|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
Amatör Aşk Şiirleri Kategorisinde ve Gönül Pınarı (Şairlerden şiirler) Forumunda Bulunan Ahmet TELLİ Köşesi Konusunu Görüntülemektesiniz => HAYATI: 1946'da Çankırı'nın Eskipazar ilçesinde doğdu. Hasanoğlan ve Pazarören öğretmen okullarında eğitim gördü. Bir dönem köy öğretmenliği yaptı. Ardından Gazi ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
HAYATI: 1946'da Çankırı'nın Eskipazar ilçesinde doğdu. Hasanoğlan ve Pazarören öğretmen okullarında eğitim gördü. Bir dönem köy öğretmenliği yaptı. Ardından Gazi Eğitim Enstitüsü'nü bitirdi. Anadolu'da çeşitli liselerde öğretmenlik yaptı. 12 Eylül'den sonra uzunca bir süre tutuklu kaldı. ESERLERİ: Yangın Yılları (1979) Hüznün İsyan Olur (1979) Dövüşen Anlatsın (1980) Saklı Kalan (1981) Su Çürüdü (1982) Belki Yine Gelirim (1984) 81 YILINDA BİR FOTOGRAF Göz değil bunlar kesinlikle değil İrin gibi bir nefret akıyor sadece Dudaklar yok, burun yok, alın yok, Yüzü yok bu mumyalanmış yüzün Ölümün rengi gri midir ya da korkunun Gri midir insan hayvana benzetilirken Uzun ve pis bir sakal sarkıyor Göğsüme iliştirilen rakamlara İşte 81 yılından fotoğraf Albümlere hiç girmeyecek ACININ TUTANAKÇISIYIM Acının tutanakçısıyım Anlatıp dururum aşkları Ayrılıkları ve o destan Yalnızlığını ömrümüzün Göçebe, gezgin ve aylak Bir miydim aklıma gelmedi Bir çingeneyle bir bilici Hep aynı şeydi bildiğim Ve serseriliğimdi aşklar Bir masalcıydım belki de Yaşadım o büyük serüvenleri Yolculuklar tarihimdi benim Acılar yaşanıyordu yurdumda Peşpeşe yakılıyordu kentler Bense hep oralardaydım Daha yangın başlamadan önce ACIYA ALIŞILMAZ Hangi çığlık bir çığ gibi yarıyorsa
gecenin gerilmiş karnını bu saatte acı tükenip bitmiştir orada artık çırılçıplaktır tarihin bu sayfası Fiziğin armağan ettiği bu teller keçeleştirirken cinsel organımı haykırıyorum insan olduğumu ve çatlatıyor alnımın en gergin teli |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
AKBABALAR - KELEBEKLER Yüreği ağzında bir çocuk Gibi alırken kalemi elime Beceriksiz, acemi ve olasıya Yapayalnızım her defasında Bu sonuncu olsun diyorum Ömrümün eksiksiz tek şiiri Yazılsın artık kırk yaşımın Ve bir aşkın bittiği bu gece Akbabalar bin yıl kelebekler Bir mevsim yaşarlarmış ki aşk Da kısa ömürlüdür, başlar Gibi biter yaşanmışsa eğer Yaşanan ne varsa hoşgörünün Bir parçasıdır artık ama ben Yine de yakabilirim bu gece Bütün anılarımı bir şiir için Sonra irkiliyorum, anılarım yoksa Dostlarım da terkedilmiştir yangın Sürüp dururken yurdumda ki o zaman Kıymeti harbiyesi nedir bu şiirin Sabaha karşı dilim paslı Beynim keçeleşmiştir ve yangın Yalnızlığıma sıçrarken üşüyor Bütün sözcükler. Umut yoktur Yüreğim diyorum, kekeme Alıngan, serseri yüreğim Sen nerden bilebilirsin Bir şiirin nasıl yazıldığını AKŞAMI GECİKTİREBİLİRSİN BELKİ "Feride için" Gün batarken sula fesleğenleri balkonun kokusu sokağa taşsın sokaklar kayıp çocuklar gibi hırçındır, ürkek ve biraz şaşkın Sular bulutlanır sen susarsın ve kent çıngıraklı bir yılan kadar zehirlidir artık sevgilin mahpusken üstelik kirli bir lekeye döner umutlar Acılar katlanır mendil yerine sarışınlaşırsın bu kaçıncı güz ellerin üşür, çiy düşer çiçeklere beklediğin mektuplar da gelmez Bomboş sayfalara dönerken aklın tecrit’teki kitabı fareler kemiriyor ve düşlerin sonsuz bir boşluktayken bir sigara yakıyorsun, tutuşuyor sular Akşamı geciktirebilirsin belki suladığın fesleğenlerle, kimbilir ama vaktin ayırdındadır şimdi kuşlar, çocuklar ve mahpuslar Usulca inse de koldemirleri ANA "Öner' in anası için"
Kayıp duruyor bakışları duvardaki resme ve kapıya oğul mu beklediği, sevgili mi Belli ki yaşıyorlar hala uzun uzun yaşıyorlar belli ki bırakıp gittikleri anılarıyla Çıkıp gelirler bir gün belki Üşümüştür çünkü toprağın soğuk yalnızlığında birisi Öteki arkasında parmaklığın |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
ANISI BIZ OLALIM BU SOKAKLARIN Anısı biz olalım bu sokakların öpüşmediğimiz tek saçak altı hiç bir otobüs durağı kalmasın Biz yürüyelim kent güzelleşsin gürültüsüz sözcükler bulalım yeni sevinçlere benzeyen Biz gelince bir yağmur başlar yüzün çizilir buğulanan camlara bir uzun karartma biter akasyalar köpürür birdenbire ve her avluda adınla anılan çiçekler sulanır akşamüstleri Bir arkadaş evine uğrarız yolüstü bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi başını sessizce omzuma koyarsın gülü reyhan olur soluğun Biz kalırız kuşlar dönüp gelir her balkonda bir menekşe sesi Belki yeniden güzelleştiririz adları değiştirilen parkları perdeleri hiç açılmayan evlerde ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur tanıdık sevinçlerle dolar yeniden kendi sesini kemiren alanlar Anısı biz olalım bu sokakların ve hiç durmadan yağmur yağsın Biz gürültüsüz sözcükler bulalım sarmaşıklar fısıldaşsın yine Gidersek birlikte gideriz yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen ANKARA Kumrular sokağı hüzzamdı bir zaman Kale'ye rast vaktinde çıkılırdı Gariptir, Sezenlerdeki hanende Çekip gitti Sarguttan bir ay önce Posta caddesi, Taşhan, Karpiç ve diğerleri Ama artık meyhaneler kalmadı Ankara'da Belki bundandı Cemal Süreya'nın Kızılay'da Huzursuz bir zürafa gibi dolaşması ANLADIM Bulutları düşünüyorum, kuşları ve aşkı
Tarihleri var da onların, hatta anıları Vatanları olmadı hiç bir zaman, ki onlar Ayışığına karıştılar yeryüzünden göçerek Ve bırakarak metal bir uygarlığı geride Anladım ayaklarımın altındaki dünya değil Çocuk sevinçleri, ipinden koparılmış uçurtmalar Bulutu ve suyu izliyor soluk bir sonsuzluk Anladım yüreğimdeki rüzgarla sürükleniyorum Üşüdüğümü unutuyorum, yalnızlığımı da Yasaksa artık bu ülkeden çıkmamız Vatansız olduğumuzu bilelim diyedir Mayınlayarak ömrümüzün kalan kısmını Anladım vatansızlıktır bir şaire yakışan. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
ASMİN Kimdi cesaretimi kıran, üstelik Yeni serüvenlere hazırlarken kendimi Sesimi cılız, rüzgarımı yelkensiz Bulan kimdi, ki şimdi geniş zaman Kipiyle düşürüyor gölgesini anılarıma Ama kimdi adını bir kadına ödünç verip Doruklara çekilen, büyülü doruklara Biz Asmin dedik ona, sevgilim, kadınım, Anamdı belki, ama o çoktandır Üç bin metrenin altına inmiyor artık İçimde bir fil sezgisi, kopup gitmeliyim Dağlara yazmalıyım aşkı ve ayrılıkları Asminli düşler kurmalıyım ya da birisi Karşılık bulmalı canımı yakan sorulara Kim demiyorum, kim olursa olsun Boynu kırılan bir oyuncaksam, hırçın Bir çocuğun elinde, ki celladım Gözlerimi de oymuştu fırlatıp atarken Yine de özlüyorum onu, niyetçi Tavşanlara dönerken beklediklerim Aynı soruyu sormaktan, minör Ağrılardan yoruldum, gitmeliyim buralardan İçimde buharlaşan cıvayı soluyorum artık Yoruldum, yoruldum, yoruldum Gereklilik kipinde yaşamaktan. AŞK BİTTİ "F.E.S. ve öbürleri için" Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da Uzun bir hastalık gibi Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi Bitti. Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim Belki bir yağmur yağar akşama doğru Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım Aşk da bitti diyordu ya bir şair Aşk bitti işte tam da öyle AT Anlat bize yürüyüşün güzelliğini, koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi toynakların kızgın kıvılcımlarını Kişneyen bir tayın sevincini anlat öfkeyi ve sağrındaki mahmuz yarasını Masallardaki şehzadeleri anlat bize Avradın ve silahın kardeşisin ya feodalın töresini anlat biraz da ve terkinde karçırdığın kızları Dağları anlat bize, eşkiya gecelerini ölümleri, ölümsüzlükleri anlat bize sonra tahta'dan tunca dönüşünü Sen ki hepsini görüp yaşayansın AYLAKLAR Bütün bir gün sırtüstü uzanıp dere kıyısında dinledik suyun akışıyla kavakların hışırtısını Mor incirler kopardık kuşluk vakti dallardan soğuttuk soğuk sularda ürküterek kurbağaları Öğleye doğru köylüler bir sepet kehribar üzüm ve domates getirdiler bir topak da peynir Onlar işlerine döndüler biz yalnız kaldık yine umursamaz tarlakuşları uçuşup durdu üstümüzde İkindiye doğru derede taş sektirdik, yüzümüzü yıkadık bir taş atımı ötede sıçrayıp kaçtı bir dağ tavşanı Akşamın bir vaktinde köylüler sepetleriyle ve türküleriyle gelip kondular dere kıyısına Meşe dalları toplanıp ateş yakıldı orta yere çevirdik erafını hepimiz konuştuk şundan bundan Sonra kıvrılıp yattılar uyuyakaldılar hemencecik Ortada küllenen ateş gökte yürüyen ay kaldı Uyuyamadık biz bir zaman Çobanların çok ötelerden gelen türkülerini dinledik bir de kendi nefeslerimizi Sabah erkenden gittiler biz kaldık yine orada ve yine sırtüstü uzanıp dinledik kendimizi bir süre Ne köylüler yüz verdi bize ne de bütün bir gün dere kıyısında düdüğünü öttüren çocuk AYRILIK AYRACI Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğun
Bir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadın Gökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendi Ve ne kadar az konuşur olduk günboyu Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde Ezberlenecek hiçbir şey yok bu dünyada Kirletilmemiş bir bulut bile yok artık Böyle diyorsun her yolculuğa çıkışımda Yaşadığın kent de sana benziyor gitgide Ne zaman dönmeyi düşünsem yangın çıkıyor Ya da erteletiyorum biletimi son anda Uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam Karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin Yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık Fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi Eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgâr Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
BEKLE BENİ *Karlar tozarken bekle Ortalık ağarırken bekle Kimseler beklemezken bekle beni -K.Simonov I Bekle beni küçüğüm umudu karartmadan sevinci yitirmeden bekle döneceğim bir gün elbet bekle beni Bahar geldiğinde kırlara çıkacaksın dizboyu otlar üstünde koş koşabildiğince ve sakın yitirme neşeyi Kırların sessizliğinde yüreğinin sesini dinle ve orada benim için küçücük bir yer ayır ve bekle beni küçüğüm Doğa pervasızdır biraz bakarsın en olmaz yerde masmavi bir su fışkırır ve suyun ışıldayan göğsünde sevincin nilüferleri Bahar şaşırtmasın seni sırtüstü uzan bir gölgeye suların, kuşların sesini dinle ve bekle beni orada döneceğim küçüğüm II Mapusane türküleri hüzünlüdür biraz belki her dinleyişinde yüreğin burkulmakta için sızlamaktadır Ama acılara alışılmaz birşeyler var değişecek birşeyler var değiştirmemiz gereken önce acılardan başlanacak Beş on yıl dediğin pek kolay geçmeyebilir üstelik bu savaş bu kahredici kıyım bitmeyebilir daha uzun süre Ama sen sahip çıkarak yaşama ve sevince bekle beni küçüğüm acılar bitecek bir gün sevgiler çiçek açacak Mapusane türküleri hüzünlüyse de biraz yüreğin burkulmasın için sızlamasın sakın ve bekle beni küçüğüm III Kış kıyamet bir gün bakarsın çıkıp gelmişim varsın azgınlaşsın tipi ve uğuldayadursun dışardaki rüzgâr Sakın şaşırma küçüğüm üşümüş bir serçe gibi titremesin ellerin apansız çıkıp geleceğim kış kıyamet de olsa bir gün Uğuldayan bu rüzgâr bu delice yağan kar ürkütmesin seni direnmektir artık bekleyişin öbür adı Sen türküler söyle ve gülümse küçüğüm çünkü sesinin ırmağıyla yeşerecek hasretin bozkırları Bekle beni küçüğüm umudu karartmadan sevinci yitirmeden bekle döneceğim bir gün elbet bekle beni küçüğüm BEKLESEM Biri var, nasıl konuşursa, herkesin öyle düşünmesini ister Sfenks demiştim daha önce yanıldım bir soytarıydı her nasılsa tarihe sızan Beklesem unuturdum uçurumların dilini ve ömrümün bütün karşılığı ödünç alınan bir umut olurdu ki şimdi onu da yitirmiş kurtuluş parkında bekleyen biri Biri var, kurtuluş parkında ordadır akşamları birini bekler gibi durur, üşümüş gibi biraz da Acemidir, ikidebir kaçırır bakışlarını ve korkuyla harelenen gözleri haylaz çocukların kırdığı sokak lambasıdır Tedirgin, solgun, ikircikli sesiyle ses verir Yerin varsa iyi olur, bir de çok hırpalamazsan Suyu kurumuştur kuyunun, çıkrık boşuna dönüp durur unutmuş sevinebilmeyi, gülümsemeyi unutmuş biliyor seçtiği adın kendine hiç yakışmadığını sımsıcak sarılmayı unutmuş, bilmiyor öpmeyi Kenti bir uçtan bir uca yürüyebilmek sevdiğinin kolunda bulutlara bakarak Boşver bunları diyor, karşılığı yok yaşamda Biri var, kurtuluş parkının oradadır akşamları bir söz bulunsa eskimemiş, sessiz bir söz sabaha kadar konuşulsa, yine de hiç bitmese yalnızlığını unuturdu belki, üşümeyi unuturdu bir yıldız gibi gülerdi şafak sökerken söylediği türkünün kıvrımlarında bir yangın tutuştururdu bütün kenti, kül ederdi Beklesem bütün öyküsünü alırdım eskimemiş bir sözün gülümseyişiyle Biri var bütün gün lunaparktadır ve kenti götürüp koyar aynaların karşısına Beklesem bütün soytarıları görürdüm her nasılsa tarihe sızan BELKİ YİNE GELİRİM "Cemile Çakır hocaya"
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse ama bir tufan az mı gelir yoksa, yine de yırtılan ve parçalanan birşeyler olmalı mutlaka hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan kadınları güzelleştiren herhalde onlardı "Tükürsem cinayet sayılır" diyordu birisi tükürsek cinayet sayılıyor artık ama nerde kaldılar, özledim gülüşlerini onların Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara tek yaprak bile kımıldamıyor nedense ve tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlar alnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyor kanımın pıhtılarında güllerin serinliği ve fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudaki Dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum okuduğum bütün kitaplar paramparça çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başıma bir uçtan bir uca yalnızlıklar oluyor kent bulvar kahvelerinin önünden geçiyorum sırnaşık aydınlar, arabesk hüzünler bir gazete sayfasında sereserpe bir yosma Sesler gittikçe azalıyor, kuşlar azalıyor ve ne zaman yolum düşse vurulduğun yere kızgın bir halka oluyor boynumda o sokak Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri ama içimde bir sırtlanın dalgın duruşu ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük İçimde zaptedilmez bir kırma isteği dizginlerini koparan bir at sanki bu soluksoluğa kalıyorum her sonbahar ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum bütün gençliğim böylece geçip gitti işte ama hala bir şeyler var vazgeçemediğim Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa birgün gelirsek hangi kent güzelleşmez şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye Devriyeler çıkart şimdi, bütün ışıklarını söndür sorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokak ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Servisleri:
ForumTR Video -
ForumTR Haber -
ForumTR Oyun -
ForumTR Chat -
ForumTR Mail -
ForumTR IRC
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail
Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com