Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Hobi > Hobiler Genel
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]

Bağlama Ailesi.....

Hobi Kategorisinde ve Hobiler Genel Forumunda Bulunan Bağlama Ailesi..... Konusunu Görüntülemektesiniz => BAĞLAMA AİLESİ : Ülkemizde en yaygın olarak kullanılan telli bir Türk Halk Müziği enstrümanıdır.Yörelere ve ebatlara göre bu estrümanlra bağlama ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 29-11-05, 01:13   #1

Varsayılan Bağlama Ailesi.....


BAĞLAMA AİLESİ :


Ülkemizde en yaygın olarak kullanılan telli bir Türk Halk Müziği enstrümanıdır.Yörelere ve ebatlara göre bu estrümanlra bağlama denir.



1 –Kopuz : Türkler’in Orta- Asya, Horasan ve Mavraün bölgesinden Anadolu’ya 11.ve12.yy göç ederken kültürlerinin bir parçası olan “ Kopuz , Dötar” gibi estürmanlarıda beraberlerinde getirmişlerdir.

Kafkaslarda , Balkan ülkelerinde kullanılan Telleri ve perdeleri çeşitli bağırsaklardan yapılan yapım formu ve perde dizaynı bildigimiz bağlamımızdan farklı olsada fiziki görünümü bağlamaya benzer, geometrik olarak üçgen biçimindedir.

Balkan ülkeleri ve Avrupada ise Batı Hun İmparatoru’nun(Atilla) kullandığı söylenir fakat hiçbir estrümanın kesin tarihi bilinmedigi gibi bu estrümanların’da kesin olarak bilinmemektedir.



2 - Cura : Bağlama Ailesinin en küçüğüdür ve çok çığırtkan bir estrümandır.Genellikle gurup halinde kullanılır.Tekne boyları ise19. cm ‘den 30 cm’ye kadardır ve çekecegi akort sistemine göre değişir.



3 - Çöğür : Curadan biraz daha büyüktür ve tekne boyu ( 34,35 , 36 cm)ye kadardır. Kendine has çok güzel bir ses tonu vardır, aynı zamanda çok eskiden dedelerimizin Cem’lerde kullandığı bir estrüman türüdür. Not: Çektigi akort sistemi ise günümüzde en çok kullanılan bağlama düzeni dediğimiz RE, SOL, LA’dır. Kısa saplı bağlamaya en yakın olan enstrüman çöğürdür.



4 - Tambura : Bağlama Ailesinin akort ve düzenlere göre en çok kullanılanıdır.Tekne boyları 38,39,40 veya 41 cm olabilen uzun saplı bir estrümandır.

Balkan ülkelerinde Tamburaya Irızva adı verilir.



5 - Tamdıra : Bağlama Ailesinde renk saz olarak kullanılan ve kendine has bir ses tonu olan bir enstrümandır.Genellikle Aşıklar , Ozanların tarafından kullanılmaktadır. Tekne boyları 42 cm den başlayıp 45 cm ye kadardır.



6 - Divan : Bağlama Aillesinin en büyüğü olup genellikle gurup halinde renk saz olarak kullanılır. Tekne boyları 50, 51, 52 cm olabilmektedir.





BAĞLAMA YAPIMINDA KULANDIĞIMIZ AĞAÇ TÜRLERİ .



Dut, Ardıç, Kelebek, Maun (Sipo ).Gürgen,Akgürgen, Kayın, Ladin,Morgül, Gül, Zebrano,Abanoz,Plesenk



BAĞLAMA ALIRKEN ENLERE DİKKAT EDİLMELİ.



Biz bir bağlama yapım ustaları olarak şunlara dikkat etmenizi öneririz .

1 - Bağlama yapan Firma veya kişilerin çalışma sistemine veya cittiyetine .

2- Kullandığı mazemenin kalitesine.3 -

3- Bağlamanın fiziki görünümüne .

4- Ses kalitesine , kullanım rahatlığına .

5- Kullanan kişi ve Kurumların menmuniyetine.













ARDIÇLAR



Ardıç cinsi 60 türü ile kuzey yarıkürede( Alaska’dan Meksika’ya kadar Kuzey Amerika’da;Arktrik bölgelere kadar tüm Avrupa’da; Kuzey ve Doğu Afrika’da,Ön Asya, Doğu Asya ile Orta ve Kuzey Asya’da) geniş bir corafi yayılışa sahiptir.

Bu doğa harikası ağaç türünleri çok amaçlı kullanınmaktadır. Çok dayanıklı vede kolay işlenebilen güzel kokulu, öz odunu çoğunlukla kırmızı, kahve veya vişne çürüğü rengindedir.

Özellikle kalem sanayiinde,çekmece ve sandık dolapların yapımında, oymacılıkta, kaplamacılıkta,evlerin dekorasyonunda,bahçe çitlerinin yapımında,ülkemiz köylerinde toprak damlı evlerin dam ve taban döşemelerimde,çürümeye karşı çok dayanıklı olduğu için kullanılmaktadır.Bizler OnarMüzik Evi Ustaları olarak Akustik ve Fiziki bakımdan güzel olduğu için Bağlama yapımında kullanmaktayız.



1-Katıran Ardıç : Çoğunluğu çalı yada ufak ağaç halinde bulunurlar.Uzunlukları 2-4. Metre arasında olabilen Ardıç türüdür.Katran Ardıcı Akdeniz ülkelerinde ,Surye, Anadolu,Kafkas ve Kuzey İran’da doğal olarak yayılmıştır.Ülkemizde, Trakya ve Anadolunun ( İç Anadolu’nun Tuz Gölü ve doğu Anadolu hariç)hemen hemen her tarafında görülür.

Eskiden Toros Dağları ve Batı Anadolu Dağlarında bulunan köylerde,ağacın gövde ve dalları büyük küpler içinde yakılır , elde edilen katran süzülerek,insan ve hayvanlarda görülen bazı deri hastalıklarında ( uyuz gibi )kullanılırmış.

Bugün için Anadolu’da Ardıç Katran’ın yerine Andız Katranı,Çam katranı veya Sedir katranı kullanılmaktadır. Akdeniz Alp’lerinin eteklerinde, katran Ardıcından katran elde eden imalathanelerin kurulduğuna dair bilgiler mevcuttur.



2-Çin Ardıcı : Çoğunlukla Çin ,Moğolistan ve Japonya’da doğal olarak yetişen bu ardıç türü çok çeşitlilik gösterir.20.Metreye kadar uzayabilen geniş ağaçlardır.Konik veya sütun şeklinde olabilirler. Boylu çalı , bodur çalı veya sarmaşık gibi yere sürünücü,yayılıcı forumları’da vardır.

Bu ardıç türünün çok yeşil ve sık yapraklarının muhteşem görümü nedeniyle genellikle bahçe veya park düzenlemelerinde kullanılırlar.



3-Bodur Ardıç :Avrupa, Asya, Kuzey Amarika’nın kutup bölgelerinde ve yüksek dağlarında yaygındır.Türkiye’de yüksek dağlarda ( Uludağ, Kazdağı, Muratdağı, Erciyesdağı, Nemrut dağı kırateri gibi ) 1.100. 2.600.Metre arasında özellikle orman sınırı üstünde yaygındır.Bodur ardıç yerde sürünen 30-40.cm. boyunda sık dallı bir ardıç türüdür. Dalları kalın ve kısa, yaprakları sürgüne hemen hemen yapışık gibidir.Üst kısmınların’da beyaz renkte, genç bir stoma bandı görülür. Her bir kozalağın köşelerinde üç-iki ender olarak da bir tane yumurtaya benzeyen tohum görülür.



4-Finike Ardıcı :Akdeniz bölgesi,Güney Avrupa,Kuzey Afrika,Kanarya Adaları ile Güneybatı Anadolu’da görülür.Türkiye’de Muğla, Marmaris, Datça, Kuşadası,Söke, Çeşme dolaylarında, makiler içerisinde küçük guruplar halinde bulunurlar.

Kuzey Afrika’da ve Cezayir’de 2. Bin metre kadar yüksek bölgelerde bulunmaktadır.

Kanarya adalarında da bin yaşına yaklaşan yada daha yaşlı olabilen kalın çaplı Finike Ardıcı bulunmaktadır.Toprak isteği bakımından kanatkar olmakla beraber, kışları sert geçen iklim şartlarından zarar görürler.



5.Sabin Ardıç :Güney ve Orta Avrupa’nın dağlık yörelerinde( Alpler ve Pireneler),Akdeniz bölgesinde,Anadolunun bazı kesimlerinde,Kafkaslar,Güneydoğu Rusya,Altaylar veBatı Kazakistan olmak üzere yeniş bir yayılışa sahip olan Sabin ardıcı, 3-4 metreye kadar uzayabilen eğri gövdeli bazende yere yatık olan bir ardıç türüdür. Dört sıra üzerinde karışık uzanan koyu yeşil renkli yapaklar bulunmaktadır.Bu ardıç türü Türkiye’de yüksek dağlık yörelerde, kurak yamaçlarda, orman sırtında bulunur. Örneğin:Karabük,Keltepe(1.700.metre), Gümüşhane,(1.400.metre),Sivas’ın Yızıl dağları (1.800. metre),Manisa dağı.(1500.metre), Murat dağı(.2.200.metre),Maraşın Ahırdağı.(2.000.metre)bu ardıç türünün bulunduğu yerlerden bazılarıdır.Önceleri Sabin ardıcının kurumuş yapraklı sürgünleri, kara ardıç yağı (Herba Sabinae )olarak adet sökdürücü,çocuk düşürücü ve idrar arıtıcı olarak’da kullanılırmış.



6. Boylu Ardıç : Öncelikle kayalık ve sert topraklarda yetişen ,yaşlandıkça yaşlanan tepeye sahip 15-20. Metre boyunda bir orman ağacıdır.Antalya ‘nın Elmalı yöresinde 25. Metre boyu ve 6-7.Metre cevresi olanlarına raslanabilir.Gövde kabukları kül grisi rengindedir.İnce şeritler halindeki çatlaklı boz mavi-yeşil pul yaprakları son derece ince sürgünlere sıkı bir şekilde ve karşılıklı olarak yatarlar.

Kozaları 8-12. mm. çapında dört ile altı pulda meydana gelir.Olgun kozalar koyu mor, kahverengi ya da siyah olmaktadırlar.Üzerleri çoğunlukla dumanlı her bir kozalakta dört ile on adet kestane kırmızısı,sivri uçlu küçük tohumlar vardır.

Odunları çok dayanıklı,ince ( Testürlü ) Damarlı ve kaliteli, özlü rengi ise koyu vişne çürüğü vaya kırmızı olan bir türdür.Öz odununun kokulu ve daha koyu renkli olması nedeni ile diğer ardıç türlerinden ayrılması kolaydır.

Yetiştiği bölgeler ise : Batıda Balkanlar,Güneydoğuda İran,Irak’ın batısı Güneybatıda Moldovya,Yunanistan adaları,Bularistan’ın güneyi, Kırım,Küçük Asya, Kafkas,Lüblan,Surye doğal olarak bulunmaktadırlar.

2500 ile 3000.Metreler arasında yayılış gösterir.Türkiye’de ise Katran Ardıc’ından sonra en geniş yayılışa sahip olan bir türdür. Kuzey,Batı, Orta ve Güney Anadolu’da özellikle Toros ve Antitoroslar’da kuru ve taşlı yamaçlarda teker teker ya da toplu halinde görülür.

Sıcak ve kurak yerlerde dayanıklı olmakla beraber Akdeniz bölgesindeki dağların zirvesin’de dört mevsimi beraber yaşamaktadırlar.



7.Kokulu Ardıç : Boyları 10-15. Metreye kadar uzayabilen gençliğinde düzgün gövdeli ve piramidal tepeye sahip olan doğa güzeli bir ardıç türüdür.Genç sürgünler kısa, kalın ve belirgin bir şekilde dört köşeli yapraklar oluşturduğundan güzel bir koku verir.( Latince, foetidissima, fena kokulu anlamına gelir. ) Bu nedenle bazı Türkçe kitaplarda bu ardıça kokar Ardıç adı verilir.Diger ardıç türünden tohum sayısının az olmasından odununun açık kırmızı, kahve rengi olmasından ve çok güzel kokmasıyla ayrılır.

Türkiye’den başka,Yunanistan dağlarında,Arnavutluk,Yugoslavya,Suriye ve Kırım Yarım adasında doğal olarak yayılır.( NOT: Çok eskilerde ve günümüzde bu ardıçlardan çok dayanıklı olduğu için hayvan ahırlarının üst kısımlarında,cehiz sandığı ve küçük süs eşyası yapımında kullanılmaktadır. )Biz bağlama yapan ustalar olarak bağlamaların ( Gövde ) Tekne dedigimiz kısımlarda kullanmaktayız .



LADİNLER

Ladin ağaçlarının beş cinsi vardır.


1- Ak Ladin : Kanada ve Kuzey Amarika’nın doğusun’da,70 ve 45 derece kuzey enlemleri arasındaki ormanları oluştururlar.Kanada’da bulunan ve en geniş alana sahip olan Akladin,önemli bir ladin türüdür.

Vatanın’da 25-30. Metreye (maksimum 40. Metre’ye) kadar uzayabilen bir ağaçtır.

Açıkça büyüdügünde yerlere kadar dipden dallanan konik pelitler,fevkalede güzel gelişme gösterir. Gövdesi gri-kahverengidir.Kabukları ince pullu,geniş sürgüler çıplak mavimsi yeşil, daha sonraları da portakal sarısı esmer yada gri olur.İğne yapraklar mavi yeşil 10-18.mm uzunluğunda,küt veya sivri uçlu ve her bir yüzeyinde üç ya da dört stoma çizgisi vardır.

Bu ağaç türü yumuşak ve rahat işlendiği için genellikle marangozlar, mobilyacılar tarafından (doğrama ) kapı,pencere,lanbir gibi bir çok alanda kullanılmaktadır.

Ben bağlama yapan usta olarak hem fiziki hemde ses kalitesi iyi olduğu için bağlamaların kapak kısmın’da kullanıyorum.Bu ağaç türü gitar,cello,buziki , gibi bir çok esturmanın yapımındada kullanılmaktadır.



2 – Konik Ladin : Kanada’nın güney batısında,(Alberta ) yakınındaki Akladin ormanları altında,1904. Yılında Dr.J.G.Jack ve Prof.Alfert Rehder adında iki botanikçi, yeni bir araştırma yaparak fazla boylanmayan bodur ve konik forumlu akladine raslamışlardır.

Daha sonra Amarika ve Avrupa fidanlıklarında çoğaltılmışlar son yıllarda ise İstanbul fidanlıklarında coğaltılarak, parklarda , bahçe düzenlemede kullanılmışlardır.Konik ladinlerin boyları 2-3 metre arasındadır.Yavaş büyürler yeşil ve kirpi gibi batıcı olan iğne yapraklarıyla bir doğa harikasıdır.Bu ağaç türü ise bahçe park düzenlenmesi gibi amaclarda kullanılmaktadır.



3- Avrupa Ladin : Avrupan’ın en önemli orman ağaçlarından biri olan bu tür 40-50.metre uzunluğu ve 2. Metre çapında olabilirler.Gövdesi dolgun ve düzgündür.

Kabukları gençlerde kahverengi, yaşlılarda ise kırmızı-açık kahverengi dir.Genç sürgünlerinin rengi açık kahverengi veya açık kırmızımsı sarı ,üzerleri ise çıplak ya da hafif tüylü tomurcuklardan oluşmaktadır.

Yaşlı ağaçların dalları yukarıya doğru fırça gibi yönlenir.Parlak yeşil inğe yaprakları bu ağaç üzerinde 5-7. Yıl kadar, soğuk havalarda ise daha fazla kalır.

Kök sistemi genel olarak yayan ağır ,ıslak,gevşek topraklarda ise oldukça derine iner. Avrupa Ladin’in nem istegi ve yüksek ısı isteği azdır.Yaz kuraklığına ve zehirli gazlara karşı çok duyarlı gölge ağacıdır fakat gölgeye köknar kadar dayanıklı degildir.

Toprak derinligi, mineral matelere, rüzgara karşı dayanıklı degildir Avrupa’da geniş corafyaya yayılmışlardır.Alpler’de 2.bin metre’ye karar yükselerek dikey orman sınırına ulaşır buna karşılık deniz iklimine sahip olan Batı Avrupa’da doğal olarak bulunmaz . Kenar dağların egemen ağacıdır buralardan orta dağlık yerlere kadar iner , çok kere Avrupa könarı ve Avrupa Kayını ile karışık olarak bulunur.

Biz bağlama yapan ustalar olarak bu ağaç türünün fiziki ve ses kalitesinin güzel oluşu nedeniyle bağlamaların kapak ( Göğüs ) kısımlarına kullanmaktayız.Genelikle Gitar, Çello gibi bir çok estrümanın kapak kısımlarında kullanılmaktadır.



4- Doğu Ladin : Kafkasya ve küçük Asya’nın önemli bir ağaç türüdür Doğu ladini parkçılık bakımından dekoratif bir süs bitkisidir.Sivri bir tepeye , dolgun ve düzgün bir gövdeye sahip bir doğa harikasıdır.

Kabukları,genç gövdelerde genelikle açık renkte ve düzgün,yaşlı gövdelerde çatlaklı ve koyu olur.Dalları sık bir vaziyette hemen henem bütün gövdeyi sarar.Genç sürgünleri ise ince, açık renkli ve tüysüz olan Doğu ladini ,mevcut ladin türlerinden,kısa iğne yapraklarıyla ayrılır.

Kozaları olgunlaşmadan önce bazı ağaçlarda yeşil,bazılarında ise koyu kırmızı veya açık kiremit rengindedir,bu sayede Avrupa ladininden ayrılır.İlk yaşlarında gayet yavaş büyürler. 8-10.Yaşından sonra hızlı büyümeye başlarlar ve bu şekilde büyümeye devam ederler.

Elverişli yerlerde çapları 2-5. Metre , uzunlukları 40-50.Metre kadar olabilir.

( Gümüşhane Torul’da ise Doğu ladinin 68.Metre boyun’da olanı vardır.) Doğu Ladininin Avrupa Ladinine kıyasla daha fazla coğrafi yayılış alanı vardır.

Kuzeydoğu Anadolu sahilleri,Kafkasya,Küçük Kafkasya dağları ve Kuzeydoğu Anadolu dağlarının sıralandığı kısımlarda yaygındır.Buralarda bazen Doğu kayını,bazende Doğu Karadeniz Göknar ve sarıçam ile karışık çok güzel beyaz bir orman meydana getirirler.

Deniz sahili ve tepelik arazide görülürse’de genellikle 1.200,2.200,2.400.metreler arasında,Karadeniz’e bakan nemli yamaçların üzerinde yaygınlık gösterirler.



5- Mavi Ladin : Kuzey Amarika’nın batısında, Kolorado,Utah ve Arizona eyaletlerinin doğusunda kayalık dağların orta ve yüjsek kesimlerinde(2.000- 3.000.metreler arasında)doğal olarak yayılış gösterirler.

Güneyde New Mexico’nun kuzeyine kadar iner, Arizona’da 3.000. metreye kadar yükselir.Doğal yayılış alanı içinde Mavi Ladin hiçbir şekilde tek başına orman teşkil etmez; sözü edilen bu dağlık bölgelerde,akarsu kenarlarında ,göl ve bataklık çevresinde tek tek ya da küçük guruplar halinde görülürler.

Mavi Ladin çoğunlukla 30. Metre,iyi yetişme koşullarında ise 50. Metreye kadar uzayabilen, dalları yatay yönde uzanan kalın dallı bir ağaç türüdür.Mavi ladin vatanında, su ve dere kenarlarında yetişdigi gibi gayet kuru ve verimsiz topraklardada yetişebilmektedir.Parkçılık bakımından mevcut ladin türleri içerisinde en çok kullanılanıdır. Toprak istegi fazla degildir, kışın soğuklarına dayanıklı olduğu gibi, yaz kuraklığından ve zehirli gazlardan en az etkilenen ladin türüdür.İstanbul,Ankara,İzmir gibi büyük kentlerimizin park ve bahçelerinde güzel örnekleri vardır

.

GÜRGENLER


1- ( Carpinus betulus. L ) Adi Gürgen : Carpinus cinsinin halen Avrupa , Asya ve Kuzey Amerika’da doğal olarak yetişen 26 kadar türü vardır.

Bunlardan ikisine,ülkemizde degişik ormanlık bölgelerinde raslanmaktadır.Kışın yaprağını döken ağaç veya boylu çalılardır.Gövde kabukları düzgün ve gri renkli olan bir dağa harikasıdır.

Genel corafi yayılışı, hemen hemen bütün Avrupa Baltık Memleketleri , Kafkasya ve İrandadır.Türkiye’de Trakya ,Marmara ve Karadeniz , Batı Anadolu’da Sultan ve Murat Dağlarında bulunmaktadır. Bu tür gürgenler 25. Metreye kadar uzayabilmektedir.Gövde kabuğu açık gri renkli ince , düzgündür ve çatlamaz.

Yaprakları uzun( 3-5 cm boyutlarında ),dip tarafı yuvarlak ve yürek biçiminde,ucu ise sivridir.Bu ağaç türü gölge ağacıdır,önceleri yavaş büyür ; sürgün verme özelliği fazla ve süreklidir. Bu nedenle, baltalık halinde işletilir.Gölgeye dayanıklı olduğu için Kayın veya Meşe ormanlarında iyi bir dolgu ağacıdır.Bu ağaç türünü genellikle mobilyacılar,marangozlar, tornacılar kullanmaktadır.



2- ( Carpinus orientali Miller ) Doğu Gürgeni : Corafi dağılışı Balkanlar, Dalmaçya sahilleri, İtalya , Kafkasya, Kırım, Türkiye’de ise Trakya, Kuzey Anadolu ile Güney Anadolu’da yayılış göstermektedir.Batı ve Doğu Anadolu’da ise İçel : Tarsus. ( Cehennem Deresi ), Maraş : Andırın’da çoğunlukla kalkerli topraklar üzerinde ve karışık yapraklı ormanlar içerisinde bulunurlar. Maçka’nın Hamsi Köyü civarıda ise Doğu Ladini altında görülmektedir .Genelde birinci türün aksine kuraklık olan yerlerde yetişmektedirler.

Doğu gürgeni 5–6. Metreye kadar uzayabilen ufak bir ağaçtır ve boylu bir çalı görünümündedir.Gövde kabuğu düzgün,gri renklidir.Genç sürgüler kırmızımtrak- kahverengidir.Yapraklar yumurtamsı mızrak biçiminde veya yuvarlak , hafif yüreksidir. Çok dayanıklı,sert, olduğundan dolayı özellikle marangozlar, mobilyacılar, tornacılar ve biz bağlama yapan ustalar tarafından bağlamaların sap, takoz ve teknelerde(oyma–yaprak) kullanılmaktadır.



3 – ( Ostrya carpinifilo Socp ) Kayacık Yapraklı Gürgen : Ostrya cinsinin Kuzey ve orta Amerika ile Asya’da yayılmış ( 7 ) kadar türü vardır.Bunlardan yalnız birisi ( Ostrya carpinifolia Scop. ) doğal olarak yetiştirilmektdir.

Boyları 15 – 20 .Metre arasında değişen,dağınık tepeli bir ağaç türüdür.Önceleri düzgün kabuklu olan bu tip ağaçların yaşlandıkça gövdelerinde şeritsi bir çatlama görülür.

Sürgüler boz – kahverengi,tüylü,çıplak gözle görülecek büyüklüktedir.Kışın yaprağını döken bir ağaç türüdür.

Öz odunu koyu renkli, diri odunu açık renkli ve farkıldır.Odunları “ küçük dağınık veya sık pullu, ( traheli ) gruplar halindedir. Çok dayanıklı, sert ve kıymetli olduğu için özelikle marangoz aletlerinin ağaç kısımlarının yapımında kullanılır.Bunun dışında tornacılar, mobilyacılar, marangozlarda bu ağacı kullanmaktadır.Biz bağlama yapan ustalar ise sap, takoz ve oyma teknelerin yapımında , kayacık yapraklı gürgeni kullanmaktayız.

KAYINLAR

1- Doğu Kayın : Kuzey Yarım Kürede, ılıman - serin bölgelerinde saf veya karışık ormanlar kuran yaklaşık ( 8 ) türü bulunmaktadır. Bunlardan ( Fasgu orienalis ) Kuzey Amerika’da ,( Fasgum sylvatica ) Avrupa’da, ( Doğu Kayını ) Anadolu’da , Kafkaslar’da, Kuzey İran’da , Orta ve Batı Çin’de doğal olarak bulunmaktadır.

Genel coğrafi yaylışı , Bulgaristan, Türkiye, Kafkasya,İran’dır. Ülkemizde en geniş ve en iyi gelişeni Karadeniz Bölgesinde(Demirköy’den Hopa’ya kadar karadeniz sahiline paralel uzanan dağların orta ve yüksek kısımlarında), Kuzeye yönelik yamaçlarda bulunur,bazen saf bazende karışık ormanlar kurar. Marmara bölgesi ile Anadolu’da yer yer görülür.

Güney Anadolu’da Adana’nın Pos ormanlarında, Amanos dağlarında ve Maraş’ın Andırın yöresinde lokal olarak bulunur.Kayın ağaçının en belirgin özelliği, açık gri veya koyu gri renkli kabuklarının ağacın hayatı boyuca çatlamadan düz ve pürüzsüz şekilde kalmalarıdır.



2- Avrupa Kayını : Çok geniş bir coğrafi yaylışı vardır. Batı ,Orta veGüney Avrupa’da saf, bazen de Avrupa Göknarı,Ladin ve Sarıçam ile karışık ormanlar oluşturur.Sub- atlantik iklimin ağacıdır.Bol yaz yağışı ister.

Biz bağlama yapın ustaları olarak bu ağacın çok dayanıklı ve sağlam olması nedeniyle bağlamada sap ve takoz olarak kullanmaktayız.



DUTLAR ( MORUS ) AĞAÇLARI .


Kuzey yarım küresinin ılıman ve subtropik bölgelerinde yayılmış olan ( 12 ) kadar türü vardır. Kışın yaprağını döken boylu ve odunsu bir ağaç türüdür.Ülkemizde çok yaygın olan ve bir çok türü bulunan meyve ağacıdır.



Bu ağaç türünden bazılarının özellikleri vede yetişdigi bölgeler .

Ak Dut : ( Vatanı Çin’dir. ) Ak Dut, vatanı dışında, Asya’da, Ülkemizde ve Kuzey Amerika’nın Doğusun’da, yapraklarından ipek böceği yetiştirilmekte fadalanındığı için geniş çapta kültürü yapılmış, yetiştirildiği yerlere natüralize olmuştur.
Dutların yaşlı gövdelerinin kabukları lehalar halinde çatlaktır.Odunları ” Morin” maddesi nedeniyle sarı bir renk almıştır. 15. Metre’ye kadar uzayabilen, kalın dallı, geniş tepeli bir ağaç türüdür. Ülkemizde her yörede uzun yıllardan beri meyvesi ve yaprakları için yetiştirilmektedir.Öz odunu koyu, diri odunu sarı renklidir.Sağlam,dayanıklı,ötegen olduklarından dolayı ve ülkemizde yaygın oluşu nedeni ile bağlama yapımında kullanılmaktadır.Özelikle Gövde ( Tekne ) kısmında ve çeşitli müzik aletleri yapımında kullanılmaktadır.

Maclura Dutu :Monotipik bir cins olam Maclura Dutu’nun tek bir türü vardır. Bu tür, Kuzey Amerika’nın güney batısında (Arkansas ve Oklahama’nın güneyi ile Texsas’ın doğusunda ) sınırlı bir alana sahip olsa da, canlı çit ve süs bitkisi olarak Amerika’da ve diğer Avrupa ülkelerinde yetiştirilmektedir.Bir çok çekirdekli ve sulu meyvelerin bir araya gelmesinde oluşan meyvesi ( bileşik meyve ) 10 cm çapında ,portakal görünümündedir, yeşil renklidir ezildiğinde süt sağlar,yaprakları döküldükten sonra meyveleri uzun süre ağaç üzerinde kalır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-11-05, 01:20   #2

Varsayılan Cvp: Bağlama Ailesi.....


DEVAM......

BAĞLAMA YAPILAN AĞAÇLAR

Bağlama yapımında öncelikle dikkat edilmesi gereken, ağaç seçimidir. Ses verme özelliği bulunan ağaçları seçmenin yanında, kuru olmaları da önemlidir. Kuruma işlemini fırınlama yapmadan doğal ortamda, eğer mümkünse bağlama yaptığınız ortamda bekleterek yapmak gerekir. Bu bekleme süresi en az beş yıl kadar sürer. Kimileri için bu süre biraz abartılı gelebilir; fakat iyi bir müzik aleti yapmak için, kullanılacak ağacın kuru olması şarttır. Daha sonra, kullanılacak ağacın (tomruk ya da kalas halinde olabilir) bağlamaya uygun, düzgün bir şekilde biçilmesi gerekir. Yani damarlarının her şeyden önce paralel ve dik kesilmesi lazım. Birbirleriyle renk ve uyum içinde olmasına dikkat edilmelidir. Bağlamayı yaparken (ya da müzik aletlerinin hepsi için söylemek gerekirse) sadece ağacı montaj yapmak, ondan ses çıkartmak müzik aleti yapıyoruz demek değildir. Zira estetik de çok önemlidir. Ağacın kendi estetiğini bozmadan, kesinlikle boya sürmeden, koruyucu bir cila kullanmak gerekir.



Ben bugüne kadar , bağlama yapımında birçok ağacı denedim. Kavak, ıhlamur ve bunlara benzer özgül ağırlıkları çok yumuşak, lifli ağaçlardan yaptığım bağlamalardan olumsuz sonuçlar aldım. Maun, Palesander, Vengi, Cocobolo, Okaliptüs gibi sert, özgül ağırlıkları fazla, damarları görünen ama gözenekleri çok belirgin olan ağaç türleri bağlama yapımı için en uygun olanlarıdır .Bunların dışında Abonoz cinsi ağaç deneyen ustalar da olmuştur. Abanoz cinsi ağaçlardan sadece Palesander çok uygundur. Ya ben beceremedim ya da ağacın genel yapısından kaynaklanan bir sorun var ki; şimdiye kadar 15-20 civarında Palesander denedim. Hepsinden volümü çok fazla ama dişi karakterli ses çıktı. Ben tercihimi yaklaşık 15 yıldır maundan yana kullanıyorum. Maun ağacının da özellikle Honduras kökenli olmasına dikkat ediyorum. Maun ağacından yaptığım bağlamanın üzerine, zaman zaman Kanada ladini de dediğimiz Sedir ağacı kullandım. Onlarında kendi içerisinde bazı avantajları ve dezavantajları var.



Genellikle Artvin-Borçka'da yetişen Ladin ağaçlarını tercih ediyorum. Onların da damar konsantrasyonları ve biçim özelliklerine dikkat ederek takıyorum. Yine tabi ki kuruması şartıyla.



Sapta özellikle Kayın ya da Maun'u tercih ediyorum. (Yine kuruması şartıyla). Bağlama, Tanbura, Divan gibi büyük bağlamalar yapacaksam sapları en az iki parçadan presleyerek yapıyorum. Ya da çok iyi kesilmiş, kaliteli ve çok kurumuş Gürgen ağaçlarını da zaman zaman tercih ediyorum. Bunu da tek parça olarak kullanıyorum.



Burguda da genellikle Palesander ağacını tercih ediyorum. Hem yuvayı aşındırmıyor hem de kendi gözenekleri çok az olduğu için sertliğini koruyor.



Hep karşı olmama rağmen az da olsa polyester kullanıyorum. Ama göğüste kullanmamaya dikkat ediyorum. Kendi yaptığım bir karışımla hallediyorum bu işi. Varla yok arası bir cilayla sadece koruyucu bir yüzey oluşturuyorum.



Sert bir ağaç kullanılarak yapılan bağlama teknesine, yine ona benzer bir göğüs tahtası takmanın çok iyi ses vermediğini gördüm. Ya da sert bir ağaç takacaksanız, bombesini biraz daha azaltarak kullanmanız gerekir. Bunlar da ağaçların birbirleriyle uyumlu olmalarıyla ilgili konulardır. Yapımcılık mesleğinde "ağaçların birbirini sevmesi" deyimi vardır. Bunun açılımı şudur: birbirine yakın tondaki ağaçlar kullanılırsa, bağlamanın ses seviyesi biraz daha üstün olur. Günümüzde bunu bilgisayarla ölçmekte mümkün. Ben bu uyuma özen gösteriyorum. Kesin doğrusu budur demek de yanlış, çünkü hala arayışlar içerisindeyiz.



Göğüs ve teknenin kalınlıkları deneme-yanılma yöntemiyle tespit edilir. Fakat bu incelik ve kalınlık tekne boyutuna göre de değişmelidir. Divan ve cura birbirine oktav olduğu için aile dışında tutmak daha doğrudur kanısındayım.



Normal bağlama yaparken tekne ve göğüsün çok ince olması bizim için çok dezavantajdır. Çok ses çıkarmak için bu tür yöntemlere başvurulur ama yanlıştır.



Bağlamada kullandığımız eşiklere gelince, göğüsün üstüne yerleştirilen orta eşik dediğimiz parça kelebek ağacından ve damarları göğüse paralel gelecek şekilde kullanılmalıdır. Üstteki baş eşik dediğimiz ağacın abanoz olmasına dikkat edilmelidir. Arka taraftaki, tellerin geçtiği, dip eşik dediğimiz, tekneye bağlı olan kısmın da yine sert ağaç olması gerekir. Ben abanoz ya da şimşiri tercih ediyorum.



Bütün bunların dışında bağlamayı kime yapıyorsam, çalacak olan kişinin çalışını düşünerek kendisiyle diyalog halinde yapmaktan yanayım. Çünkü bağlamanın her biri herkese göre çok subjektif olarak değerlendiriliyor. Oysa bu tamamen kişiseldir ve bağlamayı çalacak kişiyle alakalıdır.



KAYNAK:Ozan Dergisi 2. sayı, Şubat-Mart 2003 Kemal Eroğlu
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-01-14, 20:16   #3

Varsayılan C: Bağlama Ailesi.....


teşeşkkürler kardeşim
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat