Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 11-01-07, 05:37   #1
JVC

Varsayılan Köçek Nedir?


KÖÇEK ENSEMBLE
KASTAMONU KÖÇEK TOPLULUĞU

Murat TUN (kemane), Cemal Özdemir (davul), Naim Bakal (zurna, chant), Hamdi Sözen et Cemal Aktas (danses)

Osmanlı dönemi saray ve saltanat çevresinde yer alan köçek geleneğinde kadın kılığına girerek dans eden erkeklere müzisyenler eşlik ediyorlardı.

Yedi yaş gibi çok erken yaşlarda başlayan köçeklik eğitimi 14 yaşına kadar sürer ve bu yaştan itibarenköçekler profesyonel dansçı olarak mesleklerini sürdürürlerdi

1861 yılında sultan'ın köçek takımlarını yasaklamasının ardından köçekler Anadolu'ya ve çeşitli arap ülkelerine dağıldılar.

Anadolu'nun bazı bölgelerinde hâla varlıklarını sürdüren köçeklik geleneği özellikle Kastamonu yöresinin zengin bir kültürü olarak yaşamaktadır. Kastamonu düğün ve şenlikleri köçeksiz yapılmaz.

Kastamonu'daki köçek takımlarında, dançılara, davul, zurna ve kemane ustaları eşlik etmektedir.

Kemane genellikle öncü sazdır. Bölgenin en tanınmış gurubu olan, Kastamonu Köçek Topluluğu'nun başında yörenin en ünlü kemane ustası Murat TUN bulunmaktadır. Murat TUN'a Cemal ÖZDEMİR (davul - bendir), Naim BAKAL (Zurna, turku), Hamdi SÖZEN (Köçek), Cemal AKTAŞ(köçek) eşlik etmektedir.

Osmanlı İstanbul'undan çıkıp Anadolu'da folklorik müzik ve dans motifleri ile süslenen bu sanat ilk kez yurt dışında Hitit produksiyon tarafından tanıtılmıştır. Kastamonu Köçek Topluluğu Fransa'nın birçok önemli sahnesiin programında yer almışlar ve sanatlarını büyük bir başarı ile icra etmişlerdir.
-------------------

Aşağıda Sayın Ergün Hiçyılmaz'ın "Cengiler ve Köçekler" kitabında köçekler ile ilgili tarihsel bilgiler içeren yazısını bulacaksınız.


KÖÇEK KOLLARI

Köçeklerin yağmurda bir damla olduğu sanılmasın.

Balat çingenesi Pehlivan Parpur'un 300 oyuncu, hanende ve sazende topladığını, yine Balat'lı Pehlivan Ahmet'in bir o kadar köçeğe sahip olduğunu söyleyelim. Pehlivan Osman'ın kolunda 400 oyuncu, Baba Nazlı'da ise 200 köçeğin şıngırdadığını düşünürsek, varın gerisini hesaplayın.

Pehlivan Ahmet'in takımı muhteşem mi muhteşem. 300 hünerli kıpti içinde Saçlı Ramazan, Küpeli Ayvaz, Mazlum Şah, Şahin Şah, Memiş Şah ve Bayram birer âfitap köçektir.

Babadan Rum olup da, lâkabı ile tanınan "Servi" de bu tanıma uygun boylu poslu bir kolbaşıdır. Onun kolu ise Rum ve Ermeni civanları ile karışıktır.

Ayvansaraylı Pehlivan baba Nazlı da, köçek yetiştirmede üstüne olmayan ustalardan biridir. Çâker Şah, Şeker Şah, Sülün Şah ve de İbo (Güllü) ondan feyz almışlardır.

Zümrüt Kolu; Samatya, Narlıkapı, Yedikule'deki Rum ve Ermeniler'den oluşmuştur. Zümrüt Kolu'nda ayrıca Sakız Adası'ndan gelen köçeklerde yer alıyordu.

Saçlar kırma, gözler gazal, sürme derseniz doğuştandır. Dimitraki, Yeneki, Neferaki, Kolyopos ve Aristidi oyunlarını rumca şarkılar ile süsleyip, İstanbul'un başını az döndürmediler.

Bir de Çelebi kolu var. Oyuncular çerkes ve Abaza'dır. Tümü satın alındıktan sonra köçek olarak yetiştirilmiştir. Zalim Şah, Can Memi, Hürrem Şah, Yusuf Şah ve Mirza Şah ünlü rakkaslardır.

Pehlivan Eyüp dedikleri, aslında saz şairi, derbeder ve de zarif bir kişidir. Görmediği, gezmediği yer kalmamış, yedi düveli tanımıştır. Parasını pulunu "Akide" koluna harcamış ve Baba Nazlı'nın üç namdan köçeğini kapmıştır. Çaker, Sülün ve Şeker şah'ın bu kol değiştirişleri oyuncu konusunda ılk "transfer" oluyor.

Galata'lı Laskara'yı bir kenara atmamak gerekir, Bedesten'de dükkânı olan zengin bir kuyumcudur. Aslan Şah, Kaplan Şah, Çakal Şah, Kurt Şah gibi yırtıcı isimlere sahip köçekleri ile, Laskari hayli ün yapmıştır. Bu kolun tÜm köçekleri "kefere" oynaklarıdır.

Merak edilir Yahudi köçekler de var mı diye? Balat çevresinde Yahudilerin iki ünlü kolu yer alırdı. "Patak" kolu daha çok komik oyunlar yapıyor, maskara ve hokkabazlardan oluşan takım olarak tanınıyordu.

Yako, Deşenko, Moiz ve Samurkaş gibi ünlü köçeklere sahip "Hasona" kolu da diğeridir. Bu guruptan ayrılan Samurkaş daha sonra 200 köçekle adını taşıyan yeni bir kol kuracak ve oyunları ile ünlenecekti.

Köçek ve Cengileri zaman zaman türk mekânlarının dışında da görebiliyoruz.

İtalyan prensliklerinin birleşmesini kutlamak için Venedik elçiliği'nin malikânesinde düzenlenen gösteri buna örnektir. İtalyan azınlığın katıldığı bu gecenin mümtaz kişileri arasında çeşitli Avrupa ülkelerinin balerinleri ile bizim çengiler de vardır. 1524 tarihli bu gösteriye, çengilerin katığı renkten uzun uzadıya söz edilir.

Harem törenleri ile şenlikleri de katmerlidir. Padişah, haremindeki kadınlara, Haseki Sultan'a ve şehzadeye bir dolu hediye sunar. Saray bahçesi fenerler ile ışıl ışıldır. Kızlar Ağası bu arada boş durmamış ve en ünlü dansçıları padişah'ın huzuruna getirmiştir. Cariyeler ve dansçılar, tüm hünerlerini en göz alıcı giysiler altında ortaya koyarlar,

Sünnet şenliklerinde de benzeri gösteriler yer alır. 15 gün süren şenliklerin ikinci gününde cengiler'de görünür. Tulumbacılar ile çengi'ler ilk sıradadır. Cambazlar ve şişebazların neşelendirdiği günün gösterisi, sadrazamın sultana bir at hediye etmesiyle biterdi ( 18 eylül 1720 tarihli gösteri).

Köçekler altıncı gün su üstünde gösteri sunar, bunu onikinci günde de cengiler izlerdi. Çeşitli Osmanlı minyatürlerinde, şenlikler dolyısıyla çengi ve köçeklerin renklendirdiği danslara rastlanır...

Köçeklerin ve çengilerin, tavşan ve rakkasların gösterilerine gelelim. Köçeklerin, çengilerin dans ederken kullandıkları çergâne ve çarpare âletleri (ritm âletleri) dansın tamamlayıcı unsurlarındandır.

Tavşanlar, köçeklerin eteğine karşı, şalvarlıdır. Bu çuha şalvarın üstünde camadan vardır. Belini ise hayli alacalı bulacalı şallar sarmıştır. Başlarda süslü püslü işlemeli ufak sivri bir külah bulunur. Köçeklerin başı ise açıktır.

Dördüncü Mehmet'in oğullarının sünnet şenliklerini izleyen Dr. Covel baş köçeğin altın ya da gümüş sırmalı ipekliden giyindiğini belirtir.

Evliya Çelebi köçekler için "yetmiş tastan, feleğin çemberinden geçmiş" deyimini kullanır.

Eski kaynaklar, köçeklerden, kimi yerde köçekler, kimi yerde rakkaslar olarak sözediyor. Ama ikisi arasında tam olarak ne gibi fark olduğu günümüze kadar tam olarak gelmiş değil.

Çengi, çalgı eşliğinde oynamayı meslek edibmiş kişidir. İşin içinde oyun olduğundan, çengi sözcüğü "yeinde durmayan, cilveli ve oynak kişiler için kullanılır. Bazıları çengi'nin "çenk" adlı sazdan geldiğini söyler. Kimileri bunu kabul etmez ve "çang" diye bilinen eski bir zil, çingene dilindeki "çang" (ayak) ve "çanga" (çabuk) sözcükleri ile ilişkili bulur.
Ergün Hiçyılmaz
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat