Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Üniversite Bilgileri > Halkla İlişkiler / Turizm ve İnsan Kaynakları / Ulaştırma
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]

Kktc Deki Tarihi Eserler

Üniversite Bilgileri Kategorisinde ve Halkla İlişkiler / Turizm ve İnsan Kaynakları / Ulaştırma Forumunda Bulunan Kktc Deki Tarihi Eserler Konusunu Görüntülemektesiniz => KKTC DEKI TARIHI ESERLER MEZARLIKLAR BALDÖKEN MEZARLIĞI Aşağı Girnede bulunan Osmanlı dönemine ait bir mezarlık alanıdır bu alanın Roma ve ...

Beğenenler1Beğenen
  • 1 Post By özper_KKTC

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 03-06-07, 00:15   #1

Varsayılan Kktc Deki Tarihi Eserler


KKTC DEKI TARIHI ESERLER



MEZARLIKLAR



BALDÖKEN MEZARLIĞI

Aşağı Girnede bulunan Osmanlı dönemine ait bir mezarlık alanıdır bu alanın Roma ve Bizans döneminde de kullanıldığı,mezarlığın doğusundaki alanın altında saptanan mozayik kalıntılardan anlaşılmıştır. Mezarlıktan günümüze 3 mezar ,bir türbe ve çeşme kalmıştır. Türbe kesme taştan yapılmış olup kare planlıdır 4 tarafı sivri kemerli ve üzeri kubbe ile örtülüdür. Burası daha sonra ölülerin yıkanmasında kullanılmıştır ve mezarlığın kuzeyinde çeşme yer alır. Bu çeşmelerden birinin üzerineki yazıtta Kıbrıs muhassılı Eseyit Emin Efendi tarafından yaptırıldığı kayıtlıdır.








KÜTÜPHANELER


2.SULTAN MAHMUT KÜTÜPHANESİ

Sultan 2. Mahmut dönemine rastlayan 1829 yılında Kıbrıs valisi Ali Ruhi Efendi tarafından yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılmış olup klasik Osmanlı dönemi plan ve yapı özelliklerini taşımaktadır kütüphanede bulunan taş yazıtta Sultan Mahmut ile kütüphaneden övgü ile söz edilmektedir. Kütüphane tek kubbeli kare planlı bir mekandan ve bu mekanın doğusundaki küçük kubbeyle örtülü revak bölümünden oluşmaktadır.Yapının kuzey ,güney ve batı duvar cephelerindeki mermer levhalarda maşallah yazılıdır.Giriş kapısının üst tarafındaki levhada ise burası kütüphanedir yazısı kütüphane memuruna ait odanın duvarında ise Sultan Mahmut a aittir bir tuğra bulunmaktadır.Kütüphane odasındaki dolap ve vitrinlerde yaklaşık 1700 adet basılmış ve el yazması eski kitap bulunur.El yazması olanların milli arşive aktarılması kararı alınmıştır.Kütüphaneye başta 2. Sultan Mahmut olmak üzere tanınmış bir çok kişi kitap bağışında bulunarak kütüphanenin zenginleşmesini sağlamıştır. Kütüphane odasındaki kubbenin altını çevreleyen brodür içerisinde 2. Sultan Mahmut u öven Kıbrıslı şair Müftü Hilminin bir kasidesi bulunmaktadır.

CAMİLER


SARAY ÖNÜ CAMİSİ

1820-1824 yılları arasında 2 .Sultan Mahmut tarafından inşa edilmiştir.Ali Paşa adına inşa edilen cami ordu önü mescidi olarak bilinmekteydi,Osmanlı idaresi döneminde valilik ikametgahının camisi olarak kullanılmaktaydı. 1902 yılında bilinmeyen bir nedenle yıkılması üzerine 1903 yılında Evkaf Dairesi Müdürü İrfan Bey tarafından yeniden inşa edilmiş ve Saray Önü Camisi diye isimlendirilmiştir. Günümüzde evlendirme dairesi olarakta kullanılmaktadır.Caminin cephesi kadameli katlı revaklı ,çatısı ahşap ve minaresi klasik Osmanlı karakterindedir cephesinde sivri atnalı biçiminde kemerler kulanılması yapıya Kuzey Afrika –Hint –İspanya uslubuna yakın bir karakter vermektedir.



ARAP AHMET PAŞA CAMİSİ

Kıbrıs fatihlerinden Arap Ahmet Paşa’ nın adına 1845 yılına inşa edilmiştir klasik Osmanlı karakterinde kesme taştan inşa edilen caminin kare planlı ana mekanı yarım küre şekilli kubbesi ve ön taraftaki son cemaat yeri üzerindeki 3 küçük kubbesi vardır tabanında orta çağa ait mezar taşları bulunmaktadır. Avlusunda bir şadırvan ve mezarlık bulunmaktadır Kıbrıs’ ta 4 kez sadrazamlık,Tuzla Kaymakamlığı ve Efkaf Müdürlüğü gibi görevlerde bulunan Kıbrıslı Kamil Paşanın ve Kıbrısta Mutasarıflık görevi yapmış olan İshak Paşanında mezarları bu camide bulunmaktadır .



TURUNÇLU CAMİİ

Caminin giriş kapısındaki kitabede Kıbrıs valisi Seyit Mehmet Ağa tarafından 1825 yılına yaptırıldığı kayıtlıdır doğu batı yönüne uzanan enine dikdörtgen planlıdır l planlı son cemaat yerinin kuzeyindeki ön cephesinde yuvarlak sütunlar uzerinde oturan çift merkezli altı sivri kemer ve batı cephesinde de dört sivri kemer vardır.Caminin kuzey dış duvarlarında beşerli aralıklarla payanda duvarı görülmektedir.Bu payanda duvarları üstte birbirlerine kemerlerle bağlanarak ön cephede 5 niş oluşturmaktadır.Dış duvarların üzerineki nişlerin içerisinde 1 giriş kapısı ile 3 pencere bulunmaktadır.Cami içte bulunan toplam 30 pencere ile aydınlatılmaktadır.Caminin kuzey-doğu köşesinde minare yer almaktadır.Minarenin silindirik gövdesini 4 sıra bilezik çevrelemekte olup şerefenin altında süslemeler vardır.



İPLİK PAZARI CAMİSİ

Lefkoşa da surlar içerisinde iplik pazarı sokağında bulunan sade dış görünüşlü bir camidir.Son cemaat yerinde bulunan basık kemerli giriş kapısı üzerinde H.1241(1826) ve H.1316(1829) tarihli iki yazıt bulunmaktadır.Son cemaat yeri düzgün kesme taştan,diğer bölümleri ise moloz taşlarla inşa edilmiştir.Taşların üzeri alçı ile sıvalıdır.Caminin doğusunda tek şerefeli ,silindirik gövdeli ve örme taş külahlı bir minare bulunmaktadır .

SELİMİYE CAMİSİ

M.S.1208 – 1326 tarihleri arasında lusignanlar döneminde gotig nizamda inşa edilmiştir .St.Sophia katedrali adıyla bilinen bu yapıya 1208 yılında latin baş piskobosu estorge de montaigu’ nun yardımlarıyla başlanmış,haçlı seferlerine katılan Fransız Kralı St. Lous’ inin maddi katkılarıyla inşaata hız kazandırılmış ve 1326 yılında ilk resmi dini törenle kullanıma girmiştir.Latin kralları Kıbrıs krallık taçını bu katedralde giyerlerdi.1373 yılınaki ceneviz saldırıları ve 1491 –1547 yıllarındaki yer sarsıntılarından önemli derecede zarar gördü.Osmanlıların 1570 yılında Lefkoşa’ yı ele geçirmelerinden sonra kullanılmayacak durumda olan katedral’ e minare ,mimber ve mihrap gibi
İlaveler yapılarak Ayasofya adı ile camiye çevrildi ayrıca ek olarak birde doğu kapısı açıldı.Doğu Kapısı, Sultan Abdulaziz in Kıbrısı ziyaret edeceği söylentileri, üzerine Naif Paşa tarafından açılmış ve üzerine Abdulazizin tuğrası ile Abdulazizi öven bir yazı konmuştur. Caminin bir odasında orta çağa ait mezar taşları vardır.Avlusunda da bir şadırvan vardır.Kıbrıs 2.Sultan Selim tarafından fethedildiğinden caminin adı 1954 yılında Selimiye Camisi olarak değiştirilmiştir.

HAYDAR PAŞA CAMİSİ

Lusignanlar döneminde 14. yy da gotig alevli nizamda inşa edilmiştir St Katerin kadetrali olarak bilinen bu yapı , Osmanlı döneminde minare , mimber ve mihrap eklenerek camiye dönüştürülmüştür.Camiye Osmanlı ordusu komutanlarından Haydar Paşa’nın adı verilmiştir günümüzde Haydar Paşa sanat galerisi olarak bilinir.

YENİ CAMİ

Yeni cami olarak bilinir 14 .yy da latin kilisesi olarak yapılmıs,1571 yılında Osmanlılar tarafından fonksiyonu değiştirilerek cami olarak kullanılmaya başlanmıştır.18. yy ortalarında define bulmak amacıyla Menteş Zade Hacı İsmail Ağa tarafından yıktırılmıştır. Bu nedenle Menteş Zade padişahın duymayacağı umuduyla eski caminin yaklaşık 20 metre ilerisinde şimdiki camiyi inşa ettirmiştir ancak eski camiyi yıktırdığının padişah tarafından duyulması üzerine padişahın emriyle boynu vurulmak suretiyle öldürülmüştür.Caminin yanında kesme taştan yapılmıs 4 türbe bulunmaktadır caminin bitişiğinde bulunan tonoz üst örtülü türbede birinde Sultan 2.Mahmut devrinde Kıbrıs müftüsü olan şair Hilmi Efendinin yazıtsız mezarı,diğerinde ise H.1153 tarihinde ölen Menteş Zade Hacı İsmail Ağa’nın mezarı vardır yolun karşısındaki kubbesi çökmüş olan türbede H. 11 yılında ölen Menteş Zade Hüseyin Ağa’nın mezarı ve üzeri kubbeyle örtülü olan güneyeki türbede ise Menteş Zade İsmail Ağa’nın oğlu Hasan Ağa’nın mezarı bulunmaktadır.

LALELİ CAMİİ

1828 yılında Ali Ruhi Efendi tarafından eski bir şapelden camiye dönüştürülmüştür.

AĞA CAFER PAŞA CAMİİ

Girne kordon boyunun hemen gerisindeki aynı adı taşıyan sokakta yer almaktadır. Alanın meyilli olması nedeniyle alt katlara abdest alma odaları yapılmış,üst kısmına ise cami inşa eilmiştir. Kesme taştan yapılıp tek şerefeli minaresi vardır camiye adını veren Cafer Paşa’nın geçmişi hakkındaki bilgiler caminin kuzey batı duvarına monte edilmiş bir mermer üzerinde kazılıdır.

KAZAFANA CAMİSİ

Caminin inşa tarihi bilinmemiş olmasına karşın M.S 17. yy da inşa edildiği tahmin edilmektedir minare mevcut yapıdan daha eskidir .Kesme taştan inşa edilmiş olup doğu batı yönunde uzanan dikdörtgen planlıdır önünde bu camiyi yapan Altunizade İsmail Ağa’ya ve camiye çok mal bağışlayan Mesut Efendi’ye ait mezar bulunmaktadır. Altunizade İsmail Ağa’nın mezarı yazıtsız olup mezar taşında rölief olarak işlenmiş selvi ağacı motifi vardır .Mesut Efendi’nin mezarı ise Osmanlı dönemi taş işçiliğinin en güzel örneklerindendir mezar taşında eski Türkçe yazılar 1798 –1799 tarihi kayıtlıdır.

SİNAN PAŞA CAMİSİ

1358-1360 tarihleri arasında Mağusalı Simon Nostrano adlı bir tüccar tarafından tek bir ticari seferden sağladığı gelirle inşa edildi Mağusa’nın Osmanlılar tarafından ele geçirilmesi üzerine camiye dönüştürüldü. Sinan Paşa'ya bir saygı göstergesi olarak adı Sinan Paşa camisi olarak değiştirildi.İngiliz sömürge idaresi döneminde patates ,hububat vb amaçlar için ambar olarak kullanılması nedeniyle buğday camisi olarakta anılmaya başlandı .

LALA MUSTAFA PAŞA CAMİSİ

Namık Kemal meydanındadır Lusignan tarafından 1298 –1312 yılları arasında inşa edilmiştir, gotik mimarinin en güzel örneklerindendir. Katedralin çağdaşı olan bir benzeri Fransada ki Rheims katedralidir.Kıbrıs’ta ki Lusignan kralları Kudüs krallık tacını bu katedralde giyerlerdi.Kıbrısın son Lusignan kraliçesi Katerine Kornaroda Kıbrısı venediklilere bırakan feragat nameyi bu katedralde imzalamıstı. 1571 yılında Osmanlıların Kıbrısı ele geçirmesi ile yapıya zarar verilmeden camiye dönüştürüldü.1954 yılına kadar Mağusa Ayasofyası olarak anılmaktaydı sonra Kıbrıs fatihi olarak bilinen Lala Mustafa Paşanın adı verildi. Caminin içersinde 1365 yılında zatüreden ölen piskobos İtier de Nobinaux mezarları bulunmaktadır avlusunda cümbez ağacının 1197 yılı itibariyle 685 yaşında olduğu sanılmaktadır.Bu ağaç yılda 7 kez meyve vermektedir.





MUSTAFA PAŞA CAMİSİ

M.Ö 16. yy da klise olarak inşaa edilmiştir.Beşik tonozlu ve batısında güzel işlenmiş girişi vardır. Osmanlıların Kıbrısı ele geçirmelerinden sonra mihrab ve minber ilave edilerek camiye dönüştürülmüştür.Avlusunda Osmanlı dönemine ait 3 mezar bulunmaktadır .

SAZLIKÖY CAMİSİ

Mağusa kazasına bağlı Sazlı köyde bulunmaktadır kesme taştan yapılmış ,üzeri alçıyla sıvanmıştır enine dikdörtgen planlıdır son cemaat yeri ve minaresi yoktur. Camiye kuzey ile batı yönündeki 2 kapıdan girilmektedir kuzeydeki ana giriş kapısının basık kemerli başlığının tam ortasında ayla yıldız ve kenarlarında ise çiçek motifleri vardır pencere ile kapı aralarında bulunan kesme taşların üzereri kabartma olup karşılıklı 2 ay ve ortada yıldız motifi ile bezenmiştir.Kapı ve pencere çerçeveleri kesme sarı taştandır tek mekanlı caminin taş süslemelerinden dolayı diğer camiler arasında özel yeri vardır.

PİRİ OSMAN PAŞA CAMİİ

Adanın kuzey batısında Lefke’de de önemli Türk eserlerinden kalıntılar tespit edebilme imkanımız vardır. Bunlardan biri Osman Paşa camii yukarı cami olarakta bilinmektedir.Minaresi ile,ağaçlıklar arasında karakteristik bir görünüşü vardır.Harap ve terk eilmiş durumdadır.

ZİYA PAŞA CAMİİ

Kalın ve güdük minaresi,iki kemerle açılan son cemaat yeri,iki bölümlü altı satırlık kitabe ve tuğrası ile bu kesimde dikkati çeken bir Türk eseridir.

BAYRAKTAR CAMİİ VE TÜRBESİ

Kıbrısın fethi esnasında Lefkoşa’nın alınması,surların aşılmasına bağlıydı. Bu nedenle Lefkoşayı çevreleyen surlar önünde ve özellikle bu sur çemberinin doğu ve güney bölümlerinde çok çetin savaşlar oldu.9 Eylül 1570 Cuma günü surlara tırmanan Türk askerlerinin bayraktarı Kostanza burcuna elindeki sancağı dikmeyi başardı fakat aynı anda düşman tarafından bayrağı diktiği yerde şehit oldu Kostanza burcunda şehit düşen bayraktar,şehit düştüğü yere gömüldü daha sonraları ise aynı yerde onun mezarını içine alacak şekilde, 1754 yılında Vali Hasan Sadık Ağa tarafından bir türbe ve camii inşa edildi. Adına Bayraktar camisi dendi.Caminin iç kısmında kalan bayraktarın mezarının ne zaman inşa edildiği hakkında bir tarih bulunmamakla beraber fetihten sonra birkaç yıl içinde yapıldığı tahmin edilmektedir.



ZUHURİ TEKKE VE CAMİSİ

Larnakadadır bu bina cami ve türbe olarak iki bölümden oluşmaktadır,kesme taştan yapılmıştır binanın üzeri biri büyük,diğeri küçük iki kubbe ile örtülüdür caminin yanında silindirik gövdeli bir minaresi vardır uzun yıllardan beri minarenin şerefeden yukarı olan üst kısmı yıkık bulunmaktadır.Evkaf dairesi,1965 yılında zuhuri tekkesinin bir bölümünü kütüphane olarak kullanılmaktadır.


PERİSTERONA CAMİSİ

Lefkoşa kazasına bağlı Lefkoşa’nın 18 km kadar batısında bulunan Peristerona köyündedir kesme taştan yapılan bu caminin kesin yapım tarihi bilinmemekle beraber,iki bölümüden oluşan binanın ilkin 18.yy da orta bölümünün yapıldığı ve ikinci bölümü oluşturan üst kısmın ise 19. yy ın ilk yarısında inşa edildiği tahmin edilmektedir,köy sakinlerinin bir eğitim –öğretim merkezi olarakta faliyet göstermekteydi.Hemen bitişiğinde inşa edilen medresenin ada çapında ünü vardır en büyük özelliği minaresinin 2 şereeli oluşudur adada iki şerefeli minaresi olan sadece bu cami vardır bunlardan biri Peristeronadaki camii diğeri ise Lefkoşada ki meriye camii minaresidir.




TARİHİ ÇEŞMELER



1) MEVLEVİ TEKKE SOKAĞI ÇEŞMESİ

Çeşme üzerindeki 1893 tarihli yazıtta Müftü Berber Zade Hacı Mustafa tarafından yaptırıldığı kayıtlıdır çeşmenin cephesinde kademeli olarak yükselen sivri kemerin içerisinde yazıt musluk ve yalak vardır çeşmenin deposu yoktur .




ATATÜRK MEYDANI ÇEŞMESİ

Kesme taştan yapılan bu çeşme 8 gen planlıdır çeşmenin kenarlarında kemerli nişler bulunmaktadır çeşme duvarları üstte silme ile son bulmaktadır.Kemerler ile silmeler gotik özelliktedir.



ZEHRİ ÇEŞME

Çeşmenin kemerli nişi içerisimdeki yazıtında 1908 yılında Hasan Muttalip tarafından inşa ettirildiği kayıtlıdır kesme taştan inşa edilmiş olup 8 gen planlıdır 8 yanında bulunan nişlerdeki musluklardan su sağlanmaktaydır.










SELİMİYE ÇEŞMESİ

Selimiye camisinin güney batı kesiminde yeralmaktadır. Çeşme üzerindeki barok kemerlere dayanılarak 18.yy ortalarına tarihlendirilmiştir.Kare planlı olup kesme taştan inşa edilmiştir.Barok kemerli nişi ve muslukları vardır .



BÜYÜK MEDRESE ÇEŞMESİ

Sultan Mahmut kütüphanesinin kuzey doğusundaki sıra binaların gerisindeki avluda yeralmaktadır. Üzerindeki yazıtta 2.Sultan Mahmut döneminde Kıbrıs’ta vali olarak görev yapan Ali Ruhi Efendi tarafından 1827-1828 tarihleri arasında yaptırıldığı kayıtlıydı.Sonra tahrib edilmiş ve yıkılmıştır.



KÜÇÜK MEDRESE ÇEŞMESİ

Çeşmenin yazıtında 1828 –29 yılında Kıbrıs Valisi Ali Ruhi Efendi tarafından yaptırıldığı kayıtlıdır.Kesme taştan inşa edilmiş olup kubbe üstü örtülü, tek mekanlı ve kare planlıdır.Şuan
da tamamem yıkılmış olan küçük medresenin su ihtiyacını karşılamaktaydı.



KURU ÇEŞME

Yazıtında Kıbrıs valisi Ali Ruhi Efendi tarafından yaptırıldığı yazılıdır.Kesme taştan yapılmış olup deposuzdur çeşmenin üzerinde sivri kemerin oluşturduğu niş içerisinde yazıt ,musluk ve yalak vardır.Bir zamanlar karakaş bahçesinin içersisinde bulunan depolu çeşme yapısı,yolun 1958 yılında genişletilmesi sırasında bulunduğu yerden sökülerek yaklaşık 10 metre kuzeyindeki şimdiki yerine yapılmıştır.



FUZULİ SOKAĞI ÇEŞMESİ

Deposuzdur yazıtında 1933 yılında yapıldığı kayıtlıdır.



LALELİ CAMİ ÇEŞMESİ

Laleli caminin giriş kapısının sağında yer almaktadır. Çeşme yazıtında 1827-28 yılında Ali Ruhi Efendi tarafından annesinin sevabına yapılmıştır kesme taştan olup kare planlıdır.



CAFER PAŞA ÇEŞMESİ

Namık Kemal meydanının kuzey batı köşesindedir. Klasik Osmanlı yapı özelliklerini taşıyan çeşme ilkin Venedik Sarayı’nın önünde yer almaktaydı.Bu çeşmenin yıkılması üzerine şimdiki çeşme inşa edilmiş ,eski çeşmeye ait mermer kitabe monte edimiştir çeşmenin yazıtında 197 tarihi okunmaktadır.
TEKKE VE TÜRBELER

MEVLEVİ TEKKESİ

Girne kapısının yaklaşık yüz metre güneyindedir.Şimdiki mevlevihaneden önce burda 1593 yılında inşa edilen Ahmet Paşa mevlevihanesi ve daha sonra ise 16.yy da inşa edilen Ferhat Paşa mevlevihanesi bulunmaktaydı.Şimdiki mevlevihane ise Emin Hatun isimli bir saraylının veya cira adlı bir kadının bağışladığı arazi üzerine 17.yy da inşa edilmiştir .İnşa edildiği tarihlerde semahane ,türbe,derviş hücreleri,mutfak ve misafirhane odaları bulunmaktaydı.Ancak günümüzde semahane ve türbe kısımları gelebilmiştir .Mevlevi tekkesinin semahane ve türbe kısımları 1962-1963 yıllarında restore edilmiş ve Kıbrıs etnoğrafya müzesi adı altında hizmete açımıştır.Müzeye bitişik olan türbe kısmı altı kubbeli olup içerisinde on altı mezar bulunmaktadır.Bu mezarlardan 1.mezar 1934-1935 yılları arasında tekkede şeyhlik yapan Şamlı Dede ye 2.mezar asker olan Ahmet Paşaya 3.mezar Kıbrıslı Şeyh Cemalettin Efendiye 10.mezar adı bilinmeyen bir şeyhin lalası oluğu rivayet edilen Arap Abdulah Efendiye ve 16. mezar ise 19.yy da yaşamış Hattat Şeyh Fevzi dede ye aittir. Şeyh Fevzi Dede nin eşi ile burada gömülü olduğuna inanılmaktadır.


YEDİLER TÜRBESİ

Yediler mahallesinde bulunmaktadır .Tek mekan olan türbenin içerisinde yanyana 7 mezar bulunmaktadır. Mezarların Lefkoşa nın fethi sırasında bu noktada şehit düşen ,Osmanlı askerlerine ait olduğu sanılmaktadır.İbadet ve adak yeri olarak kullanılmaktadır.

KURT BABA TÜRBESİ

Asmaaltı Meydanındaki köşede yer alan tek mekanlı bir türbedir. İçinde yanyana 3 mezar bulunmaktadır. Bu mezarların da Lefkoşa nın fethi sırasında şehit olan Osmanlı askerelerine ait olduguna inanıldıgından bir adak yeri olarak kulanılmaktadır. Önceleri Üçler ve Kutup Baba olarak bilinmekteydi.Daha sonraları halk arasında Kurt Baba Türbesi olarak anılır olmuştur.

İTTİK DEDE TÜRBESİ

İttik Dede Türbesi olarak bilinmesinin yanı sıra yaygın olmamakla birlikte İsmail Çavuş Türbesi olarakta bilinmektedir. Kıbrıs ta şehit olan Osmanlı askerlerine yitirilmiş anlamına gelen ittik denmesi adetten olduğundan bu adla bilinmektedir.Rivayete göre İttik Dede Mora yarım adasında doğmuş Kıbrıs ın fethine katılmıs ,Lefkoşa nın fethi sırasında şehit olmuştur .





AZİZ EFENDİ TÜRBESİ

Aziz Efendi Tekke ve Türbesi belediye pazarının güneydoğu köşesindedir .Aziz Efendi 2.Selim döneminde yaşamış olup Kıbrıs ın fethi için gelen orduda alay müftüsü olarak görev yapmıştır. 9 Eylül 1570 de Osmanlı ordusu Lefkoşa kentine girdiğinde Aziz Efendi Ayasofya Katedrali çevresine yoğunlaşan çarpışmalarda şehit düştü .2.Selim de Aziz Efendi anısına bir türbe yapılması için ferman vererek Aziz Efendi Türbesini yaptırdı. Türbe mescid ve yardımcı binalar eklenerek Tekke durumuna getirildi.Burası Aziziye Tekkesi olarakta bilinmektedir.



28 ÇELEBİ TÜRBESİ

Türbe Buğday Camisi avlusunda yer alır. 28 Çelebi 18.yy da yaşamış ünlü bir Türk diplomattı asıl adı Mehmet Faiz dir.28 Çelebi lakabı Yeniçeri ocağının 28. ortasında yetiştiği için verilmiştir.



KUTUP OSMAN TÜRBE VE TEKKESİ

Mağosa surları dışında Namık Kemal Lisesi yanında yer almaktadır. Halveti tarikatının Kıbrıstaki kurucusu Kutup Osman Fazullah Efendiye aittir. Kutup Osman Halvetiye tarikatı mensuplarından Şeyh Fazullah Efendinin oğludur. Bulgaristan ın Şunnu kasabasında doğmuştur. Ulema sınıfındandır. 4.Mehmet kendisine sarayda imamlık ve eğitmenlik görevleri vermiştir. İftiraya uğrayarak 1690 yılında Mağusa ya sürgüne gönderilmiş ,1 yıl sonra vefat etmiştir. 1824 yılında Elhaç Seyit Mehmet Ağa tarafından yeni baştan inşa ettirilerek türbenin yanına bir mescit ile tarikat mensuplarının ikameti sağlanmıştır.



CANBOLAT BEY TÜRBESİ

1571 tarihli olarak kaydedilir. Magosada bulunmaktadır,Canbolat Bey Lala Mustafa Paşa komutasındaki kuvetlerle beraber ilk çıkartmaya katılmış,Lefkoşa nın kuşatılması ve fethinde bulunan tripoli tabyasının karşısında halep beylerbeyi Derviş Paşa ile birlikte savaşmıştı.Magosa fethinin uzaması üzerine Kıbrıs beylerbeyi Muzaffer Paşa komutasında toplanarak yardıma gelen kuvvetler arasında Rumeli ve Anadolu askeride vardı. Canbolat Beyde aşiret kuvvetleriyle beraber takviye olarak gelen kuvvetler arasında idi,burada şehit oldu.





TURABİ TEKKE VE TÜRBESİ

Larnaka kasabasının Limasol ve Lefkoşa yönünden girişine ve efkafa ait bir arazi üzerinde bulunan Turabi Tekkesi 1960 lardaki Rum saldırıları sonucu harab olmustur. Turabi Tekkesi ile biraz ötedeki Bekir Paşa Orta okulu,arazileri ile birlikte Rumların eline geçmiş ve tarihi niteliğini yitirmiştir. Burası Müslamların din ve inaçlarını karşılayan bir ziyaret yeri olmakla beraber,Hristiyan ahalisininde adanın 4 tarafından gelerek turabide dua ettikleri ve dertlerine,sıkıntılarına şifa aradıkları bilinmektedir.



KIRKLAR TEKKESİ

Lefkoşanın 10 km kadar doğusunda Timbo Köyü yakınlarındadır.Burada mescit ve türbe vardır bugün tamamiyle harap durumdadır. 1816 yılında yapıldığı bilinmektedir. Türbenin 40 dervişin mezarlarından oluştuğu sanılmaktadır. Bu tekke Nakşibendi tarikatına ait bir ziyaret yeri idi ve bu tarikata bağlı Şeyhler ve Dervişler tarafından yönetilmekteydi. Kırklar tekkesi son olarak 1960 larda tamamiyle yıkılıncaya kadar uzun yıllar hem Müslüman hem de Hristiyan halkın dini ziyaret yeriydi.




HAMAMLAR

KORKUT HAMAMI

Fonksiyonunu halen sürdürmekte olup, kesme taştan inşa edilmiştir.Soyunmalık bölümü kare planlıdır soyunmalık bölümünün ahşap tavanını kuzey-güney yönünde uzanan 3 kemer taşımaktadır. Bu bölüm,kuzey ve güneyde 4 er batıyla doğuda 3 er tepe penceresi ile aydınlatılmaktadır.Ilıklık ve sıcaklık bölümleri orjinal özelliklerini yitirmiştir.



BÜYÜK HAMAM

Klasik Osmanlı dönemine ait olan bu hamam,Luzinyanlar döneminde yapılan St. George kilisesinin cephe duvarından yararlanılarak inşa edilmiştir. Şu anda klisenin yalnızca oyularak işlenmiş giriş kapısı ayakta durmaktadır.Hamamda soyunmalık ,soğukluk ,sıcaklık ve halvet kısımları bulunmaktadır.


MÜZELER



DERVİŞ PAŞA KONAĞI ETNOĞRAFYA MÜZESİ

Bu konak Kıbrısın ilk gazetesi olan Zaman gazatesi sahibi Derviş Paşaya aittir .İki katlı ve l planlıdır bu konak yapısı ve mimarisi itibariyle Osmanlı konut mimarisini yansıtmaktadır. Alt katı taş üstü kerpiçten inşaa edilmiştir. Kesin yapım tarihi bilinmemekle beraber sonradan ilave edildiği belli olan badadi sistemde yapılmış olan baş odanın süslemeli tavanında 1869 tarihi yazılıdır. Alt kat odaları bahçeye açılmakta olup hizmetçi odası ve depo amacıyla kullanılmaktaydı. Üst kata ahşap bir merdivenden çıkılmaktadır. 1979 yılında kamulaştırılıp Etnoğrafya Müzesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.



MİLLİ MÜCADELE MÜZESİ

Lefkoşa mucahitler sitesi avlusunda yer almaktadır.Bina Venedik dönemine barbaro, Osmanlı döneminde musalla ve şimdilerde barbaros olarak bilinen tarihi burcun üzerine inşaa edilmiştir. 680 metre karelik bir alanı kaplayan müze binasının yapımına 1978 yılında başlanmış ve 1 milyon Türk Lirası harcanmak suretiyle 1 Agustos 1982 tarihine hizmete açılmıştır. Müze, Kıbrıs Türk toplumunun 1955 yıllarında başlayıp günümüze kadar devam eden Milli mücadelesini belgelemek ve bu mücadelenin nedenleri ile hangi koşullar altında yapıdığını anlatmak amacıyla kurulmuştur. Müzede,Kıbrıs türkünün milli mücadelesini yansıtan tarihi olaylar 4 bölüme sergilenirken tarihi gelişim sürecide dikkate alınarak 1955-1958, 1958-1963 ,1963-1974 ve 1974 yılından günümüze kadar olmak üzere 4 ayrı dönem üzerinde yoğunlaşılmıştır.



BARBARLIK MÜZESİ

1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyetinin 3 garantörünün biri olan Türkiye nin Kıbrıs ta bulundurduğu askeri alayda görev yapmakta olan Dr. Nihat İlhan ve ailesi bu evde ikamet etmekteydi. 24 Aralık 1963 tarihinde Dr. Nihat İlhan ın görevde bulundugu bir sırada eşi ile çocukları Kutsi,Tecer ve Hakan uğradıkları Rum saldırılarında bu evde şehit edildiler. Aynı evde ev sahibi Hasan Güdümün eşide şehit oldu. Bu ev 1963 yılı sonrası Kıbrıs Türk toplumuna Rumlar tarafından yapılan saldırılar sırasında meydana gelen vahşet olaylarının fotoğraflarla sergilendiği bir müze haline getirildi.

BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK MÜZESİ

1974 Barış Harekatında Türk askerinin Kıbrıs a çıkarma yaptığı yerin Albay İbrahim Karaoğlanoğlu ve emir eri 20.07.1974 tarihinde bu binanın önünde şehit oldular. Müze olarak kullanılan bu binanın içerisinde şehit askerlerin resim ve hatıraları Rumlardan ele geçirilen çeşitli silah ve kalıntılar vardır.





HANLAR


BÜYÜK HAN

16.yy da Kıbrıs ın ilk Türk valisi Muzaffer Paşa tarafında inşa ettirilmiştir.Osmanlı döneminde şehir içi ticaret hanlarının mimari özelliklerini taşımaktadır.Önceleri Alanyalılar hanı diye bilinirdi. Burada yerli halkın yanı sıra özelliklede ticaret amacı ile Anadoludan gelen tüccarlar konaklamakta idi dikdörtgen geniş bir avlusu olan hanın 68 odası ve 10 ahır odaları bulunmaktadır.Odalarda yer alan ocakların sivri bacakları vardır.İç avlusunun ortasında sütunlar üzerinde oturan bir şadırvan vardır.Şadırvanın üst kısmında küçük bir mescit ,alt kısmında su deposu bulunmaktadır .Giriş cephesi kademeli olarak kattan meydana gelmiştir. Alt katta dışarıya taşkınlık yapan kısım,giriş kapısı tarafında yer alan dükkanları meydana getirmektedir. Yuvarlak sutunlara dayalı sivri kemerler katlı olarak avluyu çevirmektedir.Alt katta depo ve ahırlar yer almakta ,üstte ise önde kubbeler,yanlarda tonozlarla örtülü odalar görülmektedir.



KUMARCILAR HANI

Asmaaltı meydanında yer almaktadır. Yakın geçmişimizde kumarcılar hanı ve çalgıcılar hanı olarak da bilinmekteydi. 17.yy sonlarına doğru inşa edilen Osmanlı dönemi şehir içi ticaret hanlarının tipik örneklerindendir. Giriş holünde Ortaçağa ait bir kemer bulunmaktadır. Giriş holünden orta avluya ulaşılmaktadır. Orjinal 2 odası olmasına karşın günümüze sadece 44 tanesi gelebilmiştir. Odalar,orta avluyu çevreleyen yuvarlak sutunlu kemerlerin alt ve üstünde yer almakytadı.Üst odalar beşik tonozlu olup odaların önlerindeki ahşap revak kiremitle üstü örtülüdür odaların döşemeleri mermer olup, dışa dogru açılan dikdörtgen pencereleri vardır.




DİĞER TARİHİ YAPILAR


BEDESTEN

Kıbrısta 14.yyda inşa edilen gotik mimarinin en güzel örneklerindendir. Venedik döneminde Ortadokslar tarafından St .Nichgolas kilisesi adı altında metropolit binası olarak Osmanlı döneminde (1573)ise yapılan değişikler ile bedesten (kapalı çarşı)olarak kullanılmıştır. Bir süre hububat deposu olarakta kullanılmıştır.



GİRNE KAPISI

Venedik döneminde surlarla çevrili olan Lefkoşa ya girişi saglayan üç kapıdan biridir.Kapı inşa edildiği dönemde Venedikli askeri mühendis Proveditöre Francesco Barbaro adından dolayı Porta Del Proveditore olarak isimlendirilmiştir .Osmanlı döneminde ise Edirne Kapı olarak bilinmekteydi .1821 yılında üzerine tek odalı ve kubbeli küçük bir bekçi kulübesi eklenmiştir.Eskiden kapının sağ ve sol tarafı surlarla bitişik olup şehre sadece kemeri kapıdan girilmekteydi.Kapının güney duvarının üst köşesinde 2.Sultan Mahmut un tuğrası ve latince bir yazıt ,kuzey duvarının üst köşesinde ise Hattat Şeyh Fevzi Dedenin yazdığı türkçe Nasrün Minellahü suresi bulunmaktadır.İngiliz sömürge idaresi döneminde giriş kapısının sağ ve solundaki surların kesilerek trafiğe açılması ile eski giriş kapısı fonksiyonunu yitirmiştir.Ele geçen yazılı belgelerde giriş kapısına eklenen küçük oda Osmanlı döneminde Horoz Ali diye bilinen bir kişinin bekçilik yaptığı ve 1946 yılında 121 yaşındayken öldüğü kayıtlıdır.




DENİZ KAPISI

1496 yılında Venedikli yüzbaşi Nicolo Prioli tarafından inşa ettirilmiştir Demir parmaklıklarla korunan ahşap bir kapısı vardır ahşap kapı Osmanlı döneminden,zincirle indirilip kaldırılan demir parmaklık ise Venedik döneminden kalmadır. Kapının limana bakan üst kısmında salamisten getirildiği sanılan mermer üzerinde Venedik Cumhuriyetinin amblemi olan kanatlı arslan,yüzbaşı Nicolo Priolinin adı, arması ve 1496 tarihli yazıdır.Kapının sağ tarafında mermerden yapılmış biri küçük diğeri büyük 2 arslan heykeli bulunmaktadır
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-01-09, 21:19   #2

Varsayılan C: Kktc Deki Tarihi Eserler


gardaş nedir yau ödev yapacayık biraccık az yaz sinirimi bozdun ha hangisini yapayım yau
SeYTaNTheLasT bunu beğendi.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat