|
||||
|
|
|||||||
| ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC | |||||||
|
|||||||
Amatör Aşk Şiirleri Kategorisinde ve Gönül Pınarı (Şairlerden şiirler) Forumunda Bulunan Ahmet ERHAN Köşesi Konusunu Görüntülemektesiniz => HAYATI: 1958 yılında Ankara'da doğdu. Çocukluğu ve gençliğinin ilk yılları Akdeniz'in çeşitli kentlerinde geçti. İlk ve orta öğrenimini de bu ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
HAYATI: 1958 yılında Ankara'da doğdu. Çocukluğu ve gençliğinin ilk yılları Akdeniz'in çeşitli kentlerinde geçti. İlk ve orta öğrenimini de bu kentlerdeki okullarda gördü. Ankara'ya gelip bir akşam lisesinde eğitim yaptı. Kitapçılık, yayıncılık gibi çeşitli işlerde çalıştı. Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Şiirleri 1976'dan bu yana çeşitli edebiyat dergilerinde yayınlanıyor. ESERLERİ: Alacakaranlıktaki Ülke (1981) Yaşamın Ufuk Çizgisi (1982) Akdeniz Lirikleri (1982) Sevda Şiirleri (1984) Ateşi Çalmayı Deneyenler İçin (1984) Zeytin Ağacı (1984) Kuş Kanadı Kalem Olsa (1984) Ölüm Nedeni: Bilinmiyor (1988) Deniz Unutma Adını (1992) Öteki Şiirler (1993) BIR BABA ICIN-1 Odamın ışığı yanıyor bütün gece
Ellerimi dizlerime koyup, ikibüklüm Bir olağandışılık arayarak Gördüğüm, duyduğum her şeyde Öylece oturuyorum Güneş parmaklarını sürünceye dek Koyu bir karanlığa Bulanmış pencereme. Bir gece kelebeği Dolanıyor lambanın çevresinde Usuldan bir rüzgar esiyor Yaşlı incir ağacının dallarına yürüyen Sütün sesini duyabiliyorum Deniz az uzakta İç geçiriyor boyuna. Seninle konuşurduk baba Böyle gecelerde, iki bilge gibi Karşılıklı bakışarak Bazı şeyleri kavrayamasam da, dinlerdim Belki sen de yeni bir şeyler bulurdun geçmişte O dupduru yüreğini, yılların Unutulmuş sularına bırakarak. İşte bir minder daha koydum yanıma Henüz sıcak Sanki yeni kalkmışsın üstünden Terliklerin şuracıkta, getireyim Çayı da ocağa koyarım istersen. Annemse haber bekliyor ruhlardan Namaz kılarak, tesbih çekerek Sen olsan Gülerdin bıyık altından -Ben gülemiyorum baba! Ama bir insanı yüreğinde duymak için Araya bazı kurallar Koymaya ne gerek var Anlayamıyorum, eğilip kalkmaya Dualar okumaya... |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
BIR BABA ICIN - 2 Ağır aksak adımlarla yürüyen gece Bana bir şeyleri anımsatıyor Boynu uykudan ara sıra düşerek Pencerenin kanatlarına yaslanmış bir anne Kuytu, karanlık bir yolda Kocasının ayak seslerini arıyor. Bir çocuk, sedirin üstünde Yüzünü ders kitabına gömmüş Saate bakıp, geceyi dinleyip Kitabından bir yaprak çeviriyor. Sessizliğin sığınaklarına gömülmüş evlerde Yanan tek tük ışıklar var Bekçi düdükleri Bir birilerine selam yolluyor O daracık sokakların ardından: Bir vukuat yok, asayiş berkemal Sokakta biri bağırsa Sanki tavan çökecek Kadınla çocuğun üstüne Bu sokak ne zaman çınlar Belli belirsiz ayak sesleriyle Bu kapı ne zaman çalınır Anne, görevini yapmış biri gibi Usul usul kalkar yerinden Çocuk ne zaman sıçrar? Açılır kapı, girersin içeri Yüzünde sarhoşlara özgü Tuhaf bir gülümseme Kaldırıverirsin omzuna beni Sorarım, Baba niye geç kaldın böyle? Eski bir türküyle Kesersin sözümü... BIR BABA ICIN - 3 Pijamalarını giydirdik
Sigaralarını, çamaşırlarını, terliklerini Doldurduk bir çantaya Saate baktım Sabah yedi buçuk. Gözlerini tavana dikmiş öylece duruyordun Ara sıra bakışların Usulca kayıyordu bana Ben henüz öğrenmemiştim Hasta babayı üzmemek için Gülümser görünmeyi Kardeşlerimin ağlayışlarını duyuyordum Yandaki odadan Sen de duyuyordun. Bir şeyler söylemek istedin, konuşamadın Bir yudum su içtin İskemlenin üstündeki bardaktan Sonra sessizce devirdin başını yastığına Göstermek istiyordun sanki Çok önceden öldüğünü Az sonra aniden patladı kapıda Bir can kurtaran düdüğü.... |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
BIR BABA ICIN - 4 Akşamdır.. Güneş uyuklar evlerin çatılarında Tasını tarağını toplayıp Gitmeye hazırlanan Bir gezgindir sanki Hoşça kal demek için son bir kez uzanır Gözlerini uzaklara bağlayıp Pencereden dışarı bakan çocuğa. Akşamdır. Babalar ellerinde ekmeklerle Yürürler kaldırımlarda. Genç bir oğlan Ağacın altında şiir okur sevgilisine Camları titreterek Bir kamyon geçer sokaktan. Akşamdır. Çocuklar el ele tutuşup Dönerler artık okullarından Çalar kapı, Görünür annenin sapsarı yüzü Binlerce kanadı kırık kuş o sıra Uçmaya çalışırlar kentin üstünde Bağırırlar... Baba öldü! BIR BABA ICIN - 5 Baba, bana yürüdüğün
O yolları göster Baba, bana dünyanın Yüreğine inen geçidi Baba, durursam azarla Tökezlersem kaldır beni. Toprağa süre süre Arıttım yüreğimi Ellerim kanıyor bak Isırganlar yolmaktan Sesim nasıl da kısık Nehirlerin kaynağında Durup da bağırmaktan Baba, bana yaşamın Çekirdeğini göster Baba, bana bu yolun Sonundaki çiçeği Güneş giriyor koluma Ömrüm çağırdı beni Bu yolda yürürüm ben Baba, şarkılarıma küfret Bir gün eğer dönersem!.. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
BIR BABA ICIN - 6 Senin düşlerin baba, bende Bir ad buluyor kendine Birbiri ardına ekleniyor sözcükler Nemli duvarlarında kentin Deniz köpüğü ve tuzdan dilleriyle Senin bakışların baba, bende Sürüyor, filizleri gibi mutsuzluğun Uzaklara bakan binlerce göz Ufkun ardını kolluyor boyuna Güneşin vurulduğu yerde boynunun. Senin ölümün baba, bende Bir anafora kapılarak Yeniden doğuma dönüşüyor Köklerini toprak altında saklama Baba, oğlun daha yaşıyor BIR BABA ICIN - 7 Bu şiirleri toprağa gömeceğim
Sözcükleri tohum olacak Çiçekler fışkıracak topraktan Sevgilerin dal olacak baba Uzanacaksın uzaktaki bir ışığı yakalamak için Işık köklerine dolacak bir gün Yorgunluğun o çiçekleri sulayan Koca bir nehir olacak Baba, acıların sürgün... |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
GUL SIIR - 1 Gece yarısı, karanlık bir bozkırda
Işıklar içinde akan bir tren kadar yalnızım İçinde onca insan, içinde dünya... Soluk soluğa, demirden bir ırmağa mahkum Ve bilmeyen sonsuzluk nedir, Haklı olan kim bu kargaşada Ateş ve su, yaşam ve ölüm, irin ve şiir Ucu bucağı olmayan bu çığlığın Ortasında nasıl barışılabilir Anlamak isterim, hangi yasa Bir beşikle bir darağacını Aynı ağaçtan, ne adına var edebilir.. Sorular sormak için geldim şu dünyaya Yaşım acıların yaşıdır Boynumu üzgün bir çiçek gibi kırıp da Yollara düştüğümde, başımda deniz köpüklerinden Yada sabah yellerinden bir taçla Yürüdüğüme inanırdım yanılırdım Geceyi günle, acıyı sevinçle kardığım Bu söylencenin bir yerinde durakladım Ve anlatamadım, konuşamadım bir daha. Acını ödünç ver bana, gözyaşlarını Damarlarında uyuyan sevinci ödünç ver Yitirdim çünkü onları da.. İlenmiyorum, el çırpmıyorum artık Ne aklımda yaşadıklarım üstüne düşünceler Ne de geleceğime dair bir tasa. Gelirken çan çalmıyor yalnızlık Bir adam, bir sokak, bir ev Yüzler, gülüşler, susuşlar boyunca... Soruların vardı senin, ne çok soruların Gözlerin dünyayı eleyip dururdu boyuna Bir fısıltı gibi başladı sevgim Çığlık oldu, kağıtlarda çiçek açtı sonra Sonrası, Mutlu bile olduk bazı Artık sen yadsısan da ne kadar Yada ben bilmiyorum mutluluk nedir Anlatsın yollar, yollar, yollar. Şimdi gece, soluğumu verdim içime Az önce kağıtlara gül kuruları serptim Dolaplardan kekik, nane kokuları çıkardım Öylece serptim, seni yazacağım diye Sen ki, deniz görmemiş bir deniz kızısın Aklımın almadığı bir yerde, öylesin Şimdi gece, iki kişilik bu yalnızlık Bize artık yeter de artar bile... Dünyanın ölümünü gördüm, suyun toprağın En yakın dostlarımın birer birer Vakitsiz açan çiçeklerin, vakitli doğan çocukların Ölümünü gördüm, ama kimse İnandıramaz beni öldüğüne sevgilerin! Yaşam ki bir kum saatidir usulca akan Dolan sevgilerimizdir biz boşaldıkça Yaşımız biraz da sevgilerimizin akranıdır Vereceğimiz tek şey budur dünyaya. Şu dağılgan yüreğimi, şu köpüklere imrenen Yüreğimi bir gün yollara atarsam Bir gün bir nehir yataklarına dolarsam, korkarım Suyumun çoğu senden yana akacak. Bütün sözcüklere adını ekleyeceğim Güldeniz, Gülekmek, Gülyağmur, Gülşarap Gülaşk, Gülşiir, Gülahmet, Gülerhan Ey gül yaşamım, yitip giden düşlerim! |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com