|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
Amatör Aşk Şiirleri Kategorisinde ve Gönül Pınarı (Şairlerden şiirler) Forumunda Bulunan ...:::Melih Cevdet Anday Köşesi:::... Konusunu Görüntülemektesiniz => TEK BAŞINA Ölürken çocuklarımı unuttum Küçük deniz kirpikleriyle sabah Denedim bütün sabahları. Sana sürgünümün şarabını bıraktım al Mumlarını güzelliğin ve ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Kıdemli Üye
![]() Giriş Tarihi: 18-07-2005
Yer: 34
Mesajlar: 3,511
Rep Puanı: 149821
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
TEK BAŞINA
Ölürken çocuklarımı unuttum Küçük deniz kirpikleriyle sabah Denedim bütün sabahları. Sana sürgünümün şarabını bıraktım al Mumlarını güzelliğin ve hiçliğin Bir de kaygumun soluk ellerini. Denedim bütün ölümleri Ama görmedim büyülü ağaç Ezilmiş sevdaların giysileri. Sana ayrılığın yayını bıraktım al Bir de adını bilmediğim gökyüzünü Lamalar gibi koşar bozkırda. Oysa ölümsüzlük şuracıkta,kar Güneşi gibi doldurmuş odayı,basit, Anlamsız ve tek başına. Ayaklarım hayvan,üstüm başım bitki Denedim bütün vakitleri al Başka türlü geçmeyen bir vakitti. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Kıdemli Üye
![]() Giriş Tarihi: 18-07-2005
Yer: 34
Mesajlar: 3,511
Rep Puanı: 149821
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
GELİNLİK KIZIN ÖLÜMÜ
sela verilirken kalktık kahveden , cumaydı,yılın en beklemiş günü, yemeni gibi üstünde tabutun, gölge veren ağaçsız bir gökyüzü. kızın babası yanımızda,boyu nuzun, zayıf,ağzında mırıltılar, on köylü,iki subay bir tezkereci er, sıralandık ahşap mescidin avlusunda, namaz kılmadı adam,ağlamıyordu da, alnı bir uzun sabrın kabaran gelgiti, sürgün duvarı bekleyişin, dünyaya çok yakın bir gece gibi, aldık cenazeyi sarsmadan,iğreti ve hafif,gözlerimiz yerde, kayıp bir tayın izini süreriz sanki, kapılarda başları çatkılı kadınlar, sallanıyorlardı sisli giysilerinde, yüklüğe saklanmış çevreler gibi soluk, bölünmüş gibi yılın en katı ekmeği, imece sofrasında hıçkırığın, kim bilir kaç ölümden kalma saçı gibi, susmuştu çekirgelerin kabuğu, toprak kumruları güneşin, ve köpeklerin yediği kemiksiz sabah, susmuştu göğün sarnıcı,boş, cemaat yürüyordu kablumbağa gibi, mezalığa doğru yüzyılda, sarı sabırların yanından,acelesiz, ayrık otu yolmaya gidiyor sanırsın, davul vurmaya,ay tutulmuş, tarladaki yarılmış toprağı görmeye, susuzluğun kirli rengini,ayıbını, dağa taşa vurmuş açlığı, dayanan dayanır,yağsız bulgular ve ahlat, gençleri alır ölüm ilk ağızda, sabah yıldızının uğrağı, böğürtlensiz mezarlığa vardığımızda, bir melek lale sümbül dikiyordu, lalelerden birini aldı adam, girdi kızının mezarına, sarıldı,öptü,bıraktı laleyi sonra, kefenin üstüne,uykusuz. yedi çocuğu gömülüymüş,söylediler, bizi aç bırakan bu toprak açlıktan ölenlerle beslenir dediler, dönüşün bir kişi omuzladı tabutu, toz toprak içinde vardık kahveye, yaşlı adam doğru çeşmeye gitti, elini yüzünü yıkadı konuşarak kendi kendine duasız,bir tanrı gibi. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Kıdemli Üye
![]() Giriş Tarihi: 18-07-2005
Yer: 34
Mesajlar: 3,511
Rep Puanı: 149821
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
BU KIRLANGIÇLAR GİTMEMİŞLER MİYDİ?
Giden gelen yok. Bir titreşimdir bu. Duragan fulyanın üstünde arı Bir diyapozon gibi titremekte. Kırlangıç Tarihsizdir. Belleğim sarsılıp duruyor denizde. Martı bir uçta kanat, bir uçta ses. Ya sabah, ya öğle. Gemici ve bulut, Güneş ve yağmur kıl payı bir dengede. Dolu bir boşluğu doldurup boşaltmak işimiz. Ölülerle, gecelerle, sümbüllerle. ************************************************** HER GECE BÖYLE DEĞİLİM Benim de öyle akşamlarım vardır. Kapıdan girince anama sarıldığım, Çocuklara karamela ve çekirdek getirdiğim, Meyhaneye uğramadan çakır keyif, Düşmanım yok, Gündeliğim cebimde, Küfretmeden Öyle tasasız döndüğüm akşamlar.. Benim de öyle akşamlarım vardır. Her gece böyle değilim. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Kıdemli Üye
![]() Giriş Tarihi: 18-07-2005
Yer: 34
Mesajlar: 3,511
Rep Puanı: 149821
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
YAZ SONU ŞİİRLERİ
Dün gece yağmur yağdı kente, Sonra sabah, güneşte ayıklanmış, Bir kahvede düşünüyorum, Sen geleceksin ya, dalgınlık Kopuverdi bir daldan, sallanarak Geçen bayrak açmış bir bulut, Sonra ikindi ve akşam, bakarsın, Uyurken bir daha o yağmur. 2 Fal çıktı. Köpükler içinde kaldı deniz, Tepeleme çiçek dolu bir sandal. Eylülün eskil çadırına giriyoruz, İşte, büyücü martının bozgun çağrısı, Uyurgezer yosunları delirten poyraz, Odalara sığınan ürkü yaprakları, İşte, çırpınan bir kavağın Yanlızlık sanrısı dolaşıyor bahçede. 3 Melez yapraklar, sararması yasaklanmış, Bitimsiz bir zamanın cansıkıntısında, Hatmi alı ışıklarla karıştırılan Huysuz kuşların dağıttığı rüzgar. Başka bir yüzyılın rengi bu, İlkel bir oymağın kurban sunağı, Bunamış bir papağan gibi dilsiz, Eski günler düşünde bir gökyüzü. 4 Karanlığın kuştüyleri doluştu Eşzaman balkona. Hüzün çekilmez. Tanıdığım bütün mumları yakın, Ölülerin bilinciyle arınmış. Ve geleceği onaramıyorum, O bizim sayvan çocukluğumuzdu, Yaşanır yalnız bu aylak güzlerde Gelecekten geçmişe doğru. 5 Yaz sonu durdurur sokakta, Tenha bir duvardan sarkıp, nereye böyle, Düşünsene, orda kimse yok, yalnız akşam, Telaşla düşer öne, hadi gitme, Bak işte boşalmış perde, yağmur bu, Rüzgar çıktı,düşünsene, fırtına, dolu, Lambalar yanacak nerdeyse, saat O saat değil, düşünsene. 6 Önce küçük rüzgarlar uyanırdı Dört perili kestanelikte, Güneşin ipeğini çözerdi bir tavus, Ama gerçekdışıydı sabah, Doğallığını yitirmiş bir ölüm gibi, Umarsız karşıla ikisini de. Ey perdenin önünde oynanan Dörtleme, Sen zaman değilsin, döne dur! 7 Küçük bir inanç yeter bana, Ve güze inanabilirdim, Ama biter mevsim,öteki başlar, Saf değil doğa, oyalandım Ama kanmadım, bana ne isli yağmurdan, Çinko sesinden, hem güvenemem ağaca, Düşünemem oluklardan akıp gideni, De ki, benim zamanım başka. 8 Günler kısaldı, mevsimlerde, Ve yıl, bir öğrencinin okul defterinde, Dört sayfa resim, öyle yarım yamalak ki, Doğa gibi, bir bakıyorsun kar yağıyor, Elimle bir anda dönüyorum ilkyaza, Bahçe yenilensin dursun kendini, Telepinu değilim, ölüp dirilemem, Okul defterinde bırakın beni. |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Kıdemli Üye
![]() Giriş Tarihi: 18-07-2005
Yer: 34
Mesajlar: 3,511
Rep Puanı: 149821
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
SENİ DÜŞÜNÜYORUM..
Çocukluğunu düşünüyorum Emilia Deniz boyundaki ıssız yolu sabahleyin Hani saçların, atkın uçuşurdu rüzgarda Kokusunu duyuyorum bembeyaz gömleğinin Seni kucağıma alıyorum Emilia Ben büyüttüm seni, ben yetiştirdim Bugüne bu sevdaya Toprağım ekmeğim kitabım şiirim Sen ne varsa iyiden doğrudan yana Gözümün nuru, başımın tacı, efendim *************************************** SEVİNCİN YARISI Kuşlar yağmur yağdırır da Yağmur güneşi vururdu ya Ben sana gelirdim Sevincin yarısı ağzımda Zambağa birikir sabahlar Ovalar atlara binerdi Kulesine koşuşunca deniz Cebimde geceden yıldızlar Arılarla ballarla kanımda Yüreğim avuç olurdu da Sonra çeşme de olurdu ya Mutsuz dönüşler ayında Ben sana gelirdim |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Servisleri:
ForumTR Video -
ForumTR Haber -
ForumTR Oyun -
ForumTR Chat -
ForumTR Mail -
ForumTR IRC
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail
Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com