En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 03-06-07, 02:53   #1
ѕєαη

Varsayılan Turİzm Polİtİkasi


1.2 Turizm Politikasının Tanımı

Turizm politikası gelişen ve değişen turizm anlayışı doğrultusunda yeni anlamlar, boyutlar ve hedefler kazanmıştır.

Son zamanlara kadar “ turizm politikası, iç ve dış turizmin geliştirilmesi, ekonomik ve meta- ekonomik fonksiyonlarından en yüksek düzeyde yararlanılması için kamu yönetiminin turizm alanında aldığı önlem ve yaptığı müdahalelerin tümü” olarak tanımlanıyordu. (Çetin, Yalnız; 1976, 32)

Nitekim Turizm ve Tanıtma Bakanlığı tarafından yayımlanan bir dokümanda “ turizm politikası, turizmde sağlanan ekonomik, sosyal ve kültürel kazançların en yüksek düzeye çıkarılmasını ve maliyetleri ise en aza indirmeyi amaçlayan dinamik bir politika olarak tanımlanmıştır.

Politikanın dinamik karakteri; turizm sektörünün ülkenin koşullarından soyutlanamamasını ve koşullar değiştikçe değişen verilere göre, önerilerin ve önlemlerin değişeceğini, böylece uygulamalara bilinçli bir esnekliğin getirilmesini ifade eder. (Olalı; 1990, 30)

Turizm politikası, örgütlenmiş bir toplumda, turizmin ekonomik ve ekonomik olmayan fonksiyonlarından en rasyonel şekilde yararlanmak, turizmin muhtemel olumsuz etkilerini en alt düzeye indirmek amacıyla turistik gelişmenin gidişine bilinçli olarak yapılan müdahalelerin ve sektörde alınan önlemlerin tümüdür. (Olalı, Nazilli, Kırcıoğlu, Sümer; 1984, 320)

Böylece turizm politikasından anlaşılan, kamu yönetiminin turizm alanına dolaylı ve dolaysız olarak yaptığı her türlü müdahaledir. Diğer bir deyişle turizm politikası, örgütlenmiş toplumlarda, özellikle devlet tarafından turistik gelişmenin gidişine bilinçli bir biçimde müdahale etmektir. Bu müdahalenin temel hedefleri şöyle özetlenebilir:

1- Turizm politikası, turizmin arz ve talep yönündeki ve mevcut koşulların ıslahını gerektiren nedenleri belirler.

2- Turizm politikası, turizm alanında uygulanmakta olan ve önerilen müdahalelerin, alınacak önlemlerin yapacağı etkileri araştırır.

3- Turizm politikası, turizmin gelişmesi için yeni hedefler, araçlar ve olanaklar ortaya koyar. (Usta; 1988, 183)



4- Turizm politikasının hedefi ekonomiktir ve turizmin sağladığı ekonomik yararları en yüksek düzeye çıkarmayı hedefler.

5- Turizm alanında psikolojik ve sosyal engelleri, çelişik fikir ve davranışları frenler.

6- Turizm alanında sağlam ve güvenilir meslek kuruluşlarının oluşmasını özendirir, destekler, böylece turizm endüstrisinin değişik alanlardaki faaliyetlerinin tatmin edici şekilde sürdürülmesini ve oto kontrolü sağlar.

7- Turizmin uluslar arası piyasaya girmesine yardımcı olur.

8- Turizm sektörünün aşiri duyarliligindan, zaman ve mekan bakimindan yogun karakterinden dogan milli kayiplari, sorunlari kismen önler.

9- Turizmin yarattığı dışsal ekonomilerin olumlu yönlerini geliştirip, genel ekonomi politikası içinde sektörün düzenli ve dengeli gelişmesini sağlar.

10- Turizmin sağlık, dinlendirici, kültürel fonksiyonlarından mümkün olduğu kadar daha çok bireyi yaralandırır.

11- Turizme sanayileşme yoluyla kalkinmanin bir alternatifi olarak bakilmasini önler, spekülatif eylemleri durdurur, turistik kapitali sistematik bir şekilde korur ve işletir. (Olali, Nazilli, Kircioglu, Sümer; 1984, 321)

AVRUPA TOPLULUĞU TURİZM POLİTİKASI


2.1 Avrupa Topluluğu Turizm Politikası

Özellikle 2. Dünya Savaşindan sonra hizla gelişerek daha geniş alanlara yayilan turizm, günümüzde kitlesel bir olgu haline gelmiştir. Gerek ulusal gerekse uluslar arasi ekonomilerde turizm faaliyetlerinin yarattigi ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel etkiler bu sektöre verilen önemin artmasina sebep olmuştur.

Bugün uluslar arası turizm hareketlerinden büyük gelir sağlayan gelişmiş ülkelerin yanı sıra, gelişmekte olan ülkelerin ekonomik sorunlarını çözümlemede de son derece aktif ve dinamik etkiler yaratan turizm, önemli ölçüde gelir ve döviz girdisi sağlayan, sektörde geliştirilen yatırımlarla yeni istihdam imkanları yaratan, ekonomik hayata olduğu kadar sosyal ve kültürel yaşama da olumlu yansımaları olan bir sektör konumuna gelmiştir. (Karauçak; 1991, 2)

90’ lı yılların başına kadar Avrupa Birliği’ nin turizm sektörüne dönük ortak bir politika geliştirme çabası olmamıştır. Topluluk kurumları genelde turizm sektörünün bölgesel kalkınma ve istihdam yaratmadaki öneminin bilincinde olmalarına rağmen doğrudan bir sektörsel yaklaşımda bulunmamayı tercih etmişlerdir.

Bu alandaki faaliyetler daha ziyade turizm sektörü ile bağlantılı konular çerçevesinde ele alınmıştır. Diğer bir deyişle turizm sektörü topluluğun ulaştırma politikası, tüketicilerin korunmasına yönelik politikaları, KOBI’ lere yönelik çalışmaları ve genel olarak Avrupa Tek Pazarının gerçekleştirilmesinde izlediği politikalar kapsamında yer bulmuş, ancak başlı başına bir turizm politikası gerçekleşmemiştir.

Turizm sektöründe faaliyet gösteren baskı gruplarının etkisiyle Avrupa Birliği 90’ lı yılların başlarından itibaren bu tutumunu terk ederek turizme sektörsel bir yaklaşım geliştirme doğrultusunda adımlar atmaya başlamıştır.

O güne kadar ki tutumun savunucuları turizm sektörünün yapı itibariyle zaten Birliğin birçok politikasında, teşvik programlarında ve etkinliklerinde şu veya bu şekilde yer bulduğu ve bu nedenle de başlıca bir turizm politikasının gereksiz olduğu tezinden yola çıkmışlardır.






Turizm politikası oluşturulmasının doğru olup olmayacağı konusu AB Komisyonu tarafından hazırlanan “Turizm Politikası Konusunda Yeşil Kitap” adlı rapor bazında geniş bir tartışmaya konu oluşturmuştur. Bu tartışmalar günümüzde halen sürmektedir ve Avrupa Birliği’ nin gelecekte turizm sektörünü doğrudan hedef alan politikalarının belirlenmesi konusunda henüz konsensüs sağlanamamıştır. Ancak AB Komisyonu turizm sektörünün öneminin bilincindedir ve gelecekte ortak turizm politikası yaratma ihtimali güçlenecektir.

Avrupa Birliği’ nin ortak turizm politikası geliştirme tartışmalarında turizmin özellikle kültürler ararsı yakınlaşmada oynadığı rol vurgulanmaktadır. Avrupa Birliği, turizme yönelik teşvik programları geliştirirken başlıca hedeflerinden birisinin “Avrupalılık” kimliğinin vurgulanması ve bu kimliğin AB vatandaşları tarafından benimsenmesi olduğunu açıkça belirtmektedir. Bu çerçevede turizm çok kültürlülüğün ve toplumlar arası yakınlaşmanın en önemli araçlarından biri olarak görülmektedir.

Turizm sektörünü doğrudan hedef alan çalışmalara Avrupa Birliği 90’ lı yıllarda başlamıştır. Burada öncelik turizmin özellikle istihdam yaratıcı alanlarına verilmiştir. Avrupa Birliği Komisyonu’ nun turizm sektörünü doğrudan hedef alan ilk geniş kapsamlı teşvik programı çalışması ‘PHILOXENIA’ programı adı altında hazırlanmıştır. Bu program aşağıda sayılan alanlarda işbirliğini hedeflemiştir:

- Turizm sektörüne ilişkin veri tabani oluşturmaya yönelik çalişmalar: Istatistik alaninda işbirligi, rapor ve araştirmalarin gerçekleştirilmesi, sektöre ilişkin bir araştirma ve dokümantasyon aginin oluşturulmasi ve AB’ nin sektörü etkileyen yasama faaliyetlerinin düzenli şekilde izlenerek degerlendirilmesi

- Turizm sektörünün mali ve yasal çerçevesinin geliştirilmesine yönelik çalişmalar: Avrupa çapinda işbirligin geliştirilmesi, bu konuya ilişkin teknik toplanti, konferans ve forumlarin düzenlenmesi.

- Avrupa turizminde kalitenin yükseltilmesine yönelik çalışmalar: Turizm işletmelerinin başta çevre olmak üzere, çeşitli konularda kalite düzeyinin arttırılmasını hedefleyen projeler ve know-how alışverişini sağlayan networkların oluşturulması, iki yılda bir ‘Çevre Turizm Ödülü’ verilmesi

- Turizmin yaygınlaştırılmasına ve önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik çalışmalar: Bu alanda özürlüler, yaşlılar ve gençler gibi belirli turist kategorilerinin turizmde karşılaştıkları engellerin tespiti ve bunların ortadan kaldırılması için ortak inisiyatiflerin geliştirilmesi

- Avrupa’ nın turizm merkezi olarak diğer pazarlarda tanıtılmasına yönelik çalışmalar: Tanıtım kampanyaları, turizmin henüz gelişmediği bölgelerin tanıtılması.

- AB Komisyonunun ağırlık verdiği bir diğer alan ise turizm sektörüne ilişkin karşılaştırılabilecek sağlıklı istatistik verilerin toplanabilmesi.
Bu alanda Komisyon tarafından geliştirilen metodoloji, Akdeniz Ülkeleri ve Doğu Avrupa’ yı da kapsayarak benimsenip uygulanması için çalışmalar sürdürülmektedir. (Şen; 1998, 23)


AVRUPA BİRLİĞİ TURİZM POLİTİKASI VE TÜRK TURİZM
POLİTİKASININ KARŞILAŞTIRILMASI


4.1 Avrupa Topluluğu Turizm Politikası ve Türk Turizm Politikasının Karşılaştırılması

Gelişmiş bir topluluk olan Avrupa Toplulugu, turizm konusunda Türkiye’ ye oranla çok büyük gelişmeler kaydetmiştir. Buna ragmen, topluluk kendi bünyesinde, turizmle ilgili gelişmeleri yetersiz bulmaktadir.

Türkiye’ nin hedefi ise, Topluluk’un memnun olmadığı noktaya varabilmek, Türk turizm arzının niteliğini, turizm eğitimini, turizm planlamasını, turizm gelirlerini, sosyal turizmini ve benzerlerini Topluluk düzeyine getirebilmektir.

Avrupa topluluğu turizm alanında, özellikle çevre koruma, turizm eğitimi, kırsal, kültürel, sosyal turizmin geliştirilmesi, turizmin çeşitlendirilmesi, bilgi akışının en üst düzeyde sağlanması, turizm yoluyla bölgesel farklılıkların giderilmesi, turistin bilgilendirilmesi ve korunması, turizmde son teknolojilerin kullanılması, turizm istatistiklerinin geliştirilmesi konularına son derece büyük önem verilmekte ve sözü geçen bu hususlara ilişkin her türlü tedbir alınmaktadır.

Bu düşünce ve hareket tarzini benimseyen ülkemizle, Topluluk turizm politikasinin karşilaştirilmasini şu şekilde maddeleyebiliriz:

- Türkiye, Topluluk’ ta yapıldığı gibi, turizmini geliştirebilmek için, önce mevcut durumunu çok iyi tespit etmelidir. Türkiye, tanıtımıyla, eğitimiyle, turizm arzının kalitesiyle uluslar arası turizmin tam olarak neresinde olduğunu kesin olarak saptamalıdır.

- Topluluk kültürel turizmin geliştirilmesine ve dolayisiyla Avrupa kültürünün tanitilmasina çok önem vermektedir. Türkiye de benzer şekilde, Türk kültürünün tanitilmasini, turizmin geliştirilmesinde bir araç olarak kullanirken, Türk kültürüne ve yaşayiş tarzina daha çok insanin dikkatini çekme gayreti içinde olmalidir.

- Topluluk, turizmde artan ve farklılaşan talebi karşılamak, turizm gelirlerini ve ziyaretçi sayısını arttırmak üzerine turizmin çeşitlendirilmesi konusunda önemle durmaktadır. Türkiye de, son birkaç yıldır turizmde çeşitlendirmenin önemini anlamış bulunmaktadır. Ayrıca, bu konuda çok şanslı bir ülkedir. (Önen; 1992, 2)

- Türkiye, Topluluk’ ta yapıldığı gibi, bölgeler arası farklılıkları gidermede turizmden azami ölçüde faydalanmalıdır.

- Topluluk’ un çevre konusunda gösterdiği duyarlılığın benzerini Türkiye de göstermektedir.

- Topluluk’ ta rezervasyon işlemlerinde zorunlu tutulan kompüterize sisteme geçiş konusundaki çalişmalari Türkiye de hizlandirmalidir.

- Turistin daha iyi ağırlanabilmesi ve aydınlatılabilmesi için, Avrupa’da uygulanmakta olan ve geliştirilmesi düşünülen semboller sisteminin takip edilmesi ve bu konuda gerekli tedbirlerin alınması gereklidir.

- Avrupa Turizm Yılı, özel ve kamu sektörü arasındaki iletişimin sağlanmasında büyük rol oynamıştır. Türkiye’ de bu konudaki tedbirlerini en kısa zamanda almalıdır.

- Türkiye’ de de, Topluluk’ da olduğu gibi, turizmi ilişkin tüm faaliyetler bir plan çevresinde yürütülmelidir.

- Türkiye de turizmin, kitle turizminden kaynaklanan sorunlarını çözmek ve sezon dışı oluşan atıl kapasite problemini gidermek amacıyla Topluluk’ un da çok önem verdiği bir konu olan, tatillerin sezonluk ve coğrafi dağılımının iyileştirilmesine yönelik tedbirler alması gerekir.

- Topluluk, gelişmesini istedigi her konuda, teşvik edici ödüllendirme programlari uygulamaktadir. Türkiye de bu uygulamadan esinlenerek, turizm ve çevre sektörlerinde gerçekten teşvik edici nitelikte ödül sistemleri yaratmali, var olanlari arttirmali ve yenileştirmelidir.

- Sosyal turizm konusunda kendini yetersiz bulan Avrupa Topluluğu’ nun yanında ülkemiz oldukça geri kalmıştır.

- Topluluk, ulaştirma konusunu, turizm ile içiçe mütalaa etmekte ve büyük ölçüde önemsemektedir. Türkiye’ de ise ulaştirma konusundaki problemler öncelikle çözümü gereken problemlerdir. (Karauçak; 1991, 34)

- Türkiye’ de iç turizm de henüz yeterli düzeyde gelişmemiştir. Avrupa’ da ise “Herkes için Turizm” prensibi benimsenmiştir.

- Topluluk, turizm eğitimi konusuna, turizm arzının niteliğinin yükseltilmesi bakımından büyük önem vermektedir. Türkiye de, turizm sektörünün başlıca sorunlarından olan, kalifiye personel sorununu, ancak turizm eğitiminin geliştirilmesi yoluyla çözebilecektir. (Dirik; 1993, 270)

4.2 Avrupa Topluluğu’ na Tam Üyeliğin Türk Turizm Sektörü Üzerindeki Etkileri

Türkiye’ nin Topluluk’ a tam üye olması halinde, Türk turizm sektörü birçok açıdan etkilenecektir. Böyle bir durumda oluşabilecek etkiler, aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

- Türkiye de mal ve hizmetlerin serbest dolaşiminin yaninda, emek ve sermaye gibi üretim faktörlerinin de Topluluk içinde, ayni ülke sinirlari içindeymiş gibi rahat hareket edebilmesinden faydalanacak, Türk turizm sektörünün başlica sorunlarindan olan kaynak ve vasifli insan gücü eksiklikleri böylece giderilmiş olacaktir.

- Topluluk’ ta turizmin geliştirilmesindeki sinir ötesi tedbirler kapsaminda, sinir kontrolleri ve benzeri uygulamalarin kaldirilmasindan Türkiye de son derece büyük yarar görecek, üye ülkelere giriş ve çikişlar kolaylaşacak böylece turizm hareketleri ile birlikte turizm gelirleri artacak, ödemeler dengesindeki döviz dar bogazlari giderilecektir.

- Tam üyelik, yabancı yatırımcıların, Türkiye’ deki siyasi ve ekonomik istikrara olan güvenlerini arttıracak, dolayısıyla yatırım risklerini azaltacaktır. (Tunçsiper; 1992, 197)

- Yabancı sermaye ile birlikte ülkemizde oluşturulan yeni tesisler, mevcut tesisleri rekabete zorlayacak, böylece turist için, daha düşük fiyatlı daha iyi nitelikli hizmet imkanı yaratılmış olacaktır.

- Ülkemizde artacak turizm yatırımları ile birlikte, yeni istihdam alanları yaratılmış olacak iş gücünün niteliği yükselecektir.

- Son olarak, bütün bu olumlu gelişmelerle birlikte sektörün cazibesine kapilan kişiler de sektöre girişimci olarak katilmak isteyecek, böylece Topluluk’ un da artişini destekledigi küçük ve orta ölçekli teşebbüs sayisi artacaktir. (Dirik; 1993, 274)
2. AVRUPA BİRLİĞİ'NİN DÜNYA TURİZMİNDEKİ YERİ

Avrupa uzun zamandır turizm endüstrisinin merkezidir. Dünya turizm ölçeğindeki payı gittikçe azalmaktaysa da, Avrupa zenginliği ve çeşitliliği ile turistler için çekici bir bölge olmaya devam etmektedir. Çünkü dünyanın başka hiçbir yerinde bu kadar farklı kültürleri, tarihi ve ulusal zenginlikleri birarada bulak mümkün değildir. Avrupa yüzyıllardan beri seyahat ve yoluculukların merkezi olmuştur.

1953 yılında Avrupa ve Akdeniz kıyısına gelen turist sayısı 376.000; elde edilen gelir 306 milyondur. 1954'de ise turist sayısı %11.7, turizm geliri ise %15 oranında artmıştır. Bu artış 1970'li yıllara kadar devam etmiştir. 1970'c~e enerji krizinden dolayı, bocalama yaşamış olmasına rağmen; 1971'de Avrupa dünya turizminin %71'ini, dünya turizm gelirlerinin %63'ünü kapsıyordu.

1980-1987 yılları arasında turizm hereketleri Avrupa Birliği'nde gelişme göstermiştir.
- Toplam geceleme sayısı %13.8 oranında artmıştır.
- Sınır girişleri %31 .5 oranında artmıştır.
-Turizm gelirleri %31.9 oranında ve turizm harcamaları %24.6 oranında artmıştır.
- Konaklama birimlerinin kapasitesi %14.1 oranında artmıştır.

Yine bir başka kaynağa göre, 1980-1990 yılları arasında Av,ı-upa Birliğine gelen turist sayısı yılda %3.5 oranında ve turizm girdileri %8.3 oranında artmıştır.

Turizm hacmindeki büyüme 1960-1990 yılları arasındaki rakkamlarla daha iyi ifade edilebilirse, bu süre içinde AB'ni ziyaret ede yabancı turistlerin sayısı 69 milyondan 429 milyona 6 katı ve getirdiği gelirde 37 katına çıkmıştır. Eğer ulusal sınırlar içindeki hareketler de dahil edilirse, toplam turist sayısı daha da artar. OECD (Avrupa İktisadi ve İşbirliği Organizasyonu) ve WTO (Dünya Turizm Örgtü) verlerine göre ise, 1950 ve 1990 yılları arasında, AB'ne giriş yapan ziyaretçilerin senelik sayısında 17 milyondan 276 milyona 16 katlık bir artış görülmüştür. Bu sayılar bir AB ülkesinden diğerine yapılan seyahatleri de içermektedir. Bu büyüme özellikle 1960 ve 1970'li yıllarda gerçekleşmiştir. 1980'li yıllarda görülen büyüme oranı ise daha düşüktür.

AB'ni ziyaret edenlerin sayısının son 10 yılda iki katına çıkmasına rağen, dünya turizm pastasından Avrupa'ya düşen payın 1985'ten beri azaldığı belirtilmektedir. Özellikle1986 yılında yaşanan Çernobil olayı, Amerikan turistlerinin yaşadığı terörizm korkusu, ekonomik büyümedeki düşüş, üye devletlerin para birimleriyle mukayese edildiğinde dolardaki %17.5 azalış gibi ekonomik fenomenler, AB'ne gelen Amerikalı turistlerin sayısının düşmesine neden olmuştur. Ayrıca Pasifikte yer alan ülkelerde de turizmin gelişmesi Avrupa turizmini tehdit etmektedir. Hatta AB uzmanları yakın gelecekte gerçek bir başaşağı gidiş yaşamaktan korkmaktadıi-lar, çünkü Avrupalıların Avrupa dışında yapılan seyahatlerinde net bir artış vardır. Avrupa dışına Avrupalıların yaptığı seyahatler 1967'de %3.4 iken, 1981'de %9.4'e , 1989'da %21'e ulaşmıştır.

Uzmanların bahsettiği adı geçen gelişmelerin nedenleri şunlardır;
- Ulaşımda bir devrim yapılmıştır ve turistik ürünlerin hepsi dünyanın her tarafına yayılmıştır. Gittikçe daha fazla para harcama imkanına sahip olan Avrupalıların ilgisini değişik cazibe merkezleri çekmektedir.
- Avrupalıların çoğu yüksek kalite beklemektedir ve en çok yolculuk yapan bir kıta olmalarına rağmen, Avrupa'da kalitenin yükselmediğini düşünmektedirler.
- AB'ne bağlı üye ülkelerin turizm otoriteleri de fiyat - kalite oranının gittikçe azaldığını, başka kıtaların turistik bölgelerine turstlere sağlanan indirimlerin ve programların Avrupalı turistlere daha cazip geldiğini kabul etmektedirler.
- Kuzey Avrupa'dan Güney Avrupa'ya yönelen turistik hareket devam ederken, dünya turizm talebinde bir değişiklik göze çarpmaktadır. Turizm talebi çevreye duyarlı bir turizm yönünde gelişmektedir. Turizmden daha az güneş-deniz-kum talep edilmekte, esas olarak kültürel ve kırsal nitelikteki turizm çeşitlerine yönelme görülmektedir.

Avrupa pazarında yıllar içinde düşüş görülmesine rağmen, 1996 yılında da Avrupa dünyanın turist çeken en popüler kıtası olmaya devam etmiştir. 1996'da 351 milyon kişi Avrupa kıtasında uluslararası turizm hareketleri içinde yer almış ve 216.9 milyar $ turizm geliri elde edilmiştir. Halen dünyanın en büyük sektörü olarak kabul edilen turizm AB'nin 2000 yılında en büyük ekonomik sektörünü oluşturacaktır. AB Ekonomik ve Sosyal Komitesi, başka hiçbir aktivitenin turizm kadar kısa zamanda bu kadar büyüdüğünü ve çok kapsamlı etkileri olduğunu gözlemlemediğini ifade etmiştir. Avrupa Birliği tüm bölgelerde turizmi geliştirme konusunda aşağıdaki konulara ağırlık vererek önemli adımlar atmaktadır.
- Birliğe üye ülkelerin sayısı artmaktadır.
- Hava ulaşımını libarelleştirecek politikalara önem verilmektedir. 5. TÜRKİYE’NİN AVRUPA BİRLİĞİNE ADAYLIĞI, ADAYLIĞININ KABULÜ İLE GELİŞMELER VE 2000 YILINA BAKIŞ

5.1. İLK MÜSLÜMAN ADAY TÜRKİYE

Avrupa Birliği 36 yıldır kapısında bekleyen Türkiye’ye adaylık teklif etti. Böylece AB ilk defa nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bir ülkeye adaylık teklif etmiş oldu. Ancak hiçbir koşul öne sürmeyeceğini açıklayan AB’nin bazı şartlar getirmesi kriz yarattı. Türkiye’nin red cevabı, AB’nin Dış ilişkiler sorumlusu Solana’nın Ankara’ya gelmesine neden oldu. Görüşmeler sonuç verdi ve Türkiye’nin olumlu cevabını iletti.

5.2. TÜRKİYENİN EN ÇEKİCİ ADAY OLMASININ NEDENLERİ

ABD’nin etkin yayın organlarından Time Dergisi, Türkiye’nin AB açısından sırada bekleyen Doğu Avrupa ülkelerine göre daha çekici bir aday olduğunu savundu. AB’nin Dönem Başkanı Finlandiya’nın Başbakanı Paavo Lipponen de, Time’ın görüşünü desteklercesine Tam üyeliğin beklenenden daha çabuk olacağını sanıyorum dedi.

Time Dergisi Türkiye’nin güçlü sivil toplumu ve dinamik ekonomisinin diğer adaylardan daha cazip olduğuna dikkat çekti. Dergi bununla birlikte AB’nin öne sürdüğü Yunanistan ile olan anlaşmazlıkların çözümlenmesi gibi koşulların, Türkiye üzerinde büyük baskı oluşturacağını da ileri sürdü. Bu konuların, Türk milliyetçileri açısından hayati önem taşıdığını belirten dergi, “Türkiye’nin AB’ye tam üye olması yılları alabilir.” yorumunu yaptı. Time dergisi, AB’de idam cezası olmadığı için Türkiye’nin mahkemelerinin kararına rağmen Abdullah Öcalan’ı asmaması gerekçesini savundu.

• Balkanlar, Ortadoğu, Kafkaslar üçgeninde yıllardan beri süregelen jeostratejik önemi ve bölgesel ağırlığıyla Türkiye, orta ve ileri vadede AB’nin vazgeçemeyeceği bir partneri olacak.

• Türkiye’nin AB’ye aday olan ülkelerden en az altısının bir araya gelmesi ile oluşacak nüfusundan tek başına daha büyük bir potansiyele sahip Avrupa’nın kendisine dezavantaj olarak sunduğu bir nüfus AB ile müzakerelerde genç ve kalifiye olması nedeniyle tek başına daha iyi disipline edilmesi şekliyle avantaj olarak ortaya çıkacak

• Türkiye 650 bin kişilik modern teçhizata sahip ordusuyla da AB’nin savunmasinda kilit rolü oynayacak.

• 65 milyon nüfusu ile büyük bir Pazar.

• Türkiye konumu itibariyle AB’de üretilen mal ve hizmetlerin rahatlıkla Orta Asya ve Körfez ülkelerine transferinde bir köprü olarak büyük rol oynayacak.

• % 1.2 nüfus büyüme hızı ile Türkiye nüfusunun stabile etmiş ülke olarak ileride Almanya, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerle giderek artan ekonomik potansiyeli ve üretkenliği ile yarış hale gelecek.

• % 1 lik kalkınma hızıyla 75 bin kişiye istihdam yaratabilen Türkiye sabit nüfus öngörüsü çerçevesinde gelecekte yüksek kalkınma hızı yüzdeleriyle işsizlik problemini de büyük ölçüde ortadan kaldıracak.

• Enerji, ulaşim komünikasyon alanlari başta olmak üzere Türkiye AB ülkeleriyle kisa süre ipinde dev projelere imza atabilecek.

• Elindeki su rezervleri ile dikkat çeken Türkiye , Ortadoğu barış sereci ile önümüzdeki dönemin en büyük sorunlarından biri olarak kabul edilen su sorununda anahtar rolü oynayacak.

• Yıllık GSHM 206 milyar dolar olan Rusya’yı daha küçük bir nüfus ile 204 milyar dolar ile takip eden Türkiye’nin ekonomik göstergeleri AB’de önemli rol oynayacak.

5.3. TÜRKİYE’NİN ADAYLIKTAN ÜYELİĞE GEÇMESİ İÇİN

5.3.1. Yapması Gerekenler ve Olanakları

Enflasyon Düşecek

Türkiye’nin birinci mevkide olması için gerekli şartlardan ilki kamu açığının GSMH’nın % 3’ünden az olması. Buna bağlı olarak aday Türkiye’nin yıllık enflasyonunu da mutlaka AB ortalamasına düşürmesi gerekecek.

İstikrar

Helsinki sonrası süreçte Türkiye’nin birinci ligde AB üyesi olması için ilk aşamada gündeme gelecek konu, istikrar tedbirleri ve kemer sıkma olacak. Devlet de kamu harcama reformunu yapmak, özelleştirmeyi tamamlamak zorunda kalacak.

Piyasalara Kaynak

Türkiye tam aday statüsü verilmesi, Türk mali piyasaları için önemli bir referans olacak. Gerek Türk hazinesi gerekse Türk finanse kurumları AB ülkelerindeki finanse kuruluşlarından uygun koşullarda kredi temin edebilecek veya bono satabilecek. Böylece kaynak ABD’den finanse kaynağı sağlanacak.

Yabancı Sermaye

Türkiye üye adayı olarak potansiyel vaat ettiğinden yabancı yatırımlarda artış olacak.

Sosyal Projelere Destek

Özel sektör kuruluşlari, KOBI’ler sivil toplum örgütleri egitim, saglik gibi sosyal projelerle, yatirim projeleri için AB’den mali destek alabilecek.

Sosyal Damping

AB’nin üye adayı olan Türkiye’nin özel sektörü AB normları için kendisini hazırlamak zorunda kalacak. Bu nedenle yatırımlarda, ortak projelerde çocuk işçi çalıştırılmaması ve çevreye uyum zorunlu hale gelecek.

Ar-Ge İmkanı

AB Komisyonu üye ülkelerden özellikle ar-ge’ye yatırım yapmalarını bekliyor ve bu projeleri özendiriyor. Türk özel sektörü de rekabet gücünü artırmak için ar-ge desteği sağlayabilecek.

5.3.2.Uymak Zorunda Olduğu Şartlar

AB’nin Haziran 1993 de Kopenhag Zirvesi’nde kabul edilen ve birliğe aday olmak isteyen ülkeler için ortaya konan kriterleri `olmazsa olmaz koşul niteliği taşıyor işte Türkiye’nin uyum sağlaması gereken ölçütler.

Tam Demokrasi Kopenhag Kriterleri

Tam Demokrasi Kopenhag Kriterleri öncelikle aday olacak ülkede istikrarlı bir demokrasi ve işleyen demokratik modern kurumlar ile hukukun varlığını şart koşuyor.

Azınlık Hakları

Kopenhag ölçütlerinin azınlık hakları ile bölümü Türkiye açısından sıkıntı yaratabilecek. AB’deki bazı çevreler Kürtler’e azınlık hakları tanınmasını gündeme getirmeleri bekleniyor.

Rekabet

Kopenhag Belgesi, AB’den gelecek rekabete dayanabilecek bir Pazar ekonomisinin geliştirmesini öngörüyor.

Mevzuata Uyum

Belgede, aday ülkelerin politik, ekonomide ortak para konuları başta olmak üzere AB mevzuatına uyum.

• İnsan haklarına saygı, işkence yasak.

• Azınlık hakları korunacak.

5.4. Avrupa Topluluğu’na Tam Üyeliğin, Türk Turizm Sektörü Üzerindeki Etkileri

Türkiye’nin Topluluğa tam üye olması durumunda, Türk turizm sektörünün birçok açıdan etkilenmesi söz konusu olacaktır.

5.4.1. Avrupa Birliği’ne Girişin Turizm Açısından Yararları

• Rekabet, turizmde ürün kalitesini artıracaktır.

• Turizm yatırımlarında yabancı sermaye girişi hızlanacaktır.

• Sınır kontrolleri en aza indirgeneceği için turist hareketlerinde bir artış görülecektir.

• Mal ve sermaye hareketlerinin yanında ülkemize yeni turistlerin de gelmesi söz konusudur.

• Avrupa’nın Türkiye hakkındaki olumsuz imajın ortadan kalkması sağlanacaktır.

• Türkiye’nin yurtdışında tanıtılmasına yardımcı olacaktır.

• Turistik ürünlerin standardı ve kalitesi artacaktır.

• Turistler bilinçlenecek, tüketici olarak korunacaktır. Seyahat sigortası devreye girecektir.

• Türkiye yeni, genç ve çekici bir turizm pazarı olarak, Avrupa turizm pazarında yerini alacaktır.

• Türk turizm sektörü Avrupa’daki teknolojik gelişmelerden, yeni bilgi sistemlerinden yararlanacaktir.

• Turizmi besleyen yan hizmet ürünlerinde artış görülecektir.

• Türkiye’nin tesislerini yenilemek ve iyileştirmek için Avrupa Birligi fonlarindan kaynaklar saglanacaktir.

• Ulaşim hizmetlerinde KDV’nin deha da düşürülmesi bir ucuzluk yaratacak
• havayolu ulaşimi daha cazip hale gelecektir.

• Avrupa Birliği’ne girişte Türk turizminin öncelikli sorunlarının çözümü hızlanacaktır. Örneğin altyapı, kalifiye eleman, çevre sorunları, ürün kalitesi, mevsimlik özellik gibi.

• Turizm çeşitlendirilmesi yeni talepler dogrultusunda hizlandirilacaktir.

• Avrupalılar Türkiye’yi daha yakından tanıma fırsatı bulacaktır. Turist girişlerinde artış olacaktır.

• Bölge ve dünya barışına katkıda bulunacaktır.

• Yeni işgücü istihdam kaynaklari yaratilacaktir.

• Özellikle sosyal yönü ihmal edilmiş olan Türk turizm politikasinda bir çok olumlu degişiklikler yaşanacaktir.

5.4.2. Avrupa Birliği’ne Girmenin Turizm Sektörüne Olası Sakıncaları

• Kalite artışı ve nitelikli eleman çalıştırma zorunluluğu fiyatların artmasına neden olabilir.

• Fiyat artışları iç turizm hacmini daraltır.

• Otel ve Tur Operatörlüğü sektöründe oligopol piyasa da oluşabilir. Tekelleşme de olabilir.

• Rekabetin hızlı olacağı endişesiyle orta ve küçük ölçekli otel işletmelerinde
• verimlilik sorunları yaşanabilir. Küçük oteller kapanabilir.

• Yurtdışına çıkışlar artabilir, böylece dış ödemeler dengesinde açıklar büyür.

• Havaalanlarında gümrüksüz satış mağazalarının kaldırılmasıyla önemli gelir
• kayıpları meydana gelecektir.

• Turizme yeni açılan merkezlerde sosyal uyum sorunları yaşanabilir.

• Turizm sektöründe ithal mal kullanımı artacaktır.

5.5. Avrupa Birliği’nde Turizm Politikaları, Turizm Uygulamaları ile Türk Turizm Politikası ve Uygulamalarının Kıyaslanması

Bilindiği üzere AT gelişmiş bir topluluktur. Turizm konusunda da, yalnız Topluluk düzeyinde değil, aynı zamanda üye ülkeler düzeyinde de, Türkiye’ye oranla büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Buna rağmen, Topluluk, kendi bünyesinde turizmle ilgili sağlanan gelişmeleri yetersiz bulmakta; her fırsatta, özellikle de turizmde, son yıllarda yaşanan durgunluğa ilişkin hoşnutsuzluğunu dile getirmekte; kendine geniş kapsamlı eleştiriler yöneltirken, bu konuda memnunluk duymadığı hususları bertaraf etmeye çalışmaktadır.

Türkiye’nin henüz belki de turizmdeki hedefi, turizmin, Topluluk’ça hiç de memnunluk duyulmayan bugünkü noktasına varabilmek, Türk turizm arzının niteliğini, turizm eğitimini, turizm patlamasını, turizm gelirlerini, sosyal turizmini ve Benzerlerini Topluluk düzeyine getirebilmektir.

Topluluk, AB’nin gerçekleştirilmesinde, turizmin bütünleştirici ve kaynaştirici rolünü çok iyi anlamiş ve bu sebeple 1986 yilindan bu yana ortak turizm politikasinin oluşturulmasina önem vermiş; vatandaşlar Avrupa’sinin, yaratilmasinda rol oynayacak en önemli unsurlardan birinin de turizm oldugunu her firsatta vurgulamiştir.

Şu anda AT’nda turizm alaninda, özellikle çevre koruma, turizm egitimi, kirsal, kültürel, sosyal turizmin geliştirilmesi, turizmin çeşitlendirilmesi, bilgi akişinin en üst düzeyde saglanmasi, turizm yoluyla bölgesel farkliliklarin giderilmesi, turistin bilgilendirilmesi ve korunmasi, turizmde son teknolojilerin kullanilmasi, turizm istatistiklerinin geliştirilmesi konularina son derece önem verilmekte ve sözü geçen bu hususlara ilişkin her türlü tedbir alinmaktadir.

Topluluk’ta turizm alanında oluşan bu düşünce biçimi ve hareket tarzı, Topluluğa, tam üyelik hedefi olan ülkemiz tarafından da benimsenmiş durumdadır.

Aşagida, Topluluk turizm politikasi ve Türk turizm politikasi arasinda bir takim karşilaştirmalar, maddeler halinde yapilmiş; farkliliklar belirlenmeye çalişilmiş ve bu farkliliklarin giderilmesi konusunda tavsiyelerde bulunulmuştur.

Türkiye, Topluluk’ta da yapıldığı gibi; turizmini geliştirebilmek için, önce mevcut durumunu çok iyi tespit edilmelidir. Türkiye tanıtımıyla, eğitimiyle, turizm arzının kalitesiyle uluslararası turizmin neresindedir? Bu sorunlar sağlıklı bir şekilde cevaplandırılıp, turizme yönelik kaynak envanteri yeni teknolojiler kullanarak yapılmalıdır.

Topluluk kültürel turizmin geliştirilmesine ve dolayisi ile Avrupa kültürünün tanitilmasina çok önem vermekte ve bu konuda önceligi, EFTA ülkeleri ile Dogu Avrupa ülkelerine tanimaktadir. Türkiye de benzer şekilde, Türk kültürünün tanitilmasini turizmin geliştirilmesinde bir araç olarak kullanirken, Türk kültürüne ve yaşayiş tarzina daha çok insanin dikkatini çekme gayreti içinde olmalidir. Üstelik Türkiye, çok çeşitli ve zengin tarihi baglari ile bu tanitim da yalnizca Avrupa ile sinirli kalmama gibi bir avantaja da sahiptir.

Topluluk, turizmde artan ve farklılaşan talebi karşılamak, turizm gelirlerini ve ziyaretçi sayısını artırmak üzere turizm çeşitlendirilmesi konusunda önemle durmaktadır. Bu hedeflere ulaşmak, turistik ürün yaratarak satışları geliştirmek için en önemli faktör yeni ürünlerin devreye sokulmasıdır. Bu amaçla, kırsal, dinsel, sportif, eğlence, kongre, golf ve benzeri turizm türlerinin daha çok geliştirilmesine çalışmaktadır. Türkiye de, son bir kaç yıldır turizmde çeşitlendirmenin önemini anlamış bulunmaktadır. Gerek yat, mağara, av, dağ, yayla, spor turizmleri gerekse kongre, din, kültür olsun her türlü turizme elverişli olan ülkemizde 1990 yılında sadece bir adet golf sahası bulunurken, özellikle zengin insanların oynadığı bu spor için altyapı yatırımları artmaktadır. Turizm Bakanlığı da 1992 yılında trekking gibi turizm çeşitlendirilmesine yönelik etkinlikler başlatmiştir. Ayrica özellikle AB ülkelerindeki gelir düzeyi ve boş zaman artişina paralel olarak ortaya çikan daha seçici turiste hitap eden yeni turizm türlerinin denenirken bu alanda daha önce denenmiş biçimlerin ve yöntemlerin gölgesine ve güvencesine siginmaktan öteye geçmek gerekir. Bu arayişlar çerçevesinde de özellikle dogal güzelliklere sahip ülkeler digerlerine oranla daha avantajli olacaklardir.

Türkiye, turizmini geliştirme faaliyetleri sirasinda Dogu, Güneydogu ve Kuzeydogu bölgelerini tamamen ihmal etmiştir. Türkiye’nin bu bölgeleri göreceli olarak zaten az gelişmiş bölgelerdir. Ülkemiz, Topluluk’ta yapildigi gibi bölgeler arasi farkliliklari gidermede turizmden azami oranda faydalanmali ve bu bölgeleri turistik birer merkez haline getirmelidir. Bunu yaparken bölgeye ait, tarim ürünlerinden, mahalli özelliklerden ve yayla turizminden faydalanilabilir. Ayrica bu bölgelerde, özellikle turizmi geliştirici yatirimlara dönük mali yardim programlari yapilmalidir.

Topluluk çevre konusuna çok duyarlı davranmaktadır. Ülkemizde 1991 yılında kurulan Çevre Bakanlığı’nın etkinlikleri yanında, Turizm Bakanlığı da çeşitli etkinlikler sürdürmektedir. Bunların en önemlisi Türkiye’nin de mavi bayrak uygulamasının içinde yer almasıdır. Çünkü belki de yakın zamanda mavi bayraklı olmayan plaja turist getirebilmek mümkün olmayacaktır. Ayrıca, Topluluk’la uyum çalışmaları çerçevesinde, DPT nezdinde bir çevre alt komitesi kurulmuştur. Çeşitli basın, yayın araçları, seminer ve benzerleri yoluyla halkın da çevre konusunda bilinçlendirilmesine yönelik yoğun faaliyetlerde bulunmaktadır. Bu konudaki çalışmalar, Dünya Bankası tarafından finanse edilen, Akdeniz Teknik Yardım Programı (METAP) çerçevesinde yapılmaktadır.

Topluluk’ta, Ağustos 1989’dan bu yana computerize rezervasyon sistemlerinin kullanımı zorunlu tutulmaktadır. Türkiye de, daha yeni başlatılan bu sisteme geçiş konusundaki çalışmalarını hızlandırmak durumundadır. Özellikle de turizmin enformasyonunda, teknolojik yeniliklerden faydalanılmalıdır.

Turistin daha iyi ağırlanabilmesi ve aydınlatılabilmesi için, Avrupa’da uygulanmakta olan ve geliştirilmesi düşünülen semboller sisteminin takip edilmesi ve bu konuda gerekli tedbirlerin alınması gereklidir.

Türk turizm sektörünün de en büyük sorunlarından biri olan ve Topluluk’ta özellikle üzerinde durulan konulardan bir diğeri, özel ve kamu sektörü arasındaki iletişimin yetersizliğidir. Topluluk’ta Avrupa Turizm yılı, bu iletişimin sağlanmasında büyük rol oynamıştır. Türkiye’de turizmle ilgili her türlü kurum, kuruluş ve kişilerin birbirleriyle olan iletişiminin daha güçlü ve sağlıklı bir hale getirilmesine dair tedbirleri en kısa zamanda almalıdır. Ayrıca, ülkeler arası bilgi ve deneyim alışverişi sağlayacak bir iletişim sisteminin kurulmasına yönelik işbirliği faaliyetlerine katılmalıdır.

Topluluk, Japonya ve Kuzey Amerika’yı yeni turizm pazarları olarak belirlemiştir. Bu pazarlar, Türkiye için de hedef pazarlar haline getirilmelidir. Refah seviyeleri yüksek olan bu ülkelere mensup insanların dikkatini, Türkiye’ye çekmenin yolları bulunmalıdır.

Türkiye’de de, Topluluk’ta olduğu gibi, turizme ilişkin tüm faaliyetler bir plan çerçevesinde yürütülmelidir.

Türkiye’de turizmin, kitle turizminden kaynaklanan sorunlarını çözmek ve sezon dışı oluşan atıl kapasite problemini gidermek amacıyla Topluluğun da çok önem verdiği bir konu olan, tatillerin sezonluk ve coğrafi dağılımının iyileştirilmesine yönelik tedbirler alınmalıdır.

Topluluk, gelişmesini istedigi her konuda, teşvik edici ödüllendirme programlari uygulamaktadir. Bu programlar Avrupa işbirligin harekete geçirmede çok önemli rol oynamaktadir. Turizm ve çevre konusunda da, düzenlenmiş bir çok ödül ve teşvik programlari bulunmaktadir. Türkiye de bu uygulamadan esinlenerek, turizm ve çevre sektörlerinde gerçekten teşvik edici nitelikte ödül sistemleri yaratmali, var olanlari artirmali ve yenileştirmelidir.

Avrupa Topluluğu her ne kadar sosyal turizm alanında kendini yetersiz görse de, Topluluk ve üye ülkeler nezdinde, Türkiye’ye de örnek teşkil edecek biçimde bir çok uygulama ve tedbirler zincirine sahiptir. Ne yazık ki sosyal turizm Türkiye’de son derece geri kalmış bir durumdadır.

Türkiye’de ulaştirma konusundaki problemler ise öncelikle çözümü gereken konulardir. Topluluk, ulaştirma konusunu, turizm ile içiçe mütalaa etmekte ve büyük ölçüde önemsemektedir. Bu çerçevede, iç pazar kapsaminda Avrupa Hava Sahasi oluşturulmasina, havayolu trafiginde tek ve ortak bir kontrol sistemi, farkli ulaştirmacilik türleri arasinda bag ve Avrupa düzeyinde bir demir ve oto yolu agi kurulmasina ilişkin tedbirler alinmaktadir. Kisacasi, Topluluk, ulaştirma alaninda başli başina bir liberalizasyona gitmektedir. Türkiye’nin, özellikle hava, demir ve deniz yollarinin geliştirilmesi konusunda acil tedbirlere gereksinimi vardir. Ayrica, turizmi de çok olumsuz etkileyen trafik kazalarini önleyici tedbirlerin bir an önce alinmasi gerekmektedir. Ulaştirma konusunda, Topluluk uygulamalarinin yaninda, üye ülke uygulamalari da incelenip, mevcut problemlerimize çözüm getirilmeli ve bu konudaki son gelişmeler takip edilmelidir.

Türkiye’de iç turizm de henüz yeterli düzeye gelmemiştir. Avrupa’da “herkes için turizm” prensibi benimsenmiştir. Bu konuda, sosyal turizme ilişkin alinan tedbirlerin yaninda, Topluluk içi turizmi teşvik etmek amaciyla bir ihtiyaç kredisi programi tasarlanmiştir.

Türkiye, turizmde dış pazara yönelik çalışmaların yanında iç pazarı da göz önünde bulundurmayı ihmal etmemelidir. İspanya’da son yıllarda dış turizmde yaşanan durgunluk, iç pazarın canlı olması sayesinde fazla paniğe yol açmamıştır. Aslında gerek iklimi gerekse coğrafyası bakımından pek çok ortak özelliklere sahip bu iki ülke arasında bu kadar büyük bir uçurumun bulunması, Türkiye açısından düşünülmesi gereken bir konudur.

Topluluk turizm eğitimi konusuna, turizm arzının niteliğinin yükseltilmesi bakımından büyük önem vermekte; iç pazar çerçevesinde, tüm meslek dallarındaki diplomaların karşılıklı tanınması konusunda tedbirler almaya çalışmaktadır. Ayrıca, turizm eğitiminde, turizmin ihtiyaç duyduğu alanlarda personel yetiştirilebilmesi için, mesleki profillerin belirlenmesi yönünde çalışmalar yapmaktadır. Lisans üstü turizm eğitimini teşvik edici burs sistemleri geliştirmektedir. Topluluk artık, turizmin her kademesinde, ülke düzeyinde değil, Avrupa düzeyinde hizmet verebilecek işgücü yetiştirmeye çalışmaktadır.

Türkiye’de, turizm sektörünün başlica sorunlarindan olan, kalifiye personel sorunu, ancak turizm egitiminin geliştirilmesi yoluyla çözülebilecektir. Ülkemizde daha çok, TUREM’ler vasitasiyla sürdürülen egitim faaliyetleri, Topluluga kiyasla çok geride kalmiştir. Ancak, son zamanlarda, Turizm Bakanligi’nca yürütülen, egitimde atilim etkinlikleri oldukça olumlu gelişmelerdir.


- Standartlaşma ve uyum konularında çalışmaktadır.
- Bölgesel gelişim fonları ve teknik yardım programları arttırılmaktadır. IV.2.AVRUPA BİRLİĞİ’NİN TÜRKİYE’DEKİ TURİZM POTANSİYELİ ÜZERİNDE BEKLENİLEN ETKİLER

Avrupa ekonomik alanının oluşturulmasına yönelik politikaların sonuçlarından turizm hizmet ticaretimiz kuşkusuz etkilenecektir. Bu etkiler aşağıda belirtilen ana başlıklar altında belirtilmektedir.
*Topluluk Ticaret Politikası ile ilgili olanlar:

- Ticaret ve yatırımlarla ilgili engellerin kaldırılması,
- Hizmet ticaretine ilişkin bilgilerin standardizasyonu, fiyatlarin duyurulmasi ve dogruluklarinin milli turizm kuruluşlari ve meslek teşekküllerince garanti edilmesi,
- İşletmelerin kendilerine özel ve tekel hakları sağlamalarının önlenmesi,
- Rekabeti önleyecek veya sınırlayacak karar ve anlaşmaların yasaklanması,
- Hizmet ve mal satın alımlarından açıklık, rekabet ve ihalenin bölünmezliği prensiplerinin belirlenmesi,
- İşletmelerin kamunun aydınlatılması ve genel kabul gören ilkelere göre denetimi,
- Ticareti kısıtlayan, belirli kişilere ve kuruluşlara ayrıcalık sağlayan uygulamaların yasaklanması,


*Hizmet ve Ürün Arzı ile ilgili olanlar

- Yaşam ve ürün kalitesini saglama,
- Hizmetin kötü ifasına bağlı zararları tazmin,
- Kalite ve standardın sağlanmaması halinde indirim talep hakkının güvence altına alınması,
- Gelir düzeyi yüksek ve İntellectuel pazarın hedeflenmesi.

*Seyahatlerin Kolaylaştirilmasi ile ilgili olanlar

- Hizmetin maliyetini azaltmak ve bilgiye ulaşmada kolaylik saglamak amaci ile tek belge kullanimina geçilmesi,
- İstatistiklerde dahil tüm verilerin sayısal olarak azaltılarak kompütarize edilmesi, kodlanması ve standardizasyonu,
- Sınır kontrol formalitelerinin basitleştirilmesi.

*Yeni İşletmecilik Anlayışı ile ilgili olanlar

- Toplam kalite ilkelerinin uygulanması,
- Tatil izlenimlerinin sonuçlarına göre turistlere tatil danışmanlığı yapma,
- Personel kelitesini yükseltme,
- Koordinasyonu, meslek ahlakını ve disiplini sağlama.

*Üretim Faktörlerinin Serbest Dolaşimi ile ilgili olanlar

- Sermaye hareketlerini kolaylaştirmak,
- Üçüncü ülkelerin Topluluğa sermaye hareketleri ile ilgili olarak “en çok kayırılan ülke” statüsü uygulamaları,
- Yabancı sermaye yatırımlarını teşvik,
- Topluluk ülkeleri ile ortak proje üretiminin özendirilmesi,
- Hizmet sunma serbestisinin sağlanması,
- Hizmet sunanları sunulan ülke kamu politikası, güvenliği ve sağlığı konularında bilgilendirme,
- Dolaşimlarda tek belge kullanimi saglama,
- Ekonomik nedenlerle kısıtlamaya gitmeme,
- Hizmet sunulan ülkede taşinmaz mal satin alinmasi önündeki engellerin kaldirilmasi,
- Ödemelerin, alacaklının veya faydalananın ülke parası ile yapılması,
- İleri teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması.

*Turizm Bilgi Ağının Oluşumu ile ilgili olanlar

- Bilgiye ulaşma önündeki engellerin kaldirilmasi,
- Elektronik enformasyon hizmetleri ile ilgili yasal, idari ve teknik kısıtlamaların kaldırılması,
- Avrupa araştirma pazarinin oluşumu,
- Bireysel verilerin korunması,
- Bilgi iletişiminde iş birligi saglanmasi,
- Turizm istatistiklerinin derlenmesinde Dünya Turizm Örgütünce belirtilen ilke ve esaslara uyum sağlanması,
- Bilgi iletişim kanallarinin iyileştirilmesi.

*Elektronik Veri Aktarımı ile ilgili olanlar,

- Hukuki muamele ve ticari işlemlerde elektronik veri aktarimi ve dijital imzanin kabulü,
- Alacakların elektronik veri aktarımı ile kabulü,
- Şekle bagli olmayan sözleşmelerin elektronik veri aktarimi ile kurulmasi.

*Fiyat Politikası ile ilgili olanlar

- Fiyat/kalite rekabetinin sağlanması,
- İstikrarlı ve sürdürülebilir fiyat politikası izlenmesi,
- Ucuz fiyatın ülke imajını da ucuzlatacağının göz önünde bulundurulması.

*Sigorta hizmetleri ile ilgili olanlar

- Sınır ötesi sigorta hizmetleri ile ilgili kısıtlamaların kaldırılması,
- Hukuki ve turistik yardım sigortası hizmetlerinin yaygınlaştırılması,
- Taşimaciligin tüm sektörlerinde kasko sigorta mecburiyeti getirilmesi.

*Mali Hizmetlerle ilgili olanlar

- Alacaklıların korunması amacıyla doğru ve yeterli bilgiye kolaylık sağlanması

*Tüketicilerin korunması ile ilgili olanlar

- Paket tur, Organizatör, Acenta, Tüketici ve Tur sözleşmesi tanimlarinda uyumluluk saglanmasi,
- Turistik gezi sözleşmeleri ile ilgili olarak ayrintilara inilerek, tüketiciye sözleşme koşullari hakkinda yazili, anlaşilabilir ve ulaşilabilir bilgi verme zorunlulugu getirilmesi,
- Hizmetin kötü ifası ile ilgili sorumluluğu sınırlayan veya ortadan kaldırılan sözleşmelerin geçersizliğinin sağlanması,
- Tek taraflı ve işletmeyi koruyucu hükümler içeren standart sözleşmelerin tüketici lehine yorumlanması,
- Yanıltıcı reklamlar ve haksız sonuçlarına karşı tüketicilerin korunması,
- Tüketici sağlık ve güvenliğinin, ekonomik çıkarlarının eğitim ve temsil haklarının korunması,
- Mesafeli (tele alış-veriş) satımlarda tüketicilerin sözleşmenin esaslı noktaları hakkında bilgilendirilmesi,
- Tüketici şikayetlerinin hizla sonuçlandirilmasi.

*Topluluk Teşvik Politikasi ile ilgili olanlar

- Küçük ve orta boy yatırım ve işletmelerin teşviki,
- Proje bazında nakit yardım ve faiz sübvansiyonu sağlanması,

a) Kültür turizmi
b) Çevre koruma,
c) Tatil köyleri,
d) Mesleki eğitim,
e) Kırsal alandaki iş gücünü turizme yönlendirme,
f) Kültür varlıklarını koruma,
g) İş gücü planlaması,
h) Standardı yükseltme,
i) Modernizasyon,
j) Yeni teknoloji kullanımı amaçlı projeler için.

*Gümrük Kolaylıkları ile ilgili olanlar

- Seyahat edenlere turizmin gelişmesine olan katkilari nedeni ile kolaylik saglanmasi,
- Vergi denetimlerinin sınır geçişlerini zorlaştırmayacak şekilde yapılması,
- Turistik amaçla getirilmiş olan belirli ulaşim araç ve gereçlerinin geçici ithal süresi için zati eşya sayilmasi ve muafiyetlerden yararlandirilmasi,
- Modernizasyon yatırımına kalkışmış turizm yatırımcı ve işletmecilerine gümrük kolaylıkları sağlanması,

*Vergi Hukuku ile ilgili olanlar

- Çifte vergilendirmenin önlenmesi,
- KDV’de matrah birliğinin sağlanması ve sistemin basitleştirilmesi,
- Özel tüketim vergi uygulamasında uyum sağlanması,

*Mesleki Eğitim ve Niteliklerin Belirlenmesi ile ilgili olanlar

- Diploma, sertifika ve benzeri belgeleri verecek kurumlarla ilgili uyumunun sağlanması,
- Meslek grupları ile iş ve meslek tanımlarının uzmanlık alanlarına göre belirlenmesi,
- İstihdam ve başvuru kriterlerinin belirlenmesi,
- Personel eğitimi ve davranış planlarının hazırlanması,
- Nitelikli iş gücü planlamasi ve nitelikli iş gücü kullaniminda sektörün özendirilmesi,

*Turist Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili olanlar

- IHA tarafından belirlenen “konaklama işletmeleri güvenlik önlemleri”nin uygulanması ve uygulamanın denetlenmesi,
- Dünya turizm örgütünce önerilen ve örgütçe “Non Go Destination” kararı alınmasına neden olacak davranışların (terör, savaş hali, şahıslara yönelik fiiller, trafik kazaları, salgın hastalıklar vb.) önlenmesi için eylem planları geliştirilmesi ve planların deklare edilmesi,
- Dünya sağlık örgütü standartlarında turistlere sağlık hizmetleri sunulması.

*Ulaştirma Hizmetleri ile ilgili olanlar

- Topluluk ulaştirma kurallarinin benimsenmesi,
- Alt yapının iyileştirilmesi ve modernizasyonu,
- Deniz taşimaciligi hizmetlerinde ulusal kisitlamalarin kaldirilmasi,
- Liman hizmetlerinde ayrıcalıkları önleme,
- Deniz güvenliğinin sağlanması,
- Deniz kirliliğinin önlenmesi için devletin altyapıyı iyileştirme projelerini teşvik etmesi,
- Tek taraflı ve monopol yaratan antlaşma ve uygulamaların kaldırılması,
- Deniz turizmi hizmet ticareti ve yatırımlarını kısıtlayan hukuki, idari ve teknik engellerin kaldırılması,
- Haksız fiyatlandırma nedeni ile uğranılan zararların telafi edici vergi yolu ile önlenmesi,
- Yat ve kruvaziyer turizmi altyapısının yap-işlet-devret veya satın al vb. finansman modelleri aracılığı ile oluşumunu sağlama ve hizmet standartlarını belirleme,
- Hava, karayolu ve raylı taşımacılık ile ilgili rekabeti ve geçiş haklarını kısıtlatan engellerin kaldırılması,
- Hava karayolu ve raylı taşımacılık ile ilgili hizmet standartlarında uyum sağlanması,
- Hava ve deniz limanlarının ileri teknoloji ile desteklenerek modernize edilmesi, işletmecilik ilke ve esasları ile ilgili olarak uygulama birliği sağlanması,
- Kabotaj haklarının güvenlik aşırı yığılma ve ulusal güvenlik nedenleri ile kullanılmasını sağlama.

*Tanıtım hizmetleri ile ilgili olanlar

- Turistlerin doğru bilgilendirilmesi,
- Danışma ve işbirliği mekanizmasının kurulması,
- Bölgesel tanıtıma ağırlık verilmesi,
- Tanıtım misyonunu kamunun yanında sektörün ve yerel yönetimlerinde üstlenmesi,
- Ülke imajının iyileştirilmesi,
- Tanıtım amaçlı ortaklıklar kurulmasının teşviki.

*Avrupa Hukuk Alanı ile ilgili olanlar

- Özel ve Tüzel kişilerin kendilerini ilgilendiren karar ve tasarruflara karşi Avrupa Adalet Divanina başvuru haklarinin güvenceye alinmasi.

IV.3.ALINMASI GEREKLİ TEDBİRLER

Avrupa Bütünleşmesi süreci oluşumlarinin Türk Turizmine dogrudan veya dolayli etkilerini ulusal, bölgesel ve global ölçekli çikarlarimizi koruma düşüncesi ile yararli hale getirme amaci ile alinmasi gerekli tedbirler aşagidaki gibidir.

• Avrupa pazarı ile mevcut yatay ilişkilerimizi geliştirerek, Avrupa ekonomik alanını turizm potansiyelimizi daha da büyütmek amacı ile kaynak alarak kullanmak,
• Sektörümüzün turizm ekonomisinin sorumluluğunu üstlenmesi ve Avrupa pazarı ile var olan yatay ilişkilerini daha da geliştirebilmeleri için düzenlemeler yapmak,
• Turizm bürokrasisinin “katılımcı bürokrasi” ilkesini uygulamaya geçirmek amacı ile minimal ölçekte yeniden yapılandırıp kamu hizmetlerinde etkinliği, verimliliği, hızı maliyetlerde yaratmak, bir kısım görev ve yetkilerini de bu amaçla örgütlü sektöre devretmek,
• Verimli istikrarlı ve rekabet gücü yüksek bir turizm ekonomisi yaratılması amacı ile üretilecek turizm politikasının öncelikle uygulamaya konulması,
• Tüm kaynaklarımızın sürdürülebilir turizm için akılcı kullanımı sağlamak.

Avrupa Komisyonu’nun Topluluğun bir turizm politikası oluşturması üzerine çeşitli öneriler getirdiği Yeşil Kitap’ın Nisan 1995’de yayınlanmasından sonra yine aynı yıl içerisinde geniş tabanlı bir değerlendirme süreci başlamıştır. 160 kadar kurumun Komisyon’un önerilerini içeren Yeşil Kitap üzerine görüşleri alınmıştır.

Avrupa Birliği’nin önümüzdeki dönemden itibaren uygulamaya koyacağı turizm alanındaki yeni faaliyetlerin çerçevesi çizilmiştir. Yeni bir turizm politikasının oluşturulacağı yönündeki ilk işaret, PHILOXENIA adlı turizm destekleyici programın oluşturulması olmuştur. Bu program ile, AB ülkeleri arasında turizm alanında daha yoğun ve canlı bir işbirliğine gidildiği açıktır. Doğal olarak turizm sektörüne Avrupa Yatırım Bankasından ve yapısal fonlardan ayrılan kaynaklar devamlılıklarını sürdürecektir. 1996 Mart ayı sonunda Turino’da başlamış olan Hükümetlerarası Konferans ve devamındaki süreç, AB’nin gelecekteki rotasını çizmesi açısından turizm dahil birçok sektör için önem taşımaktadır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat