – 2000

Orta
150-100
500 - 300
1500-1000

Büyük
70-50
200-150
700 - 500


Yüksek Kontrast: Beyaz veya beyaza yakın renkli fon üzerine siyah işaretler.
Orta Kontrast : Gri ton üzerine siyah siyah işaretler.
Zayıf Kontrast : Siyaha yakın veya siyah fon üzerine siyah işaretler.
Ağağıdaki tablo da Weston'un, işlerin boyutlarına göre yaptığı gruplama görülmektedir. Buna göre, Weston, görünüm açıları 0'50" - 4'05" arasında değişen işleri, boyutlarına göre altı gruba ayırmıştır.
İşin Büyüklüğe Göre Gruplandırılrnası
Cismin Büyüklüğü
Görünüm Açısı
Örnek İşler

Pek çok küçük
0' 50"- 1' 05" Saatçilik

Çok Küçük
1' 05" -1' 25" Geometrik Çizim

Küçük
1' 25" -1' 50" Elle Dikiş

Küçükçe
1' 50"- 1 '20" Makineyle Dikiş

Orta
2' 20" -3' 00" Kaba İşler

Büyük
3' 00" - 4' 05" Tuğla Örme


Aydınlatma düzeyinin belirlenmesinde işin türü kadar, yerel koşullar ve uygulamaların da etkisi büyüktür. Çeşitli ülkeler, iş türlerine göre kendileri için geçerli olan aydınlatma düzeylerini belirlemişlerdir. Bu düzeyler, her ülke için farklılık göstermektedir. Ülkemizde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nde yer alan değerler dışında başka bir standart bulunmamaktadır
Aşağıdaki Tablo'da İsviçre'deki iş türlerine göre önerilen aydınlatma yeğinlikleri, Avustralya ve Fransa Aydınlatma örgütlerinin önerdiği aydınlatma yeğinliği standartları görülmektedir.
Çok değişik aydınlatma düzeyleri göz kamaşmasına neden olabilir. Çok az aydınlatılmış bir odada çok ışıklandırılmış bir masada çalışmak göz kamaşması yapabilir. Masadan gözünü ayıran kişi çok az aydınlatılmış odadaki eşyaları bir süre göremez. İyi bir görüş için çevre aydınlatması, üzerinde çalışılan yüzeyin aydınlatılmasına yakın olmalıdır. Göz kamaşması olmaması için üzerinde çalışılan yüzey ile çevre arasında şu kontrast değerlerinin aşılmaması gerekir:
Üzerinde çalışılan yüzey ile yakın çevre arasındaki kontrast.... 3:1
Üzerinde çalışılan yüzey ile uzak çevre arasındaki kontrast.... 10: l

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğümüzde Yer Alan Aydınlık Yeğinlikleri
İş Türü
En Az
Aydınlık
Yeğinliği

1 . Avlu, açık alanlar, dış yollar, geçitler ve benzeri yerler............................................ .......................
20 lüks

2. Kaba malzemenin taşınması, depolanması ve benzeri kaba işlerin yapıldığı yerler ile geçit, koridor, yol ve merdivenler................................
50 lüks

3., Kaba montaj, balyaların açılması, hububat öğütülmesi ve benzeri işlerin yapıldığı yerler ile kazan dairesi, insan ve yük asansörü kabinleri, malzeme stok ambarlan, soyunma ve yıkanma yerleri, yemekhane ve helalar.............................
100 lüks

4. Normal montaj, kaba işler yapılan tezgahlar......................................... ....................
200 lüks

5. Ayrıntı seçimi gerektiren işler............................
300 lüks

6. Koyu renkli dokuma, büro, vb. gibi sürekli dikkat gereken ince işlerin yapıldığı yerler............................................ .......................
500 lüks

7. İncelikli işlerin sürekli olarak yapıldığı yerler............................................ .......................
1000 lüks







İsviçre’de Uygulanan İş Türlerine Göre Aydınlık Yeğinlikleri
İş Türü
Örnek
Aydınlık Yeğinliği (lüks)

Kaba İşler

Orta İncelikte İşler

İnce İşler

Çok İnce İşler
Mal Depolama Normal

Montaj İşleri Okuma,

Çizim Duyarlı Montaj

İşleri
80 - 170

170 - 350

350 - 700

700 - 10000




Avusturalya' da Öğütlenen En Az Aydınlık Yeğinlikleri
İş Türü
Örnek
En az Aydınlık Yeğinliği (lüks)

Çok büyük ayrıntılı işler
Koridor, vestiyer
20- 100

Büyük ayrıntılı işler
Büyük parçaların montajı
150

Orta ayrıntılı işler
Okuma
300

Küçükçe ayrıntılı işler
Dikiş
700

Küçük ayrıntılı işler
Ölçü araçlarının okunması
1500

Çok küçük ayrıntılı işler
Saatçilik
3000 ve daha çok


Aydınlatma, Yorgunluk ve Verim
1.Yorgunluk
Görsel aygıtlarda stres görsel ve sinirsel iki farklı tipte yorgunluk yaratır. Görsel yorgunluk, gözün tekil fonksiyonlarında yoğun stresler yaratır. Sürekli stres, göz uyum adalelerinde kısa sürede yorgunluk yaratır ve algılama sürelerini uzatır. Ağ tabakada stres, aydınlık şeklinde oluşan bölgesel kontrastlık yaratır.
Görsel yorgunluk aşağıdaki sonuçlara neden olur. Bunlar
1. Sulanma ( konjektivit) yaratır,
2. Çift görme,
3. Baş ağrısı,
4. Uyum gücünde azalma,
5. Görsel netlikte, kontrastlık duyarlılığı ve algılama hızında azalma yaratır.
Bu belirtiler, aydınlatmanın yeterli olmadığı ve yanlış gözlük kullanıldığı zaman ortaya çıkar ve yanlışların tekrarlanması ile artar. Bu belirtiler sonunda sinirsel yorgunluğa neden olur ve büyük ihtiyaçlar yaratan aktivitelerle kendini gösterir.
Bu tip sinirsel genel yorgunluklar, reaksiyon sürelerinin uzamasına, hareketlerin yavaşlamasına psikolojik ve diğer motor fonksiyonların bozulmasına neden olur. Olumsuz koşullar devam ederse, kronik yorgunluk oluşur ve bunun sonucunda:
- Neşesizlik ve halsizlik,
- Baş ağrısı ve baş dönmesi,
- Uykusuzluk ve iştahsızlık oluşur.
Aydınlatma ve Verim İlişkisi
Aydınlatma ile verim arasında çok yakın bir ilişki vardır. İyi aydınlatma verimi arttırırken, kötü aydınlatma göz yorgunluğuna neden olarak verimi önemli ölçüde düşürür. Özellikle iyi görmenin önemli olduğu ince işlerin uzunca bir süre yapıldığı işyerlerinde, görme konforuna önem vermek ve bu konforu sağlayacak tüm aydınlatma ilkelerini gerçekleştirmek yararlı olur.
Aydınlatma ve verim ilişkisini inceleyen birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaların sonucunda, iyi ve yeterli aydınlatmanın iyi görmeyi sağlayarak, bir işin, daha kısa sürede, daha kaliteli yapılmasına olanak sağladığı ve verimi yükselttiği saptanmıştır .
Araştırma sonucunda, aydınlık şiddeti arttıkça işçilerin incileri daha; doğru gruplandırdıkları ve daha çok inci dizdikleri saptanmıştır. Otel yandan, aydınlık şiddeti arttıkça işçilerin gözlerinin daha az yorulduğu ve bu konudaki yakınmaların azaldığı gözlenmiştir. 1000 lüksten sonra yorgunlukta bir artış görülmektedir.
. Aydınlatmanın maliyeti
Günışığı doğrudan kullanılırken ücretsiz olduğu halde, bir fabrikada günışığı kullanımı belli ölçüde yatırım gerektirir. Öncelikle aydınlık olarak bırakılan çatı boşlukları ve pencere yüzeylerinin maliyeti, doğrudan duvar örme ya da çatı inşaatından yüksektir. Güneş ışığının doğrudan girişini ön¬leyecek gölgelikler ise ek harcamalar gerektirdiği gibi, camlardan ısı kaybı da ayrıca bir masraf nedenidir. Temizlik, bakım ve ikmal sorunları da iş¬gücü ve malzeme harcamalarını artırır. Günışığının takviyesi için projelen¬dirilecek yapay aydınlatma düzeninin de belli bir yatırım payı olacaktır.
Yapay aydınlatmanın masrafları ise, lamba montaj sistemi, lambalar, çatı inşaatında öngörülecek ikmal köprüleri ve kabin masrafları yanında, devamlı bakım ve elektrik enerjisi masraflarını içerir. Günışığını takviye için kullanılacak yapay aydınlatma sistemlerinde, kuruluşta masraflı olan floresant sistemlerin yerine ampul ile aydınlatma düzeni tercih edilebilir. Tümü ile yapay aydınlatmalarda ise, kuruluş masrafı* yüksek görünse dahi enerji harcaması açısından yaklaşık 2/3 düzeyinde ekonomik olan flore¬sant sistemler tercih edilmelidir.

SONUÇ
Son zamanlarda, aydınlatma tekniği önemli ölçülerde gelişmiş ve özellikle her çeşit işyeri ya da iş istasyonunun optimal aydınlatma gereksi¬nimi konulannda önemli bilgi birikimi sağlanmıştır. Özel aydınlatma ge¬reksinimi olan iş ve işlemlerde de, aydınlatma düzeyi, ışığın geliş açılan, gereğinde daha iyi ayarlama için hareketli düzeneklerin geliştirilmesi gibi yaklaşımlar getirilmiştir. Ergonomik yaklaşımda da, öncelikle işgörenlerin göz ve görme fonksiyonu dikkate alınarak, sağlıklı bir düzen öngörüldüğü gibi, insan faktörünün en verimli bir şekilde çalışabileceği aydınlatma ko¬şullan aranır. Mimarlar ve aydınlatma mühendislerine ergonomik kriterle¬rin tanıtılması, iyi bir aydınlatmanın insana dönük kriterlerini geliştirmeye yardımcı olabilir.
işyeri aydınlatmasında, iç düzen, dekorasyon ve yerleşik sistemlerin ışıklılık etkileri de dikkate alınmalıdır. Gerekirse, fabrikanın yerleşimi ta¬mamlandıktan sonra, yapılacak ölçme ve değerlendirmelerin ardından, or¬tam aydınlatmasının optimizasyonu için önlemler alınmalıdır.
Doğal ve Yapay Aydınlatma
Yeni bir binanın projesini çizdiğinde mimarın ilk vereceği karar kullanılacak ışık kaynağının cinsi ve dolayısıyla uygun aydınlat¬ma üzerine olacaktır. Bu karar projesinin kalbidir, zira bu kara¬rın neticeleri, bina yönlenmesi, inşaat malzemeleri (renk, doku, parlaklık açısından) , mekanik teçhizat, pencereler, katların .-' yüksekliği,mekanların derinliği ile ilgili sonradan verilecek tercihleri etkileyecektir. Bütün bunların doğru olarak gerçekle¬şebilmesi için geniş bir aydınlatma bilgisine sahip olunması ge¬rekir.
Gün ışığı ile aydınlatmanın ve suni aydınlatmanın sahip olduğu farklılıkları sayesinde -mimariye önemli bir şekilde pay vermek için her kaynağın sahip olduğu niteliklerin bilinmesi gerekir.
Mimarların mekanları daha derin projelendirmeleri ve. dolayısıyla , camların, büro, okul ve fabrika gibi mekanları tek başlarına aydınlatamamaları sonucu gittikçe daha .fazla sayıda, bilinçli ola¬rak iklimlendirme veya mimari kaygılardan .dolayı az pencereli ve hatta tamamen penceresi mekanlar yapılmaktadır. Roedler, yapılan işin nedenini açıklamaya bile gerek "duymaksızın tamamen gün ışığından yoksun, penceresiz sınıflar inşaa edildiğini söyler.
Acaba böyle tasarımlarda aydınlatmanın sorumluluğunu taşıyanlar gün ışığı ile yapay ışık arasındaki (spektral yapı, sabit aydın¬lık, seviyesi, monotonluk) gibi farklılıkların bu günkü teknolo¬jik seviye ile çözümlendiğini söyleseler bile, acaba insanın binlerce yıl sonucu adapte olduğu gün ışığının yerini yapay ışık kaynakları alabilir mi?
Her iki ışık kaynağının fiziksel farklılıkları olmasına rağmen, her ikisini de Helmholtz tarafından kurulan fizyolojik optik esaslarına göre algılıyoruz ve her iki ışık türü de birbirinden farklı, birbirinin yerini alamayacak psikolojik duyulanma meyda¬na getirebilmektedirler. Fakat acaba aşağıda bazı çalışmalardan alarak özetleyeceğim gün ışığındaki özellikler, suni aydınlatma¬da var mıdır?
1986 yazında Kaliforniya, Long Beach'te yapılan 2. Uluslararası gün ışığı aydınlatması ve tasarım konferansında en çok katılım olan oturum "Gür ışığı aydınlatmasındaki psikolojik unsurlar" olarak ifade edilmiştir. Pencerelerin sağladığı görünüm çalışmalarında insanların ilk başta, ot ve ağaç gibi doğal elementler içeren manzaraları, ikinci olarak ta insan içeren ."manzaraları tercih ettiğini göstermektedir. Çalışmalardan hangi şekildeki pencerelerin daha fazla doyum sağladığı konusunda ortak bir görüş çıkmamaktadır.
Bu konferansta Judigh K.Heerwagen, hastanelerde ki pencereli yoğun bakım ünitelerindeki hastaların, penceresiz yoğun bakım ünitelerindekinden daha çabuk iyileştiğini gösteren çalışmalar sun¬muştur.
Michigan Üniversitesinde 1965 te yayınlanan "Environmental Case Study" adlı bir yayında benzer bir karşılaştırma yapılmıştır: Penceresiz bir sınıfta okuyan çocuklarla, normal pencereli bir sınıfta okuyan çocuklarla ilgili üç yıllık eğitim programının karşılaştırılması sonucu; ortalamanın üstünde öğrenim seviyesine sahip olmalarına rağmen, penceresiz sınıfa ait çocuklarda verim, pencereli sınıfta okuyan daha vasat çocuklara nazaran düşmektedir.
Yoğun bakım ünitelerinde çalışma yapan Heerwagen, bir binanın içinden doğaya bakmak, yaşamanın doyum (psikolojik)sorunundan da Öte bir şey olduğunu öne sürmüştür. Bu da kanımca ışığın biyolojik boyutu üzerine çalışmalar yapan Hollwic'in çalışmalarıyla açıklanabilir.
Helmholz'dan beri, psikolojinin ve göz tedavi bilimlerinin bütün ders kitaplarında, gözün yalnız tek fonksiyonunun çevrenin, bi¬çim ve rengin gayet hassas bir şekilde aks ettiren, bir kamera gibi kabul edildiği okutulmaktadır diyen F. Hollwich, uzun za¬man gözün ikinci fonksiyonun qözardı edildiğini söyler. Bu ikin ci fonksiyon da organizma ve vegetatif sinir sisteminin çevre ile günlük ve de mevsimsel aydınlık oynamalarıyla bağlantılı ol¬masıdır, Hollwich tarafından görme şeridinin "Enerjetik kısmı" olarak tanımlanan gözün bu ikinci fonksiyonu çevrenin ışık etki¬lerini organizmaya taşımakta ve böylece insanların doğal gün ışı¬ğının günlük açık-koyu değişimi ve güneş ışınımının mevsimsel değişimleri ile bağlantısını kurmaktadır.
Peş peşe araştırmalarla, göz aracılığı ve görme yörüngesinin ener-jetik kısmı ile ilgili ışığın bu etkisi, hayvansal organizmalar¬da belirlenmiştir. Dışarıdan göz aracılığı ile alçılanan ışık impulsları, görme yörüngesinin enerjetik kısmı üzerinden; su, şeker ve hormon dengesi, kandaki eosinophil hücreler, karaciğeri fonksi¬yon değişimleri ve böbrek üstü bezlerinin çalışması üzerine etki¬li olmaktadır.
Konu bu kadar geniş boyutlara ulaştığında, renk biliminin didak¬tik bölümünde insanı "hiçbir uyarıcıdan ışık kadar etkilenmeyen optik bir yaratık" olarak tanımlayan Goethe'nin sözlerini hatır¬lamamak imkansız gibidir.
Burada ortaya şu önemli soru çıkmaktadır: Maddelerin kana karış¬ması prosesini veya münferit organ sistemlerinin fonksiyonların¬da herhangi bir arıza olması kuşkusu olmadan bir mekanda yapay aydınlatma, gün ışığının yerini alabilir mi? Bugünkü teknolojik seviye göz önüne alındığında şimdilik hayır, ama ileride belki.

Çalışma Yerlerinin Aydınlatılması
Uygun bir aydınlatma, sadece çalışan insan üzerinde olumlu psikolojik etkinin yaratılması için değil, aynı zamanda, randımanın artması ve iş kazalarının önlenmesi bakımından da gereklidir. Işığın yetersiz olduğu kış günlerinde ve iyi aydınlatılmayan iş yerlerinde kaza frekansları yükselmektedir.
Aydınlatma yetersizliğinde, özellikle koyu renkli maddelerle çalışılan işlerde, görme fonksiyonu üzerine ileri derecede yüklenilmesi nedeniyle, kısa bir süre sonra, yorgunluk belirtileri, görme bozuklukları ve baş ağrıları meydana gelir. Özellikle yaşlıların çalıştığı yerlerde, aydınlanma derecesinin optimal düzeyde bulunması gerekir. 60 yaşındaki bir işçinin 20 yaşındaki bir gence nazaran yaklaşık 2-5 katı daha kuvvetli bir aydınlığa ihtiyacı vardır .
Fortuin'e göre, iyi basılmış bir kitabı okumada, 40 yaşındaki bir kişinin aydınlanma ihtiyacı l olarak kabul edilirse, değişik yaşlarda, aynı kitabı okumak için gerekli aydınlanma ihtiyaçları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

Aşağıdaki Tabloda Yaş Sınırlarına Göre Aydınlanma İhtiyaçları

Yaş Sınırları
10-20
20-30
30-40
40-50
50-60

Aydınlanma İhtiyacı
0.3-0.5
0.5-0.7
0.7-1.0
1.0-2.0
2.0-5.0


Doğal Aydınlatma (Gün Işığı İle Aydınlatma )
En uygun aydınlatma şeklidir. Endüstride, çeşitli iş şekilleri ve imalat işlemlerinde, pencerelerden ya da çatıdan aydınlatma tekniği ile yeterli aydınlatma sağlayabilir. Böyle bir aydınlatma tercih edildiği zaman, ışığın yönü ve yeğinliği dikkate alınarak, iş istasyonları, makine ve tezgahların yeri iyi seçilmelidir. Gün ışığı ile aydınlatmada, çalışma yüzeylerinde parlamalar olmaması, çalışanların gözlerine doğrudan ve yeğin ışık gelmemesi ve aydınlatma gereksinime göre makine ve işlemlerin yerinin iyi seçilmiş olması gibi temel yaklaşımlar, özenle, ele alınmalıdır.
Endüstride gün ışığı kullanırken temel yaklaşım, bu ışığın tüm işlem alanlarına, olabildiği ölçülerde eşit bir şekilde dağılımını planlamaktır. Bunun için, en uygun aydınlatma yaklaşımının çatıdan aydınlatma olduğu bilinmektedir. Öte yandan pencerelerden gelen ışığın da, zaman zaman dışarı bakan çalışanların gözlerini dinlendirdiği ve dış dünya ile ilişkilerini devam ettirerek, bir açıdan yararlı etkisinin olduğu anımsanmalıdır. Çatıdan aydınlatmalarda, testere tipi çatılarda olduğu gibi, gün ışığının tek bir yönden geldiği düzenlemelerden kaçınılmalıdır.
Gün ışığı ile aydınlatmanın en önemli sorunu, ışık şiddetinin gün boyu değişik düzeylerde olabilmesi ve mevsim değişikliklerinde, önemli yeğinlik farklarının söz konusu olmasıdır. Bu tip aydınlatma projelerinde, normal koşullarda sağlanan aydınlatmanın belli ölçülerde düşüşü normal kabul edilir. İş istasyonlarının ve tezgahların, ışığın yayılma doğrultusuna paralel yerleştirildiği işyerlerinde, aydınlatma düzeyinin yarısına kadar düşmesi pek önemli bir aydınlatma kaybı olarak kabul edilmez. Ancak, temelde, gün ışığı aydınlatması, normal düzeyin % 70'ine indiğinde, daha aşağı bir aydınlatma koşulunun oluşmaması için önlemler alınmalıdır .
Gün ışığı ile aydınlatılan bir işyerinde, daha fazla ışık gereksinimi olan tezgahlar ya da iş istasyonları varsa, bunların yapay ışık kaynakları ile desteklenmesi gerekir. Gün ışığının desteklenmesinde, yapay aydınlatma, sadece gün ışığı yetmezliklerinde kullanılacak bir aydınlatma düzeni olarak düşünülmemelidir. Temel yaklaşım, gün ışığı aydınlatmasının yetersizliklerini dikkate alarak, aydınlatma düzeyinin dengelenmesidir. Bu şekilde bir düzenleme yapılırken, yapay aydınlatmanın ışık etkisinin gün ışığına yakın olmasına ve gün ışığı kadar aydınlatma etkinliği sağlamasına dikkat edilmelidir. Gün ışığının yeterli yapay ışık ile takviyesi, fabrikada kullanılabilir hacim ve alanları arttırır, gölgelenmeleri ve karanlık köşeleri ortadan kaldırır ve yerleşim yönü nedeniyle yeterli gün ışığı sağlanamayan fabrikalarda, aydınlatma düzeyinin optimizasyonuna katkıda bulunur. Kapalı odalarda yapay ışık kullanımı, pencerelerden gelen gün ışığı yetersizliklerini giderdiği gibi, gereksiz parlama ve gölgelenmeleri de ortadan kaldırır.
Bunun dışında doğal gün ışığı aydınlatmadan başka fonksiyonlarada sahiptir. Doğal gün ışığı, çevreye bakış sağlar, günün zamanını belirler ve hava koşullarının anlaşılmasını sağlar.
Gün ışığı ölçülmeye başlandığında hareket noktası yaygın (diffus) gün ışığıdır. Bu ışık gökyüzü bulutlu ve ışık gölgeli alanda ölçüldüğünde elde edilir.
Bir oda aydınlatması dikkate alındığında önemli bir ölçüsü gün ışığı bölümüdür. Bu değer oda içindeki aydınlık şiddetinin oda dışındaki aydınlık şiddetine oranıdır ve aşağıdaki eşitlikle bulunur.
DQ=(Ep/Ea)x 100
Burada:
DQ: gün ışığı sayısı,
Ep: Ölçü noktasındaki Aydınlık şiddeti,
Ea: Üniform olarak kapatıldığında gökyüzüyle aydınlatılan yatay alanın aydınlık şiddetidir.
5 000 lx ile kapı dışındaki aydınlık şiddeti (Ea) için bir minimum değer aşağıdaki çizelgede verilen farklı gün ışığı sayılarındaki aydınlatma ile elde edilir.

Farklı Gün Işığı Sayıları İçin Değerler:


İşyerinde DQ
İşyerinde
Aydınlatma lx
Aydınlatma ihtiyaçları

%3
150
düşük

%6
300
düşük-orta

%10
500
orta

%20
1000
yüksek


Gün ışığı sayısı bir oda içindeki ışık dağılımını belirtmek için kullanılabilir ve pencere boyutlarının hesaplanması ve diğer gün ışığı teminine etkili direkt gün ışığından korunmak için kullanılabilir.
Yüksek gün ışığı sayısı ve ışık dağılımı ile fizyolojik olarak istenen bir özelliktir. Daha yüksek gün ışığı sayısı daha yapay ışık gerektirir. Bu koşul özellikle kışın doğrudur, hele uzun Aralık ayında % 10' lük bir DQ ile ışık yoğunluğu saat 10:00-14:00 arasında ancak 500 lx lük bir aydınlatmaya ulaşır.
Bu konudaki öneriler aşağıda özetlenmiştir.
Oda içinde DQ değerleri ve dağılımı özellikle pencerelerin konum ve tipine bağlıdır. Aynı zamanda bina çevresi ile duvarların ve diğer oda yüzeylerinin yansıtma özellikleri önemlidir. Pencereler için aşağıdaki önlemler sıralanabilir;
1. Yüksek pencereler ışık girişi için alçak olanlardan daha etkilidir. Pencere başlıkları 30 cm' den daha derin olmamalıdır.
2. Pencere eşikleri en az masa yüksekliği seviyesinde olmalıdır. Daha düşük eşikler, kışın odaların çabuk soğumasına ve parlamadan dolayı bazı problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir.
3. Pencereden iş yerine mesafe pencere yüksekliğinin 2 katından uzakta olmamalıdır.
4. Toplam pencere alanı döşeme alanının 1/5 kadar olmalıdır. Ancak bu ilke son derece genel bir kuraldır. Koşullara göre değiştirilebilir.
5. Pencere camı vasıtasıyla, ışığın, etkin olarak iletilmesi sağlanmalıdır. Bu durum, gün ışığı aydınlatması için gereklidir. Şeffaf ( saydam ) cam, % 90'dan daha fazla bir şeffaflığa sahiptir. Buzlu cam, cam tuğlaları veya güneş ışığından yayılan sıcaklığı süzmek için kullanılmış cam levhalar, % 30- 70'Iik şeffaflık değerlerine sahiptirler.
6. Direk gün ışığına karşın gün ışığı parlamasına karşın ve ısı radyasyonuna karşın etkili korunma iyi bir görüş ve termik çalışma ortamı için önemlidir. En etkili yöntem pencereyi dışarıdan gölgelemedir. Özellikle uygun yöntem Venetian kör perde ve uzun perdedir. Venetian yöntemi pencere içinde ısı radyasyonuna karşı bir koruma yoktur. Pencere panelleri ayarlı değildir ve kışın ışık geçişini azaltırlar, yazın ise odadan ısı geçişini korurlar. Balkonlar, diğer parçalar problem yaratırlar.
7. Her pencere, güneş ışığını direkt olarak içeriye taşımalıdır ve bütün pencereler, çalışma yerinden gökyüzünü rahatça görebilecek bir konumda olmalıdır
8. Binalar arası mesafe bina yüksekliklerinin iki katı olmalıdır.
9. Mat renkler çalışma odalarında kullanılmalıdır bu şekilde ışık yansıması artar ve gün ışığı sayısı yükselir. Daha yüksek bir gün ışığı sayısı elde etmek için, avlular ve çalışma odaları açık renkte olmalıdır.
Sera Tipi ve Penceresiz Fabrikalar
Modern mimari pencere oranını arttırmaya yönelmiştir. Bazen bir binanın dış yüzeyi tamamen cam ile kaplanmaktadır. Fizyolojik açıdan bina dış yüzeyinin cam ile tamamen kapatılması kışın ısıtma güçlüğü yazın yüksek ısı radyasyonu için güçlük yaratır. Her iki etki oda için ekonomik olumsuzluk ve güç klimatik problemler yaratır. Kış aylarında pencereye yakın çalışma yerinde ısı kaybının etkisi altında yaz aylarında ısı radyasyonundan dolayı aşırı sıcaklık etkisi altında çalışma durumu oluşur. Ancak dış dünyaya daha iyi bir görüş getirir ve daha yoğun gün ışığı alma avantajı yaratır, oda sıcaklığının kontrolü zorlaşır ve daha pahalı olur.
Üstten Aydınlatma .
Büyük binalarda yeterli gün ışığı olmayan bina bölümlerinde tepe ve fan ışıkları bir avantaj olarak kullanılabilir. İlke olarak üsten göz kamaştırma parlamaya karşı aşağıdaki önlemler alınabilir.
1. Çatıdan aydınlatma
Tepe ışıkları camın uzun ekseninin genişliği çalışma yerinin yüksekliğinden az ise geniş düzgün yayılan gün ışığı sayısına DQ' ya ulaşılır. Bu tip üstten aydınlatmalı atölyelerde yüksek düzeydeki yerleşim için uygundur. Bu şekilde makineler iki taraftan iyi bir aydınlatma olanağına sahip olurlar.
2. Çatı sırtı tepe ışıkları
Bu tip aydınlatma üretim hollerinde çatının merkez hattına cam konstrüksiyon yerleştirilerek yapılır. Bu tip aydınlatma yöntemi yüksek hollerde ve merkezden aydınlatma gerektiren yerler için uygundur.

3. Balık sırtı çatı tipi aydınlatma (Hollanda tipi çatı)
Bu tip yerlerde aydınlatma tepe lambalarının pencere üzerine eğimli yerleşimi ile sağlanır. Bu tip bir düzenleme dış duvarlarda oldukça fazla gün ışığı sağlar, fakat parlama tehlikesi yaratır ve merkezi odaya çok az gün ışığı sağlar.

4. Hangar çatı tipi aydınlatma
Bu tip ortamlarda çatı tamamen saydamdır ve tüm alanı kapatır. Çatı kural olarak; kuzey tarafı 60° güney 30° eğimlidir. Bu tip düzenlemelerde çok uygun gün ışığı DQ sağlanır. Bu tip yapılar, özellikle geniş fabrikalar için önerilir.

Yapay Aydınlatma
Gün ışığından yeter derecede faydalanılamayan yerlerde, çalışma koşullarına uygun yapay aydınlatmaya başvurulur. Son yıllarda, bazı işletmeler, pencereleri ortadan kaldırmış, klimalı ve sadece yapay aydınlatma sistemi ile ışıklandırılmış kapalı bir çalışma sistemini benimsemişlerdir. Böyle bir tercihin başlıca nedeni, bu sistemin ileri derecede homojen çalışma koşulları sağlamasıdır. Fakat, doğal ışığın küçümsenmeyecek derecede olumlu psikolojik etkileri olduğu unutulmamalıdır. İnsanda doğal aydınlığa karşı gerçek bir ihtiyaç mevcuttur. Doğal ışığın bu önemi, gece ve gündüzleri, aylarca devam eden kutup bölgelerinde açık olarak görülür. Bu bölgelere giden araştırma gruplarının raporlarında, daima, doğal ışık eksikliğine ve meydana getirdiği zararlı etkilere değinilmiştir. Kutup bölgelerinin, yerleşim bölgeleri olarak kullanılmamasının başlıca nedeni, soğuktan çok, sürekli bir karanlığın aylarca devam etmesidir.
Yapay aydınlatma ile büro ve atölyelerin ışıklandırılması, yapılan işin türüne ve odalarına büyüklüğüne göre üç şekilde yapılabilir:
1. Genel Aydınlatma.
2. Genel aydınlatma ile desteklenen kısmi aydınlatma.
3. Kısmi aydınlatma.
1. Genel Aydınlatma : Genel aydınlatma, bürolar ve çalışma yerlerinin sabit olmadığı atölyeler için elverişlidir. Bu tür aydınlatma düzeninde, çalışma yeri farkı gözetilmeden, tüm oda (ya da atölye) aynı düzeyde ve aynı biçimde aydınlatılır.
Genel aydınlatmada lambalar, olanaklar elverdiği ölçülerde yükseğe yerleştirilir. Böylece, göz kamaşmasının önüne geçildiği gibi, ışınların odanın her tarafına yayılması da sağlanmış olur. Lambaların yükseğe yerleştirilmesinin, çalışma yüzeyindeki aydınlık yeğinliğini azaltacağı zannedilir. Oysa, komşu lambalardan gelen ışınlar bu kaybı fazlasıyla karşılar.
Genel aydınlatmada, iki lamba arasındaki uzaklık, lambaların çalışma yüzeyine olan yüksekliğiyle orantılı olmalıdır. Özellikle, tekdüze bir aydınlatmanın gerekli olduğu çalışma yerlerinde, bu orana önem verilmelidir, iki lamba arasındaki uzaklık, lambanın çalışma yüzeyinden yüksekliğinin 1.5 katını aşmamalıdır
Aydınlatmada tekdüzelik, lambalar arasındaki uzaklık küçüldükçe iyileşir. Bu nedenle tekdüzeliğin arandığı işyerlerinde, çok sayıda, küçük, güçlü lamba kullanmak gerekir. Tekdüzeliğin önemli olmadığı işyerlerinde ise, az sayıda, büyük, güçlü lamba kullanmak, bakım masraflarını azaltacağından, daha ekonomik olacaktır.
2. Genel Aydınlatma ile Desteklenen Kısmi Aydınlatma: Bu tür aydınlatma düzeninde, çalışma yerleri, özel olarak aydınlatılır. Ayrıca, işyerinin tümünü kapsayan genel aydınlatma vardır
Bu tür aydınlatma düzeni, yüksek bir aydınlatma düzeyinin atölyenin tümü için gerekli olmadığı, ancak bazı çalışma yerlerinde güçlü aydınlatmaya gereksinme duyulduğu işyerleri için elverişlidir. Örneğin, büyük boyutlu, kaba işlerin yapıldığı bir atölyede, bazı çalışma yerlerinde, küçük boyutlu, duyarlı işler yapılıyorsa, yalnızca bu çalışma yerleri yüksek düzeyde aydınlatılır. Kural olarak, atölyenin tümündeki aydınlık düzeyi, yöresel olarak aydınlatılan çalışma yerlerinin aydınlığının kare kökünden düşük olmamalıdır.

3. Kısmi Aydınlatma : Bu tür aydınlatma düzeni güçlü bir aydınlatmaya gereksinme duyulan çalışma yerleri için elverişlidir. Bir atölyenin tümünü, yüksek düzeyde aydınlatmak çok fazla masraflı olacağından, yalnızca çalışma yerlerinin, kısmi olarak aydınlatılması yeğlenir.
a. Atölyelerin Aydınlatılması : Bir atölye kısmi olarak aydınlatılmak istendiğinde, lamba yüksekliğiyle lambalar arası uzaklık arasındaki orana özen göstermek gerekli değildir. Çalışma yerleri değişik aralıklarla yerleştirildiği için, ışıklık yerleri de ona göre ayarlanmalıdır
i.Tezgahların Aydınlatılması :Tezgahlar değişik biçimlerde aydınlatılırlar Çalışılan iş, tezgah üzerine yatay olarak yerleştirilmiş ve ışıklar alçağa asılmışsa, en uygun ışıktık sıralanışı, (a) şeklindeki gibidir. Ancak, bu düzenlemede ışıklığın alt ucunun, çalışanın bakış çizgisinin altında olmasına özen gösterilmelidir
ii.Düşey Panoların Aydınlatılması : Düşey olarak yerleştirilmiş parlak panoların, camlı göstergelerin üzerinde, görmeyi zorlaştıran parazit yansımaların oluşmaması için, ışıklıkların yeterli yüksekliğe yerleştirilmeleri yararlı olur.
b. Büroların Aydınlatılması : Büro çalışmasının yapıldığı odalar tekdüze aydınlatılır. Bu nedenle lambalar arası uzaklığın, lambanın masadan yüksekliğinin 1.5 katını aşmaması gerekir. Ayrıca ışıklık yerleri, çalışma masalarının konumuna göre saptanır. Buna, istenmeyen yansımaları gidermek için özen göstermelidir. Özellikle kurşun kalemle yapılan çalışmalarda, parazit yansımalar, kurşun kalem iziyle beyaz kağıt arasındaki kontrastı azaltarak, bazen tamamen ortadan kaldırarak, görmeyi önemli ölçüde aksatır. Önden gelen ışınlar, bu tür istenmeyen yansımalara neden olur. Eğer masa yüzeyi de parlaksa bu yansımalar görmeyi oldukça güçleştirir. Bu nedenle ışıklıkların, çalışma masalarının yan kenarlarına paralel olarak yerleştirilmesi öğütlenir. Birçok masanın yerleştirildiği büyük boyutlu bürolarda masaların, yan yana sıralanmış ışıklıkların tam arasına gelecek şekilde yerleştirilmeleri doğru olur.
Dikey çizim masalarında en uygun aydınlatma, pencere kenarına dikey, çizim masasının üst kenarına paralel olarak yerleştirilen ışıklıklarla gerçekleştirilir. Böylece istenmeyen yansımaların, çizimcinin görüş alanının dışına çıkması sağlanmış olur.
İÇ MEKAN AYDINLATMALARI
Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte aydınlatma konusunda her mekana farklı çözüm önerileri sunulmaya başlanmıştır. İç mekanda aydınlatma aha öncede belirttiğimiz gibi iki şekilde yapılmaktadır.güneş ışığı ve yapay aydınlatma . aslında bu iki teknik bir birinin içindedir. Yani bir mekanın aydınlatma tasarımı yapılırken ikisi de göz önüne alınmak zorundadır. Tabi ki daha sağlıklı olanı güneş ışığı ile aydınlatmadır. Ancak güneş ışığı belirli bir zaman aralığında etkili olduğu için ve mekanın her yerine giremediği için( özellikle yüksek ve aynı katta birden fazla daire olan yapılarda) yapay aydınlatmaya mutlaka ihtiyaç vardır.
İç mekanlar kullanım amaçlarına göre odalara ayrılmıştır ve bu odalarda farklı eylemler gerçekleştirildiği için aydınlık düzeyleri de farklı olmak zorundadır. Mesela yatak odasında loş ve egzotik bir aydınlatma tercih edilirken çalışma odasında daha net ve sade bir aydınlatma tercih edilmektedir.
Bütün dekorasyon alanlarında olduğu gibi birincil amaç kullanıcının rahatlığıdır. Aydınlatma tasarımı yapılırken mutlaka kullanıcının isteklerine göre yapılmalıdır. Çünkü belli kıstaslar olsa da insanların zevkleri kişiden kişiye değişiklik gösterir.
Aydınlatma tasarımı elektrik tesisatı döşenmeden yapılmalıdır. elektrik tesisatı tamamlandıktan sonra aydınlatma elemanları mecburen prizlerin veya kablonun geldiği yere konulmak zorundadır. Yada estetik kusurlar göz önüne alınarak yerleri değiştirilebilir.

Genel uyum konusu
Bir aydınlatma tasarlanırken öncelikle, mimari -ya da kentsel- özelliklerin incelenmesi gerekir. Bu inceleme aydınlatılacak konunun, biçimsel ve işlevsel özelliklerinden yapımsal özelliklerine kadar, geniş bir alanı kapsamalıdır. Oluşturulacak aydınlık, bir yandan mimari karakter ve kullanışa uyarken, bu aydınlığı sağlayacak ışık kaynakları da olabildiğince, mimari ile bütünleşmeli, biçim, gereç, renk ve konum bakımından mimariye -ya da şehirciliğe- uyum sağlamalıdır. Bir kaç satırda özetlenmeye çalışılan bu uyum konusu, yapılacak tasarımı yönlendirecek ve biçimlendirecek olan temel verileri oluşturacak olması bakımından çok önemlidir ve bu çalışma yapılmadan, kesinlikle daha ileri aşamalara geçilmemelidir ( Sirel,1996)
Konutlarda bölümler temel olarak gruba ayrılır. Bunlar:
•Konut ana girişi
•Merdiven
•Antre
•Mutfak
•Salon
•Yatak odası
•Çocuk veya genç odası
•Çalışma odası

Konut ana girişi
Konut ana girişlerinde güvenlik açısından ana giriş kapıları çelik yapıldığı için ve bina mimarileri ana giriş kapısına pencere yapmaya uyun olmadığı için (özel yapılar hariç) yapay aydınlatma elemanları kullanılarak aydınlatılır.
Konut ana girişlerinde dışarıdan gelen kişilerin içeriye girdiğinde zorluk çekmemeleri için sürekli yanan bir lamba bulunması tercih edilir.Ancak gelişen teknolojiyle beraber aydınlatma kontrol sistemleri ile lambanın sürekli açık kalmasına gerek yoktur. Belirli yerlere yerleştirilecek sensörlerle bu kontrol çok rahat sağlanabilir. Bu sistemi bütün konut için düşündüğünüzde hatırı sayılır bir tasarruf yapılmış olunur. Ana girişte kapı numaralarının ve isimlerin yazılı olduğu yerde ya bir aydınlatma aracı konulmalı yada ışıklı tabelalardan yararlanılmalıdır.
Merdivenler
Konutlarda düşey sirkülasyonu sağlayan elemanlara merdiven denir. Merdiven aydınlatmasında en önemli unsur olabilecek kazaları engellemek için merdivenin doğru aydınlatılmasıdır.merdivenleri ikiye ayıracak olursak ;
Ana merdivenler: İki veya daha fazla katlı konutlarda bina girişi ile konut arasındaki bağlantıyı sağlayan merdivenlerdir.
İç merdivenler: Aynı konut içinde ve aynı kullanıcıya ait mekanlarda ( dublex villalar) düşey sirkülasyonu sağlayan yapı elemanlarıdır.
Merdivenlerin sahanlıklarına dışarıya bakan pencere yapılarak doğal aydınlatmadan yararlanılabilir. Veya mimari olarak merdivenler binaya ek olarak camdan yapılabilir. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte bu tür sorunlarda kullanıcıya sınırsız çözüm önerileri sunulmaktadır.
Tabi ki doğal aydınlatma tek başına yeterli aydınlatmayı sağlamadığı için merdivenlerin birleştiği duvara aydınlatma elemanları konulabilir. Ancak duvarlara monte edilen aydınlatma elemanları çarpmalara karşı dayanıklı malzemeden imal edilmiş olmalıdır. Ve mümkünse duvar yüzeyinden fazla çıkıntısı olmamalıdır.yani gömme aydınlatma elemanlarından yararlanılırsa daha kullanışlı olur.
Yine kullanıcının isteğine bağlı olarak aydınlatma elemanları tavana veya merdivenin basamaklarına monte edilebilir. Tehlikeli gölgeler oluşturduğundan merdivenlerde spot kullanılmamalıdır. Sahanlıklar için de genel ışık kullanmak gerekmektedir. Önemli olan merdivenlerin iyi görünmesidir . Her basamağın iyice aydınlatıldığından emin olmak için merdivenlerde yeterli ve homojen bir ışık kullanılmalıdır. Merdiven ışığının koridora oranla daha parlak olması gerektiğini unutmayınız

Şekil 21 Doğal aydınlatılmış bir iç merdiven

Şekil 22 Basamağa gömülmüş merdiven aydınlatması
Antre
Eve girişte karşılaşılan ilk bölüm ve çıkışta kılık kıyafetimizi son kez kontrol ettiğimiz bölümdür. Bir başka deyişle antre dış giyim eşyalarının (mont,palto,şapka ,ayakkabı,şemsiye vb) ve mevsimlik eşyaların bırakıldığı yerdir. İyi bir aydınlatma tasarımı ile, kapınızın eşiğine atılan ilk adım, daha davet edici, sıcak ve dostça karşılanacaktır.
Antrenin dekorasyonu rengi ve aydınlatması insan psikolojisi üstünde oldukça etkilidir. Antrede mümkün olduğunca az mobilya kullanılmalı ve geçiş rahatlığı sağlanmalıdır.
Tüm aile için hareketli bir geçiş alanı olan antrelerde duvar veya tavan armatürleri kullanmak ve ışığı tehlike yaratmayacak bir alana yerleştirmek oldukça pratik ve cazip bir çözümdür. Aydınlatma elemanı olarak ayaklı aydınlatma elemanlarından yararlanılabilir . Bunun yanında Antrenin aydınlatmasında sıcak ışık kaynakları kullanılmalıdır. Antredeki portmanto dolap içi aydınlatma elemanları ile aydınlatılırsa daha kullanışlı olur. En önemli konulardan biriside antrede bulunan aynaya direk olarak ışığın gitmesini engellemeliyiz. Aynaya bakan kullanıcının aynanın parlamasının ve gözlerinin kamaşmasının önlenmesi gerekmektedir.
Koridorun ve holün sonundaki parlak bir ışıklı alan ile davet edici bir efekt yaratılabilir. Gözler doğal olarak daha parlak alanlara çevrilmektedir.
Mutfak ve Yemek Odası:
Mutfak yemek yapmak ,yemek yapmada kullanılan araç gereçleri ve gıda maddelerinin bulunduğu bölümdür. Yemek odası evin yapısına göre mutfak ile beraber veya ayrı bir oda şeklinde olabilir .
Mutfaklarda aydınlatmayı dört ana başlıkta toplayabiliriz.
•Genel aydınlatma
•Tezgah üstünün aydınlatılması
•Dolap ve rafların aydınlatılması
•Yemek masası veya yemek bölümünün aydınlatılması.
Genel aydınlatma: Mutfağın bölgesel aydınlatmaların yanında genel olarak da aydınlatılması gerekir. Mutfakta doğal aydınlatmadan konutun yapısına göre yararlanılabilir. Pencereden gelen ışık pencere üstlerine gelen florasanla güçlendirilebilir. Şekil 23’te gündüzleri doğal aydınlatmanın yeterli olabileceği mutfak örneği görülmektedir. Ancak kentleşme sürekli artarken bu şekilde geniş alanlar bulabilmek oldukça zordur.

Şekil 23 Doğal aydınlatmadan yararlanılmış mutfak örneği
Mutfak da genel aydınlatma yapılırken dikkat edilecek önemli bir noktada sert gölgelerin olmaması ve kamaşmanın önlenmesidir. Bunun için ışık kaynaklarının gizlenmesi tedbir olarak düşünülebilir. Resimde görüldüğü gibi ışık kaynağının önüne ışığın direk alana gitmemesi için ışığı kırarak geçiren aydınlatma elemanlarından yararlanılabilir.

Şekil 24 Mutfak genel aydınlatması
Tezgah üstünün aydınlatılması:
Mutfak aydınlatılmasında en çok dikkat edilmesi gereken kısımdır. Sebzelerin ayıklanması bıçakla kesme işleri veya küçük bakliyatların temizlenmesi gibi işlerin yapıldığı kısım olduğu için net bir aydınlatma yapılmalıdır. Ve ışık kaynağı direk göze gelmesi önlenmelidir. Aynı şekilde ışık kullanıcının arkasından gelmemelidir. Böylece gölge önlenmiş olur.
İstenilen aydınlatmanın sağlanması için üst dolapların alt kısmına ışık bantları konulabilir yada üst dolapların taç kısmına içe doğru eğimli spotlar kullanılabilir. Bir başka çözüm önerisi de resim de görüldüğü gibi tavandan sarkıtma lambalarla tezgah üstünün aydınlatılmasıdır.
.
Şekil 25 iki değişik tezgah üstü aydınlatması

Dolap içinin ve rafların aydınlatması: dolap ve rafların aydınlatılmasının iki önemli amacı vardır. Birinci amaç dolap içinden bir şey alınacağı zaman dolap içini rahatlıkla görmektir. Dolap içine konan küçük bir florasan lamba ile sağlanabilir. Kapağa takılacak bir düzenekle sadece kapak açıldığında yanması sağlanarak elektrik tasarrufu sağlanabilir.
İkinci amaç ise estetik olarak güzel ve çekici durması istenen porselen tabak ,kristal bardak vb eşyaların daha kolay algılanmasını sağlamak ve çekiciliğini arttırmaktır. Kristal tabak veya porselen üzerine direk olarak gelen ışıkların estetiği tamamlar ve çekiciliği arttırır.Sarı ışıklar daha hoş bir görüntü sağladığı için tercih edilir.

Yemek masası aydınlatması: Yemek masalarını aydınlatmasında tabaklar ,bardaklar vb. gereçlerin parlamaması ve yemeklerin iştah açıcı görünmesi amaçlanır. Bunun için genellikle masa üzerinden yaklaşık bir metre yukarıda tavandan sarkıtma aydınlatma elemanları kullanılır. Yemek odasındaki aydınlatma ise masada yemek yiyenlerin gözlerini rahatsız etmeyecek şekilde düzenlenmeli ve tavana gömülü spotlardan kaçınılmalıdır.
Yemek odasının tavanı ahşap malzemeden yapılmışsa ışık kaynakları tavana yönlendirilerek endirekt aydınlatma ile estetik bir görüntü sağlanır. Ayrıca ışık kaynakları gizlenerek de şık bir aydınlatma yapılabilir.

Şekil 26 Tavandan sarkıtılarak aydınlatılmış bir yemek odası


Yemek için ayrı bir bölüm ayrılmışsa bu odanın içindeki resim tablo ve süs eşyaları da direk aydınlatma elemanları ile aydınlatılırsa oldukça şık bir görüntü oluşturur.


Şekil 27 Resim ve süs eşyalarının aydınlatılması



Şekil 28 Farklı bir mutfak aydınlatması

Şekil 29 Farklı bir mutfak aydınlatması
Aydınlatmada yapılabilecekler sadece hayallerle sınırlıdır. Teknoloji sayesinde artık hayalleri gerçek yapmak mümkün.
Salon Aydınlatması
Salon ev içinde günlük hayatımızda en çok kullandığımız bölümdür.salonda nasıl aydınlatma yapılacağı çok önemlidir.
Oturma odalarında gözü yormayacak aydınlık düzeyi, sıcak ışık renkleri, kullanılarak endirekt aydınlatma yoluyla sağlanmalıdır. Abajur ,lambader, aplik ve sarkıt türü armatürler bu mekanlar için idealdir.armatürlerin televizyon ekranı gibi yansıma yapabilecek objelere göre konumlandırılması gerekir.okuma köşeleri içinde lambader ve abajur tipi armatürler kullanılmalıdır. Bu bölüm lokal aydınlatma ile desteklenerek daha yüksek bir aydınlık seviyesi sağlamak mümkün olacaktır.(Mobilya Dekorasyon dergisi sayı 22 ,1998)
Salon aydınlatmaları ışık oyunları ile süslenebilir. Bunun için özel renkli projektörlerden yararlanmak gerekir.

Şekil 30 Projöktörler

Şekil 31 Işık oyunları ile süslenmiş bir salon
Bu aydınlatma tekniğiyle salonda egzotik bir hava yaratılmış. Şekil ,,, da görülen projektörler yardımıyla yapılan aydınlatmalarda en önemli özellik kullanıldığı yerde çok değişik bir atmosfer yaratabilmesidir. Salon aydınlatmalarını kullanım alanlarına göre bölümlere ayırmak gerekirse:
•Televizyon izleme: televizyon izlenen kısımda en önemli konu yansımadır. Işığın ekrandan yansımaması için izleyenlerin bulunduğu kısma bölgesel aydınlatma yapılabilir. Yada aydınlık düzeyi düşük olan armatürlerle endirekt aydınlatma yapılabilir. Karanlık bir mekanda televizyon izlemenin göz sağlığına zararlı olduğu unutulmadan kullanıcının tercihine göre aydınlatma yapılmalıdır.
Televizyon seyrederken oda tamamen karanlık olmamalıdır, çünkü ekranla çevresi arasındaki büyük aydınlık farkı gözleri yorar. Bu nedenle seyircinin direk çevresi hafifçe aydınlatılmalıdır. Işık ekranda yansımamalıdır ve gözleri kamaştırmamalıdır. Bu iki durum gözleri aşırı derecede yorar (......., 1997 ).
•Kitap okuma: kitap okumak için ayrılan kısımda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ışığın okunan yüzeye eğik ve kullanıcının gözünü almayacak şekilde tercihen arkadan veya arka yanlardan gelmesidir.Kitap okurken aydınlık düzeyinin yüksek olması küçük yazı karakterleri ile yazılmış yazıları rahat okumak ve ayrıntıları gözden kaçırmamak açısından tercih edilir.
•Tablolar ve süs eşyaları: Tablolar aydınlatılırken bulunduğu zeminden kolayca ayrılacak şekilde ve tabloda vurgulanan renklerin özelliklerine aydınlatılmalıdır. Tablo ve süs eşyalarının aydınlatılmasında direk ve bölgesel aydınlatma yapılmalıdır. Yapılan bölgesel aydınlatma onların estetik değerini arttırdığı gibi diğer eşyalardan ayırıp kolayca fark edilmesini sağlayacaktır.

Şekil 32 Süs eşyalarının aydınlatılması
•Dinlenme inlenme bölümünde bulunan koltuk kanepe gibi elemanlar için en uygun ve estetik aydınlatma bölgesel aydınlatmadır. Oturulan kısım ve sehpalar bölgesel aydınlatma ile aydınlatılırsa gözler daha az yorulur. Bölgesel aydınlatma yapılırken kamaşmanın olmamasına dikkat edilmelidir.
Bölgesel aydınlatmanın dışında endirekt aydınlatma da dinlenme bölümü için uygundur. Ayrıca ayaklı aydınlatma armatürlerinden de yararlanılabilir. Armatürlerin kullanıcıda kamaşmaya neden olmaması için ışık kaynağının etrafı ışığı kırıcı gereçlerle kaplanmalıdır.
Salonlar için pratik çözümlemeler:
Televizyon yakınlarında bir parça yumuşak ışık bulunması; gözlerin daha az yorulmasını sağlar. Mat ışık veren ampuller veya enerji tasarruflu ampullerin kullanılması uygundur. Tavanda, duvar ve panellerde halojen ampuller kullanılabilir. Bu tür ampuller, objelerin vurgulanması ve çekici endirekt aydınlatma yaratmada ideal çözümler sunar. Işığın hem uzun süre kullanıldığı hem de hoş ortamlar yaratılmak istenen mekanlarda yine mat ışık veren, enerji tasarruflu ampuller tercih edilmelidir. Bu ampullerin enerji tasarruflu oluşu ve uzun ömürleri sayesinde; çeşitli nedenlerden ötürü evde yokken ışıkları açık bırakabiliriz. Ancak, ışığın uzun süre kullanılmadığı ve rahatlatıcı yumuşak ışık istenen mekanlarda beyaz renkli ampul en uygun olanıdır(......Y.T.Ü)



Şekil 33 Salonda dinlenme bölümü aydınlatması

Şekil 34 Dinlenme bölümü aydınlatmasına bir örnek



Şekil 35 Estetik salon aydınlatmasına bir örnek

Şekil 36 Doğal aydınlatma ile aydınlatılmış bir dinlenme ve sohbet bölümü
Salonlarda ayrıca bar , şömine gibi kullanıcının isteğine göre yapılan bölümlerde değişik çözüm önerileri getirilebilir, şöminenin iki yanına duvara bağlı aydınlatma armatürlerinden yararlanılabilir. Işığın sıcak renkli ve düşük voltajlı olması tercih edilir. Veya ayaklı aydınlatma armatürlerinden de yararlanılabilir. Bar düşünülen kısımlarda ise daha canlı ve renkli ışıklar tercih edilir.aydınlık düzeyi kullanıcının isteğine göre düşük veya yüksek seviyeli olabilir.
Salonlarda en önemli konulardan biride tüm bölümlerde kullanılan farklı aydınlatma tekniklerinin uyumlu olmasıdır. Yani bir bölümde kullanılan ışık diğer bölümden ayrılmalıdır.

Yatak Odası Aydınlatması
Yatak odası insanların uyumanın yanında giyinme, makyaj, dinlenme içinde kullandıkları bölümdür. Yatak odasının aydınlatması yapılırken yatak odası bölüm bölüm düşünülmelidir. Yatak odasında genel olarak sıcak ışıklar tercih edilir ve romantik bir hava oluşturulmak istenir. Bunun için aydınlık seviyesi düşük olan aydınlatma elemanlarından yararlanılır. Yatak odasını bölümlere ayırırsak.
•Genel aydınlatma:Yatak odasının aydınlatmasında bölgesel aydın-latmanın yanında sıcak renkli ışık kaynakları ile endirekt bir aydınlatma olması tercih edilir.Böylece hem romantik bir ortam oluşturulur hem de sert gölge ve kamaşmaların önüne geçilmiş olunur.
•Yatak (baş ucu )aydınlatması: Başucu aydınlatmalarında genelde ayaklı armatürler tercih edilir. Kullanıcıya bağlı olarak bu armatürler komodinlerin üstüne duvara da bağlanabilir.


Şekil 37 Başucu aydınlatma armatürleri
Başucunda kullanılan armatürlerin istenilen yöne çevrilir olması kitap okumada oldukça kolaylık sağlar. Başucu aydınlatmalarında ışık kaynağının görünmemesi tercih edilir. Buda kamaşmayı önler. Işığın sarı renkli olması ortamın daha sıcak algılanmasını sağlar. Başucu aydınlatmasıyla birlikte göze gelmeyecek bir biçimde düzenlenen aydınlatma elemanlarıyla tavan da aydınlatılabilir. Bu durumda ışık tavandan yansıyarak geleceği için tavanın rengi, tavanın yapımında kullanılan malzeme ve duvarların renkleri önem kazanır.
Tuvalet masası aydınlatması:Tuvalet masası aydınlatmasında en çok tercih edilen aynanın iki yanına veya üstüne konulan aydınlatma elemanlarıdır. Eğer oda gün ışığı alıyorsa tuvalet masası soldan şık alacak şekilde konuşlandırılmalıdır. Tuvalet masasını daha çok bayanların makyaj yapma yeri olarak düşünürsek ışık kaynağı doğal ışığa yakın olmalıdır. Aksi takdirde yapılan makyajın rengi içerde düzgün görünürken dışarı çıkıldığında tam tersi bir durumla karşılaşılabilir.
Dolap aydınlatması: dolap aydınlatması genelde dolapların taçlarına yerleştirilen spot ışıklarla sağlanır. Taç olmayan dolaplarda ise uygun armatürlerden yararlanarak dolap önleri aydınlatılabilir.dolap içi aydınlatmasında kullanılacak aydınlatma elemanlarının ısı yaymayan aydınlatma elemanlarından olması tercih edilir. Dolap kapağı açıldığında yanan kapandığında sönen bir sistem konulursa hem ısınmadan dolayı yangın tehlikesi ortadan kalkar hem de enerji tasarrufu sağlanmış olur.
Yatak odası aydınlatması ile ilgili bazı çözüm önerileri:
•Kusursuz bir yatak odası tasarımında gerekli dengeyi sağlamak için farklı aydınlatma şekillerinin zarif bir şekilde kombine edilmesi
•Başlangıç noktası genel bir aydınlatma kaynağıdır. Bu ışık tamamen nötr ve dinlendirici olmalıdır. Bu da en iyisi birden fazla noktadan ışıklandırma ile elde edilebilir. Daha sonra da aydınlatmadan istenen pratik gereksinimler düşünülmelidir: tuvalet masası ve gardırop için daha parlak bir ışık ve yatak etrafında okuma ışıkları
•Son olarak da tasarımınız bir Softone ampul ile zenginleştirilebilir ve herhangi bir objeyi veya özelliği vurgulamak için kullanılacak spotlarla kombine edilip yumuşaklık kazandırılarak odanın havası arttırılabilir
•Işık ayarlayıcıya bağlanmış bir tavan ışığı ile büyük bir esneklik sağlanır ve aydınlatma seviyesi ruh halinize göre değiştirilebilir
• Tuvalet masası için ışık düzenlerken aydınlatmanın aynanın her iki tarafında da aynı seviyede olmasına dikkat edilmelidir. Böylece yüzde gölgeler oluşmasını önlemiş olursunuz. Bu alandaki ışık genel aydınlatma için kullanılan ışıktan daha parlak olmalıdır

Şekil 38 Başucu aydınlatmasına bir örnek

Şekil 39 Yatak odası aydınlatmasına bir örnek

Şekil 40 Mustafa Kemal Atatürk' ün yatak odası ve bu odanın aydınlatması


Mustafa Kemal Atatürk’ün yatak odasında bir tavandan sarkıtma armatürle beraber duvar aplikleri dikkat çekiyor. Yatağın hemen arkasındaki halı iki tarafına konulan duvar aplikleri ile aydınlatılmış. Tuvalet masası da üst tarafına konulan duvar apliği ile aydınlatılmış. Yine soyunma kabini olarak ayrılmış kısım hemen üstündeki duvar apliği ile aydınlatılmış. Başucu aydınlatması için komodinlerin üstüne konulan iki adet ayaklı başucu aydınlatma armatüründen yararlanılmış.
Genç Odası
Genç odasının aydınlatılmasında kullanıcının zamanının büyük bölümünü bu odada geçirdiği göz önüne alınmalıdır.
Yatak (baş ucu ) aydınlatmasında yatak odasında uygulanan kurallar genel itibari ile aynıdır. Yine komodinin üzerine konulan aydınlatma armatürleri veya duvara bağlana duvar aplikleri ile aydınlatma sağlanabilir. Genç odasında ranza kullanılmışsa ranzanın hem alt hem de üst yatağın sağ üst veya sol üst tarafına duvar aplikleri yerleştirilebilir
Ders çalışmak ,yazı yazmak gibi işlerin yapıldığı çalışma masası da genç odası mobilyalarındandır. Bu bölümün aydınlatılmasında çeşitli tipteki masa lambalarından yararlanılabilir. Veya duvar apliklerinden de yararlanılabilir. Eğer çalışma masası kitaplıklı ise hemen üst tarafa bant şeklinde bir ışık kaynağı yerleştirilerek de aydınlatma yapılabilir. Çalışma masalarında genel olarak toplumun sağ elini kullandığı varsayılarak ışığın soldan veya üstten gelmesi tercih edilir. bu şekilde bir aydınlatma ile çalışan kişinin gölgesinin çalışma alanına düşmesi engellenmiş olunur.

Şekil 41 Dolabın üst tarafına konulan ışık bandı ve masa lambası ile aydınlatılan çalışma bölümü

Şekil 42 Bir masa lambası birde tavandan sarkıtma ile aydınlatılmış genç odası
Bunların dışında genç odası tavandan yapılan bir yarı direk yada endirek aydınlatma ile desteklenirse daha iyi bir aydınlatma yapılmış olunur.
Çocuk Odası
Aydınlatma tekniği açısından çocuk odaları çok büyük önem taşır.Çünkü aydınlık ve onun sağladığı görsel algılama olanakları, çocukların ilk aylardan başlayarak gelişmelerinde çok önemli bir rol oynar. Çocuk odası aydınlatmasında çeşitli kriterler vardır ( Sirel, 1992 ).

• Normal bir insanın dış dünya ile kurduğu ilişkilerde, yani kendi dışındaki varlıkları ve olayları algılamasında, görsel algının payının % 95 dolaylarındadır ( Sirel, 1992 ).

• Görsel olgu mekanizmasının görme ile, işitsel algı mekanizmasının işitme ile gelişmesi insan fizyolojisinin bir özelliğidir. Kas çalıştırarak, taşıyıcı iskelet yüklenerek, düşünce yeteneği zihinsel etkinliklerle gelişir ve gelişmişliğini korur. ( Sirel, 1992 ) .

• İnsanın öğrenme kapasitesi, artarak yaklaşık 25 yaşlarında maksimumdan geçer ve sonra yavaş yavaş azalır. Öğrenme kapasitesinin çizdiği bu eğrinin tepe noktasının yüksekliği eğrinin başındaki teğetin eğimi ile büyük oranda ilgilidir. Yani çocuklar daha ilk aylardan başlayarak ne kadar çabuk ve çok öğrenirse, ileride öğrenme kapasitesi o oranda yüksek olacaktır. ( Sirel, 1992 ) .
Bu üç gerçek bir araya getirildiğinde çocuk odalarının görsel algılamanın bir an önce gelişmesini sağlayacak biçimde oluşturulmalarının önemi ortaya çıkar ( Sirel, 1992 ).

Çocuk odaları, tayfsal yapısı düzgün bir ışıkla aydınlatılmalıdır. Bu odaların bol gün ışığı olması en iyi çözümlerden biridir. Yağmurlu günlerde ya da kış mevsimlerinde gün ışığı büyük oranda yetersiz olabilir. Bu durumlarda akkor ve soğuk renkli floresan lamba karışımları kullanmak iyi sonuç verebilir. ( Sirel, 1992 ) .

Erkek çocuk odası mavi, kız çocuk odası pembe olmalıdır. Çocuk odalarında tüm renkler ve özellikle kırmızı, yeşil ve mavi renkler dengeli bir biçimde duvar ve eşyaya dağıtılmalı, renklerde koyuluk açıklık ayrımları da ayrıca oluşturulmalıdır. Doku ilk aylardan başlayarak çocukların üçüncü boyutu, perspektifi, başlıca dokuları ve parlaklığı algılayabilmesine olanak sağlanmalıdır. Aydınlatma bakımından en iyi çözümlerden biri beyaz badanalı tavanı soğuk renkli bir ışıkla aydınlatarak yayınık ışık alanı oluşturmak ve bunu, ışıklığı denetimli, doğrultulu ışık veren bir armatürle, örneğin tavana asılı büyükçe ve beyaz bir Japon feneri ile tamamlamak olabilir. ( Sirel, 1992 ).
Çalışma Odası
Çalışma odası,mekanlarda çalışma için ayrılmış bölümdür. Çalışma odasında çalışılan süre uzunsa aydınlatma çok daha fazla önem kazanır.
Çalışma yerlerindeki rahatsız edici yansımaları engellemek için yansıyan ışığın direkt aynasal yansıma yapan kısmının göze gelmesi engellenmelidir.bu nedenle armatürlerin ve çalışma yerlerinin konumları birbirine göre ayarlanmalıdır. (Mobilya Dekorasyon dergisi, ocak şubat, 1998)
Çalışma odasında bilgisayarın hemen yanına bir aydınlatma elemanı konularak göz sağlığı korunmuş olur. Ayrıca bilgisayarın karşısına konulacak ışık kaynağı yansıma yaparak çalışanın performansının düşmesine neden olur.
Yüksekliği 3 m ye kadar olan odalarda aydınlatma için tavana gömülü yada tavana monte edilmiş aydınlatma armatürlerinin kullanılması uygundur.3 m den yüksek olan odalarda askılı,aşağı ve yukarı ışık veren armatürlerde kullanılabilir. (Mobilya Dekorasyon dergisi, ocak şubat, 1998)
Çalışma odasında bazen yüksek düzeyli bir aydınlatma gerekebilir( mimar, mühendis vb )bunun için de masa üstüne konulacak bir masa lambası yada tavandan sarkıtmalı yüksekliği ayarlanabilir ışık kaynaklarından yararlanılabilir. Bu tür işlerde gölge oluşumu istenmediği için Işık kullanıcının arkasından gelmemelidir. Genelde ışığın yönü kullanıcının çalıştığı elinin ters yönünden(sağ el ile çalışılıyorsa soldan ) gelmesi tercih edilir.



Şekil 43 Hem gün ışığı hem de yapay aydınlatma yapılmış bir çalışma odası
Çalışma odası aydınlatmasında pratik çözümlemeler:
•Çalışma odasında dikkat edilecek unsur, ışığın önden gelmesini sağlayacak bir düzen oluşturmaktır; çünkü arkadan ya da tepeden gelecek ışık gölgeler oluşturur.
•Gündüz ışığı açısından doğru yerleştirilmiş bir çalışma masasının aydınlatılmasında en doğru çözüm, gündüz ışığının geldiği doğrultuda yapay ışık kaynaklarını yerleştirmektir.
•Masa üzerinde sabitleştirilmiş akrobatlar bu iş için idealdir.
•Eğer kütüphane varsa, ray üzerinde hareket edebilen spotlarla aydınlatma sağlanabilir( dekorasyon merkezi internet sitesi,2003 )

Banyo Aydınlatması
Banyo günümüzde yıkanma amacının yanında dinlenme ve stres atmak içnde sıkça kullanılan bir bölümdür. Banyoların aydınlatmasında ışığın dinlendirici olması gerekir. Sarkıt aydınlatma elemanları yerine duvara monte edilmiş aydınlatma elemanlarını kullanmak daha uygun olacaktır. Bu şekilde gölge oluşumu da engellenmiş olacaktır.
Banyo aydınlatması yapılırken ışık kaynaklarının suya ve neme dayanıklı olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca aydınlatma elemanları banyonun içi ,yanı sıra dışından da kontrol edilebilmelidir. Islak elle anahtarlar,a dokunmak tehlikeli olabilir.


Şekil 44 Banyo aydınlatmasına bir örnek
Banyoların doğal ışıktan yararlanabilmeleri için pencerelerin keten türü güneşliklerle, storlarla yada buzlu camla kapatılması uygun olur. Çünkü bu tür malzemeler hem içerisinin görünmesini önler hem de gün ışığını içeriye alır.
Banyo aydınlatmalarında bir diğer önemli unsurda aynanın nasıl aydınlatacağıdır. Banyoda kullanılan dinlendirici ve yumuşak ışık tıraş olmak vb gibi işlerin yapılması için yeterli aydınlık düzeyi sağlamıyor olabilir. Bunun için aynanın yan tarafına monte edilecek ışık kaynağı çözüm olabilir. Veya sadece kullanıcıyı aydınlatan bölgesel bir ışık kaynağı da kullanılabilir.

Şekil 45 Ayna aydınlatmasına örmek iki banyo

Şekil 46 Estetik banyo aydınlatmaları

İş Yeri Aydınlatmaları

İşyerlerinde her türlü işin kusursuz yapılabilmesi ve en önemlisi de iş görenlerin göz sağlığının korunması iyi bir aydınlatma tekniğini gerektirir. Aydınlatma öncelikle, yapılan iş ve işlemlerde kalite standartlarının gerektirdiği tüm detayın görülebilmesi için gereklidir. Çalışanların, optimal aydınlatma koşullarında çalıştırılması da onların göz sağlığı ve görme netliğini koruduğu için aynı amaca hizmet eder.
İnsanın enformasyon algılamasında en önemli algılayıcı gözdür. Bütün algılamanın %80 ile 90’I göz kanalıyla gerçekleşir. İş koşullarının doğurduğu yorgunluğun büyük bir kısmının göz zorlanmasından ileri geldiği tahmin edilebilir. Göz zorlanması ve yorgunluk üzerine etkisi ile birlikte aydınlatma tekniği problemlerini anlayabilmek için bu tekniğin bazı temel kavramlarının bilinmesi gerekir. Aydınlatma şiddetinin ölçü birimi lükstür(lx). Bu değer birim alana düşen ışık akışıdır. Aydınlatma şiddeti bulutsuz bir yaz gününde 100.000 lx’ü bulur. Kapalı bir kış gününde bu değer ancak 3000 lx’e ulaşır. Aşağıdaki tabloda bazı değerleri görmek mümkündür.
İşlemler Önerilen Lüks
Montaj ve Kalite Kontrol
-kaba işler
-vasat incelikte işler
-ince işler
-çok ince işler
200
400
900
2000
Dokuma (pamuklu ve Yünlü)
-Hafif dokumalar
-Koyu renkli kumaşlar
-Dokumada kalite kontrol
400
900
1300
Metal levha işleri
Plastik şekil verme ve Levha işleri 400
400
Ağaç işleri
-Kaba doğrama
-Rende ve tezgahta ince makine işleri
-ince tezgah işleri, makine ve cilalama işleri
200
400
600
Tablo 4 Bazı iş yerlerinde önerilen aydınlatma çoğunlukları
Bir iş ortamında aydınlatma gereksinimi, yapılan işlerin özelliklerine, işin özellikleri nedeniyle detay algılama gibi kriterlere bağlıdır. Çeşitli el işleri ve okuma yazma gibi işlerde en düşük aydınlatma gereksinimi 10 lüks olarak bilinmektedir. ( İ.T.Ü Ergonomi Kulübü)
Bir iş ortamında ve çeşitli iş istasyonlarının gerektirdiği aydınlatma düzeyleri önemli bir husustur. Aslında , en yüksek aydınlatmanın en optimal yaklaşım olmadığı bilinmektedir. Temel olan, amaca uygun aydınlatmadır.
Işık yoğunluğu L=ışık şiddeti /yüzey= mum /m.m
İyi bir aydınlatma projesinin tasarımında, çalışanların göz sağlığı, yüksek düzeyde iş becerisi, optimal verimlilik ve çalışanların kendilerini rahat hissettikleri aydınlatma düzeyinin sağlanması gibi bir kriter kullanılabilir. Bir işyerinde büyük ölçüde kaba işlemler yapıldığı için, aydınlatma düzeyi açısından önemli bir sorun olmadığı halde, iş görenlerin kendilerini rahat ve ışıklı ortamda bulmaları ve daha hevesli çalışabilmeleri için de yeterli ve tatmin edici bir aydınlatma düzeyi tercih edilmelidir. ( İ.T.Ü Ergonomi Kulübü)
İyi bir aydınlatma düzeninin özellikleri:
•Bir aydınlatma düzeninin niteliğini belirleyen faktörler:.
•Aydınlatma şiddeti
•Eş düzeyde aydınlatma
•Işık yönü ile gölge etkisi
•Işık dağılımı
•Işıktan yararlanma
•Göz kamaşmasının sınırlandırılması
•Işığın rengi ve renksel yansıma

İşyeri aydınlatılmasında alınması gereken tedbirler ve yapılması gerekenler şöyledir:

Doğrudan yapılan iç yada çevre aydınlatması
Her işyerinde iş görenler, yaptıkları işlere, içinde bulundukları ortam ve genel çevrelerine ve işyerindeki çeşitli yerlere bakmak zorunluluğunda kalabilirler. İnsanlar çevrelerine bakınırken, onların dikkatini en çok, parlak ve renkli bölgeler çeker. Bu sebeple, iş görenin kendi yaptığı iş kendi açısından en iyi aydınlatılmış yer olmalıdır. Ortam, aydınlığı, üzerinde uğraş verilen makin, malzeme, araç ve gereçte yeterli detay algılamasını sağlamıyorsa, iş istasyonunun özel gereksinimi dikkate alınarak özel aydınlatma yoluna gidilmelidir. ( İ.T.Ü Ergonomi Kulübü)
İş istasyonunun aydınlatılmasında kontrast esası üzerinden aydınlatma önemlidir. İşlemlerin yapıldığı tezgah üzerindeki hakim renkler ile iş görenin esas işleme tabi tuttuğu malzeme arasında renk farkı yüksek, orta yada zayıf olduğuna göre, aydınlatma düzeyi de değişir. ( İ.T.Ü Ergonomi Kulübü)
Ayrıca yapılan işin ve incelikli görme gerekli yüzey ve malzemelerin parlama özellikleri de dikkate alınmalıdır. İş görenlerin yaptıkları incelikli işleri kolayca görebilmesi için çalışma yüzeylerinin aydınlatılması sağlandıktan sonra genel çevre aydınlatılması standartlarının saptanması öngörülür. ( İ.T.Ü Ergonomi Kulübü)
Parlamanın önlenmesi
Üzerinde işlem yapılan cisim ve yüzeylerin parlaması , esas yapılan işin görülmesini güçleştirdiği gibi, göz uyumunu da zorlar. Parlama; aydınlatılmış yüzeylerden bir bölümünün diğerlerine bakarak daha fazla ışık yansıtması, aşırı ışıklı görünmesi yada kaynaktan yansıyan ışığın doğrudan göze yansıtması olarak açıklanabilir. Işık kaynağının yada çalışma yüzeyinin parlaması, iş görenin bakış açısına ve çevrede parlama ve yansımalara elverişli malzemenin bulunmasına bağlıdır. İş ortamının gereğinden fazla aydınlatılmış olması ve çok yüksek düzeyde yansıtma özelliği olan; tavan, duvar, malzeme ve döşeme düzeninin bulunması çoğunlukla operatörün görüşünü etkilemeyebilir fakat, uzun dönemde rahatsız edicidir. Böyle bir durumda, aydınlatılmış çevrede yansıtıcı yüzeylerin renk özellikleri ile, yansıma faktörü azaltılabilir. Yapılan iş ve çevresinin aydınlatılmasında , başvurulan her türlü önlem, yeterli rahatlık sağlamıyorsa ve çalışma yüzeylerinin parlaması ve ışık yansıtması önlenemiyorsa, ışık kaynağının yerini değiştirmek gerekebilir. ( İ.T.Ü Ergonomi Kulübü)
Işık titreşimlerinin önlenmesi
Deşarj lambaları (sodyum buharı, cıva buharı yada flüoresan) alternatif akımla çalışırlar ve akım yönü değişikliğinde de yanıp sönerek çalışırlar. Elli Hertz frekanslı akım kullanan lambalar saniyede bunun iki misli yanma ve sönme yaptığı için, bu titreşimler gözle fark edilemezler. Ancak, böyle bir ışık altında çalışan makine operatörleri bir algı yanılması sonucu, makine devirlerinin yavaşladığını yada durakladığı gibi yanıltıcı algılamalar yapabilirler. ‘ Stroskobik etki’ olarak bilinen bu soruna çözüm bulmak için; iş ortamı aydınlatılmasında kullanılan lambaların yanı sıra, farklı bir yanma sönme devri ile çalışan özel ışık kullanılabilir. Kesin bir çözüm de ortam aydınlatmasının trifaze bir akım kaynağından ve farklı fazlarda monte edilmesidir. Yüksek düzeyde aydınlatma gereken yerlerde genellikle trifaze akım kullanılır. ( İ.T.Ü Ergonomi Kulübü)
Gölgeleme
Bir malzemenin üzerine düşen ışığın geliş doğrultusunu değiştirerek, bazı kısımların daha kesin hatları ile görünmesini sağlamak yada bazı kısımların göz alıcı, keskin görüntüsünü matlaştırmak mümkündür. Gölgeleme olarak bilinen böyle bir işlem, endüstrilerde ve özellikle kalite kontrol hizmetlerinde detayların görünmesini kolaylaştıran bir yaklaşımdır. Normal koşullarda çok iyi görülemeyen yüzeylerin daha iyi aydınlatılarak ve ortam ışığında parlayan yüzeylerin gölgelendirilerek, netlikle görünmesi ve incelenmesi sağlanmalıdır.
( İ.T.Ü Ergonomi Kulübü)
Renkler ve ışıklandırma
Renkli bir yüzeyin iyi görülebilmesi , o yüzeyden yansıyan ışınların yeterli yeğinlikte olmasına bağlıdır. Ayrıca, ortam aydınlatmasının yapay olduğu hallerde çeşitli renkler, gün ışığı altındaki görüntülerinden, bir ölçüde de olsa farklı görünebilirler. Renk görmenin önemli olduğu kalite kontrol gibi hizmetlerde, doğal renk algılamasını sağlayabilecek bir aydınlatma önemlidir. Gün ışığının doğal renkleri algılamada en güvenilir aydınlatma olduğu bilinmesine rağmen, gün ışığı ile aydınlığın şiddetinde devamlı iniş ve çıkışlar nedeni ile, renk ayrımı ve kalite kontrol gibi işlemlerde yapay ışık tercih edilir. Yapay ışığın değişmeyen düzeyi, gün ışığına bakarak daha standart bir değerlendirmeyi sağlayabilmektedir. ( İ.T.Ü Ergonomi Kulübü)
Ofis Aydınlatmaları
Çağdaş iletişim olanakları ve bilgisayar teknolojisindeki baş döndürücü gelişim, ofis ve ekipmanlarının düzenlenmesine yeni bir anlayış getirdi. Bu anlayışla değişen ve gelişen ofis sistemleri, doğal olarak aydınlatma elemanlarının tasarımını da yönlendirdi. Günümüzde farklı işlevleri üstlenmiş bürolar için birbirinden farklı aydınlatma elemanları mevcut. İşyerindeki verimin artırılması ve sağlıklı koşullarda çalışabilmek için önemli olan aydınlatma armatürlerinin seçiminde, işlevsellik esas alınıyor. (Espas 2000 ,ofis katoloğu)
Görsel konforun önemi
Ofislerde yapılan işin niteliği ne olursa olsun, işten alınan verim kişinin bulunduğu ortamda görsel konforun sağlanmasıyla mümkündür. Görsel konfor ise aydınlatma tekniği açısından iyi görme koşullarını sağlayacak düzenlerin getirilmesi ile sağlanabilir. Sağlıklı ve doğru bir ofis aydınlatması personelin verimi, çalışma motivasyonu ve göz sağlığı için olduğu kadar modern ofislerin prestiji açısından da çok büyük bir etkendir.
Işığın homojen dağılımı görsel konforun ön koşullarından biridir. Çalışma yüzeyinin parlaklığı (yansıttığı ışık) bakılan nesnenin parlaklığının en az üçte biri olmalıdır. Aynı oran çalışma yüzeyinin parlaklığı ve yakın çevresi arasında da sağlanmalıdır.
Aydınlatma hesaplarında armatürlerin direkt sağladıkları ışık kadar, mekanda oluşup dolaylı olarak algılanan endirekt ışık porsiyonu da önemlidir. Bu endirekt efekt, mekan renkleri ile ışık kaynağının renk geri veriminin uyumu ile sağlanır. Endirekt bileşen tamamen mekanın algılanmasında, çalışma motivasyonu ve rahatlığında etkilidir.
Bütün bunların yanı sıra doğru seçilen ışık kaynağı, doğru armatür yerleşimi ve aydınlatma hesaplarınca elde edilen yeterli aydınlık düzeyi kadar, bu aydınlık düzeyini sağlayan ürünün seçimi de oldukça önemlidir. (Espas 2000 ,ofis katoloğu)


Ofisler için uygun aydınlatma sistemleri
• Ofis ortamlarında genel ışık veren ürünler seçilmelidir. Halojen ve spot gibi direkt ışık veren ürünler, sadece özel vurgulama istenen noktalarda kullanılmalıdır.
• Tercih edilecek armatürler daha çok floresan veya kompakt floresanlı armatürler olmalıdır.
• Toplantı odalarında ve yönetici odalarında dekoratif armatürler rahatlıkla kullanılabilir.
• Ofis aydınlatmasında, ev aydınlatmasındaki gibi dekoratif değil işlevsel armatürlerin seçilmesi esastır. (Espas 2000 ,ofis katoloğu)
Çalışma masası
• Gün ışığını alacaksa soldan alması çok daha doğrudur.
• Parıltıları düşük ışıklı tavanlar kullanılabilir.
• Prizmatik kapaklı büyük yüzeyli armatürler ve petekli, aynalı, reflektörlü armatürler tercih edilmelidir.
• Önü camlı (önü ışık kaynağının ve reflektörün kamaşma etkisini ortadan kaldıran) ve reflektörlü armatürler idealdir.
• Işık kaynağının kamaşma yaratmaması için görme hizasından daha da içeri çekilmesi ve kamaşmanın ortadan kalkmasını engelleyici özel ışık kırıcılı armatürler kullanılmalıdır. (Espas 2000 ,ofis katoloğu)
Bilgisayar ile çalışılan hacimler:
Bilgisayar ile çalışılan alanlarda normal büro hacimlerine göre daha titiz bir aydınlatma gerekir. Bu alanlarda gözlenmesi gereken objeler cam ya da cam kapaklı olduğu için yansımalar veya yansımalardan kaynaklanan kamaşmalar problem yaratır. (Espas 2000 ,ofis katoloğu)
Toplantı salonları:
Konferans odalarında genellikle sakin ve ciddi bir atmosfer beklenir. Bu amaçla aşağıdaki aygıtlar tek veya çift kullanılabilirler.
• Gerektiğinde hacmin veya masanın şekline uygun floresan veya akkor telli lambalı, büyük yüzeyli armatürler.
• Ankastre veya sıva üstü armatürler.
• Endirekt armatürler.
• Aplikler.
• Sürekli ışık bantları.
• Arkadan aydınlatılmış kirişler veya ekranlar. (Espas 2000 ,ofis katoloğu)
Farklı Mekanlarda Aydınlatma
Ticari bürolar, idari servisler:
Bu tip bürolarda, kesiksiz ışık bantları ile genel aydınlatma iyi sonuç verir. Ankastre armatürler, sıva üstü armatürler, askılı armatürler kullanılabilir.
Giriş odaları, giriş salonları, fuayeler:
Bu alanlarda aydınlatma ağırlıklı olarak temsil görevini üstlenir. Akkor telli örneğin reflektörlü lambaların yanı sıra R'sı iyi ile çok iyi arasında değişen floresan lambalar veya metal halinde lambalar kullanılabilir. Aydınlık düzeyi belirlenirken hacmin özellikleri ve komşu hacimlerin aydınlık düzeyleri dikkate alınmalıdır. Bazı bölgelerde genel aydınlatma zor görsel işler için yeterli olmuyorsa, örneğin vezne veya bazı bölgelerin vurgulanması gerekiyorsa ek aydınlatma kullanılmalıdır. Yüksek hacimlerde hem direkt aydınlatma, hem de endirekt aydınlatma veya bu ikisi birden kullanılabilir. (Espas 2000 ,ofis katoloğu)
Temsil amaçlı bürolar:
Buralarda teknik, mimari ve dekoratif isteklerin de göz önünde bulundurulması gereklidir. Floresan lambalarla birlikte akkor telli lambalar veya spotlar kullanılabilir. Bu kombinasyonlar çeşitli şekillerde yapılabilir. Oda çevresini dolaşan ışık bantları, tavan armatürleri, ayaklı armatürler, duvar aplikleri veya masa armatürleri. (Espas 2000 ,ofis katoloğu)
Büyük bürolar :
Büyük bürolarda hacim derinliğinin fazla olmasından dolayı, yeterli olmayan doğal aydınlatmayı desteklemek için sürekli yapay aydınlatmaya gerek vardır. Çünkü pencereden 5 m.den daha fazla uzaklaşıldığında gün ışığı faktörü genellikle % 2'nin altına düşer. Yapay aydınlatma için buralarda iki sistem uygulanır:
•Düz akustik tavanlarda, tavana gömülü armatürler,
•Ses yutan malzemeden yapılmış büyük kafes tavanlar üzerine asılmış armatürler. (Espas 2000 ,ofis katoloğu)

Teknik bürolar :
Bu bürolar için ticari bürolarda uygulanan aydınlatma sistemleri kullanılabilir. Ancak bu tür hacimlerde aydınlık düzeyi görsel ihtiyaçlara uygun olarak 1000 lux'un üzerinde olmalıdır. Bu çalışma alanlarında kamaşma sınırlaması çok önemlidir. Bu nedenle kamaşma sınırlaması en iyi olan armatür seçilmelidir. (Espas 2000 ,ofis katoloğu)
Mekanlarda aydınlatma ile oluşturulan sanal görüntüler
Aydınlatma ile gelişen teknoloji sayesinde sanal oramlar oluşturmak mümkündür. Bu sanal ortamları oluşturulmasında çeşitli düzenekler ve projektörler kullanılır. Şekil ışık ile oluşturulmuş sanal pencere görüntüleri ve diğer resimler buna örnektir. Ayrıca bu konu oldukça geniş bir konudur ve başlı başına bir araştırma konusu olabilir.


Şekil 47 Aydınlatma ile sanal ortamlar oluşturulmuş bazı örnekler
SONUÇ VE ÖNERİLER
Aydınlatma günümüzde vazgeçilmez unsurlardan biridir. Eskiden insanlar gaz lambaları ile meşaleler ile aydınlatma yapıyorlarmış. Oysa şimdi aydınlatmanın bir çok çeşidi ve tekniği ile ayrı bir sektör haline gelmiştir.. Bu teknikler yapılış ve kullanım amacına göre farklılık gösterir.
Dekoratif aydınlatma mekanlarda estetiğin tamamlayıcısı olarak kullanılır. Aydınlatma görünürlük sağlamasından çok estetik amaçlı olarak kullanılır. Fizyolojik aydınlatma da ise amaç görünürlüğü sağlamaktadır. Reklam amaçlı aydınlatma dikkat çekmek için yapılan aydınlatmadır. Daha çok iş yerlerinde kullanılır. İş yerlerindeki ışıklı tabelaları reklam amaçlı aydınlatmaya örnek olarak gösterebiliriz. Bölgesel aydınlatma da ise amaç bir mekan içinde sadece belirli bir alanı aydınlatmak için kullanılır. Keskin gölgeler oluşturması bazı durumda avantaj bazı durumda da dezavantaj olabilir.
Bu aydınlatma yöntemlerinden farklı olarak ışık kaynağından bir yüzeye hiçbir yere çarpmadan gelen ışınlarla yapılan aydınlatmaya direk aydınlatma, tavandan yansıyarak yapılan aydınlatmaya endirekt aydınlatma denir.
Bu aydınlatma yöntemlerini kullanarak hem mekana farklı bir hava kazandırıp hem de istenilen düzeyde görünürlük sağlayabiliriz.
Aydınlatma insanlar üzerinde oldukça etkilidir. Günün büyük bir bölümünü geçirdiğimiz ev ve iş yerlerimizin aydınlatmasında uygulanacak bazı yöntemler ile hem gözlerin yorulması önlenir, hem estetik bütünlük sağlanır, hem de istenilen düzeyde aydınlık sağlanır.
Antrelerde önemli olan ışık kaynağının aynadan yansımamasıdır. Ayrıca dolap içi aydınlatma olursa kullanım açısından rahat olur. Antrelerde ayrıca ayaklı aydınlatma elemanlarından da yararlanılabilir.
Mutfak aydınlatmalarında en önemli unsur çalışan kişinin gölgesinin önüne düşmemelidir. Bunun için üst dolap altına yerleştirilen yada üst dolabın taç kısmına yerleştirilen aydınlatma elemanlarından yararlanılabilir. Yemek masası aydınlatmasında tavandan sarkıtma aydınlatma elemanlardan yararlanılabilir. Önemli olan yemeklerin canlı gözükmesidir. Tavandan sarkıtma aydınlatma elemanları ile yapılan aydınlatmalarda ışık yemek masasından yaklaşık bir metre yukarıda olmalıdır.
Salon aydınlatmasında genel olarak endirekt aydınlatma kullanılır ve bölümlere göre aydınlatma yapılır. Örneğin televizyon izleme bölümü göz sağlığı açısından karanlık olmamalıdır. Düşük voltajlı aydınlatma elemanları ile düşük seviyeli bir aydınlatma yapılabilir. Tablo ve süs eşyalarının aydınlatmasında ise bölgesel aydınlatma yöntemi kullanılır. Dinlenme bölümünde de endirekt veya yarı endirekt aydınlatma elemanlarından yararlanılabilir.
Yatak odası aydınlatmasında yatağın başucuna ayaklı aydınlatma elemanları konularak veya aydınlatma elemanları duvara bağlanarak aydınlatma yapılabilir. Gardıroplarda ise dolap içi aydınlatma elemanlarından yararlanılması uygun olur. Ayrıca yatak odasında eğer varsa koltuk ve masanın bulunduğu bölümde ayaklı aydınlatma elemanlarından veya duvara bağlanan aydınlatma elemanlarından yararlanılabilir. Ayrıca bu bölgesel aydınlatmalar yarı direk veya endirekt tavandan sarkıtma aydınlatma elemanları ile desteklenilebilir. Yatak odasında sıcak ışık kaynakları kullanılması uygun olur. Değişik renkli ışık kaynakları kullanılarak yatak odasında farklı bir hava oluşturulabilir.
Genç odasında yatak odası ile benzer bir aydınlatma yapılabilir. Arklı olarak çalışma masası masa lambası ile veya kitaplığa bağlanacak ışık kaynakları ile aydınlatma yapılabilir.
İşyerlerinin aydınlatmasında yapılacak işe göre aydınlık düzeyi belirlenir ve uygun aydınlatma yöntemi seçilir. Bazı işyerlerinde aydınlık seviyesinin çok yüksek olması gerekir.( elektronik , bilgisayar.kuyumcu vb) Bu tür işyerlerinde tezgahlara yakına seviyede bölgesel aydınlatma yapılabilir.
Ayrıca bu araştırmada kısaca değindiğimiz bazı konularda daha ayrıntılı bir araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bunlar;
•İş yeri aydınlatmaları
•Işık renk ilişkileri
•Mekanlarda aydınlatma ile oluşturulan sanal görüntüler
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-11-06, 19:32   #2
emre224

Varsayılan C: aydınlatma


walla hiç okumakla ugrasamadım paylasım için tesekkürler
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-12-06, 09:26   #3
мαηкєη

Varsayılan C: aydınlatma


Çok Uzun Ya
ArŞİvledİm Bİr Ara Bakarim
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-12-06, 14:19   #4
MeteK54

Varsayılan C: aydınlatma


vallaha arşivlemedim bile kusura bakma ama çoook uzunn
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-12-06, 17:08   #5
defackto

Varsayılan C: aydınlatma

Çok teşekkürler bilgiler için..
Bir kaç da resim olsaydı çok daha iyi olurdu aslında
Ellerine sağlık,repin geliyor
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat