Forum TR
Go Back   Forum TR > Aşk Doktoru > Amatör Aşk Şiirleri > Gönül Pınarı (Şairlerden şiirler)
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com

..::Karacaoğlan::..

Amatör Aşk Şiirleri Kategorisinde ve Gönül Pınarı (Şairlerden şiirler) Forumunda Bulunan ..::Karacaoğlan::.. Konusunu Görüntülemektesiniz => Yaklaşık 100 şiiri ve hayatı... ..::Karacaoğlan::.. Karacaoğlan (Yozgatlı) Her sabah her sabah çıkar bakarsın Bilemiyorum ne derdin var yar senin ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 04-10-05, 19:32   #1 (permalink)
Forum Gurusu
 
Giriş Tarihi: 07-11-2004
Yaş: 27
Mesajlar: 7,249
Rep Puanı: 14954722
ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 149669
Alarm ..::Karacaoğlan::..


Yaklaşık 100 şiiri ve hayatı...
..::Karacaoğlan::..


Karacaoğlan (Yozgatlı)
Her sabah her sabah çıkar bakarsın
Bilemiyorum ne derdin var yar senin
Dertli sinem aşk oduna yakarsın
Bilemiyorum ne derdin var yar senin
Karac’oğlan der ki olduğu yerde
Ciğer biryan olur gördüğü yerde
Sabah güneşinin doğduğu yerde
Bilemiyorum ne derdin var yar senin
Araştırıcılar tarafından varlığı kabul edilen ancak yaşadığı yüzyıl hakkında anlaşmazlıklar bulunan Yozgatlı Karacaoğlan XVI. yüzyılda yaşamış bir Bektaşi Şairi olarak gösterildiği gibi 105 XIX. Yüzyılında yaşamış ümmi bir aşık106 ve medrese tahsilli görmüş bir şair 107
olarak da gösterilmektedir.
Yozgatlı Karacaoğlan’ın yaşadığı yüzyıl ve sosyal statüsü hakkındaki rivayetlerin bu derece çeşitlenmesi öncelikle Yozgatlı Karacaoğlan’ın varlığının araştırılmaya muhtaç olduğunu göstermektedir. Hangi yüzyılda olursa olsun Yozgat’ta Karacaoğlan adında bir aşık/şair gerçekten yaşamış mıdır? Yaşamışsa yaşadığı yüzyıl mensubu olduğu sosyal çevre ve köyü/ kasabası neresidir?
Sırasıyla bu iki soruya Karacaoğlan hakkında yapılan araştırmaları ve şiirleri göz önüne alarak cevap arayalım: Cumhuriyet döneminde Karacaoğlan hakkında yapılan araştırmaların çoğunda XVII. Yüzyılda Çukurova’da yaşayan Karacaoğlan’dan başka Karacaoğlanların da var olduğu dile getirilmiş. Bu çevrede “Nizipli Karacaoğlan”108 “Rumelili Karacaoğlan”109 “Yozgatlı Karacaoğlan”110… gibi şairlerin varlığı üzerinde fikirler ortaya konmuş. Belgeler gösterilmiştir.
İşte bu çerçevede Yozgatlı Karacaoğlan’ın hakkında ileri sürülen görüşler şu noktalarda toplanmaktadır.
Yukarıda adı geçen makalesinde en az dört Karacaoğlan’ın yaşamış olduğu görüşünü dile getiren Prof. Dr. İlhan Başgöz “Karaca’oğlan111 adlı eserinde “bir Karac’oğlan dan ziyade Karac’oğlan geleneğinden Karac’oğlan şiir okulundan bahsetmenin daha doğru olduğu” kanaatini taşıdığı belirtmektir. 112 Yayınlandığı bu eserinden sonra Karacaoğlan üzerine yaptığı araştırmaları sürdüren Başgöz yapılan araştırmalarla XVI. yüzyılda yaşadığı bildirilen Bektaşi tarikatına mensup Karacaoğlan’ın113 Yozgatlı olduğu hükmüne varmaktadır.
114 Bu Karacaoğlan Rumeli’deki savaşlara katılan bir yeniçeri şairidir. Yılmaz Göksoy’un tespit ettiği rivayetlerden115 yola çıkan Başgöz’e göre Karacaoğlan, Yozgat’ın Mamure (Aydıncık) köyünden olup, pazarlarda pekmez satarak geçimini temin etmektedir. Pazarlarda pekmez satarak geçimini temine çalışan bu köyü daha sonra Zileli Salih Hoca medresesinden tahsili görmekte, bulunan ardından saz şairleri geleneğine uygun bir şekilde rüya görüp bade içmekte çalıp türkü söylemektir. Ardından Yavuz Sultan Selim’in ordusunda İran seferine katılmakta, 1514 yılındaki bu seferde gösterdiği yararlılıklardan dolayı terfi etmekte, bunun ardından ordudan ayrılarak Yozgat’a dönmektedir. Yozgat’ta sevdiği kız alamayınca yeniden orduya katılarak Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan Avrupa seferlerinde bulunmaktadır.116
Yozgatlı Karacaoğlan’a yakıştırılan bu uzun maceralı ve destani hayatın izaha muhtaç bir çok yeri bulunmaktadır. Pazarda pekmez satan bir köylünün daha sonra Zile’de medrese tahsili görmesi, medrese tahsilinden sonra bede içip, aşık olması, Yavuz’un ordusuyla İran’a Kanuni’nin ordusuyla Avrupa içlerine gitmesi, devşirme çocuklarından kurulan Yeniçeri ordusundan Kolağası Yardımcılığı rütbesine kadar yükselmesi, gerçek bir hayatın izlerini taşımaktan çok, musannifi bilinmeyen bir halk hikayesinin konusuna daha uygun düşmektedir.117
Yozgatlı Karacaoğlan’ın XIX. yüzyılda yaşadığını dile getiren ilk yazılar M. Şakir Ülkütaşır tarafından kaleme alınmıştır. Ahali Gazetesi 118 ve Yeni Türk Mecmuası’nda 119 yayınlanan yazılarında Ülkütaşır, “Yozgatlı Karacaoğlan, Yozgat’ın Zeyneddin (Doğanlı) köyünde doğmuş ve o havalide tanınmış bir halk şairidir. 1260 h. tarihlerinde yani Osmanoğullarından Abdülmecid zamanında yaşamıştır. Ümmi olup deyişleri de fıtri istidadının mahsulüdür.” görüşlerine herhangi bir kaynak göstermeden yer vermekte ve Yozgatlı Karacaoğlan’a ait olarak gösterdiği beş koşmayı yayınlamaktadır.
Yozgatlı Karacaoğlan’ın XIX. yüzyılda yaşadığını savunan bir diğer araştırıcı ise tesbit ettiği rivayetlerde Prof. Dr. İlhan Başgöz’ün şairimizin XVI. yüzyılda yaşadığı görüşünü savunmasına kaynaklık eden Yılmaz Göksoy’dur. Erciyes dergisinden yayınlanan üç makalesinde 120 başta M. Şakir Ülkütaşır’ın yazıları olmak üzere, Yozgat civarında dolaşan rivayetleri değerlendirerek ve Yozgatlı Karacaoğlan’ın olduğu kabul edilen şiirleri inceleyerek sonuca ulaşmaktadır:
Yılmaz Göksoy, A. Gani Telli Hoca adlı kaynak kişinin Karacaoğlan’ın mezarının Gevrek ile Doğanlı köyleri arasındaki yığılı taşların arasında olduğunu söylediğini bildirmektedir 121 ki bu rivayet Ülkütaşır’ın Yozgatlı Karacaoğlan’ın Zeyneddin (doğanlı) köyünden olduğuna dair verdiği bilgiye de uymaktadır. 122
Yılmaz Göksoy’un tesbit edilen bir başka rivayet ise, Yozgatlı Karacaoğlan’ın Gevrek köyüne uğradığı, bir kıza aşık olduğu, kızı alamayınca da üzüntüsünden öldüğü şeklindedir. 123
Yine Göksoy tarafından tesbit edilen bir başka rivayetin Yozgatlı Karacaoğlan’ın Mamureli (Aydıncık) olduğuna işaret ettiğini ve bu rivayetin Prof. Dr. İlhan Başgöz tarafından onun XVI. Yüzyılda yaşadığının delili olarak gösterildiğini daha önce ifade etmiştik. 124
Bu rivayetlere ilaveten Göksoy, Karacaoğlan’ın şiirlerinde geçen yer isimleri ile Yozgat’taki yer isimleri arasında bağlantı kurmakta ve meşhur, Karacaoğlan ile Karacakız 125 hikayesinin de Yozgatlı Karacaoğlan’a ait olduğunu ileri sürmektedir. Göksoy’un bu konudaki görüşleri şu noktalarda toplanmaktadır:
Karacaoğlan’ın
“Mamalı’dan ben bir Rıdvan oğluyum”
mısraı bazı araştırıcılarca 126 XVII. Yüzyılda yaşayan Karacaoğlan’ın Mamalı aşiretinden olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. Halbuki Dulkadirlilerin bir kolu olan Mamalı aşiretinin Bozok civarında yerleşmiş Türkmen oymaklarından olduğu açıktır. 127 Ayrıca;
“Uğran Pazarcık’a Salmanbaba’ya”
mısranın da Yozgatlı Karacaoğlan'a ait olmasının muhtemel olduğunu belirten Göksoy mamalı aşiretinin yerleştiği çorum un sungurlu ilçesine bağlı salman köyünün varlığına dikkat çekmektedir.Karacaoğlan ın;
“Tonuz ovasına her gelen çöker”
mısraını değerlendiren Göksoy Yozgat yaylalarının eski adı Tonuz olan Şarkışla ya kadar uzandığını belirterek yine Şarkışla nın Topaç köyü yakınlarındaki Kızılırmak’ın geçitlerinden birisinin Karacaoğlan adını taşımasına dikkat çekerek Yozgatlı Karacaoğlan’ın bu çevrede çalıp-söylediği kanaatine varmaktadır. Yine Karacaoğlan’ın;
Bozok kazasında Üsyünova da 128
Yavrunun menendi güzel var m’ola”
mısralarının Yozgatlı Karacaoğlan’ın varlığının delillerinde biri olduğunu bildirmektedir. Göksoy, Karacaoğlan ile Karakız’ın mezarının olduğu bu köye Karakız adını bu sebeple vermiş olduğu görüşlerini ortaya koymaktadır.129 Makalelerinde daha sonra Karacaoğlan’ın şiirlerinde geçen mahalli kelimeler ve yer isimleri sadece Yozgat’ta kullanılan mahalli kelimeler olduğunu belirterek şiirlerde geçen Emir, Eymirli, Sincan gibi yer isimlerinin de Yozgat’ta bulunduğuna dikkat çekmektedir.130
Birbirinden farklı ve dağınık bu rivayetleri değerlendiren Göksoy biri XVI. yüzyılda diğeri XIX. yüzyılda yaşamış iki Yozgatlı Karacaoğlan’ın bulunabileceği ihtimali üzerinde duruyor.131 Görüldüğü üzere bu rivayet şu veya yüzyılda bir Yozgatlı Karacaoğlan’ın yaşadığına hükmetmemize yetecek bilgi ve belgeleri beraberinde getirmemektedir. XVI.yüzyılda bir Yozgatlı Karacaoğlan’ın yaşamış olacağı ise büsbütün imkansız gibi görünmektedir. XVI. büyük ölçüde göçebe hayatı yaşanan, mamur bir beldeden yoksun olan132 Bozok'ta XVI.yüzyılında yaşamış hiçbir şair günümüze gelmezken hakkında anlatılanlarda gerçekten çok hikaye unsurları bulunan Yozgatlı Karacaoğlan’ın günümüze gelmesi oldukça zordu. Kaldı ki Yılmaz Göksoy’un derlediği hikayeden 133 başka elimiz de bilgi bulunmadığı halde XVI. yüzyılda yaşamış Yozgatlı Karacaoğlan dan bahsetmek mümkün değildir.
Bununla birlikte eğer Yozgat’ta Karacaoğlan’ın adına bir şair yaşamışsa bunun XIX. yüzyılında yaşamış olması kuvvetle muhtemeldir. Yozgat XIX. yüzyılda Çapanoğulları’nın imar hareketleriyle Orta Anadolu’nun gelişmiş bayındır şehirlerinden biri haline gelirken açılan onlarca medresede tahsil görenlerin bir çoğü güçlü birer şair olacak bu yüzyılında tertip edilen cönk ve mecmualarda yerlerini almışlardır. Nitekim yaklaşık yüz yıl önce tertip edildiği anlaşılan Yozgat’ın Fakıbeyli köyünden İbrahim tarafından Yozgat İl Müzesi’ne bağışlanan bir cönkte XIX. yüz yılında yaşayan Yozgatlı şairlerle birlikte Karacaoğlan’ın da beş şiiri bulunmaktadır 134 yine bu dönemde yetişen Hüzni ve Zari’nin cönklerinde Karacaoğlan şiirleri bulunmaktadır. 135 Şiileri sözlü gelenekte yaşayan hayatı hakkındaki rivayetler halk arasında dolaşan Karacaoğlan’ın günümüze yakın bir tarihte yaşamış olmasını daha çok ihtimal için buluyoruz.
Bütün bu rivayetler ve şiirlerden hareketle meşhur Karacaoğlan’dan faklı olarak Yozgat’ta bir Karacaoğlan dan faklı olarak Yozgat’ta bir Karacaoğlan’ın yaşadığını kabul edersek, bu şairin meşhur Karacaoğlan’ın etkisi altında bu mahlası aldığını veya halkın Karacaoğlan’ı taklit etmesinden dolayı kendisine karaca oğlan adını yakıştırdığını ve zamanla bu mahlasla çerçevesinde tanındığını düşünebiliriz. Yozgatlı Karacaoğlan’a mal edilen şiirlerin çoğunda meşhur Karacaoğlan’ın tavrını, edasını görmekteyiz. Bu şiirler gerçekten Çukurovalı Karacaoğlan’a aittir yada Yozgatlı karaca oğlan, Karacaoğlan etki sinede şiir söyleyen bir şairimizdir. Karacaoğlan’ın Anadolu’da yüzyıllardır eksilmeyen şöhreti ve şiirlerinin bir çok şair tarafından taklit edildiği göz önüne alınırsa her iki ihtimalin de tabii olduğu anlaşılır.
Yozgatlı Karacaoğlan’a mal edilen şiirlerle, Yozgatlı diğer şairlerin şiirleri arasında bir takım konu, söyleyiş ve en önemlisi “ayak” benzerlikleri bulunmaktadır. Bu noktalardan hareketle Yozgatlı Karacaoğlan hakkında bir sonuca varılamaz ise de Karacaoğlan’ın ve şiirlerinin yukarıda değerlendirilen belgelerin ışığında Yozgat’a ve Yozgatlı şairlere uzak olmadığı rahatlıkla dile getirilebilir.
Sonuç olarak biz, buraya kadar değerlendirdiğimiz bilgi ve belgelerin ışığında Çukurovalı Karacaoğlan’ın etkisi altında şiir yazan XIX. Yüzyılda yaşamış bir Yozgatlı Karacaoğlan’ın varlığını aksi ispat olunana kadar kabul ediyor ve Yozgatlı Karacaoğlan’a mal edilen şiirleri de bu çerçevede değerlendiriyoruz.
1
Her Sabah Her Sabah Çıkar Bakarsın
Bilemiyorum Ne Derdin Var Yar Senin
Dertli Sinem Aşk Oduna Yakarsın
Bilemiyorum Ne Derdin Var Yar Senin
Bahar Gelmeyince Güller Açılmaz136
Yarsız Yaylalara137 Konup Göçülmez
Uykudan Mı Kalktın Gözün Açılmaz
Bilemiyorum Ne Dersin Var Yar Senin
Yaz Gelince Kuru Otlar Sulanır
Cahil Olanların Gönlü Bulanır
Yıl Başında İki Bayram Dolanır138
Bilemiyorum Ne Derdin Var Yar Senin
Bahar Gelmeyince Güllerin Bitmez
Şakıyıp Dalında Bülbüller Ötmez
Her Sabah Ellerin Koynundan Gitmez
Bilemiyorum Ne Derdin Var Yar Senin
Karac’oğlan Der Ki Olduğu Yerde
Ciğer Biryan Olur Gördüğü140 Yerde
Sabah Güneşinin Doğduğu Yerde
Bilemiyorum Ne Derdin Var Yar Senin141
2
Kömür Gözlüm Ben Bu Yerden Gidersem
Gülen Oynan Yaran İle Eş İle
Aralıktan Kem Haberin Duyarsam
Delem Bu Sineme Kara Taş İle
Hey Ağalar Ben Bir Hata İşledim
Gamı Koydum Kasavete Başladım
Elma Deyi Al Yanağı Dişledim
İncitmişim Dökülesi Diş İle
Ememedim Leblerinden Barımı143
Deremedim Has Hasbahçemden Narımı144
Kim Ağlatmışım Benim Nazlı Yarim
Kan Doldurmuş Gözlerine Yaş İle
Karac’oğlan Ben Sevdadan Doyamam145
Ak Gerdanda Çifte Benler Sayamam
Can Tatlıdır Cana Kıyamam
Meğer Ağu Yediler Aş İle146
3
Ateşim Yanmadan Tütünüm Tüter
Havaya Bulutun Ağdığını Gibi
Yarin Bahçesinde Gülleri Biter
Ayın On Dördünde Doğduğu Gibi
O Yar Yine Bize Name Yollanmış
Arif Olan Sözlerinden Anlamış
Al Yanaklar Domur Domur Terlemiş
Rahmetin Güllere Yağdayı Gibi
Karaca Oğlan Aydur Başların Tacı
Ayrılık Şerbeti Zehirden Acı
Kıvrım Kıvrım Olmuş Zülfünün Ucu
Mor Menevşe Boynun Eğdiği Gibi147
105 Prof. Dr. İlhan Başgöz. “ Yozgatlı Karaca’oğlan” Cumhuriyet Gaz. 30 Ağustos 1990.
106 M. Şakir Ülkütaşır “Son Asır Şairlerden Yozgatlı Karacaoğlan”, Yeni Türk 4.48 (Aralık 1936) s. 708-710. M. Şakir Ülkütaşır “Yozgatlı Karacaoğlan” Ahali Gaz.(Samsun) 29 Ekim 1985.s 16
107 Yılmaz Göksoy, “Yozgatlı Karacaoğlan”, Erciyes 8,95 (Temmuz 1985), s. 16.
108 Ali Rıza Yalgın. “Cenupda Türkmen Oymakları” İstanbul 1930.
109 Prof. Dr. Şükrü Elçin “Halk Edebiyatı Araştırmaları I” Ankara 1988. s.
110 Diğer Karacaoğlan’larla ilgili olarak yukarıdaki kaynaklara ve Prof. Dr. İlhan Başgöz “Kaç Karaca Oğlan Var” Yeni Ufuklar sayı: 12,1955; M. Fuat Köprülü “Türk Saz Şairleri”, Ankara 1962 s. 317-322; S. Nüzhet Ergun, “Karaca Oğlan Hayatı ve Şiirleri”, Dokuzuncu baskı, İstanbul 1945 bakılabilir.
111 Prof. Dr. İlhan Başgöz, “Karac’oğlan”, İstanbul 1984.
112 Prof. Dr. İlhan Başgöz a.g.e, s.11.
113 Prof. Dr. Şükrü Elçin, Halk Edebiyatı Araştırmaları I” s.13-30
114 Prof. Dr. İlhan Başgöz, Yozgatlı Karaca’oğlan
115 Yılmaz Göksoy, “Yozgatlı Karacaoğlan”, s.16-17.
116 Prof. Dr. İlhan Başgöz, “Yozgatlı Karaca’oğlan”.
117 Bu rivayetler için bkz. Yılmaz Göksoy, “Yozgatlı Karacaoğlan”, s.16-17.
118 M. Şakir Ülkütaşır, “Yozgatlı Karacaoğlan”, Ahali Gaz., 29 Ekim 1933
119 M. Şakir Ülkütaşır, “Son Asır Şairlerinden Yozgatlı Karacaoğlan”, Yen Türk Mec. 4, 48 (Aralık 1936), s. 708-710
120 Yılmaz Göksoy, “Yozgatlı Karacaoğlan”, Erciyes 5,59 (Kasım 1982), s. 23-24; “Yozgatlı Karacaoğlan”, Erciyes 8,95 (Temmuz 1985), s. 16-17; “Yozgatlı Karacaoğlan”, Erciyes 10,112 (Nisan 1987), s. 21.
121 Yılmaz Göksoy, “Yozgatlı Karacaoğlan”, Erciyes 5, 59 (Kasım 1982).
122 M. Şakir Ülkütaşır, “Yozgatlı Karacaoğlan”, Ahali Gaz. 29 Ekim 1933.
123 Yılmaz Göksoy, “Yozgatlı Karacaoğlan”, Erciyes 5, 59 (Kasım 1982)
124 Prof. Dr. İlhan Başgöz, “Yozgatlı Karacaoğlan”, Cumhuriyet Gaz. 30 Ağustos 1990
125 I.Refet Işıtman, “Karacaoğlan”, Ülkü 1.3 (Nisan 1933)
126 A.Saim Emirmahmudoğlu, “Karacaoğlan’ın Yaşadığı Yüzyıl”, TFA 17,334 (Mayıs 1977), s. 1985-7986.
127 Yılmaz Göksoy, “Yozgatlı Karacaoğlan”, Erciyes 5.59 (Kasım 1982),s.23
128 Üsyünova Hüseyinova Çorum’un Alaca ilçesinin eski adı.
129 Yılmaz Göksoy, “Yozgatlı Karacaoğlan”, Erciyes10,112(Nisan 1987), s.21
130 Yılmaz Göksoy, “Yozgatlı Karacaoğlan”, Erciyes10,112(Nisan 1987), s.21
131 Y. Göksoy Yozgatlı Karacaoglan Erciyes 8,95 (Temmuz 1985), s.17.
132 Yunus Koç “XVI yüzyılda bir Osmanlı sancağının iskan ve nüfus yapısı” Ankara 1989
133 Y. Göksoy “Yozgatlı Karacaoğlan” Erciyes 8,95 (Temmuz 1985). Göksoy bu yazısında hikayeyi Y. Ziya Sakin’den derlediğini onun ise 1961 yılında Akdağmadeni ilçesinin Alibar köyünden Süleyman Dede’den öğrendiğini bildirmektedir.
134 Y.Göksöy “Yozgatlı Karacaoğlan” Erciyes 5,59 (Kasım 1982) .s.24
135 Mahmut Işıtman, “Karacaoğlan’ın yayınlanmamış dört şiiri”
136 M. Işıtman , “Bahar gelmeyince güller seçilmez”.
137 M. Şakir Ülkütaşır , “Yavrusuz yaylaya…”
138 M. Işıtman , “Yıl başında iki bayram kutlanır”.
139 M. Şakir Ülkütaşır’da bu dörtlük yoktur.
140 M. Işıtman’da “Ciğer biryan olur durduğu yer” şeklindedir.
141 M. Şakir ülkütaşır, “Yozgatlı Karacaoğlan”, Ahali Gaz. 29 Ekim 1933; Mahmut Işıtman, “Karaca Oğlan’ın Yayınlanmamış dört şiir”, TFA 12,251 (Haziran 1970), 5645. (Işıtman bu şiiri Hüzni’ nin cöngünden aldığını belirtmektedir.)
142 M. Şakir Ülkütaşır, “Delen bu sinemi kara taş ile”.
143 M. Şakir Ülkütaşır, “Emedim leblerin barını”.
144. M. Şakir Ülkütaşır. “Veremedim has bahçemdem narımı”.
145 M. Şakir Ülkütaşır. “Karacaoğlan bu sevdaya doyamam”.
146 M. Şakir Ülkütaşır. “Yozgatlı Karacaoğlan”; Mahmut Işıtman” “Karaca Oğlan’ın Yayınlanmamış dört şiir”, 5645. (Işıtman yayınladığı bu şiirde Hüzni’nin cöngünden alınmıştır.)
147 M. Şakir Ülkütaşır. “Yozgatlı Karacaoğlan” Ahali Gaz. 29 Ekim 1933. Yozgat’ın tanınmış türküleri arasında bulunan bu şiir Yozgatlı ses sanatkarı Hafız Süleyman tarafından Cumhuriyetin ilk yıllarında plağa okunmuştur. (Yılmaz Göksoy. “Yozgatlı Karacaoğlan”, Erciyes 10, 112 (Nisan 1987) .s.21
KAYNAK:
Dr. M. Öcal Oğuz
Yozgat'ta halk şairliğinin dünü ve bugünü
Kültür Bakanlığı yayınları-1994
ozan0810 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 04-10-05, 19:35   #2 (permalink)
Forum Gurusu
 
Giriş Tarihi: 07-11-2004
Yaş: 27
Mesajlar: 7,249
Rep Puanı: 14954722
ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 149669
Varsayılan Cvp: ..::Karacaoğlan::..




Ağacın Eyisi Özünden Olur



Ağacın eyisi özünden olur
Yiğidin eyisi sözünden olur
İl için ağlayan gözünden olur
Ağlama hey gözü yaşın sevdiğim

Yavrı keklik gibi kaynar eğlenir
Mis kokulu yağlar ile yağlanır
Sabah akşam türlü yazma bağlanır
Eğip geçer yeşil başın sevdiğim

Karacaoğlan der ki hoşça salınsın
Dursun yol üstünde bacı alınsın
Çözüver düğmeni göğsün görünsün
Nokta nokta benli döşün sevdiğim








Ağlama Sevdiğim Gül Dedi Bana



Seherden uğradım dostun köyüne
Hoş geldin sevdiğim in dedi bana
Tomurcuk memesin verdi ağzıma
Yorgunsun sevdiğim em dedi bana

Benim yârim gelişinden bellidir
Ak elleri deste deste güllüdür
İbrişim kuşaklı ince bellidir
İnce bellerimi sar dedi bana

Benim yârim bana yalan söylemez
Söylerse de gıybetimi eylemez
El yanında ikrarını söylemez
Elleri uyut da gel dedi bana

Mestine de deli gönül mestine
Aşık olan gül gönderir dostuna
Telli mahramasın attı üstüme
Terlisin sevdiğim sil dedi bana

Karac'oglan sırrın kime danışır
Siyah zülfü mah yüzüne kıvrışır
Ayrılanlar elbet bir gün kavuşur
Ağlama sevdiğim gül dedi bana










Ağlayı Ağlayı Düştüm Yollara



Ağlayı ağlayı düştüm yollara
Karışayım bozbulanık sellere
Adı sanı bilinmedik illere
Gitmeyince gönül yardan ayrılmaz

Ahım kaldı şu gelinin ahdinde
Deremedim güllerini vaktinde
Karanlık gecede kolum altında
Yatmayınca gönül yardan ayrılmaz

Gözüm kaldı şu kaplanın postunda
Azrail de can almanın kastında
Döne döne teneşirin üstünde
Yunmayınca gönül yardan ayrılmaz

Hadini de Karac'oğlan hadini
Aramazlar gurbet ile gideni
Ak göğsün üstünde çakır dikeni
Bitmeyince gönül yardan ayrılmaz








Akça Kızlar Göç Eyledi Yurdundan



Akça kızlar göç eyledi yurdundan
Koç yiğitler deli oldu derdinden
Gün öğle sonu da belin ardından
Saydım altı güzel indi pınara

Üçü uzun boylu, kaşların süzer
Üçü orta boylu, zülfünü dizer
Sanki akça ceylan bir çölde gezer
Sarı kınalı keklik indi pınara

El atıp dericek Hatce' nin gülü
Can için sarıcak Ayşe' nin beli
İkisi hampalı biri döndeli
Eminem çok içti kandı pınara

Karac'oğlan bunu böyle söyledi
İndi aşkın deryasını boyladı
Kızlar gitti diye pınar ağladı
Acıştım yüreğim yandı pınara







Ala Gözlerine Kurban Olduğum



Ala gözlerine kurban olduğum
Say edip aleme bildirme beni
Açıp ak gerdanı durma karşımda
Ecelimden evvel öldürme beni

Dilber at kolların dola boynuma
Ölüm endişesi gelmez aynıma
Bir gece misafir eyle koynuna
Sabah oldu deyu kaldırma beni

Karac(a) oglan tutma beni el gibi
Akıttım gözümden yaşı sel gibi
Bahçende açılan gonca gül gibi
Dizip al yanağa soldurma beni



ozan0810 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 04-10-05, 19:38   #3 (permalink)
Forum Gurusu
 
Giriş Tarihi: 07-11-2004
Yaş: 27
Mesajlar: 7,249
Rep Puanı: 14954722
ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 149669
Varsayılan Cvp: ..::Karacaoğlan::..



Ala Gözlerini Sevdiğim Dilber



Ala gözlerini sevdiğim dilber
Sana bir tenhada sözüm var benim
Kumaş yüküm dost köyüne çezildi
Bİr zülfü siyaha nazım var benim

Ak ellere al kınalar yakınır
Ala göze siyah sürme çekinir
Dostu olan dost yoluna bakınır
Dosta giden yolda izim var benim

Yiğit olan gizli sırrı bildirmez
Güzel olan gül benzini soldurmaz
Her olur olmaza meyil aldırmaz
Bir şahan avlar da bazım var benim

Karac'oglan derki konanlar göçmez
Bu ayrılık bizlen arasın açmaz
Bir kötü gönlüm var güzelden geçmez
Ne güzele doymaz gözüm var benim








Ala Gözlü Benli Dilber



Ala gözlü benli dilber
Koma beni el yerine
Altın kemerin olayım
Dola beni bel yerine

Hicine gönlüm hicine
Yiğide ölüm geçine
As beni zülfün ucuna
Sallanayım tel yerine

Gel kız karşımda dursana
Şu benim halim sorsana
Zülfünden bir tel versene
Koklayayım gül yerine

Karac(a) oglan der nolayim
Kolun boynuma dolayım
Nazlı yar kölen olayım
Kabul eyle kul yerine










Ala Gözlü Nazlı Dilber



Ala gözlü nazlı dilber
Halimden haberin var mı
Seni eller alıyorlar
Zulmünden haberin var mı

Güzeller yola düzüldü
Aşkının bağrı ezildi
Yürü kemerin çözüldü
Belinden haberin var mı

Atlılar yurdu aşıyor
Badeler doldu taşıyor
Yavru, turuncun düşüyor
Koynundan haberin var mı

Karac(a) oglan budur halim
Neylemeli dünya malın
Binboğa'dir benim ilim
İlimden haberin var mı








Ala Gözlüm, Ben Bu İlden Gidersem



Ala gözlüm, ben bu ilden gidersem,
Zülfü perişanım kal, melil melil.
Kerem et, aklından çıkarma beni;
Ağla göz yaşın sil, melil melil.

Yeğin ey sevdiğim, sen seni düzet;
Karayı bağla da, beyazı çöz, at;
Doldur ver badeyi, bir daha uzat;
Ayrılık şerbetin ver, melil melil.

Elvan çiçeklerden sokma başına,
Kudret kalemini çekme kaşına,
Beni unutursan doyma yaşına,
Gez benim aşkımla yar, melil melil.

Karac`oğlan der ki: Ölüp ölünçe,
Ben de güzel sevdim kendi halımça;
Varıp gurbet ile vasıl olunça,
Dostlardan haberim al, melil melil.







Altın Kafes İdi Benim Durağım



Altın kafes idi benim durağım
Dost elinden yaralandı yüreğim
Evvel yakın idim şimdi ırağım
Felek beni nazlı yârdan ayırdı

Dostumun yaylası çayır çimendi
Şu şirin dillerden ikrarın verdi
Yeminler eder de ayrılmam derdi
Felek beni nazlı yârdan ayırdı

Kumaş olam arşın arşın yırtılam
Köle olam çarşılarda satılam
Vadem yetmedi ki ölem kurtulam
Felek beni nazlı yârdan ayırdı

Der Karacaoğlan yanam alışam
Akam gidem şu sulara karışam
Yol başına gelmiş varam danışam
Felek beni nazlı yârdan ayırdı




ozan0810 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 04-10-05, 19:40   #4 (permalink)
Forum Gurusu
 
Giriş Tarihi: 07-11-2004
Yaş: 27
Mesajlar: 7,249
Rep Puanı: 14954722
ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 149669
Varsayılan Cvp: ..::Karacaoğlan::..


Arzularım Kaldı



Arzularım kaldı bir Arap atta
Koyma kadir Mevla'm gamda firkatta
Düğünde bayramda ağır ziynette
Anar m'ola emmi dayı il bizi

Getir oğlan ben geyeyim postumu
Kimse bilmez garazımı kastımı
Gurbet ilde koydum geldim dostumu
Geri dönsem kınar m'ola il bizi

Dost elinden içtim içtim mat oldum
Kahpe felek güldü ben de şad oldum
Emmiden dayıdan dosttan yad oldum
Ne zaman uzağa attı yol bizi

Karacaoğlan dermanım var demim var
Yar yitirdim düşüncem var gamım var
Yedi derya içinde bir gemim var
Atar m'ola bir kenara sel bizi








Aşam Dedim Karlı Dağın Başından



Aşam dedim, karlı dağlar başından
Yüce dağlar koç yiğide dag m'olur
Ağrır bedenim, sızlar yaralarım
Bu yarayı ceken yigit sag m'olur

Sıra sıra dikemedim sö'ğü'dü'
Ben başıma veremedim ögüdü
Elleri göğsünde görün yigidi
Yigit mağrur gezmek ile bey m'olur

Öğüt versen, bana ögüt kar etmez
O yarin hayali karşımdan gitmez
Kementle bağlasam, kolun bağ tutmaz
Yarin zulufunden özge bag m'olur

Karac'oglan der ki, fani dünyadan
Korkmaz mısın haram ile zinadan
Ayırır seni anan babandan
Gurbet ile düşen yigit sag m'olur









Bana Kara Diyen Dilber



Bana 'kara' diyen dilber
Gözlerin kara değil mi
Yüzünü sevdiren gelin
Kaşların kara değil mi

Boyun uzun belin ince
Yanakların olmuş konca
Salıverirsin kolunca
Beliğin ince değil mi

Utanırım akar terim
Güzellikte yok benzerin
En sevgili makbul yerin
Saçların kara değil mi

Beni 'kara' diye yerme
Mevlam yaratmış hor görme
Ala göze siyah sürme
Çekilir kara değil mi

Hind'den Yemen'den çekilir
Gelir Bağdad'a dökülür
Türlü taama ekilir
Biber de kara değil mi

Göllere konan kuğunun
Kanadı beyaz çoğunun
Çöldeki Arap beyinin
Çadırı kara değil mi

İller de konup göçerler
Lale sümbül biçerler
Ağalar beyler içerler
Kahve de kara değil mi

Evlerinde sular akar
Güzelleri göze bakar
Hublar yanağına sokar
Sümbül de kara değil mi

Karac'oğlan der maşallah
Bir gün görürüm inşallah
Kara donludur Beytullah
Örtüsü kara değil mi










Başlıksız



Karac'oğlan der ki bizi kayıran
İki canı birbirinden ayıran
Muhannet sofrasında karnın doyuran
İki elle zehir yemiş gîb'olur.










Behey Ala Gözlü Dilber



Behey ala gözlü dilber
Vaktin geçer demedim mi
Gözlerin olmus harami
Beller keser demedim mi

Bak su kaşa, bak şu göze
Ciğer kebab oldu öze
Yakasız gömlekler bize
Felek biçer demedim mi

Yüzün bedir kaşın kalem
Nasib olup bir dem görem
Kime razılıktır bu alem
Konan göçer demedim mi

Deryalarda gezer gemi
Sukkedir tutinin yemi
Sürelim devrani demi
Devran geçer demedim mi

Karac'oglan, cömertle
Benim işim yok na-mertle
Kahbe felek bin fendile
Gönlüm alır demedim mi



ozan0810 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Eski 04-10-05, 19:42   #5 (permalink)
Forum Gurusu
 
Giriş Tarihi: 07-11-2004
Yaş: 27
Mesajlar: 7,249
Rep Puanı: 14954722
ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11ozan0810 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 149669
Varsayılan Cvp: ..::Karacaoğlan::..



Benden Selam Eylen



Benden selâm eylen şol nazlı yara
Her beni gördükçe gülüp durmasın
Aldırdım aklımı oldum divâne
Aklımı başımdan alıp durmasın

Kız seninle böyle miydi pazarım
Kara kaşlarında kaldı nazarım
Yol üstünde kazmasınlar mezarım
Yar gelip geçtikçe yanıp durmasın

Kız seninle bir bahçecik dikelim
Ayvasından turuncundan satalım
Gel sarılıp bir gececik yatalım
Ahu zarım sende kalıp durmasın

Karacaoğlan der ki Hakk'a bakadur
Yollar çamur belki çöker bükedur
Çekemem kahrını bağrım yufkadur
Arada haberin gelip durmasın







Bir Adam Hasmını Utandıramaz



Bir adam hasmını utandıramaz
Elde külliyetli var olmayinca
Pervane sem'ini uyandıramaz
Başta sevda, kalpte nar olmayinca

Nice mertler durur, mert ülkesinde
Adam heveslenir eğlenmesinde
Diyar-ı gurbetin car kösesinde
Eğleşilmez kisb u kar olmayınca

Karac'oglan der ki, sözün bilmişi
Tedbirle görülür dünyanin isi
Ne etsin, neylesin alemde kişi
Felek Mustafa'ya yar olmadıkca








Bir Ayrılık Bir Yoksulluk



Vara vara vardım ol kara taşa
Hasret ettin beni kavim kardaşa
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Karacoğlan der ki kondum göçülmez
Acıdır ecel şerbeti içilmez
Üç derdim var birbirinden seçilmez
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm








Bir Kız Bana Emmi Dedi



Değirmenden gelirim beygirim yüklü
Şu kızı görenin del olur aklı
On beş yaşında kırk beş belikli
Bir kız bana emmi dedi neyleyim

Bizim ilde üzüm olur alc olur
Sızılaşır bozkurtları aç olur
Bir yiğide emmi demek güç olur
Bir kız bana emmi dedi neyleyim

Birem birem toplayayım odunu
Bilem dedim bilemedim adını
Elbistan yanaklı Kürdler kadını
Bir kız bana emmi dedi neyleyim

Karacoğlan der ki noldum nolayım
Akar sularınan bende geleyim
Sakal seni makkabınan yolayım
Bir kız bana emmi dedi neyleyim








Bir Sofra İsterim



Bir sofra isterim kimse sermedik
Bir yayla isterim kimse konmadık
Bir güzel isterim yad el değmedik
Ellenmiş de bellenmişi n'ideyim

Severim güzeli nice olursa
Boyu uzun, beli ince olursa
Severim atımı dinçce olursa
Kovulmuşu yorulmuşu n'ideyim

Karacaoğlan der ki kolu kırarım
Nedir yüce dağlar size zararım
Ararsam pınarın gözün ararım
Bulanmış da durulmuşu n'ideyim



ozan0810 çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 10:41
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC

ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379