|
||||
|
|
|||||||
| ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC | |||||||
|
|||||||
Aşk Doktoru Kategorisinde ve Hayat Bilgisi Forumunda Bulunan Duyguların İfade Yolları Üzerine Bir Analiz Konusunu Görüntülemektesiniz => Duyguların İfade Yolları Üzerine Bir Analiz Bir duyguyu ifade edebilmemiz için önümüzde çok çeşitli yollar vardır. Patavatsızca söylenen sözler, karşı ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Eski Üye
![]() Giriş Tarihi: 12-07-2005
Yer: Only God Can Judge Me!..
Yaş: 23
Mesajlar: 775
Rep Puanı: 35086
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Duyguların İfade Yolları Üzerine Bir Analiz
Bir duyguyu ifade edebilmemiz için önümüzde çok çeşitli yollar vardır. Patavatsızca söylenen sözler, karşı konulamayan davranışlar, dalıp giden bakışlar gibi… Bu yolların farklılıkları çeşitli durumlara göre değişiyor. Mesela sözlerle ifade etmeye kalkmak için çoğu zaman bir düşünce selinde boğulmanız gerekirken, ufak zararsız bir bakış için düşünmeye gerek yok. Çünkü o an düşünce, bakışları engelleyemiyor. Sözler çoğu zaman yalan söylerken, engel olunamayan bakışlar ve davranışlar çoğu zaman doğruyu anlatırlar. Çoğu zaman diyorum, her zaman değil. Çünkü her zaman aynı şekilde devam eden bir şey yok hayatımızda… Dünya üzerine gelmiş geçmiş bütün insanların en çok söylediği yalan “Seni Seviyorum” dur. Toplumumuzun ezici bir üstünlüğü bu iki kelime on üç harfi hiç utanmadan, düşünmeden söyleyebilir. Onlar için yer ve zaman önemli değildir, sanki alışkanlık yapmış gibi. Sorun onlara ; bu iki kelime on üç harfi milyonlarca söyledikleri halde hangi an söylediklerini hatırlıyorlar mı hiç? Hangi söyleyişleri beyinlerine kazınmış? Hatırlamazlar, hatırlayamazlar. Çünkü onlar için o iki kelime on üç harfi söylemek, içtikleri bir bardak su ile aynı değeri taşıyor. Onu sormak ona, en son ne zaman su içtin gibi bir manaya eş geliyor. Bu onlar için bir gereksinim sadece su gibi ama farkında değiller… Toplumumuzun ezici bir üstünlüğü tarafından ezilen, ezik kısım sadece ezici bir üstünlük tarafından ezilmezler. O iki kelime on üç harfi söylemeye çalışırken o ezilmiş halleri sonsuz bir utanç ve çekinme ile birleşerek daha ezici bir hal alır. Onlar için çok önemlidir hayatlarında, o iki kelime on üç harfi söyledikleri anlar. Bir de isterseniz onlara sorun, hatırlayacaklar mı? Ben size şöyle anlatayım; Bir anne çocuğunu dünyaya getirdiği anı unutabilir mi? Yada bir baba çocuğunu askere gönderdiği anı unutabilir mi? Unutamaz o mutluluğu, gururu. O ezik insanlarda unutmazlar o nadiren söyledikleri anları. Söyledikleri anda yaşadıkları tarif edilemez mutlulukları ve utanmaları, yaşadıkları diğer anların hepsine bedeldir. Duygularımızın hepsi aşk veya sevgi olacak diye bir şey yok tabii ki. Nefret ettiğimiz birisine karşı takındığımız tavırlar ona çoğu zaman her şeyi anlatır. Ama hepsinin anlayacağına dair garanti bir durumda yoktur ortada. Nefret ettiğimiz birisine bu duygumuzu anlatacak en iyi yol gözlerimiz olacaktır. Fakat insanoğlu nedendir bilinmez, sevmediği insanın gözlerine bakmaktan hiç hoşlanmaz. Baktıklarında sanki bir suç işlemiş gibi hissederler. Bakışlarının yarattığı iz düşümlerinin onların üzerine gelmesinden korkarlar.İçlerinde yaşayacakları yumuşak bir duygudan çekinirler. Bu duyguyu anlatabilmemiz için en çok kullandığımız yol sözlerdir. Kendini beğenmiş ve bencil insanlar , şu ;”Senden nefret ediyorum.” Cümlesini çok kullanırlar, herkese karşı. Çünkü onlar için önemli olan karşısındakinin hassas olan yüreği değil, kendisidir. Umurunda bile değildir, kimse. Hep kendi üzerine yapar, dikkat eder, önem verir. Bu insanın bu duygularını iletmek için kullandıkları yegane yol, sözlerdir. Onlar için bakışlara ve davranışlara hiç gerek yoktur. Çünkü karşısındaki onun gösterdiği bu zeka gösterisini hiçbir zaman anlamlaştıramayacaktır. Her şey kesin ve net olmalıdır, isterse çok acımasız, isterse çok ağır bir darbe yine de söylenmelidir o kişiye o söz. Sadece kendisini düşünmeyen yani bencil olmayan insanlarsa ilk olarak bakış yolunu seçerler. Eğer karşısındaki insan ile önceden bir şeyler yaşanmış ise, bu duygu en derinden, en içten bir şekilde bakışları kaçırma yolu seçilmelidir, onlar için. Bunun belli edebilmek için çok uğraşırlar, içlerini bir suçluluk duygusu kemirir. Bu acı gittikçe dayanılmaz olur. Bu yolun başarısızlığı sonucunda diğer yola geçmeye karar verilir. Davranışları yoluyla anlatmaya çalışırlar. Onlar için normal bir insandan farklı olmadıklarını, kendisini sevmediklerini anlatan tavırlar sergilemeye başlarlar. Bu aşamada çoğu insan bu durumu tam tersi anlayarak, karşısındaki insanın kendisinden başka bir şey düşünmediğini anlarlar. Bu durum bencil olmayan insanı üzer, acıtır derinlerde olan yüreiğini, hislerini. Karşısındaki insanın bu duygularını anlaması için davranış yolu üzerinde ısrarla dururlar. Ona zarar vermek istenmez, sadece duygularını anlatmanın bir yoludur. Sevmediğiniz bir insanın size yakın davranması, veya herhangi bir şekilde onun için değerli olduğunuzu hissetmeniz çoğu zaman midenizi bulandırır. Bazen dayanamaz, söylemek istersiniz duygularınızı. Onun suratına vurmak istersiniz nefretinizi, kusmak istersiniz tuz basılan yaralarınızı. Ama bunu hiçbir zaman yapamazsınız. Çünkü ne kadar sevmesenizde karşınızdaki de bir insan. Sizin duygularınız olduğu gibi onunda duyguları vardır. Biraz daha ısrar ederseniz bu yolda. Artık yeterince zaman geçmiştir, bu yolda. Yeterince tiksinmişsinizdir, onun yakınlaşmalarından. Söyleme zamanı gelmiştir. En iyi yeri ve en iyi zamanlamayı seçip kırılan kalbin başka bir yerde toparlanmasını ve bunu unutmasını istersiniz. Gerekli koşullar sağlanmıştır ve sıra sizdedir. İçinizden “ İşte o an. Bunu nasıl yapacağım? ” diye düşünürsünüz. Karşınızdaki ise merakla sizi beklemektedir. Sizden iyi bir şey duymayı umut eder yada bir şey isteyeceğinizi. Bu yüzden bu merak onda çekimserlik oluşturur, sizde ise çöküntü. Bir an önce bunun bitmesini ister beden, dayanamaz söyler, anlatmaya çalışır yürek, ağız vasıtasıyla. Zaman durmuş, herşey donakalır, yüreğinizde. İstemeyerekte olsa istemediğiniz şeyleri anlamlaştırıp, havaya serbest bırakmışsınızdır. Pişmanlık duymamalısınız, sonuçta yaptığınız kötü bir şey değil, bazı olaylara ve duygulara verilmiş düzgün bir cevap. İnsan bazen duygularına gem vuramaz. Bazılarını çok sever, bazılarını ise hiç sevmez. Çok farklı ve çok karışık bir sistem… ZeKe |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) | |
|
Mavi Aşkın Bekçisi
![]() ![]() Giriş Tarihi: 10-04-2005
Yer: indefinable
Mesajlar: 3,903
Rep Puanı: 4197020
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com