Forum TR
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Go Back   Forum TR > Aşk Doktoru > Hayat Bilgisi

Bir Kütüğün Ömrü

Aşk Doktoru Kategorisinde ve Hayat Bilgisi Forumunda Bulunan Bir Kütüğün Ömrü Konusunu Görüntülemektesiniz => Ormancılar teker teker yaşlı ağaçları kesiyorlardı. Kesilen ağaçları sürüyerek az ilerdeki nehre bırakıyor, nehir de onları akıntıyla birlikte ağaçların hiç ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 06-01-05, 22:38   #1 (permalink)
Hızlı Üye
 
Giriş Tarihi: 30-11-2004
Yer: AÇIN
Yaş: 28
Mesajlar: 1,441
Rep Puanı: 359378
J A C K A S S Rütbe: Artı 11J A C K A S S Rütbe: Artı 11J A C K A S S Rütbe: Artı 11J A C K A S S Rütbe: Artı 11J A C K A S S Rütbe: Artı 11J A C K A S S Rütbe: Artı 11J A C K A S S Rütbe: Artı 11J A C K A S S Rütbe: Artı 11J A C K A S S Rütbe: Artı 11J A C K A S S Rütbe: Artı 11J A C K A S S Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 3655

Send a message via ICQ to J A C K A S S Send a message via AIM to J A C K A S S Send a message via MSN to J A C K A S S Send a message via Yahoo to J A C K A S S
Red face Bir Kütüğün Ömrü


Ormancılar teker teker yaşlı ağaçları kesiyorlardı. Kesilen ağaçları sürüyerek az ilerdeki nehre bırakıyor, nehir de onları akıntıyla birlikte ağaçların hiç bilmediği hiç görmediği yerlere sürüklüyordu
Yaşlı bir ağaç büyükçe bir iç geçirdi. Kendi kendine “ahh ah yıllar geçti mevsimler birbirini kovaladı. Karıncaya sincaba baykuşa yuva olduk gölgemizde dinlendi çoban; kuzularını otlattı. Lakin artık yaprak vermez olduk. Bir iyice yaşlandık. Kurumaya yüz tuttuk. Yakında insanlar gelip bizi keserler. İnşallah çok faydalı bi iş içinde kullanırlar” dedi.
Tam böle konuşurken bir adama onu gövdesini beyaz kireçle işaretleyip az ilerdeki elindeki testereli adama “buda gidici” diye seslendi.
“demek buraya kadarmış” dedi ağaç. Yıllardır yurt bellediği bu ormandan sökülecek başka bir aleme intikal edecek başka şekilde yaşamını sürdürüp başka hizmetlerde kullanılacaktı.
“Olsun” dedi içinden. Kimbilir bir sonraki yaşamında ne olcaktı. Bir masa olabilirdi mesela, yada bir sandalye. Çok güzelde mobilya olurdu kendisinden. Görenlerin hayranlıkla bakabileceği türden bir mobilya olmayı ne kadarda çok isterdi. Seyirlik bir vitrin olsa herkesin kendisini seyredeceği bir vitrin. Hayranlık dolu bakışları içinde geçirdi bir an. Sonra birden gövdesinde bir yanma hissetti. Elektrikli bir motor gövdesinden onu 2 ye ayırıyordu. Acı hissetti. Köklerini hissedemez oldu. Toprakla olan bağlantısı yavaş yavaş kayboluyordu.
Emekliye ayrılan şerefli bir asker gibi bütün gücünü vererek son kez dimdik durdu testere dişleriyle gövdesini biçerken. Ve sonra takati kesildi ve yavaştan bir ivmeyle diğer ağaçların korku dolu bakışları arasında yere devrildi.
Kendine geldiğinde. Bir ırmağın içinde akıntıya kapılmış hızla sürüklendiğini fark etti. 30 yıl önce bir fırtınada görmüştü anca bu kadar suyu bir arada. Suyu tekrar içinde hissetmek güzeldi. Bu anın tadını çıkarmaya baktı. Keserlerken duyduğu acıdan şimdi eser yoktu.
Kendi kendine “madem bizi nehire bırakıyorlar bizi niye kesiyorlar” diye geçirdi. “Aman boşver şu güzelliklerin tadını çıkar” dedi ve nehirle beraber bu yolculukta gördüğü her yeri doya doya seyretti. Nede olsa ömrü boyunca hiç çıkmamıştı ormandan. Adımını bile atmamıştı!
Bir süre sonra bir ağırlık hissetti. Yavaş yavaş içi su doluyordu. Nehir de kaldığı süre boyunca gövdesi su çekmeye başlamıştı. Bu arada akıntıda iyice yavaşlamıştı. Etrafında kendisi gibi kesilmiş ağaçlarıda gördü. Onlarda kendisi gibi etrafı şaşkınlıkla seyrediyordu. Birkaçına selam verdi onlarda karşılık verdiler.
Hepsi genişce bir gölete gelmişti. Birkaç adam üstlerinden geçiyor ayaklarıyla kendilerini döndürüyorlardı. Bir fabrikanın kapısından geçerken ağacın bir ucu hareketli bir banda takıldı yürüyen bant onu fabrikanın içine çekti. Diğer ağaçlarda kendisi gibi bu bantın üzerinde teker teker ilerledi. Bir makine üzerindeki keskin bıçaklarla kabuklarını soydu. Kendini çırıl çıplak hissetti bir anda. Mahsunlaştı birden. Kolaymıydı onu koruyan kabularından ayrılmak. Ama tam buna üzülmeye vakit kalmadan başka bıçaklar onu ince ince parçalara böldü. Bu halde onu ne mobilya nede masa sandalye yapabilirlerdi. Peki kendisine ne yapacaklardı. İyimserliğini korumaya devam etti. “Olsun en azından bu halimle beni yakacak olarak kullanmayacaklarını anladım. Çok ince katmanlara ayrılmıştı. Yoksa beni mobilya kaplamasımı yapacaklardı. Şööle lüks bir geminin mobilya kaplaması olsa ne de güzel olurdu. Tüm dünyayı görürdü böylece.
Bir anda kendisini bir kazanın içinde buldu içinde vıcık vıcık hamurumtrak bir şey vardı. Kazanın içinde birde karıştırıcı vardı. Fırın çok sıcaktı. Bu vıcık vıcık şey selülozdan başkası değildi.
“Aman Allahım” dedi heyecandan. “Yoksa, yoksa kağıt mı olacağım” Hayatında hiç bu kadar gururlandığını hatırlamıyordu. Bir keresinde bir fırtınada 2 sevgili kendisinin altına sığınmışlardı. O zamanda onları fırtınadan koruma görevini üstlendiği için gurur duymuştu ama şimdi şimdi çok farklıydı kağıt olacaktı. Dünyanın en işe yarayan icadı kağıt. Bilgi deposu olacaktı. İnsanlara çok yararlı bir hizmeti olacaktı. Ne kadar ulvi ne kadar kutsal bir görevi vardı. “Allahım sana şükürler olsun” dedi. Kendisinden bir kitap yapabilirlerdi mesela yada anayasa kitabı da olabilirdi. Ne olursa olsun kağıt olacaktı. Ne kadar şükretse azdı. Düşünsenize kürdanda yapabilirlerdi onu. İnsanlar ağızlarına sokacaklardı. “ııy ne kadar iğrenç” diye düşündü.
Selüloza iyice bulandı inceldi inceldi. Sonra yavaş yavaş bir banttan bir banda geçiyordu silindirlerin arasından geçti. Kendisine şöle bir baktı. Biraz kalın bir kağıt olmuştu. Bir silindirden rula şeklinde sarılmaya başlandı. Kafası biraz karışmıştı. Normal bir kağıttan azcık daha kalındı. Kendisi gibi diğer ruloları bir tıra yüklediler ordan başka bir fabrikaya götürüldüler. Yine etrafı doya doya seyretti.
İşte yeniden bir fabrikadaydılar. Üzerlerindeki bantlar çözüldü yeniden bir makineya yerleştirildiler. Burası bir matbaaydı. “Sonunda” dedi gülümseyerek. “İşte sonunda hayalime kavuşuyorum.” Banttan geçerken üzerine sırayla bir şeyler vurup duruyorlarda. “Heralde baskıya giriyoruz” dedi içinden. Gerçektende baskıya girmişlerdi. Seri bir şekilde üretiliyorlardı. Baskıdan sonra düzgün bir şekilde dikdörtgen olarak kesiliyordular. Ön Yüzünde Ata’nın resmi vardı. Arka yüzünde tablolar çizilmişti Tabloların başında alt alta bişeyler yazılmıştı. “Matematik, Edebiyat, Tarih, Fizik, Kimya, Biyoloji, Yabancı Dil, Diğer tablonun başında Okula uyumu, Ders Dinleme Becerisi, Ekip Çalışma becerisi, Ahlaki Eğitimi, Beslenme Alışkanlığı vs.”
İnanamıyordu. Resmen bir şok geçiriyordu. Kendisini “Okul Karnesi” yapmışlardı. Sakin olmalıydı bütün iyimserliğini üzerinde toplamaya çalıştı. Yine her şeyi sineye çekti ve her zamanki gibi “Olsun” dedi. “Kimbilir ne kadar çalışkan bir örencinin karnesi olucam. Öretmen benim köşeme kurdele iliştiricek. Beni alan örencinin ailesi kimbilir bana baktıkça ne kadar gurur duyacaklar.
Kendisini de diğer karnelerle birlikte deste yapıp üzerlerine torba geçirdiler ve Bir okula gönderildi. Arabanın penceresinden fark ettiği kadarıyla burası bir liseye benziyordu. Öğrencilerin yüzlerine baktı. Ne kadar da pırıl pırıldı.
Müdür yardımcıları karneleri teker teker küçük fabrikadakine benzer bir makinedan geçirdi. Şimdi karnelerin üzerlerine örencilerin isimleri yazılmıştı. Karneler sınıf öğretmenlerine teslim etti. Öğretmen odasında teker teker isimlere bakıp elindeki listeye göre karneleri dolduruyordu. Bizim ağaç Murat Aydın isimli örenciye karne olmuştu. “Murat Aydın” İnşallah soyadı gibi aydın bir çocuk olurdu. Öretmen sıra murat aydının karnesine geldiğinde elindeki listeye baktı sora hiçbirşey demeden listeye göre tablodaki boşlukları doldurdu.
Bir gün sonra öğretmenin dosyasına kondular. Bir sınıfa girdiler. Örenciler birden sessizleşti. Pür dikkat öğretmenlerini dinliyorlardı.
Öğretmen bu tatili çok iyi değerlendirmelerini iyi dinleyip 2. dönem daha başarılı olmaları gerektiğini öğrencilere tavsiye ediyordu. Sıra gelmişti karneleri vermeye. Her öğrencinin ismini tekrer teker söyleyip onlara karnelerini verdi. Sıra murat aydına galmişti. Ağaç (şimdi karne) çok meraklandı birden. Acaba murat kimdi. Arka sıralardan bir örenci kalktı yavaş yavaş öğretmenin yanına geldi. Öğretmen. “Sen aslınad iyi bir çocuksun Murat ve tahmin ediyorum çalışırsan 1. dönemin telafi edersin” dedi. Öğrenci bir şey söylemedi.
O bir şey söylemiyordu. Tıpkı dilini yutmuş karne gibi. 2. bir şok geçiriyordu Ola ola tembel mi tembel bir örenciye karne olmuştu. 13 dersten 7 si zayıftı. Davranış notları da ii değildi
Öğrenci mutsuz mutsuz eve gitti yolda kendi kendine söyleniyordu. “Lanet olsun yaa ben bu karneyi babama nasıl göstericem yaa. Göstermesem bi türlü göstersem bi türlü”
Eve girdi. Çocuk buz gibiydi karnede öyle. o öğrenciden daha çok üzgündü
Karneye önce anne baktı. Baba daha eve gelmemişti. Yüzünü buruşturdu. Tek bişey söyledi “Babana ne hesap vericeğini düşün” buz gibiydi arkasını döndü ve akşama kadar da çocuğun yüzüne bakmadı.
Çocuk elindeki karnesiyle odasına çekildi. Ve karnesini odanın bi köşesine fırlattı.
“Lanet olsun sana yaa akşam senin yüzünden fırça yicem. Ben napcam seninle yaa”

Karne “Şu düştüğüm duruma bak yaa. Ne umdum ne buldum” dedi. Çok üzgündü.
Akşam baba geldi karneyi görünce çocuğu bir güzel payladı. Tatil boyunca evden çıkmama yasağı getirdi.
Çocukda odasına çekilince karneyi alıp kültablasında yakmaya çalıştı. Yakarkende “ bütün bunlar hep senin yüzünden başıma geldi” dedi. Karne yandığına üzülmüyordu. Hayatın acımazsızlığına için için ağlıyordu.
Ateş sönmemişti karnenin yanan parçası halıya düşmüştü ve halıda birden alev almıştı çocuk birden panikledi. Söndürmek aceleyle ateşin üstüne defteriyle vurmaya başladı fakat defterde alev aldı oda birden alevlerle sarıldı. Ve alevler yangına dönüştü çocuk bağarmaya başladı.
Ev tamamen kül olmuştu. Murat 2. derece yanıklarla kurtarılmıştı.
Ve bir ağacın hikayeside böyle son bulmuştu. hazin ve hüzünlü
J A C K A S S çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-01-05, 03:32   #2 (permalink)
Banlandı
 
Giriş Tarihi: 08-03-2004
Yer: im schlotzky's in vişneli turtasını
Yaş: 26
Mesajlar: 1,761
Rep Puanı: 2975
tequila Rütbe: Artı 11tequila Rütbe: Artı 11tequila Rütbe: Artı 11tequila Rütbe: Artı 11tequila Rütbe: Artı 11tequila Rütbe: Artı 11tequila Rütbe: Artı 11tequila Rütbe: Artı 11tequila Rütbe: Artı 11tequila Rütbe: Artı 11tequila Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0

Send a message via ICQ to tequila Send a message via MSN to tequila
Varsayılan Cvp: Bir Kütüğün Ömrü


Ohh çok şükür bitti. Bayaa uzunmuş. Hocam daha güzel bir son olabilirdi bence.
tequila çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-01-05, 11:56   #3 (permalink)
Bağımlı
 
Giriş Tarihi: 06-10-2004
Mesajlar: 698
Rep Puanı: 2470252
zaferx Rütbe: Artı 11zaferx Rütbe: Artı 11zaferx Rütbe: Artı 11zaferx Rütbe: Artı 11zaferx Rütbe: Artı 11zaferx Rütbe: Artı 11zaferx Rütbe: Artı 11zaferx Rütbe: Artı 11zaferx Rütbe: Artı 11zaferx Rütbe: Artı 11zaferx Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 24757

Varsayılan Cvp: Bir Kütüğün Ömrü


Teşekürler! Okurken biraz kastı ama olsun yinede beğendim, Ellerine sağlık!...
zaferx çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-01-05, 12:18   #4 (permalink)
Banlandı
 
Giriş Tarihi: 28-09-2004
Mesajlar: 939
Rep Puanı: 2905
Onur_TT Rütbe: Artı 11Onur_TT Rütbe: Artı 11Onur_TT Rütbe: Artı 11Onur_TT Rütbe: Artı 11Onur_TT Rütbe: Artı 11Onur_TT Rütbe: Artı 11Onur_TT Rütbe: Artı 11Onur_TT Rütbe: Artı 11Onur_TT Rütbe: Artı 11Onur_TT Rütbe: Artı 11Onur_TT Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0

Send a message via ICQ to Onur_TT Send a message via MSN to Onur_TT
Varsayılan Cvp: Bir Kütüğün Ömrü


sonu çok kötü olmuş be bu ne romada mı yaşıo bunlar her yer yanıo İmparator Neron da çocugun babası nese eline sağlık
Onur_TT çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-01-05, 17:13   #5 (permalink)
Hızlı Üye
 
Giriş Tarihi: 08-11-2004
Yer: im seni forumTR
Yaş: 24
Mesajlar: 1,509
Rep Puanı: 238015
ori_1905 Rütbe: Artı 11ori_1905 Rütbe: Artı 11ori_1905 Rütbe: Artı 11ori_1905 Rütbe: Artı 11ori_1905 Rütbe: Artı 11ori_1905 Rütbe: Artı 11ori_1905 Rütbe: Artı 11ori_1905 Rütbe: Artı 11ori_1905 Rütbe: Artı 11ori_1905 Rütbe: Artı 11ori_1905 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 2443

Send a message via AIM to ori_1905 Send a message via MSN to ori_1905 Send a message via Yahoo to ori_1905
Varsayılan Cvp: Bir Kütüğün Ömrü

çok acıklı bence hayatta bazen herşey istediğimiz gibi olmuyor bu konunun ana fikri hiç bir zaman karamsar olmayacaz umudumuzu kaybetmiyecez son ana kadar,yanıp kül olsak bile

eline sağlık JACKASS
ori_1905 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 10:34
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com

Forums Directory

Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512