|
||||
|
|
|||||||
| ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC | |||||||
|
|||||||
Amatör Aşk Şiirleri Kategorisinde ve Gönül Pınarı (Şairlerden şiirler) Forumunda Bulunan Abdurrahim KARAKOÇ Köşesi Konusunu Görüntülemektesiniz => HAYATI: Nisan 1932 yılında doğan Karakoç’un şiir merakı küçük yaşlardan gelmektedir. Şiire merakının bir sebebi de ailesinde dedesi, babası ve ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
HAYATI: Nisan 1932 yılında doğan Karakoç’un şiir merakı küçük yaşlardan gelmektedir. Şiire merakının bir sebebi de ailesinde dedesi, babası ve kardeşlerinin şair olmasıdır. İlk yazdığı şiirleri 2 kitap olacak hacimde iken beğenmeyip yaktı ve 1958 yılından itibaren yazdıklarını 1964 yılında ”Hasana Mektuplar" ismi altında kitap haline getirdi. 1958 yılında bulunduğu kasabada belediye mesul muhasibi olarak memuriyete girdi ve 1981 Mart ayında emekli oldu. Şiirlerinde esas unsur olarak insanı ele alan şair, şiirleri yüzünden otuza yakın mahkemeye verildi fakat hepsinden beraat etti. 1985 yılından beri gazetecilik yapmaya başlayan Karakoç, bir ara politikaya girdi ve ayrıldı. AÇIK DİLEKÇE Görmediğim bir bambaşka durum var Sizin şehrin kızlarında savcı bey Yaklaşanı ta yürekten vururlar Kan kokuyor gözlerinde savcı bey Gayeleri gönül kırmak dal gibi Bakışları çifte favül bal gibi Ülkeler fethetmiş bir kral gibi Gurur dolu pozlarında savcı bey Kaş yaparken, göz çıkarır elleri; Çok silahtan tesirlidir dilleri Hayret ettim, bir tuhaf ki halleri Poyraz eser yüzlerinde savcı bey Derviş olup çıktım tığsız, tebersiz İlk görüşte avladılar habersiz Pişirdiler beni tuzsuz, bibersiz Kebap oldum közlerinde savcı bey Bölüştüler gönlüm ile aklımı Davacıyım, ara benim hakkımı... Bir yol göster, haklı mıyım, haksız mı? Yorulmayım izlerinde savcı bey. ANADOLU GEZİSİ Ter kokuyordu Çukurova tarlaları
Irgat Türküleri duyuluyordu uzaktan Ekin biçiyordu yalınayaklı köy kızları Elleri kabarıyordu oraktan. Gökbelen dağlarına yağmur yağıyordu Yetimler mahallesinde bir çocuk ağlıyordu Kan kokuyordu doğunun çimenli yayları Silah sesleri geliyordu Şırnak'tan. Oğulsuz koymuşlardı ak saçlı anaları Tütünler tedirgin olmuştu ocaktan. Cilo dağlarında kamalaklar üşüyordu Garipler köyünde bir gelin düşünüyordu Yosun kokuyordu Karadeniz'in mavnaları Yırtık havalar döküyordu parmaktan. Bıçak gibi bir soğuk biçiyordu baharı Dal boylu gençler gidiyordu bıçaktan. Ilgaz dağlarında kurtlar uluyordu. Bekarlar kahvesinde bir adam uyuyordu. Şehvet kokuyordu Ege'nin bereketli ovaları Taze bedenler soyuluyordu ahlaktan. Tedirgin etmişlerdi bizim havaları Yadırgı seleri geliyor plaktan. Çatalkaya dağında kartallar dönüyordu Bir nesil yaşıyor, bir tarih ölüyordu. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
ANADOLU SEVGİSİ Sen bizim dağları bilmezsin gülüm, Hele boz dumanlar çekilsin de gör. Her haftası bayram,her günü düğün, Hele yaylalara çıkılsın da gör. Bilmezsin ovalar nasıldır bizde; Kağnılar yollarda,yoncalar dizde. Saydıklarım damla değil denizde, Hele bir ekinler ekilsin de gör. Görmedin sen bizim mavi suları, Karlar eriyinci kırar yuları. Köpük olur beyaz,sel olur sarı Hele taştan taşa dökülsün de gör. Sen bizim köyleri görmedin ki hiç, Yolları toz,çamur,evleri kerpiç. O kirli kabukta,o en temiz iç Hele bir yakından bakılsın da gör. Anlamaz,bilmezsin sen bizim halkı, Sevgiyi bulasın,yakına gel ki. Kalıplar gerçeği göstermez belki Gönül perdeleri sökülsün de gör ANADOLUDA BAHAR İlkbaharı geldi Anadolu'nun,
Silifke'de çiçek açtı nar şimdi. Her tarafı yeşillendi Bolu'nun, Sultandağı benek benek kar şimdi. Eğri yollar yaylaların kuşağı Çayır, çimen sevgililer döşeği, Hora teper Sürmene'nin uşağı, Dadaşların oynadığı bar şimdi. Durgun çayı köpüklendi Daday'ın, Palmiyeler zümrüt tacı Hatay'ın Çukurova cennetidir bu ayın Aydın ili efelere dar şimdi. Gönül dile gelir kaval sesinde. Boz martılar düğün yapar Mersin'de, Isparta'nın renk renk gül bahçesinde Bülbüllerin neşesini gör şimdi. Cıvıl cıvıl, sessiz duran yuvalar, Kelebekler birbirini kovalar. Halı gibi nakışlandı ovalar. Bölük bölük sarı, yeşil, mor şimdi. Aşıklar diyarı Elbistan ili. Olur bu mevsimin bağ-ı İrem'i, Her çeşmenin üç-beş tane güzeli, Her çiçeğin bir arısı var şimdi. Çıkıp baksan Çamlıca'nın başına, İki kıt'a bir boğazda aşina. Karakoç'um, gel, yorulma boşuna, İstanbul'u tarif etmek zor şimdi. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
ASK HİKAYESİ Başımdan bir kova sevda döküldü Islanmadım, üşümedim, yandım oy! İplik iplik damarlarım söküldü Kurşun yemiş güvercine döndüm oy! Yağmur yorgan oldu, döşek kar bana Anladım ki kendi gönlüm dar bana Alev dolu bardakları yâr bana Sunuverdi içtim içtim kandım oy! Sevgi ektim, naz biçmeye çalıştım Ne zamana, ne kendime alıştım Kırk senede yedi hasret bölüştüm Yedi dünya bana düştü sandım oy! Gönül şahinimi yordum gerçeğe Sonsuzda yüzümü sürdüm gerçeğe Teselliden kanat kırdım gerçeğe Tecellinin sinesine kondum oy AYIP Kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı. Elim değse akan sular tutuşur İçim dışım yanar oldu gel gayrı. Ayların sırtında yıllar taşındı, Sanma ki garibi eller düşündü. Bebekler evlendi, yollar aşındı Kozalaklar çınar oldu gel gayrı. Hesap et, gideli sen gurbet ile Otuz ay tutuldu kolay mı dile? Hapisler, sürgünler, esirler bile Sılasına döner oldu gel gayrı. Gönlüm sende, gözüm yollarda durdu, Saat isyan etti, takvim kudurdu. Hasret hançerini bağrıma vurdu yüreciğim kanar oldu gel gayrı. Emeği boşadır yuvasız kuşun. Nerdeyse toprağa değecek başın. Beni düşünmezsen kendini düşün Herkes seni kınar oldu gel gayrı |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
AYNALARIN ÖTESİ Her ne kusur varsa, geçen zamanda; Suçsuzdur aynalar ela gözlü yar. Mecnunlar Mevlayı bulursa canda, El olur Leylalar elâ gözlü yar. Güzel açar güzelliğin sergisin Gün ağartır kara saçın örgüsün.. Muhabbet faslında ölüm türküsün Kim söyler, kim çalar elâ gözlü yar. Eştikçe iş çıkar işin içinde Gençliği hasret yer sevda göçünde. Bilmez misin, dört mevsimin üçünde Kar olur yaylalar, elâ gözlü yar. Alı al, yeşili yeşilde ara Ahirete gider kalpteki yara. Ne yapsan bir daha çıkmaz dallara, Dökülen ayvalar elâ gözlü yar. Vakit dolar, nakit biter kasanda.. Sevgi bir kitaptır gönül masanda Okusan da olur, okumasan da. Kapanır sayfalar elâ gözlü yar. AYRILIK HAVASI Ben nefret eyledim sizin gerçekten
Yalanı severim, yalanı gayrı Tiksindim bülbülden, gülden çiçekten Yılanı severim, yılanı gayrı Yıllarca boş yere canımı sıktım Nihayet yol buldum çığrdan çıktım Beyden efendiden sayından bıktım Ulanı severim ulanı gayrı Sapıtmış bu diye beni yeriniz Hakkımda bin türlü hüküm veriniz Omuzumda yüktür dirileriniz Öleni severim öleni gayrı |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Banlandı
Giriş Tarihi: 14-04-2005
Yer: İstanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 4,824
Rep Puanı: 53574
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
BALABAN'IM Geldi gönderdiğin şiirden mektup Arada bir böyle yaz Balaban'ım Zaman siciminin ucundan tutup Bazen bağla, bazen çöz Balaban'ım Fikir gölü derinleşir girdikçe Dostluk gülü gümrah açar derdikçe Sıhhat, zaman, mekan, imkan verdikçe Cevapsız bırakmam, söz Balaban'ım Ahval-i aleme kafayı takma Allah Kerim, sabrı elden bırakma İlmi düstur eyle, imanı sakla Gayrisi savrulan toz Balaban'ım Huzur içte gerek, kabukta değil Vuslat acelede, çabukta değil Akıl da baştadır, topukta değil Çile yemekteki tuz Balaban'ım Ahlakı, töreyi kenara atan Dine Afyon diyen, vatanı satan Müslüman olamaz, Türk değil zaten Dayanmaz görmeye göz Balaban'ım Demişler ya, Kuvvet birlikten doğar Kar, yağmur zamanı gelince yağar Nasihatım o ki dinlersen eğer İşaret 'ben' değil 'Biz' Balaban'ım Çevremizi saran türlü ihanet Gün geçtikçe görünüyor daha net Başlangıçta bilmek değil kehanet Bağrımıza girmiş köz Balaban'ım Zaman geldi esir olduk maddeye Zaman geldi hasır olduk caddeye Zaman geldi küsur olduk şetteye Daha bunlar bize az Balaban'ım Dört yanımı gurbet yazmış kaderim Dosttan mektup gelir, biter kederim Gözlerinden öper, selam ederim Aydınlık günlerde gez Balaban'ım BAMBASKA Doktor, benim derdim bambaşka bir dert
Ağrıyan yerimi sorma boşuna. Yazdığın reçete değer mi zahmet Kağıtla kalemi yorma boşuna. Kerem eyle, fayda vermez yardımın Tıp ilminde çaresi yok derdimin Her tarafı gurbet olmuş yurdumun Düşünceme tuzak kurma boşuna. Gönlüm yığın yığın hasret yüklüdür İçimde tarifsiz keder saklıdır Sökemezsin yaralarım köklüdür Merhem sürüp, sargı sarma boşuna. Dost yolları nakışlandı kanımdan Sevdiklerim vergi keser canımdan Sükuta muhtacım, ayrıl yanımdan İncitip günaha girme boşuna. Aşk koymuşlar ıstırabın adını Alamadım yaşamanın tadını Yapacaksan eğer bana yardımı, Öldür kurtar, ilâç verme boşuna |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com