En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 12-12-06, 03:57   #1
adamus

Varsayılan Halkla İlİŞkİlerde Kampanya Hazirlanmasi


-1-

A) HALKLA İLİŞKİLERDE KAMPANYA HAZIRLANMASI

Halkla ilişkilerde kampanyayı başlatmadan önce, amaç ve stratejisi, plan,bütçe araştırma ve değerlendirme mutlaka dikkate alınmalıdır.Aslıda çevre, işletmenin amaçlarını, işletmenin amaçları ise halkla ilişkiler amaç ve stratejisini, bu ise halkla ilişkiler programını belirlemektedir.
Çevre
İşletmenin Amaçları
Halkla İlişkiler Amaç ve Stratejisi
Halkla İlişkiler Programları

Halkla ilişkilerin, diğer faaliyetler kadar önemsendiği kuruluşlarda, planlama büyük önem taşırken, özellikle uzun dönem planların ise üzerinde titizlikle düşünülerek belirlenmesi gerekmektedir.
Bir kampanyada atılacak ilk adım, bilgi toplanmasıdır.İlişki kuracağımız hedef hakkında bilgi sahibi olmadan, kurulacak ilişkileri yönetmek kolay değildir. Bilgi toplanması, yoğun ve bilimsel bir araştırma çalışmasını gerektirir.
İkinci adım,elimizdeki bulgulardan da yararlanarak çalışma planımızın hazırlanmasıdır.Bu çalışma sırasında hedefe neyin nasıl söyleneceği de kararlaştırılacak, yani haberleşme mesajları hazırlanacaktır.
Üçüncü adım hazırlanan planların uygulanmasıdır.Çeşitli haberleşme araçlarından ve kitle ilişkilerinin çeşitli yollarından yararlanılarak, çeşitli hedef kitleler için hazırlanan mesajlar yerlerine ulaştırılacaktır.
Uygulama sonuçlarının değerlendirilmesi, atılacak adımların dördüncüsüdür.Kampanya nasıl sonuç vermiştir? Hedef kitlenin tepkileri (feed-back) ne yönde olmuştur?
Bu bilgiler, bize çalışma planlarındaki yanlışlıkları ve eksiklikleri düzeltme olanağı verir .Bu düzeltmelerden sonra kampanyayı sürdürdüğümüz zaman, elimizdeki bilgilerle işe başladığımız için yeniden yukarıdaki birinci adımı atmış oluruz.Halkla İlişkiler çalışması böylece, bir kapalı devre içinde sürüp gider.
Şimdi bu adımları, ayrıntılarıyla ele alalım.

1-Bilgi Toplama

‘Scott M. Cutlip ve Alen H. Center, halkla ilişkiler sanatını, dörtte üçü suyun altında (araştırma, planlama, değerlendirme), dörtte biri suyun yüzünde (uygulama) olan bir buzdağına (iceberg) benzetirler’(1).Gerçekten, tanıtma diye adlandırdığımız uygulama çalışmalarından başka bir şey olmadığı sanılan halkla ilişkiler çabasında, araştırma, planlama ve değerlendirme gibi masa başı çalışmaları büyük yer tutar.
Araştırma, halkla ilişkiler programının üzerinde kaydırılacağı rayları veren bir çalışmadır.Hedef hakkında hiçbir şey bilmeden yola çıkılan bir halkla ilişkiler kampanyası dağınık, bölük pörçük çabalar yığınından başka bir anlam taşımaz.
Halkla ilişkiler çalışmasında hedef olarak aldığımız kitlenin özellikleri, eğilimleri, görüş ve düşünceleri bilinmedikçe, hazırlanacak program, giyecek insanı görmeden çalışan terzinin diktiği elbiseye benzer, bol ya da dar gelir.

1.Cutlip ve Center,op.cit.s . 110.

-2-
İşte bu nedenler, çeşitli bilim dallarında olduğu gibi hakla ilişkiler sanatında araştırmanın zorunluluğunu ortaya koymaktadır.Bazı yazarların halkla ilişkilerin bir uygulamalı (tatbiki) bilim olduğunu ileri sürmeleri, biraz da araştırmasız halkla ilişkiler olmayacağı nedenine dayanmaktadır.
Araştırma, hedef kitlenin (ya da kişinin) özellikleri, görüşleri ve davranışları (tepkileri) ile ilgilendiğinden, psikoloji sosyoloji ve sosyal psikoloji bilimleri ile bağlantılıdır.Bu bağlantı, halkla ilişkileri, basit bir propaganda çalışması olmaktan çıkartıp , ona geniş kapsamlı bir sanat niteliği verir.
Halkla ilişkiler alanında baş vurulacak araştırma, izlenecek yol ve kullanılan metotlar bakımından tıp, fizik, kimya gibi bilim dallarında yararlanılan araştırmalardan farklı değildir.Belki bir sosyal araştırmada cam tüpler yoktur, tartı yoktur ama benzer adımlar vardır, bulgu defterleri ve sayılar vardır.
Bir sosyal araştırmada (başka bilim dallarındaki gibi) gözönünde tutulacak ilk önemli konu, sorunu belirli olarak ortaya koymaktır.Bir başka deyimle, bu araştırmadan ne beklediğimizi önceden bilmek zorundayız.Ne yaptığını, araştırmadan neler elde edeceğini bilerek, düşünerek yola çıkmak demektir.
İkinci önemli konu araştırmada kullandığımız ölçü araçlarının ne derece güvenilir olduklarının bilinmesidir.Araştırmada kullanılan soru kağıtları, denemeler, telefonla ya da yüz yüze soru-cevap görüşmeleri bu ölçü araçları arasındadır.
Üçüncü konu, güvenilirlik derecesini bildiğimiz ölçü araçlarının, en verimli biçimde kullanılmasıdır.’Araştırmayı yapacak personelin nitelikleri, kullanılan örnekleme metotlarının yaptığımız araştırma için en doğru sonuç verecek metotlar olup olmaması, bu konunun kapsamına giren sorulardır.’(2)

a)Bilgi toplama, çeşitli yollarla yapılabilir. İlişki kuracağımız bir toplumun özellikleri, o toplum hakkında yazılmış kitaplardan, gazete ve dergilerde yayınlanmış yazılardan, toplumun içinde uzun süre bulunmuş kişilerin ilk elden verdikleri bilgilerden öğrenilebilir.
Örneğin bir köyün siyasal eğilimi, son seçimlerin o köydeki sonuçlarına bakılarak, çocuk doğumu ve bakımı konusundaki bilgi ve tutumu, belirli süre içinde köydeki doğum, düşük, yaşayan çocuk, doğumda hastalanan ve ölen ana, çocuğun yaşama süresi, çocuk hastalıkları vs sayılarına bakılarak, ormancılık konusundaki görüşleri belirli süre içinde köydeki ağaç sayısında(yada orman büyüklüğü) artış yada azalış, orman suçları, orman yangınları gibi konulardaki bilgilere bakılarak öğrenilebilir.

b)Kuruluşa halktan gelen mektuplar, araştırma yapmak istediğimiz hedefi temsil edeceğine inandığımız kişilerle yapılan görüşmeler, danışma için kurulan komisyonların görüşleri, çeşitli bölgelerde çalışan memurlarımızın yıl içinde edindikleri izlenimler hakkında verdikleri raporlar, belirli konularda kitle haberleşme araçları ile yayınlanan yazı ve haberler, belirli görüş önderlerinin söylev ve demeçleri, belirli ürünlerin ve gazete ve dergilenin belirli bölgelerde satışlarını gösteren istatistikler, bilgi toplamada kullanılan başka belli başlı araçlardır.
Araştırmaya çok geniş yer ayırmak istemediğimiz için bu saydığımız bilgi toplama yolları üzerinde ayrıntılı olarak durmayarak, daha güvenilir sonuçlar veren üç bilimsel araştırma metodundan söz edeceğiz.
c)Bunların birincisi kişisel soruşturma metodudur.Bir kitleyi ortaya çıkaran bireylerle teker teker yapılan görüşmenin, kitle hakkında en doğru bilgileri vereceği açıktır.

2. John W. Crawford, Op. Cit, s.115, 116
-3-
Ancak, gerçeği bu kadar kesinlikle vermesi beklenen bu yol varken, başkalarına hiç başvurulmaması yargısına kapılmakta acele etmemek gerekir.
Önce, yüz yüze gelip soru sorduğumuz herkesten doğru cevap alacağımız hatta cevap alıp alamayacağımız önceden bilinemez.Yaratılışları gereği insanların çoğu kendilerine soru sorulmasından hoşlanmazlar.Hele tanımadıkları kişilerin sorularına hiç cevap vermek istemezler.Kapalı toplumlarda bu arada bizim ülkemizde bu özellikle sık sık karşılaşılır.Bu durumda ya sorularımıza hiç cevap alamamak, yada ayıp olmasın diye baştan sağma(ve çoğu zaman gerçeği yansıtmayan) cevaplarla karşılaşmak tehlikesi bizi beklemektedir.Bu tehlike erkeklerden çok, kadınlarla görüşmek istendiği zaman ortaya çıkar.Özellikle küçük kasaba ve köylerde kadın, erkeğinden izinsiz düşüncesini görüşünü açıklayamaz.Zaten çoğunlukla bir ayrı görüşe sahip değildir.
Toplumdaki kişilerin tek tek araştırmaya alınmasının, her birine ayrı ayrı soru sorulmasının personel, zaman ve para bakımından olanağı bulunmadığı da gerekmeyecek kadar açık bir gerçek olarak ortadadır.Böyle bir çalışma için gerekli personel bulsak da, bunların hepsi nitelik bakımından yeterli olmayacağı için getirdikleri bulgular eksik ve yanlış sonuçlar yaratacaktır.

d)Bu sakıncaları yüzünden toplumun tümü yerine, özellikleri bakımından onu temsil edecek örnekler seçip araştırmayı bunlar üzerinde yapmak, tutulacak en sağlam, ucuz ve verimli yol olacaktır.Örneklemede de eksiksiz ve yüzde yüz doğru sonuç alınacağı söylenemez.Ama toplumun tümü araştırma kapsamına alınamayacağına göre örnekleme sonuçlarındaki eksikliklerin ‘ehven-i şer’ olarak kabulü tek çıkar yoldur.
Örnekleme metodunda, örneğin seçilmesi bakımından üç yol vardır:
1-Rastgele örnekleme (Random Sample)
2-Bölgesel örnekleme
3-Kota örneklemesi

1-Rasgele örneklemede, araştırma kapsamına alınacak kişiler, önceden belirtilen bir düzene göre rasgele seçilir.’Örneğin bir telefon kitabındaki bir gazetenin abone listesindeki, bir nüfus memurluğunun kütüğündeki isimlerden her sekizinci ad, örneğe alınır. Bu yolla herkese örneğe girme hakkı verilmiş olmaktadır.’(3)

2-Bölgesel örneklemede, önce örneğe girmesi istenen bölgeler, toplumu doğru olarak temsil edecek biçimde, matematiksel yollarla belirlenir.Örneğin kentler, alınan kentlerin mahalleleri ve bu mahallelerdeki sokaklar seçilir.Bu seçim sırasında nüfus dağılımının, en iyi temsil oranı sağlanması konusu, kararı etkileyen başlıca ölçüler arasındadır.Örnekleme, sokaklara varıncaya kadar düzenlendikten sonra sokaktaki evler, yukarıdaki ‘rasgele örnekleme’ metoduna göre seçilir.Ede soru sorulacak kişinin seçimi ise araştırmayı yapacak memura bırakılır.(4)




3.David J. Huck ve Hugh G. Wales, Marketing Research, New Jersey, Prentice Hall , 1952, s. 140.
4.Alfred Politz , Life Study Of Consumer Expenditures , 2. cilt, New York , Time inc, 1958 , s . 96.


-4-

3-Kota örneklemesinde genel nüfustaki yaş, cins, meslek, sosyal durum(evli,bekar), yaşanılan yer, kazanç durumu gibi özellikler oranı ölçü olarak alınıp, örneği bu orana uymasına dikkat edilir.Çeşitli ölçüler ortaya konulduktan sonra, araştırmayı yapacaklara, soru sorulacak kişileri seçerken, bu ortak özelliklerin en çoğuna sahip olanları aramaları gerektiği öğretilir.Ancak bu kolay bir iş değildir ve pek çok ortak özelliğe sahip kişilerin bulunması için bazen kotanın çok genişletilmesi zorunlu olabilir.Türkiye’de nüfus çoğunluğunun erkek ve otuz otuzbeş yaşları arasında olduğunu, Birinci sigarası içtiğini dört çocuğu bulunduğunu, aylık gelirinin 150 milyon lirayı geçmediğini düşünelim.Bu özelliklerin tümüne sahip kişileri bulmak, araştırmacı için kolay iş değildir.
Araştırma yapılacak örneğin genişliğine karar verilirken çeşitli ölçüler göz önünde tutulur.Araştırma için ayrılmış olan para, eldeki personel, araştırmanın bitirilmesi gereken zaman ve araştırmadan beklediğimiz doğruluk oranı, bu kararı etkileyen öğelerdir.
Açıktır ki araştırmada en önemli sorun, doğruluk oranıdır.Herkes yaptığı araştırmanın %100 güvenilir olmasını ister.Ancak bunun için örnekleme ile seçilen kişiler üzerinde değil, hedef kitlenin tümü üzerinde araştırma yapılması gerekir.Bunun ise gerçekleştirilebilecek bir amaç olmadığı ortadadır.Üstelik yukarda belirtildiği gibi böyle bir çalışmada da eksiksiz ve %100 güvenilebilecek bir sonuç alınacağı kesin değildir.
Öyleyse, eldeki olanaklara göre, güvenilirlik oranından biraz uzaklaşmak gerekecektir.Örnek ne kadar geniş olursa doğruluk oranı o kadar yüksek olacaktır. Bunun yanında gerekli para, zaman ve personel de örnek genişliği ile birlikte artacaktır.Kararı verecek uzmanlar bu öğeler arasında ‘optimal’ seçmeyi yapmalı, en uygun genişliği bulmalıdırlar.
Bir araştırma uzmanının belirttiğine göre %95 güvenilirlik derecesinde, %1 hata payı ile beklenecek sonuç için 9604 kişilik, %99 güvenilirlik derecesi ve aynı hata payı için ise 16587 kişilik bir örnek gereklidir. %2 hata payı ve %95 güvenilirlik derecesi için örneğin 2401, aynı hata payı ve %99 güvenilirlik derecesi için ise 4147 kişi içine alması gerekir.

e)Bilgi toplamanın bir başka yolu da anketlerdir.Bu yoldan araştırma yaptığımız zaman, katılanların seçimi konusunda elimizde fazla güç yoktur.Anket için soru soracağımız hedefin sınırlarını biz çizsek bile sorulara kimlerin cevap vereceğini bilemeyiz.1936 başkan seçimlerinde Amerikan ‘Literari Digest’ dergisinin düzenlediği ankete, soru sorulan on milyon kişiden ancak 2376523 ü cevap vermiştir.(5)
Anket soruları, çeşitli yollarla halka ulaştırılır.Posta ile, basın araçları ile yada elden soru kağıtlarının ulaştırılması en çok uygulanan üç yoldur.Posta ile yada elden ulaştırılması, adres bilgisi ve personel olanakları ile sınırlı olduğundan, basın araçları ile soruların yayınlanması, daha geniş bir hedefe varılmasını sağlayan bir yoldur.Küçük bir hedef seçilmiş ve az sayıda soru hazırlanmışsa telefonda anketi yayma aracı kullanılabilir.
Soru kağıtlarının(Questionairre) hazırlanması araştırmada büyük önem taşır. Araştırma, yüz yüze yapılırsa, görevlendirilen memurun cevaplandıracak kişilere soruları açıklaması, birkaç anlam taşıyabilecek soruların hazırlanmasındaki amacı anlatması olanağı verdır.Ama araştırma, posta ile gönderilen, ya da basın araçları ile yayınlanacak sorularla yapılacak ise, soruların özlü ve karışıklığa yol açmayacak kadar açık olması büyük önem taşır.Bunun yanında, soru kağıtlarının, insanı bıktıracak uzunlukta olmaması ve kişisel sorulara fazla ağırlık verilmemesi de önemlidir.

5. Osman Kazancı, ‘Araştırma ve Kanaat Yoklamaları’ , Halkla İlişkiler Birinci Semineri Ankara , B.Y.Y.O.(1967(Teksir Notu), s.35. )

-5-
Sorular, iki gurupta toplanabilir.Birincisi cevabı tüm olarak soru sorulan kişiye bırakılan sorulardır.Kişisel bilgiler, bir konudaki görüşleri, belirli süre içinde gerçekleştirmeyi düşündüğü planlar vs. gibi.İkincisi ise cevapları, verilmiş şıklardan seçme yaparak verilen, yani soru sorulanlara kolaylık sağlayan sorulardır.Bu tür sorular, birkaç biçimde düzenlenir.

İ-İki cevaplı.Sorulan kişi, ‘evet,hayır’ , ‘doğru,yanlış’ , ‘uygun,uygun değil’ gibi şıklar arasında seçme yaparak soruyu cevaplandırır.

İİ-İkiden fazla cevaplı.Bu tür sorularda görüşü, sorula kişi, alt alta yazılmış şıklardan birini işaretleyerek cevap verir.
Örnek: Askerlik süresi hakkında ne düşünüyorsunuz?
a)Şimdiki gibi olmalı
b)Bir buçuk yıl olmalı
c)Bir yıl olmalı
d)Eğitim durumuna göre ayarlanmalı
e)Hiç olmamalı

İİİ-Derecelendirilmiş cevaplı.Bu grupta, soruların cevapları iki üç arasında yedi dereceye bölünmüştür.Cevap verecek kişi cevabı hangi uca ne kadar yakınsa o yakınlıktaki boşluğu işaretler.Tam ortadaki boşluğu işaretleyen kişi cevabını iki ucada yakın(ya da iki uçtan da uzak olduğunu) göstermiş olur.Böyle cevaplardan çıkarılabilecek bir başka sonuç da tam ortayı işaretleyen kişin bu konuda hiçbir görüşü olmadığıdır.
Bu tür soru kağıdının değerlenmesi, ötekilerden daha zordur, daha dikkatli incelemeyi, dolayısıyla daha uzun zamanı gerektirir.
Araştırmada bir önemli konu da sonuçların değerlendirilmesidir.Değerlendirmeye ön yargılarla başlanır, ya da titizlikle çalışılamazsa, doğru sonuçlar verecek bir araştırma için ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın, harcanan çabalar boşa gidebilir.
Bunun için hem değerlendirmeyi yapanların dikkatli ve iyi eğitilmiş kişiler olması, hem de sonuçların incelenmesine başlarken hiçbir ön yargının bulunmaması gerekir.Bulguların sınıflandırılmasında mekanik çalışma gittikçe yaygınlaşan bir uygulama biçimidir.IBM ve Remington delikli kart yoluyla sınıflandırılan bulgular daha sonra uzmanlar tarafından değerlendirilerek sonuçlara varılır.
Bulguların arşivlenmesi, sınıflandırılarak saklanması, ileride gerektiği zaman yeniden kullanılması bakımından önemlidir.Bu bilgilerin kolayca bulunabilecek bir düzen içinde olması, ilgililer değişse de yeni gelenlerin güçlük çekmemelerini sağlar.

2-Planlama

Planlama rasyonel bir davranış ve geleceği önceden görmek demektir.Yeni geleceğe ait kararların önceden alınması demektir.Başka açıdan planlama, işletme ihtiyaçları ve çalışma programlarının önceden belirlenmesidir.Bundan dolayı planlama çok zor bir iştir.Düşünme ve karar verme kabiliyetine dayanır.
Buradan anlaşılacağı gibi, planlamanın bir iktisadi yönü vardır.İktisadi açıdan planlama belirli bir dönemde, belli sosyo-ekonomik amaçlara ve sayısal hedeflere ulaşabilmek için bu işle görevlendirilmiş organlar tarafından önceden tespit edilen araçları kullanma kurallarının belirlenmesidir.

-6-
Planlamada, kampanya için gerekli para, kullanılacak haberleşme araçları, çalıştırılacak personel, kampanya süresi, atılacak adımlar ve halka ulaştırılacak tanıtma mesajları, ayrıntıları ile belirtilir.

Planlamanın başarılı bir sonuca varması için izlenecek yollar şunlardır.

a)Problemin ne olduğunun bilinmesi
b)Muhtemel çözümleri tespit etmek
c)Verileri toplamak ve analiz etmek
d)Çözüme ulaşmak

İstenen genişlikte bir Halkla İlişkiler kampanyası için gerekli para ile kuruluşun bu işe ayırdığı para çoğu zaman birbirini tutmaz.Bu bakımdan kuruluş yöneticilerini ve para ile ilgili yetkilileri, kampanya için öngörülen paranın zorunluluğuna inandırmak, önemli bir sorun olarak ortaya çıkar.Halkla İlişkiler örgütünün, kuruluş planında yüksekte, kuruluşun en yüksek düzeydeki yöneticilerine yakın bir yerde olmasının yararı burada da kendini gösterir.
Kuruluş planının altlarında, ufak bir şube olarak çalışan bir Halkla ilişkiler örgütü başındaki kişinin görüş ve isteklerini, kuruluşun en yüksekteki yöneticilerine kabul ettirebilmesi, yetki ve sorumluluk bakımından bu yöneticilere çok yakın bir Halkla İlişkiler uzmanının kabul ettirebilmesi kadar kolay değildir.
Bu, Halkla ilişkiler kampanyası için ‘har vurup karman savuracak’ kadar çok para istemek ve bu gereksiz isteği kabul ettirmek demek değildir.Bütçe hazırlanırken iyi düşünülüp, gereksiz harcamalardan kaçınılarak, gereken en az para ile yetinilmeye çalışılmasının zorunluluğu açıktır.Ama halkla İlişkiler kampanyası ucuz her çalışma ve para ile uğraşanların sandığı gibi iyi iş, her zaman ucuza çıkan iş değildir.
Kampanyada kullanılacak haberleşme araçlarının seçimi de üzerinde titizlikle durulması gereken bir konudur.Bir büyük bölüm içinde gördüğümüz gibi, elimizde pek çok araç vardır.Hedef ve amaçlarımıza göre bunların en etkili ve eldeki olanaklara en uygun olanlarının seçimi uzun incelemeler gerektirir.Bu incelemeler arasında, üzerinde düşündüğümüz araçların güçleri de vardır.Hangi aracın ne genişlikte etki alanı bulunduğu, araştırmalarla ortaya çıkarılır.Dördüncü bölümde belirttiğimiz gibi, kitle haberleşmesi ileri ülkelerde, radyo, televizyon, gazete ve dergi gibi haberleşme araçlarının etki alanlarını araştıran kuruluşlar vardır.Akılımıza gelen her radyo istasyonu, ya da gazetenin kapsama alanı bu kuruluşlardan kolayca öğrenilebilir.Böyle özel kuruluşlar bulunmayan ülkelerde ise, bu araştırmaya girişmek daha zor ve zaman alıcıdır.Ne kadar zor olursa olsun, ‘boşuna kürek çekmemiş olmak’ için kullanacağımız haberleşme kanallarını seçmeden önce bu kanalların etki derecesini araştırmamız gerekmektedir.
Türkiye’de, bu konuda çalışmak üzere kurulmuş olan (bildiğimiz kadarı ile) özel örgütler İstanbul’daki PEVA, PARS ve Ankara’da SADA firmalarıdır.Bu kuruluşlardan bu gün için bazı bilgiler edinmek olanağı bulunması, ileride bunların her konuda yardımcı olacağı ve yanlarına katılacak başka araştırma örgütleri ile, Türkiye’de de haberleşme araçları etki alanını öğrenme güçlüğü diye bir sorun kalmayacağı umudunu arttırmaktadır.Ankara’da birkaç yıl önce bu alanda kurulan bir başka firma, ARDA ise çalışmalarını daha çok Pazar araştırması (Marketing) ve proje-danışma konularına kaydırmış ve haberleşme araçları kapsam alanı konularında yararlı olamamıştır.
Bir haberleşme aracının etkinliği, yayın kapsamı konusundaki bilgilerden başka ön denemelerde de anlaşılabilir.Bu kanaldan gönderilecek mesajların ulaşma oranı, hedeften gelecek besleyici tepki (feed-back) yardımıyla anlaşılır.Küçük bir hedef üzerinde yapılacak pilot çalışma, etki alanını ölçmenin en ucuz yoludur.
-7-

Kampanya için gerekli personel ile, eldeki memurlar arasında uyum sağlama işi de planlama sırasında yapılacaktır.Çok geniş bir çalışma grubu isteyen kampanyalar, kuruluş için ağır bir yük anlamını taşıyabilir.Öyleyse kuruluş ya kampanya genişliğini azaltmak, ya da geniş bir personel ordusu ile işe girişmek şıkları arasında bir seçim yapmak zorundadır.
Bazı araçlardan yararlanma sırasında, kuruluşun kendi personeliyle işin altından kalkması büyük zorluklar yaratabilir.Bir konulu film ya da televizyon programı hazırlamak gibi.Bu durumda, film şirketlerinin personelinden ya da televizyon istasyonunun kendi olanaklarından yararlanmak, daha iyi sonuçlar veren daha kolay ve ucuz bir yoldur.
Kampanyanın süreceği zamanda planlama sırasında kararlaştırılacak konudur.Hiç değişmeyen yollarla sunulan birbirine benzer mesajlarla yüklü bir kampanyanın sürüp gitmesi bıkkınlık ve umursamazlık yaratacağı gibi mesajın yerleşmesine fırsat bırakmayacak kadar kısa sürüp kesilen bir kampanyada olumlu bir sonuç vermeyecektir.Kampanyanın konusuna ve hedefin özelliklerine göre sürenin uzunluğu dikkatle engellenmelidir.
Kampanya genişliği, süresi,çalıştırılacak personel sayısı, harcanacak para ve kullanılacak araçlar kesin olarak belirlendikten sonra sıra kampanyanın uygulanma düzenin hazırlanmasına gelir.
Bir halkla ilişkiler kampanyası çeşitli konuları içine alabilir.Bu durumda konuların hangi sıra ile tanıtılacağı çalışma planında görülecektir.Önce hangi haberleşme araçları kullanılacaktır.Ülke kampanya bakımından bölgelere ayrılırsa önce hangi grupla ilişki kurulacaktır.Konu hedef kitleye tümüyle birdenbire mi yoksa bölümlere ayrılarak adım adım mı sunulacaktır.Bunlar ve benzerleri kampanya planını hazırlayanların üzerinde duracakları konulardır.
Halkla İlişkiler çalışmasının can alıcı noktalarından biride mesajların hazırlanmasıdır.Bir tanıtma ve eğitim mesajının hazırlanması dikkat ve uzmanlık isteyen bir iştir.Hedef kitlenin eğitim durumu, anlayış yeteneği, eğilimi gibi özellikler mesajın hazırlanmasında dikkat edilecek etkenlerdir.Bir ilkokul öğrencisi için hazırlanan mesajla üniversite eğitimi görmüş kimseler için hazırlanan mesaj birbirinden ne kadar farklı ise bir sıcak iklim insanı ile soğuk bölgelerde büyümüş bir insan, bir din adamı ile bir sporcu için hazırlanan mesajlarda o kadar ayrılık gösterecektir.
Açıklık, kısalık gibi nitelikler mesajların anlaşılmasında yardımcı olacağı gibi, mesajların belirli değimler, kalıplar(slogan) biçiminde sunulması ve birçok kez sunulması, benimsenme ve akılda tutulma bakımından yarar sağlayacak ve etki derecesini arttıracaktır.
Bir mesaj en iyi, en tekili biçimi alıncaya kadar çeşitli değişikliklerden, düzeltmelerden geçer.Bir uzmanın bir çırpıda hazırladığı bir tanıtma mesajının, (o uzmanın yaratıcı gücü ve anlatma yeteneği ne kadar yüksek olursa olsun) en iyi mesaj olduğunu ileri sürmek kolay değildir.Mesajın en iyi biçimi almasına kadar bize ışık tutacak en güçlü kaynak ise halkın kendisidir.Mesaj hedef kitlenin tümüne sunulmadan önce, onun küçük gruplar üzerinde denenmesi bu ön denemeden alınan sonuçlara göre gerekli düzeltmelerden geçirilip yeniden deneye tutulması mesaj hazırlama tekniğinin en verimli ve sağlam yoludur.Çeşitli denemelerden sonra mesaj düzeltile düzeltile geliştirilip kamuoyuna sunulacak biçimi bulur.
Mesajın çeşitli denemelerden geçirilmesi, bu demeler için hedef kitlenin özelliklerini taşıyan benzer (fakat kişileri değişik) gruplar seçilmesi, bunların tepkilerinin (feed-back) alınıp değerlendirilmesi bu sonuçlara göre değişikliklere uğratılması uzun, yorucu ve bezdirici bir işlemdir.Ancak, hiçbir işe yaramayacak ya da istediğimizden çok az etki yapacak bir mesajı halka sunarak bütün emek ve harcamaları boşa çıkarmak yerine bu güçlüğe katlanarak olumlu bir mesaj hazırlamak, açıktır ki çok daha yararlıdır.Çünkü mesaj istediğimiz sonucu verir, yani hedef kitleyi belirli inanç ve eyleme yöneltirse halkla ilişkiler çalışması başarılı olmuş ve işe yaramıştır.Yoksa bu çalışmaya girmenin anlamı yoktur.
-8-

3-Uygulama

Hazırlanan programın uygulanması kampanyanın üçüncü adımıdır.Toplanan bilgilere göre hazırlanan tanıtma mesajları kararlaştırılan araçlarla belirli bölgelerde belirlenmiş hedeflere ulaştırılır.Bu işlem sırasında halkla ilişkilerin ilkelerine ve uygulamanın baştan savma yürütülmemesine dikkat edilecektir.Çoğunlukla bir halkla ilişkiler kampanyası çeşitli haberleşme araçlarının bir arada kullanılmasıyla ortaya çıkan yoğun bir çalışma demektir.Kampanya için kararlaştırılan süre boyunca radyo varsa televizyon programları yayınlanacak, sinemalarda tanıtıcı filmler oynatılacak, gazete ve dergilerdeki haber ve yazılarla konu halka duyurulacak, açılacak sergilerde, katılınacak fuar ve panayırlarda konu yazı ve çizgiler biçiminde gözlerde canlandırılacak, tanıtma kamyonlarıyla gidilen köy, kasaba ve kentlerde hoparlör düzeni, projeksiyon makinelerı gibi araçlarla konu halka açık bir dille anlatılacak, sorular ve kuşkular karşılıklı görüşmelerle giderilecek, konferans, açık oturum ve seminer gibi toplantılarla konu bilimsel düzeyde tartışılarak kamuoyuna yansıtılacak ve bu çalışmaların tümünde önceden hazırlanmış sloganlar topluma mal edilerek mesajların belirli kalıplarla akıllarda kalması, unutulmayacak ve kolayca anlaşılacak biçimde alınması sağlanacaktır.
Bu çalışmalar yapılırken uygulamanın bir halkla ilişkiler kampanyasının son adımı olduğu, yani kampanya için kararlaştırılan çalışmalar bittikten sonra kuruluşun ya da çalışmaları yürüten ilgililerin uykuya yatmayı hak ettikleri düşünülmemelidir.Çünkü her şey bitmemiştir.

4-Sonuçların Değerlendirilmesi

Kampanya için hazırlanan planın uygulama süresi tamamlanınca sıra sonuçların değerlendirilmesine gelir.Bu değerlendirmenin ortaya çıkaracağı bilgiler bundan sonraki çalışmalar için dosyalanacak ve her istenişte el altında bulunacaktır.
Sonuçların değerlendirilmesi esas olarak yaptığımız çalışmada halka ulaştırdığımız mesajlara gösterilen besleyici tepkinin(feed-back) ölçülmesiyle sağlanır.Makinelerin kullanılmasına başlanmasından beri büyük ölçüde kolaylaşan değerlendirme işlemi sonuçları yorumlamak için uzmanların titizlikle çalışmasını gerektirir.
Bu yorumlama kampanyanın başarı derecesini ortaya koyar.Kampanyada çıkan aksaklıklar haberleşme kanallarında ve mesajların kapsamlarında görülen bozukluklar inceden inceye anlamlandırılarak bundan sonraki çalışmalara ışık tutacak veriler elde edilir.
Bu son adımdan, bir sonraki oluşumun birinci adımına atlanacaktır.Bu bölümün başında anlattığımız bu birinci adım bilindiği gibi ‘bilgi toplama’dır.Böylece halkla ilişkiler çalışması sürekli bir oluşum olarak yürümektedir.Konunun tanımlanması sırasında halkla ilişkilerin sürekli bir çalışma olduğundan söz edilirken belirtilmek istenen işte bu özelliktir.
Bölümü bitirmeden önce halkla ilişkiler oluşumunda girişilecek işleri şu sırayla özetlemek yararlı olabilir;
Kampanyaya girişirken yapılacak ilk iş gereken bilgilerin toplanmasıdır.Çeşitli yollarla toplanan bilgilerin incelenmesi bize hedef kitlenin özelliklerini öğrenme sonucu verir.Bundan sonra eldeki bilgilere göre planlama yapılarak hangi kitlelere hangi haberleşme araçları ile hangi mesajların ne kadar süre ile ulaştırılacağı kararlaştırılır.Bu arada hazırlanan mesajlar çeşitli deneylerden geçirilerek sonuçlara göre gerekirse birkaç kez düzeltilir.Gerekli ön çalışmalardan sonra planın uygulamasına geçilir, kampanya süresi sona erince de uygulama sonuçları elden geçirilerek değerlendirilir.Değerlendirme sonuçları bundan sonraki

-9-

çalışmalar için gerekli veriler demektir.Bu veriler arşivlenerek yeniden girişeceğimiz bir çalışmanın ilk adımı olan ‘bilgi toplama’ sırasında kullanılmak üzere hazır tutulur.Bilgi toplama çalışması, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci adımlarca izlenecek, böylece halkla ilişkiler sürekli bir oluşum olarak uzayıp gidecektir.



B) UYGUN MEDYANIN SAPTANMASI

Halkla ilişkiler uygulamasında kitle iletişim araçlarının son derece önemli bir yeri bulunduğu açıktır.Ancak hangi aracın seçileceği, zaman düzenlemesinin ne olacağı, kullanım sıklığı önemlidir. Burada hemen belirtmek gerekir ki ortaya çıkan sonuca göre halkla ilişkiler kampanyası için sütun satın almaktan ziyade kampanyanın duyurulması için uygun bahanelerin yaratılması amaçlanmalıdır.Reklam ağırlığı olan, yayın ağırlığı olan , dinlenme ve okunma sıklığına sahip bir radyo, televizyon yada gazete ile ilişkilerin iyi tutulması gerekir. Halkla ilişkiler kampanyalarının başarılı olmasının en önemli koşullarından biri kitle iletişim araçlarının iyi seçilmesi, hedef kitleye ve bölgeye en iyi hitap edecek olan aracın kullanılmasıdır.En uygun medyayı saptayabilmek için bazı ölçütler bulunmaktadır . Şimdi bu ölçütlere değinelim.

1-Medyanın Koverajı

Odak olarak seçilen ve ağırlığın özellikle verilmesi istenen medyanın koverajı yüksek olmalıdır.Yani gazetenin satışının radyo veya televizyonun izlenme oranının yüksek olması gerekir.Sözgelimi ürün yada hizmeti bir bölgeyle sınırlı herhangi bir firmanın halkla ilişkiler çalışması için , yine o bölgede en çok dinlenen radyo yada en çok izlenen televizyonun seçimi yoluna gidilmelidir.Tanıtıcı programlar, canlı tartışmalar ve haberlerde yer alabilmek için bu medyalar üzerinde ağırlıkla durulmalıdır. Genellikle ilgili radyo ve televizyonlar reklamını çok aldığı firmalarının halkla ilişkiler kampanyalarına daha sıcak bakmaktadır.
Halkla ilişkiler kampanyasında hedef kitlenin, özellikle eylem çevresinin ayrıntılı olarak belirlenmesi ve eylem çevresi içinde kalan müşterilerin, kullanıcıların, sade vatandaşın, izledikleri, okudukları medya türlerine göre kategorilere ayrılması gerekir.Kitle iletişim araçlarından yararlananların demografik, siyasal, ekonomik ve toplumsal kategorilere göre bölümlere ayrılması işi büyük ölçüde kolaylaştırır.Eylem çerçevesi içinde kalanların yüzde kaçı radyo dinler, yüzde kaçı televizyon izler, izleme hangi saatler rastlar gibi bu ve buna benzer sorulara yanıt bulunmalıdır.Aynı işlemi yararlanılacak medya açısından da yapmak gerekir.Örneğin bir gazetenin okuyucularının yüzde kaçı kadın , hangi yaş kategorileri bu gazeteyi okuyor, mesleklere göre bir ayrımda tablo nasıl oluşuyor gibi soruların yanıtları bilinmelidir.Görüldüğü gibi halkla ilişkiler çalışmasının hemen hemen her aşamasında araştırma özel bir yer tutmaktadır.Halkla ilişkiler ne kadar araştırmaya dayalı olursa o kadar başarılı olmaktadır.Medyanın averajı da araştırmayla ortaya konur.

2-Medya İçeriğindeki Çeşitlilik

Kampanyanın başarılı olarak uygulanmasında medyanın içeriğinin yada programlarının zenginliği ve ciddiliği de önemli bir etkendir.Sadece çıplak resimlerle dolu,
-10-

dedikodu gazeteleriyle halkla ilişkiler kampanyası yürütülemez.Sabahtan akşama kadar yabancı dizi film oynatan bir televizyon kanalının durumu da böyledir.Kampanya haberi yada spotlarla medyanın ciddiliği birbirine uymak zorundadır.Programlarında içerik zenginliği olan doğru ve çabuk haber veren, belgesellerle, açık oturumlarla, müzikal ağırlıyla ve siyasal tarafsızlığı ile çok yönlülüğü yakalamış televizyon, radyo veya gazeteler, halkla ilişkiler uzmanlarının ulaşmak ve bağlantı kurmak istedikleri önemli bir hedeftir.

3-Medyanın Kalıcılığı

Radyo ve televizyon gibi araçlarda yer alan mesajların bir kere dinlenebilmesine veya izlenebilmesine karşın, yazılı basında bu mesajların okuyucuya birkaç kez hitap etme olanağı vardır.Çünkü tekrar tekrar gözden geçirilen gazete sayısı az değildir.Kaldı ki görsel ve işitsel medya izleyici belirli bir zamanda yakalamaya çalışırken gazeteyi okuyabilmek için okuyucu zamanı kendi seçer.İstediği zamanda da okur.

4-Medyanın İnandırıcılığı

Tüm medya için önemli bir özelliktir.Bundan yirmi, otuz yıl önce inandırıcılık konusunda en yüksek puanı muhalefet gazeteleri alırdı.Siyasal sistemin güdümündeki gazetelerin ve radyonun ve daha sonraları televizyonun inandırıcılığı çok tartışmalıydı.Günümüzde özel radyo ve televizyonların inandırıcılık konusundaki problemleri daha farklıdır.Holdinglerin bir yan kuruluşu olarak yayın yapan ve bu kuruluşlarla ilgili yanlış haberleri izleyici tarafından bizzat saptanan televizyonların inandırıcılığı kuşkusuz olamaz.Özel medyalar bugün haber programından spor programına kadar birçok konuda taraftarlığın örneğini vermektedir.Kendini eleştirse de kendi yayın kuruluşunu eleştiren tek bir programcıya rastlanmamıştır.Kayda değer tek olay, bu kuruluşları en ilginç ve yerinde eleştiren yine komşu ve rakip televizyonların eleştirmeleridir.
Kampanyaların kesinlikle bireysel çıkarlara dokunmaması, bu konuda çok dikkatli olunması gerekmektedir.Bireyin beklentisini değiştirmek zorunda kalınırsa uzman görüşleri ile destekli olarak insanlara durumun açıklanması gerekir.Ayrıca kampanyanın önerileri mutlaka olaylarla desteklenmeli, sözü mutlaka olay izlemelidir.Çünkü insanları sözlü açıklamalardan daha çok olaylar etkiler.

5-Fiziki Nitelik

Halkla ilişkiler kampanyası sırasında göz önünde bulundurulması gereken başka bir nokta da kitle iletişim araçlarının fiziki niteliğidir.Sözgelimi gazetelerin görünüşü, sayfa sayısı, kağıt kalitesi, düzgün sayfalama, tiraj önemlidir.Televizyon ve radyo için de program kalitesi, yayın alanının genişliği, net izlenebilmesi gibi özellikler kampanyanın başarılı olmasına yardımcı olur




-11-


C) RAKİP KURULUŞLARIN KAMPANYALARI VE BUNLARLA SAVAŞ

Şimdiye kadar üzerinde durduğumuz halkla ilişkiler çalışmaları daha çok boş alanda, hiç bir engelle karşılaşılmadan yapıldığı var sayılarak anlatılmıştır.Tabi ki bu çalışmalar kitleleri bir yeniliğe, bir kuruluşa, bir görüşe inandırmak için yapılır.Bunu yaparken de her zaman boş bir alan bulunmayabilir.Dolayısıyla bizim anlatacağımız konu ya engellemelerle karşılaşabilir yada konunun ehemmiyeti belli kuruluşlar tarafından yadsınabilir.Bu durum kendini kamu kesiminin halkla ilişkiler faaliyetleri çerçevesinde gerçekleştirdiği kampanyalardan fazla göstermez.’Sözgelimi,bir polis kuruluşunun tek başına gerçekleştirdiği kampanyalarda amaç sadece halkı etkilemektir.Bu amacını gerçekleştirirken de karşı kampanyalar, sözgelimi polis aleyhine kampanya yürüten bir örgüt yoktur.’(6) Böyle durumlarda kampanya oldukça kolay ve herhangi bir engellemeye maruz kalmadan yürütülebilir. Ancak özel kesim için aynı görüşleri söylemek yanlış olur. Kampanyalar yapılırken birçok aşama gerçekleştikten sonra, bu kampanyanın amacına ulaşabilmesi için önemli ölçüde medyada etkinliğini göstermesi lazım.Çünkü medya tarafından örtbas edilmiş, yadsınmış yada olumsuz eleştirilerle kötülenmiş kampanyada halkla ilişkiler etkinliği ne kadar özenle hazırlanmış olursa olunsun amacına ulaşabilmede bir anlam ifade etmez.Medyanın kullanımı ile ekinliğini kitlelere ulaşabilmede önemli yol almış olan kampanya, bu safhada bazı engellemeler ile karşılaşabilir. Bu daha çok, kendini ifade etmeye yönelik karşı bir kampanya şeklinde değil de, mevcut kampanyanın etkisini azaltmaya yönelik karşı mesajların, yanlış bilgilerin, şayanın yaygınlaştırması şeklinde görülür.’Örneğin çocuk felcine karşı başlatılan 1995 yılındaki bir aşı kampanyası, kullanılan aşıların daha sonra kısırlığa yol açacağı biçiminde rakip ilaç firmasının yaydığı bir şaiya ile hem sekteye uğratılmış, hem de ilgili firmanın itibarı sarsılmak istenmiştir.Bu arada Sağlık Bakanlığı da bu kampanyada hiçbir suçu olmamasına karşın zarar görmüştür.’(7)
Karşı kampanyalarda göze çarpan bir unsur, rakip kuruluşların açıkça ortaya çıkmamasıdır.Karşı kampanyanın en önemli silahları ‘fısıltı gazetesi’ dediğimiz kulaktan kulağa yayılan haberler, dedikodular, yanlış bilgilerin ortaya atılması gibi gizli faaliyetlerdir.Bu durum karşı kampanyanın ne derece tehlikeli ve etkin olduğunu gözler önüne sermektedir.Bu şekilde kurumlar, rakip kurumların toplum nazarında prestijini sarsmak ve bu kurumlar üzerinde olumsuz etki bırakmak istemektedir. Bu durum yada anlayışın halkla ilişkiler etiğinde yer bulması imkansızdır. Girişilen kampanyaların başkalarının omuzlarından yürütülmeye çalışılmasının halkla ilişkiler açısından doğru olduğu kabul edilemez.’Başkalarını kötülemek, rakip kuruluşlardan yetenekli insanları transfer etmek, dedikodu yaymak, işçilerini gizlice tahrik etmek, sendikayı işin içine sokmak, kuruluşla ilgili astı astarı olmayan haberler yaymak, kuruluşun vergi kaçakçılığından başlayarak etik dışı çalışmalarını deyim yerindeyse kirli çamaşırlarını ortaya dökmek gibi davranışların halkla ilişkiler uygulaması içinde yeri yoktur.Hele en kolay yol haline gelmiş olan özel kuruluşların sahip ve yöneticilerinin kişiliklerine hakaret ve özel yaşamlarını gündeme getiren davranışlardan kesinlikle kaçınmak gerekir.’(8)Bu demek değildir ki kuruluşlar birbiriyle rekabet etmesin, aralarında bir yarış gerçekleşmesin.Tabi ki böyle bir durum firmalar arası beklenen bir durumdur ama halkla ilişkiler konusuyla ilgili çalışmalarda yardımlaşmaları mutlaka daha isabetli sonuçlar verecektir.
6.7.8:Metin Kazancı, Kamuda ve Özel Sektörde Halkla İlişkiler S-239-242
-12-

Bu yardımlaşmanın ve ortak hareketin görüldüğü durumlar var olmakla birlikle, çıkarların söz konusu olduğu durumlarda birbirilerine karşı acımasız oldukları görülmektedir.

Dışa karşı ortak hareket etmede ortak fikre varan kuruluşların kendi içlerinde de bir didişmenin olduğu gözlenmektedir.Özel kuruluşların rekabet alanı içine giren ihale, lobicilik ve kulis çalışmaları sırasında akıl almaz çatışmalar, rüşvet skandalları ve torpilcilik gibi ahlak dışı uygulamalar söz konusu olmaktadır. Özellikle Türkiye’mizde halkla ilişkiler programı dürüstçe yapılmak yerine mafya gibi kuvvet ve şiddete dayanan güçler aracılığı ile ilişkiler belirlemektedir.Bu durumda kuruluşlar arası kampanyalarda dürüst rekabetten uzaklaşılmasına ve bu şekilde güce, paraya ve ahbap çavuş ilişkisine dayalı rekabete yönelinmesine yol açmıştır

D) KARŞI KAMPANYALARLA SAVAŞ

Bu konuda rakip kuruluşların kampanyalarını yani karşıt bir kampanyaya karşı nasıl mücadele etmesi gerektiği üzerine durulmaktadır.Daha önce kuruluşların kampanyaların bir engellemeye maruz kalabileceği yada kampanyayı yapan kuruluşlar hakkındaki propagandaların kampanya çalışmalarının önüne set çekebileceği gibi durumlar olabilir demiştik.Aynı zamanda bu durumların özel kuruluşlar arasında gerçekleştiğini de belirtmiştik.
Böyle bir durumda, kuruluşların halkla ilişkilerde ve kampanyalarda nasıl davranması ve bu şekilde gerçekleşen bir karşı kampanya ile karşılaşıldığı durumda nasıl hareket etmesi gerektiğini şöyle sıralayabiliriz.
a)Kamu yararı ve haklılık
b)yüz yüze ilişkiler
c)Yanlışların doğru yolla düzeltilmesi

Bu şekilde izlenecek bir yol kuruluşun karşı kampanyalarını etkisiz hale getirmesini ve bunları en iyi şekilde bertaraf etmesini büyük ölçüde sağlayacaktır.Bu yollar karşı kampanyanın gerçekleşmesi ile birlikte gelişen bir savunma mekanizması değildir.Kampanyanın başlaması ile karşı kampanyanın saldırılarının henüz oluşmaması durumunda bile, bunlara karşı ilerde gelebilecek tehdit önlemeye yönelik yolar olduğu da görülmektedir.Bu yollar karşı kampanya ile karşılaşılması durumunda aşama aşama izlenecek bir yol olduğu gibi teker teker kullanılarak da izlenilebilir.

1)Kamu Yararı ve Haklılık

Öncelikle gerçekleştirdiğimiz kampanya kamu yayarını gözetiyorsa ve gerçekliğini koruyabiliyorsa, bir de sürdürdüğü faaliyette haklı konumda ise, bu durumda başkalarını kolaylıkla ikna edebildiği gibi, rakip kuruluşlardan gelen karşı kampanyalarında rahat bir şekilde çürütülmesi sonucuna ulaşabilir.
Şunu belirtmek gerekir ki; eğer karşı kampanyada haklılık payı varsa bizim bu durumda yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur.Eğer karşı kampanyanın gerçekliğini yanıltıcı başarı grafikleri ile çürütmeye kalkarsak, bize uzun vadede fazla bir yarar sağlayacağı söylenemez.Yanlış olduğunu bildiğimiz bir konuyu savunmak kolay olmadığı gibi, bunun başarıya ulaşacağı düşünmek absürd bir yaklaşımdan öteye gidemez.Bu durumda halkla ilişiler uzmanının yanlışı savunarak ne kadar zor durumda kaldığını görebiliriz.Ayrıca bu, halkla ilişkilerde dürüstlük ilkesi ile de hiç bağdaşmaz.
-13-

Bu konuyu halkla ilişkiler uzmanlığı açısından düşünürsek; bir halkla ilişkiler uzmanı dürüstlüğü ilke edinmesi gerekir.Halkın karşısına çıktığında, dürüstçe yürütemeyeceği bire kampanyada inanç ve güvenci sağlayamayacaksa, bu kampanyanın yürütülmesinde görev almamalıdır.
Halkla ilişkiler izlenecek yol konusunda bir ölçü belirtmektedir.Öncelikle kamu yararı en önemli kriterdir.Çünkü bir halkla ilişkiler uzmanının görevi ‘doğru olanı yapmaktır.’ , yoksa bir kampanyayı ne şeklide olursa olsun yürütmesi değildir.
Böyle bir çalışmada bulunan halkla ilişkiler örgütü karşı propaganda ile savaşta kendine güvenle yola çıkar.Bu güven örgütün karşı görüşlerini kolayca yok etmesine yardımcı olur.Çünkü kamu yararı içinde olan bir tanıtma eyleminin karşısındaki çaba zararlı kabul edilmesi gereken bir çabadır ve zararlılığın gerçekleri yansıtmadığının açıklanması kolay olur.
Bunu şu şekilde tamamlayabiliriz; yürütülen kampanya ne kadar çok kamu yayarı gözetiyorsa ve bu konuda ne kadar çok samimiyetleri ve haklılıkları açıksa, karşı kampanyanın giriştiği faaliyetlerden etkilenme oranı da o kadar düşük olur.

2)Yüz Yüze İlişkiler

Karşı kampanyaların en önemli silahlarından birisinin, fısıltı gazetesi olduğunu söylemiştik.Bu şekilde gerçekleşen bir karşı kampanya ile mücadelede izlenecek en iyi yol, yüz yüze ilişkilerdir.Yüz yüze ilişkiler kendini konferanslar, toplantılar ve karşılıklı sohbetlerle gösterir.Bu yo dedikodu ile yaratılan olumsuz havanın, yanlış etkinin giderilmesinde ve konunun daha açık ve anlaşılır şekilde tanıtılmasında isabetli bir yöntem olur.bir şekilde etki altında bırakılmış kamu oyunun bu düşüncesini medya aracılığı ile değiştirmek sanıldığı kadar kolay değildir.Bu durumda bire bir ilişkilerle onlardan gelecek besleyici tepkiyi (feedback) sıcağı sıcağına almak olumsuz tepkileri yumuşatılmasında daha etkileyici rol oynar.’Yüz yüze ilişkilerde bize sorulan sorular, halkın ortaya koyduğu görüşler, karşı propagandanın nasıl çalıştığını ve halka neler aşıladığını gösterir.Yüz yüze ilişkilerde anlatılanların geniş kitleye ulaşması da, karşı kampanyanın izlediği yol gibi olacağından etkisi iyi bir şekilde gözükür.

3)Yanlış Haberlerin Doğru Yolla Düzeltilmesi

Yürütmeye çalıştığımız kampanya bir şekilde yanlış haberlerle televizyon, radyo yayınlarında gazete, dergi sayalarında bilinçli veya bilinçsiz olumsuz etki bırakacak şekilde yayınlanmış olabilir.Bu durumla karşılaştığımızda hemen hukuki mekanizmayı çalıştırarak onlara tekzipler göndermek yoluna başvurmamız gerekir.Çünkü bu yol yayın organları ile aramızdaki ilişkiyi bozar ki, bu da kampanyanın sıhhati için hiçte iyi bir durum değildir.Bunun yerine yayın organları ile kurulacak ilişkilerle, görüşmelerle ve onların ikna edilmesi ile yanlışın ortadan kaldırılmasına çalışılmalıdır.Bu şekildeki bir girişimden beklediğimiz sonucu alamazsak, başka yayın organları ile gerçeklerin yansıtılması gerekir.Basın toplantıları ile diğer yayın organları ile anlaşmayla gerçekler kamu oyuna aktarılabilir.




  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat