|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
Amatör Aşk Şiirleri Kategorisinde ve Gönül Pınarı (Şairlerden şiirler) Forumunda Bulunan ..::Pir Sultan Abdal::.. Konusunu Görüntülemektesiniz => ..::Pir Sultan Abdal::.. Alçakta yüksekte yatan erenler Yetişin imdada aldı dert beni Başımı alıp hangi yere gideyim Gittiğim yerlerde buldu ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Forum Gurusu
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 07-11-2004
Yaş: 27
Mesajlar: 7,249
Rep Puanı: 14954722
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
..::Pir Sultan Abdal::.. ![]() Alçakta yüksekte yatan erenler Yetişin imdada aldı dert beni Başımı alıp hangi yere gideyim Gittiğim yerlerde buldu dert beni Abdal Pir Sultan'ım gönlüm hastadır Kimseye diyemem gönlüm yastadır Bilmem deli oldu bilmem ustadır Şöyle bir sevdaya saldı dert beni ------------------------------ ![]() *** *** Pîr Sultan Sivas'ın Yıldızeli ilçesinin Çırçır Bucağına bağlı Banaz köyünde doğmuştur. Yıldız dağı eteklerinde, Çırçır'a kırk sekiz kilometre uzaklıkta, denizden bin yedi yüz metre yüksekte, çoğu tek katli kerpiç evleri, soğuktan korunmak için yari yari yarıya toprağa gömülü bir köy... Kızının yaktığı ağıtta uzun boyluluğuna, biçimliliğine değinilen sairin asil adi, şiirlerinde belirttiğine göre, Haydar'dir. Bir yerde soyunun Yemen'li olduğunu, bir yerde Peygamber'in öz torunu olduğunu söyler, bir yerde de İmam Zeynel-Âbidin'den "Zeynel dedem" diye söz eder. Uzmanlara göre, Pîr Sultan'in bu sözleri söylemesinin nedeni halk üzerindeki etkisini arttırmak içindir. Muhammed peygamber soyundan geldiklerini, "seyyid"liklerini ileri sürmek tarikat uluları arasında bir gelenektir. Genel kani, sairin İran'ın doğusundaki Türk yurdu Horasan'dan, önce Iran Azerbaycan'ında ki Hoy kasabasına, oradan da Anadolu'ya göçüp Sivas'a yerleşen bir Türkmen soyundan geldiği yolundadır. Çocukluğu çobanlıkla geçen Pîr Sultan'ın okuma yazma bildiği anlaşılıyor, ama bilgin bir kişi olduğu söylenemez. Tekke eğitimi çerçevesinde kalmıştır. Halifeler tarihini, peygamber menkıbelerini, evliya menkıbelerini, tarikat kurallarını, Yunus Emre'yi, Hatâyî'yi bilir. Bunlar dışında, çağının bilimleriyle ilgilenmediği gibi, divan edebiyatı ile de ilgilenmemiştir. Şiirlerinde Yunan mitolojisinin, Iran mitolojisinin izleri pek yoktur. Ayrıca, genel olarak bütün tarikatların kaynaklandığı Tasavvuf felsefesinin yüksek konularına da girmez. Söylentiye göre, Pîr Sultan'ın üç oğlu, bir kızı varmış. oğullarından Seyyit Ali Banaz köyünün üst yanındaki çam korusunda,Pîr Muhammed Tokat'in Daduk Köyünde, Er Gaib de Dersim'de gömülüymüşler. Adi Sanem olan kızının Pîr Sultan asıldığı zaman söylediği ağıt çok ünlüdür. Bazı uzmanlar bu ağıtı Sanem'in ağzından bir tarikat ozanının yazmış olabileceğini belirtirler. Pîr Muhammed ise babası gibi sairdir. Delikanlı iken attan düşerek öldüğü, Pîr Sultan'in "Allah verdiğini almaz dediler / Bana verdiğini aldı n'eyleyim" derken bu olaya değindiği söylenir. Şiirlerinden uzun yasadığı, çok çocuğu bulunduğu açıkça anlaşılan sairin, sağlığında iki oğul acısı görmüş olduğunu ileri sürenler de vardır. Pîr Sultan Alevî-Bektasî tarikatindandir. Tarikata girme arkadasi, yani musaibi, Ali Baba'dir. Baglandigi tekkenin pîri ise, Ahmet Yesevî'nin Anadolu'ya gönderdigi dervislerden Koyun Babanin tekkesinde, Bektasîligin kurucusu Haci Bektas Veli'nin tekkesinde posta oturmus, yani en üst makamlara getirilmis Seyh Hasan'dir. Pîr Sultan, baglandigi tarikatça yalniz dinsel önder degil, devlet baskani olarak da görülen Iran Sahlari adina, Anadolu halkini Osmanlilar'a karsi kiskirttigi,ayaklanmaya çagirdigi, belki de bir ayaklanmaya öncülük ettigi için, Sivas Valisi Hizir Pasa'nin emriyle tutuklanmis, yolundan dönmeyecegi anlasilinca da asilmistir. Söylentiye göre, asildigi yer Sivas'da eskiden Keçibulan adini tasiyan, sonra uzun süre Daragaci diye anilan, simdi ise Kepçeli denilen yerdir. Bugün Sanayi Çarsisi'nin karsisinda Mal Pazari olarak kullanilan bu alanin Gazhane bitisiginde, sira sögütlerin bitiminde bulunan, boyu bes metre, eni bir metreden fazla, bakimsiz toprak yigini onun mezaridir. Üstündeki moloz taslar, asilmasi sirasinda Hizir Pasa'nin emriyle halkin attigi taslardir. Mezarinin, bir menkibeye göre Erdebil'de, Bektasî gelenegine göre de Merzifon'da oldugu söylenir. Daha baska söylentiler de vardir, ama gerçege en yakin görünen söylenti asildigi yere gömüldügü, yakinlarinin, tarikat erlerinin, hükümet baskisi yüzünden ölüsünü alip köyüne bile götüremedikleridir. Konularini yalnizca dinsel inançlardan, mezhep ya da tarikat inançlarindan almamis, yasamin çesitli yönleri üzerine kesinlikle din disi siirler de söylemistir. Tarikat siirlerinde ise, Ali, On Iki Imam gibi genel konularin yani sira, kendi kavgasini, yasadigi günlerdeki çatismalari, ayrintilariyla yansitmis olmasi çok ilginçtir. Kurumsal konulara, örnekse Tasavvufun derin sorunlarina girmemis, yasam karsisinda hep sonut, hep disa dönük kalmistir. Inançlarinin,kavgasinin yilmak bilmez, sözünü sakinmaz bir propagandacisidir. Onun siirlerini okurken Anadolu'nun toplumsal tarihi üzerine bilgiler ediniriz. devlet düzenini bozuklugunu, mezhep ayriligindan dogan iç kavgalari, bu yüzden Alevîlere yapilan zulümleri, kadilarin haram yedigini, müftülerin yalan yanlis fetva verdigini, Siilerin karsilastigi güçlüklerin Sünnî halktan degil, Sünnî Osmanli Devleti'nden geldigini ögreniriz. Alevî Türkmenlerin, yönetimi durmadan bozulan, dinsel hosgörüden uzaklasan Osmanlilar'dan nasil kopup, Mehdî diye, kurtarici diye Iran Sahlarina sarildiklarini, siyasal kaygilara nasil araç edildiklerini görürüz. Bu baglanisin altindaki çaresizlikleri, giderek bu baglanisin yarattigi umut kirikliklarini sezeriz. Pîr Sultan din disi konular islerken halk ozanlarinin kaliplasmis sözlerini kullandigi gibi, zaman zaman bunlardan bütünüyle uzaklasmis köy yasamini tertemiz, katkisiz bir gözlem gücüyle yansiyan siirler de söylemistir. Insan, hayvan, doga sevgisiyle örülmüs siirler... Kullandigi dil çaginin konusma dilidir. Yabanci sözcükler, din, mezhep, tasavvuf, tarikat araciligiyla yasadigi günlerin konusma diline girdigi oranda onun siirlerine de girmistir KAYNAK: MEMET FUAT Pîr Sultan Abdal-Yasami Sanatçi Kisiligi Yapitlari-DE Yayinevi 1977 Gurbet Elde Gurbet elde bir hal geldi başıma, Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir. Derman arar iken derde düş oldum, Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir. Hüma kuşu suya düştü ölmedi, Dünya Sultan Süleyman'a kalmadı. Dedim yâre gidem nasip olmadı, Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir. Kağıda yazarlar ufak yazılar, Anasız olur mu körpe kuzular. Yürek yaralıdır, ciğer sızılar, Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir. Pir Sultan Abdal'ım böyle buyurdu, Ayrılık donları biçti giydirdi. Ben ayrılmaz idim felek ayırdı Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir. ![]() |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Forum Gurusu
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 07-11-2004
Yaş: 27
Mesajlar: 7,249
Rep Puanı: 14954722
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Elimde yaklaşık 200 tane şiiri var bugünlük çok oldu .Bir 20 şiiri ile ara vercem en kısa zamanda diğerleri ile tamamlıycam.
Açılın Kapılar Şaha Gidelim Hızır paşa bizi berdar etmeden Açılın kapılar şaha gidelim Siyaset günleri gelip yetmeden Açılın kapılar şaha gidelim Gönül çıkmak ister, şahın köşküne Can boyanmak ister, Ali müşküne Pirim Ali on ik'imam aşkına Açılın kapılar şaha gidelim Her nereye gitsem, yolum dumandır Bizi böyle kılan, ahd-ü amandır Zincir boynum sıktı hayli zamandır Açılın kapılar şaha gidelim Yaz selleri gibi akar çağlarım Hançer aldım, ciğerciğim dağlarım Garip kaldım, şu arada ağlarım Açılın kapılar şaha gidelim Ilgın ılgın eser seher yelleri Yare selam eylen urum erleri Bize peyik geldi, şah bülbülleri Açılın kapılar şaha gidelim PİR SULTAN'ım eydür mürvetli şah'ım Yaram baş verdi, sızlar ciğergahım Arşa direk direk olmuştur ahım Açılın kapılar şaha gidelim Açılın Zindanlar Pire Gidelim Hızır Paşa bizi berdar eyledi Kesti kollarımı kızak bağladı İşiten muhipler hep kan ağladı Açılın zindanlar pire gidelim Kalenin kapısı taştan demirden Yanlarım çürüdü yaştan yağmurdan Bir kimsem de yok ki dellal çağırtam Açılın zindanlar pire gidelim Kalenin kapısı taştan çıkılmaz Penceresi yüce Şah'a bakılmaz Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz Açılın zindanlar pire gidelim Çıkarım bakarım kale başına Mümin müslim olan gider işine Bir ben mi düşmüşüm can telaşına Açılın zindanlar pire gidelim İlimi sorarsan köyümdür Banaz Yakılsın yıkılsın ol kanlı Sivas Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz Açılın zindanlar pire gidelim Pir Sultan Abdal'ım hey Hızır Paşa Yazılanlar gelir sağ olan başa Hasret koydun beni kavim kardaşa Açılın zindanlar pire gidelim Ağ Gül İle Kırmızı Gül Cem-i çiçeklerin hası Ağ gül ile kırmızı gül Deli gönül eğlencesi Ağ gül ile kırmızı gül Demi demi şirin demi Gelir geçer dünya gamı Talip olmak pirindendir İrenk almak gülündendir Muhammed' in terindendir Ağ gül ile kırmızı gül Demi demi şirin demi Gelir geçer dünya gamı Pir Sultan'ım ey gaziler Alnımızda al yazılar Talip de Pir'in arzular Ağ gül ile kırmızı gül Demi demi şirin demi Gelir geçer dünya gamı Ağlayı Ağlayı Durma Karşımda Ağlayı ağlayı durma karşımda Dost beni gönder de var andan ağla Kirpikleri top top etmiş kaşında Dost bizi gönder de var andan ağla Dostun zülüfleri bölük bölüktür Menim ciğerciğim delik deliktir Muhabbetin sonu tez ayrılıktır Dost beni gönder de var andan ağla Başına bağlamış aldır valası Aldı beni kaşlarının karası Hasan ile Hüseyin'in anası Dost beni gönder de var andan ağla Başına bağlamış al ile sarı Arkamızca etme ah ile zarı Koca Pir Sultan'ın gül yüzlü yarı Dost bizi gönder de var andan ağla Ah Hüseyin Vah Hüseyin Alemlerin serverisin Ah Hüseyin, vah Hüseyin Şehitlerin serdarısın Ah Hüseyin, vah Hüseyin Hasan, Hüseyin'in yari Muhammed'in gözü nuru Hem Ali'nin yadigarı Ah Hüseyin, vah Hüseyin Zuhur oldun İmam Zeynel Muhammet Bakır'dan evvel Didene yanayım gönül Ah Hüseyin, vah Hüseyin İmam Cafer'dir yarimiz Musa-i Kazım şahımız Budur şems ile mahımız Ah Hüseyin, vah Hüseyin Ali Musa ilim hüner Muhammet Taki el sunar Hüseyin'im deyip yanar Ah Hüseyin, vah Hüseyin Ali Taki, Hasan Asker Muhammet Mehdi ser-defter İmam-ı Seyyid-i ekber Ah Hüseyin, vah Hüseyin Pir Sultan haber ver dosttan Bülbül ötüyor kafesten Hem gül ağlar, hem gülistan Ah Hüseyin, vah Hüseyin |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Forum Gurusu
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 07-11-2004
Yaş: 27
Mesajlar: 7,249
Rep Puanı: 14954722
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Al-i Yar Semahı Yas-ı matem günü derdim yeniler Yarin sesi kulağımda çınılar Sordum ki dağlara niçin iniler Dedi çekticeğim karın elinden Varıp bir pir ile pazar edersin Oturup da ikrarını güdersin Sordum garip bülbül niçin ötersin Dedi çekticeğim harın elinden Ser çeşmeden gelir suyun durusu Nasibimiz verir pirin birisi Dedim Pir Sultan’ ım benzim sarısı Dedi çekticeğim yarin elinden Ali'nin Düldül'ün Bin De Göreyim Ali'm gelir diye karşı giderler Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Bindiği Düldül'ün mehdin ederler Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Ayağına altın nallar çaktırmış Gözlerine yeşil sürme çektirmiş Üzengisin cevahirden yaptırmış Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Kuduretten gem vurulmuş başına Lezzet vermiş dudağına dişine Bir nur doğmuş eğerinin kaşına Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Üstüne binersen yükseğe basar Bir dizgin eylesen yel gibi eser Nice kafirlerin kellesin keser Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Pir Sultan Abdal'ım dengi bulunmaz Bin konaklık yere gitse yorulmaz Kısmet olsa havalarda görünmez Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim Ali'nin Sırrına Erebilirsen Muhammet Ali'nin kurduğu yoldur Ak üstünde kara seçebilirsen Gönülden itikat söyleyen dildir Ali'nin sırrına erebilirsen Erenler der seni ceme katarlar Kötü amellerin taşra atarlar Bir gün yularından tutup çekerler Çektikleri yere varabilirsen Erenler seni de ceme götürür Kalmış işlerini anda bitirir Gördüm Hak evinde mihman oturur Mihmanın gözüyle görebilirsen Aslı mervan olan ummana dalmaz Küfre meyledende aşıklık olmaz Müminin suali ahrete kalmaz Dünyada cevabın verebilirsen Pir Sultan Abdal'ım gonca gül olur Dört kapıdan sana daim gel olur Dünyadan ahrete doğru yol olur Verdiğin ikrarda durabilirsen Allah Allah Desem Gelsem Allah Allah Desem Gelsem Hakkın Divanına Dursam Ben Bir Yanıl Alma Olsam Dalında Bitsem Ne Dersin Sen Bir Yanıl Alma Olsan Dalımda Bitmeye Gelsen Ben Bir Gümüş Çövmen Olsam Çeksem İndirsem Ne Dersin Sen Bir Gümüş Çövmen Olsan Çekip İndirmeye Gelsen Ben Bir Avuç Çavdar Olsam Yere Saçılsam Ne Dersin Sen Bir Avuç Çavdar Olsan Yere Saçılmaya Gelsen Ben Bir Güzel Keklik Olsam Bir De Toplasam Ne Dersin Sen Bir Güzel Keklik Olsan Bir Bir Toplamaya Gelsen Ben Bir Yavru Şahin Olsam Kapsam Kaldırsam Ne Dersin Sen Bir Yavru Şahin Olsan Kapıp Kaldırmaya Gelsen Ben Bir Sulu Sepken Olsam Kanadın Kırsam Ne Dersin Sen Bir Sulu Sepken Olsan Kanadım Kırmaya Gelsen Ben Bir Deli Poyraz Olsam Tepsem Dağıtsam Ne Dersin Sen Bir Deli Poyraz Olsan Tepip Dağıtmaya Gelsen Ben Bir Ulu Hasta Olsam Yoluna Yatsam Ne Dersin Sen Bir Ulu Hasta Olsan Yoluma Yatmaya Gelsen Ben Bir Can Alıcı Olsam Canını Alsam Ne Dersin Sen Bir Can Alıcı Olsan Canımı Almaya Gelsen Ben Bir Cennetlik Kul Olsam Cennete Girsem Ne Dersin Sen Bir Cennetlik Kul Olsan Cennete Girmeye Gelsen Pir Sultan Üstadın Bulsan Bilecek Girsek Ne Dersin Allah Allah Desem Kalksam Yürüsem Allah Allah desem, kalksam yürüsem Acap şu dağları aşamam mola Boz atlı Hızır'ı yoldaş eylesem Varıp efendime düşemem mola Sevdiğim, bağında güllerin gonca Usuldur boyların, bellerin ince Adı güzel imamların önünce Kerbelâ'da şehit düşemem mola Sakın hey sevdiğim, nâsiden sakın Erenler geri almaz attığı okun Irak yerlerini sen eyle yakın İki atlayıp bir dem düşemem mola Ben güzel pîrîme verdiğim ikrar Doluda, kırçından, borandan saklar(*) İhlâs âşık olan ikrarın bekler İkrarın bendini çesemem mola(*) PIR SULTAN ABDAL'ım, dost çiresine Arzumanım kaldı Şah cilvesine Altmış ile yetmiş üçün arasına Özümü irfana koşamam mola (*) kırçı : küçük taneli kar (*) çesmek: çözmek |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Forum Gurusu
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 07-11-2004
Yaş: 27
Mesajlar: 7,249
Rep Puanı: 14954722
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Aslı Nedir Güzel Şah'ım çok yerlerden görünür Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Şahım birdir binbir dona bürünür Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Eremedim ben bu sırrın aslına Yazık değil mi müminle müslime Getirin Mervan'ı Bağdad üstüne Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Yok mu bunda erenlerin yardımı Ne çekersin bu cefanın derdini Yiğitlere ardır vermek yurdunu Ah Hünkar'ım neye verdin Bağdad'ı Geldi Mervan hendekleri doldurdu Kırdı Hurmalığı aldı Bağdad'ı Çığrışıp geliyor yeşil ördeği Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Pir Sultan'ım der ki üçler yediler Kırklar da bu demde hazır idiler Bağdad'ı Basra'yı verdi dediler Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı Ayrılık Derdinin Dermanı Nedir Uğrum sıra giden Boz Atlı Hızır Ayrılık derdinin dermanı nedir Şu iki aleme olmuşsun nazır Ayrılık derdinin dermanı nedir Sığanmıştır ağca kolda bilekler Hak katında kabul olsun dilekler Arş yüzünde secde kılan melekler Ayrılık derdinin dermanı nedir Küseyim de ben yarime küseyim Siyah zülfün mah yüzüne asayım Kerbela'da yatan İmam Hüseyin Ayrılık derdinin dermanı nedir Hani şu dünyanın toprağı taşı Akıttım gözümden kan ile yaşı Urum illerimin Hacı Bektaş'ı Ayrılık derdinin dermanı nedir Ak saya giyinmiş incedir beli Ben pirimi gördüm tatlıdır dili Tanrı'nın arslanı Hazret-i Ali Ayrılık derdinin dermanı nedir Gıcılar da dağlar başı gıcılar Çıkmaz oldu içerimden acılar Arafat Dağı'ndan gelen hacılar Ayrılık derdinin dermanı nedir Dünyayı sorarsan bir dipsiz anbar Ali'nin yoldaşı Zülfikar Kanber Kabe'yi yaptıran Halil Peygamber Ayrılık derdinin dermanı nedir Deryanın yüzünde dönen üç gemi Yiyelim içelim sürelim demi Geminin sahibi ol Hızır Nebi Ayrılık derdinin dermanı nedir Pir Sultan Abdal'ım içtim cür'adan Okudum ağını bilmem karadan Yeri göğü cüml'alemi Yaradan Ayrılık derdinin dermanı nedir Ayrılmam Katardan Ben Şimden Geri Şah'a giden ben bir bezirgan gördüm Ayrılmam katardan ben şimden geri Hemen tutmuş hakikatın yolunu Ayrılmam katardan ben şimden geri Bezirgan yükünü nereden tutmuş Ona hizmet eden dergaha yetmiş Sevdiğim sılada bir oda tutmuş Ayrılmam katardan ben şimden geri Bezirganın yükü la'l ile gevher Ana kar mı kılar harami dafer Bezirganlar başı ol Cafer Ayrılmam katardan ben şimden geri Bezirganın yükü nereye gider Uğramaz Sırat'a Mirac'a gider Bezirgan başıdır Şah Gani Haydar Ayrılmam katardan ben şimden geri Bezirganın yükü ilm-i hamail Doğru işleyene Hak ola kail Bezirgan başıdır ahir Cebrail Ayrılmam katardan ben şimden geri Deryalar bekçisi dağlara nazır Her nerde çağırsan orada hazır Bezirgan başıdır Boz Atlı Hızır Ayrılmam katardan ben şimden geri Pir Sultan Abdal'ım aşıkı çoklar Hiç kardaş bulmamış kend'özün yoklar Korktuğumuz yerden Yaradan saklar Ayrılmam katardan ben şimden geri Azizim Sultanım Sen Safa Geldin Kaynat muhabbetin kazanın kaynat Bir nasihat eyle dostlara dinlet Gevher deryasında gevher al da sat Azizim sultanım sen safa geldin Sohbette hezaran muhabbet açar Mümin kullarına Hak rahmet saçar Yari olan yarinden geçer Azizim sultanım sen safa geldin Yari olan arar yarini bulur Eser bad-ı saba gönlüm de farır Yükün katerlenmiş Nevruz'dan gelir Azizim sultanım sen safa geldin Abdal olan giyer hırkayı şalı Yar için çekeriz ah ile zarı Er irfan ceminde süreriz demi Azizim sultanım sen safa geldin Pir Sultan Abdal'ım ağladım güldüm Yardan ayrılalı dar halde kaldım Çok şükürler olsun cemalin gördüm Azizim sultanım sen safa geldin Bana Bir Yar Olsa Bana bir yar olsa gönül verdiğim Çıksa bari yüreğimden bu acı Yaresin bekleyip ahdın güttüğüm Bulunsa bir sınık yare sarıcı Yarinden ayrılan hiç gülmez imiş Akar çeşmi yaşı silinmez imiş Kişinin dediği olunmaz imiş Salar imiş her yanına salıcı Aşk elinden ciğerciğim delindi Gönlün kal dediği yerde kalındı Her nerede olsa bize bulundu Gıybet edip yüzümüze gülücü Nice bezirganlar kond bu hana Dünya baki değil sultana hana Bir kalleş yar ile girme meydana Erin ere doğru gerek kılıcı Pir Sultan Abdal'ım çoştum giderim Bir kuru kavgayı sürüp niderim Yiyelim içelim sohbet edelim Gelir bir gün emanetin alıcı |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Forum Gurusu
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 07-11-2004
Yaş: 27
Mesajlar: 7,249
Rep Puanı: 14954722
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Bana Medet Senden Olur Bana medet senden olur efendim Aşılmaz dağların dost ardında kaldım Eller dosta doğru çeker göçünü Elsiz viranede çöllerde kaldım Sana derim sana ey kaşı kare Artıyor eksilmez dost sinemde yare Bir aşinam yok ki halımı sora Yalanlı dolanlı dillerde kaldım Sabahtan sabahtan semah tutarım Dosta kadar gider oy benim katarım Baykuş gibi viranede öterim Gel gör ne perişan hallerde kaldım Pir Sultan Abdalım ben de gülmedim Aradım derdime dost derman bulmadım Yol nereden gelir gider bilmedim Kesildi kervanım bellerde kaldım Be Hey Acayip Adem Be hey acayip adem Öldüğünü bilemezsin Korlar bir karanlık dama Kapı baca bulamazsın Yağmur yağar yeller eser Mezarı başına yıkar Seksen bin canavar sıkar Hiç birine vuramazsın Gel bu öğüdü al benden Yarın fırsat gider elden Hak saklasın cehennemden Karanlıktır çıkamazsın Yer pamuk olur atılır Cümle deryalar katılır Dilin damağın tutulur Doğru cevap veremezsin Pir Sultan'ım der ki deli Elden koymaz doğru yolu Ne yanarsın dünya malı Birin alıp gidemezsin Be Sevdiğim Be sevdiğim seni benden ayıran Din iman bulmaya diyelim Allah Şu sinemi aşk oduna dağlayan Bekası olmayan diyelim Allah Bir münafık sebep oldu bu işe Umarım başına hem taşlar düşe Kör yılanlar ura cesedi şişe Eriye döküle diyelim Allah O da benim gibi yana kuruya Kısmeti tükene başı çürüye Seyit Vakkas bir ok ura devire Cennet'e girmeye diyelim Allah Allah anı bin bir belaya ata Kısmeti tükene vadesi yete Yetmiş seksen sene döşekte yata Yata da kalkmaya diyelim Allah Pir Sultan Abdal'ım almadım hızaz O kelp rakip bize eyledi garaz Başka dertten gayrı bin kantar maraz Gire de çıkmaya diyelim Allah Ben Bilemem Sar'öküzü benden sual sorarlar Ben bilemem bilenlere sorayım Şu dünyayı uçtan uca ararlar Ben bilemem bilenlere sorayım Dünyayı üstüne kurdu hu deyü Öküzün başının altı su deyü Şu dünyanın damızlığı ne deyü Ben bilemem bilenlere sorayım Hindistan'a indi öküzün dili Kabe'yi sırtında getürür beli Evveli Muhammet ahiri Ali Ben bilemem bilenlere sorayım Kuyruğunu gördüm Yemen ilinde Nurdan taç başında kemer belinde Muhammet kalbinde Ali dilinde Ben bilemem bilenlere sorayım Mağripten maşrıka dünyanın ucu Sarraf olan bilir altını tucu Yalan imiş şu dünyanın sonucu Ben bilemem bilenlere sorayım Gün doğunca boynuzuna nur düşer Bir yandan doğar da bir yandan aşar Çiftçisi kim imiş çifte kim koşar Ben bilemem bilenlere sorayım Pir Sultan Abdal'ım yazmış göndermiş Yedi yerden suyun vermiş kandırmış Yönünü de Hak'tan yana döndermiş Ben bilemem bilenlere sorayım Ben De Şu Dünyada Üç Güzel Gördüm Ben de şu dünyada üç güzel gördüm Birisi kalbimde durana benzer Birisi Muhammet birisi Ali Şu garip halimden bilene benzer Mümin olanların tez gelir yazı Cennette huriye benziyor yüzü Şu nazlı dilberin hercayi sözü Mart ayında esen borana benzer Yaz gelince sular köpük saçılır Lâle sümbül çiçekleri açılır Zoğal avcı çıkmış diye kaçınır Çöllerde sevdiğim cerana benzer Mümin olanların kalbi tacıdır Mürşit eşiğine varan hacıdır Berk basma sabana boynum acıdır Zor edip zerveyi kırana benzer Abdal Pir Sultan'ım göğe süzüldü Sırat'ın üstünde nizam kuruldu Mümin olan gaflet gıllet yazıldı Dört kitap içinde Kur'an'a benzer |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Servisleri:
ForumTR Video -
ForumTR Haber -
ForumTR Oyun -
ForumTR Chat -
ForumTR Mail -
ForumTR IRC
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail
Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com