ForumTR Sunar: EFES Online. Çok Kullanıcılı Çevrimiçi Dev Oyun. Tamamen Ücretsiz Olan EFES'e hemen üye olun.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Gündem > Genel
Üye Ol Bloglar Arama Sosyal Gruplar Forumları Okundu Yap
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com

Kenara İtilen Kahramanlar(Uzman Jandarmalar)

Gündem Kategorisinde ve Genel Forumunda Bulunan Kenara İtilen Kahramanlar(Uzman Jandarmalar) Konusunu Görüntülemektesiniz => TERCUMAN GAZETESİ YAZI DİZİSİ (ÇELİK ÇELİKYAMAN) Kenara itilen kahramanlar-1 Teröristin, hırsızın, uğursuzun korkulu rüyası uzman jandarmalar, adeta kenara itilmiş. Sayıları ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 11-09-06, 00:33   #1
Yabancı
 
Giriş Tarihi: 07-08-2005
Yaş: 37
Mesajlar: 8
Rep Puanı: 2375
dmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfır
Rep Gücü: 0
Varsayılan Kenara İtilen Kahramanlar(Uzman Jandarmalar)


TERCUMAN GAZETESİ YAZI DİZİSİ
(ÇELİK ÇELİKYAMAN)

Kenara itilen kahramanlar-1

Teröristin, hırsızın, uğursuzun korkulu rüyası uzman jandarmalar, adeta kenara itilmiş. Sayıları 25 bini geçen bu kahramanlarımız maaş adaletsizliğinden, ordunun tesislerine girememeye kadar birçok dertten yakınıyor

BAŞLARKEN...
HANİ hep kullanılıyor ya, “Gizli kahramanlar' diye. İşte o cümlenin çok yakıştığı ve anlamını bulduğu insanlar onlar. Sabah içtimalarında bölük, batarya komutanının, 'Lider personel buraya gelsin' komutuna koşarak giden, gece gündüz; yaz kış demeden çalışan insanlar. Şehirlerarası bir yolda trafik polisi olan, dağ başında vatan için elleri tetikte bekleyen, ülkemizi ziyaret eden turistlerin güvenliği için at sırtında hazır bekleyen 25 bin uzman jandarmadan bahsediyoruz. Bu kadar iş yüküne rağmen hak ettiklerinin verilmediğinden şikayetçiler. Sorunlarını anlatırken bile içinde bulundukları kurumun ciddiyetini bir an olsun elden bırakmıyorlar. Bugünlerde teröre karşı göğüslerini siper ederken, şehit olan arkadaşlarının ardından ağlıyorlar. Hep bir kenara itilmiş gibi duran uzman jandarmalar tüm sorunlarını açık yüreklilikle TERCÜMAN'A anlatıyorlar. Şimdi arkanıza yaslanın ve yeşil dertleri, çok bilindik bir komutan tabiriyle, 'rahatta' dinleyin.JANDARMA Genel Komutanlığı'na bağlı olarak çalışan uzman jandarmalar subay ve astsubaylar gibi muvazzaf durumdalar. En az lise mezunu olan uzman jandarmalar, Ankara Beytepe Jandarma Okullar Komutanlığı'nda bir sene eğitim gördükten sonra 6 aylık iç eğitimle beraber kıtalarına katılıyorlar. Her sene okula alınan kadın uzman jandarmalar ise Jandarma Bandosu'nda görevlendiriliyorlar. Uzman jandarmalar gerektiği durumlarda karakol komutanlığı, tim komutanlığı, personel lojman komutanlığı ve harekat eğitim astsubaylığı yapabilecek şekilde yetiştiriliyorlar. Subay ve astsubaylarda 15 yıl olan mecburi görev süresi uzman jandarmalar için 10 yıl olarak belirlenmiş durumda. Uzman jandarmalar, her üç senede bir, birinci kademeli çavuştan sekizinci kademeye çavuşa kadar rütbe alıyorlar. Rütbe değişimi ise her sene 30 Ağustos'ta yapılıyor. Adları sürekli karıştırılan uzman erbaşlarla en önemli farkları ise bu noktada ortaya çıkıyor. Uzman çavuşlara, okulu bitirdikten sonra kişisel tabanca verilmese de en azından kendi çabalarıyla aldıkları silahlarını hem askeri, hem de sivil kıyafetleriyle özgürce taşıyabiliyorlar. Uzman jandarmaların emeklilik yaş haddi ise 56. Bunlar madalyonun güzel tarafı gibi gözükse de uzman jandarmaların sorunları diz boyunu aşmış durumda. Öyle ki, uzman jandarmalar Jandarma Genel Komutanlığı'ndan başlayıp TBMM'ye ve milletvekillerine kadar, haklarının iyileştirilmesi için, sürekli mesaj gönderiyorlar.

Okusalar da boşuna
Uzman jandarmaların en dikkat çeken sorunlarının başında maaş ayarları geliyor. Bir uzman erbaş maaş almaya 10'un 1'inci derecesinden başlarken uzman jandarmalar ise 11'in 1'inden başlıyorlar. Ön lisans ile lisans seviyesinde okul bitiren tüm memurların 1'inci derecenin 4'üncü kademesine yükseldiğini hatırlatan uzman jandarmalar kendilerinde ise bunun olmadığını, halen 11'inci derecenin 1'inci kademesinden ortaokul mezunu sıfatıyla göreve başladıklarına dikkat çekiyorlar. Onlara göre bu, Anayasa'nın eşitlik ilkesine ve insan hakları evrensel beyannamesine aykırılık teşkil ediyor. Örneğin bir uzman jandarma Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'ni bitiriyor ama bu maaşına yansımıyor. Aynı mektupta dikkat çekilen bir sıkıntı ise kademe düzeltmesinde baş gösteriyor. Bir uzman jandarma şunları söylüyor: 'Ben lise mezunuyum ama önlisans yada lisans bitirsem bile derece kademe düzeltilmesi yapılmamaktadır. Emsalimiz lise ve dengi okul mezunu astsubaylar ve Uzman Erbaş Kanunu'na tabi uzman çavuşlar. Biz bile ne olduğumuzu anlayamadık.'

Yönetmelik, 'Girer' diyor
Yönetmeliğe göre uzman jandarmalar, Jandarma Genel Komutanlığı'nın izin verdiği tesislere girme hakkına sahip olsalar da, bu, uygulamada gerçekleşmiyor. Burada sözü, derdini Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e mektup yazarak anlatan bir uzman jandarmaya bırakalım: 'Ben 3466 sayılı kanuna tabi muvazzaf uzman jandarmayım. 1999 yılında Uzman Jandarma Okulu'nu kazandım ve bu okuldan 2000 yılında mezun oldum. Bizler silahlı kuvvetlerin bir mensubu olmamıza rağmen ordu evlerine bırakın alınmayı oto parkına araçlarımızı bile park edemiyoruz.'
Yine TBMM'ye gönderilen bir dilekçede aynı sorun şöyle anlatılıyor: 'Sosyal tesisler ve ordu evlerinden faydalanmak için ailemizle veya münferit müracaat ettikleri zaman faydalandırılmamakta bu da beraber çalıştığımız subay ve astsubaylar tarafından alay konusu edilmekte, rencide olmaktayız. Bu durum moral ve motivasyonumuzu olumsuz yönde etkileyerek mesleğimizde birlik ve beraberlik ruhunu zedelemektedir.'

Lojman da verilmiyor
Uzman jandarmaların lojman sorunu da bulunuyor. Yönetmeliğe göre lojmanların yüzde 45'i subay, yüzde 35'i astsubay, yüzde 15'i uzman jandarma ve uzman erbaşlara, yüzde 5'i ise sivil memurlara veriliyor. Fakat kontenjanda boş yer kaldığı zaman yüzde hesabına bakılmayarak, daireler en yüksek rütbeden başlayan dağıtılıyor. Böylece uzman jandarmaların büyük çoğunluğu açıkta kalıyor. Bu oran özellikle Doğu Anadolu'da çok artıyor. Bu durum da kendilerinin ve ailelerinin can güvenilği açısında büyük tehlike oluşturuyor. Yoğun geçen bir seneden sonra dinlenmek isteyen uzman jandarmalar, Çanakkale'deki tesis dışında, askeri dinlenme tesisleri ve kamplardan da yararlanamıyorlar.

Yargılanmaları er gibi
Yine uzman jandarmaların itiraz ettiği bir nokta ise 'Uzman jandarmalar dereceleri itibariyle astsubaylar için belirlenmiş ek göstergelerin 2/3 uygulanır' ibaresi. Uzmanlar bir sene boyunca aynı eğitimi aldıkları astsubaylarla maaş ve göstergelerinin de eşitlenmesini istiyorlar. Yine uzman jandarmalar, makamdan dolayı verilmesi yeni kabul edilen temsil tazminatını da alamamaktan şikayetçi. Yani yeri geldiğinde tim komutanlığı ya da at üzerinde turizm jandarmalığı yapan uzmanlar bunun karşılığını alamıyorlar. Uzman jandarmalara en çok dokunan konulardan birisi ise bir suç işledikleri taktirde gördükleri muamele. Bir sene boyunca astsubaylarla aynı eğitimi alan uzmanlar, bir de üzerine muvazzaf olmalarına rağmen, suça karıştıkları zaman er ve erbaş gibi yargılanıyorlar.

YARIN : Genelkurmay, bayramlarını bile kutlamıyor.
Uzman jandarmalar anlatıyor.

Çelik ÇELİKYAMAN
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kenara itilen kahramanlar-2

Uzman jandarmalar resmi ve dini bayramların gelmesini pek istemiyorlar. Kendilerini çok yalnız hissediyorlar. Haksız da değiller. Genelkurmay bayram tebriğinde onların isimlerini bile anmıyor İlk zamanlarda uzmanların astsubaylığa geçişi oldukça kolaydı. Şimdi ise bir uzmanın subay olması imkansız gibi. 17 yıllık uzman, bu sürede sadece bir arkadaşının subay olabildiğini anlatıyor

Uzmanın bayramı buruk
BİR dönem Genelkurmay'a sunulan çalışmaya göre, 'Erbaş ve erlerin istihdam edildiği kritik kadro görev yerlerinde kullanılmak' üzere alınan uzman jandarmaların isimlerinin değiştirilmesi gündeme geldi. Eğer öneri komutanlık tarafından kabul edilseydi, uzman jandarmalar bundan sonra 'Altsubay' veya 'Altastsubay' olarak adlandırılacaklardı. Fakat bu olmadı. Uzman jandarmalara göre hazırlık okulunda astsubaylarla bire bir aynı dersleri görmelerine rağmen hem maaş olarak onlarda az kazanıyorlar, hem de dün yazdığımız gibi, ek göstergelerinin üçte ikisini alıyorlar.

Esas yıkıldıkları an
Uzman jandarmalar resmi ve dini bayramların gelmesini istemiyor dersek abartmış olmayız. Çünkü her bayramda TSK'ya yönelik kutlama mesajı yayınlayan Genelkurmay, 'Subay, astsubay, uzman erbaş, er ve erbaş' derken, sadece onların adını anmıyor. Bu da uzman jandarmalarda üzüntüye neden oluyor. Onlara göre, kendi rütbeleri sadece Jandarma Genel Komutanlığı'nda olduğu için Genelkurmay'da temsil sıkıntısı yaşıyorlar. Yani bir anlamda Genelkurmay uzman jandarmaları 'resmi olarak' tanımıyor gibi bir sonuç çıkıyor ortaya.

İsim benzerliği kurbanları
Uzman jandarmaların bir diğer sıkıntısı ise sıklıkla uzman erbaşlar ile karıştırılmaları. Örneğin, kredi almak için bir banka şubesine gittikleri zaman ecel terleri döküyorlar. Kendilerini sözleşmeyle çalışan uzman erbaş zanneden görevlilere maaş bordrolarını gösterip uzun uzun ikna ediyorlar. Tabii bu arada kara, deniz ve hava kuvvetlerinde çalışan ve yasaları uzman jandarmalardan farklı olan sözleşmeli erbaşların da bu sıkıntıyı yaşadığını hatırlatmakta fayda var.Söz uzman erbaşlardan açılmışken, uzman jandarmalar bu meslek grubuyla karıştırılmaktan da şikayetçi olduklarını belirtiyorlar. Onlara göre bu özellikle erbaş ve erlerle olan 'alt-üst' ilişkisini zedeliyor. Bazı durumlarda emre itaatsizlik yaşanabiliyor. TSK'da yeni uygulamaya konulan çalışmada da uzman erbaşlarla uzman jandarmaların akıllı kimlik kartları aynı. Bu duruma müdahale etmek isteyen uzman jandarmalar, 'Geç kaldınız' cevabını almışlar.

Yükselme kısıtlandı
Uzman Jandarma Okulu'na her sene 2 bin yeni öğrenci alınıyor. İlk zamanlarda astsubay adayı gibi görülen uzmanların yaklaşık 800'ü bir sene içerisinde girdikleri sınavları başarı ile geçerek astsubay oluyorlardı. Fakat uzman jandarmalar bunun da zamanla zorlaştığını, bugün ancak 100-150 kişinin astsubaylığa geçiş yaptığını hatırlatıyorlar. Bir uzmanın subay olması ise nerede ise imkansız. Bir uzman, '17 yıllık meslek hayatımda sadece bir uzmanın önce astsubay daha sonra da subay olduğunu gördüm. Rütbesi ise şu an üsteğmen. Onunla gurur duyuyoruz' diyor.
Şener Paşa'nın gayretleri
Sorunlarını anlatmak için askeri yapıda bulunan silsileyi (önce bir üste ulaşma) takip eden uzman jandarmalar bir türlü sonuç alamayınca, dönemin Jandarma Genel Komutanı Emekli Orgeneral Şener Eruygur'a ulaşmışlar. Eruygur sorunlarını canla başla çözmek için uğraşmış. Şu anda da uzmanların gönlünde taht kurmuş durumda. Uzman jandarmalar, Eruygur Paşa'nın sorunların ortadan kalkması için bir komisyon oluşturduğunu belirtiyorlar. 'Bu komisyon gerekli çalışmalara başladığı esnada Genelkurmay Başkanlığı'nda uzman jandarmaların eşiti gösterilemedi. Bu yüzden çalışmalar yarım kaldı' diyorlar.
'Askeri gazinoda içeri alınmadık'
DOĞUBAYAZIT'TAN Ankara'ya tayinim çıktı. Eşim ve iki çocuğumla Ağrı'ya geldik. Amacımız, ertesi gün uçakla Ankara'ya geçmek. O akşam konaklamak için askeri gazinoya gittik. Durumumuzu anlattık. Kapıda görevli, bizim orada kalamayacağımızı söyledi. Kendisine sadece bir gece kalacağımızı tekrarladım. Bize, 'Bu çizgiyi geçemezsin' dediler. Çok dokundu bu laf bana. Ben orada görev yaptığım iki sene boyunca dağdan inmedim. Karımı ve çocuklarımı göremeden terörist kovaladım. Bu muydu bunun karşılığı? Bizler sınır çizgilerimiz geçilmesin diye canımızı veriyoruz fakat kendi kurumumun tesisinden yararlanamıyorum. Gazinoya alınmayınca mecburen bir otele gittik. 50 YTL ödeyerek bir akşam kaldık. Aklıma Beytüşebap'ta maskeli teröristler tarafından evinde şehit edilen Astsubay Levent Çevik geldi. Allah korusun bizim de başımıza aynı şey gelebilirdi. O zaman ne olacaktı? Arkamızdan, 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' diye slogan mı atılacaktı sadece? Bir uzman jandarma olarak tabii ki askerin siville kaynaşmasını savunuyorum. Ama bu kadar da kolay hedef haline getirilmemeliyiz.
Etrafında ışık vardı
KAHRAMANMARAŞ'IN Afşin İlçesi'nde beraber çalıştığımız komutanımız Erol Ayaz, Elazığ Karakoçan'a tayin olmuştu, ben de Diyarbakır Jandarma Özel Harekat''a gitmiştim. Aradan bir yıl geçti. Tabii o zamanlar cep telefonu bu kadar yaygın olmadığı için nadiren görüşüyorduk. Ama çok iyi bir insandı. Mesleği bana o öğretmişti. Yeri geldi kızdılar, yeri geldi koruyup kolladılar. Bir yıl sonra komutanımı rüyamda gördüm. Üzerinde komando kıyafeti, başında beresi. Etrafında ise onu saran bir aydınlık vardı. Ertesi gün akşama doğru şehit olduğu haberini aldım. Arkadaşlar bugünlerde bu ********ler yine azıttılar. Şu an görev başında olan arkadaşlarım dikkat edin.
Kira yardımı yapılmıyor
LOJMAN sorununun ne kadar ciddi olduğunu anlatmak için Tercüman'a gönderilen bir e-postaya göz atalım:
'Lojmanlara girememek en büyük sorunlarımızdan. Bu nedenle dışarıda ev tutmak zorundayız. Artık en küçük yerleşim yerinde bile kiralar 300 YTL'den aşağıya değil. Buna çocukların masraflarını da eklerseniz ayın sonunu zor getiriyoruz. Eskiden kira yardımı yapılıyordu bizlere. Sonra bunu da tamamen kaldırdılar. Kafamızda bu sorunlarla operasyonlara gidiyoruz. 'Acaba şu an karım ne yapıyor, çocuklarım iyi mi' soruları kafamızı meşgul ediyor. Çünkü hiçbir korumaları yok. Tek çare olarak fazladan bir tabanca aldım eve bıraktım. Başka ne yapabilirim ki?'
Hem polis, hem zabıta
UZMAN jandarmalar belediye sınırları dışında emniyet ve asayiş hizmetini yürütmek ile yükümlüler. Jandarma teşkilatı içerisinde bir polis memurunun aldığı tüm eğitimleri alan uzman jandarmalar, daha sonra trafik, olay yeri inceleme, kaçakçılık, çocuk suçları, muhabere, kriminal, karakol, istihbarat ve arama kurtarma dallarında uzmanlaşıyorlar. İsteyen uzman jandarmalara, her sene düzenlenen sınavlara katılarak askeri hayatlarına astsubay olarak devam etme hakkı tanınmış durumda.
Risk bende ama
KENDİ devrem olan bir astsubaydan 250-300 YTL az maaş alıyorum. Şimdi bulunduğum yerde Hizmet Muhafız Kısım Komutanı'yım. 30 er ve erbaş, 10 araç, bölük zimmeti, kantin, çay ocağı ve tabildotla ilgileniyorum. Şimdi soruyorum size: Bir bölükte bundan daha riskli ne olabilir? Ben risk altındayım ama az maaş alıyorum. Sadece komutanlık tazminatı adı altında 25-30 YTL fazla alıyorum. Ama astsubay olsam Allah bilir, bunun kaç katını alırdım. Benim sorumluğumun benzeri sadece İlçe Jandarma Komutanı'nda var. Benim durumumda yüzlerce uzman jandarma olduğunu biliyorum.
Yorgunluğumu unutturdunuz
ARKADAŞLARIM, 'Sorunlarımız Tercüman'da yayınlanacak' deyince inanamadım. Hakkari'de görev yapıyorum. Bütün gece operasyondaydık. Kaç kilometre yürüdüğümü hatırlamıyorum. Hainlere yine geçit vermedik. Şu an sabah 09.00. Diziyi okuyorum. Gecenin uykusuzluğundan ve yorgunluğundan eser kalmadı. Emin olun, bir ay uyumadan görev yapabilirim. Allah sizlerden razı olsun.

YARIN: Uzman jandarmalar hangi görevleri yapıyor, neler yaşıyor

ÇELİK ÇELİKYAMAN
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kenara itilen kahramanlar-3

Zaman zaman şehirlerarası yollarda karşılaşırız onlarla, beyaz zemin üzerine kırmızı-mavi şeritli arabalarıyla. Görevleri, trafikte güvenliği sağlamak. Ancak uzman jandarmalar, yanlarında bir astsubay bulunmadığı zaman, suçluya herhangi bir ceza bile yazamıyor

Sorumluluk çok, yetki yok
JANDARMA Genel Komutanlığı'nın tüm personelinin yüzde 47 gibi ağırlıklı kısmını oluşturan uzman jandarmalar, dağdan denize kadar her yerde görev yapıyorlar. Jandarma Özel Harekat'tan turistik bölgelere kadar her yerde karşımıza çıkıyorlar. Bazen de şehirlerarası yollarda görüyoruz onları.
Beyaz üzerine kırmızı-mavi şeritli arabaları ile kızgın güneşte, dondurucu soğukta saatlerce yol kenarında dikilirler. Şanslı iseler deniz kenarında bir yolda görev yaparlar. En azında maviyi seyrederler arada bir.
Ya bir suçluyu arıyorlardır ya da bir trafik canavarının ocakları söndürmesini engellemeye çalışıyorlardır.
Onları en çok mutlu eden ise, 5 dakikalığına misafirleri olan insanların giderken dedikleri, 'Kolay gelsin'dir. Bu iki kelime bütün yorgunluklarını alıp bir kenara atsa da, onların da şikayetçi oldukları konular var. Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan uzman jandarmalar içinde halkla en yakın olan trafikçiler geniş yetkilerle donatılmamış olmaktan yakınıyorlar.

Duba diziyoruz
Trafikte görevli uzman jandarmaların en sıkıntılı oldukları konu, göreve ekip lideri olarak gidememek. Karayolları Trafik Kanunu, uzman jandarmalara polisin olmadığı yerlerde trafiği düzenleme ve trafik suçlarına el koyma hakkı verirken Jandarma Genel Komutanlığı'nın ilgili yönetmeliği de bunu kabul ediyor.
Ancak komutanlığın hazırladığı bir yönetmelikte ise, uzman jandarmaların, başlarında bir astsubay olmadan göreve çıkmaları yasaklanıyor. Bir uzman jandarma şunları anlatıyor:
'18 ay eğitim görmüş, üzerine 2 ay trafik konusunda eğitim almış uzman jandarma dubacıdır. Yani yola duba dizer, toplar. Araç durdurur, suçunu bildirir, fakat ceza yazılması için tim komutanına gönderir.'

'Bize güvenilmiyor mu?'
Binlerce uzman jandarmanın en tehlikeli yerlerde ve en kritik görevlerde tim komutanı olarak çıktığını belirten trafikçi jandarmalar, 'Günlerce operasyonlarda pusu ve keşif görevleri icra ederken trafik kontrollerine tek başımıza çıkamamak bizi üzüyor. Sanki bize güvenilmiyormuş gibi hissediyoruz' diyorlar.
Genç polislerin bile trafik görevlerine lider olarak çıktıklarını belirten uzman jandarmalar, '15 Mehmetçik'in canını, o binlerce YTL'lik tankları, silahları ve optik cihazları bize emanet edebilen komutanlarımız neden trafik söz konusu olunca bizim kanunla verilmiş yetkimizi kullanmamıza izin vermiyorlar? Trafik jandarması ceza kesmeyecekse suçla nasıl baş edecek? Kaldı ki yeni kabahatler kanunu ile karakoldaki jandarma dahi belli suçlarda para cezası kesebiliyor' şeklinde konuşuyorlar.

Olay yeri mi, idare yeri mi?
Olay yeri inceleme timlerinde görevli uzman jandarmaların ise en temel sorunu özellikle emniyet ve asayişi bozuk olan yerlerde ve terör olaylarının ağırlıklı olduğu bölgelerde yaşanıyor. Kelle koltukta görev yaptıklarını belirten uzman jandarmalar, olay yerine kendi olay yeri inceleme araçları ile hiçbir emniyet tedbiri alınmadan gittiklerine dikkat çekiyorlar. Ayrıca bu konumdaki pek çok uzman jandarmaya, kendi görevlerine ek olarak, idari kısım görevi de verildiğini ve üzerlerindeki yükün arttığını ifade ediyorlar.

JÖH'de sıkıntı
Jandarma Özel Harekat'a (JÖH) atanan bazı uzman jandarmalar ise tüm atamaların unsur komutanı olarak yapılmasına rağmen bazı JÖH birliklerinde birlik komutanı tarafından kendilerine kadro silahı olmayan silahların verilmesinden şikayet ediyorlar. Uzman jandarmalara göre normalde uzman erbaşların taşıması gereken makineli tüfeği onların taşıması, aradaki ast-üst ilişkisini zedeliyor.

OYAK'ta temsilleri yetersiz
Uzman jandarmalar, göreve başladıkları ilk aydan itibaren zorunlu olarak üye oldukları, bankacılıktan demir çeliğe kadar birçok alanda faaliyet gösteren OYAK'ta yeteri kadar temsil edilmediklerinden yakınıyorlar. İlk kez bu sene Temsilciler Meclisi seçimi için bir uzman jandarmanın çağırıldığını belirten uzmanlar, her ay 25 bin uzman jandarmanın maaşından toplam bir milyar 875 bin YTL kesinti yapıldığını söylüyorlar. Uzman jandarmalar, bütün şirketlerin yıl sonunda kar payı dağıttığını, fakat OYAK'ın yıllık 3.5-4 bin YTL tutan bu miktarı dağıtmadığını ifade ediyorlar.
Tesislere almadılar 55 dakika dondum
UZMAN jandarmalar başlarından geçenleri anlatmaya devam ediyorlar: '2001 yılı Ocak ayında mesleki bir kurs nedeniyle Ankara'da idim. Günlük işlerimi hallettikten sonra Anıttepe'de bulunan jandarma tesislerine geldim. Servise binip evime gidecektim. Saat: 22.05 idi. Servis 5 dakika önce kalkmıştı. Bir sonraki servis ise 23.00'teydi. Ankara'nın soğuğunu bilmeyen yoktur. Mevsim kış olduğu için bırakın yerleri, neredeyse insanları donduracak kadar soğuk vardı. 55 dakikayı geçirebileceğim tek yer Anıttepe'deki sosyal tesislerdi. Hemen oraya gittim. Kimliğimi gösterip içeri girmek istediğimde kapıdaki nöbetçi asker özür dileyerek uzman jandarmaların alınmadığını söyledi.
Nöbetçiye, 'Burası orduevi değil, sosyal tesis' dememe rağmen ikna edemedim. Yapacak başka bir şeyim yoktu. Hayatımda hiç unutamayacağım 55 dakikayı buz üzerinde yürüyerek geçirdim. Şimdi sizin aracılığınızla sayın komutanlarıma bu durumu düzeltmelerini arz ediyorum.'
İlk mama uzman jandarmadan
KAYSERİ'NİN Erkilet Beldesi'nde açık araziye bırakılan 2 günlük bir bebeği, devriye gezen jandarma ekipleri donmak üzereyken buldu. Ölmek üzere olduğu anlaşılan bebeğin karnını, ekipte görevli bir uzman jandarma doyurdu. Ardından bebeği Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne götüren jandarmanın mutluluğu gözlerinden okunuyordu. 2.5 kilogram ağırlığında olan bebeğin adını da onu ölümden kurtaran uzman jandarma koydu: Mehmet
Yeni kanun aleyhte hükümler içeriyor
UZMAN jandarmalar yeni kanunlarla eski durumlarının da bozulduğuna inanıyorlar. 635 sayılı eski Uzman Jandarma Kanunu'nda uzman jandarmalar, 'Jandarma Genel Komutanlığı'nın ast komuta kademelerinde emir komuta, eğitim ve öğretim ile diğer işlerde astsubaya yardımcı olmakla görevlendirilen asker kişilerdir' diye tanımlanıyor. Uzmanlar, yeni kanunda ise bu gelişmenin geriye götürüldüğünü ve 3466 sayılı kanunun 9'uncu maddesinde, 'Uzman jandarmalar, çavuş rütbesi taşıyan asker kişi sayılırlar' denildiğini ve bunun da, verilen hakkın geri alınamayacağı ilkesi nedeniyle hukuka aykırı olduğunu düşünüyorlar.
Dernek de kuramadılar
YÖNETMELİK, halen görevde olan subay, astsubay ve uzman erbaşlarla birlikte uzman jandarmaların da dernek kurmasını yasaklıyor. Uzman jandarmalar seslerini duyurabilmek için en azından emeklilerin bir dernek kurması gerektiğini düşünerek, bu yapısını tamamlayan uzman erbaşları örnek gösteriyorlar. Uzman jandarmalar burada çuvaldızı kendilerine batırmaktan çekinmiyorlar: '7 emekli uzman jandarma bulsak dernek 48 saate kurulacak.'
Atlı jandarma turizmin hizmetinde
Atlı jandarma, halinden daha bir memnun görüntü veriyor. Önleyici zabıta hizmetleri kapsamında kurulan Atlı Jandarma Bölük Komutanlığı, sadece turizm bölgelerinde hizmet veriyor. Ağırlıklı olarak subay ve astsubaylardan oluşan bu birlikte, uzman jandarmalar da at biniyor. Öncelikli amaçları turistlerin rahat tatil yapması olan birlikte görev yapan uzman jandarmalar yabancı dil biliyorlar. Tek sıkıntıları ise yabancı dil tazminatı alamamak.

YARIN:Bir uzman jandarmanın Şemdinli mektubu

Çelik ÇELİKYAMAN
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kenara itilen kahramanlar-4
Halen sınır boyunda vatanın bölünmez bütünlüğü için göğsünü siper eden bir uzman jandarma, 'Artık yeter' diyerek, Şemdinli'de yaşananları kaleme aldı

Şemdinli'yi bileniniz var mı?
YargIsIz infaza isyan eden uzman jandarma tüm olayların, örgütün ve yabancı gizli servislerin işi olduğuna dikkat çekiyor. Uzman jandarmanın mozaikçiler, üst kimlik, yan kimlik, alt kimliği savunanlara, dalkavuklara, Sorozcular'a, dinlerarası diyalogcuların yüzüne haykıracağı tek bir cümlesi var:
'Varlığım Türk varlığına armağan olsun.'
Gelin, Uzman Jandarma M.T.'nin mektubunu birlikte okuyalım:

Evinize giden roket
'HİÇ gitmişliğiniz, otuziki virajları aşıp, Kaymakam Çeşme'nin soğuk suyunu hiç içmişliğiniz var mı? Her sabah uyandığınızda size merhaba diyen Efkar Tepe'yi, Gomane Tepe'yi gezdiniz mi karış karış? Mayına basan aracın içinden, tam ondört metre uzağa fırlayan bir arkadaşınız oldu mu sizin? 'Yenge vallahi az önce yanımda oturuyordu, şimdi dışarı çıktı' diye yalan söylediniz mi karısına? Dükkanına girip alışveriş yaptınız mı bir esnafın? Gomane Tepe'nin zirvesinden, içinde eşinizin, çocuğunuzun bulunduğu lojmana doğru yanarak gidip evinizin duvarında patlayan RPG-7'leri izlediniz mi siz? Ama yine de bulunduğunuz görev yerini terk etmeden, acaba öldüler mi, yaralandılar mı, diye sabaha kadar hiçbir haber alamadan beklediniz mi?

Hiç düşündünüz mü?
Ben bu insanlar rahat uyusun diye buradayım, ama neden benim aileme saldırıyorlar diye düşündünüz mü hiç? Evinizin roketlendiği mahalleden ve hatta roketin atıldığı, makineli tüfeğin yanı başında, çalıştığı evin sakinlerinden, vallahi biz bir şey görmedik dediklerini duydunuz mu kulaklarınızla?
Her şeye rağmen deyip görevinize devam ettiniz mi? O patlamalardan dolayı yıllardır psikolojik tedavi gören bir çocuğunuz veya çocuğu bu yüzden tedavi gören bir tanıdığınız oldu mu? Hiç böyle bir babanın veya annenin yüz ifadesini gördünüz mü? Tabancanızı evinizde bırakıp, 'bir şey olursa, eve girmeye çalışırlarsa gerekeni yap, son iki mermiyi de kendinize ayır, ellerine sağ geçme' diyerek her defasında eşinizle helalleşip çıktınız mı evden, ya da böyle bir tanıdığınız oldu mu?
Sürekli telsiz anonslarını dinlediği için, ilk kurduğu cümle 'Atışlar normal' olan bir çocuğunuz oldu mu sizin? Lojmanın emniyetini sağlayan silahlı nöbetçilerin yanında mı oynadı çocuklarınız ve uzaktan dahi gelse, her silah sesinde o çocukların evlere, mevzilere nasıl koşturduğunu, koşarken düşenlerin nasıl yerlerde sürüklendiğini, nasıl hıçkırarak ağladıklarını gördünüz mü hiç?

Sabrım tükendi artık
Bugün yaşanan olayların, ilk olduğunu mu sanıyorsunuz? Bunları yapmadı ve yaşamadıysanız eğer, orası hakkında bildiklerinizin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur efendiler. Affedersiniz bu kadar net konuşmak istemezdim ama ne yazık ki sabrım tükendi artık.
Siz oturduğunuz ceylan derisi koltuklarda belki farkında değilsiniz, belki de umurunuzda değil ama orada görev yapan insanların öncelik sıralarında, ailelerinden önce vatanları geliyor, yeminleri geliyor. İşte bu yüzden mevzilerini terk edip ailelerinin yanına koşmuyorlar. Biz de onun için koşmadık zamanında görevimizi bırakarak. Yüreğimiz titreyerek bekledik ama görevimizin başında, dağda, hudutta bekledik efendiler, görevimiz bitene kadar bekledik. Bu insanlar tüm bunlara vatanları için, üstüne el koyup yemin ettikleri bayrakları için katlanıyorlar, sizin başınızın üzerindeki, ama nasıl sağlandığını bile bilmediğiniz, egemenlik örtüsünün bekası için katlanıyorlar.
Peki, onlar bu şartlar altında görev yaparken siz veya sizden öncekiler bu fedakarlıklara liyakat gösterebilmek için, geçmişte ne yaptınız, şimdi ne yapıyorsunuz? Anıtlaştırılan terörist mezarlarının hesabını mı soruyorsunuz? O cenaze araçlarının görevlendirme emrinde kimlerin imzasının olduğunu mu araştırdınız? Başbakan'a güç gösterisi yaparak, 'Uçaklardan ve validen hoşlanmadık, ayrıca dağdakilerden vazgeçmeyiz' diyenlere mi hesap sordunuz yoksa? Ya bütün kutsal değerlerimize söverek ayaklanan kalabalıklar, onlara devletin varlığını mı hissettirdiniz? Baldırı çıplak peşmergelerden tutun da, Danimarkalısı'ndan, Hollandalısı'ndan, Rum'undan duyduğunuz her türlü hakaret ve aşağılamaya cevap mı verdiniz? Roj TV muhabirlerinin nasıl olup da olaylardan 3 dakika sonra canlı yayın yaptığını mı buldunuz? Bir el bombasının nasıl olup da o kadar hasar meydana getirdiğini mi, Almanya ile yapılan telefon konuşmasını mı, o kalabalığın nasıl bir anda örgütlendiğini mi araştırdınız?'
Mektup burada bitmiyor. Uzman Jandarma M.T., mektubunun ikinci bölümünde bazı çevrelere masaj gönderiyor. Onu da yarın okuyalım.

YARIN: Peki, siz ne yaptınız?

ÇELİK ÇELİKYAMAN
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kenara itilen kahramanlar-5
Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'nde geçen yılın kasım ayında çıkan olayları anlatan Uzman Jandarma M.T. yetkililere, 'Olayların altından terör örgütü ve bazı gizli servisler çıkarsa ne yapacaksınız?' diye soruyor

'Şemdinli'de eylemlerin arkasında kimler var?
UZMAN Jandarma M. T'nin mektubunun Şemdinli gerçeğini anlatan ilk bölümünü dün yayınlamıştık. Gelin bugün de mektubun geri kalan bölümünü okuyalım:
'Arabası parçalanarak yakıldıktan sonra, ********ce ve insafsızca dövülerek komaya sokulan uzman çavuşu mu, evi kurşunlanan polisi mi, okulunda tartaklanıp kovalanan asker çocuklarını mı araştırdınız? Bütün bu eylemleri kimin planladığını ya da organizasyonu kimin veya kimlerin yaptığını mı, o gün halkı 'sürüsünü idare eden bir çoban' maharetiyle kimlerin idare ettiğini mi araştırdınız? Hayır, bunların hiçbirisini yapmadınız.
Siz ne yaptınız peki? Sizin farkında bile olmadığınız değerler için orada görev yapan bir astsubay ve bir uzman çavuş bulup, sonra bütün aydıncıklar, sağduyucular, mozaikçiler, üst kimliği, yan kimliği, alt kimliği olanlar ve hatta kimliksizler, sonra dalkavuklar, sendikacılar, susurluk paranoidleri, Sorosçular, hülasa ne idüğü belirsiz, ne kadar adam varsa etrafınızda, bila istisna topunuz bir koro nizamında toplanıp, koroyu kimin yönettiğine bile bakmadan, ki ben bundan emin değilim, 'vurun *****ye' konseri verdiniz.Yanlış şarkıyı çalıyordunuz ama çaldığınız, sesler, akortlar, notalar hep bozuktu ama yine de çaldınız, orkestra şefi, 'Müzik' demişti nasılsa. Şimdi yapılan araştırmalar neticesinde şu anda bile kuvvetle muhtemel olan sonuç çıkarsa ki bu sonuç, olayların altından terör örgütü ve onunla beraber bazı gizli servislerin çıkmasından doğacak sonuçtur, o vakit ne yapacaksınız?

Avrupalı ne der?
Allanıp pullanıp önüne çıkarak tek tek arzı endam ettiğiniz o basına (!) bu defa ne söyleyeceksiniz? Acaba yapacağınız hangi açıklama ile durumu kurtarmaya çalışacaksınız? Yapın efendiler, vazifenizi yapın, hem de gözünüz kapalı yapın. Açarsanız gözünüzü belki Türk Bayrağı'na sarılı tabutları görürsünüz, ağlayan ailelerini, yetim çocuklarını görürsünüz de vicdanınız depreşir, vazifeniz yarım kalır. Sonra ne der Avrupalı, değil mi? Hatta bakın ne diyeceğim, asın gitsin o astsubayla uzman çavuşu.
Şemdinli'yi, Yüksekova'yı, Hakkari'yi de belediye başkanlarına teslim edin, seçilmiştir nihayet, atanmış değil. Öyle valiye filan da gerek yok canım, boşa zahmet. Tayin et, beğenmediler değiştir, ne lüzum var efendim. Bir belediye başkanı ile ulemadan bir zat-ı muhterem yeter de artar bile. Siz de bu arada sanatsal sergiler açın, medeniyetleri buluşturun, dinlere diyalog kurdurun. Değil mi ki ateş düştüğü yeri yakar.
Ateş sizin yüreğinize mi düştü sanki? Bölen bölsün, satan satsın, Avşar'ı da ayırsınlar, Yörük'ü de ayırsınlar, dadaşı da, sarışını da, esmeri de... Şehirleri, köyleri, mahalleleri, hatta ev ev ayırsınlar Türk Milleti'ni, size ne gam efendiler.
VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN Uzman Jandarma M. T.'

Damatlığı kefeni oldu
ŞIRNAK'TA üç ay önce bölücü örgüt PKK'nın kurşunlarıyla şehadet şerbeti içen Mersinli Uzman Jandarma Murat Tutal yaşasaydı bugünlerde damatlık giyecekti. Çakırsöğüt Komando Birliği'nde 3.5 yıl görev yapan ve 4 arkadaşıyla beraber şehit olan Tutal'ın baba evinde aylardır matem havası var. Bir tarafta evlatlarını kaybetmenin o tarif edilemez acısı, bir taraf da oğullarının şimdi Allah'ın askeri olmasının verdiği gurur. Genç asker, şehit düştüğünde bir yıllık nişanlıydı. Evlenip artık tek evde, tek bir yastıkta ömür boyu beraber yaşamanın planlarını yaparken, tekbirlerle uğurlandı gerçek makamına. Uzman Jandarma Çavuş Tutal'ın annesi Halime Tutal, tek oğlunu teröre kurban vermenin acısını yaşıyor. En son Kurban Bayramı'nda gördüğü evladının ardından göz yaşlarına boğulan anne, 'Benim ciğerim yandı, başkasının yanmasın. Ciğerimi yaktılar. Elleri kırılsın onların benim yavrumu yaktılar inşallah onlarınki de yanar. Tek evladımdı, tek. Başka yoktu, bir taneydi. Başka şehitler olmasın, ben yandım başka analar yanmasın' diyerek göz yaşı döküyor.
Şehidin gururlu babası Fethi Tutal da, 'Oradan gelince düğün yapacaktı. Kısmet olmadı. Terörü lanetliyoruz. Ama lanetlemeyle olmuyor ki, devlet bu işe kökten bir çözüm bulmalı. Vatan sağ olsun diyorum. Başka ne diyeyim' diye konuşuyor.
Şehidin 70 yaşındaki dedesi Cemil Tutal ise şehitliğin mertebesinin büyük olduğunu belirterek, 'Fakat bu dünyada olan acısı bize kaldı. Çok üzülüyoruz. Vatan sağ olsun. Takdiri İlahi' diyor.

Yarın
Uzman jandarmalar anlatmayı sürdürüyor.
ÇELİK ÇELİKYAMAN

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kenara itilen kahramanlar-6
Bu yazıyı okuduğunuzda, toprağı belli, bayrağı belli bir ülkede, daha nice geceler huzur içinde uyumanız için, uyumayan bir insanın hikayesine tanık olacaksınız
Vatan için kopan bacak
BU mektubu vatan için, bayrak için, sizin için, bizim için Doğu Anadolu'da aylarca görev yapıp, bir teröristin döşediği hain mayında ayağını kaybeden bir gazi uzman jandarma kaleme aldı.
Bu yazıyı okuduğunuz zaman başınızı, gözyaşlarınızı sildiğiniz ellerinizin arasına alacak, gözlerinizi boşluğa dikeceksiniz. Bu yazıyı okuduğunuzda, 'Nerelere götürülmek istendiğimizi' göreceksiniz.
Bu yazıyı okuduğunuzda, 'Gazetelerde şöyle bir göz attığınız çatışma haberlerinin' onlar için devam ettiğini göreceksiniz.
Bu yazıyı okuduğunuzda sıcacık yataklarınıza üstünüzü örtmeye gelemeyen ama toprağı belli, bayrağı belli, dili belli bir ülkede daha nice geceler huzur içinde uyumanız için uyumayan 'bacaksız' bir insanın hikayesine yakından tanık olacaksınız.
Ter ile ıslanan çelik
'.....ili kırsalında teröristlerin dur ihtarına ateşle karşılık vermesi sonucu çıkan çatışmada güvenlik görevlisi şehit oldu. Ya da .....ilinde devriye görevini yerine getiren aracına açılan ateş sonucu..güvenlik görevlisi şehit oldu.
Ya da ......ili kırsalında teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu asker yaralandı.
Bu nasıl başlar biliyor musunuz?
Hava o kadar sıcaktır ki beyninizdeki sıvının buharlaşıp uçtuğunu düşünürsünüz. Oluştuğu anda kuruyup giden ter damlacıklarından geriye kalan tuzlar yüzünüzün ve hatta elbisenizin her yanını kaplamıştır.
Avucunuzun içindeki ter, yüzünüzdeki gibi kolay kurumadığı için, elinizdeki tüfeğinizin metal kısmı avucunuzun içinde vıcık vıcık oynar. Ter ile ıslanan çeliğin kokusu avucunuzun içine ve elinizi sürdüğünüz her yere siner. Önünüzde yürüyen adamın, ayağının kuru toprakla her temas edişinde çıkan toz, ağzınızın kupkuru olmasına ve zor nefes almanıza sebep olur. Sırt çantanızın askı kayışları yüzünden omuzlarınızı hissetmezsiniz. Kült ağrıları ancak çantayı sırtınızdan çıkardığınızda fark edersiniz.
Ayak yıkama lüksü
Bastığınız her taş parçası, her çalı ve bir ayağınızın kaplayabildiği her yeryüzü parçasından çıkan sesi duyarsınız. Yürüdüğünüz yerdeki her ağustos böceğinin sesini, dallardaki kuşları, yüzünüzün etrafında ürkütücü devriye uçuşları yapan arıların kanat seslerini, ağzınıza ve yüzünüze ya da herhangi bir yerinizdeki küçük yaraların üzerine konmaya çalışan sineklerin vızıltılarını, ayağınızı bastığınız yerden havalanan yeşil çekirgenin küçücük cüssesine rağmen çıkardığı tok kanat sesini en ince ayrıntısına kadar duyarsınız.
.......
Ter ve tozun birleşmesinden oluşan kaygan çamur, postalın içindeki tüm ayağınızı kaplamıştır, çoraplar önce su toplayıp sonra patlayan yerlere adeta bir deri gibi yapışmıştır. En çok yapmak istediğiniz şey ayaklarınızı yıkayıp, çoraplarınızı değiştirmektir. Ama bu çok büyük bir lükstür o anda.
Çünkü... Çünkü hangi çalının dibinde, hangi kayanın arkasında sizi beklediğini bilmediğiniz ihaneti arayıp bulmanız ve yok etmeniz gerekmektedir. Bütün masumların hayatı ve huzuru size emanet diye, öğretmenler bayrak direğine asılmasın diye, kundaktaki bebekler kurşunlanmasın diye, binlerce yıllık emanete halel gelmesin diye *****liği ve ihaneti yok etmeniz gerekmektedir. Çünkü bunun için bayrağın, silahın, namusun ve şerefin üzerine yemin etmişsinizdir. Çünkü önemli olan ayağınız değil, ülkeniz, bayrağınız ve onurunuzdur.
Yere düştüğünüzde...
Sonra birden tüm sesler kesilir, bıçağın dalı kestiği gibi, makasın kağıdı, pensenin bir hoparlör kablosunu kestiği gibi... Bir anda... Kuşların sesleri, arıların ve sineklerin vızıltıları, çekirgenin kanat sesleri hepsi bir anda biter. Gözlerinizi açtığınızda önünüzdeki arkadaşınızı değil, gökyüzünü görürsünüz, yere düşmüş olduğunuzu anlamanız birkaç saniye sürer.
Tek hissettiğiniz, kesif bir barut ve yanık et kokusudur, yüzünüzün toprak parçalarıyla kaplandığını fark edersiniz, temizlemek için çalışmazsınız. Arkadaşlarınızın bağırarak koşuşturduğunu görür ama kulağınızdaki çınlama ve uğultudan seslerini duyamazsınız. Sesleri yavaş yavaş duymaya başladığınızda ayağa kalkmaya çalışırsınız ama başaramazsınız.
Yine birkaç saniye sonra arkadaşlarınızın sesleri arasında 'mayın' kelimesini ayırt eder ve kalkmaya çalıştığınızda ayağınızdaki yoğun ağrıyı fark edersiniz. Ayağınız yoktur ama yine de ağrıdığını hissedersiniz. Ne olduğunu anlamak için baktığınızda ise, parçalanmış pantolonunuzun ve kopmuş ayağınızın farkına varırsınız. İşte her şey o anda başlar.
Neden ben, neden ben?
Avazınız çıktığı kadar bağırırsınız. Sonra, nefesiniz biter. Sonra, yeniden nefes alırsınız ve yeniden bağırmaya başlarsınız. Sonra yine nefesiniz biter ve yeniden, yeniden ve yine...
Yanınıza ilk gelen arkadaşınız size, 'fazla bir şey yok, sadece küçük bir yara' gibi telkinlerde bulunur. Ama siz arkadaşınız konuşurken de, helikopterle hastaneye götürülürken de artık bir ayağınızın olmadığını biliyorsunuzdur. Hep bir soru çınlar kafanızın içinde: 'Neden ben, neden ben, neden ben?
Hastanede geçen aylar, tedavi ve terapilerde geçen yıllar sonunda, diz kapağınızın on iki santim altından takılı olan ve her akşam yatarken veya banyoya girerken çıkarıp kenara koyduğunuz takma bacak artık bir uzvunuz olmuştur. Ama bunun önemi yoktur çünkü bu fedakarlığınız sayesinde vatan var olacaktır. Sizin bir bacağınızın ne önemi vardır ki!
Artık koşamayacak olmanızın, yazın herkes gibi havuza, denize giremeyecek olmanızın da hiç önemi yoktur. Vatan sağ olsun yeter.
........
Sonra birilerinin, sizin ödediğiniz vergilerle Fransız televizyonlarında, uğruna yarım kaldığınız vatan hudutlarını hiçe sayan programlara finans sağladığını okursunuz. Aynı dillerin bundan pişmanlık duymadıklarını söylediklerini de okursunuz.
Pamuk'ları, Dink'leri, okursunuz, Bizans çocuğuyum diyenleri duyar, Ali Kemaller'e tanık olursunuz, 'Koçlar gibi satanları' görürsünüz.
Cevabı duyamazsınız
Türk bayraklarının yakıldığını, görürsünüz. Başlarına çuvallar geçirilip aşağılanarak elleri arkalarından bağlanan Türk askerlerini görürsünüz. Bu aşağılanmaya cevap verecek tankların motor seslerini, helikopterlerin kanat seslerini, piyadelerin intikam yeminlerini duymayı beklersiniz ama duyamazsınız.
Onun yerine hainlerin cesetlerinin üstüne örtülen çaputlara 'bayrak' diyenleri görürsünüz, 'uçaklarını çek', 'valiyi çek' diyen başkanları ve karşılarında kekeleyen riyaseti görürsünüz.
Bu da yetmez, Türk askerlerinin kendi mahkemeleriniz tarafından, 'çete' diye suçlandığını, yargılandığını görürsünüz.
Yok, yok bu da yetmez. Askere, polise, öğretmene ateş eden, yol kesip soygun yapan, köy yakan, okul yıkan, mayın döşeyen teröristlerin sadece 'ben bir şey yapmadım' demelerinin esas kabul edilip, 'suçsuz' sıfatıyla serbest bırakıldığını görürsünüz.
Susanları, konuşması gerektiği halde susanları görürsünüz, konuşanlar her konuştuğunda, kekeleyenler her kekelediğinde ve susanlar her sustuğunda siz yeniden vurulursunuz, yeniden ölürsünüz her defasında.
Gövdenizden o toprağa akan kan, bu defa içinize akar, inandıklarınıza, uğrunda savaşarak kendi kanınızı akıtmak pahasına tertemiz tuttuğunuz değerlerinize akar. Sizin kaya arkalarında, çalı diplerinde aradığınız ihanet gelir aklınıza, o mayınları yerleştiren eller gelir. Sorgulamaya başlarsınız: 'Biz bu ihaneti doğru yerde mi aradık, kuyruğunda dolaştığımız yılanın başı, hep gözümüzün önünde miydi yoksa?' diye sorarsınız kendinize.
ili kırsalında teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu, bir güvenlik görevlisi yaralandı!' haberi aslında o kadar da kısa değildir.
Sizin, daha okuduğunuz gazetenin arka sayfasına geçerken unuttuğunuz, falanca mankenin otel odası maceraları haberine ayırdığınızdan daha uzun zaman ayırmadığınız bu küçük haber, birileri için bir ömür boyu sürecek ve asla unutulmayacaktır.
Ve siz unuttuktan sonra da başka birileri, 'ne için?' dendiğinde, 'vatan için' diyecekleri fedakarlıklarını size rağmen yapmaya devam edeceklerdir.
Siz kimsiniz?
Sizin uyuşmuşluğunuza, duyarsızlığınıza rağmen, sizin rahatlığınıza, sizin vicdanlarınıza rağmen bu kahramanca fedakarlıklar ve bu ilk beş dakikalar yaşanmaya devam edecektir.
Asla unutmayınız, başınızın üstündeki egemenlik örtüsünün payandası kopan bacaklar, bedeli ise size rağmen bu vatan için akan kanlar, feda edilen canlar, sıcak yuvalarını, babalarının yüzlerini unutan küçücük çocuklarını düşünmeden vakfedilen hayatlardır.
Ne kadarını anlayabilirsiniz veya anlamak sizin umurunuzda mı bilmiyorum, ama birileri bunları yaşadı, birileri hala yaşıyor ve emin olun yaşlı dünya döndükçe, Türk vatanı ve Türk Bayrağı için birileri daha tüm bunları yaşayacak.
Gördüğünüz gibi size bir hayli uzak bir yaşam biçimi bu. Masalarda oturup 'aydınca' sohbetler etmeye hiç benzemiyor değil mi? Bir an için bile olsa kendinizi onların yerine koyasınız diye 'siz' diyerek yazdım, sizin onlardan biri olamayacağınızı biliyorum.
'Siz' kim misiniz?
Siz kendinizi çok iyi biliyorsunuz!
Biz de, biz de sizi çok iyi biliyoruz.
'Siz' de bilin ki biz asla unutmayacağız.
Emekli Uzman Jandarma H. K.'

Bakanlığa göre duygusal eleştiri
BU satırları okuyan ve çok etkilenen muvazzaf bir uzman jandarma yazıyı okuması için, [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız], e-posta adresinden Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e gönderdi. Karşıda e-postayı okuyan yetkili de bu yazıyı Milli Savunma Bakanlığı'nın basın ve halkla ilişkiler biriminin [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız] adresine ve bir kopyasını da e-postayı ilk ulaştıran uzman jandarmaya gönderdi. E-postada ne mi yazıyordu? Sadece tek cümle: 'Uzman jandarma duygusal bir eleştiri yapmış.'

YARIN: Biz de okuyoruz komutanım
ÇELİK ÇELİKYAMAN

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kenara itilen kahramanlar-7

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre yüksek okul bitirenler birinci dereceye kadar yükselebiliyor. Ancak uzman jandarmalar bu haktan yoksun. Haksızlığın giderilmesi için açılan bir dava ise 'Kanunda böyle bir düzenleme yok' gerekçesiyle kabul edilmedi
Eğitimleri yüksek kadroları düşük
UZMAN jandarmalar kendi istekleriyle yüksekokul veya üniversite eğitimi görebiliyorlar. Fakat bu eğitimleri onların maaşlarına yansıtılmıyor.
Oysa ön lisans, lisans veya daha yüksek seviyede okul bitiren tüm memurlar, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ortak hükümler bölümüne göre 1'inci dereceye yükselirken, mevcut durumda görevde olan ve bir yüksek eğitimini tamamlayan uzman jandarmalar bu haklarından yararlanamıyorlar. Uzman jandarmalar komutanlarına, 'Biz de okuyoruz' diye sesleniyorlar.
JMYO'da okuyorlar
Jandarma Genel Komutanlığı ile Anadolu Üniversitesi arasında geçtiğimiz yıllarda yapılan protokolle başlatılan Açık Öğretim Fakültesi Jandarma Meslek Yüksek Okulu programı uzman jandarmalardan yoğun ilgi görüyor. 2 sene süren ve jandarmalara mesleki bilgilerin yanı sıra halkla ilişkiler ve İngilizce gibi derslerin de sunulduğu programı bitirenlere yüksek okul mezuniyet diploması veriliyor. Harç paralarını da kendileri veren uzman jandarmaların bu programı tamamladıkları zaman, eğitim durumlarının maaşlarına yansımaması da şikayetleri arasında yer alıyor.
Kanunda boşluk var
Bu durumun düzeltilmesi için bir uzman jandarma 2003 senesinde Bingöl Yayladere Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtı. Dava daha sonra Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ne (AYİM) geldi. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü'nden 2002'de lisans diploması aldığını belirten uzman jandarma, intibak işlemlerinin yapılmasını, yani derece ve kademesinin yükseltilmesini istiyordu.
Davaya bakan AYİM, tarafları dinleyip var olan yasaları inceledikten sonra, 'Yüksek öğrenimi bitiren uzman jandarmaların intibak işleminin yapılacağı hususunda 3466 sayılı Kanun'da bir düzenleme bulunmamaktadır' gerekçesiyle davayı reddetti. Mahkemenin kararında, davalının talebinin gerçekleşmesinin ancak yasa değişikliği ile mümkün olacağına vurgu yapıldı.
Onların işi, zoru başarmak
Özel eğitim alan uzman jandarmalar, yerine getirdikleri görevlerin yanı sıra, yetenek ve kabiliyetlerinin daha da geliştirilmesi için sık sık tatbikatlara da katılıyorlar. Bu tatbikatlarda, hava ve deniz birliklerinin de destekleriyle, temsili hedefler kısa sürede ele geçirilerek, muhtemel bir tehlike ortadan kaldırılıyor.
Şevkim kırıldı
BEN 1999 yılında üniversite sınavına girdim ve 4 yıllık işletme fakültesini 2002 yılında bitirdim. Yüksek Lisans Sınavı'nı (LES) kazandım, 68 puan aldım. Ancak derece ve kademe düzeltmem yapılmadığı için yüksek lisans da yapmak istemiyorum. Çünkü şevkim kırıldı. Uzman Jandarma H. T.
Tazminatlar eşit olsun
TSK'da tazminatın tüm personele eşit oranda verilmesini istiyorum. İlk çıktığı zaman eşit oranda verilen tazminat daha sonra o dönemin hükümeti tarafından rütbeye göre oranlara bölündü. Şu an bir astsubay subayın 3'te 2'sini, uzman jandarmalar astsubayların 3'te 2'sini, uzman erbaşlar ise 3'te 1'ini almaktadırlar. Uzman jandarma Y. Y.
Bilgisayar istiyoruz
GENELKURMAY Başkanlığı'nın çeşitli sivil kuruluşlar ile TSK personeli yararına düzenlediği kampanyalardan biz de faydalanmak istiyoruz. Örneğin, bir kampanaya katılan subay ve astsubaylar, uygun fiyatla ve uzun vadeli kampanyalarla bilgisayar aldılar. Biz de bu imkan sağlanırsa teknolojiyi ve dünyadaki gelişmeleri daha yakından takip ederiz diye düşünüyorum. Uzman jandarma H. L.
Nöbet adaletsizliği
BAZI geceler nöbetin ardından mesaiye devam etmek zorunda kalıyoruz. Oysa genel esasa göre yatmalı nöbet tutan personel mesaiye devam ediyor. Nöbet uykusuz ise ertesi gün istirahat etmemiz gerekiyor. Bazen sabaha kadar koşturuyoruz. Bir de ertesi gün mesaiye devam edince iyice yoruluyoruz. Uzman jandarma L. Ü.

YARIN:Uzman jandarmalar için iyileştirme çalışmaları...
dmsyazilim çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-09-06, 03:17   #2
21 / ARALIK / 2007
 
Giriş Tarihi: 22-09-2005
Yer: im yurdum FORUMTR
Mesajlar: 11,862
Rep Puanı: 18903648
alimamak Rütbe: Artı 4alimamak Rütbe: Artı 4alimamak Rütbe: Artı 4alimamak Rütbe: Artı 4alimamak Rütbe: Artı 4alimamak Rütbe: Artı 4alimamak Rütbe: Artı 4alimamak Rütbe: Artı 4alimamak Rütbe: Artı 4alimamak Rütbe: Artı 4alimamak Rütbe: Artı 4
Rep Gücü: 189208
Varsayılan Cvp: Kenara İtilen Kahramanlar(Uzman Jandarmalar)


Onaylandı.
alimamak çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-09-06, 08:04   #3
Meraklı
 
Giriş Tarihi: 07-02-2006
Mesajlar: 245
Rep Puanı: 17609
turican Rütbe: Sıfırturican Rütbe: Sıfırturican Rütbe: Sıfırturican Rütbe: Sıfırturican Rütbe: Sıfırturican Rütbe: Sıfırturican Rütbe: Sıfırturican Rütbe: Sıfırturican Rütbe: Sıfırturican Rütbe: Sıfırturican Rütbe: Sıfır
Rep Gücü: 227
Varsayılan Cvp: Kenara İtilen Kahramanlar(Uzman Jandarmalar)


yazık!.bu miletin bütün savunma rekleksleri kırılıyor.
turican çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-09-06, 18:42   #4
Saru mo ki kara ochiru/ İyiniyet Elçisi
 
Giriş Tarihi: 28-05-2005
Mesajlar: 78,659
Rep Puanı: 1682102036
мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10мαηкєη Rütbe: Artı 10
Rep Gücü: 16821864
Varsayılan Cvp: Kenara İtilen Kahramanlar(Uzman Jandarmalar)


aklıma takılmıyor değildi
demekki sadece biz rahatsız değilmişiz bu anlamsız tutumdan
мαηкєη çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-09-06, 22:04   #5
Yabancı
 
Giriş Tarihi: 07-08-2005
Yaş: 37
Mesajlar: 8
Rep Puanı: 2375
dmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfırdmsyazilim Rütbe: Sıfır
Rep Gücü: 0
Varsayılan Cvp: Kenara İtilen Kahramanlar(Uzman Jandarmalar)

Kenara itilen kahramanlar-8

İstanbul İl J. Alay Komutanı J. Kur. Alb. Karaosmanoğluuzman jandarmaların durumlarının düzeltilmesi için Genelkurmay'da çalışmaların yapıldığını vurguladı
Komutan: Evet özlük hakları iyileştirilmeli
Türkİye'nin dört bir yanında görev yapan uzman jandarmaların yasalardaki boşluklardan kaynaklanan sıkıntılarının giderilmesi için de çalışmalar yapılıyor. Her ne kadar çalışmalar şu an yetkili isimlerin önerilerinden ileri gidemese de en azından olumlu bir adım olarak nitelendiriliyor. Bu öneride bulunan isimlerden birisi de halen İstanbul'da halkın huzuru için başarılı operasyonlara imza atan İl Jandarma Alay Komutanı J. Kur. Alb. Ünal Karaosmanoğlu. Karaosmanoğlu'nun geçen sene Personel Daire Başkanı iken Jandarma Dergisi'nde yayınlanan yazıda uzman jandarmaların durumlarının iyileştirilmesi gerektiği ve bu konuda Genelkurmay nezdinde çalışmalar yapıldığı vurgulanıyor.
Muvazzafların yarısı
Jandarma Genel Komutanlığı'nda muvazzaf personelin yaklaşık yarısını oluşturan uzman jandarmaların yüzde 90'ının iç güvenlik birimlerinde istihdam edildiğini belirten Karaosmanoğlu, ülkenin büyük bir bölümünde emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin sağlanması görevleri yerine getirilirken uzman jandarmaların büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Karaosmanoğlu hali hazırda uzman jandarmalara 926 sayılı TSK Personel Kanunu'nda hüküm bulunmaması nedeniyle üstün başarı kıdemi uygulanamadığını anlatıyor.
Eğitim talep ediyorlar
Jandarma Genel Komutanlığı personelinin eğitim seviyesinin yükseltilmesi ve genel kalitenin artırılması amacıyla Eskişehir Anadolu Üniversitesi ile yapılan protokol çerçevesinde yürütülen, Jandarma Meslek Eğitimi Önlisans programının yoğun ilgi gördüğünü belirten Karaosmanoğlu, halen 15 binden fazla uzman jandarmanın eğitim gördüğünü dile getiriyor.
Yeni çalışmalar olmalı
Uzman jandarmaların eğitim seviyesinin yükseltilmesine yönelik bu çalışmaların, özlük haklarında yeni düzenlemeler yapılması ihtiyacını ortaya çıkardığını belirten Karaosmanoğlu, 'Mevcut durumda 3466 Sayılı Uzman Jandarma Kanunu çerçevesinde uzman jandarmalar göreve 11'inci dereceden başlamakta olup yükselebilecekleri en üst derece/kademe 3/8'dir. Fakülte veya yüksek okul bitirenler ise intibak (1.2 kademe veya 1 derece) hakkından yararlanamamakta ve eksik rütbe bekleme hükümlerinden istifade edememektedir' diyor.
Dereceler düşük
Karaosmanoğlu, yazısına şöyle devam ediyor: 'Göreve başlama derecelerine ilişkin öğrenim seviyesi itibari ile benzer veya yakın konumlar incelendiğinde uzman jandarmaların öğrenimleri ne olursa olsun 11'inci derecenin 1'inci kademesinden, lise ve dengi okul mezunu olup astsubay sınıf okulu mezunu olan astsubayların 10'uncu derecenin 1'inci kademisinden (2003 yılı öncesi), Astsubay Meslek Yüksek Okulu mezunu astsubayların 9'ncu derecenin 1'inci kademesinden, uzman erbaşlardan uzman onbaşıların 11'inci derecenin 1'inci kademesinden uzman çavuşların ise 10'uncu derecenin 1'inci kademesinden göreve başladığı görülmektedir' 657 Sayıl Devlet Memurları Kanunu'nda ise lise veya dengi okullar üstü 1 yıllık mesleki veya teknik öğrenimi bitirenlerden emniyet sınıfına dahil olanların 10'ncu derecenin 1'inci kademesinden göreve başladıklarını dile getiren Karaosmanoğlu, 2'nci derecenin 6'ncı kademesine kadar yükselebilmelerinin öngörüldüğünü hatırlattı.
Eşitlik sağlanmalı
Bu hususlar dikkate alınarak benzer konumda olanlar arasında eşitliğin sağlanarak moral ve motivasyonun artırılması ve personelin yüksek öğrenimine teşvik edilmesi amacıyla bir teklif hazırlayarak Genelkurmay Başkanlığı'na sunduklarını ifade eden Karaosmanoğlu, öneri kabul edildiği taktirde, 'uzman jandarmaların 10'uncu dereceden göreve başlamaları, halihazırda görevde bulunan lise ve fakülte/yüksekokul mezunu olanlara ilave 1 derece verilmesi, fakülte veya yüksekokul bitirenlerin ise eksik rütbe bekleme hükümlerinden yararlandırılarak öğrenim durumlarına göre 1.2 kademe veya 1 derece ilave edilmesi, lise mezunu olanların 2'nci derece 6'ncı kademeye, fakülte veya yüksek okul mezunu olanların ise 1'inci derece 3'üncü kademeye yükselebilmesinin sağlanacağının altını çizdi. Karaosmanoğlu, teklifleri yasallaştığında halen görev yapan 18 bin 570 uzman jandarmanın bu değişiklikten yararlanacağını bildirdi.
Üstün başarı kalkıyor
Karaosmanoğlu, uzman jandarmaların üstün başarı ve öğrenimlerin kıdemlerine yansıtılmadığı şikayeti üzerine de, Personel Yönetim Sistemi 2010 Projesi kapsamında yürütülen subay ve astsubay terfi sistemi ile ilgili çalışmalar doğrultusunda, esnek terfi sisteminin uygulanmaya başlaması ile birlikte üstün başarı, öğrenim vb. kıdemlerin kaldırılmasının planlandığını, bu nedenle uzman jandarmaların üstün başarı kıdemine yönelik bir çalışmanın öngörülmediğini söyledi.
İlave ödeme yapılacak
JANDARMA Kurmay Albay Ünal Karaosmanoğlu, jandarmanın asli görevi olan emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayacak faaliyetlerin en yoğun ve kapsamlı bir şekilde yürütüldüğü birimler olan ilçe jandarma komutanlıkları ve jandarma karakol komutanlıklarında çalışan personele ilave ödeme verilebilmesi için yapılan çalışmaların devam ettiğinin müjdesini verdi.
Birçok tesis kapatıldı
Uzman jandarmaların çevre koşulları iyi değil diyerek gitmedikler Bursa Yeniköy'deki Jandarma Özel Eğitim Merkez Komutanlığı bünyesindeki tesisin kapatıldığını belirten Ünal Karaosmanoğlu, daha fazla talep edilen Kumburgaz Özel Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda uzman jandarmalara tahsis edilen motel sayısının 10'dan 20'ye çıkarıldığını kaydetti.
Yurt dışına gönderiyoruz
JANDARMA Kur. Alb. Ünal Karaosmanoğlu, yurt dışı geçici görevler kapsamında 1994'ten itibaren çeşitli ülkelere toplam 475 uzman jandarmanın görevlendirildiğini belirtti. Karaosmanoğlu, ayrıca iç güvenlik harekat bölgesinde başarı gösteren personelin ödüllendirilmesi için 2004'ten itibaren Belçika ve İtalya'ya uzman jandarma gönderilmeye başlandığını söyledi.

YARIN:Meclis'teki çalışmalar ne aşamada?
ÇELİK ÇELİKYAMAN
dmsyazilim çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 01:39
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


(*) www.firmaniz.com Domain, Alan adı tescili sadece 11,95 TL!
Bir başkası almadan hemen alan adınızı tescil ettirin...
(*) SiteBAZ ile Web tasarımı sadece 5,95 TL!
Birkaç dakikada web sitenizi kurup, hemen yeni müşteriler kazanın!
www.ihs.com.tr

ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC

Vize İşlemi | Haberler | Okul Arkadaşım

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz.
Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562