Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 21-01-11, 19:33   #1
adige

3 Şaş kalmak derlerya işte bende şaş kaldım !!Ya doğruysa...


Padişah Anaları





İmparatorların soy kökenleri
İşte tarihte 622 yıl boyunca hüküm süren , güya Türk devleti kurup yöneten Osmanoğulları'nın gerçek kökenleri , işte size Türk'ün şanlı(!) ecdadı :
Not 1 : Osmanlı padişah analarının aşağıda parantez içerisinde belirtilen Arap-İslam isimleri , padişah anası olduktan hemen sonra takılmıştır . Padişahtan erkek çocuk doğurup da analığa layık görülmeyen diğer milletten cariyelerin ve odalıkların çoğunluğu ise bebekleriyle beraber bellerine taş bağlanarak denize atılmıştır .
Denize atılmıştır , çünkü Osmanlı padişahları şairlerle , ilim ve bilim adamlarıyla düşüp kalkan çok ince ruhlu insanlardır ! Osmanlıcı-Ümmetçi tarihçiler öyle diyor , yerseniz tabii .
Not 2 : Baki'sinden tut da Nefi'sine kadar , düşüp kalkılan o meşhur dönme-devşirme sözde şairlerin Türk'e ve Türk ırkına karşı şiirlerinde nasıl kin kustukları bu makale serisinin devamında ayrıca ayrıntılarıyla açıklanacaktır .
Orhan Gazi - Anası , Mal Hatun , Moğol'dur ; babası , Osman Gazi .
I. Murat - Anası , Bizanslı Rum Horofira'dır . ( Nilüfer Hatun )
I. Bayezıt ( Yıldırım ) - Anası , Bulgar kızı Marya'dır . ( Gülçiçek Hatun )
I. Mehmet ( Çelebi ) - Anası , Bulgar kızı Olga'dır .
II. Murat - Bunun da anası diğerleri gibi ecnebidir , adı ise Veronika'dır .
II. Mehmet ( Fatih ) - Anası , Sırp kızı Mara Despina'dır . ( Hüma Hatun )
II. Bayezit - Devşirme Kornelya ( Cornelia )
I. Selim ( Yavuz ) - Sonradan Ayşe adı verilen Bizanslı bir Rum kızıdır .
I . Süleyman ( Kanuni ) - Anası , Polonya yahudisi Helga ( Hafza Sultan )
II. Selim ( Sarı Selim ) - Yahudi Rus kızı Roksalan ( Hürrem Sultan )
III. Murat – Anası , Yahudi Raşel ( Nurbanu Sultan )
III. Mehmet - Venedikli Bafo ( Safiye Sultan )
I. Ahmet - Yunanlı Helen ( Handan Sultan )
I. Mustafa ( Deli Mustafa ) - İspanyol Violetta
II. Osman ( Genç Osman ) - Evdoksiya ( Mahfiruz Sultan )
IV. Murat - Sırp Anastasya ( Mahpeyker Sultan )
I. İbrahim ( Deli İbrahim ) - Bosnalı Anastasya ( Kösem Sultan )
IV. Mehmet ( Avcı Mehmet ) - Rus Nadya ( Hatice Turhan Sultan )
II. Süleyman – Sırp Katrin ( Dilaşup Sultan )
II . Ahmet - Polonyalı Yahudi kızı Eva ( Hatice Sultan )
II. Mustafa - Anası , Rum kızı Evemia'dır . ( Emetullah Sultan )
III. Ahmet - Yine Rum kızı Evemia ( Emetullah Sultan )
I. Mahmut - Anasının adı Aleksandra'dır . ( Saliha Sultan )
III. Osman ( eşcinselliği ile ünlü padişah ) - Anası , Sırp kızı Mari'dir . ( Şehsuvar Sultan )
III. Mustafa - Anası , Janet adlı Fransız bir bayan . ( Mihrişah Sultan )
I. Abdülhamit - Anasının adı İda'dır . Bu anne de Fransız'dır . ( Şermi Sultan )
III. Selim – Cenevizli Agnes ( Mihrişah Sultan )
IV. Mustafa - Anası , Bulgar kızı Sonya'dır . ( Sineperver Sultan )
II. Mahmut - Anası , Fransız kızı Aimee du Buc'dur . ( Nakşidil Sultan )
Abdülmecid - Rus yahudisi anasının adı Suzi'dir . ( Bezm-i Alem Sultan )
Abdülaziz - Anası , hamam natırlığı yapan Besime adlı bir çingenedir . ( Pertevniyal Sultan )
V. Murat - Anası , Vilma adlı bir Fransız . ( Şevkefza Sultan )
II. Abdülhamit - Anası , Ermeni olup adı da Virgin'dir . ( Tirimüjgan Sultan )
V. Mehmet ( Reşat ) - Anasının adı Sofi'dir , bu kadın Arnavut'tur . ( Gülcemal Sultan )
VI . Mehmet ( Vahideddin ) - Anasının ası Henriet'tir . ( Gülistan Sultan )
***
Tarihçilerin ''bu evlenmeler sadece siyaset amacıyladır'' sözleri gerçekte boylarını bile aşan koca bir yalandır .
Bu nasıl bir siyasettir ki , 622 yıl boyunca hiçbir Osmanoğlu , Türk kanı taşıyan bir tek Türk'le dahi olsa evlenmemiş , haliyle de bütün padişahların anası ve de karıları hep yabancılardan oluşmuştur ?
Böyle siyaset mi olur ?
Hani Osmanoğulları Türk'tü , hani kurdukları devlet de Osmanlı-Türk devleti idi ?
Peki , sırf yabancılarla evlenmelerinin ardında yatan gerçek nedir ?
Gerçek şudur ki , Osmanlı döneminde Türk ırkı daima aşağı bir ırk olarak görülmüş , bu sebeple de Osmanlı padişahları soylu addedilen başka milletlerin kadınlarıyla evlenmiştir .
Yukarıdaki listede bir tek Türk anasının olmaması bunun en bariz göstergesi değil midir ?
O halde sormak istiyorum ; bu milletin evlatlarına gerçekler ne zaman açıklanacak ?
''Bir millet , unsur-u aslinin içinden çıkan kişiler tarafından idare edilmiyorsa , izmihlal ( yokoluş ) mutlak ve mukadderdir .'' Mustafa Kemal

Osmanoğulları'ndan bağımsızlığını kazanan son millet
Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine sanırım yirmi yıl önce okuduğum bir kitapta beni oldukça etkileyen bir cümle geçiyordu :
- Osmanlılardan bağımsızlığını kazanan son millet Türkler olmuştur .
İlk başlarda ne denilmek istenildiğini tam manasıyla çözemeyip karşı çıktığım bu sözler beni uzun süre meşgul etti . Hatta diyebilirim ki bu sözler , Osmanoğulları hakkındaki sonraki araştırmalarım için de tetikleyici oldu .
Dikkatle yorumlandığında aslında büyük bir gerçeği dile getiren bu sözler , Osmanlı sanki tam manasıyla bir Türk devletiymiş gibi tarihçilerin bir dönemi allayıp pullayıp anlatmalarına inat söyleniyordu .
Bilindiği üzere Osmanlı İmparatorluğu , içerisinde onlarca ulusu barındıran oldukça kozmopolit bir özellik arzediyordu . Bu dev imparatorluğun içinde hangi uluslar yoktu ki ; Sırp , Bulgar , Arnavut , Ermeni , Yahudi , Rum , Leh , İtalyan , Fransız , Romen , Kürt , Arap , Acem , Tatar , Moğol , Çerkez , Pomak , Boşnak , Mancu , Çingene , Süryani , Zenci , Rus , Macar vs .
Şimdi sıkı durun ; bu sıralamada Türk'ün yeri en sondaydı , evet yanlış okumadınız , en sondaydı .
Bu , gerek Osmanlı devlet yönetiminde gerekse ülkenin gelirinden pay almada ve diğer her şeyde maalesef böyle idi .
''Nasıl olur , yok canım olur mu öyle şey'' denilebileceğini tahmin edebiliyorum , ki zaten 'imparator' başlıklı bu makale serisi de bunun için yazılmıştır .
İşte yukarıda tek tek sıralanan milletlerin birçoğu zamanla bağımsızlığını kazanmış , müstakil ve gerçek Türk devletine kavuşan en son millet ise Türkler olmuştu .
***
Hazır söz tarihçilerden açılmışken bazı konuları aydınlığa kavuşturmakta yarar vardır diye düşünüyorum .
Sizlerin de bilebileceği üzere tarihle haşır neşir olanların özellikle Osmanlı tarihine eleştiri getirenlere karşı hamamın namusunu kurtarabilmek için söyledikleri bazı beylik sözlerinden bir tanesi de şöyledir :
- Tarihi konuları o günün şartları içerisinde değerlendirmek gerekir .
Tarihçilerimiz işte böylesi sözlerle mesela Yavuz Sultan Selim denilen adamın oldukça haksız , hatta çoğu zaman keyfi , insanda çoğunlukla dehşet hissi uyandıran o korkunç cinayetlerini , mesela bir gün içerisinde üstelik de hepsi öpöz Türk olan 40.000 insanı katletmesini mazur göstermeye çalışırlar . Bu da az gelmiş gibi , zalimlikte emsali az görülebilen bu adamı göklere çıkarırlar . Oysa ki biraz da şöyle tarafsız bir gözle okunduğunda , bu adamın gerçekte tam bir cinayet makinası olduğu oldukça açıktır .
Onlara sormak gerek ; madem öyle , Hitler'i de , Stalin'i de ve ceberrutlukları ile tarihe geçmiş daha nice zalimi de mazur görelim o halde , zira onlar da acımadan insanları katlederken o günün şartları içerisinde hareket etmişlerdir .
Bizim canavarlara gelince 'o günün tarihi şartları'ndan bahseden tarihçilerimiz , sıra yabancılara gelince pek bir bonkör ve de tarafsız(!) davranıyorlar nedense .
Bir örnek ; mesela Rus Çarı I. Petro'ya ( I. Peter ) deli lakabı takarak 'Deli Petro' diyebiliyorlar pekala .
Deli denilen bu Çar'ı savunacak değilim , fakat edindiğim bilgiler sonrası bu ithamın yersiz , hatta çok haksız olduğunun farkına vardım .
Bu Rus Çarı ne yapmış da deli olmuş ?
Bir kere bu adam deli meli değil , tam tersi oldukça akıllı birisidir . Rusya'yı modern bir ülke haline getirmekle kalmamış , ülkesini her yönden güçlendirerek Avrupa'nın sayılı ülkeleri konumuna sokmuştur . Bununla da yetinmemiş , Osmanoğulları'nı hayli uğraştıran 'Panislavizm' düşüncesini geliştirerek devletini uzun vadede sıcak denizlere ( Akdeniz'e ) indirme stratejisi güttürmeye başlatmıştır . Ayrıca ülkesini Ortaçağ zihniyetinden kurtarmak amacıyla Ortodoks kilisesi ile ta o zamanlar amansız bir mücadeleye tutuşmuş ve bu sayede ülkesi ilimi ve bilimi kendisine rehber edinen daha Batılı bir ülke konumuna gelmiştir .
Aynı şeyleri biz Mustafa Kemal'le ve ne yazık ki ancak yüzyıllar sonra başarmaya çalışmadık mı ?
Tekrar soruyorum ; bu adamın neresi deli ?
Bizim tarihçilere sorarsan deli birisidir .
Deliliği , bunaklığı kesin olan bazı Osmanlı padişahlarına ise aynı şeyi söyleyemeyen tarihçilerimiz , aynı zamanda özellikle duraklama ve gerileme dönemindeki padişahların bırakınız dev bir imparatorluk yönetmeyi , iki koyunu bile güdemeyecek kadar çapsız olduklarını nedense es geçiverirler .
Hakeza yine bu padişahların bir çoğunun gerçekte birer içki müptelası ve afyonkeş oldukları , devlet işleri ile uğraşacakları yerde ömürlerini sarayı dolduran binlerce odalık ve cariyelerle şehvet içerisinde geçiren birer şehvet düşkünleri olduğu konusuna da bir iki satırla eh şöyle bir değinirler . Birçoğunun gerçekte birer budala olduğunu itiraf etmekten geldik geçtik , onları daha bir de yıkayıp yağlamakta , sanki ilime , bilime , gelişmeye çok önem veren insanlarmış gibi göstermeye azami gayret göstermektedirler .
Bu kadar taraflı davranan bu tarihçilere sadece şunu söylemek lazımdır ki , bir kere bu iddia koca bir yalan olup gerçeklere tamamen aykırıdır . Eğer Osmanlı padişahları ilime , bilime vs. bu kadar önem verselerdi , 1920'lerde batma noktasına gelmiş olan imparatorluğun küllerinden yeni bir devlet kuran Mustafa Kemal bunca reformları yapmaya gerek duymaz , Türkiye ile Batılı ülkelerin arası da bu kadar açılmazdı .
Kendilerine hangi ilim bilim diye sormayıp sadece şunu soracağız : Padişahlar tarafından çok değer verildiğini iddia ettikleri bu ilim bilim , kendileriyle sürekli düşüp kalkılan o Cinci Hocaların ilmi , Yıldıznamecilerin bilimi , üfürükçülerin irfanı , padişah korkusuyla çoğunlukla da suçsuz günahsız insanların idamı hakkında Şeyhülislamların verdiği tam bir Tanrı düşmanı fetvaları olmasın sakın ?!
.
Resmi ve gerçek tarih
Bundan birkaç yıl önce resmi bir işimi halletmek amacıyla Ankarada'ydım . Önce bir otele yerleşmiş , işimi halleder halletmez kitapçıları , kasetçileri gezmeye başlamıştım .
Girdiğim dükkanda ne ararsan vardı ; her türlü hediyelik eşyadan tut da kitap , kaset , cd , oto ve vitrin süsleme eşyalarına varıncaya kadar .
Şaşırmıştım , küçük gibi görünen dükkanda bunca şeylerin bir arada bulunması bana oldukça ilginç gelmişti .
Arkamda duran örtülü iki yaşlı bayan da ellerine aldıkları eşyaların sürekli olarak fiyatını soruyorlardı :
- Bu kaça , şu kaça , o kaça ?..
Dükkancı genç adam fevkalade sinirlenmişti , kadınları önce bir azarladı , kadınlar cevap vermeye kalkışınca da dükkandan kovdu .
Canım sıkılmıştı, alışveriş yapma hevesim bir anda uçup gitti . Kadın müşterilerine bile böyle terbiyesizlik yapan birisi aynısını pekâlâ bana da yapardı.
Elimdeki eşyayı yerine koydum , dükkancıyı protesto etmek amacıyla çıkmaya hazırlanıyordum ki , bir an genç dükkancıyla göz göze geldik , ama canımın çok sıkılmış olduğu da suratıma yansımıştı .
Hiç bir malın üzerine fiyat etiketi yapıştırılmaması sonucu böylesi bir hadisenin meydana gelmesine sebebiyet veren en başta kendisi idi ve buna adeta kılıf ararcasına bana bakarak konuştu :
- Şu işte gördüğün kadınlar var ya hemşerim , bunlar işte öpöz Türk Fatih'in ( Sultan Mehmet ) anneleri olacak bir de .
Yüzümdeki kızgınlık bir anda alaycı bir gülümsemeye dönüştü .
Fatih'in annesi Türk idi öyle mi ?
- Öz be öz Türk Fatih Sultan Mehmet'in öpöz Türk annelerine yakışır mı bu davranış hemşerim ?
Bana soruyordu .
İki de bir de öpöz Türk Fatih , öz be öz Türk Fatih'in anneleri felan diye sayıklayıp durması hepten canımı sıkmıştı .
- O Fatih ki , bir çağ açmış bir çağ kapatmıştır .
Susuyordum , fakat içimden de ''anlat anlat , sen o iddialarını külahıma anlat'' diyordum .
- O Fatih ki çocuk denilecek yaşta devlet yönetmiş , imparator olmuştur . Ya ondan üreyen şu annelere ne demeli peki ?
Ne diyordu bu kendi kendine .
İmparator ha !
Ahı gitmiş vahı kalmış ve bir fiskede zaten canı çıkacak olan Bizans'ı yıkan imparator koca Fatih öyle mi !
Üstelik bir de çağ açıp çağ kapatmışmış , ne kadar da göğsüm kabardı !
Batı zaten Rönasansını yaşıyordu ; matbaayı kullanmaya başlıyor , bu sayede her tarafa bilgiyi yayıyor , Reform hareketleriyle dinin ve kilisenin etkisini azaltıyor , çeşitli keşiflerle dünyanın başka bölgelerine açılıyor , mesela nice yerler gibi Amerika'yı keşfediyordu . İşte o sebeple bu döneme tarihçiler sonradan Yeni Çağ demişlerdir .
Sultan Mehmet'in ise , zaten kendi kendine yıkılmaya namzet İstanbul'u ele geçirmesi de bu döneme denk geliyordu , hepsi buydu işte .
Bizim imparator Fatih başka ne yapıyordu da çağ açıp çağ kapatıyordu ve çağ açıp çağ kapatıldığı türünden bu koca yalanı şişirip şişirip Türk gençliğine kaç yüzyıldır daha yutturacaklardı ?
Sultan Mehmet , Osmanlı ülkesine matbaayı mı getirmişti , keşiflerde mi bulunmuştu , ülkeyi baştan ayağa ilim , bilim yuvalarıyla mı örmüştü ; ilimde , bilimde , gelişmede , sanatta , düşüncede , imarda , ticarette vs. yenilikler mi yapmıştı ?
Sormazlar mı adama ; ne yapmış da çağ açıp çağ kapatmış ?
İnsan tabiatının en vahşi yöntemi olan kardeş katline cevaz veren ve bu fermanı da resmen yazılı olarak kanun haline getiren bir numaralı kardeş katili Fatih Sultan Mehmet mi çağ açıp çağ kapatmıştı ?
Uzun Hasan'ın öpöz Türk Akkoyunlu devletinden tut da , Candaroğulları , Karamanoğulları gibi diğer Türk devletlerini birer birer yutup sonra da bu Türk devletlerinin tüm servetlerini Osmanlı hazinesine katmak mıdır çağ açıp çağ kapatmak ?
Ki Osmanlı hazinesinin , kuruluşundan beri neredeyse tamamı çapul ve yağmadır ; doğuşundan batışına kadar tamamen 'yağma siyaseti' güdülmüştür .
Ayrıca sürekli başka ülkelere seferler açılmasının sebebi tam manasıyla nizam-ı alem felan da değildir . Nizam-ı alem , savaşa katılacak olan askerleri kışkırtmak amacıyladır sadece .
Gerçekte ise sarayı besleyecek ve o sarayda adeta birer tufeyli , asalak gibi yaşayıp sayıları da neredeyse 100.000'leri bulan , üstelik de hepsi yabancı kökenli , dönme ve devşirme saray erkanının o dehşet ve dev boyuttaki masraflarını karşılamak için işte bu çapul ve yağma , dolayısıyla da savaş politikası sürekli güdülmek zorundaydı , bunun bir diğer açıklaması da budur . Törenlerde padişahın atını tutan sadece seyislerin bile masraflarının günümüz YTL'si ile milyarları tuttuğunu söylesem bu size bir fikir verir mi ? Bu durumun böyle olduğu duraklama ve gerileme döneminde resmen meydana çıkmıştır , zira seferler ( savaşlar ) artık eskisi gibi zaferle neticelenmiyor , haliyle hazine gelirleri gittikçe sıfıra düşüyordu . Nihayetinde bu yüzden Osmanoğulları birbirlerine düşüp karşılıklı birbirlerini yemeye başlamışlardır .
Osmanlı üretmekten , icattan ne anlar ?
Ki Osmanoğulları 622 yıl boyunca hangi özgün gelişmeye imza atmıştır da çağ açıp çağ kapatmaktan bahsediyorlar daha bir de o bazı Osmanlı tarihçileri ?
İstanbul'u ele geçirdiğinde anası ortodoks hıristiyanı Sırp Mara Despina'nın hatırına hiçbir Rum'un kılına dahi dokunmamasına , Ortodoks Patriği'nin elini öpüp yüceltmesine , beri tarafta ise Anadolu'daki öz be öz Türkleri hiç acımadan kıtır kıtır kesmesine ne demeli peki .
Bizim tarihçilere sorarsan , bütün bunlar Türk Birliği adınaymış !
Bu iddiaya sadece gülünür ; bir damla olsun damarlarında Türklük kanı taşımayan , taşımadığı gibi tam 150 yıl boyunca çevredeki öpöz Türkleri kesme politikası uygulayan Osmanoğullları mı bu Türk Birliği'ni gerçekleştirmiş ?
Her nasıl olmuşsa üst düzey göreve gelmiş öpöz Türk evladı ve Türk kanı taşıyan , gerçekte İstanbul'u kanları ve canları pahasına alan Çandarlı sülalesini sudan bir bahane ve iğrenç bir iftirayla ortadan kaldıran Sultan Mehmet mi Türk Birliği'ni sağlamış ?
Çocuk yaşta devlet yönetmiş !
Bir kere bu da yalan . Babası II. Murat binlerce cariyeleriyle sırf keyif çatmak için Edirne'ye çekilmiş , 14 yaşındaki oğlu Mehmet'i de tahta geçirmişti . Durumu fırsat bilerek atağa geçen çevredeki Rum fesatlarının oyunlarını bozmak üzere Çandarlı Halil Paşa , babası II. Murat'ın iki sefer tekrar tahta geçmesini sağlamıştır . O halde nerde kaldı Mehmet'in çocuk yaşta devlet yönettiği ?
Ama o zavallı Çandarlı Halil , nankör Osmanoğulları'na yaptığı bu iyiliğin bedelini başta kendi canı ve nihayetinde de kendisi gibi diğer Çandarlı Türk sülalesinin tamamının ortadan kaldırılması ile ödemiş , ondan sonra da devletin üst katında bir Türk'e bir daha asla yer verilmemiştir .
İşte bu dükkancı gibi , tarihten bihaber daha nice kimseler de bilmeden , araştırmadan böyle boş boş övünüyorlardı .
Kafam bir anda bu fikirlerle , adına ister Fatih , isterse ne derlerse desinler , bütün Osmanoğullarına bir anlamda isyanla doluvermişti .
Enderun-u Hümayun denilen dönme-devşirme Ocağı
Yeniçeri Ocağı denilen fitne-fesat Ocağı
- II.Bayezit'in anasının adı Kornelya , devşirmedir kendisi , niceleri gibi . Sıfatı gibi kendisi de yavuz olan Yavuz Selim'in anası ise bir Sırp'tır . Kanuni Sultan Süleyman'a gelince ; onun anası da Leh Yahudisi Helga'dır .
- Aralarında hiç Türk annesi yok ha !
- Maalesef . O , Yavuz Selim'dir ki , tarihe anlı şanlı bir padişah olarak geçirilmiştir , oysa insanlığın ender rastladığı türden vahşi bir cinayet makinasıdır gerçekte . Babası II. Bayezit'i bile zorbalıkla tahtından indirmiştir , hatta bazı tarafsız tarihçiler tahtından indirilen babasının henüz Edirne'ye sürgün yolunda giderken ölmesini (veya öldürülmesini ) oğlu Yavuz'un bir komplosuna bağlarlar ve bunun da asla bir tesadüf olamayacağının özenle altını çizerler . Tarihte bir benzeri az bulunur böylelerinin , kazıklı Voyvodaların adı çıkmış , bazen bu kazıklı Voyvodalar Yavuz Selim'in yanında zemzem suyuyla yıkanmış gibi saf kalır , bu adam tam bir kan içicidir . Çocuk yaştaki küçücük kardeşlerini ve yeğenlerini hiç duraklamadan boğdurup atmıştır , gerçi Osmanoğullarından hangisi yapmamıştır ki bunu . En yakınındaki vezirlerden tut da en uzaktaki sıradan vatandaşa kadar öldürmedik insan bırakmamıştır . Sırf farklı mezheptendirler diye Doğu'da bir anda ve bir gün içerisinde tam 40.000 öz be öz Türk'ün kellesini vurdurmuştur . Ayrıca öpöz Türk devletlerinden olan Safavi ve Memlukları ortadan kaldırarak Türk milletini ebedi olarak tarihin sayfalarına gömmüştür . Ta ki yüzyıllar sonra Mustafa Kemal adlı biri çıkıp da bize Türk olduğumuzu ve Osmanoğullarının bize tam 620 yıl boyunca neler ettiğini hatırlatıncaya kadar .
Adeta isyan eder gibi haykırdı dükkancı :
- Yahu bu padişahların hiç mi biri bir Türk kızıyla evlenmemişler ?
Vatandaş , gerçekten de Osmanlı tarihini pek okumamıştı , zira sorduğu sorular sadece buna işaretti , hala daha padişah analarına takmış , istisnasız hepsinin de yabancı olmasına bir türlü akıl sır erdiremiyordu .
- Evet hiçbir Osmanlı padişahı hiç bir Türk kızıyla evlenmemiştir . Bırak bir Türk kızıyla evlenmeyi , bu Osmanoğulları doğuşundan batışına kadar , hem de resmi bir devlet politikası halinde sürekli Türk düşmanlığı yapmışlardır canım kardeşim . Türkleri daima aşağılamışlar , ne devlet yönetiminde ne de savaşlarda onlara asla ve kata büyük askeri rütbe vermemişlerdir . Osmanlı'da Türk demek hakaret ifade ederdi . Koca Enderun mesela ...
- Enderun mu ?
- Evet Enderun , ileride devleti yönetecek kişilerin yetiştirildiği saray içi bir kuruluştur bu . Buraya , esir edilen ne kadar Bulgar , Sırp , Rum , Ermeni , Arnavut , Hırvat vs. çocuğu varsa daha küçük yaşta alınır , eğitilir , sonra da ufak ufak devletin en üst katlarına kadar yükseltilir . Aralarından en üst düzey Beylerbeyi , Kazasker , Yeniçeri Ağası ( Günümüzün generalleridir bunlar ) , vezir ( Bakan ) , hatta Sadrıazam ( başbakan ) çıkarılır . Türkler asla Enderun'a alınmamış , devlette asla üst düzey görevlere getirilmemiştir , neredeyse batışına kadar sistemli bir şekilde bu hep böyle devam ettirilmiştir . Gerçekte bu , Osmanoğulları'nın bilinçli bir siyasetidir , ama Osmanlıcı o tarihçiler var ya , bu gerçeği Türk çocuklarına asla öğretmezler , öğretmedikleri gibi bir yığın yalanlarla daha bir de Türk çocuğunun beynini yıkarlar .
- İnanılır gibi değil .
- Bize tarihçiler sürekli olarak Yeniçerilerin zaferlerinden bahseder değil mi ? Bir kere kesinlikle alakası yok . Savaşan , Anadolu'dan toplanıp getirilen hep biz zavallı Türkler olmuştur . O sebeple Osmanoğulları için Anadolu hep bir asker yatağı olmuştur . Hiçbir Yeniçeri Türk değildir ve bu örgüt savaş ordusu da değildir . Arnavut , Sırp , Rum , Makedon , Ermeni gibi dönme-devşirmelerden oluşan bu Yeniçeriler padişahı korumakla görevli özel bir muhafız birliğidir , nasıl şu anda Cumhurbaşkanını korumakla görevli muhafız alayı varsa , işte onun gibi bir şey .
- Nasıl yani , bunlar savaşa katılmıyorlar mıydı ?
- Eğer padişah savaşa katılırsa onlar da savaşın gerisinde padişahı korumakla görevli idiler , ki padişah da savaşı geriden izlediği için haliyle Yeniçeriler de kesinlikle yüz yüze savaşmıyorlardı . Daha sonraları zaten padişahlar neredeyse hiçbir savaşa katılmadığı için , bu Yeniçeriler de savaşa felan katılmamışlar , İstanbul'da sürekli pinekleyip durmuşlardır . Eh , rahatlık da kendilerine battığı için iki de bir kazan kaldırıp çıkarlarını korumayan bir yığın Sadrıazamı , veziri veya kendi Ağalarını öldürüp durmuşlardır .
- Savaşları kim kazanıyordu o zaman ?
- Anlatamıyorum ben galiba . Gerçek manada savaşan , Yeniçeriler felan değil ; savaşanlar yaya birliği olan Azaplar ve diğer Beylerbeylerinin emrindeki biz zavallı Türkler . Ama seferlerden ( savaşlar ) elde edilen yağma gelirinden aslan payını alan da işte bu padişahın özel koruma ordusu Yeniçeriler oluyordu . Eğer padişah savaşa katılacak olursa , Yeniçeri adlı bu özel ordu da savaşmadan , tamamen cephe gerisinde Padişahı koruyorlardı . Okumuşsundur mutlaka , tek gram Türk kanı taşımayan bu ayrıcalıklı dönme ve de devşirmelerden teşkil edilen Yeniçeriler , daha sonra Osmanoğullarının başına bela olmuştur . Ki bence de iyi olmuştur , adalet böylece yerini bulmuştur . Adına Yeniçeri denilen bu tufeyli , üstelik de hiç savaşmayan bu asalak dönme -devşirme güruhu sürekli ayrıcalıklı olup padişahları zorla haraca bağlamaya başlamış , hatta işi daha da azıtarak bir çok Osmanlı padişahını katletmişlerdir .
- Kardeşim , sen kafamı hepten karıştırdın ya ...
Elimde olmadan gülmüştüm . Gerçi suç onun değildi , tarihi konuları bize böyle çarpık ve bazı şeylerin de üstünü bilinçli bir şekilde örterek anlatanlarda suçtu .
- Tekrar diyorum ; Yeniçeri Ocağı denilen o uğursuz ocağa bir tek Türk'ün ayağı dahi bastırılmamıştır . O tarihçiler var ya , öz be öz Türk'ün kanıyla yücelen Osmanoğullarının başarısını bile gerçekte her biri birer ecnebi ve tek görevi sadece padişahı korumak olan bu ayrıcalıklı Yeniçeri Ocağı sınıfına maletmişlerdir .


Alıntı /Yakup Cemil
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-01-11, 23:03   #2
Deniz BARIŞ

Varsayılan C: Şaş kalmak derlerya işte bende şaş kaldım !!Ya doğruysa...


Onaylandı ...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-01-11, 10:27   #3
erkanyard

Varsayılan C: Şaş kalmak derlerya işte bende şaş kaldım !!Ya doğruysa...


Padişah analarını Osmanlı gizlemiyor. Zaten bunda kötü birşey yok ki. Osmanlı türklük iddasında bulunmuyordu " Osmanlı" diyordu. Hem İlk Macar İlk Rum kim acaba....

Bu futursuz atışlar: Batı ile Doğunun çatışmasında Batılı adamların karalamalarıdır.300 spartalı filminde olduğu gibi, Yüzüklerin efendi filminde olduğu gibi. Batılı sütten çıkmış ak kaşık, Doğulu şeytanla iş birliği yapan cani.

Araştır: Fatih yaptırdığı medrese oda istediği zaman muderrisler neyi şart koşmuş ve fatih ne yapmış. Araştır: Top yapımında atılan güllenin hareketini kim ne yaparak daha da etkinleştirmiş.

Savaş günün gerçeğiydi. Savaşacak ve insan öldürmeyecek öyle mi? Eğer öldürmesse kendi ölür kardeşim.
Utanmadan Allah'ın evliyası Akşemşettin ile fatih arasında homoseksüel iftiralarda bulunuluyor. O veli zat Eyüp sultan kabrini nasıl buldu araştır. Padişahların, üstün kişilere olan sevgisini saygısını batılı neresinden anlıyor tahmin et. Asıl İbnelik o batıda vardı benim kardeşim. Bakarsan fransız tablolarındaki kral resimlerine anlarsın.(300 spartalı filminde kral leonidasın aslen bir **** olduğunu, Büyük iskenderin, Newtonun birer **** olduğunu bilmiyorsundur)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-01-11, 11:07   #4
berkaypasa

Varsayılan C: Şaş kalmak derlerya işte bende şaş kaldım !!Ya doğruysa...


la oglım neyine şaşa kalıyon la bu bilinen bişey sende uzaylusun
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-01-11, 12:10   #5
duol1988

Varsayılan C: Şaş kalmak derlerya işte bende şaş kaldım !!Ya doğruysa...

çoğu padişahın annesi devşirmedir zaten
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat