|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
| ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com | |||
|
|
|||
|
|||
| ForumTR Video Sitesi Yayında. Yavaş Video Sitelerinden Sıkıldıysanız Bir Deneyin. Üyelerimiz Sadece 2 haftada Onbinlerce Video Yükledi... | |||
| Hayat Bilgisi Sizi sizden alan gerçek hikayeler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Kıdemli Üye
![]() Giriş Tarihi: 02-09-2004
Yer: istanbul
Yaş: 30
Mesajlar: 3,562
Rep Puanı: 497353
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Her sey güzel olacakti. Sen, ben ve hayatimiz... Hayallerimiz ve hedeflerimiz... Seni taniyip sevdikten sonra hayatima dair verdigim sözler… Hepsi çok güzel olacakti, sen de olsaydin… Seni tanimak, bana hayati tanimak gibi geldi. Seni tanimak ve senin ideallerini hayata tasima yolunda beraber olmak için söz vermis ve bu beraberligi, ömür boyu sürdürme kararimizi nikâhla noktalamistik. 'Daima mutlu olacagiz ve bir gün gelip ölüm muvakkaten ayirsa bile, birbirimizi unutmayacagiz.' diye nikâh memuruna söz verdik. Önce kilometre tasimdin, simdi ise hayat arkadasim…
Henüz üç aydir seninle ayni evi paylasiyordum. Henüz üç aydir seninle kitap okuyor, çay içiyor ve hayata ayni pencereden bakiyordum. Evet, henüz üç aydir inanç ve ideallerimizi birlikte paylasiyor ve henüz üç aydir 'yasiyordum.' Mutluydun… Bunu biliyor ve görüyordum. Senin mutlulugun beni de mutlu ediyordu. Seninle sevginin tilsimini çözmüstük. Evet ebedî bir sevginin kaynaginin 'birbirine bakmak' degil, 'birlikte ayni yöne bakmak' oldugunu anliyorduk... Senin bastan beri kalici güzelliklere olan bagliligindi seni bana sevdiren. Allah'in kalblerimize koydugu muhabbetullah hissi ve oradan yayilan varlik sevgisi etrafa dalga dalga yayiliyordu. Gece ve gündüzümüz hep o sevgiyle aydinlaniyordu sanki. Huzurluyduk… Ve yuvamizin huzur kaynagi belki de senin geceleri sessizce yaptigin o dualardi. Tâ ki o geceye kadar… 17 Agustos günü seninle alisverise çikmis, epey yürüdükten sonra dönüste annenlere ugramistik. Onlarin dualarini almistik 'iki dünya mutlulugu' adina. Bulasici bir yani vardi mutlulugun, bizi görenler de neredeyse bizim kadar mutlu oluyorlardi. Eve geç dönmüstük. Yorgun olmamiza ragmen uyumaya pek niyetimiz yoktu. Sen birer kahve yaptin ve uzun uzun sohbet ettik. Önümüzdeki günler hakkinda, hedeflerimiz adina, niyetlerimiz adina konustuk. Etrafimizdaki insanlara daha çok nasil faydamiz olur, bildiklerimizi nasil daha çok anlatabilir, bilmediklerimizi nasil daha iyi anlayabiliriz diye, eserleri nasil okumaliyiz diye, düsündük… O gece bir kez daha inandim senin gönül dünyandaki güzelliklere ve bilmenin sevginin baslangici olduguna… Saate bakmistim bir an, üçe geliyordu. "Artik uyumaliyiz." diye düsündüm. Sen her gün biraz okudugun bas ucu kitabindan birkaç sayfa okumak istedin. Ben ise tam sana iyi geceler dilemistim. Iste o an… Ömrümde ilk defa duydugum o ugultu koptu. Hiç bilmedigim bu ugultu, korkunç bir sallantiya dönüstü. Bu neydi Allah'im… Sehpanin üzerindeki bardagi bile aninda yere firlatan bu sarsinti neydi? Evet, bu bir zelzeleydi… Gözlerindeki mânânin adi ise acziyetten gelen saskinlikti… Hemen elinden tuttum, ayaga kalkip kapinin esigine gittik; ama bosunaydi gayretlerimiz… Sallanti toz bulutu haline gelmisti. Biz disari çikamadan tavan üzerimize çökmüstü. Ben senin üzerine düstüm, portmanto ise benim üzerime… Ve sen aci çekiyordun. Çünkü kirilan camlar bacagina batiyor, üstüne üstlük ben de hareket edemiyor ve sana aci veriyordum. Sen o kadar ince ruhluydun ki, beni üzmemek için, kendi acini unutup bana hissettirmemeye çalisiyordun. On sekiz saat bizi fark etmelerini, feryadimizi duymalarini bekledik. On sekiz saat birbirimizin ellerini tutup birbirimize teselli verdik. O durumda iken bir aralik bana 'Eger ölürsem, seni orada bekleyecegim.' dedin. Ve on sekiz saat, kim bilir belki de on sekiz ölümü bekledin. Aradan dört gün geçmisti. Sehir o sehir degildi. Izmit bambaska bir mekân olmustu. Ben felâketi biraz olsun atlatmistim. Senin durumun ise kötüydü. Doktor, bacaginin kesilecegini söyledi. Bunu duyar duymaz ikinci bir zelzele ile dünya basima yikildi sandim. Ama sen hâlâ gülümsüyordun. Sen nasil bir insandin? Ne dünyaya ne de dünyaliga önem veriyordun. Senin için maddenin ve kaybedecek oldugun bir bacagin hiç önemi yok muydu? Hattâ hayatta kalmanin bile… Sekizinci gündü… Bir kibrit kutusu gibi yikilan evler, evlerin altinda kalan canlar, ümitler... Çigliklar, 'Sesimi duyan var mi?'lar... Isyanlar, sabirlar… Nice hikâyeler, mucizeler ve gönüllerde derin bir fay hatti… Sehirde keskin bir ceset kokusu ve insanlarda büyük bir hüzün hâkim… Bos arsalar kireçlenmis toplu mezarlarla dolu… Evini, annesini, kendisini kaybetmis insanlar… Insanlarin dilinde tek kelime: Deprem. Fakat sadece bacagin gidecek derken, sen birlikte olacagimiz ebedî âleme gittin, geride dolu dolu yasanmis üç ay ve ideallerini yasatma azmi kaldi… Elimde, senin en çok sevdigin çiçek, naif bir kirmizi gülle mezarinin basindayim. Artik sen yoksun yanimda, ne de gönül pinarinin heyecanlari… Sen gittin, geride hüzün, geride ben, gâye-i hayâllerimiz… Simdi omzumu sivazlayan yakinlarim, 'Birakma kendini. Unutur, yeni bir yuvayla yine mutlu olursun.' diyorlar. Aslâ!.. Sen bana o zor dakikalarda ne demistin? Biz seninle " ötelere" sevdalandik. Simdi mezarinin basinda seninleyim. Bu bize yeter… Ey benim ötelerdeki esim ve es ruhum, bana 'unutursun' diyenlere sadece aci bir tebessümle bakiyorum. Biz seninle sürekli "öteleri" aradik. Sen buldun aradigini. Ben ise yoldayim hâlâ. Imtihanin bu en zor aninda sabir diliyorum Rabb'imden. Ne olur, seni sevdigimi, her an dua ettigimi ve sana kavusacagim günü safak sayar gibi bekledigimi bil. (alıntı) Mesajı son düzenleyen MeLiSa ( 06-05-05 - 03:03 ). |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Forum Demirbaşı
![]() Giriş Tarihi: 30-01-2005
Yer: ini seven biriyim.
Mesajlar: 6,408
Rep Puanı: 344527
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Felaketler insanları beklemediği anda ve beklemediği kişilerde yakalıyor. Depremde 3-4 ay her TV'yi açtığımda ağladım, yardımlar yaptık, içimiz parçalandı. Çok acı ama çok insan bunu yaşadı.
En acısı bu acıyı yaşayanlardan kurtulanların insani bir şekilde hayata devam edememiş ve onlara beklenilen şevkati gösterememiş olmamız. Felaketlerden en kötülerinden biri deprem, birde en kötüsü benim canımdan da bir parça götüren Trafik kazaları. Kardeşimi (23 yaşında Üniversite son sınıfta okuyan gencecik kız) kaybedeli 3 yıl oldu. Ama karşılığında hep kötü sözler sarfettiğim adalet sistemi ve saygısızlık. Sevgiler böyle üç beş kansızın yaptığı çürük evlere, kötü araç sürücülerine kurban edilmesin. Sevgilerimle |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com