Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Aşk Doktoru > Hayat Bilgisi
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]

kısa ve ilginç hikayeler

Aşk Doktoru Kategorisinde ve Hayat Bilgisi Forumunda Bulunan kısa ve ilginç hikayeler Konusunu Görüntülemektesiniz => biraz uzun ama okumaya değer Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi - Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat: - Ne ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 07-10-07, 19:35   #1

Varsayılan kısa ve ilginç hikayeler


biraz uzun ama okumaya değer


Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi
- Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat:
- Ne yani, demiş. Birde haklı yere mi öldürülseydim!
-------------
Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü
filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka
hiçbirşeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe
geçmek mümkün değildir... Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: "Ben
bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek
gayet sakin şu karşılığı verir:
- Ben çekilirim!!
--------------
Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirleri incelemesi için
Sheaksper' a gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olur:
- Dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın..
--------------
Meşhur bir filozofa:
- Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar
fakirsiniz?
diye sorulduğunda:
- Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş.
--------------
Dostlarında biri, Fransız kralı 15. Lui' ye:
- Majesteleri, demiş. Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse
budalalağı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve
seve öder.
Kral, alaylı alaylı gülerek:
- Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza
karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.
---------------
Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye hasımlarınından biri:
- Efendim, demiş. Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?
Galile:
- Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama,
seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?
---------------
Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon' un bir muharebede tenkide
kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini
zapdetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:
- Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.
----------------
Bir toplantıda bir genç M. Akif küçük düşürmek için:
- Afedersiniz, siz veterinermisiniz? demiş. M. Akif hiç istifini
bozmadan şu cevabı vermiş:
- Evet, biryeriniz mi ağrıyordu?
-----------------
İdam edilmek üzere olan bir mahkuma:
- Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında:
- Bu bana iyi bir ders oldu!!
-----------------
Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı
yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri
ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
- Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir:
- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:
- Bende bilirim.
-----------------
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında ilerlerken,
keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:
- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
- Bizde onlara yaklaşıyoruz.
-------------------
Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanırmısınız?
Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle
açıklardım
------------------
Adamın biri Nazım Hikmet'e sakal bıraktığı için Maymuna Dönmüşsün demiş.O da cevaben:
--İyi o zaman başka tarafa döneyim
demiş ve başka tarafa dönmüş
----------------------------------
Köylü, yeni dogan bir sipayi kucagina almis evine dönerken, iki ortaokul ögrencisi kendisine takilir ve: Hayrola amca, derler. Oglunu nereye götürüyorsun böyle? adam, kendine yapilan bu terbiyesizlige aldirmamis görünerek cevap verir:
-- Gittiginiz okula kaydini yaptiracagim.
------------------------------------
Kulaklarinin büyüklügü ile ünlü olan Galile'ye hasimlaryndan biri: Üstad, demis. Kulaklariniz bir insan için biraz büyük degil mi? Galile:
-- Dogru, demis. Benim kulaklarim bir insan için biraz büyük ama, seninkiler de bir esek için fazla küçüksayilmaz mi?
------------------------------------
Amerikali is adami, Çinliyle alay ederek sormus: Mezarlariniza koydugunuz pirinçleri, ölüleriniz ne zaman yiyecek? çinli, basini kaldirmadan cevap vermis: :
-- Sizin ölüleriniz, koydugunuz çiçekleri kokladigi zaman.
----------------------------------
İngilizin biri bir türk lokantasında türk garsona "türkleri pek sevmem çünkü Çanakkale'de bizim kardeşlerimizi katlettiler demiş. Bizimki de:
--Ne işiniz vardı orda?
demiş ve döşemiş ingiliz gavuruna
-------------------------------------------
Profesör öğrenciye "ulan eşeği bağlasan buraya o bile okulu bitirirdi demiş. Öğrenci de cevaben:
--Bitirirdi tabi, hatta bikaç sene daha okurdu Profesör olurdu
demiş
-------------------------------------------------
Hocası derse girmeyen öğrenciye yokmu dersin? diye sorunca . O da cevaben:
--yok derim
demiş
-----------------------------------------------------
Dersten sıkılan bi öğrenci "Hocam amma da uzattın" demiş. O da cevaben:
--Hadiya oraya kadar geldi mi?
demiş
-------------------------------------------------------------
Adamın biri kıza laf atıyo çok güzelsin diye o da:
--Biliyorum, diyor
---------------------------------------
Churchill, avam kamarasında konuşurken, muhalif partiden bir kadın milletvekili, Churchill' e kızgın kızgın şöyle seslenir:
- "Eğer, karınız olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım."
Churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafı yapıştırır:
- "Hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim."
----------------------------------------
Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış. Sokrates, gayet sakin:
- "Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum" demiş.
--------------------------------------------
Bernard Shaw ile Churchill hiç geçinemez ve sık sık
birbirlerini iğnelermiş. Bernard Shaw, bir oyununun ilk gecesine, Churchill' i davet etmiş ve davetiyeye de bir pusula iliştirmiş:
- "Size iki kişilik davetiye gönderiyorum. Bir dostunuzu alıp
gelebilirsiniz. Tabii dostunuz varsa." Churchill, hemen cevap
göndermiş:
- "Maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu
seyretmeye gelemeyeceğim. İkinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece de oynarsa."
-----------------------------------------------------
Bir gün Eflatun, talebelerinden birini kumar oynarken yakalamış ve şiddetle azarlamış. Talebesi:
- "İyi ama ben çok az bir paraya oynuyordum" diye itiraz edecek
olunca Eflatun cevap vermiş:
- "Ben seni kaybettiğin para için değil, kaybettiğin zaman için azarlıyorum
------------------------------------------------------------
ATATÜRK ün yanına ziyarete gelen iran kralı sohbet esnasında sürekli Atatürk e
laf göndermesi yapmaya çalışır ve tam kahve içeceklerken asker kahveyi kazayla Atatürkün üzerine döker .. İran kralı :Sayın atatürk türk milletini iyi eyitememişsiniz.ATATÜRK: Ben türk milletine her şeyi öğrettim
bir uşaklığı öğretemedim ......
----------------------------------------------------
tip universitesinin1in de prof. zenci bir kadavranin cinsel organini gosterip kesip bicerkwn 2 adet bayan sinirlenip soylenerek kalkmislar tam kapidan cikicaklar
prof:hanimlar afrikaya ucak bileti kalmamistir bu saatte demis
--------------------------------------------------------
Bi fuarda karşılaşan Microsoft yetkilisi Volkswagen yetlisine eğer biz araba yapsaydık 1 depo benzinle 10.000 kilometre yapip araba $100'a satilirdi" ve herkez kolaylıkla kullanırdı der.Bu lafi üstüne alinan Volkswagen' de Microsoft için söyle der ve sıralar;
1. Bir araba modeli o yıl bitene kadar piyasaya sürülemezdi.
2. Yollardaki çizgiler her boyandığında yeni bir araba satın almak zorunda kalırdınız.
3. Bazen arabanızın bütün göstergeleri kilitlenirdi ve onu yeniden çalıştırmak zorunda kalırdınız.
4. Eğer araba 98 ya da Araba NT almazsanız, arabanızda sadece 1 kişi bulunabilirdi. Eğer Araba 98 ya da Araba NT alırsanız da fazladan koltuk satın almanız gerekirdi.
5. Sun Microsystems güneş enerjisiyle çalışan, iki kat daha güvenilir, 5 kat daha hızlı arabalar yapardı. Fakat bu arabalar yolların sadece %5' inde çalışırlardı.
6. Yağ, akü, benzin uyarı ışıkları yerine tek bir "Genel Motor Hatası" ışığı olurdu.
7. İnsanlar Microsoft'un arabalarındaki yeni özellikleri görmek için sabırsızlanırlardı. Fakat aynı özellikler diğer firmaların ürettikleri arabalarda yıllardır bulunuyor olurdu.
8. Herkez Microsoft'un ürettiği benzini kullanmak zorunda kalırdı.
9. Ford, General Motors ve Chrysler, Microsoft arabalarına radyo koyduğu için dava açarlardı.
10. Ortada hiçbir şey yokken arabalar günde 2 kere stop ederlerdi.
11. Bazen sağa dönüş gibi basit bir manevra, arabanın tamamen stop etmesine neden olur ve bu durumda motoru tekrar yüklemeniz gerekirdi.
12. Yeni koltuklar herkezin aynı boy ve kiloda olmasını gerektirirdi.
13. Hava yastıkları açılmadan evvel "Eminmisiniz" diye sorarlardı.
14. Bazen araba durup dururken kilitlenir ve aynı anda kapı kilidini açıp marşa basıp bir elle de anteni tutmadıkça çözülmezdi. (Ctrl + Alt + Del)
15. Her yeni model araba piyasaya çıktığında müşterilerin araba kullanmayı baştan öğrenmeleri gerekirdi.
--------------------------------------------
Napoleon Bonapart İspanya'yı savaşta yendiğinde İspanya Kral'ı Napoleon'a;
Siz sadece para toprak ganimet elde etmek için savaşırsınız oysa biz şeref için savaşırız der...
Napoleon'da İspanya Kral'ına; Evet doğru herkes neye ihtiyacı varsa onun için savaşır.............
-------------------------------------------------
Öğrenci;
-Hocam,diye sormuş.İnsan,maymunun gelişmiş şeklidir''diyorlar.Ne dersiniz? Seyid Ahmet Arvasi cevap vermiş.
-O mantığa göre çınar ağacı da maydanozun gelişmiş şeklidir.
-------------------------------------------------
Yahya Kemal'a "Ankara'nın en çok hangi tarafını seviyorsunuz" diye sorduklarında şu cevabı vermiş:
-İstanbul'a dönüşünü.
-------------------------------------------------
Lokman Hekim'e:
-Hastalarımıza ne yedirelim?diye sorduklarında,şu cevabı vermiş:
-Acı söz yedirmeyin de,ne yedirirseniz olur.
-------------------------------------------------
Bir Fransız yazar,Mehmet Akif'e:
-Kadınlarınızı evden çıkartmadığınız doğru mu?diye sorduğunda Akif:
-Daha önceleri öyleydi,karşılığını vermiş. Fakat şimdi dışarı çıkarttık ve bir türlü içeri sokamıyoruz.
-------------------------------------------------
Komedyen Eddie Cortar'a,
-Hastalanınca ne yapmak gerekir?diye sorulduğunda:
-Mutlaka doktora gidin demiş. Zira doktorun yaşaması gerek.Verdiği ilacıda alın, çünkü eczanecinin de yaşaması gerek. Fakat ilaçları sakın içmeye kalkmayın, zira sizinde yaşamanız gerek..
-------------------------------------------------
Dolmuşta................
-Yolcu:Işıklarda inebilir miyim?
-Söför:Neden abla?... Yoksa karanlıkdan mı korkuyorsun!!!!
-------------------------------------------------
Dunyanin en buyuk mutefekkirlerindenbiri olan Mevlana,sakallari bembeyaz olmus papaza sorar;
-siz mi daha yaslisiniz,sakaliniz mi?
papaz sakallarinin 18-20 yaslarinda ciktigini dusunerek;
-elbette ben cevabini verdiginde;
-yazik,der Mevlana,cok yazik...sizden kucuk olan sakaliniz agarmista siz hala karanliklardasiniz.
-------------------------------------------------
Grunfeld,cocukken bir profesorden keman dersi aliyormus.bir gun profesor;
-ben senin yasindayken bu parcayi daha iyi calardim,demis.
-Demek ki sizin profesorunuz benimkinden iyiymis.
-------------------------------------------------
Fuzuli ile ruhi çok güzel manzaralı bir mekanda yürüyorlarmış.. atışmayı çok severlermiş kendi aralarıda.. manzaranın en güzel yerinde sıska çelimsiz bir sokak köpeği görmüşler... ruhi durumdan hemen istifade edip "Bu köpek bu manzarada Fuzuli " demiş Fuzuli hemen cevap olarak " o zaman vur kiçina tekmeyi çiksin Ruhi " demiş
-------------------------------------------------
Barış Manço Fransa'da bir televizyon kanalinin canli yayinina konuktur...
Küstah bir spiker vardir ve Barış Manço ile dalga geçmektedir... Sürekli, "iste Türk, yani barbar, vahsi vs..." demektedir... Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere "yaninizda kâgit para var mi?" diye sorar! Bu soruya spiker sasirir ve "evet var ama n'olacak" der... Barış Manço israr edince spiker cebindeki kâgit paraları çikartir... Bu olaydan az önce Barış Manço canli yayinda "Anahtar" adlı sarkisini söylemistir... Bu sarkinin bir bölümü söyledir:
"Bes Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, bes Fatih-bir Mevlana, iki Mevlana-bir Sinan" (Baris Manço / Anahtar sarkisi / Darisi Basiniza Albümü / 1992)
Bu sarki bir matematik sorusudur ve sarkida adi geçen kisiler o dönemdeki Türk parası olan banknotlarin arkasinda fotografi olan kisilerdir... Baris Manço spikere sorar: "Bu paranizda fotografi olan kisi kim?"
Spiker:
"General......." Barış Manço diger paralardaki fotograflari olan kisileri de sorar,spikerin verdigi cevaplar hep aynidir "General.......", "Amiral...........", "Komutan............."
Spikerin bu "falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan" cevabyndan sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarini çikarir... Spikere der ki:
"Bu parada fotografi olan kisi Mehmet Akif Ersoy'dur. sairdir... Bu fotograftaki kisi Mevlana'dir. Düsünürdür... Bu paradaki fotografi olan kisi Fatih Sultan Mehmet'dir. Adaletin sembolüdür... Bu paradaki kisi ise Atatürk'tür. "Yurtta baris, dünyada baris" diyen kisidir... Bizim paralarimiz bunlar... Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar oldugumuz için paralarimizin arkasına "sairlerimizin", "düsünürlerimizin","bilim adamalarimizin" fotograflarini bastik... Siz Fransizlar kendiniz barbar, vahsi oldugunuz için paralarinizin arkasina hep savas Adamlarinin fotograflarini basmisiniz!" der... Barış Manço nun bu müthis cevabindan sonra televizyon yöneticileri Canli yayini keserler ve spikeri oradan kovarlar, baska bir spiker yerine gelir ve canli yayin yeniden baslar, yeni spiker Barış Manço'dan ve Türklerden özür diler, programa böylece devam edilir...
---------------------------------------------
bir tiyatro oyunu sırasında seyircilerden bir sahneye hıyar atar nerden bulmuşşsa
hıyarı gören ISMAIL DUMBULLU:
+beyfendi kimliğinizi düşürdünüz der
-------------------------------------------
Yavuz Sultan Selim zamaninda, Iran sahi kiymetli mücevherlerle süslü bir sandik hediye gönderiyor Sultan Selim'e.Sandik açiliyor. Içinden çesit çesit degerli taslar, kiymetli atlas, kadife kumaslar çikiyor.Fakat bir de pis bir koku yayiliyor. Dehset bir koku, herkes burnunu tikiyor. Neyse en alttaki bohçadan insan pisligi çikiyooooor..Yani Osmanliya acayip bir hakaret!!!!!
Cihan padisahi emir veriyor,
"herkes düsünsün, buna ince bir sekilde cevap vermeliyiz"
Ve cihan padisahi yine çözümü kendisi buluyor. Ayni sekilde degerli mücevherve kumaslarla süslü bir sandik hazirlatiyor.Içine o zamanin Osmanli Istanbul'unda imal edilen gül kokulu en nadide lokumlardan bir kutu hazirlatiyor, en altina da küçük bir pusula ve bir satir yazi. Gönderiyor...
Şah sandigi açiyor. Açtikça güzel bir koku ve en altta bir kutu lokum. Anlam veremiyorlar tabii. Bizim elçi yiyor önce, sonra oradakilere ikram ediyor. Kutunun içindeki pusulayi Sah okuyor:
"Herkes yediginden ikram eder"
-------------------------------------------
osman bölükbaşı meclis kürsüsünde konuşmaktadır.
bir milletvekili:"sende erkek misin be?" der.
osman bölükbaşı:"ben erkekliğimin zekatını versem sen bile erkek olurdun".der
-------------------------------------------
büyük iskender'e biri;
- az bir ihsan eyle..
- az ihsan bana yakışmaz, çoğu da sana..
-------------------------------------------
diyojen'e sormuşlar,
- bir insanın zeki olduğunu nerden anlarsın?
- konuşmasından..
- ya konuşmuyosa?
- o kadar zekisi daha çıkmadı..
-------------------------------------------
Topal ismail'le IV.Mehmet arasında geçmiş yanlış hatırlamıyorsam...Yeniçeri isyanlarından birinde...
Topal İsmail:Abdets alsan iyi olur Mehmet...Çünkü seni bunların elinden ben bile kurtaramam...
IV.Mehmet:Bre İsmail biz Osmanlı evladıyız...Abdestsiz toprağa basmayız...Şimdi sen abdestli olsan iyi olur...Tez kellesi vurula...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-10-07, 02:01   #2

Varsayılan C: kısa ve ilginç hikayeler


TeŞekkÜrler
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-01-08, 04:08   #3

Varsayılan C: kısa ve ilginç hikayeler


süperdi sağol
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-01-08, 08:23   #4

Varsayılan C: kısa ve ilginç hikayeler


Sözler gerçekten güzel bayıldım yani
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-01-08, 08:27   #5

Varsayılan C: kısa ve ilginç hikayeler

Sözler gerçekten cok güzelmiş sağolasın
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat